Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Edirne-Yunanistan

Konu, 'Ülkeler arası turlar' kısmında Tunahan_06 tarafından paylaşıldı.

  1. Tunahan_06

    Tunahan_06 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    309
    Şehir:
    Edirne
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Edirne'den alıştık artık,ilk yurtdışı çıkışım.Yazılarla başbaşa bırakıyorum sizi :D

    Oruçlu olduğum bir günde niye yola çıktığım halen meçhul,ama kafaya düştüm mü yapılmadan olmaz ya işte o nedenden dolayı.Hazırlık süreci yine çok ani oldu kararı verip toparlanıp çıkmam yarım saat ya sürdü ya sürmedi zaten pasaportumu unutup eve tekrar dönmem bu nedenle olsa gerek.Saat 16,30 gibi ilk adımı atıp,euro aldıktan sonra iki de paket döner attım iftarlık arkaya :) Kapıyı çıktım,iki yunan askerinin yanından geçtikten sonra fotoğraf çekmiştim ki arkadan 'come on' diye bağırdı tınlamadım,'come on bike' değince mecbur döndüm yanına aval aval baktım suratına.Fotoğrafları silmemi söyledi,uysalcana sildim ben de ancak adam tatmin olmadı telefon etti ve beni orada on dakika bekletti,noluyor lan içeri mi alıcaklar falan diye düşünmeye başlamıştım,Derken yine öküz gibi bir yunan askeri daha çıkıp geldi makineyi aldı bir şeyler geveledi ben de I don't understand bile demedim bu sefer,Türkçe konuştum elemana hiç anlaşamadık böylece.Makineyi o da evirdi çevirdi sonuında verdi ve gidebileceğimi söyledi.Böyle hevesle fakat neler olacağını hiç bilmeyerek çıktığım bir tur için hiç iyi bir başlangıç değildi bu.Ve evet işte yunan değil misiniz böylesiniz zaten askeriniz de böyledir ne olacak ki sanki diye düşünüp diğer taraftaki kontrole geldim.Ama dururmuyum arada yine fotoğraf çekmiştim,karşımda yine sert tipli bir adam vardı ve ingilizce sordu hayır deyince yarım bir türkçeyle konuştu.Fotoğraf makine ver beni arattırma,bisikletler var hep fotoğraf falan bu tipte bir şeyler demişti.Bende zaten direnmeye niyetim yoktu çıkartıp verdim,yeniden silindi fotolar defalarca döndü döndü sonra tatmin oldu.Var foto var problem arkadaş falan dedikten sonra geçişimi yapabildim.

    İlk geçtiğimiz yer kapının dibindeki 'Kastanies',buradaki ilk pedallarımda acayip de bir heyecan vardı hani.Ne de olsa gavur memlekete ilk kez adım atıyoruz değil mi :) Çıktıktan sonra anayola bağlantı kısmında koskocoman bir volvo fh 16'nın önümde saygıyla eğilip geçmemi beklesi karşısında ne kadar duygulandığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil yetmeyecektir,anlatmayacağım da.Neyse işte otoban gibi değişik bir yola bağlandık buradan,yolun asfalt kalitesine zaten diyecek kelime bulamazsınız bizimkilerin yanında,tek gidiş tek dönüş ancak iki tarafta da adam gibi emniyet şeritleri var.Bizde duble yol adı altında yapılan yolların en iyisinden daha iyi bir yol.Yolumuzun eğim durumu da çok tatlı,düz gibi görünüyor gidiş de dönüş de çok rahat olacak sanıyorum ama sadece sanıyorum.(Bknz. Dönüş yolculuğu) yüksekçene bir ortalamayla da gidiyorum oruçlu olmama rağmen.Bir yandan da etrafı izliyorum,yeni bir ülkedeyim lan keşfetsene bir şeyler falan diyorum ama biçerdöverin Türkiye ile aynı,yanımdan geçen kamyonun Man,veyahut araçların fiat doblo olması beni hayal kırıklığına uğrattı.Tarlalardaki sulama hortumlarının düzenlenişi ise Avrupa'ya geldin işte dedirtir cinstendi.Yolda o kadar ilerlememe rağmen halen Edirne'yi,Selimiye'yi görüyor olmam ise bir türlü Avrupa havasına girememe neden oluyordu.Bu yol geniş olduğundan dolayı öyle pek,bütün yurtdışı bisiklet turlarının klişesi olan sinyal vererek sol şeride geçip sollayan taşıtları göremeyince hayallerim yıkıldı.

