Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Deli'nin seyir defteri

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Sedat GÖKÇEK tarafından paylaşıldı.

  1. Sedat GÖKÇEK

    Sedat GÖKÇEK Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    134
    Şehir:
    Küçükyalı
    Seviye:
    DELİ'NİN SEYİR DEFTERİ
    ---------------------------------------------
    Yer : Serindere Kanyonu
    Tarih : 30.10.2010
    Yol : 70 Km
    ...---------------------------------------------
    05:00 Evden ayrılış

    05:35 Adapazarı Expresi

    07:15 İzmit Kahvaltı

    07:30 Yuvacık'a doğru tabana kuvvet

    08:50 Camidüzüne varış 3 rampa soluklanmadan tırmanış yolda bir amca durdurdu "Arkdaşların yok mu dedi" Biraz sohbet ettik. Terim soğumaması için müsade isdedim.

    08:55 Örnekköy' doğru tırmanış.

    09:20 Örnekköye geldim. 3 tane yol google'da 2 yok vardı. Karasız kaldım ortaki yoldan daldım. Biraz sonra yanlış yolda olduğumun farkına vardım. İlk gördüğüm evin kapısını çaldım. 70 yaşlarında bir nine çıktı. Serindere'yi sordum. Hangi Serindere diye bir cevap aldım. :D:D:D "Elektrik santralinin olduğu yeri sordum. "Caminin yanından devam et dedi". Arkasından yine aynı yaşlarda dedem çıktı. Kızkın bir ifadesi vardı."Oğlum delimisin sen dedi bu havada bisiklete binilirmi?". Bu dede beni nerden tanıyor ki dedim :D:D kendi kendime.

    09:30 Serindere kanyon'a yılan gibi yollardan 10 dk'da indim. 30 dk mola 2 adet mandalina ve bir muzu devirdim tabi :):):)

    10:00 Tepecik köyüne doğru tırmanış. Bu tırmanışı daha önce yaptığım için 3 yerde tehlikeli olacak şekilde köpeklerin olduğunu biliyordum :D:D:D her zamanki belam işte.
    En sonunda ilk köpek karşıma çıktı çantamda Tavuklu sandviçim vardı bir parşa attım o yerken kaçtım :D:D:D hemen ondan sonraki bir evde daha köpek vardı onuda biliyorumdum daha o eve gelmemiştimki sanki haber verir gibi aşağı evdeki köpeğin havlaması ile diğer köpek karşıma çıktı. Hadi onada bir parça sandviç tekrar topukladım. bundan sonraki köpek Aksığın köyünden hemen önce bağlı bir Kangal köpeği yine bağlı olmasını umuyorum :):). Aksığın yokuşunu çıkarken yolun tam ortasında 2 taraflı konmuş çöp konteynırlarını gördüm. Vay salaklar dedim sonradanda sözümü geri aldım. 100 m kadar uzunlukta yol 1 metre kadar çökmüştü burayı bayağı bir tırsarak geçtim.

    10:45 Aksığın köyüne geldim. Kahretsin köpek sayılırı umduğumdan fazla çıktı daha önce bu köpekleri görmemiştim. Allah'tan av köpekleri olduğu için fazla sıkıntı çıkarmadılar. veee iniş başlıyor önümde tek bir rampa kalıyorrrrr. İniş sıkıntılı oldu pedal cevirmediğim için sol bacağıma soğuktan kıramp girdi. Bacaklarımı ısıtmam gerektiğine karar verdim. Hem fren yapıyordum Hemde pedal ceviriyordum. İlk iniş 11:00'da bitti...
    11:00 Kahretsin tekrar rampa başlıyor. Bu rampa kısa ve eğim azdı. 10 dk'da aldım. İnönü yaylası sapağına geldim ve inişe başlayacaktım ki bir ordu gibi off-road jeep'leri yanımdan vızır vızır geçmeye başladılar. Burda bir an için tehlike atlattım.

