Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Çıkarız Çıkarız Olmadı İtekleriz (Rize_5.Gün)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    “ At Sinegi mi Yoksa Matkap mi?
    Vercenik mi Yoksa Kackarlar mi?” :)


    Uzun zamandir tur yazilarima devam edemiyordum. Neyse sorun degil diyerek tur notlarina ait sayfayi actigimda bugune dair hicbir sey yazamamis oldugumu gorunce “a auuv” al sana sorun dedim. Biraz fotolara bakarak biraz hafizayi zorlayarak o gun yasadiklarimizi cikartmaya calisicam. Haydi hayirlisi. :)

    Sabah 6`da gozlerimi actim. Zaten ne kadar kapali tutmustum ki? Dun gece don babam don, yok suyun sesi, yok arkadaslarin horultusu derken gozumu kirpamamistim. Biraz daha bekledikten sonra alarmin calmasiyla uzun zamandir bekledigim an geldi diyerek “haydi kalkin bakalim haydiii” diye kimsenin benden daha iyi yasamaya ve uzun uyumaya hakki yok diyerek arkadaslarimi da uyandirdim. Hos zaten ben de onlar yuzunden uykusuzdum. Aslina bakarsaniz cikacagimiz rampalari dusundukce ne kadar erken kalkip yola cikarsak o kadar iyi olur diye dusunmekteyim. Once esyalarimi sonra kendimi atiyorum cadirdan disari bir an once toparlanayim diye. Emre hemen kalkiyor, Erkut`tan “hiii” diye uykulu sesler geliyor, cadira dondugumde goruyorum ki Serkan`in ususun de uyansin diye actigim tulumunun fermuari yine cekilmis. “Serkan beni bagirttirma kalk cabuk gunese kalicaz yoksa” diyorum. Toparlanmamiz bir saati buluyor. Kahvalti yapmak icin derenin karsisindaki kahveye geciyoruz. Ne de olsa kimse yok tum masalar bize kaldi. Ama yiyebildigimiz seyler sinirli. Elimizde cok fazla bir sey yok. Daha dogrusu var ama sabah sabah kimse ton baligi yemek istemeyecektir. Yola cikmamiz 8`i geciyor. Ulku-1 koprusunden sola doner donmez koca koca taslarin oldugu gevsek zeminli oldukca guzel bir rampa “Gunaydin” diyor bizlere. Dizlerimiz daha hic isinmadan vuruyoruz kendimizi rampaya. Tik tik tik edip caaat diye kutledikten sonra ilk sol dizim aciliyor. Saga ne oldu diye sormayin, onu hatirlamiyorum hahah. :)) Bisikletlerimiz o kadar yuklu ki taslarin uzerinde denge kurmaya calisirken aniden saga sola kayiyor. En azindan benim icin oyle. Emre ile Erkut onden gidiyor, Serkan ile ikimiz de arkadan aheste aheste geliyoruz. Zil Kale`ye kadar onumuzde 9 km`lik bir yol var. “Yahu saat daha 9 bile olmadi bu ne sicak boyle?” diyerek terimi siliyorum. Asagi ucmamak icin zorlandigim yerlerde bisikletten inip itekliyor, yol biraz daha duzelince tekrar biniyorum. Indigim sirada basimin belasi sinekler beni kesfediyor. Bir elimle bisikleti tutup digeri ile onlari kovalamaya calisiyorum. Cok fena halde canim yandigi icin bacagima bakiyorum. Sag baldirda kocaman bir kara sinek. Kovaliyorum gidiyor ama sadece 5 saniyeligine. Baya bir cebellesiyoruz. Neyse bisiklete biniyim bari diyorum belki yakalayamaz. Ama nerdeee? Yokus asagi da gitmiyoruz ki bildigin rampa, tas catlasa hizim 8 veya 9. Bisikletteyken de yine rahat birakmiyor. Basliyorum soylenmeye “ gitsene gerizekali, isirdin ya yetmedi mi?” diye. Gelip gelip ayni yere konuyor. 15-20 dakika boyunca pesimi birakmiyor. Burada yazilamayacak kadar buyuk kufurler etmeye basliyorum. “ Ne istiyorsun benden? Birak pesimi kahrolasica” diyerek bisikletten iniyor bir kenara dayiyorum. Meydan okuyor bana. Uzerine cok sert bir sekilde elimle vurdugum halde olmedi ve sanirim hirs yapti. Ari sokmasindan daha fazla can yakan bu olay ayni yerden birkac sefer basima geliyor. Gunlerdir ilk defa ne rampa ne baska bir zorluga yenilmeyen ben, kucucuk bir sinekle bas edemeyip “Serkan bunlar benden ne istiyor? Niye size gelmiyorlar da hep beni isiriyorlar?” diye basliyorum sinirden aglamaya. