Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünyayı şaşırtan Osmanlı robotu...

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında ufuk güneş tarafından paylaşıldı.

  1. ufuk güneş

    ufuk güneş Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    13 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    442
    Beğeniler:
    336
    Şehir:
    İST
    Seviye:
    HER SAAT BAŞI EZAN OKUYOR

    Dünyayı şaşırtan Osmanlı robotu
    Sultan 2. Abdülhamid’in Japonya’ya 1889 yılında robot hediye ettiği ortaya çıktı.

    İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliği ise sema edip yarım metre yürüyebilmesi ve her saat başı ezan okuyabilmesi...

    Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, günümüzde teknolojiye öncülük eden Japonya’ya 1889'da robot hediye ettiği anlaşıldı. İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliğinde ise yok yok. Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş’in arşivinde yer alan Alamet’in orijinal fotoğrafları Yıldız Sarayı yangınında zarar görmüş. Ancak fotoğrafın kalan parçaları bile 120 yıl sonra ilk kez gündeme gelen bu ilginç olayı anlatmaya yetecek cinsten.

    GONG YERİNE EZAN SESİ

    Sultan Abdülhamid’in çağdaşı olan Japon İmparatoru Meji’nin yeğeni Prens Komatsu’nun, gemiyle İstanbul’a gelişi ve Sultan’a çeşitli hediyeler getirmesiyle başlıyor bu ilginç tarihi olay. Sarayda ağırlanan prensin ardından 1889’da İstanbul’a özel elçiler gönderen Japon İmparatoru, Sultan Abdülhamid’e Japonya'nın en büyük alameti olan, Büyük Krizantem Nişanı’nın da içinde bulunduğu çeşitli hediyelerle beraber bir mektup yollar. Japon İmparatoru mektubunda Abdülhamid Han'dan, İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumları gibi konularda Japonca veya Fransızca bilgiler gönderilmesini rica eder.

    Abdülhamid Han, saat mekaniğini çok iyi bilen ve aynı zamanda Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı Musa Dede'den daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını ister. Derviş Dede bir fikir ortaya atar ve "Bu saat Semâzen şeklinde olsun. Her saat başı kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın" der. Sultan Abdülhamid Han projeyi inceledikten sonra, gong yerine robotun her saat başı ezan okumasını ister. Oktan Keleş, robotun yapımından kısa bir süre önce icat edilen gramafon sayesinde ses kaydı alınabildiğini söyledi.

    ALAMET ARADA KAYNADI

    Ertuğrul Firkateyni’yle Japonya’ya gönderilen Alamet’in şimdiye kadar duyulmamasının belgelerdeki eşanlamlı ifadelerden kaynaklandığını belirten Keleş, “Tarihi kayıtlarda ‘Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru'na takdim edilmiştir" şeklinde geçiyor. Osmanlıca nişan kelimesiyle ve robotun ismi olan ‘Alametí kelimesinin eş anlamı olduğu için robot olan Alamet adeta araya kaynamış" diyor.

    Sultan Abdülhamid Han asrın teknoloji harikası bu eseri, Ertuğrul Firkateyni vasıtasıyla yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve nişanlar ile beraber Japon İmparatoru'na göndermişti. Firkateyn dönüş yolunda 450 mürettebatıyla birlikte batmıştı.

    120 YIL ÖNCEKİ BULUŞ

    Keleş yapılan robotun özelliklerini şu şekilde sıraladı: “Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot. Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyor. Tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyor. Robotun tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robotun arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu."

    BUGÜN
    Not: Robotun fotoğraflarını görmek isteyenler, haberin kaynağından ulaşabiliriler....
     
  2. havzali

    havzali Kıdemli Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2009
    Mesajlar:
    276
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    Bu Dünya Benim Memleket :)
    Seviye:
    işte ecdat...

    kırılırda birgün bütün dişliler
    döner şanlı şanlı çarkımız bizim
     
  3. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Çok enteresan bir haber gerçekten. İşin aslında yatan, bunun bir saat olduğu fakat çok fonksiyonlu ve kısmi olarak hareket edebilen, çok iyi tasarlanmış bir saat olduğu da gerçek.

    Haberde paylaşılan fotoğraflar;

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  4. Nuri Kongur

    Nuri Kongur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    568
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    Kocaeli/ Başiskele Merkez
    Seviye:
    o zamanlar robot diye bir kavram yok zaten. robot kavramı isaac asimov'un bilim kurgu romanları vasıtasıyla 20. yy yılın ilk yarısında günlük yaşantı diline giriyor. kelime çek kökenli ve işçi anlamında.
    vakayinüslerce anlatılan bir şey varki günümüz bilgisiyle yorumlanınca denizaltı denebilir. olay kanunin oğullarının sünneti sırasında geçiyor. denizden kocaman balığa benzer bir şey ortaya çıkıyor, kıyıya yanaştığında ağzı açılıyor ve içinden çalgıcılar çıkıyor. tabi daha sonra ne oldu bilmiyoruz. gerek arşivlerin yakın tarihlere kadar düzenlenmemesi gerekse tek parti chp döneminde yaklaşık 6 ton arşiv belgesinin hurda kağıt sınıflandırılmasıyla bulgaristana satılması tarihin doğru kaynaklardan hakkıyla öğrenilmesine pek yardımcı olmuyor. ironik bir şekilde hurda kağıt niyetine tarihi yok etme girişimindeki partinin kendi arşivleride 12 eylül ihtilalinde askeri cunta tarafından sekaya hurda kağıt olarak gönderilir. son dönemlerdeki bu tarihi belgelere hurda kağıt muamelesinin layık görülmesi sonucunda ortaya çıkan gerçekliği ise hep beraber yaşıyoruz
     
  5. M.Kaptanbaşı

    M.Kaptanbaşı Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    8 Aralık 2008
    Mesajlar:
    545
    Beğeniler:
    257
    Şehir:
    Balıkesir/Edremit
    Seviye:
    Yapılan icat; -ROBOT- adını alana kadar epeyce aşamalardan geçmiş anlaşılan.
    2 nolu resimde robot için: "... makineli adamı" diye yazmakta (yazılar tam net olmadığı için diğer yerleri tam okuyamadım) ve son resimdeki başlıkta da, "Makineden insana, nihayet can da verdiler!" diye yazıyor. Robotun adı o zamanlar "Makineden insan"mış. En azından Osmanlıca karşılığı buymuş.
    Eğer bu fotoğrafların daha net görülen halleri varsa, ve istek de olursa forumdan ilgilenen arkadaşlar için, tam sadeleştirmesini yapıp buradan yayınlayabilirim.
    Ayrıca şu an bu konudaki kaynaklarım yanımda olmadığı için, fazla ayrıntılı yazamayacağım ama robot veya insana benzeyen otomatik makinaların geçmişi en az 900-1000 sene önceye dayanmakta ve bu konu ile ilgili çok eski zamanda yazılmış kaynaklar bile günümüzde mevcuttur. Hatta Kültür Bakanlığı seneler önce, 9 yüzyıl önce yazılmış ve içinde insan suretli robotların yer aldığı bir kitabın tıpkı basımını da yapmıştır. Zamanında ben de bu kitaptan satın almıştım.
     
  6. Önder Tarım

    Önder Tarım Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    3.400
    Beğeniler:
    1.906
    Şehir:
    Bologna / İtalya
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Haberin kaynağı ile ilgili link verebilir misiniz? Çok dikkat çekici gerçekten.
     
  7. Nuri Kongur

    Nuri Kongur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    568
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    Kocaeli/ Başiskele Merkez
    Seviye:
    tercüme çok faydalı olur,teşekkürler
     
  8. cruphasulie

    cruphasulie Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2006
    Mesajlar:
    589
    Beğeniler:
    463
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Şanlı ecdadımız Allah'tan bu konuda muvaffak olamamış,
    yoksa halkımız bunlardan nizami bir şekilde sopa yemekten
    (fotorafta görüldüğü üzere) belini doğrultamazdı :D,
    Mazallah ardı gelir bunların falaka çekenlerini falan da çıkartırlardı...
     
  9. Nuri Kongur

    Nuri Kongur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    568
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    Kocaeli/ Başiskele Merkez
    Seviye:
    :D :D :D gece gece güldürdün beni , ilistürasyon hakikaten amaç hakkında biraz fikir veriyor gibi ama tercüme resmi anlamlandırmada dahada yardımcı olacaktır