Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Doğa Dostu Bisiklet ve İnsanların Doğa'ya Verdiği Zararlar ve Sonuçları

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Çağlayan tarafından paylaşıldı.

  1. Çağlayan

    Çağlayan Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2012
    Mesajlar:
    1.764
    Beğeniler:
    2.110
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Çevreye zarar veren unsurlar ve sonuçları;

    Bütün canlıların uyum içinde yaşadıkları alana doğal çevre denir. Tabiattaki bütün canlılar çevremizdeki diğer varlıklarla uyum içinde hayatlarını devam ettirirler. Canlılar ile canlı varlıklar arasında canlılar ile cansız varlıklar arasında bir madde alış-verişi ilişkisi ve uyumu mevcuttur.
    Örneğin,ormanlarda tüm bitki,hayvan ve mikroskobik canlılar uyum içinde yaşar.Çevreyi oluşturan canlı halkalardan birinin yok olması,diğer canlıların olumsuz etkilenmesine neden olur.(Besin zinciri)
    Örneğin,ormanların yok olmasının çevreye çeşitli etkileri vardır;
    * Ormanda yaşayan canlı türleri yok olur.
    * Hava kirliliği artar.
    * Yağışlar azalır.
    * Erezyon artar.
    İnsanların Çevreye Etkileri
    Kullandığımız yakıtlardan kül ve zehirli gaz gibi atıklar açığa çıkar. Baca ve egzozlardan çıkan zehirli gazların birleşmesi sonucu asit yağmurları oluşur.
    Asit yağmurları temas ettiği bitki örtüsünün yok olmasına,insanlarda deri ve akciğer hastalıklarına neden olur. Çevre kirliliğini azaltmak için yüksek kalorili,kül ve zehirli gaz çıkışı az olan yakıtlar kullanılmalıdır.(doğal gaz,taş kömürü...)Deniz kazaları ile denize dökülen petrol,su üzerine yayılır. Su üzerine yayılan petrol kısa sürede temizlenmediğinde suyun güneş ışığı ve hava ile temasının kesilmesine neden olur. Bu olay suda yaşayan canlıları olumsuz etkiler.


    Atık Çeşitleri
    Çevreye atılan ve doğal dengeyi bozan zararlı maddelere atık denir.
    Kağıt,bitki kalıntıları,sofra artığı,hayvan leşleri ve doğal gübre gibi organik (canlı kökenli) atıklar mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden tabiata kazandırılır. Fakat bu atıklar,çevreye atıldığında mikropların üremesine de uygun ortam oluşur.
    Cam şişe,teneke kutu,petrol,plastik,pet şişe,deterjan,tarım ilacı ve pil gibi maddeler tabiatta kalıcı kirliliğe neden olur.
    Kalıcı kirliliğe neden olan atık maddelerin rasgele çevreye atılmaması ve sanayide yeniden kullanımı sağlanmalıdır. Cam,kağıt,teneke,pil ve plastik sanayide yeniden kullanılır.
    Kirlilikten Etkilenenler


    Su
    Hava
    Toprak

    Kirleten Kaynaklar


    Zehirli Maddeler
    Radyoaktif Maddeler
    Petrol Ve Petrol Ürünleri
    Evsel Ve Kentsel Atıklar
    Endüstriyel Atıklar
    Gürültü

    1-) Suyun Canlılar İçin Önemi
    Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır. Hücrenin büyük bir bölümü (2/3) sudan meydana gelmiştir. Hücrede meydana gelen biyokimyasal olaylar için su gereklidir. Ayrıca dünyanın ¾ ü suyla kaplıdır. Bu suların ancak %0,003 ü içilecek niteliktedir. İçilecek su kaynakları,yer yüzü suları/baraj,göl,gölet) ve yer altı suları (kaynar,artezyenler)dır.



    Su Kirliliğinin Sebepleri
    Endüstriyel kuruluşlarca bırakılan artıklar (petrol, boya, deterjan, ağır metaller, kanalizasyon...)
    Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübreler
    Hayvansal ve evsel artıklar
    Sulara bırakılan kurşun,civa
    Lağımların sulara karışması

    Su Kirliliğinin Önlenmesi


    Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli
    Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli
    İnsanlar bilinçlendirilmeli
    Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli,plan ve programlar yapılmalı
    Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır

    2-) Havanın Canlılar İçin Önemi
    Hava,canlılar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Özellikle havada bulunan oksijen canlılarda besinlerin yıkımında rol oynadığından çok önemlidir.
    Havada bulunan gazların;


    %78 i Azot
    %21 i Oksijen
    %1 i Diğer gazlardan oluşur.

