Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Cycle Chic

Konu, 'Giyim' kısmında MUSA Ç. tarafından paylaşıldı.

  1. MUSA Ç.

    MUSA Ç. Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2013
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    437
    Şehir:
    Şile / İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Ara sıra bisiklet ile ulaşabildiğim tüm blogları okumaya çalışıyorum. Forumdaş Gökhan Kutluer'in Denge Tekeri'de bunlardan biri. En son yazısını buraya aktarmak istedim. Zaten kendisi; yazılarının herkese ulaşması yönünde bir isteği olmuştu. Bunun verdiği rahatlıkla yazıyı aşağıda beğenilerinize sunuyorum. Kendinizi bulduğunuz, sizi anlatan yazılar vardır ya bu da onlardan bir tanesi, en azından kendi adıma.

    Cycle Chic Nedir?
    Evimi değiştirdikten sonra ulaşımımı hemen hemen her yere bisikletimle sağlamaya başladım. Avrupa yakasında otururken de deniyordum ama haftadaki sıklığı oldukça düşük oluyordu. Şimdi ise aşırı bir yağmur olmadığı sürece havanın soğukluğuna çok takılmadan sürekli bisikletime atlayıp yola çıkıyorum. Markete, manava, arkadaşlarımla kahve içmeye, sahile, akşam yemeklerine, her gün iş yerine ve aklınıza gelebilecek her iş için her yere bisikletimle gidiyorum. Ara sıra yolda tanıdıklara denk geliyorum. Pantolonla, kazakla, çapraz taktığın çantanla bisiklet tepesinde ne işin var diyorlar. Cycle Chic diyorum.

    [​IMG]

    Bisiklete sadece taytla, formayla, yağmurlukla falan binileceğini sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz. Hayatın içine entegre biçimde şehrin sokaklarında bisikletinizle dolaşırken, bulunduğunuz şehrin dokusuna uygun olmanızda hiçbir sakınca yok. O gün veya akşam dışarı çıkarken ne giyecekseniz, aynı şeylerle bisiklete de binebilirsiniz. Terlemekten mi çekiniyorsunuz? Yedek bir tişört ve deodorant işi çözer. Atın çantanıza dursun. Hem zaten bisikleti ulaşım için kullanacaksanız, hız yapmanıza da gerek yok. Dik bir yokuş mu geldi? İnin bisikletten, öyle devam edin. Bisiklet olmasa da o yoldan devam etmeyecek miydiniz zaten? Kendinizi yormadan da gidebilirsiniz. Aynılaşmaktan korkan, etrafınızdakilerden bir farkınız kalmamasından rahatsız olan biriyseniz, bisiklet zaten tam size göre. Bir yere bisikletle giriş yapmak kadar eğlenceli ve hatta havalı bir şey yok. Herkes size bakıyor. Hele bir de güzel bir bisikletiniz varsa, sırf nereden aldığınızı sormak için bile olsa sizinle tanışmaya gelen insanlar oluyor. Bu insanlarla hiç beklenmedik ortak noktalara sahip olabiliyorsunuz ve sohbet sohbeti açarken zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varmıyorsunuz. Bisikletin başlı başına yarattığı bu sempati, sosyalleşmenize de yardımcı oluyor.

    Elbette her şehirde veya o şehirlerin her bölgesinde bu şekilde bisikletle dolaşmanız mümkün olmayacaktır ama mümkün mertebe hem kendinize hem de bisikletinize şans vermenizde fayda var. Kişileri bisiklete özendirmek ve bisiklet kültürü için farkındalık yaratmak istiyorsak, işe önce kendimizden başlamalıyız.


