Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dalışa Yeni Başlayanlar İçin

Konu, 'Outdoor' kısmında neverland tarafından paylaşıldı.

  1. neverland

    neverland Yeni Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Aletli dalış eğitimi:

    Şehir yaşamının olumsuz etkileri, iş dünyasının monoton, yorucu ve stresli temposuyla birleşince tam bir kabus yaşanıyor.Yinede bu kabusu güzel bir düşe, benzersiz bir serüvene dönüştürmek elinizde...Dilerseniz yıllık izinlerinizde, dilerseniz hafta sonu tatillerinizde herşeyden uzaklaşıp, çalışma hayatının yıpratıcı izlerini silmek ve küçük bir mola verebilmek için gizemli bir dünyayı tanıtmak istiyorum sizlere...Sualtının heyecan verici, nefes kesen dünyasını keşfetmek ve maviliklere aşık diğer maceracılarla birlikte ortak bir duyguyu paylaşmak için, dalmaya varmısınız?

    Dalış eğitimi veren kuruluşlar, gerekli dalış ekipmanları ve dikkat edilmesi gerekenler...Bu yazıyı okumak, sizi o apayrı dünyaya biraz daha yakınlaştıracak. Gelin, her yönüyle dalış tutkusunun derinliklerine inelim.

    Eğitime nasıl başlayabilirim ?

    Göreceksiniz o maviliklere daldığınızda, suyun üstündeki herşey geride kalacak...Sıkıntılar, yorgunluklar, üzüntüler, problemler hepsi uçup gidecek. Yalnızca siz ve çevrenizi saran sualtı dünyasının muhteşem, rengarenk sakinleri kalacak geriye...Hepimiz, bir kere de olsa palet, maske ve şnorkel takımıyla sualtına şöyle bir göz atmışızdır. Tabii nefesimiz yettiğince...Bu yolla, sualtında saklı güzelliklerin ufak bir detayını da yakalamış olabiliriz. Ama o büyüleyici atmosferi derinlemesine hissedebilmenin ve daha önce yalnızca belgesellerde gördüğümüz inanılmaz canlılarla tanışabilmenin yolu tüplü dalıştan, yani `SCUBA`dan geçiyor.Günümüzde, modern teknoloji ürünü dalış ekipmanlarıyla hem çok kolay hem de son derece güvenli olan Scuba Dalışı için gereken iki şart var; iyi bir eğitim ve kurallara harfiyen uymak...

    Türkiye`de her geçen gün daha da popüler olan Scuba`nın eğitimini veren birçok kuruluş bulunuyor. Spor kulüpleri, özel dalış merkezleri, üniversite kulüpleri vb... Şimdi yapmanız gereken, bunlar arasından birini seçmek ve hemen sualtı serüvenine doğru yola çıkmak...

    Karar verdiniz; artık sonsuz mavilikleri keşfetmeniz an meselesi. Hayal etmek bile heyecan verici...Kim bilir, hangi denizlerin, okyanusların gizemli derinliklerinde daha önce hiç görmediğiniz güzellikler sizi karşılayacak? Tabii eğitiminizi tamamlayıp, tam bir balık adam olduktan sonra!...Eğitim deyince, sakın aklınıza öyle seneler sürecek ağır bir eğitim gelmesin. Yaklaşık üç haftalık bir kurstan sonra, eğer başarılı olursanız dalış brövenizi alabilirisiniz. Scuba eğitimi veren kuruluşları ister yaşadığınız şehirde, isterseniz yaz tatili için gittiğiniz yörelerde, tüm dünyada geçerli olan `CMAS`, `PADI`, `NAUI` sertifikalarını veren bir dalış merkezi bulmak mümkün.

    Pekiyi, kaydınızı yaptıktan sonra sizi nasıl bir program bekliyor?.. Önce teorik dersleri almalısınız. Bu derslerde dalışın temel kurallarını, kullanacağınız ekipmanları, sualtında karşılaşabileceğiniz fiziksel rahatsızlıkları , ilk yardım uygulamalarını derinlik ve zaman hesaplamalarını öğreneceksiniz. Bu arada, sığ denizde veya havuzda pratik dersler başlayacak. Dalış elbisesini giyip, ağırlık kemerini takacak, palet, maske, ve şnorkelinizi de kuşandıktan sonra hava tüpünüzü, BC`nizi (denge yeleği) ve regülatörü. Ekipmanınızın kullanımı, acil durumlarda arkadaşınızla yardımlaşma ve çimlenme, maskeye dolan suyu dışarı boşaltma, suyun altındaki haberleşme işaretleri, derinlerde kulak basıncı dengeleme gibi temel bilgiler de, bu derslerde öğrenmeniz gerekenler arasında...

    Yazı : Caner Candemir
    Kaynak: Deniz Magazin Sayı 57 Mart-Nisan 2003
     
    güray bunu beğendi.
  2. d.berkay

    d.berkay Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.886
    Beğeniler:
    3.203
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Demir Berkay
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:
    teşekkürler paylaşım için...
    bende daha önce birkaç kere tatmıştım bu inanılmaz zevki ama ayak üstü eğitimle ve yaklaşık 10 metre civarına daldım..
    kesinlikle yaptığım en rahatlatıcı ve farklı şeydi:)

    herkese tavsiye ederim...
     
  3. cruiser76

    cruiser76 Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Nisan 2006
    Mesajlar:
    124
    Beğeniler:
    103
    Şehir:
    İstanbul-Maltepe
    Seviye:
    Merhaba,

    Bende serbest dalış ve bir iki tüplü dalış (max. 8m) yapmıştım, ama çok sonra (aslında daldığım zamanlardada gizli vardı) şiddetli olmayan toz alerjisi yani astım çıktı. Bu çok sorun olurmu?
     
  4. bikergrrl

    bikergrrl Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    798
    Seviye:
    cruiser76 selam... tam tersine.. tuplerdeki oksijen yani temiz hava sana 2 turlu yardimci olur, hem dipte yukarida solumadigin kadar temiz hava solursun, hem de cigerlerinin gelisimi/kondusyon tutmasi icin cok yararli olur. Ben eski bir astim/allerjik astim/kronik bronsit/allerjik bronsit maduruyum (kronolojik olarak :D) hala ota bocege bir yigin allerjim var, 94 senesinden beri daliyorum, 40 kusur metrelik dalislarim var (en derin 44 metre sanirim, defterime bakmam lazim ama :) ) ve solunumla ilgili hic bir problem yasamadim, tam tersine, cigerlerim her dalistan sonra yenilenmis gibi hissediyorum :) sadece dalis yaparken tuplerin bakimlarinin tam yapilmis olduguna (ki bu sadece senin icin degil, tum dalanlar icin gecerli) dikkat et yeter ;)

    Iyi dalislar
     
  5. billcycle

    billcycle Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    50
    Beğeniler:
    29
    Seviye:
    tek yıldız. illegal 43metre :rolleyes: .. zira tek yıldızda yasak o metraj. ama çoook keyifli bir faaliyet. bambaşka bir dünya..
     
    ceyhunozcelik bunu beğendi.
  6. bikergrrl

    bikergrrl Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    798
    Seviye:
    eheheheu ben de tek yildizken birkac kere inmistim 40 alti :p canakkale'de lundy'e dalarken mesela.. napicaksin meret cok dipte :p :D :D

    gercekten bambaska bir dunya :)
     
  7. cruiser76

    cruiser76 Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Nisan 2006
    Mesajlar:
    124
    Beğeniler:
    103
    Şehir:
    İstanbul-Maltepe
    Seviye:
    Bunu duyduğuma inanılmaz sevindim. teşekkürler bikergrrl. Artık bir kurstan ehliyet almak şart oldu...Gerçekten su altında olmak inanılmaz güzel bir duygu. Diğer konular yanında su altından şöyle derinden su yüzeyine doğru bakmak muhteşem bir şey. Regülatörün sesi, tarif edilemez duygular.
     
  8. bikergrrl

    bikergrrl Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    798
    Seviye:
    benim de asagi yastik tasiyip kafami koyup oylecene kalmak istedigim cok olmustur :D bilirim..

    ben brovemi caddebostan balikadamlardan aldim, sonra da orada egitim verdim bir sure, su alti arama kurtarmayi biz egitmistik (polisleri :) ) o donem cok keyifli insanlar vardi, bazilari ile hala arada karsilasiriz :) ama cok koptum, naparlar ne ederler CBA'da artik bilmiyorum, gene de ilgilenirsen bir basvurmani tavsiye ederim. CMAS veriyorlar. 13 sene once de oldukca iyilerdi :D

     
  9. neverland

    neverland Yeni Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Dalgıç popülasyonu içinde astım görülme sıklığına dair kesin veriler bulunmamaktadır. Çeşitli ülkelerde yapılmış veri çalışmaları genellikle anket düzeyinde yürütüldüğünden, edinilen bilgiler katılımla sınırlı kalmış ve hastalığın geniş bir yelpazeyi kaplayan yapısında katılımcıların hangi noktada yer aldığı belirlenememiştir. İngiltere' de yapılan bir çalışmada astım prevalansı % 4 olarak bildirilmiş (31/813), ancak astım çatısı altında dalıcı profili ortaya konulamamıştır. Yine İngiltere' de yapılan daha kapsamlı bir araştırmada bildirilen oran % 1.7 dir. DAN üyeleri arasında yapılan bir araştırmada ise 2633 kişilik çalışma grubunda aktif astmatik düzeyi %1.2, astım öyküsü verenler ise % 3.9 olarak belirlenmiştir.Tüplü dalış öncesi tıbbi muayenenin zorunlu tutulduğu Avustralya' da ise -bir kısmı çocukluk çağında geçirilmiş olmakla birlikte- astım görülme sıklığı % 3.3 (68/2051) tür.
    Astım, kısa zaman öncesine kadar dalışa kesin engel hastalıklar arasında bulunmakta idi. Çünkü teorik olarak astmatik patolojinin temelini oluşturan solunan havanın akciğerlerde anormal dağılımı, havayollarındaki daralmaya bağlı olarak egzersiz kapasitesinin azalması, daha önemlisi artmış hava yolu direnci, hava yolu tıkanması ile birlikte çıkış sırasında gelişebilecek bir akciğer çıkış barotravması ve ölümle sonuçlanabilecek pnömotoraks, gaz embolisi riski şeklinde devam eden bir düşünsel risk kaskadı dalgıç adayını kesin elenme noktasına taşımaktaydı.
    Bununla birlikte astım tanısının hafiften şiddetliye doğru giden geniş bir spektrumdaki çok sayıda insanı kapsadığı da göz ardı edilmemelidir. Bunların bir kısmında önceden geçirilmiş astım atağı bir daha tekrarlamamıştır, ya da normal şartlar altında klinik, laboratuar bulgusu olmayabilir.
    Tartışmaların odak noktası, dalış sırasında gelişebilecek astmatik atak riskinin varlığıdır. Ayrıca astıma bağlı nefes darlığı ve azalmış ventilatuar kapasite panik, tükenme ve boğulmayla sonuçlanabilir.
    Bazı klinisyenler astımla ilişkili olarak minimal provokasyonla birlikte ortaya çıkan ve pulmoner barotravmayı da içine alan dalış kazaları dokümante etmişlerdir.
    Dalış sırasında astmatik atağın ortaya çıkmasına neden olan çok sayıda tetikleyici faktörün varlığı atak eğilimini açıklayabilir. Bunlar:

    n Egzersiz
    n Hipertonik tuz (deniz suyu) inhalasyonu
    n Solunan havanın soğuk, kuru niteliği
    n Solunum sırasında daha fazla efor sarf edilmesi
    n Stres
    n Solunan hava içerisinde bulunan allerjenler
    şeklinde sıralanabilir.
    Ayrıca kullanılan brokodilatatör aerosollerin dalışın başlangıcında (inişte) etkin olduğu, dalışın sonuna doğru etkinliklerinin azaldığı, bu ilaçların daha çok proksimal (daha geniş çaplı) hava yollarına ulaşması, ancak hava yolu direncini arttıran esas alanın distal (daha uç, daha ince) hava yolları olduğu ve daha da önemlisi bu ilaçların ana etkilerinden biri olan akciğer damarlarındaki genişlemelerin toplar damarlarda biriken gaz baloncuklarına karşı akciğerlerin filtrasyon işlevini bozarak ciddi dekompresyon hastalığı riski oluşturması göz önünde bulundurulmalıdır.
    Tüm bu verilerle birlikte astımlıların dalışını uygun görmeyen görüşün daha çok teorik olduğu, halihazırda dalış yapan astımlılarda bu tarz problemlerin sık olmadığını belirten yayınlar da bulunmaktadır.
    Oldukça geniş bir dalgıç popülasyonuna sahip ABD' de tüm ölümcül ve ölümcül olmayan kazalar incelenmiş, verilerin değerlendirilmesi sonucunda ek çalışmalara ihtiyaç görülse de dinlenme anında normal solunum değerlerine sahip olan ve egzersiz, soğuk hava solumaya düşük düzeyde yanıt verenlerde akciğer barotravması gelişme riskinin normal kişilerden farklı olmadığı öne sürülmüştür.

    Ortaya konan bu farklı yaklaşımlarla birlikte, dalış sporunun artan popülaritesi, astımlı ya da en azından aşırı bronş duyarlılığı olan kişilerin bu eğilim içindeki varlığı, astımın sağlık değerlendirmesi içindeki yerinin sorgulanmasına yol açmıştır.
    Bu konudaki görüşler de oldukça geniş bir yelpazede toplanmaktadır.
    Kliniğimizin bu konudaki yaklaşımı ise, düzenli ilaç kullanımına rağmen yakınması olan ve muayenelerinde klinik bulguları saptanan astım olguları ile egzersiz ya da kuru-soğuk hava kullanımı testi ile belirti ve bulgu veren astım olgularının dalışına izin verilmemesi; tedavi ile stabil seyreden hafif astımlılar ile daha sonraki yıllarda nöbet geçirmemiş çocukluk çağı astımlılara dalış izni verilmesi yönündedir. Dalışa izin kararı olgu bazında verilir. Ana prensip, muayenenin sıkı bir şekilde yürütülerek dalışlarına izin verilebilecek düzeydeki astımlı dalıcı adaylarının olası riskler konusunda geniş biçimde bilgilendirilmeleridir.

    ( http://www.sualti.org/ )

    Sonuç olarak eğer normal bir egzersizde sorun yaşamıyorsanız astım dalışa da engel değidir. Tabiki KURALLAR ve LİMİTLER dahilinde yaptığınız dalışlada.
    Unutmayın, emniyetli ve keyifli bir dalış için mutlaka limitler içerisinde olan iyi bir PLAN yapın ve PLANINIZI DALIN...
     
  10. bikergrrl

    bikergrrl Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.106
    Beğeniler:
    798
    Seviye:
    neverland bunlar cok degerli bilgiler.. ancak sanirim cruiser76'nin durumu allerjik astim. yani allerjenlerden birisi ortamda olmadigi surece astimi tetikleyecek bir etken de yok. ve tuplerin bakimi (illaki yapilmis olmasi lazim zaten, dalan hepimiz icin) tam yapildiginda allerjenlerden en uzak bolgede oluyor su altinda :)

    not: ancak gene de, ben doktor degilim, bu konuda ihtisas yapmis birisinin fikrine sonsuz saygi duyarim :)
     
  11. neverland

    neverland Yeni Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Ülkemizde malesef tüp bakımı ve dolumu konusunda hassas olmayan dalış merkezlerimiz var. Bakımsız tüpler ve eskimiş hava filtreleri, uygun olmayan dolum koşulları dalışınızda dışarıdan çok daha kötü ve yoğun bir hava solumanız demektir ki suyun altında bundan kurtulma şansınız neredeye hiç yok. Sonuçta oluşabilecek olumsuz bir durumla karşılaşmamak için gittiğiniz dalış merkezlerinde size verilen tüpün havasını dalıştan önce koklayarak ve bir iki nefes çekerek kontrolünü mutlaka yapın. Gerekirse yeni bir tüp isteyebilir veya daha duyarlı bir dalış merkezi ile dalışa gitmeye karar verebilirsiniz.
     
