Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ekibi topluyoruz: Serkan'la kutsal rota ve kulat patikaları

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Yaylaya alışmış hiçbir canlıyı dağlara çıkma mevsimi geldiğinde yerinde tutamazsınız. Bu bizler için de geçerli elbette.
    Bu sene yaylaya nasıl daha çok giderim diye düşünürken yeni bir taktikle haftasonu ziyaretlerine karar verdim. Bu ilk denemeydi ve ufak pürüzler hariç iyi çalıştı. Arkası da gelecek :)

    Serkan'la uzun zamandır sanal ortamda çalışmalarımız var ama bir kere buluşmamız haricinde bir sürüş vb yapamamıştık.

    Ben de yaylayı çok çok özlemişim, hele hele kutsal rotayı. Sonuçta Cumartesi kutsal rotayı beraber sürelim, Pazar da yaylada patika, çimen vb süreriz dedik.
    Çıkış noktamız Maçka olacak ve Ziganaya tırmanıp bizim yaylaya doğru devam edeceğiz. Meryemana yolunda çalışma olduğundan paralelindeki Larhandan tekrar Maçka'ya ineceğiz.

    Kutsal rota ne diyenler için:
    eski kutsal rota yazım, haziran 2003.
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=117717


    kulat patikaları yazım:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=88577

    rotamız bu:

    [​IMG]

    plana göre ciddi rampanın başladığı noktaya kadar beraber gideceğiz. sonra herkes kendi temposunda tünele kadar çıkacak. İlk çıkan geri dönüp diğerine katılacak ve beraber eski zigana geçidindeki tesislere kadar gidilecek. Buradan yine kendi tempomuzla dik yokuşların bittiği 2550 rakıma kadar çıkacağız. İlk çıkan ister bekler, ister döner. Tepede buluştuktan sonra yola beraber devam edip Kulat boğazına ulaşacak ve Maçkaya ineceğiz.


    [​IMG]

    ilk bölümlerde fazla fotoğraf yok. bu yaylacı kamyonunu çektim ama.


    [​IMG]

    tüneldeyim ve hava tahminlerin aksine açık. Düşük rakımlarda yoğun bulut var ama duman henüz yüksek rakımı sarmamış. Bu rampayı eskisi kadar iyi çıkamasam da 2004'teki zirve performansıma epey yaklaştım. Az kaldı geçeceğim elemanı.



    [​IMG]

    dönüp Serkan'a katılıyorum. yayla kamyonundan bir farkı yok.



    [​IMG]

    yukarıda eski Zigana yolu üzerindeki çığ tüneli.



    [​IMG]

    zifin çiçeği ve çam kokusu sarıyor ortalığı.



    [​IMG]

    bakmaya doyamadığım bir manzara. yayla yolu denince aklıma gelen yer.



    [​IMG]

    herşey bir arada. dere, kar, duman, çimen, çam..



    [​IMG]

    beyaz sular ve inatçı bir sarı zifin ağacı.



    [​IMG]

    favori şelalelerimden.



    [​IMG]

    Zigana geçidinden abdalmusa dağlarına doğru manzara. Oranın eteklerine bir haftasonu ziyareti yapmıştım:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=96102



    [​IMG]

    cennete doğru



    [​IMG]

    benbeyaz tepelerden geriye kalanlar eriyip arkadaşlarına kavuşmayı bekliyorlar.


    [​IMG]

    şansımıza hava açık. yoksa böyle oluyor:
    [​IMG]



    [​IMG]

    Serkan 1. vitesin yerini bulmuş gibi :)


    [​IMG]

    ve köpek saldırısı



    [​IMG]

    ufak olan daha agresif ama kendimden uzak tuttum elemanları. Çoban da uzaktan huayt, heyt diye beni desteklediğini belirtti.



    [​IMG]

    sus ve bakmaya devam et



    [​IMG]

    otlayacam neredeyse. koku ve görüntü unutulmaz.



    [​IMG]

    aşağısı karışmış ama yüksekte güvendeyiz şimdilik.



    [​IMG]

    rampaların bittiği yer. duman güney rüzgarıyla kapışıyor Serkan da 2. ve en dik rampayla.



    [​IMG]

    Serkanı beklerken her seferinde çıksam mı dediğim tepeye tırmanıyorum. Burası antenlerle dolu bir radyo, gsm veya telsiz istasyonu. rakım 2630.



    [​IMG]

    gideceğimiz yol. ilerideki binalar tek dükkan denilen yer.



    [​IMG]

    Çakılgöl zirve. Buralarda nereye sürerseniz sürün sizi izler uzaktan.



    [​IMG]

    her günün böyle olsun.



    [​IMG]

    deniz yükseliyor, tepeler bir bir ardına yutuluyor.



    [​IMG]

    kurtboğazındayız. her seferinde bir hayvana rastlarım burada. çakal, tilki, toy kuşu.. bu sefer de yırtıcı bir kuş yakından poz veriyor.



    [​IMG]

    bir günlüğüne kuş olmama izin verseler



    [​IMG]

    uçmak yok pedala devam kara hayvanı seni..



    [​IMG]

    yorgun savaşçı..



    [​IMG]

    son bir tırmanış. 2400'lerden 2600'lere çıkış. duman kapatmış ama burası Ayeserin altı.



    [​IMG]

    Ayeserdeki şişman kürtükten geri pek birşey kalmamış. bu sene kar az yağdı.



    [​IMG]

    dumanın geçiş noktalarından biri. bulutlar yavaş yavaş yükselirken güney tarafa ilk geçtikleri yerler bu boğazlar. Biz burada güneş altında iken o boğazlarda yoğun sis ve çiseyle hava 8-10 derece şu an.



    [​IMG]

    Ayeserin altındaki boğaz salmış dumanı arkaya.



    [​IMG]

    duman kaybolmadan önce epey ilerliyor. Güney taraftaki hava da epey nemli anlaşılan.



    [​IMG]

    Çakılgöl sislerin arasında.



    [​IMG]

    ve zirvedeyiz tekrar. burdan sonra sert bir iniş bizi bekliyor.



    [​IMG]

    kutsal rotayı sevdi galiba



    [​IMG]

    normalde rota ileride görünen 2880m'lik zirvenin sağından geçip sümela vadisine giriyor ama bugün değil.



    [​IMG]

    İnişe hızla devam ederken yol onaran çocukları gördük. burada bir gelenektir çocukların yoldaki çukurları kapatıp geçenlerden ufak hediyeler alması.



    [​IMG]

    inişle beraber sis de başladı.



    [​IMG]

    fotoğraflarda acaip çıksam da çok az fotoğrafım olduğundan hayır demiyorum.



    [​IMG]

    Serkan



    [​IMG]

    bitki örtüsü muhteşem



    [​IMG]

    yola devam. inişte fazla fotoğraf çekemedik, diğer yazıdakiler destek olur:
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=60579



    [​IMG]

    hayat dolu



    [​IMG]

    inişi bitirip Maçka'ya ulaştık ve arabaya yerleştik tekrar. Daha önceden yaptığım tur planında saat 17:00'da Maçka'da olmayı planlamıştım ve inanılmaz bir şekilde 17:00'da oradaydık. Bir dakikanın altı sapmayla hedefe ulaştığım bir günlük sürüş hiç olmamıştı.
    Arabayla bu sefer yoğun sis altında Zigana'ya çıkıyoruz. Yarın yine geleceğiz.



    Pazar sabahı yine yola düşüp arabayla direk Kulat'a çıkıyoruz. İzlediğim rota son 7 km kalana kadar asfalt olan Torul-İkisu yolu. Son 7 km'de zemin gayet düzgün, sorunsuz çıkıyoruz yaylaya.

    Bugün planlanmış bir rotamız yok. Genelde çimene salıp kafama nasıl eserse öyle dolaşıyorum. Ortaya bu çıkıyor.

    [​IMG]



    [​IMG]

    hazır mıyız?



    [​IMG]

    Murat dağına doğru jiplerin takip ettiği izlerden ilerliyoruz.



    [​IMG]

    bugün sis kaplı her yer.



    [​IMG]

    sadece biz varız



    [​IMG]

    bu kürtük erken açmış yolu



    [​IMG]

    kazara çekilen güzel bir kare



    [​IMG]

    güney taraf.



    [​IMG]

    sınırdayız.



    [​IMG]

    bugün sis çok yoğun.



    [​IMG]

    güney tarafın köyleri.



    [​IMG]

    ufak bi seyir molası



    [​IMG]



    [​IMG]

    görüntüye dalıp dakikalarca izlemek mümkün



    [​IMG]

    ne diyordum



    [​IMG]

    yolun sonundaki köyler



    [​IMG]

    güzel mantarlar bulup Serkanın rüzgarlığına koydum. Akşam köze yatırmanın hayalini kuruyorum.



    [​IMG]

    karşı sırttan zirve yapalım



    [​IMG]

    ben indim, Serkan da harekete geçiyor.



    [​IMG]

    makineyi odaklamaya çalışıyorum inişinden kareler yakalamak için



    [​IMG]

    lan..



    [​IMG]

    neyseki adamın postu kalın



    [​IMG]

    mantarlar hariç herşey sağlam.



    [​IMG]

    özgürlük burada



    [​IMG]

    rastgele ine çıka



    [​IMG]

    Serkan sevdi bu işi.



    [​IMG]

    patikaya girdik.



    [​IMG]

    uzun ince bir yoldayız



    [​IMG]

    duman iyice yoğunlaştı



    [​IMG]

    hava açık olsa süper manzara var ama bu hali de güzel



    [​IMG]

    kaybolursan dere aşağı devam et, Trabzonda buluşuruz :)



    [​IMG]

    patika yıllar geçtikce daralıyor, her sene yaylaya çıkarılan hayvan sayısı azalıyor.



    [​IMG]

    tekrar yapalım.



    Kulat'a dönüp arabaya yerleşiyor ve dönüşe geçiyoruz. Çok güzel bir tecrübe oldu, özlediğim yaylama da bir kez daha ulaşmış oldum. Yoğun duygu yüklü ve zorlu bir rota burası, bitmeyen enerjisini yaşanmışlıklardan alıyor. Her kayanın dibinde bir anım, her kaynakta bir hatıram var. Şimdi orada karanlıkta ve muhtemelen sisin altında duruyor o yerler. Ben orada olmasam da oradaymışım gibi duyabiliyorum derelerini.
     
  2. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    ihtiyar, İslam Gölge ve SerkanNamazcı bunu beğendi.
  3. Mr. Potato

    Mr. Potato Giggity

    Kayıt:
    30 Nisan 2013
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    138
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    Harika olmuş :)
     
    SerkanNamazcı ve Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  4. Berksan

    Berksan Onursal Üye

    Kayıt:
    4 Haziran 2013
    Mesajlar:
    2.277
    Beğeniler:
    2.368
    Şehir:
    Kocaeli
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    şahane bir tur olmuş, ayağınıza sağlık. nice kazasız turlara :)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  5. suat akman

    suat akman Onursal Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    1.879
    Beğeniler:
    2.790
    Şehir:
    Muğla - Bodrum
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Super! Kazasiz nice turlara :)
    Iste olmasi gereken bisiklet ruhu bu :)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  6. Engin ATAL

    Engin ATAL Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Haziran 2010
    Mesajlar:
    656
    Beğeniler:
    273
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Fotoğraflar müthiş gerçekten.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  7. Çağlayan

    Çağlayan Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2012
    Mesajlar:
    1.764
    Beğeniler:
    2.110
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    tabiat çok güzel..

    hepimize kazasız belasız şürüşler dilerim..
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  8. SerkanNamazcı

