Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Elektromanyetik Dalgalar ve Bize Zararı

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Ali Menemen tarafından paylaşıldı.

  1. Ali Menemen

    Ali Menemen Onursal Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.959
    Beğeniler:
    2.997
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    [​IMG]

    Elektromanyetik Dalga: Radyo frekans kaynağından üretilen ve boşlukta yayılan bir alandır.

    Elektronik cihazlardan üretilen elektromanyetik dalgaların gücü ister yüksek, ister düşük olsun, bu dalgalar insan vücudunda etkili olmaktadır. Elektromanyetik dalgalar (EMD) vücuttaki dokulara ısıtarak ve ya da kimyasal değişimlere yol açarak zarar verirler. Yüksek güçlü EMD ısıya bağlı zarar verirken, düşük watt'lı EMD'nin uzun süre alınmasıyla dokularda kimyasal değişmeler nedeniyle zararlı etkiler ortaya çıkar.


    Elektromanyetik radyasyonlar boşlukta yayılma özelliğine sahiptir. Bu tür dalgalar dalga boyları ve frekansları ile belirlenir. Tüm EMD, boşlukta aynı hızla yayılır. Bu hız ışık hızına eşit olup saniyede 300.000 km'dir. Dalga boyu son derece küçüldüğünde elektromanyetik radyasyon (EMR), madde ile karşılaştığında, dalga olmaktan çok bir enerji kümesi gibi davranır. Bu enerji kümelerine "kuantum" ya da “foton” denir. Bu tipteki EMR'ler, X ve gamma ışınlarıdır. Bu ışınlar hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları kırarak atomları ya da molekül parçalarını pozitif ya da negatif yüklü duruma getirebilecek yeterli enerjiye sahiptirler.


    Enerjileri çok yükselen bu ışınlar moleküllere çarptığında onları iyonlaştırarak, molekül yapısını, yani yaşamsal işlevlerini bozar ve böylece olumsuz biyokimyasal tepkimeler sonucunda kanser oluşumunu kolaylaştırır.

    Yapılan çalışmalarda X ve gamma ışınlarına maruz kalan insanlarda, kanserlerin oluşumu artmıştır. Bu nedenle bu ışınlar "iyonlaştırıcı elektromanyetik radyasyon" olarak tanımlanır.


    Alternatif akımla çalışan bütün cihazların çevresinde ya da üzerinden alternatif akım geçen yüksek gerilim hatlarının çevresinde bir elektromanyetik alan oluşur. Yapılan çalışmalarda, EM alanla karşılaşan deney hayvanlarında çeşitli olumsuz etkiler belirlenmiştir. Ayrıca EM alan bulunan yerlerde çalışanlarda, depresyon, lösemi, santral sinir sistemi kanserleri, melanom ve akciğer kanseri gibi bazı hastalıklar ile ilişkinin belirlenmesi için çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu amaçla yapılan bir çok deneyde, yinelenebilirlik konusunda sorunlarla karşılaşılmaktadır. EM frekans ile hücre biyolojisi arasındaki ilişki konusundaki bilgimiz çok sınırlıdır. Bütün doğru etmenlerin kontrol edilip edilmediği konusunda kesin bir yargıya varmak zordur.

    (Dr. Fatih Yağmur, Arif Bozbıyık, Dr. İ. Hamit Hancı)


    [​IMG]
    [​IMG]




    Not: Yüksek gerilim hatlarında yoğun bir şekilde elektromanyetik alan olduğu için bisiklet gezilerinde bu hatların altında bulunmaktan kaçının.

    [​IMG]
     
    Hasan Kuru ve 42FY bunu beğendi.
  2. Goflet

    Goflet Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    1.184
    Şehir:
    Bakırköy-A.S.U.S.
    Seviye:
    Elektromanyetik Dalga: Radyo frekans kaynağından üretilen ve boşlukta yayılan bir alandır.

    dalga mı alan mı...anlaşılmadı?

    benim bildiğim elektromanyetik dalga ışıktır...belli frekans aralığını görebiliriz diğer frekansları göremeyiz
     
    Faruk ÇUBUKCU ve Ali Menemen bunu beğendi.
  3. Ali Menemen

    Ali Menemen Onursal Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.959
    Beğeniler:
    2.997
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Yanlış biliyorsunuz. Elektromanyetik dalga ışık olsaydı şu an her cihazdan ışık fışkırırdı. Dalga ile alanı karıştırmayın. Dalga uzay veya uzayzamanda yayılan ve sıklıkla enerjinin taşınmasına yol açan titreşime verilen isimdir. Alan ise bu dalgaların bulunduğu yerdir.

