Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dolmuş / Minibüs Şoförü Denetimi

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Y. Serdar Güler tarafından paylaşıldı.

  1. Y. Serdar Güler

    Y. Serdar Güler Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    189
    Beğeniler:
    228
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Merhaba herkese,

    Şahit olduğum tatsız bir olay neticesinde, hayatımızın kalitesini günden güne daha düşürmeye başlayan dolmuş / minibüs sürücüleri için nasıl bir denetim mekanizması oluşturulabilir diye düşündüm. Aklıma birkaç yöntem geldi ve içlerinden en beğendiğimi ilgili yerlere ilettim.

    Konu her ne kadar farklı gibi de gelse, bu araçların trafikteki ilerleyişini düşününce biz bisikletçileri de aslında yakınen ilgilendiriyor.

    Mailimi aynen aktarıyorum:


    Gönderen: Serdar Guler <ykpsrdrglr@gmail.com>
    16:54 (21 saat önce)

    Alıcı: kadikoy, trafik.denetle., kartal

    Merhaba,

    "Kadıköy-Kartal-Pendik Dolmuş Denetimi" hakkında birkaç öneride bulunmak istiyorum. Konu direkt olarak sizinle ilgili değil biliyorum ama İl Emniyet Müdürlüğü sayfasında iletişim için e-posta adresi bulamadığımdan sizlerle iletişime geçmek durumunda kaldım. Sorumlu birimlere bu mailin ulaştırılabilmesi için yardımınızı rica ederim.

    Kartal'da ikamet ettiğim için Kadıköy-Kartal arası sefer yapan dolmuşları aktif olarak kullanmaktayım.

    Burada sefer yapan dolmuş şoförleri, yeterli denetim ve cezai müeyyide uygulanmaması sebebiyle, kurallara hiçbir şekilde riayet etmeyen, kaba ve can güvenliğini riske atan bir tutum içerisinde bulunmaktadırlar.

    6 Temmuz 2014 tarihinde yaşanan ölümlü kaza bu dikkatsizliğin üzücü bir sonucudur: (Maltepe'de minibüs dehşeti! - Milliyet.com.tr)

    Her yolculukta sigara içen, aşırı sürat yapan, aşırı korna kullanımı dolayısıyla çevreye zarar veren, diğer sürücüleri taciz eden, yolculara karşı kaba bir tutum sergileyen dolmuş şoförleri ile karşılaşıyor ve 155 ihbar hattına şikayette bulunuyorum. Ama gerek yoğunluk, gerekse zaman aşımı sebebiyle bu uygulamadan %100 verim almak mümkün olmuyor.

    Bu durumu düzeltmek ve yolcu taşımacılığına kalite getirebilmek adına benim şahsi önerim şudur:

    Uygulama adı: Gizli Yolcu Uygulaması

    Personel gereksinimi: 5 ya da 6 emniyet görevlisi

    Bütçe: Yaklaşık 2.000 TL / ay

    Periyot: Aylık / düzensiz rastgele periyotlarla


    İşleyiş:

    Sivil güvenlik güçleri yolcu kılığında yolculuk eder, şoför hatalarını yolculuk esnasında listeler, yolculuk sonunda cezai müeyyide uygular.

    Başlangıç için haftanın hemen her günü yoğun olarak (günde 4 kere, 6 kişilik ekip tarafından) uygulandığı varsayımı altında aylık bütçe gereksinimi yaklaşık 2.000 TL olmaktadır. Uygulamadan elde edilen para cezaları zaten bu bütçeyi karşılayabilecek seviyede olacaktır. 1-2 ay sonunda uygulamadan dolmuş şoförleri haberdar olacağından, denetim miktarları da azaltılarak bütçeden çok daha fazla tasarruf sağlanacaktır.

    Düşünsenize uygulamadan haberdar olmuş bir dolmuş şoförü olduğunuzu. Sizi sürekli izleyen bir polis memuru olduğunu biliyorsunuz. Ve o polis memuru o an sizin aracınızda bile olabilir. Kuralları ihlal edebilir misiniz? Dolmuş içerisinde sigara içebilir misiniz? Yolculara kaba davranabilir misiniz?