    SerkanNamazcı Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.625
    Beğeniler:
    1.654
    Şehir:
    Giresun/Görele
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Hani derler ya gördüğün her şeyi kolay yediğin lokmayı lezzetli sanma. (konu ile alakalı)
    Bunu nereden uydurdun derseniz şimdi diyebilirim..
    Kaptan pedal ile yola çıkmadan az çok tahminlerim vardı fotoğraflardan acaba bu adam bu işi nasıl yapıyor diye merak da ediyordum ..
    Benim turlarım genel olarak 2000 metre tırmanış sonra iniş düz yol için ayarlanmış tempo cinsi inakçı keçi misali..
    Yorulsam da bırakmama devam,devam devam...
    Bu tur direncimin en son ayarına kadar dayandı diyebilirim..
    Görele-Tirebolu-Zigana-Akçaabat turu yapmış zigana inişini yapmıştım..
    Fakat çıkışını hiç yapmamıştım..
    Başlangıç her şey normal ısınmaya başlamıştık..
    Arabalar vız,vız işliyordu bir araba rampanın başlangıcına geldik artık ciddi manada zigana yokuşu başlamıştı ilk 5.dk dolmadan kaptan pedal (Hüseyin Çelebi) ortalıktan kayboldu.. :)
    Upss..
    Neyse dedim biraz tempo vereyim hızlanayım..
    2-3 vitesten yukarı çıkamıyorum..
    Geliştirdiğim sistem bana bundan yukarı enerji harcayamazsın..
    Ancak bu .. diyor ve devam ediyorum..
    İlk etap'da kaptan pedalı hiç göremedim diyebilirim..
    Sonra yolun bir kısmında 30 dk fark yediğimi öğreniyorum.. toplamda 2 saat gibi bir süre vardı galiba.
    Öğle böyle 3 saat sürüyor benim çıkışım zirveye fakat bulunduğumuz kısım kuzey yani soğuk olmasını beklediğim kısım..
    Fakat nem ve sıcaklık acayip derece'de terletiyor..
    Zirve'den sola kaptan pedalın köme alması ile macera şimdi başlıyor..
    İlkler geliyor..
    Kömeden biraz yiyor ve yola koyuluyoruz ve ufacık inişten sonra 2000'li rakımlara çıkmaya başlıyoruz..
    Burada'da tempom yavaş fakat kesinti yok..
    Bu kesimde ufak bir ordu oluşturan köpekler hep beraber senfoni halinde havlayarak dışarı kaptan pedalın üzerine yürüyorlar fakat saldırgan olmadığın sonra tekrar geri gidiyorlar..
    Zigana Tesislerinin arka tarafından dik bir tırmanış...
    Kaptan pedal ön tarafa beni davet ediyor ama ben tırmanışa bakıyorum o bana bakıyor..
    Kaptan pedala asıldığı gibi koyuluyor yola..
    Fakat o diklikte tırmanmaya başladığımda sağ baldırımda bir kasılma hissediyorum..
    2-3-4-5 sayarak çıkmaya çalışsam'da ilerleyen dönemlere umutla bakamıyorum...
    Bu arada kaptan pedal en son s yokuşunu tırmandığını görüyor sonra yok oluyordu..
    Dik rampalar biraz düz zemin halini aldığında hemen yola koyuluyor ve rampaları en azından hızlıca geçmeyi düşünüyordum..
    Fakat başıma öğle bir şey geliyor ki..
    İlerleyen yokuşlarda artık Ruh ve zihin bin hadi pedalla diyorsa'da fakat bunu bedene anlatmak mümkün değil çünkü enerjiyi tamamen bitirdik..
    Benim yolda fazla yeme alışkanlığım yoktur..
    Bunu burada daha iyi anladığımdan biraz geç bir tecrübe oluyor ve yokuşlarda bayağı bir çöküşe sebebiyet veriyor..
    Sanki kafamı birisi mengene ile sıkıyor ve kalbimde sıkışıyordu..
    Benim tahminim rakımın beni çarpması idi.
    fakat gecen hafta 2000li rakımlarda gök gürültüsü ile debeleniyordum..
