Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dr. Parnassus: Gözleriniz Ne Kadarını Görebilir?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Mahmut Can Kaymaz tarafından paylaşıldı.

  1. Mahmut Can Kaymaz

    Mahmut Can Kaymaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2010
    Mesajlar:
    342
    Beğeniler:
    213
    Şehir:
    Karabük-biskar
    Seviye:
    [​IMG]
    Sinema dünyası söz konusu olduğunda "talihsizlik" adı altına süpürülenler aslında birer "lanet" olup; yaratım sürecini kanser eden sonuçlar doğurabilmektedirler. Hele Terry Gilliam'a bu açıklama yapıldığı zaman kendisinin acı acı gülümseyeceğinden hiç şüphem yok! Sinema tarihinin en talihsiz yaratım ustalarından biri olmakla birlike Gilliam bu engelleri sancılı bir şekilde aşabilmek konusunda da aynı ustalığı sergileyebiliyor.

    Gilliam'ın sineması söz konusu olduğunda, onu bilinen çizginin dışında seyreden ve kendisinin de bahsettiği gibi aslında seyircisini sonuna kadar ciddiye almasına rağmen, "piyasa" olarak algılanmayan, "entellektüel" kelimesinin kalibresini dolduran filmlere imza attığını zaten bir köşeye kazırız. Sistemin taban tabana zıttına konuşlanmış hikaye yapısı ile Brazil'in kurgu aşamasında kana kan dişe diş giriştiği mücadeleden sonra; zamanla Hollywood'un isteklerini anladı. Zamanında Monthy Python ekibindeki esnekliğini yitidiğini iddia edenler de oldu. Fakat Gilliam, hiç bir zaman Hollywood trenlerine kapılıp giden filmlere imza atmadı.

    Talihsizlik bu ya! Dr. Parnassus'un başına gelen en önemli felaket, Heath Ledger'ın, çekimler sırasında aramızdan ayrılmış olmasıydı. Bu durumda filmin rafa kaldırılması ya da yapım sürecine yeniden başlanıp, aynı notaların tekrar çalınması muhtemel gözüküyordu fakat Gilliam ustaca bir dokunuş ile başta yadırg anan fakat hayata geçirildiği anda akıllı bulunan bir hamle ile hem filmi tamamlayarak Ledger'ın son performansından bizi mahrum bırakmadı hem de renk uyumu ve görselliği ile ne kadar Hollywood dostu görünse de her saniyesinde pazarın yüksek çığırtılarından sıyrılan bir filme de imza atmış oldu.

    Gilliam'ın 12 Maymun ya da Balıkçı Kral damarından ziyade, Brasil nabzını tutan Dr. Parnassus, karmaşık yapısı ile Gilliam'ın anlatısına aşina olmayanları biraz zorlayabilir. Diğer taraftan, onun anlatısına hizmet eden ilizyonları yiyip bitirenler için lezzetini kelimeler ile tasvir edebilmek de pek kolay değil. Elbette Terry Gilliam elinden çıkan son "lanetli" proje olmasının yanı sıra Heath Ledger'ın son filmi olma özelliğine de sahip olduğundan dolayı; perdede Ledger'ın endamını son bir kere daha görebilmek adına salonlara teşrif buyuran izleyicilerin, beyinlerinde dönen şiddetli bir hortum ile salonlardan çıkması muhtemel.

    Dr. Parnassus, şeytan ile masaya oturup zararlı çıkanlardan biri...Takipçilerinin zihnini masalsı bir yolculuk ile ödüllendiren Parnassus'un başında ise kızından koparılmak gibi bir derdin kara bulutları dolanmakta. Mr. Nick ise, şeytanın ta kendisi ve kendisini besleyecek yeni ruhların peşine düşme mevzusunda, Parnassus'un tamahkar yönünü yol haritası olarak bellemiş vaziyette! Bu noktada ise karşımıza intiharın eşiğinden dönen Tony ekleniyor ve çember tamamlanmış oluyor! Tony'nin geçmişi ile kafamızı kurcalarken teşkil etmiş olduğu tehlike yavaş yavaş büyüyerek hayal alemine sığmayacak kadar büyük bir karaltıyı beraberinde getiriyor.

    Gilliam'ın ucu bucağı olmayan bu anlatısı, izleyicinin de ucu açık düşünmesini sağlıyor ve hızlı kurgusu arasında pek çok şeyi kaçırmasına da mahal veriyor elbette. Bu sebeple, Dr. Parnassus her kesimden önce Gilliam hayranları için hazırlanmış leziz bir menü vazifesi görüyor. İçeriğindeki nişasta oranı ise herkesin sindirebileceği türden besin öğeleri taşımıyor.

    Christopher Plummer ve Tom Waits gibi devler liginden iki ismin başı çektiği yapımda; Ledger'ın ölçülü oyunculuğu, Jude Law, Johnny Depp ve Colin Farrell ile başarılı bir biçimde dengeleniyor ve denize düşme tehlikesi olan bir filmin can simidi görevini üstleniyorlar. Pazarın GDO'suzu olarak görebileceğimiz yapım, herkesin beğenisine eşit oranda hizmet etmese de yönetmenin sinema anlayışının altını dolduruyor. Hem lanetleri ile...Hem de nevi şahsına münhasır anlatı yapısı ve görsel işçiliği ile...Şimdiden İyi Seyirler...
     
    Tacir Tahsilat bunu beğendi.
  2. alperen bağcı

    alperen bağcı Üye

    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    izmit
    Seviye:
    hocam hepsini okumadım kusura bakmada:D ledger ı öldükten sonra izleme imkanını bulabilmemiz cok güzeldi.filmi çöpe atmadılar yani ugrastılar bisiler yapmaya.cokta güzel oldu.
     
  3. Tacir Tahsilat

    Tacir Tahsilat Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2009
    Mesajlar:
    162
    Beğeniler:
    23
    Şehir:
    Samsun
    Seviye:
    İlk fırsatta izliyorum. hatta şimdi flimin bağlantılarını bulup programa atıyorum.