  12. loooser

    loooser Yeni Üye

    Kayıt:
    18 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul
    merhabalar,
    metrenin hiç bir önemi yok aletli dalış yapmak istiyorsanız eğitim ve bröve almanız şart. aksi halde gerçekten ölümcül kazalar ve istenmeyen olaylar meydana gelebilir. 30 metre altına dalış her seviyede dalıcı için yasaklanmıştır. (sportif dalışlar) Eğitmenler eşliğinde ve eğitim için 42 metreye kadar dalışlar yapılabilir. sportif dalış sporunun amacı daha derine gitmek değil, su altı yaşamının güzelliklerini görmektir. derin dalış merakı olanlar ya da derinlerde ki batıklara dalmak isteyenler yada teknik dalış yapmak isteyenler, derin dalışlar için açılan kursları takip etmeli ve ona uygun ekipman / solunum kaynağı kullanmalıdır. solunum kaynağı diyorum çünkü hava dışında diğer gaz karışımları kullanılarak dalışlar yapmak mümkün. ülkemiz gibi sualtı zenginlikleri fazla ve çok sayıda dalış nokasına sahip kıyıları olan bu coğrafyada mutlaka dalış sporu ile tanışmanızı tavsiye ederim.
     
  13. M.Burcu Cebesoy

    M.Burcu Cebesoy Forum Bağımlısı

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    614
    Beğeniler:
    385
    Şehir:
    -
    Seviye:
    arkadaşlar eğer yardım almak isterseniz size kuzenimin msn adresini verebilirim,kendisi su ürünleri mühendisi ve profesyonel dalgıç, ayrıca 2 yıllık su altı kaynakçılığı lisansına sahip, o aşmış artık , neredeyse yüzgeçleri çıkacak :)
     
  14. WhiteLion

    WhiteLion Yeni Üye

    Kayıt:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    43
    Beğeniler:
    125
    Şehir:
    İSTANBUL
    Seviye:
    Yaklaşık 20 yıldır tüpsüz zıpkınla balık avcılığı yaptım tüplü dalış nasip olmadı , şöyle bi problemim oluyor yaklaşık 7 mt civarlarında kulaklarımda aşırı basınç oluyor daha derine inemiyorum bu normalmidir ?
     
  15. Kamil Tabak

    Kamil Tabak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    556
    Beğeniler:
    1.810
    Şehir:
    Keşan, Edirne
    Seviye:
    Su üzerinde basınç 1 bardır, başınıza suya soktuğunuzda ve dalışa geçtiğinizde bu basınç %100 artar yani 2 bar olur. Dalışınızın ilk metrelerinde kulak eşitlerseniz bu sorununuz 10 metreye kadar kalkar. 10 metreyi aşan bir derinlikte yeniden kulak eşitlemeniz gerekir ki 10-20 metre aralığında basınç 1 bar daha artmış olacaktır. Aletli yada aletsiz bu kural hep geçerlidir.
    Uzun zamandır Yazılmamış bir topic, biraz renk geldin dedim.
     
  16. kayhan

    kayhan Misafir

    normal değildir. dalıştan önce kulaklarınızın açık olmasına dikkat edin. yani nezle gibi sebeblerden kulak burun boğaz yollarının tıkalı olmadığına emin olun. dalışa başlar başlamaz basınç eşitlemesini yapın basınç azken başlarsanız kolay olur. eğer bir derinlikten sonra kulak ta basınç eşitlemesi olmuyorsa azıcık yüzeye yaklaşın azalan basınçta tekrar deneyin.