    Bu arada midem'de çok fena idi..
    Bir şeyi yesem kusa bilirdim.
    Fakat bir nokta var..
    Devam,devam,devam..
    İlerleyen bölümlerde kaptan pedalın saldırıya uğradığı koyun sürüsüne geliyor ve uzaktan ilk olarak köpekleri ve çobanı gözlüyorum..
    Kaptan pedalı da merak etmiyor değilim buradan nasıl geçti acaba diye söyleniyorum..
    bak aşa baş yukarı koyunların yanında 1 tane köpek gördüm fakat diğerleri ???
    Biraz daha yaklaştığımda Çoban yamaçta yattığını 2 adet köpeğinde yanında olduğunu görüyorum ve yola koyuluyorum..
    bu arada köpekler genel olarak koyunların yanında değil uzak tepe, kenarlarda oluyorlar dikkatli olun derim..
    Neyse koyunların bulunduğu bölgede bulunan köpek şöyle bir bakış atıyor yerinden bile hareket etmiyor..
    Sağ köşede yavaşça bana doğru geliyorlar ve..
    howww,howww ..!!! 2 si birden tekerleğe havlıyorlar fakat bakış açıma göre saldırmayacaklarını anladığım için panik yapma gereği duymadım..
    Çoban bakkkk terbiyesizlere bakk diye seslendiğini duydum köpeklere sonra köpekler bu söylemden sonra geri döndüler..
    kaptan pedal ile buluştuktan sonra durumu anlatıyorum...
    Kocaman parça kayalıkların bulunduğu zirveyi ve anılarını paylaşıyor..
    Aslında burada çocuk olmak büyük bir nimet..
    Güç toplamak için powerade'yi zoraki içiyorum..
    Mide berbat durumda..
    Bir yokuş sonra da sol baldıra bir kasılma giriyor ki sormayın..
    ama ne acayip ki..
    Kasılma ve krampları çok severim :)
    Buradan sonra vadileri,anıları,kartalları,sisi bulutu güneyi,kuzeyi her türlü özelliğini nem alıyorum..
    Soğuk suları , rüzgarın getirdiği çiçek kokusunu kayalar dağlar..
    uhuu say,say bitmez..
    Tempom yokuşlarda 7-8 km ancak verebildiğim kuvvet fakat kaptan pedal dağ keçisi gibi zıp,zıp,zıp ..
    Taktir edilmeyecek gibi değil yani..
    Öğle fotoğraflardan bravo demek gibi değil..
    Emek.. Tecrübe,birikim,neyin nerede yapılacağı vs. her şey mümkün olan depoda var.
    Çalışma sonucu buraya gelinmiş bir şey..
    Nokta diyemiyorum çünkü önü acık anlı pek birisi.
    Benim gibi yemeği unutursan tüplü kartal gibi teklemeye başlarsın yolda :)
    Neyse ki en sevdiğim bölüm geliyor..
    İniş...
    Kulat'dan larhan vadisine geçiş yapıyoruz..
    Artık o vadide iniş geliştirmek isteyen arkadaşlar gidebilirler diyebilirim.
    fakat amatör iseniz denemeyin derim.
    Neyse fazla açıklarsam tadı kalmaz. :)
    1.günü öğle yada böyle bitiriyor ve maçka'ya iniyoruz..
    Akşam üzeri zigana'da hava bozuyor ve sis bastırıyor..
    Trabzon'da hüseyin çelebi ve ailesi ile tanışıyorum..
    Bana hiç yabancı gelmeyen simalar var..
    Çünkü benimde dedem,ninem, hep aynı yörelerin insanları olduğumuz için kısa zamanda anlaşıyoruz..
    Sohbet derken..
    Uyku vakti..
    2 gün yayla gidiyoruz..
    Yayla'da patika sürüşü yapacağız ama benim genel yayla sürüşlerim ana yol ve o güzergahlar olmuştur..
    Hani Böyle macera dolu şeyler değil :)
    Kaptan pedal diyor ..
    Patika sürüşü yaptın mı hiç ..
    Yoo ..! Ama deneriz :)) diyorum ve yola çıkıyorum..
    Kaptan pedal önde ben arkada ..
    Bu arada etraf duman ve pek bir şey gözükmüyor .