    Işıktaki dalgalar tamamen alternatif akımdan kaynaklanır. Bunları osilaskop ile görürüz. Sinüzoid dalga şekline göre frekansı değişir.
     
    Yusuf Z. Şipal ve Hasan Kuru bunu beğendi.
  4. Goflet

    Goflet Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    1.184
    Şehir:
    Bakırköy-A.S.U.S.
    Seviye:
    görünen ışık ve görünmeyen ışık diye birşey var..bizim gözlerimiz belirli bir frekans aralığını görebiliyor. bu frekans aralığı dışındaki ışıkları göremiyoruz( mor ötesi,kızıl ötesi vb).

    ilk verdiğiniz diagramada bu fenomen zaten şekilde visible spectrum olarak adlandırılıyor.

    gönderdiğin linktede bundan bahsediyor zaten

    "Kozmik, gama, x, morötesi, görünür bölge, kızılötesi, mikrodalga, TV, radyo dalgaları elektromanyetik dalgalardır."

    burdaki görünür bölge gördüğümüz ışıktır..frekansına göre rengi değişir
     
    Yusuf Z. Şipal ve Ali Menemen bunu beğendi.
  5. Goflet

    Goflet Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    1.184
    Şehir:
    Bakırköy-A.S.U.S.
    Seviye:
    Işık
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Git ve: kullan, ara

    Işık, doğrusal dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır. 380 - 750 nm. dalga boyları arası dalgaboyu gözle görülebilir ancak bilimsel terminolojide gözle görünmeyen dalga boylarına da ışık denilebilir. Işığın özellikleri, radyo dalgalarından gamma ışınlarına kadar gidebilen, elektromanyetik dalganın boyuna göre değişir.

    Işığın, ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların temel olarak üç özelliği vardır:

    * Frekans: Dalgaboyu ile ters orantılıdır, insan gözü bu özelliği renk olarak algılar.
    * Şiddet: Genlik olarak da geçer, insan gözü tarafından parlaklık olarak algılanır.
    * Polarite: Titreşim açısıdır, normal şartlarda insan gözü tarafından algılanmaz.

    Işığın kütlesi yoktur. Işığın daha doğrusu ışığı oluşturan parçacıkların yani fotonların kütlesi yoktur. Onlar sadece enerjidirler.karanlık bir yerde göremeyiz tıpkı Albert Einsteinin dediği gibi "Karanlık diye bir şey yoktur karanlık ışığın yokluğudur".Işık kaynakları olmadan ışık da olamaz ve ışık kaynakları bize kendiliklerinden gözükürler.Onun için fizik dilinde ışık kaynağı denir.onlardan kaynaklanan ışığın aracılığıyla gördüğümüz cisimlere de karanlık cisimler adını veririz.Karanlık cisimler ışık kaynağından çıkan ışınların yansıması sonucu bize gözükür.Işık kaynağı ile karanlık cisimlerin arasına koyduğumuz cam,su gibi cisimler bu karanlık cisimleri görmemizi engellemez.

    Işık bizim görebilmemizin ana nedenidir. Eğer ışık olmasaydı hiç bir şey göremezdik. Çünkü görme işleminde ışık kaynağından çıkan ışınlar etrafımızdaki cisimlere çarparak gözümüze ulaşırlar da o narin göz bebeğimiz onları birer birer içeri buyur edip retinada ağırlar. Daha sonra retinaya körü körüne bağlı sinirler aracılığı ile burada oluşan görüntü, işlenmesi ve yorumlanması için beyne yollanır. Fakat 1600'lü yıllarda ışık ışınlarının gözümüzden çıkıp diğer cisimlere çarpıp geri geldiğine ve böylece görebildiğimize inanılırdı...

    Işık foton denilen kütlesiz (ağırlıksız değil, kütlesiz) ve yüksüz atom-altı parçacıklardan oluşur. Tüm parçacıklar gibi fotonlar da dalga özelliği gösterirler. Yani bir dalga boyları ve bir frekansları vardır. Işık ışınları da fotonların ilerlerken aldıkları yoldan başka birşey değildirler. Fotonlar kaynaklarından çıktıktan sonra -eğer önlerinde hiç bir engel yoksa- düz doğrultuda ve hiç sapmadan yayılırlar. Herhangi bir cisme çarpınca da cismin şeffaf olup olmamasına göre yansır veya kırılırlar.

    Günümüzde ışığın hareketi dual (ikili, çift) model denilen dalga ve parçacık teorilerinin birleşmesinden oluşmuş bir teori ile açıklanmakta. Açıklama kısaca şöyle: Işık dalga özelliği gösteren fotonlardan oluşmuştur. Ve yayılırken iki özelliği de gösterebilir. Ama kesinlikle ikisini bir arada değil!! Bazen dalga bazen de parçacık olarak yayılır ışık. Ama hangi hallerde parçacık hangi hallerde dalga olarak yayıldığı konusunda hiç bir bilgimiz yok. Ama şunu biliyoruz ki biz onu dalga olarak görmek istiyorsak dalga, parçacık olarak görmek istiyorsak parçacık olarak davranır.
     