    Hava Kirliliği Ve İnsan Sağlığına Etkileri


    Hava kirliliğine sebep olan etkenler şunlardır;
    Sanayiden çevreye bırakılan gazlar
    Araçların egzosundan çıkan gazlar
    Fosil yakıtlardan (petrol,kömür vs.)çıkan gazlar
    Fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan karbondioksit, azot oksitleri,kükürt oksitleri asit yağmurlarına neden olur.
    Hava kirliliğinin zararları bitki,hayvan ve insanlara daha fazladır.


    İnsanlarda hava kirliliği;


    Solunum yolu rahatsızlıkları
    Astım-bronşite
    Vücudun savunma mekanizmasının zayıflamasına neden olur.
    Hava Krililiğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?


    Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtlar olabildiğince az kullanılmalı. Bunun yerine doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji vb. enerjilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
    Karayolu taşımacılığı yerine demiryolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir.Büyük kentlerde toplu taşıma hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Böylece otomobil egzoslarının neden oılduğu kirlilik azaltılabilir.
    Sanayi kuruluşlarının atıklarını havaya vermeleri önlenmelidir.
    Yeşil alanlar arttırılmalı, orman yangınları önlenmelidir.
    Ozon tabakasına zarar veren maddeler kullanılmalıdır.




    Toprağın Canlılar İçin Önemi

    Yeryüzünün en üst tabakasını oluşturan örtüye toprak denir. Toprak tüm canlıların besin ve hayat kaynağıdır. Bitkiler;insan ve hayvanların,toprakta bitkilerin besin kaynağıdır. Çünkü bitkiler ihtiyaç duyduğu inorganik besin ve suyu topraktan alırlar. Toprağın canlılara sağladığı faydalardan biri de yer altı sularının süzülerek canlıların kullanabileceği hale getirilmesidir.(doğal arıtma)

    Toprak Kirliliği

    Toprak kirliliğine neden olan başlıca etmenler;
    Ev, iş yeri ve hastahane atıkları,
    Radyoaktif atıkla

    Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları,
    Gereksiz yere ve aşırı miktarda yapay gübre, tarım ilacı vb. kullanılması.
    Tarımda gereksiz yere ya da aşırı hormon kullanımı
    Suların kirlenmesi. Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yer altı sularının kirlenmesine neden olur.


    Toprak Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

    Toprak kirliliğinin önlenmesi için yapılabilecek bazı şeyler şunlardır;


    Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı yeşil alanlar arttırılmalıdır.
    Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalıdır.
    Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmelidir.
    Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.

    Ses Kirliliği
    Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de ses kirliliğidir. Gürültü de denilen ses kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Ses kirliliğinin yaratan önemli etmenler;


    Sanayileşme
    Plansız kentleşme
    Hızlı nüfus artışı
    Ekonomik yetersizlikler
    İnsanlara, gürültü ve gürültünün yaratacağı sonuçları konusunda yeterli ve etkili eğitimin verilmemiş olmasıdır.
    Ses kirliliği, insan üzerinde çok önemli olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

    İşitme sistemine etkileri: Ses kirliliği işitme sistemi üzerinde, geçici ve kalıcı etkiler olmak üzere iki çeşit etki yapar. Ses kirliliğinin geçici etkisi, duyma yorulması olarak da bilinen işitme duyarlılığındaki geçici kayıplar şeklinde olur. Duyma yorulması düzelmeden tekrar gürültüden etkilenilmesi ve etkileşmenin çok fazla olması durumunda işitme kaybı kalıcı olur.
    Fizyolojik etkileri: İnsanlarda görülen stresin önemli bir kaynağı ses kirliliğidir. Ani olarak oluşan gürültü insanın kalp atışlarında (nabzında), kan basıncında (tansiyonunda), solunum hızında, metabolizmasında, görme olayında bozulmalar yaratır. Bunların sonucunda uykusuzluk, migren, ülser, kalp krizi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar. Ancak en önemli olumsuzluk kulakta yaptığı tahribattır.
    Psikolojik etkileri: Belirli bir sınırı aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler, sinirli, rahatsız ve tedirgin olmaktadır. Bu olumsuzluklar, gürültünün etkisi ortadan kalktıktan sonra da sürebilmektedir.
    İş yapabilme yeteneğine etkileri: Özellikle beklenmeyen zamanlarda ortaya çıkan ses kirliliği, iş veriminin düşmesi, kendini işine verememe ve hareketlerin engellenmesi şeklinde performansı düşürücü etkiler yapar. Gürültünün öğrenmeyi ve sağlıklı düşünmeyi de engellediği deneylerle saptanmıştır.
    Ülkemizde, insanları gürültünün zararlı etkilerinden korumak için gerekli önlemleri içeren ve çevre yasasına göre hazırlanmış olan "Gürültü kontrol yönetmeliği" uygulanmaktadır. Ancak yönetmeleğin hedeflerine ulaşabilmesi için insanların bu konuda eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekir.