    Uygulamanın hayata geçirilmesi, en azından Kadıköy-Kartal-Pendik hattında pilot uygulama yapılabilmesi ve dolayısıyla gazetelerde daha fazla üzücü haber okumamamız için yardımlarınızı rica ederim.

    EK: TİCARİ TAKSİ VE TAKSİ DOLMUŞ YÖNERGESİ'nde dolmuş şoförlerinin en çok ihlal ettiği kurallar ([​IMG])
     
  2. Murat B.

    Murat B. Forum Trolü

    Kayıt:
    23 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.332
    Beğeniler:
    4.887
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Öneriniz gerçekleşirse; polis memurunun Kartal'dan Kadıköy'e gelmeden 100 ceza puanını doldurduğu için şöforlerin ehliyetlerini geri alması gerekir bence.
     
  3. Y. Serdar Güler

    Y. Serdar Güler Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    189
    Beğeniler:
    228
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    :))

    Trajikomik bir durum gerçekten.

    Maalesef en başından yeterli altyapı çalışması yapılmadığı için en hızlı cevap iyi bir denetimle alınabilir diye düşünüyorum.

    Türkiye'de insan yönetmelikleri okurken ne kadar medeni bir ülkede yaşıyoruz, herşey rayına oturtulmuş diye düşünüyor ama iş uygulamaya geldi mi çuvallıyoruz resmen.
     
  4. MertAG

    MertAG TamBirTroll

    Yaş:
    24
    Kayıt:
    30 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    850
    Beğeniler:
    581
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Avrupada ulaşım araçlarında uygulanıyor böyle bir sistem mesela orada metrola tramvaylara parasız kartını göstermeden ya da okutmadan biniyorsun ama üstünde önceden aldığın kart bulunuyor olmalı arada sivil giyimli biri bir fırlıyor ben denetçiyim diye ayda yılda bir denk gelir gerçide biletin yoksa cezayı kesiyor 70€ idi benim zamanımda. Uygulanırsa güzel olur.
     
  5. Engin Sarı

    Engin Sarı Canyon Ultimate CF SL

    Kayıt:
    21 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    421
    Beğeniler:
    395
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Ankara'da bundan çok farklı değil. Ulaşım bir kamu hizmetidir ve kar güdüsüyle hareket eden şahıslara bırakılamaz. Daha fazla para kazanmaktan başka bir şey düşünmeyen ulaşım esnafı, sadece taşıdığı insanların değil, trafikteki bütün insanların mal ve can güvenliğini tehdit etmektedir. En çok da biz bisikletçileri...Hergün işime bisikletle gidip geliyorum, ve trafikte sürekli dolmuş, özel halk otobüsü ve ticari taksilerin yaptığı sayısız ihlale tanık oluyorum. Zaman zaman gördüğüm trafik polislerine şikayette bulunuyorum. Ama hemen hiç birinde tatmin edici bir tutum görmedim polislerden.
    Önerileriniz güzel...Benimde aklıma gelen öneri de, ticari taksi ve diğer toplu taşım araçlarına takometre ve kamera konmalı ve bunların kayıtlarının saklanması mecburi hale getirilmeli. İhtilafa ya da şikayete konu bir durum olduğunda bu kayıtlar incelenerek para cezası ve ceza puanı kesilebilmeli. Bu araçların ruhsatları 2 yılda bir yenilenmeli ve yenilenirken bu kayıtlar kontrol edilmeli. Bu araçlarda çalışan şoförlere, normal trafik kurallarından farklı başlıklarda da, örneğin müşteriye kötü davranma, ceza puanı verilebilmeli. Ulaşım esnafının ehliyetleri ömür boyu olmamalı, belli periyotlarda sınava girerek yenilenmeli. Ulaşım esnafı, yıpratıcı ve insan hayatıyla ilgili bir mesleğe sahip olduklarından, özel bir iş güvencesi ve sigortaya tabi olmalı.
     