    Yusuf Z. Şipal ve Ali Menemen bunu beğendi.
  6. Ali Menemen

    Ali Menemen Onursal Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.959
    Beğeniler:
    2.997
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Burda bahsedilen elektromanyetik ışın dır, elektromanyetik ışık değildir. Resim olarak yanlış bir resim seçmiş olabilirim :)

    Elektromanyetik dalgalar/ışınlar, yüklü bir parçacığın ivmeli hareketi sonucu oluşan, birbirine dik elektrik ve manyetik alan bileşeni bulunan ve bu iki alanın oluşturduğu düzleme dik doğrultuda yayılan, yayılmaları için ortam gerekmeyen, boşlukta c ışık hızı ile yayılan enine dalgalardır.

    Işık, doğrusal dalgalar halinde yayılan bir enerji türüdür.
    (Vikipedianın açıklamalarında bir terslik var)

    Elektromanyetik dalgalar ışıkla karıştırılmamalıdır, çünkü elektromanyetik dalgalar, elektrik yüklü bir parçacığın manyetik alandan geçerken üzerine etki eden kuvvetten oluşan dalgadır.

    Işık ise maddenin fiziksel yapısındaki atomik etkileşim sonucu meydana gelen bir enerjidir. Görünmemesi onu manyetik ile aynı kefeye koymaz.

    Burda bu nedir, şu şudur diye bahsetmeyelim; zararlarından bahsedelim konu sapmasın :)
     
    Yusuf Z. Şipal ve Hasan Kuru bunu beğendi.
  7. Yusuf Z. Şipal

    Yusuf Z. Şipal Onursal Üye

    Kayıt:
    14 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.791
    Beğeniler:
    1.343
    Şehir:
    Aydın, İzmir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Anlatılmak istenen aslında Radyasyon ve zararları. Radyasyon ve zararlı etkisi olan Işınım burada aynı anlamda.
    Topik sahibine ve yorumlayan arkadaşlara teşekkür ederim.
    Vurgulanmak istenen bu ışınım insan vücudu tarafından emilmesi ve özellikle baz istasyonlarından yayılan ışınımın yumuşak doku oluşturarak emen hücrelerin genetik yapısını bozması, kansere neden olması. Okuduğum bir makalede "Işınımın zararlı etkilerini açıklamayan cep telefonu üreticileri, 20 yıl sonra kanserli bir toplum oluşturduğunda kime nasıl hesap verecekler" diyordu.
    Ben yazıyı bu anafikir çerçevesinde algıladım, saygılar
     
    Ali Menemen bunu beğendi.
  8. Güney Tuncer

    Güney Tuncer Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.674
    Beğeniler:
    2.804
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Günlük hayatımızda mağruz kaldığımız iki farklı elektromanyetik radiyasyon kaynağı var; ilki yukarda tartışılan radyo frekansı vericileri yani baz istasyonları, cep telefonları, kablosuz adsl modem ve dect telefonlar, bluetooth kulaklıklar ve hatta Polar'ın nabız göğüs bantlarına kadar.
    İkinci kaynak tipi ise elektirikle çalışan tüm ekipmanlar. Ama bunların arasında ciddiye alınması gerekenler üstünden yüksek akım geçen enerji kablolarıdır. Nedeni ise akım ile etrafında oluşan elektromanyetik alan şiddeti doğru orantılıdır. Bun kaynakların en tipik örnekleri ise yüksek gerilim hatları yada işyerinizde trafodan ana şalterlere giden enerji kabloları vs gibi..
    Söyleyeme gerek var mı bilmiyorum ama önemli olan bu kaynakların ne derece güçlü olduğu ve sizin bu kaynaklara ne kadar mesafede duruyor olduğunuz. Mesela ufo tarzı elektirikli ısıtıcılar 1 metre mesafe içinde kanserojen derecesinde iken 3-4 metreden sonra normal rakamlara iniyor. Keza kablosuz adsl modemlerde öyle. Yaptığımız ölçümlerde yaklaşık 2m içide değerler sağlık limitlerinin üstündeyken 2 metreden sonra normale iniyor. Cep telefonları maksimum yüke konuşurken çıktığı için zararlı etkisine maruz kalıyoruz malesef ama kablo veya düşük enerjili bluetooth kulaklık kullanarak bu kaynaklar ile aramızda yeterli mesafeleri koymak mümkün.
     
    Ali Menemen bunu beğendi.