    [​IMG]

    Kopenhag'da bulunduğum dönemde bu anlattıklarımı gözlemleme şansım olmuştu. Buz gibi havaya aldırmadan birbirinden güzel kadın ve erkekler bisikletleriyle bir yerden bir yere gidiyorlardı. Günlük kıyafetleriyle bisiklet kullanıyorlardı. Oldukça özenmiştim. Oradaki bisiklet kullanımına dair yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Biraz araştırdıktan sonra Cycle Chic akımının doğduğu şehrin Kopenhag olduğunu öğrendim. Hiç şaşırmadım. Görünümüne özen gösteriyor olmak, bisikletten uzak kalmak anlamına gelmiyor. Güzel güzel giyinerek de bisiklet kullanabilirsiniz. Bisikletiniz sizin tarzınızı ve karakterinizi yansıtabilir. Hatta sizi tamamlayabilir. Önemli olan buna ne kadar hevesli olduğunuz. Daha detaylı bilgi için Cycle Chic manifestosunu okumanızı tavsiye ediyorum.

    Şimdilerde dünya çapından bir sürü fotoğraf eklenerek derlenen ve kitap haline de getirilmiş olan akımın tohumları, 2007 yılında Mikael Colville-Anderson tarafından Kopenhag'da atıldı. Çektiği fotoğrafları yayınladığı sitesi sayesinde, şık bir şekilde bisiklete binen insanları dünyanın geri kalanıyla tanıştırmayı başardı. Instagram hesabında yayınladığı fotoğrafları takip etmenizi şiddetle öneriyorum. Akım sadece bisiklete günlük kıyafetlerle binme üzerine temellendirilmiş durumda değil. Bisikletli olmanın ve bisiklete şehir hayatının ortasında yer açmanın da mücadelesini veriyor.

    [​IMG]

    Bisiklet kültürü, hayatın kendisinden uzakta ütopik bir şey değildir. Türkiye'de her ne kadar aksi düşünülse de, bisiklete binmek gayet normal bir şeydir. Yeniliklerini sürekli geriden takip ettiğimiz Batı'nın sunduğu belki de en masum şey, bisikletle hayata karışabiliyor olma durumudur. Buna özenebilirsiniz. Bunu yapmak isteyebilirsiniz. Taklit edebilirsiniz. Hiçbir sakıncası yok. Garip tepkiler alabilirsiniz. Umursamayın. Mesela benimle dalga geçiyorlar. Laf atıyorlar. Güneş gözlüğümün arkasına sakladığım gözlerimle onlara aşağılarcasına bakıyorum. Saçımı düzeltip, yola devam ediyorum. O kadar umursamıyorum ki onları... Zaten bisikletin üzerindeyken herhangi bir şeye kızgınlığınız olsa da hemen geçiveriyor. Biraz rüzgar, biraz da adrenalin hemen kendinize getiriyor sizi. Bisikletinizin ne olduğuna, nasıl gözüktüğüne falan çok takılmayın, bu kılıkla bisiklete mi binilirmiş, bu kıyafetlerle bu bisiklet hiç olmadı falan diye kafanızda kurup durmayın. Kimin ne düşündüğü çok da umrunuzda olmasın. Siz sadece aldığınız keyfe ve kazandığınız vakte odaklanın. Trafik yok, hareket var, zaman kaybetmek yok, kurtulduğunuz kaloriler var.

    Bu akımın sıkı bir takipçisi olan ben, İstanbul'daki mücadeleme başladım. Farklı meslek gruplarından eviyle işi arasında bisikletiyle mekik dokuyan başka insanlara da denk geliyorum ve bisikletlerimizden inmeden ayak üstü sohbetler ediyoruz. Sıcak bir gülümsemenin ardından yolumuza devam ediyoruz. Umarım sizler de bu işe bir yerinden başlar ve bisiklete hem kendi hayatlarınızda yer verir, hem de başka hayatlara dokunmasına öncülük edersiniz. Cycle Chic ile ilgili bir başka yazı da, sevgili Pınar tarafından kaleme alındı. Onun yazısına da göz gezdirmenizde fayda var. Ayrıca, Instagram üzerinden #cyclechic etiketi ile arama yaparak güzel fotoğraflara ulaşabilirsiniz.

    Kaynakça: Denge Tekeri: Cycle Chic Nedir?
     
    Demir C. ve suat akman bunu beğendi.
  2. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.743
    Beğeniler:
    10.826
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    Gükhan Kutluer'e katılmamamı en iyi açıklayan paragraf sanırım bu.
    Katılmıyorum :( üzgünüm
     
    YüzSürKoş bunu beğendi.
  3. MUSA Ç.

    MUSA Ç. Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2013
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    437
    Şehir:
    Şile / İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Serkan bey büyük ihtimal "Hele bir de güzel bir bisikletiniz varsa" sözü sizi rahatsız etti herhalde. fazla takılmamak lazım. Ama çağ böyle bir çağ. Güzel ve iddialı materyallere sahipseniz size ayrı bir özgüven geliyor. Kibre ve teşhirciliğe dönüştürmedikten sonra sıkıntı yok. Ama ben yazıdan böyle bir hava almadım.
     
  4. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.743
    Beğeniler:
    10.826
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    Evet muhtemelen öyle oldu :( girdiğim ortamda daha çok ilgi çekeyim diye gösterişli bir bisiklet alma fikri bana itici gelmiş olabilir.
    veya sırf daha kuul(düzeltiyorum havalı) olmak için işe/okula bisikletle gitme fikri.

    Yani demek istediğim, bisikletimi insanlara göstermek için bisiklet sürüyor olmak. Gösteriş için bisiklet sürmek :eek:
    Zaten bu yazının ana mantığı da bu.. "Gösteriş için bisiklet sürün" akımı.

    Dediğiniz gibi çağımızın problemleri bunlar. Çağ kötü Çağ Musa Bey :)
     
  5. MUSA Ç.

    MUSA Ç. Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2013
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    437
    Şehir:
    Şile / İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    neyse farkında olmadan "cycle chic" akımını icra ediyormuşum da haberim yokmuş. bir fotoğrafla belgeleyelim bari. kol düğmeli gömlek, blazer ceket, Jean pantolon, altında bir city bike pöff. enaniyetim tavan yaptı valla. :rolleyes:

    [​IMG]
     
  6. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.743
    Beğeniler:
    10.826
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    Yazı kendi içinde tutarsız olduğu için tam olarak anlaşılamadım :)

    Alıntı yaptığım paragrafın mantığına tamamen karşıyım. Yazının geri kalan kısmına harfiyen katılıyorum ve keyifle okuyorum.

    Sadece o paragraf, talihsiz bir paragraf :(
     
  7. suat akman

    suat akman Onursal Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    1.879
    Beğeniler:
    2.791
    Şehir:
    Muğla - Bodrum
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Bir blog yazari ilgi cekici olmasi icin yaptigi seylere bir anlam yuklemek ve suslu bir anlatimla farklilastirmak ister. Amac ilgi cekmek, insanlara bir seyler dusundurmek, faydali olmak, eglendirmek, ozendirmek olabilir. Guzel bir blog denge tekeri...

    Ama genel olarak bisiklete binmek icin bir anlam yuklemeye calismak, trend :p (moda - akım) gibi sekillendirmek gereksiz gercek hayatta. Kapitalizmden midir, reklam dunyasinin bilincaltimizi ve ruhlarimizi ele gecirerek olusturdugu bir yansima midir bilinmez ama: Herkes bir farklilasma, marjinellik, kaliplarin disina tasmma ve kendine farkli bir anlam yukleme sevdasinda artik. Bir kiyafet, bir ulasim araci, bir kitap, mutfaginizda pisirdiginiz yemek ve yemek tercihiniz ("ay çin mutfagina bayiliyorum" - marjinalim ben sizden otekiyim demek oluyor bu aslinda cogu kisinin mimikleri ve ses tonu ile ifadesine bakarsaniz), gittiginiz ulke secimi bile bir ayricalik olmak zorunlulugunda sanki! Mesela su alttaki ikinci resimdeki adama "ne kadar bike chicksiniz" deseniz sizi anlamaz hatta kufur ettiginizi dusunur :) Eminim onu goren arkadaslarida her geldigi yerde merak ve farkli dusuncelerle karsiliyordur :p Yaptiginiz seyler, kullandiginiz araclar, yasam sekliniz sizin icinizden geldigi veya yasam standartlariniz buna izin verdigi icin oyle olsun. Bunu markalastirmanin, reklamlastirmanin, bununla ovunmenin veya bundan yerinmenin geregi olmadigi fikrindeyim...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Mesela bayiliyorum her gittigi yerde bisikletinden bahseden, bisiklet aksesuarlari kusanan, devamli bisiklet sitelerinde gezen, ama bisiklete binerek gercekten bisikleti yasamaya firsat bulamayan, bisikleti ile bir markete gitmeyen, gezecegi zaman bile 2 haftada bir illaki arabasiyla ucuk bir yere 50 km gidip orada pahali bisiklete ozel kiyafetlerle 10 km surdukten sonra bunu onundeki iki hafta ballandira ballandira anlatan marjinal!?!? kisilere. Blogcuya bir sey demiyorum. O bisiklete gunluk hayattada ozendirmek icin elbette boyle bir tarzda yazacak, bir seyleri aciklayacak. Ama bisiklete bir akim oldugu, bir moda oldugu, bir marjinallik duygusu ile binecekler :) Yapmayin! Sakin olun, pedala basin icinizden geldigi gibi binin ve yasayin. O ve siz hayatin bir parcasisiniz. Binin gitsin; "nerede, nasil, kim ne der, nasil olurki, nasil algilaniyorum, ne sekilde gorunuyorum, benim bisikletimde dandik mi kaldi burada" demeden binin iste ;)
     
    m/yalcin bunu beğendi.
  8. x-rayted

    x-rayted Bisikletkolik

    Kayıt:
    20 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.366
    Beğeniler:
    1.481
    Şehir:
    istanbul, Maltepe
    Adı:
    Cenk K.
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Cycle chic manifestosunun ilk maddesi "I choose style, over speed" olması lazım yani "Hız yerine stili tercih ediyorum" . Bizde bunun gösteriş boyutuna kaçması çok normal, kabul edilebilir bir şey . Ancak bu akımı başlatan Kuzey avrupalı insanlar genelde mütevaziler o ihtimali düşünememişlerdir belki de.

    Bence yazar (kendisini tanımıyorum) bunu gösteriş meraklılarını bisiklete çekmek için yazmış da olabilir.
     
  9. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.743
    Beğeniler:
    10.826
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    kesinlikle!
     
    suat akman bunu beğendi.
  10. MUSA Ç.

    MUSA Ç. Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2013
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    437
    Şehir:
    Şile / İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    kendi çevremden çok duyuyorum. Kaç yaşındasın bu bisiklet te ne oluyor? Çocuk musun sen? Ya da arabası olanlar içlerinden diyor ki "fakire bak". bisiklet çocuklara ya da araba almaya gücü olmayanların bir dayanağı. Halkımızda ki maalesef genel kanı bu. "bisikletle gösteriş" siz bunu halkıma anlatamazsınız. gülerler. sonuçta 20 bin liralık bisikletle, 500 liralık bisiklet onlar için aynı.
    bisikleti hayatımın her alanın da kullanan biri olarak ne amaçla yapılırsa yapılsın bisikletin yaygınlaşması adına bu yazı bana şirin geldi. başka anlamlar yüklememek lazım. ha bir de elde böyle konuya uygun bir foto vardı güme gitmesin dedim :rolleyes:
     
    suat akman ve Ufuk Demirtürk bunu beğendi.
  11. m/yalcin

    m/yalcin Aktif Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2015
    Mesajlar:
    153
    Beğeniler:
    136
    Şehir:
    MUĞLA
    Adı:
    YALÇIN
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    aynen imzamı atarım her halükarda KASKIMI takarım.
     
    suat akman bunu beğendi.