    Derken saat 18,15 gibi ilk şehir olan Orestieda'ya geldim,kent merkezine giden yolda arkamda bir aracın yukarıda bahsettiğim şekilde beklemesiyle tekrardan umutlandım güzel olacağına turun,hatta o anları video kaydına bile aldım :)) Şehrin ana yolu olduğu belli olan yerlerden geçerek meydanı da görüp durmadan ilerledim,hava kararıcak malumunuz.Şehrin içi çok sakin aşırı huzur dolu.Hani şirin sessiz huzurlu sahil kasabası tanımlaması vardır ya,adamların en dağın başındaki yeri bile o sahil kasabalarından daha güzel.Evlerin hepsi müstakil,bahçeli hoş yerleşim yerleri.Adamlar yaşıyor arkadaş.Çıkışta bir yerlerde yol sormak için Hello deyip bir amcanın yanında durdum,yarım yamalak ingilizceyle gideceğim yolu sordum,daha sonra ben cevap veremeyince ingilizce,refleks olarak nasıl desem ki dedim :) Geceleyin buralarda sürmem tehliklei olur mu diye sordum.Asla olmaz,polisler çok sıkı burada,kesinlikle bir şey olmaz falan dedi ve ardından bana bir de kendi telefon numarasını verdi bir ihtiyacın olursa hiç çekinme ara beni diyerek.Dönüşte geceye kalıp kalmamak konusunda çok kararsızdım bu amca bana iyi bir moral kaynağı oldu.Orestieda'yı çıktıktan sonra yolun emniyet şeridi daraldı ancak,insanlarda bir değişme olmadığı için çok rahattı yine yolculuk.Türkiye'de aynasız bisiklet sürmek çok zor iştir,Yunanistanlı bisikletçilerde ise herhalde ayna çok ekstra bir aksesuar olarak görülüyordur.Trafik stresi,arabalar artık kafanızda hiç olmuyor bir süre sonra.Yolculuk gerçekten çok çok huzurlu geçiyor böyle şeyleri düşünmediğiniz için.İnanılmaz bir keyif aldım.Bulgar plakalı araçlar ve Türk plakalı tırlar ise yolda kendilerini hemen fark etmemi sağlıyorlar zaten davranışlarıyla sıyrılmayı başarıyorlar.Bu arada yol kenarlarında hep küçük küçük anıtlar bulunuyor,trafik kazalarının olduğu yerlere yapılıyormuş bunlar.Ve hepsi de gerçekten çok bakımlı durumda,bir tanesinin içinde kitap vs. gibi şeylerle birlikte coca-cola şişesi dikkatimi çekti.

    İşte yolculuk böyle harika böyle güzel gidiyordu,ufak bir yağmur atıştırdı karşıdaki bulutlar da gözüme hoş gözükmedi nasıl olurdu bu,evden çıkarken güneşli gösteriyordu.Telefonla teyit aldım hemen yoğun bulut diyormuştu.En fazla ıslanırız deyip yola devam tabiiki.Yolda ilerlerken karşımda yeşil fosforlu yelekli bir adam vardı yol kenarında,elinde ise bana doğru siyah bir şey tutuyordu.Noluyor hööyt diye düşünürken,bir yandan adrenalin de tavan yaptı tabi.Ellerimi kaldırıp teslim olayım diye hazırdım ben,bir ses duysam yapacaktım bunu :) Biraz daha yaklaşınca adam cismi indirdi,polis olduğunu fark ettim o elindeki de radar imiş meğersem.Durdum yanında,nereden gelip gidiyorsun falan bunları konuştuk önce,daha sonra da telefonuma polisin,ambulansın numaralarını kaydetmemi söyledi,güven verici açıklamalarda bulundu,tam olarak anlamadım ama hissettim :)) Hani ben Yunan polisi,Türk olduğumu söyleyince nasıl davranacak diye merak ediyordum ancak adam gayet nazik,iyi birisiydi.Yunan'lar hakkındaki önyargılarım kırılmaya başlamıştı artık bu polisten sonra.Oruçtan dolayı susuzluk artık etkisini gösteriyordu,iyice yorulmaya da başlamıştım.Didimoticho'ya bakan tepede bir benzinlikte sabahtan yola çıkmış ve dönmekte olan Alper ve Yıldıray abiyle buluştuk,ben dönmekten vazgeçtim hazır gelmişken aşağıya inip Didimoticho'yu da görüp tek başıma gece dönme hayalimi de aynı zamanda gerçekleştirmeyi düşündüm.Güzel bir inişin ardından şehre girdim,bir sağa bir sola gidip geri gelerek ufak ufak gezdim.Kaleye çıkmayı düşündüm ancak biraz tırmandıktan sonra susuz yapamayağıma kanaat getirip geri indim.Didimoticho'daki cafelerin tasarımları falan acayip hoştu,şaşırdım hangisine oturacağımı.Sokaklar da hareketli aynı şekilde orestieda'ya göre.Biraz oturdum çok fazla kalmadan çıkıyorum dönüş yoluma,carrefoura uğruyorum.Fiyatlar euro cinsinden olunca herşey ayrı bir ucuz görünüyor insana.Markette sırada beklerken arkamdakiler Türkçe konuşunca,ben de hemen atıldım tabi Türk müsünüz diye,ancak ağızlarından zorla laf alıyorduk sanki,sinir oldum bir şey de konuşmadık zaten sonra.Böyle Türk göreceğime orada Orestieda'yı çıkarken gördüğüm Yunan amca gibileriyle karşılaşmak çok daha iyi.Artık hava da kararmaya başladı,arka ışığım da yok yalnızca fosforlu yelek ile idare etmek zorundayım.Bu yolu daha önce aynı şekilde dönmüş olan,ve benim de etkilenmemi sağlayan İlker abiyi telefonla aradım,ondan da cesaret aldım ve dönüşe koyuldum.

    Didimotiko'yu çıktıktan sonra,tepedeki benzinlikte durdum ve saatlerdir aç susuz olan mideme bir güzellik yaptım.Markette coca-cola'nın üzerindeki Yunan'ca yazıları görünce,nedense alasım gelmişti.Kolayı fazla kaçırmış olacağım ki dönüş yolculuğumda pedala bir türlü yüklenmeyi başaramadım,bacaklarıma ağrılar girdi.Benzinlikte yemeğime ortak olmak isteyen köpeklerle biraz uğraştık.İnsanlar değişiyor sınırı geçince ama köpek hep aynı köpek.20,30'da yola koyuldum artık,ilk çıkışta korkuyordum.Arka ışığım bile yok,etraf çok ıssız,hiç bilmediğim yerlerdeyim.Arka tarafta hava da iyice bulunlanmıştı zaten,ne zaman yağacak diye beklemeye koyuldum yalnızca.Yolun Orestieda'ya kadar olan kısmında çok yerleşim yeri vardı araç da çok geçtiği için pek karanlıkta kalmadım,yine arkamda yol vermek için duran araçlar da olunca o korkuyu yendim ve hep hayal ettiğim bu turun zevkini almaya baktım.Karanlıkta bir köpek gördüm,yavaşladım fren sesimi duyunca yoldan biraz uzaklaştı ve aramıza bir mesafe koyduktan sonra havlamaya başladı,ilginç bir hayvandı.Yarım saat içinde Orestieda'ya vardım.Herkes meydanda oturmuş,basketbol maçını seyrediyordu.Bende burada cebimdeki son bozuk euro'lara,normalinden daha düşük fiyata Frappe'yi vereceğini sanmıyordum garsonun,ama o da iyi birisi çıktı işte yolcunun halinden anlıyor.Gerçi vermeseydi de freeshopa ayırdığım paralardan çıkartıcaktık artık.Ben otururken yağmur yağmaya başladı,sorun değil gece yarısına kadar bile oturabilirim yağmurun dinmesi için diye düşünüyordum ki çabuk durdu yağmur.

    21,30'da da Orestieda'dan da çıkışımı yaptım.Ama çok yorulduğumu hissediyordum.Bugün niye böyle oldu anlayamadım.Burayı çıktıktan sonra yol daha ıssızlaştı,bir kaç yerde ışıklandırma vardı.Diğer yerlerde ufacık farımla önümü görmeden ilerledim hep.Ama bu zifiri karanlıkta gitmek çok hoşuma gitti,bir kere araba tehlikesi yok,içiniz çok rahat aynayı kollamak gibi bir şeyi hiç düşünmüyorsunuz.Karşımdan esmeye başlayan rüzgar ise yorgunluğuma tuz biber ekti resmen.Hep yokuş çıktığımı zannediyorum,hızım çok düşük,gidiyorum gidiyorum ne bitmedik yokuşlar diye düşünüyorum,halbuki giderken hiç öyle iniş de hatırlamıyorum yol düzdü :) Karanlıktan dolayı,yine de tırmandığımı düşünüyorum.Işıklı bir yere geldiğimde arkama dönüyorum ve geldiğim yolun düz sayılabilecek kadar az bir eğime sahip olduğunu görünce acı gerçeği kabul etmek zorunda kalıyorum.Yanlış beslendim,çabucak yoruldum böylelikle,rüzgar da eklendi ve şu anda da gidemiyorum işte bu yüzden.Psikolojimi düzeltmek adına,Olsun yavaş yavaş karanlıkta daha uzun süre yolculuk yapmış olacağım diye düşünüp,moralimi bozmadım hiç.Gerçek bir yokuşun ardından ise Edirne'nin ışıklarını görünce,içimi önce bir sevinç kapladı hatta daha hızlı yüklenmeyi denedim ama yapamadım gidemiyordum işte bugün.Sonrasında ise aslında üzülmem gerektiği aklıma geldi,orası hep aynı bildik bizim yer işte.Buralardaki huzuru bulmak mümkün değil.Yol boyunca da karanlıkta canım sıkıldığı için,hep video çekip kendi kendime konuştum :)

    Son demlere gelmiştim artık,bir ışık silsilesi daha oldu yolda,ve buradan ayrılacaktım artık.Ancak karşıdan gelen 7-8 kişilik yaya bir grup vardı,önce gezgin falan mıdır bunlar diye düşündüm.Biraz yaklaşınca hemen hemen hepsinin elinde sopalar olduğunu gördüm,yolda bağrışarak geliyorlardı.Hoppalaa tam bitti derken oldu mu şimdi bu,bir elime telefonu aldım polisin '166' olan numarasını yazdım,bir yandan da ne yapsam diye düşünürken yoldaki ayrımı fark ettim,onlar da tam o hizadalardı.Hemen biraz yüklenip pedala,sağ tarafa ayrıldım yoldan.Tamam atlattım artık koşsalarda yetişemezler.Peki ya nereye ayrıldığımın farkında mıydım,hayır.Edirne yönüne dönmüştüm,yoldan çıkacağım yer de oralarda bir yerdeydi ancak ayrılırken hiç tabelaya bakmadım.Üstelik giderken kullandığım yol değildi burası,çok karanlıktı şerit çizgisi dahi olmayınca önümü zor gördüm.Biraz ilerleyeyim olmadı dönerim diye düşündüm,ve ardından gideceğim yer olan Kastanies tabelasına gelince rahatladım.Fakat giderken başka bir yoldan geçmiştim hiç benzemiyordu buna,ona akıl erdiremedim gitti belki de karanlıkta fark edemedim.Kastanies çok sakindi yine,sokaklarda çıt yok.Yolculuğun artık biteceği aklıma gelince üzülmemek elde değildi ama bitmişti işte,karşımda sınır kapısı.Elbet döneceğim diye kendimi avutarak geçtim bizim tarafa.Elbette ki bu Avrupa'daki trafikten sonra ilk anda bocaladım ancak bünye alışkın olduğu için toparladı kendini tekrar Türkiye moduna aldı.Ama yollarda araba stresi olmayınca yapacak iş bulunmuyor,insanın canı sıkılıyor.Şimdi ilk geçiş olduğu için o kadar sıkılmadım ama bir daha o yollarda gidişimin çok sıkıcı olacağına eminim.

    Sonuç olarak,ilk tanışmamız iyi geçti Yunanlılarla,ben Yunanistan'ı çok beğendim.Benim için de çok önemli bir tecrübe oldu bu tur.Yollarda da hiç öyle Türk düşmanlığı ile ilgili bir durumla da karşılaşmadım.Orada gece bisiklet sürmek,Türkiye'de en kısa mesafeye bile gitmekten çok daha güvenli.Biz hep bisiklet yolu yok diye yakınıyoruz ama bu gittiğim yerlerde hiç bisiklet yolu yoktu.Sadece insana saygı vardı,hatta yani bisiklet olarak taşıt yerine konulmak beni çok derinden etkiledi,halen değişik duygular içerisindeyim :) Bize bisiklet yolu yapılsa bile,bu durum değişmez bence insanlardaki zihniyet değişmedikçe.Her neyse işte böyleydi,bu yalnızca İlk Adım'dı elbet daha uzun görüşeceğiz Yunanistan ile.




    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Tunahan_06

    Tunahan_06 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    309
    Şehir:
    Edirne
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  3. Tunahan_06

    Tunahan_06 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    309
    Şehir:
    Edirne
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  4. Hakan Kayisligil

    Hakan Kayisligil Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Ekim 2004
    Mesajlar:
    180
    Beğeniler:
    198
    Şehir:
    Istanbul Kadıköy Ataşehir
    Seviye:
    Tebrik ederim, özendim doğrusu.
    Yaptığın yolculuk azmin ve cesaretin bir örneği.
    Akıcı anlatımın ve güzel resimlerin için teşekkürler
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  5. mustafa sorkulu

    mustafa sorkulu Üye

    Kayıt:
    9 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    86
    Beğeniler:
    40
    Şehir:
    KAYSERİ
    Seviye:
    imrendim kıskandım eminim mükemmel bi tecrübe olmuştur..
    tebrikler
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  6. RAHMİ

    RAHMİ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    8 Eylül 2008
    Mesajlar:
    784
    Beğeniler:
    363
    Şehir:
    Isparta
    Seviye:
    Tebrik ederim çok güzel bir gezi olmuş. Fotoğraflar her şeyi anlatıyor zaten. Fakat fotoğraflardan biri ilgimi çekti. Fenerbahçe yi UEFA dan eleyen PAOK takımın ismini levhaya kazımışlar:) Demek ki dedim yol kenarındaki levhalara saldırı sadece Türkiye'de olmuyormuş:).
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  7. faruk karataş

    faruk karataş Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    395
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Tebrikler. Yazdıklarınızı keyifle okudum. :in:
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  8. furkan şenel

    furkan şenel Üye

    Kayıt:
    10 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    85
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    ben birşeyi merak ettim
    yunanistana vizesiz giriş mi var yoksa sadece adalarına mı vizesiz giriliyor.
    birde vize işlemelerinde sorun çıkıyo mu.
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  9. Murat.Bagci

    Murat.Bagci Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    496
    Beğeniler:
    325
    Şehir:
    oslo
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    yunanistan a yeşil pasaportta vize kalktı digerlerinde adalara tek gunluk bile gitseniz vize almak zorundasınız ki daha onceden KKTC ye gitmiş olanlara vize vermiyorlar
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  10. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Harika bir gezi olmuş, fotoğraflar tüm geziyi özetliyor.
    Paylaşım ve yurtdışı azmin için tebrikler ve teşekkürler.
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  11. Tuğba Anbanazli

    Tuğba Anbanazli Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2010
    Mesajlar:
    238
    Beğeniler:
    106
    Şehir:
    Batıkent, Ankara
    Seviye:
    Okurken yüzümden gülümseme eksik olmadı, harika bir deneyim yaşamışsın, ne güzel...Bende 3 sene önce Edirne'de yaşıyordum, her Karaağaç'a gidişimizde aklımdan geçirdiğim şeyi sen yapmışsın, gene söylüyorum; ne güzel...
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  12. Tunahan_06

    Tunahan_06 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    309
    Şehir:
    Edirne
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Ben 3 yıldır Karaağaçta o kapıya 1 km mesafede okuduğum için her okula gidişimde aklımdan geçirdiğim hayalimdi bu :D
     
  13. Murat Yilmaz

    Murat Yilmaz Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2009
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    istanbul
    Tebrikler, benimde aklımda olan büyük tur Yunanistan
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  14. Levent ÖNDER

    Levent ÖNDER Aktif Üye

    Kayıt:
    9 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    149
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Mersin
    Adı:
    Levent ÖNDER
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Yurtdışı turu ilginç bir tecrübe olmuş. Özendim doğrusu. Tebrikler ve teşekkürler... Ellerinize, ayaklarınıza sağlık...
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  15. cabir

    cabir BISIKLET,özgürlüge götüren yoldur.

    Kayıt:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    19
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    ALMANYA/ Nürnberg
    Adı:
    Oktay Genc
    Seviye:
    Sahane bir tur olmus.
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  16. Tayfun Demir

    Tayfun Demir Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2009
    Mesajlar:
    58
    Beğeniler:
    20
    Şehir:
    Tekirdağ
    Seviye:
    güzel tur olmuş
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  17. Yunus YILMAZ

    Yunus YILMAZ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    30 Ekim 2010
    Mesajlar:
    643
    Beğeniler:
    658
    Seviye:
    yazdıklarını heyecanla okudum. çok güzel zaman geçirmişssin turunda
    sanki ben senin yerindeyim gibi oldu
    mükemmel akıcılık olmuş :D
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  18. Yunus YILMAZ

    Yunus YILMAZ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    30 Ekim 2010
    Mesajlar:
    643
    Beğeniler:
    658
    Seviye:
    bende özendim şimdi başka ülke sınırlarına bisikletle gezi amaçlı girmeyi
     
    Tunahan_06 bunu beğendi.
  19. emre karakoç

    emre karakoç Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Kasım 2010
    Mesajlar:
    349
    Beğeniler:
    218
    Şehir:
    adana
    Seviye:
    O sopalarla gelenler kimdi bu arada, ve dertleri neymiş?
     
  20. Aykut Subaşı

    Aykut Subaşı Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.012
    Beğeniler:
    496
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    bende yeşil pasaport var.Gümrükten geçerken bisikletle geçildiği için herhangi bir sorun yaratıyolar mı? ve 15 tl lik pul dışında başka ücret verıyo muyuz?