    11:30 Veee yuvacık barajındaki Alabalık tesislerine geldim. İyi karşıladılar abi bu sefer tek gelmişsin dediler. Artıkın tanınıyoruz :):):) Küçük bir demlik çay istedim. 15 dk'da bir demlik çayı deviri verdim. Baktım ki soba yanıyor biraz ısınmak ve kurumak için içeri girdim. Gözünü sevdiğimin kuzineli sobası gürül gürül yanıyor 30 dk'da ne var ne yok herşeyim kurudu ve ısındım. Fazla kendimi sıcağa vermek istemiyordum. Çıkmam gerekiyordu ama sobanın dibinden ayrılmak istemiyordum.
    Tesisin sahipleri ile biraz sohpet ettik. 13:30 trenine rahat yetişirim diye 12:45'de kalktım. 30 dk alırım nede olsa dedim.

    12:45 Dönüş ve hata yaptığımın farkına vardım. Rüzgar karşımdan esiyordu ve o yolda 35-40 basarken bu sefer 25 Km/h'in üstüne çıkamadım. 13:30'da istasyona gittim ama tabiki kendi saatimle tren gitmişti :(:(:( 14:30'a kadar sıkıcı bir bekleyiş.

    16:00 Bostancı artık evimdeyim :):):)

    Bu tur'da dikkatimi çeken karşılaştığım herkes bana deli gözü ile bakıyordu. Bu yüzden bu yazıya DELİ'NİN SEYİR DEFTERİ diyorum. D:D:D:D

    Fotoğraf makinam olmadığı için sizlerle fotoğraf paylaşamıyorum. Şu taksitlerimi bitireyim en kısa zamanda Fotoğraf Makinası ve Bir gözlük kamera alacağım :D:D:D
    Bu aralara Serindere'yi düşünen varsa dikkatli olsunlar derim 4 noktada göçük var Aksığın çıkışındaki çok tehlikeli
     
  2. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Güzel bir anlatım, en kısa zamanda fotoğrafla destekleneceği günü iple çektiriyor.
     
    Sedat GÖKÇEK bunu beğendi.
  3. M.Burak KARADAĞ

    M.Burak KARADAĞ Onursal Üye

    Yaş:
    23
    Kayıt:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    2.701
    Beğeniler:
    2.030
    Şehir:
    İstanbul, tatil dönemlerinde Ankara
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Vuhuuu canım çekti yav.
     
    Sedat GÖKÇEK bunu beğendi.
  4. Sedat GÖKÇEK

    Sedat GÖKÇEK Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    134
    Şehir:
    Küçükyalı
    Seviye:
    Malesef Ankara'da bu tarzda etaplar yok. Sanırım Kızılcahamam Soğuksu var benim bildiğim...
     
  5. Sedat GÖKÇEK

    Sedat GÖKÇEK Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    134
    Şehir:
    Küçükyalı
    Seviye:
    DELİ'NİN SEYİR DEFTERİ
    ---------------------------------------------
    Yer : Yalova-Bursa-Yalova
    Tarih : 31.10.2010
    Yol : 150 Km
    ---------------------------------------------
    07:50 Bostancı-Yalova Deniz Otobüsü

    08:50 Yalova

    09:00 Pendikten binen Eren geldi

    09:15 Bursa'ya doğru pedal cevirmeye başladık

    10:30 Orhangazi'ye varış Orhangazinin rampası üstüne birde rüzgar canımız cıktı tabi inişte.Bu yaz 77 Km/s yapmıştım bu yolda bu sefer 45 Km/s in üstüne çıkamadık bile burda bir mola su ihtiyacımızı giderdik

    10:50 Gemlik'e doğru hareket rüzgar hala devam ediyorrrr 18 Km'lik yolumuz var. Eren'e 11:30'da orda olacağımızı söyledim tabiki inanmadı.:):):)

    11:30 Gemlik ayaklarımız altında rüzgara karşı sağlam pedalladık... Burda bir mola muzları ve mandalinaları götürdük güzelce :D:D:D

    11:45 Yola tekrar devam ve Gemlik'im hafif yokuşunuda bir çırpıda aldık veeeee iniş başladı. Rüzgar bütün avantajımızı aldı götürdü yine sonunda meşhur :(:(:( Dürdane rampasına geldik :':)'( sıcakta iyice bastırdı....

    12:40 Rampanın sonuna geldik. Eren çoktan çıkmıştı güneşe karşı serilmiş yatıyor.. Dünkü Kanyon turumda bayağı zorladığım için ben fazla tempo yapmadım. Bunu birde dönüşü var :D:D:D birazda ben dinlendim tabi...

    12:50 Rampadan iniş başlıyor.... Eren bir kamyonun rüzgarına takıldı bastı gitti tabi ben bu tür olayları tasvip etmediğim için ben normal yoluma devam ettim. Maksimum hız 64 Km/s :):):) sevindirici

    13:30 Sonunda Bursa'ya vardık ben deli gibi açımmmm Cemal Usta'yı önerdiler gitti burda iskenderleri götürdük arkasından sultan tatlısı ne biçim şeydir öyle 28 kat hamıur ve her katında Antep fıstığı süperdi doğrusu... kendime geldim :D:D:D İşletmenin sahibi bununla Dürdane Rampasını çıkarsınız dedi. Biz koptuk tabiii :D:D:D Kent meydanıda biraz takıldık ve hareket etmemiz gerektiğine karar verdik.

    15:00 Yalova'ya dönüş başlıyor... hızlı bir tempo ile yola koyulduk. Berat bir trafik sağda kalan yarım metrelik boşluktan kimi zaman araçların arasından 30-40 Km/s hızla devam ederek Bursa çıkışına kadar geldik. Eren Kestane şekeri almak için durdu Kestane şekerlarini aldık tam gideceğimiz sıra bizlerin en belalı sorunu. Lastik tabiki Eren lastik patlatmıştı. Lastik değiştirldi. Bu arada Yalova'ya girmekten olan 17 yaşında bir velespit'li çocuk denk geldi oda bizim peşimize takıldı. Ağlamak istiyorum yine rüzgar yine karşımızdan esiyor olacak şey değil... :(:(:(

    16:15 Dürdana rampasının sonuna geldik sonunda... :D:D:D bu iniş mütiş olacak... Stop lambalarını taktık tabiki....40 dk çıktığımız rampayı 5 dk indik tempomuz çok iyi dönüş yolunda da Dürdane Rampasını tempolu çıktık yüzler gülüyor... Yanından geçtiğimiz kamyonlar ayran budalası gibi bize bakıyorlar... Sanırım DELİ bunlar diyorlardırrrr :D:D:D hatırladığım kadarı ile 60'ın altına hiç düşmedik...

    17:00 Gemlik'e geldik. Gemlik merkezde ki ışıklarda bize takılan ufaklık yüzünden az kalsın kaza yapıyordum tır'a takılmak için önüme kırdı kendimi zor kurtardım ve ışıkların yanındaki yola girme zorunda kaldım yolda ne yol ama her taraf çukur yılan bile o kadar kıvrılmaz 50 Km/s le ordan öyle bir geçtim ki yolun sonuda bi ohhh çektim doğrusu.. Burdan suyumuzu aldık. Bizim ufaklık bizi merak etmiş geri döndü. Benim gibi bir adam normalde ağzından girer burnundan çıkardı. Tatlı bir dille uyardım. Yağ gibi üste çıktı tabi biz bu rampalarda pedal basmıyoruz kamyonlara takılıyoruz dedi. Belli zaten rampa çıkamıyorsun dedim.