  6. Y. Serdar Güler

    Y. Serdar Güler Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    189
    Beğeniler:
    228
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    6 yılını Ankara'da geçirmiş biri olarak Ankara'yı bile arar oldum Engin Bey. Buradaki durumu hayal gücünüze bırakıyorum :)

    Önerileriniz o kadar yerinde ve gerekli ki.. Bu pilot uygulamaya bile geçileceğinden şüpheli olduğum için şimdilik hayal gibi geliyor bana maalesef..
     
    Engin Sarı bunu beğendi.
  7. Onur Öztürk

    Onur Öztürk Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    165
    Beğeniler:
    188
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Claud Butler
    Seviye:
    Böyle bir uygulama Ankara'da otobüslere uygulanıyor. Bir halta yaramıyor. Elinde telsiz herifin biri rastgele otobüslere biniyor.
    Sorunun çözümü kaliteli eğitimle 20-30 senede çözülür, ama ne yazıkki her an daha geriye gidiliyor.
     
  8. Murat Semiz

    Murat Semiz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Nisan 2014
    Mesajlar:
    332
    Beğeniler:
    625
    Şehir:
    Istanbul
    Bisiklet:
    Amoeba
    Seviye:
    Hayalperestliğinize hayranım arkadaşlar. Gerçi hayal kurmak iyidir, hayalleri olan insanlar bir şeyler başarabilirler, ben burda mecazi anlamda kullandım.

    Bu teröristlerin araçlarına binerek, yasal olmasa da en büyük fikrî, vicdanî, insani suçu sizler işliyorsunuz. Binmeyeceksiniz ki en somut etkiyi oluşturun. Binmeyin ki bu adamlar vicdan dersi alacakları başka sanatlara yönelsinler.

    Size baktıkça ülkemin ilkel tarafını ön plana çıkaran minibüs temalı filmler geliyor.

    Çiçek abbas (1982)
    Sultan (1978)
    Dokunmayın Şabanıma (1979)
    Atla Gel Şaban (1984)


    Yıl olmuş 2014, 35 yıl geçmiş 35..... hala bu filmlerdeki manzara aynı, hala bunlara para kazandırıyorsunuz üstelik iki büklüm kucak kucağa yolculuk yaparak.

    Sonra bir de şikayet ediyorsunuz. Adam bugün bana arkadan vurdu diyorum. Minibüs minibüs. Polis bunların hangisini adam edecek. Polis kendisi adam mı ki? Kimi kime şikayet ediyorsun. Her gün cebinden en az 5 lira çıkarıp bu terörün devamını finanse ediyorsunuz. Hayırlı ,işler dilerim. Demek ki minibüse binecek kadar kazancınız yerinde. Darısı başıma....
     
    Resul Yılmaz ve Uğur S. bunu beğendi.
  9. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Ne olacağını anlatayım;
    Dolmuş şoförleri o denetim memurlarına 100-200 lira "atar" ay başında. Ceza falan kesilmez ;)

    Türkiye'de işlerin nasıl işlediğini bilmiyor gibi konuşuyorsunuz...
     
    Yavuz S., U BoRa ve Uğur S. bunu beğendi.
  10. U BoRa

    U BoRa Kaptan

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    2 Ekim 2014
    Mesajlar:
    184
    Beğeniler:
    230
    Şehir:
    Tekirdağ
    Seviye:
    Gökhan beye katılıyorum. "Böyle olur, şöyle olur" da demeyeceğim ben, çünkü olan direkt bu. Tekirdağ'da ilçelere yolcu taşıyan firmalarda çalışan şoförlerle, biletçilerle falan bu konuyu konuştum pek çok kez. Hepsi de arabaya ayakta yolcu almaktan ve yolcuları iki büklüm taşımaktan sözümona şikayetçi ama hepsinin de tek sığındığı gerekçe "N'apalım biz de ekmek parası peşindeyiz". Çalıştıkları hat üstündeki polislerle zaten hepsi çok samimi haldeler. Biri diyor ki "Geçen gün bilmem kim abi durdurdu bi ton laf söyledi, tamam abi tutma beni akşam çekersin azarını dedim bastım geldim ihi ihi". Kimse kusura bakmasın ama polislerin de hepsi 'ekmek parası' peşinde.

    Kimsenin kazandığında gözüm yok, kimsenin kazandığı parayı nasıl harcayacağına karışmak da haddime değil ancak ekmek parası bahanesine sığınıp, saçma sapan ve bakımsız arabalarla balık istif yolcu taşırken yolda yanındaki yolcuyla "iPhone 6 kalmamış abi hiç bi yerde yaa" muhabbeti yapmak da apayrı bi riyakarlık.
     
  11. Y. Serdar Güler

    Y. Serdar Güler Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    189
    Beğeniler:
    228
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Eğer mantık "beğenmediğini değiştirmek" ise dolmuş şoförlerine kadar neler neler var bu ülkede değişmesi gereken.

    Bu söylediğiniz İngiltere'de çok güzel işler. Kraliçe Elizabeth Buckingham Sarayı'ndan ufak bir halka sesleniş konuşması yapar ve "hükümet haksız fiat arttırımı yaptı, pirinç almayın" der ve halk 1-2 ay pirinç almaz, hükümet fiyatları geri çekmek durumunda kalır..

    Türkiye'deki durumu anlatmama hiç gerek yok sanırım. Eylem yapanlar terörist ilan edilir, biber gazında boğulur, kapsüllerle, jop darbeleriyle öldürülür..

    Hadi diyelim ki çok etkileyici bir kampanya başlatıldı ve dolmuşa rağbet azaldı. Dolmuş şoförleri kurallara uymuyor diye kimse dolmuş kullanmasa siz sanıyor musunuz ki tüm dolmuşçular bir anda birer centilmen beyefendi, trafikte dost canlısı insanlar olacak? Elbette ki olmayacaklar.

    Bana kalırsa olacak şey şudur; uzun vadede dolmuş hatları değer kaybetmeye başlar, dolmuş ücretlerinde revizeye gidilir. Buna rağmen bir sonuç alınamıyorsa hat sahipleri daha fazla zarar etmemek için hatlarını satışa çıkartır, dolayısıyla dolmuş sayısı da günden güne azalmaya başlar.

    Peki ya sonuç ne olur? Kalan bir miktar dolmuş şoförü daha fazla müşteri alabilmek, arabasını doldurabilmek adına sağda solda yolcuları bekletmeye başlar, işini ağırdan alır, kimisi nadir arabasına binen müşteri dolayısıyla belki üslubunu değiştirir ama şoför yaş ortalaması 25-35 arası olan Kartal-Kadıköy hattında köklü bir değişiklik olmaz. Çünkü insan karakteri bu yaşlarda oturmuş olur. Oturmuş bir karakter ise kolay boyun eğmez. 35'ten sonrası değiştirmek zaten çok daha zordur. Biz vatandaşın da ne ulaşım problemi çözülmüş olur ne de yola çıkış amacımız olan "kalite" hayatımıza girmiş olur..


    Üstelik bu zaruri bir ihtiyaç. Kimse keyfine dolmuş kullanmıyor ki.

    Şahsım adına ulaşım için 4 ayrı alternatifim var:

    1) Bisikletle
    2) Taksiyle
    3) Belediye otobüsüyle
    4) Dolmuş/minibüs ile.

    1) Bisikleti çok seviyorum ama her yere her zaman bisikletle gitmek maalesef mümkün olmuyor.
    2) Taksi büyük kolaylık ama her daim taksi kullanacak kadar zengin değilim
    3) Belediye otobüsünü bekleyecek yarım saatim varsa, ya da acil bir yere yetişmem gerekmiyorsa zaten belediye otobüsünü tercih ederim.

    Geriye dolmuş ya da minibüs kullanmak kalıyor.

    E şimdi size göre ben keyfimden mi dolmuş kullanıyorum? Bu benim ihtiyacım. İhtiyaçlarımı gidermek, giderirken de kurallar neyse uyulmasını sağlamak benim vatandaşlık görevim.

    Polisler görevini kötüye kullanır kullanmaz bilemiyorum. Kimsenin günahına da girmek istemem. Sonuçta görevini layıkıyla yapan polis memurları da muhakkak vardır. Şayet bahsettiğniz gibi bir ihtimal varsa sistem ona göre kurulur. Bu tarz, kişiden kaynaklı sorunları aşmak zor değil. Yeter ki bir adım atılsın.
     
  12. Emrah ONAN

    Emrah ONAN Circassian

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    276
    Beğeniler:
    208
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    sorun milletin kendisinde, sadece bu sektörde değil ki. doğru dürüst eğitim sistemi olmayan, bireyleri ilkokulda bile kitap okumayan, yaş itibariyle hayal gücü ve oyuna yönelik kitaplar aksine 2. sınıfta dokuzuncu hariciye koğuşu gibi kitapları zorla okutulan, birer yetişkin olduklarında okuma kültürü yerleşmediğinden araştırma da yapmayan, dolayısıyla kendini yeteri derecede bilgi anlamında yetiştirmediğinden, içinde kendisinin de bulunduğu toplumun refahı için gerekli yaşam kalitesi standartları ve bu standartları artırmaya yönelik iyi ve kötüyü kıyaslama yeteneği zihnine yerleşmediği için hiç bir bilgisi olmayan ve dolayısıyla bunları uygulamayan, ve bahsi geçen bireylerinin toplum nüfusunun çok büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu ülkemizde ağaç kuruduktan sonra eğemezsiniz, ne cezayla ne başka bir şeyle, umut sadece gelecek için atılacak adımlardadır. Çocuklarınızı, öğrencilerinizi bu gelişmiş toplum olma ülküsü doğrultusunda yetiştiriniz. Ne yazıkki Osmanlı ve öncesinden gelen toplumun daha kolay yönetilmesi için cahil bırakılması, sadece belli bir kısımın ilim sahibi yaptırılması kültürünü o kadar benimsemişiz ki DNA larımıza işlemiş, Dna lar kopyalandıkça bazı özelliklerini kaybederler ama nasıl bir lanet ise bu kültürü kaybetmiyoruz asırlardır. Dolayısıyla şoförü de polisi de valisi de bakanı da başbakanıda aynı bu bahsettiğimiz toplumdan çıkan insanlar farklı değiller, tarih boyunca bir çok örneği olduğu gibi milletler hakedildikleri gibi yönetilirler ve yönetileceklerdir. Umudumuz yarınlarda, ama anahtarı tam şu an elimizde...
     
  13. ArdaE

    ArdaE Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Haziran 2013
    Mesajlar:
    143
    Beğeniler:
    96
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Sorun tüm trafikte ve bizim millet olarak trafiğe bakış açımızda. Araç, yer ve eğitim seviyemizden bağımsız hiçbirimiz trafik kurallarına uymuyoruz. Biz hepimiz trafik cahiliyiz ve empati fakiriyiz, devletin de kuralları uygulatmak için cezai yaptırımları da yok denecek kadar az. Sonuçta ülkenin trafiği tam bir kaos.
    Kadıköy Pendik minibüs şöförlerini düzeltseniz, taksiler, otobüsler, özel araçlar, motokuryeler, bisikletliler ve hatta yayalar o yolda terör estirmeye devam edecekler. Hadi diyelim "minibüs yolu güzelleştirme platformu" kurdunuz ve o yoldaki tüm araç ve yayaların bir şekilde kurallara uymasını sağladınız, dönüp E5'e veya sahil yoluna çıktığınızda aynı kaos devam ediyor olacak.

    Ben işin karamsar tarafındayım ve bu ülkede trafik konusunda daha bir 20-30 sene daha düzelme olmayacağına inanıyorum. Yarın eğitim verseniz bilinçli bir neslin yetişmesi ve egemen olması en az o kadar sürer.