    Murat dağına geldiğimizde 1 tane kar kütüğünü aşıyor tırmanmaya devam ediyoruz..
    Çimenlerde sürüş yapıyoruz..
    Dağların dik patikalarından çıkıyoruz iniyoruz..
    Benim hep ilk yaptığım şeyler..
    Fakat ehli biliyor bu işleri..
    Ana yol diye bir şey yok nasıl olsa yayla..
    Rotayı sen çiz ve pedalla cinsinden.
    Lan lunk ...
    İne çıka titreşimlerle çimenlerde ..
    Arada yolda..
    Dik bir yamaçtan yukarı zikzak çizerek sislerin arasında dolan..
    Tabi bu herkesin aklına gelmez diyebilirim.
    Neden derseniz ancak burada yaşayan ve bu toprağın kokusunu almış birisi bunları yapabilir..
    Harika manzarası olan yerler var otur,otur izle..
    Hatta çayın ile saatlerce yürü aşağıda ki patikalarda hopla zıpla..
    Oradan sonra dağın tepesinden dik bir iniş yapmaya hazırlanıyoruz ama .
    Kaptan pedal yerde mantar buluyor ..
    Yeniyor muş..
    Koydu benim sırtımdaki boşluk yere :)
    İlk önce inişi yaptı güzelce indi..
    Şimdi bende 19 kadro ve sonuna kadar çıkarılmış bir sele var..
    kendince diyorum nasıl inerim.
    Hm..
    Kendimi biraz arkaya ver yavaşça in..
    Bisiklet 2-3 adım gittiğinde kendimi geri verirken birden yerde buluyorum ..
    Sol tarafa baldır üzerine düşüyorum..
    kaptan pedal beni fotoğraflıyor..
    Hiç sinirlendin mi yada söylen din mi ? diye soran olursa..
    Hayır..
    Bütün yapılan turlarda risk ve kaza vardır..
    Fakat böyle şeylerde panik ve ani şeyler böyle durumları kötü yapar..
    Bundan sonraki dik patikaların çoğunda elimle indirmek zoruna kaldım ki..
    Görseniz sizde elinize alır yürümeyi seçerdiniz..
    Manevra,denge,kontrol,frenleme,hız dik bozuk,ıslak yamaçlarda size lazım olacak bazı şeyler ..
    Tabi kaptan pedalın bir sürü anısı..
    Çok güzel geçen bir turdu..
    Sessiz sakin birisi olarak 2 gün benim için acayip derece de maceralı olmuştu ki..
    1 gün 2000li rakımlarda yaşadıklarımdan sonra tekrar enerji toplayıp 2500 üzeri rakımlarda efor sarf etmek o zeminlerde ancak dağları ve yayları sevmekten geçer.
    Dereye inip kaptan pedalın yayla evine uğruyoruz ve tekrar kulat'a geçmek için ufak bir patika sürüşü yapıyoruz.
    Böyle patikalarda sürüş için ustalık şart. denge kayıpları olimpiyatlarda takla şampiyonu yapabilir sizi.. :)
    Neyse ki yokuşlardan sonra düz bir alandan sonra ne varsa basıyorum..
    Sulardan geçiyorum..
    Ve turu sağ salim tamamlıyoruz..
    Yemekleri aldıktan sonra harika bir çeşmenin yanına inip sohbet eşliğinde köfteleri indiriyoruz mideye.
    O çeşmenin adı gelmiyor aklıma ama..
    İçtikçe içesin geliyor..
    Yukarıdan gelen sis kayboluyor..
    Arada rüzgarlar..
    Karşı tarafta dalgalanan Türk bayrağından sonra..
    Torul yolundan araba ile görele'ye varmak..
    Yorgun gözlerle Kaptan pedalı uğurlamak güzeldi..
    Her şey için kocaman yürekli kaptan pedal'a teşekkürlerimi sunuyorum..
    Allah her şeyi gönlünce versin.
    Her şey gönlünce olsun kaptan pedal.
    Bu turda hatam ve kusurum oldu ise af ola diyorum..
    Fotoğraflarda ve yazılarda olduğu gibi olmadığını söylemek istiyorum..
    Yani okumak ve fotoğrafları görmek ayrı..
    Bunun içine dokunmak ve görmek ap ayrı...
    Teşekkürler.
    Serkan NAMAZCI.
     
  9. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Huseyin hala izin tarihini netlestiremedim bu arada yaklasik on gundur antreman yapamiyorum basit surusler de kesmiyor bu turunuz cok iyi gaz verdi :) yarindan itibaren tekrar pedala devam insallah izin tarihim seninle pedal cevirmeye uygun olur.Bu arada Serkan pedalin kuvvetlendikce kaleminin gucu de artmis tebrikler.
     
  10. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    bekliyorum abi.


    Serkan o çeşme Zeynep çeşmesi, zamanında Zeynep Karakullukçu adına yapılmış bir hayrat.

    Daha önceki benzer bir günüm. Çok beğendiğin dönüşte uğradığımız köyün etrafında sürdüğüm zaman.
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=88577
     
  11. Frédéric LAPOİNTE

    Frédéric LAPOİNTE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    593
    Beğeniler:
    1.518
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    her zaman ki gibi en zor ve macera dolu turlar sen yapiyorsun;tebrikler.
     
    Hüseyin Çelebi ve SerkanNamazcı bunu beğendi.
  12. nuri kılıçkaya

    nuri kılıçkaya Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    124
    Beğeniler:
    72
    Şehir:
    ADANA
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    köpekleri nasıl uzaklaştırdın?
     
  13. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    korkmadım, ani hareketler yapmadım, asla arkamı dönmedim, ellerimde hep bir silah vardı (önce taş sonra ateş kalıntısında bulduğum iki odun parçası), ne zaman hamle yapsalar ben de onlara doğru bir iki adım attım, odakları bisiklet olduğundan bisikleti canlıymış gibi fazla hareket ettirmemeye dikkat ettim, bağırmadan duymaya alışık oldukları seslerle hitap ettim (ıslık vb, çoban köpeği kuçudan anlamaz), sürünün mümkün olduğunca uzağından geçtim.

    Sonuçta insana alışık ve savunma amaçlı gelen köpeklerdi ve temasa girmediler. Uzaklaşmadılar, ben uzaklaştım oradan.

    Kesin yemeye gelen köpeklere karşı bunlar işe yaramaz tabii. Direk temas kesinse lideri hedef almak önemli. Alçak durmak ve yere asla düşmemek kritik. Sırtınız yere gelirse öldürebilirler bile.
     
    ihtiyar, Osman D. ve SerkanNamazcı bunu beğendi.
  14. Cem Özenen

    Cem Özenen Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2011
    Mesajlar:
    87
    Beğeniler:
    43
    Şehir:
    Marmaris/İstanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    Tek kelimeyle özendirici :)
     
    SerkanNamazcı ve Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  15. H.T

    H.T Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    11 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    893
    Beğeniler:
    1.841
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Hasan
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Hüseyin abi senin Serdar Kılıç gibi bir program yapman lazım artık!
     
  16. Hüseyin G. KAYA

    Hüseyin G. KAYA Üye

    Kayıt:
    12 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    85
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    KONYA-Beyşehir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Mantarlara üzüldüm :)
     
    SerkanNamazcı ve Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  17. ömer yeşil

    ömer yeşil Yeni Üye

    Kayıt:
    9 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    38
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    sakarya
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    evet müthiş soluksuz süren bir tur bende özenmedim diğil ayrıca memleket özlemide depreşti sakaryadan trabzona selamlar olsun...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  18. TanerTOSUN

    TanerTOSUN Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Haziran 2013
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    6
    Şehir:
    Burdur
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Güzel ülkemin güzel manzaraları. Arkadaşlar video gösterimli bir program hazırlasanız, tutar gerçekten. Forumla ilgilenen, ilgilenmeyen herkes izler emin olun. Bol pedallar...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  19. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.070
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    bende gopro var aslında da montajına zaman kalmadığından kutuda yattı tüm tur :(

    Bu haftasonu tekrar gidiyorum bu sefer halledeceğim video işini de nerede süreceğime karar veremedim :)
     
  20. kemal.bahadır

    kemal.bahadır Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2012
    Mesajlar:
    204
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    tek kelımeyle müthişşş
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.