Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz turu - 4.gün (01.08.06)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    Süleyman abinin kaldığı yerden devam ediyorum..
    Bugünkü parkurumuz Köse Dağı (geçidi) - Pirahmet - Tekke - Gümüşhane - Torul olacak..

    Köse'de kaldığımız otelde Rahman ile sabah saat 3:00'e kadar muhabbet ettiğimz için ikimiz de aşırı uykusuzuz. Ama bisiklet ve yeni yerler görmek aşkıyla sabah erkenden kalkıyoruz.

    Otelin altındaki kahveye geceden bıraktığımız bisikletlerimizi alıyoruz. Hemen kısa bir temizlik operasyonu. Çünkü bir önceki gün hep toprak yollarda seyahat ettik ve malum ziftlerden kalıntılar hala var. Herkez bisikletinin zincir, aynakol ve rublesini temizledi ve yağladı.

    İleride pastane var. Poğaçaları çok güzel. Dün Sadak köyünden aldığımız helva ve zeytinimizi de kahvaltımıza katık ediyoruz. Manavdan güzel meyveler seçip alıyoruz. Çaylarımızı da yudumladıktan sonra yola koyulmak üzere harekete geçiyoruz.

    Tam bu sırada bizi bir dayı durdurdu. Süleyman abiyle ortak bir tanıdıkları varmış. Ayak üstü muhabbetleri ve cep telefon numaraları alındıktan sonra istikamet Köse Dağı :in:

    Köse Dağı geçidine doğru rampa tırmanırken..
    [​IMG]

    Baraj inşaat çalışmaları..(sağda, yoldaki noktacık Cahit Turhan)
    [​IMG]

    Tırmanışa devam..
    [​IMG]

    Süleyman ve Cahit abileri beklerken..
    [​IMG]

    Tam buralarda, gökyüzünde bir çift şahin vardı. Benim cep telefonu onları net yakalayamıyordu ama Cahit abi, uzaktan da olsa çok güzel bir-iki resimlerini çekmeyi başardı.. Dilerim Süleyman abiye gönderdiği resimlerde vardır ve burada da görebiliriz..
    [​IMG]
    Üstteki resimde, ağaçlardan gözüktüğü üzere artık iklim yavaş yavaş değişmekte. Arizona ikliminden kurtulduğum için seviniyorum :in:

    Köse dağında zirve. Sanırım Köse'den sonraki tırmanışımız 8-9km kadardı.
    [​IMG]

    Zirve pek beklediğim gibi çıkmıyor, çünkü zirveden Gümüşhane - Bayburt yoluna ineceğimiz Pirahmet'e kadar 22km'lik yol çalışması var. Burada manavdan aldığımız şeftali ve armutları afiyetle yedik. :lick3: İniş DH için mükemmel. Ama XC kadro ve 20-25kg.lık bagajla pek de keyfini çıkaramadım..

    Ve inişe başlıyoruz..
    [​IMG]

    Bitmek bilmeyen Kösedağı inişinden. Ve yol çok kötü (asfalt değil).. Süleyman Şatır..
    [​IMG]

    Bozuk arka akort ayarımla, zor bela inişi tamamlayabiliyorum. Burası sanırım haritadan hatırladığım kadarıyla Pirahmet :rolleyes:

    İnişte bir gölgelikte (Kırıklı)bakkaldan aldığımız sodalarımızı yudumlarken. Yanımızdaki camiden ve namazdan çıkan yaşlıca bir amcamız kurmaylarımızın yol planı konuşmalarını dikkatle takip ediyor.
    [​IMG]

    Gümüşhane'ye doğru pedallarken.. Asfalt yolda ilerlerken bile hala dağdan iniyormuş gibi hissediyorum. Başta kollar ve dirsekler olmak üzere her yerim takır takır oynuyordu.. :04:
    [​IMG]

    Cahit abi biraz performans ve spor amaçlı baya bi hızlı bizden arayı açtı. Ben de Süleyman abi ve Rahman'dan müsade edip onu yakalama niyetiyle ekipten kopuyor ve adeta asfaltta akıp gidiyorum. Ortalama 40km/h :in: ile..