    Ses Kirliliğinin Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

    * Ses kirliliği aşağıdaki uygulamalarla önlenebilir;
    * Otomobil kullanımını azaltacak önlemler alınmalıdır.
    * Ev ve iş yerlerinde ses geçirmeyen camlar(ısıcam gibi) kullanılmalıdır.
    * Eğlence yerleri vb. ortamlarda yüksek sesle müzik çalınması engellenmelidir.
    * Gürültü yapan kuruluşlar şehirlerin dışında kurulmalıdır.

    Radrasyon

    Radyoaktif element denilen bazı elementlerin atom çekirdeğinin kendiliğinden parçalanarak etrafa yaydığı alfa, beta,ve gama ışınlarına radrasyon denir. Çevreye yayılan bu ışınlar, canlı hücreleri doğrudan etkileyerek mutasyon denilen genlerdeki bozulmaya neden olur. Çok yoğun olmayan radrasyon, canlının bazı özelliklerinin değişmesine neden olurken yoğun radrasyon, canlının ölümüne neden olabilir. Örneğin; 1945’te Japonya’ya atılan atom bombasın, atıldıktan sonra 7 gün içinde, vücutlarının tamamı 10 saniye radrasyon almış insanların %90’ı hiçbir yara ve yanık izi olmadan öldü. 26 Nisan 1986’da Çernobil’deki nükleer kazanın; ani ölümler, gebe kadınlarda düşük olayları kan kanseri, sakat doğumlar gibi olumsuz etkileri oldu.
    Bir çevredeki belli bir dozun üzerinde olan radrasyon, canlının vücut hücrelerini etkileyerek doku ve organlarda bozulmalara ,anormalliklere, üreme hücrelerini etkileyerek doğacak yavrularda sakatlıklara neden olur. Uzun süre radrasyon etkisinde kalmanın yaratacağı sonuçlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;


    Kanser oluşması
    Ömrün kısalması
    Katarakt oluşması.

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------

    Barajlar hızla tükeniyor,Tuzgölü ise suyunu çekiyor ve yağmura hasret,tarım ise tehlike de,bu olanların tek sorumlusu insanoğlu,doğa'ya dolaylı bir şekilde zarar veriyorlar.

    Doğa'nın dengesi bozulmasaydı,bugün kar yağışını görecektik ve hatta ülkemiz çok az yağış alıyor artık,

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------

    İnsanların Çevreye Verdiği Zararlar Nelerdir.

    İnsan Faaliyetlerinden Kaynaklanan Etmenler:
    •Evler, iş yerleri ve taşıt araçlarında; petrol, kalitesiz kömür gibi fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz tüketilmesi
    •Sanayi atıkları ve evsel atıkların çevreye gelişigüzel bırakılması
    •Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması
    •Orman yangınları, ağaçların kesilmesi, bilinçsiz ve zamansız avlanmalar
    •Bilinçsiz ve gereksiz tarım ları, böcek öldürücüler, soğutucu ve spreylerde zararlı gazlar üretilip kullanılması
    •Nükleer silahlar, nükleer reaktörler ve nükleer denemeler gibi etmenlerle radyasyon yayılması
    İnsanoğlu yüzyıllardır çevresine ve doğaya verdiği zararların bedelini ödemektedir. Kişisel hırslarla, daha çok kazanmak arzusuyla, tembellikle, sorumsuzlukla doğaya zarar verenler kendilerinin doğanın bir parçası olduklarını ve verdikleri zararın kendilerine döneceği gerçeğini gözardı etmişlerdir.

    Yüzlerce yıldır çevreye verdiği zarardan çok çeken insanoğlunda bir çevre bilincinin oluşması (en azından önemli bir kısmında) çok yeni sayılır. 1970′li yıllardan sonra Dünya’da çevremizle ilgili hissedilir derecede bir duyarlılık oluşmuş ve bu olgu çevrebilim(ekoloji) adıyla bilimsel platformda yoğun bir şekilde ele alınmaya başlanmıştır.

    İnsanların Çevreye Verdiği Zararlar (Detaylı)
    ÇEVREYE VERİLEN ZARARLAR

    Çevre kirliliğinin doruğa ulaşmasında 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi’nin büyük etkisi olduğu doğrudur. Fakat çevre kirliliğinin bu tarihte başladığını zannetmek büyük bir hatadır. çevre kirliliği çok eski çağlardan beri vardır. Fakat çevre biliminin ve ciddi bir ekolojik bilincin oluşması yenidir. örneğin ormanların bilerek yakılması insanoğlunun çevreye çağlar boyunca verdiği zararın bir örneğidir. Orman yangını, çağlar öncesinde insanların sık sık yakalandığı sinüzit ve antrakoz (akciğerlerde siyahlaşma) gibi hastalıkların başlıca nedenidir. Fakat bunu yapan insanların, bu hastalıkların sebebinin, doğaya kendi elleriyle verdikleri zararlar olduğunu anladıklarını hiç sanmıyoruz.

    Ortaçağ’da da çevre kirliliğinin önemli bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. İngiltere’de evlerinin önüne insanların dışkılarını atmaları o kadar büyük bir sorun olmuştur ki 1345 yılında bunu yapanlar 2 şilin para cezasına çarptırılmaya başlanmıştır. 12. yüzyılda ise Fransa’da Philippe Auguste sokaklardaki iğrenç atıkların kaldırılmasını ilk emreden kral oldu. Bunun üzerine dışkılarını akarsulara atan halk kendi ana içme suyu kaynaklarını kirletti. çevre kirliliği hakkında ilk bilinen yasa 1388′de İngiltere Parlementosu’nda kabul edildi. Bu yasaya göre akarsulara ve sokaklara dışkı atılmayacaktı. Yasayı uygulamayan yönetici, o çevrede yaşayanlarca kralın mühürdarına şikayet edilecekti. İnsanların kendi elleriyle doğayı kirletmelerinin sonucunda, kendilerinin gördükleri zararın dayanılmaz boyuta ulaşmasıyla, ancak devlet yasasıyla kendilerini koruyacakları kanaatine vararak oluşturdukları ilk yasa, bahsettiğimiz yasadır.

    19. yüzyıl sanayileşmesinde ise ortaya çıkan tablo korkunçtur. Tüm sanayi bölgelerinde met@lurji ve demir çelik kuruluşları karaları, suları, havayı kirlettiler. Charles Dickens’in romanları, komünizmin teorisyeni Friedrich Engels’in yazıları, Londra’nın kirlenmişliğinin kitaplardaki en bilinen delilleridir. 1930′da hava kirliliğinden Belçika’nın Mosa Vadisi’nde 63 kişi öldü. 1952 yılında ise Londra’da yaşanan felaket çok daha büyüktü. 4000′i aşkın kişi nefes alma zorluğundan, insanların doğayı tahribinin bir sonucu olarak öldü.

    Günümüzde de durum pek parlak değildir. Belki böyle toplu ölümlere rastlanmıyor ama Dünya Sağlık örgütü’nün açıklamalarına göre bir milyarı aşkın insan hava kirliliğinin doğrudan tehdidi altındadır. Yıllarca toplanan çöplerin denizlere dökülmesi sonucunda bu pislikten geçmişte ne kadar insanın zarar gördüğünü tespit etmek ise mümkün değildir. üstelik günümüzde de denizlere çöp dökülmesi şeklindeki uygulama tamamen terkedilmiş değildir. Gerek deniz altı canlılarını öldüren, gerekse bunların vücutlarında zararlı maddeler birikmesine yol açan deniz kirliliği, sonuçta yine insanoğluna zarar vermektedir. Günümüzde, sayamadığımız tüm bu kirliliklerin kanser gibi birçok hastalıkta önemli etkisi olduğu kabul edilmektedir.