    17:45 Orhangazi veee tempolar çok iyi. Burda ışıkları takmanın zamanı geldi. Işığımı taktım... Bizim ufaklık tekrar geri döndü terimiz soğumadan devam etsek daha iyi olur dedi. Bende önce güvenlik dedim. İçimden "Yol boyunca ne kadar çok konuştun be adam biraz sus motorun soğusun". Bazen rampalarda tempo yapıp arkada Eren'in başına saldım. Zavallı Eren o da gıcık olmuştu :D:D:D Bazen sabrımı zorluyordu.... :D:D:D

    17:50 Tekrar yola koyulduk. Eren'i 19:00 Pendik deniz otobüsüne yetiştirmeye çalışıyorduk. Rüzgar ve ramplar iyice canımıza okuyor. En sonunda bizim ufaklık Orhangazi rampasını çıkarken bir kamyona takıldı. Kamyoncu bizimde tutunmamız için korna çaldı. Bir el işareti ile teşekkür edip devam etmesini söyledik. Ohhhh be ufaklıktan kurtulduk.... :D:D:D

    18:30 Orhangazi rampasıda bitti.... Eren'e 1-2 takika bacaklarımızı dinlendirelim dedim. Sert bir iniş olacaktı çünkü...Tekrar yola koyulduk. Eren 19:00 yetişrmiyiz dedi bende biraz zor dedim...

    18:35 Rampadan iniş başladı. Rüzgar fazla yoktu ama hava iyice soğumuştu... Tek sıkıntı yaşayacağımız yer yol çalışmasının olduğu yer ve ayrılmış yol orda bitiyordu.... Burda biraz sorun yaşadık otobüs arkasında biraz takıldıktan sonra sağda bulduğumuz ilk boşlukta otobüsün yanından vınnnn diye geçi verdik. Öndeki tır biraz sorun çıkardı. Yol çalışmasının bitimine kadar tır arkasında devam... tır'ın her dızzzz sesinde bende frenlere abanıyordum... Yol bitti sonunda ve tırın solundan en soldaki şerit'e bir geçiş sağdaki kamyonlar bitene kadar sol'dan devam arkamda bir otobüs bastımış geliyor... kamyonlar bitince en sağa geçtik... Tabana kuvvet devam ediyoruz. 18:53 yalova tabelasını gördük... Eren yetişemiycez galiba dedi tabiki.

    19:00 Biz Pendik deniz otobüslerini olduğu yere geldik siyah bir araçda buna yetişmeye çalışıyor olacak ki birden sinyal bile vermeden önümüze kırdı ve araç girişi bölümüne doğru gitti... Yetiştik ama 19:35 Kartal-Bostancı Deniz otobüsüne binmeye karar verdik. Yalovada karnımız doyurduk. Biletlerimizi aldık. Biniş saati geldiğinde de DO'ne bindik.

    20:15 Eren Kartal'da indi vedalaştı. Birbirimize teşekkür ettik.

    20:35 Bostancı'ya geldim. Tempo yapmadan evime gittim

    21:00 Home Sweet Home

    Bursa'yı hiç sevememiştim. Senelerce iş seyahatine gittim bir türlü öğrenemedim. İstanbul kadar olmasada Bursa'dakilerin bisiklete fazla saygısısı yokkkk. Birde garibime giden 4 şeritli yolda yaya geçiti var ve araçlar vızır vızır geçiyor. Sanki Türkiye'de araçlar yaya geçitinde duruyorda :):):) hadi durdu diyelim 4 şerit yaaa. Bursa Büyükşehir Belediyesini alkışlıyorummmmmm. Kent meydanından ben bu yaya geçiti olayını kırdım tabi baktım yaya geçiti kimse eyvallah etmiyor. İndim bisiklette gelen araçları umursamadan daldım yola tabi herkes patır patır durdu.... DELİ'dir ne yapsa yeridir :D:D:D Bunuda meydandaki polislere bağlıyorum onlar olmasa belki de durmayacaklarıdı.....