    Cami o kadar güzel ki.. Resimlemek için duruyorum..
    [​IMG]

    Yolun karşısından hello hello diye bağırarak yanıma gelen iki küçük arkadaş.. Hello da neymiş Türk'üm ben deyince şaşırıyorlar. Ama resimleri çekilince seviniyorlar :eek:
    [​IMG]

    Cahit abiyi yakalamaktan vazgeçip, kendimi güneşe teslim ediyorum. Kemiklerim adeta kaynıyor sıcakta. Rahman ve Süleyman abi de birazdan geliyorlar..
    [​IMG]

    Süleyman abinin lastiği patlıyor.. Suçlu yine aynı benim lastiği Harem otogarında patlatan ucubeyi Rahman bir ağacın dalına bağlıyor. Ve bir lastik düşmanından da böylece kurtulmuş oluyoruz.

    Gümüşhane merkeze varmaya çalışırken, siyah kartal bir araba, özellikle bizi geçmiş ve az ilerde durduruyor bizleri :confused: Adamın derdi şuymuş; vay efendim neden Türk Bayrağı bisikletin arkasındaymış. Hepimiz ne güzel 30km/h hız ile Gümüşhane'ye vardık, oh yemek yiyeceğiz diye pedallara asılırken hem de :boese157: Cahit abi 30km/h ile giden bisikletçileri durdurmaması gerektiğini, bisikletçilerin ve bisikletlerin bu hıza ulaşmak için bir motoru olmadığını ve yapılan sporu bölmenin hoş birşey olmadığını anlatıyor..

    Gümüşhane'deyiz..
    [​IMG]

    Gümüşhane'de yemek yiyor ve ünlü pestil ve cevizli şeker sucuklarından herbirimize eşit dört güzel paket yaptırıyoruz. Aynı dükkandan zor zamanlarda enerji vermesi için doğal kızılcık sularımızı da alıp ayrılacağız. Bu sırada yanımıza Emre Demir isimli arkadaşımız geliyor. Mekanik disk frenli çok güzel bir bisiklet toplamış. Bizi tarihi Daldaban Çeşmesine götürecek. Teklifini kabul edip takılıyoruz peşine :) Ve devamında da şehir dışına kadar uğurluyor bizleri misafirperver bisikletçi kardeşimiz Emre'ye teşekkürler.

    Gümüşhane sağda..
    [​IMG]

    soladan sağa.. Süleyman Şatır, Emre Demir, Rahman Karataş ve Cahit Turhan
    [​IMG]

    Daldaban Çeşmesi
    [​IMG]

    [​IMG]

    Rahman Karataş< ve >Emre Demir
    [​IMG]
    Bu tünel çıkışında Emre ile vedalaşıyoruz. Bize bir sonraki tünel çıkışında, soldaki eski yoldan gitmemizi öneriyor. Sağdan açılmış yeni yol oldukça tehlikeli. Çünkü dar, virajlı ve kamyonlar var :eek:

    Eski yolda, kendimizi farklı tabiat manzaraları içinde salıyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Dağ, tepe yola akmış..
    [​IMG]

    :ha: Trabzon'da fazla ağırlıktan sayıp kestiğim badem bıyığım ile..
    [​IMG]

    Yolda ufak taşlar bulduk :04:
    [​IMG]

    Torul'a inerken karşılaştığımız yabancı turcular. Arkadaşlar Zürih'ten :in: ve Gümüşhane'yi soruyorlar bize.. Rampa çıkacaklar ama bize göre şanslılar, çünkü deli bir rüzgar arkalarından esiyor..
    [​IMG]

    Biz ise o :7: deli rüzgara karşı rampa aşağı pedal basmaya çalışıyoruz. İlerlemek güç çünkü..

    Yol üzerinde beni çok çeken bir tabela.. Dilerim ilerde daha geniş zamanım olur ve yurdumuzda saymakla bitmeyen güzelliklerin hepsini görmek nasip olur birgün.. Ama şimdi Torul'a varmamız gerekiyor..
    [​IMG]

    Rahman ve Süleyman abinin yol muhabbeti :)
    [​IMG]

    Nihayet Torul'dayız.. Akşam olmadan iyi yırttık..
    [​IMG]

    Torul'da, Süleyman ve Cahit abilerin girişimleri sonucu öğretmen evinde kaldık. Dört yataklı koskoca odamıza bisikletleri bile çok rahat soktuk :04: Odaya yerleşip, üstümüzü değiştikten sonra dışarı çıkıyoruz. Öğretmen evinin hemen altında lokanta var ve kısa bir süre sonra akşam çorbası çıkacakmış.. Biz de bu zaman zarfında internet kahe, berber (ben) vs.gibi ihtiyaçlarımız için Torul'da kısa bir gezinti yapacağız.

    Toruldan kareler..
    [​IMG]

    [​IMG]

    Rahman, Cahit abi ve Süleyman abi int.kafede foto.makinesindeki imajları cd-rom'a kayıt ederken..
    [​IMG]
    ..ben de hemen yandaki berberde güzel bir sakal traşı oluyorum. Bıyık kalıyor tabiki :) Anadolu ile herşekil özdeşleşmek budur işte..

    Serkan'ın açtığı Erzincan etabı konusuna da bu kafeden cevap yazıyoruz..

    1 Ağustos 2006 tarihinde yaptığımız yol.. Köse Dağı, Pirahmet, Gümüşhane, Torul
    [​IMG]

    Torul gezintimizi lokantada sonlandırıp, akşam yemeklermizi yiyoruz. Ve yarın zor bir gün olacağı için odamıza çıkıp, istirahate çekiliyoruz.

    ..ve bir sonraki günün hedefi ise; Zigana Dağını (eski ipek yolu) aşarak Maçka'ya ulaşmak..
     
  2. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    4.gün sonunda

    Yapılan km : 68.18
    Pedal süresi : 04:24:17
    Ortalama Hız : 15,88
    En yüksek hız : 44,8
     
  3. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Bu gittiğiniz güzergahı daha önce araba ile gitmiştim. Günüşhane'yi her zaman çok sevmişimdir. Ben söylemeyi unuttum. Ama Karaca Mağaralarını mutlaka gidip görseydiniz. Gidiş zor ama belkide ondan caymış olabilirsiniz. Dağın zirvesine yakın bir yerde çünkü.
    Sevgili Özcan Abi harika fotoğraflar çekmişsiniz. Diğerlerinide merakla bekliyorum. Karadenizin yeşillikleri yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladı.
    Zigana dağında sisler içinde kalmamışsınızdır umarım. Zigana'ya her gittiğimde mutlaka bir yüzünde sis oluyor. Görüş mesafesi 5 metreye kadar düştüğü bile oluyor. Harika bir güzelliği var.
    Devamı için sabırsızlanıyorum abi.

    Sevgiler...
     
    Özcan bunu beğendi.
  4. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    Sevgili Serkan,

    Zigana dağında zirve yaptığımızda bulutların arasında gibiydik. Ama hava açıktı, yemek yedik ve bir baktık; heryer senin de yazmış olduğun gibi sis. Görüş mesafesi 5m. :) Hava dakikalar içerisinde şekil değiştirdi. İlk kez şahit oldum böyle bir olaya. Üşüdük ve inişe başlamadan önce polar, uzun pantolon/tayt, vs. ne varsa giyindik.. Zigana dağından iniş çok soğuk ve çok zevkliydi :D

    Karaca mağarasına gitmedik açıkçası.. Programın oldukça gerisinde kalmıştık..
    Kısmetse orayada başka bir gün seninle birlikte gideriz :in:

    İlk fırsatta devamı için konu açarız.. Erzincan'a selamlar
     
    Serkan Taşdelen bunu beğendi.
  5. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Sevgili Abilerim inşallah o vakiti bulurda gideriz gezmeye. En çok istediğim şeydir bu. Ama haftada bir gün izin yetmiyor bunun için.

    Zigana'da üşümek. Vay bee bu mevsimde üşümek. Gördünüzmü işte bizim buraların havaları öyledir. Adamı yaz ayında üşütür.

    "Sen Hiç Güneşte Üşüdün mü?" diye bir kelime okumuştum arabanın arkasında. Demek ki üşünüyormuş. Belki başka anlamla yazılmıştı bu yazı ama şuan ki durum için buna verilebilecek cevabı arkadaşlarımız göstermişti üşüyerek.

    Sevgiler...
     
  6. İLKER TAŞ

    İLKER TAŞ SPECİALİZED. S-WORKS M5 HARDTRAİLL ALL......

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    10 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.955
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    İLKER
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    özcan bede sizi merak ediyordum ne haber ne foto sonunda cıktınız ortaya dostum geziniz sorunsuz devam ediyor inşallah öylede bitere ddönüşde bol bol konuşuruz
     
    Özcan bunu beğendi.
  7. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    İlker'im yol canavarım :04: biz döneli bir hafta oldu bilader. En kısa zamanda görüşmek dileği ile.. Sana olan Polonezköy sözümü unutmadım :in:
     
  8. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    843
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    Haydi devam arkadaşlar . Bende gezi notlarımı becerebirsem yazmaya çalışacağım.Fotoğraflar çok güzel Necati Bilgen
     
  9. İLKER TAŞ

    İLKER TAŞ SPECİALİZED. S-WORKS M5 HARDTRAİLL ALL......

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    10 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.955
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    İLKER
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    ne zaman döndünüz yavvvvvvvvvvvv benim niye haberim yok ayakta uyuyoz
     
  10. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Sevgili Necati Abicim senin gezinide bekliyoruz. Tek Başına İstanbul-Erzincan. Harika bir gezi yaptınız bunu bizlerle paylaşmanızı merakla bekliyecez.

    Sevgiler...
     
  11. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    Özcan'ın yazdıklarına aşağıdaki notları ve resimleri ekliyorum...

    Köse'de zincir bakımı, ardından kahvaltı derken tam yola çıkmaya hazırlanırken, Kaçkar Bisiklet'ten Yusuf Kartar'ın kayınpederi Ahmet Bey'le tanıştık... Yanımıza geldi ve bize kendisini tanıttı. Biraz sohbet ettik, o anda Yusuf'a ulaşamadık ama İstanbul'da Yusuf'la karşılaştığımızda anlatacağımız şeyler olacaktı... O akşam Torul'a geldiğimizde, fotoğraf makinamın şarj cihazını, Köse'de kaldığımız Hicret Oteli'nde unuttuğumu anlayınca, imdadıma Ahmet Bey yetişiyor... Teşekkürler Ahmet Bey...

    Akşamları yatarken, erken yola çıkalım, sıcağa kalmayalım diyoruz ama, yola çıkış saatimizi not defterime 10:15 olarak yazıyorum... Köse 1650 metre yükseklikte... Saat 12:00'de, 13,79 km pedal basarak Köse Dağı Geçidi'den geçiyoruz... 1900 metre'deyiz... Artık inişe geçiyoruz ve toprak yolda 7 km kadar iniş yaptıktan sonra Kırıklı'ya ulaşıyoruz ve 15-20 dakika maden suyu ve dinlenme molası veriyoruz. 1350 metre'ye inmişiz.

    Kırıklı kavşağındaki bir tabelanın Kelkit - Erzincan yönünü göstermesi bizi şaşırtıyor. Oysa bizim haritalarımızda böyle bir yol yok. Bu yol yeni yapılmış. Demek ki, Sadak köyüne uğramadan Kelkit'e gelmiş olsak, Gümüşhane'ye gitmek için Köse'ye uğramadan bu yeni kestirme yola girecek Köse Dağı Geçidi'ni göremeyecektik... Bu da bizim için bir kayıp olacaktı...

    15 dakika sonra tekrar yola çıkıyoruz 27. km'de Pirahmet'ten geçiyoruz. Ardından Gümüşhane - Erzincan - Bayburt kavşağına geliyoruz... 3 km daha gittikten sonra da Tekke beldesine ulaşıyoruz. Burada benim arka lastiğim patlıyor. Rahman, abartısız 15 dakikada bisikleti yola çıkmaya hazır hale getiriyor. Lastik cam, çivi, diken vs. gibi dış etkiler yüzünden patlamamış, içerden kesilmiş... Son kez şans verdiğim patlak önleyici şeridi, oradaki bir ağaca asıp, yolumuza devam ediyoruz...

    Saat 14:45'te Gümüşhane'deyiz. Köse'den buraya 40 km pedal basmışız. Aslında Kırıklı'dan bu yana da, hep inişteyiz. Ancak rüzgar tam cepheden estiği, için yeterince süratli gidemiyoruz... Gümüşhane'den 16:00'da ayrılıyoruz. Gümüşhane'den Torul yönüne doğru, 6-7 tünelden geçiyoruz. Son tünelden çıkışta, tabelalar bizi servis yoluna yönlendiriyor ama, Gümüşhane'de bize rehberlik yapan Emre Demir'in uyarısıyla bu tehlikeli yola girmiyoruz... Girmiyoruz ama, aslında eski yol da pek tekin değil, belki de çok daha tehlikeli... Yol, tepelerden yola düşen taş ve topraklar yüzünden kapanmış. Bisikletlerimizden inerek, küçük tepeciklerin üstünden bisikletlerimizi atlatıyoruz...

    Karaca Mağarası'nı görmeden geçmek beni de üzdü. Ancak, bu yüklü bisikletlerle bu rampaları tırmanmak gerçekten çok güç. Zaten saat 17:00'ye geliyordu. ve tabelaya göre de mağara 5 km uzaklıkta. Yola bakıyoruz, dağa doğru kıvrıla kıvrıla çıkıyor... Yolumuza devam ediyoruz... Rüzgar çok fazla; iniş yaptığımız, pedal bastığımız halde, istediğimiz hızlarda yol alamıyoruz...

    Torul'a ulaştığımızda saat 17:45 olmuştu. Km saatime bakıyorum. 68 km yol yapmışız. Torul 897 metre, Köse 1650 metre, Köse Dağı Geçidi 1900 metre rakımdaydı; demek ki Köse Dağı'na doğru rakımı 350 metre yükseltmiş, Torul'a doğru da 753 metre düşürmüşüz. Ama merak etmeyin ertesi gün Zigana Dağı'na tırmanarak bu inişi geri iade edeceğiz...

    [​IMG]

    [​IMG]
    Ekip, Köse'de...

    [​IMG]
    Kahvaltıda...

    [​IMG]
    Ekip, Kaçkar Bisiklet'ten Yusuf'un kayınpederi Ahmet Ağabey'le...

    [​IMG]
    Arka planda Torul...

    [​IMG]
    Köse Dağı Geçidi'ne doğru...

    [​IMG]

    [​IMG]
    Köse Dağı Geçidi...

    [​IMG]
    Köse Dağı Geçidi...

    [​IMG]
    Artık, Torul'a kadar ineceğiz...

    [​IMG]
    Kesilmiş bir ağacın, bu şekilde dizilişi bana çok ilginç geldi...

    [​IMG]

    [​IMG]
    Ekip, Kırıklı'da dinlenmede...

    [​IMG]
    Rahman Karataş... Kendisini jokeylere benzetiyorum...

    [​IMG]
    Gümüşhane - Trabzon - Erzurum - Bayburt kavşağı...

    [​IMG]
    Rahman lastiği 15 dakikada değiştirdi...

    [​IMG]
    Gümüşhane'ye doğru...

    [​IMG]
    Ve Gümüşhane'deyiz...

    [​IMG]
    Gümüşhane şehir merkezinden bir görünüş...

    [​IMG]
    Cahit, hepimize pestil ve cevizli sucuktan oluşan 'yasal doping' hazırlatıyor...

    [​IMG]

    [​IMG]
    Ekip, Gümüşhane'de bize rehberlik yapan Emre Demir'le birlikte...

    [​IMG]
    Tarihi Daldaban Çeşmesi önünde...

    [​IMG]
    Gümüşhane'den Torul'a doğru 6-7 tane tünelden geçiyoruz...

    [​IMG]
    Heyelanlı yola giriyoruz...

    [​IMG]
    Bisikletlerimizi küçük tepelerden atlatıyoruz...

    [​IMG]
    İsveçli bisikletlilerle...

    [​IMG]
    Torul Öğretmenevi'den görüntüler...

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  12. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    [​IMG]
    Köse Çayı üzerinde inşaası süren Köse Barajı...

    [​IMG]
    Baraj sulama amacıyla yapılıyormuş...

    [​IMG]
    Ruslar'dan kalma eski köprü...

    [​IMG]
    Özcan'ın sözünü ettiği şahinler...

    [​IMG]
    Köse Dağı Geçidi'nin en yüksek yeri (1900 m.)

    [​IMG]
    Geçit'te yol inşaatı sürüyor...

    [​IMG]
    Karadeniz Bölgesi'ne geçtikten sonra bitki örtüsü aniden değişecek...

    [​IMG]
    İnişe geçiyoruz. Bu iniş Gümüşhane ve Torul'a kadar sürecek...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    İnişten sonra Kırıklı'daki molada bisikletlerimiz...
     
  13. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    1900 metre yüksekliğindeki Köse Dağı Geçidi ile ilgili okuduğum notlardan birinde, 26 Haziran 1242'de yapılan ve Moğolların, Selçukluları yenip Anadolu üstündeki hükümranlıklarına sona erdirmesiyle neticelenen Kösedağ Savaşı'nın adını bu boğazdan aldığını öğreniyorum...

    Gümüşhane ile ilgili bir not da; Gümüşhane adının eskiden buradan çıkarılan gümüş madeninden gelmesi... Gümüşhane'de bize rehberlik yapan Emre Demir, dağlardan gelen bir derenin suyunu bize gösterirken, suyun bulanıklığının, dağlardaki gümüş madeninden dolayı olduğunu söylemişti... 1296'da buradan Marco Polo'da geçmiş ve bunu yazmış...

    Gümüşhane'ye Harşit Çayı boyunca ilerleyen karayolu ile bağlı olan Torul'un antik çağdaki adı ise, Ardasa... Ardasa Bizans'ın son kalesiymiş... Kale 1479-1480 kışında Fatih'in büyük oğlu II Bayezid tarafından teslim alınmış...

    Bu küçük notları düştükten sonra, Rahman'ın çektiği resimlerden birkaçını ekliyorum...

    [​IMG]
    Köse Dağı Geçidi'ne doğru...

    [​IMG]
    Özcan...

    [​IMG]
    Cahit ve ben...

    [​IMG]
    Zaman zaman gençler sollayıp geçiyorlar...

    [​IMG]
    İnişten sonra Kırıklı'daki mola...

    [​IMG]
    Cahit...

    [​IMG]
    Çocuklar...

    [​IMG]
    Yaptıklarımıza pek akıl erdiremiyen Hacı Amca...

    [​IMG]
    Gümüşhane'de yemek molası... Özel yapılmış kadayıf tatlısı yemeden çıkmayın...

    [​IMG]
    Gümüşhane'de dağdan gelen derenin suyu oldukça bulanıktı...

    [​IMG]
    Heyelan bölgesinde...

    [​IMG]
    Aslında bu yol trafiğe kapalı...

    [​IMG]
    Araçlar solda görülen servis yolundan geçiyorlar...

    [​IMG]
    Kayalar ayrılıp, düşecekmiş gibi duruyordu... Zaten bir bölümü düşerek yolu kapatmış...

    [​IMG]
    Gümüşhane-Torul arasındaki inişte rüzgar yüzünden sürekli pedal basmak zorunda kaldık...

    [​IMG]
    İsveçliler...

    [​IMG]
    Torul'da 'Ne alırsan 1 YTL'cide... İstanbul'da iş kurma teklifi bile aldık...

    [​IMG]
    Özcan, şapka sorununu çözmeye çalışırken...

    [​IMG]
    Ve Torul Öğretmenevi'nin odası...
     
  14. makrobjektif

    makrobjektif Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Kasım 2006
    Mesajlar:
    193
    Beğeniler:
    35
    Şehir:
    lüleburgaz
    Seviye:
    gercekden sezlerle olmak isderdim