    Kaynaklar;

    http://www.isimsizsevda.com/

    http://nettebuldum.com/
     
  2. Gezgin Berduş

    Gezgin Berduş Üye

    Kayıt:
    3 Eylül 2013
    Mesajlar:
    82
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    Dünya
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Bizim gibi doğa severlerin sinirle okuduğu yazı çok yararlı olmuş umarım bazı insanlarda şans eseri bunlara rastlarda az da olsa bilinçlenir.
     
    Çağlayan bunu beğendi.
  3. Bilal K.

    Bilal K. Üye

    Kayıt:
    12 Aralık 2013
    Mesajlar:
    54
    Beğeniler:
    37
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    ben ufak çapta bir fabrika sahibiydim.2 arazi aracı,3 aile arabası, 4 spor araba sahibiydim.fabrikam Sefaköy'deydi. açıkçası atıkların depolanması, taşınması konusunda pek duyarlı sayılmazdık.Sarıyer'de, Beykoz'da ve Üsküdar'da adeta DOĞA KATLİAMINA imza attık ve 3 tane havuzlusundan villa yaptırdık.
    peki neden vardı,yaptık,ettik diye görülen geçmiş zaman kipini kullanıyorum.çünkü tövbe ettim gibi bişey oldu.çok lüks ve tüketim üzerine kurulu bi hayat yaşıyorduk ta ki gümüşlük'te tanıştığımız o bisikletli kampçılarla bişeyleri değiştirmeye karar verene kadar.
    şu an fabrikanın dönüşümünü sağladıktan sonra ilgili sözleşme maddesi ile üretime o şekilde devam edeceğini garanti altına alıp devrettiğim için, her villa için anadolu'da (3 ilde) pişmanlık hatıra ormanını kurduğum için, araçları elden çıkarıp bisiklete bindiğim için kendi üzerime düşeni yerine getirdiğime inanıyorum.

    şaka şaka...fakirim ben.metrobüs kullanıp, bisiklete biniyorum.memurum işe bisikletle geliyorum bazen cuma'ları o kadar.
     
  4. onur güneş

    onur güneş Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Eylül 2012
    Mesajlar:
    743
    Beğeniler:
    180
    Şehir:
    malatya
    Seviye:
    artık doğayı düşünen mi var ki ?
    keşke eski zamanlarda yaşasaydık bol bol oksijen hele istanbul kendinden bıkıttırdı trafik desen hayat kalitesi desen berbat belkide bana öyle geliyor kusura bakmayın küçük yaşıma verin
    tüm insanları istanbula doldurmanın anlamı nedir ben onuda anlamıyorum evin suriyelisi eminönünde para dileniyor istanbulda ne işi var kim getiriyor bunları ? Bilmiyorumda bana mantıksız geliyor sana ne kardeşim şavaştan isterse birbirlerini kessinler sana ne o kadar ülke yardım etmiyor biz yardım ediyoruz sanki biz kendi kendimize bakabiliyoruzda elektrik su doğalgaz neden artıyor bu durumlardan doalyı işte neyse bana düşmez bunlar abilerimiz daha iyi yorumlar bu durumları
     
    Gezgin Berduş bunu beğendi.
  5. alperK

    alperK Onursal Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2013
    Mesajlar:
    1.894
    Beğeniler:
    337
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    bisiklet sürsemde araba vazgeçilmezim
     
  6. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    74
    Seviye:
    Biz bisiklet severler bisikletlerimiz için yeni lastikler, yeni vitesler , yeni seleler peşinde koştuğumuz sürece endüstri bunları üretmek için çoğu yerde doğayı kirletmeye devam edecek ne yazık ki yani hiç kimse masum değil !!!
    tüketmek harcamak aslında doğaya verilen en büyük zarar
     
  7. Çağlayan

    Çağlayan Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2012
    Mesajlar:
    1.764
    Beğeniler:
    2.110
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    http://www.youtube.com/watch?v=DSfFPOqIPK8

    Lütfen paylaş,İnsanların sevimli dostları,Yunus'ların esaretine sessiz kalma..Yunus'lar park alanlarında ne kadar mutlu görünse de depresyona giriyorlar..
     
  8. Çağlayan

    Çağlayan Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2012
    Mesajlar:
    1.764
    Beğeniler:
    2.110
    Şehir:
    İzmir
    Seviye: