Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

dedikodunun ilacı

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Mesut Girgiç tarafından paylaşıldı.

  1. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Kurbağalar birgün kendi aralarında yarış düzenlemişler.
    Uzun ve çok dik bir rampanın zirvesine çıkabilen şampiyon olacakmış.
    Hepsi teker teker rapmaya tırmanmayı denemeye başlamışlar.
    Tırmanan kurbağayı seyredenler de kendi aralarında dedikodu yapıyorlarmış.
    -Acaba çıkabilecek mi yoksa çıkamayacak mı, çıkabilecekmi yoksa çıkamayacakmı diye.
    Bu konuşmaları duyan ilk kurbağa 20.metrede, ikincisi 30.metrede, üçüncüsü 25. metrede yuvarlanıp düşmüşler aşağıya. Velhasıl hiçbiri zirveye ulaşamamış.

    Sadece birisi en tepeye tırmanabilmiş.
    Merak etmişler nasıl çıktı taa oraya kadar diye.
    Beklemişler şampiyonun inmesini ve sormuşlar.
    Ama şampiyon onları anlamıyormuş.

    Çünkü; "şampiyon sağırmış".
     
    ateze, d.berkay, roma ve 12 kişi daha bunu beğendi.
  2. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    İzleyenler sadece o kadarla kalmaz genelde
    lider giden kurbağayı ayağından çekerler,
    yukarıdan başına taş atarlar,
    zirveye çıktığı anda orayı terkeder ve sonrada hııh çıkmış mı ? biz görmedik derler

    :) daha neler neler yaparlar.

    ama kurbağanın yapacağı aynıdır.
    Duymamak. :)
     
    Mesut Girgiç bunu beğendi.
  3. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Hocam dediğiniz çok çok doğrudur ama yanıldığınız küçük bir nokta var.
    O dediklerinizi kurbağalar değil, insanlar birbirlerine yaparlar. :( :)

    Yanılıyorsam, mutlu olurum. ;)
     
  4. nuhcan

    nuhcan Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.185
    Beğeniler:
    814
    Şehir:
    istanbul / kadıköy
    Adı:
    nuh can
    Seviye:

    Acaba bu özellikler sadece Türk milletinde mi var?

    Yanılıyorsam ben de mutlu olurum ;)



    Hani bir hikaye vardır ya, sadece hikaye, dini bir mesneti yok...
    Cehennem'de her milletin bir kazanı, her kazanın başında da bir zebani varmış. Ancak kazanlardan birinin başı boşmuş, nöbetçi yokmuş...
    Sormuşlar; "Neden bu kazanın başında nöbetçi yok?"
    Cevap vermiş meleğin biri; "Ha o mu! Bütün milletler omuz omuza basarak bir kişiyi dahi dışarı atabilmek için uğraşıp kazanın başına ulaşınca nöbetçi kafayı dışarı çıkarmak isteyenin başına bir tane vurup onu tekrar aşağıya itmek için beklemektedir. O nöbetçisiz kazan ise Türklerin kazanıdır. O kazandan her kim kendi çabasıyla yukarı tırmanmak isterse diğerleri onu aşağıya çekip indirdikleri için başına nöbetçi koymaya ihtiyaç duyulmadı"

    Ne bileyim, sanki gerçeklik payı var gibi...
     
    Selay Yaman ve ateze bunu beğendi.
  5. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Maalesef sizi bu konuda mutlu edecek bir bilgi yok elimde.:(

    Kurbağa vıraklamalarını çözünce onların birbirine böyle yapıp yapmadığını sorarız ancak bende üzgünüm ki insanlar dediğiniz gibi yapıyor bunları.

    Yapıyoruz diyeyim hatta daha doğrusu.
    :)
     
  6. roma

    roma Yeni Üye

    Kayıt:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    13
    Şehir:
    ŞSTANBUL
    Seviye:
    Mesut hocam müsade ederse bir hikaye de ben anlatayım. Şu sıralar çok populer.

    Beş Maymun Hikayesi ve Toplumsal/Kurumsal Negatif Öğrenme

    Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur ve
    tepesine de iple bir kangal muz asılır. Her bir maymun merdivenleri
    çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkılır.

    Her bir maymun aynı denemeyi yapar, buz gibi soğuk suyla ıslatılır.
    Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre
    sonra muzlara doğru hareketleneni diğer maymunlar engellemeye başlar.

    Su kapatılıp maymunlardan biri dışarı alınır, yerine yeni
    bir maymun konulur. İlk yaptığı iş, koşup muzlara ulaşmak için
    merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve
    yeni maymunu bir de döverler.

    Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir
    maymunla değiştirilir. Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.
    Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri
    tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur.

    Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk
    atağında diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni
    gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir
    fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır.

    Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi
    de yenileriyle değiştirilir.

    Ama tepelerinde o bir kangal muz hala asılı olduğu halde
    artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır.

    Neden mi?

    Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmektedir…

    Doğru olduğunu sandığımız yanlışları görüp üzerine her ne pahasına olursa olsun gidebilenlere saygılarımla.
     
    Selay Yaman, ateze, nuhcan ve 1 kişi daha bunu beğendi.