Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Deneyim1; Bodrum'a gitmek.

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında rainn tarafından paylaşıldı.

  1. rainn

    rainn Üye

    Kayıt:
    14 Mart 2007
    Mesajlar:
    64
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İzmir - Güzelbahçe
    Seviye:
    Tarih: 06.08.2007
    Yer: İzmir

    İki gün önce Bodrum‘a gitmek amacıyla evden bisikletimle ayrıldım. Bu sene Kamil Koç firmasını tercih etmiştim. Narlıdere’deki şubeye vardım. Servis aracı beni otogara götürmekle yükümlü tabii bisikletimi de! Ama şöför bey ‘bisiklet taşımacılığı’ ile ilgili 2005 yılında yayınlanan yönetmeliği göz ardı edip mırın kırın edince ilk ’sinir harbim’ başlamış oldu.
    Neyse ki bu küçük sorun atlatıldı ve otogara ulaştım. Ancak o da ne? Bodrum arabası olması gereken yerde değil! Bir hışımla ‘bulayım şu otobüsü’ ana fikriyle dolaşmaya başladım ortalığı. Etraf öyle kalaba ki bisikletle cambazlık yapmaktayım. O esnada ‘annem’ yaşında olduğunu söyleyecek olan (ki banane isterse anneannem yaşında olsun) bir kadının torbasının üstünden mecburen bisikletin tekerleği geçmiş bulunuyor! Ve…
    “Dikkatli ol biraz!” (diye bir telkinle karşılaşıyorum)

    “Siz de torbanızı yolun ortasına koymayın. Burası yürüme amaçlı bir bölge.” (diyerek kadının yüzüne bile bakmadan koyuldum yola)

    Otobüsü de bulamamanın verdiği şaşkınlıkla az önceki kadına rastlıyorum ‘az önceki kadın’ olduğunu bilmeden!

    “Siz de mi Bodrum’a gideceksiniz?”

    “Evet ama az önceki davranışın çok yanlıştı. Ben senin annen yaşındayım!”

    (bu sözle ampüller yandı kafamda!)

    “Pardon ama o kadar kalabalığın içinde bir de sizin torbanıza elimdeki 15 kg’lık bisikletimle dikkat edemezdim. Üstelik pedallar bacağımı çiziyordu. Ve ayrıca torbanızın orda olması zaten büyük bir yanlıştı. “

    “Torbayı ben koymadım oraya, düşmüştü!”

    “Kaldırsaydınız o zaman! Burada herkesin acelesi var. Sizin torbanızın keyfini kimse bekleyemez. Kaldı ki tekerlek ucundan geçti torbanın!”

    (Tartışma benim galibiyetimle bu şekilde bitti. O’nu bir daha görmemek üzere içeri girdim)

    Sonra öğrendim ki beni getirecek olan otobüs küçük bir kaza geçirmiş dolayısıyla gecikecekmiş. Hayatta en sevmediğim şey beklemek ve bekletmektir. Ben kimseyi bekletmem. Ama birileri beni hep bekletir!

    Velhasıl kelam otobüs beni bir saatten fazla bekletti. Şans eseri otobüsün muavini bisiklet konusunda sorun çıkarmadı. Bizzat bagaj kısmına girerek kilitledim bisikleti. Neyse otobüse bindim, 32 no’lu koltuğumu ararken bir de ne göreyim az önceki kadın koltuğumun yanındaki koltukta oturuyor! (N’aman Tanrım!!) Kalkıp yol veriyor bana, yerleşmeye çalışıyorum koltuğa. Ancak yerleşemiyorum! Önümde oturan sarı saçlı kilolu kadın koltuğu öyle bir geriye vermiş ki hareket etmek namümkün. ‘Sabır’ diyerek kaderime razı geliyorum.

    Otobüs ilerledikçe etrafı horultu seranadı sarıyor. Yanımda ki kadın öyle bir uyuyor ki kolu üstüme devriliyor. İttirsem de kadın hiç oralı olmuyor. Önümde oturan sarı saçlı kilolu kadın ise sınırlarını zorlamakta. Koltuğun yatak olmasını ister bir eda ile tüm gücüyle bastırıyor geriye koltuğu. Dayanamayarak..

    “Hanımefendi biraz öne alabilir misiniz koltuğunuzu. Zaten sıkışıktı burası iyice sıkıştım hareket edemez oldum” diyorum.

    Sarı saçlı kilolu kadın’ın uyku mahmuru suratını bana bakmasa bile profilden hafifce görüp ne kadar antipatik biri olduğuna karar veriyorum. Zira kadın tek kelime etmeden koltuğu insafa gelip biraz kaldırıyor.

    Sabaha karşı yapılan bu yolculukta tek uyumayan olarak yakıyorum tepemdeki ışığı. Kitap okumaya başlıyorum. Kulaklarımda hoş bir müzik! Ancak buna rağmen yanımdaki kadının ‘cık cık cık’ şeklindeki cıklamalarıyla karşılaşıyorum. Tekrar ’sabır’ diyorum.

    Milas’a gelince muavin yaklaşıyor yanımıza. Kendini kaybetmişcesine uyuyan yanımdaki kadını uyandırıyor ve kadın iniyor otobüsten.

    Otobüs Bodrum’a geldiğinde deriiiiin bir nefes alıp iniyorum. Bisikletimi çıkarıyorum. Sonra eve kadar Ozan (spherex) ile bisiklet üstünde gidiyoruz ve çırpıda bunları ona da anlatıyorum. Gülüyor! :)

    Gerçekten de gülünecek olaylar dizisi aslında! Çıkarılan ders de çok önemli bir nokta! Anlaşıldı ki bir daha bilet ayırırken ‘bayan yanı’ değil ‘daha anlayışlı insan yanı ve arkası’ şeklinde bir talepte bulunmalıyım! :D

    Umarım İzmir’e dönüş yolu böyle maceralı olmaz! Şimdi sıra Bodrum’da olmanın tadına varmaya geldiii!
     
  2. Selim Çam

    Selim Çam Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.905
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Okurken yaşadım adeta. :) :)
     
    rainn bunu beğendi.
  3. rainn

    rainn Üye

    Kayıt:
    14 Mart 2007
    Mesajlar:
    64
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İzmir - Güzelbahçe
    Seviye:
    tşklerr
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  4. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Paylaşma duyarlılığını gösterdiğin için teşekkür ederim.
     
  5. bisiklet_tutkunu

    bisiklet_tutkunu Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    258
    Beğeniler:
    114
    Seviye:
    Tesadüfe bak be.Paylaşım için teşekkürler.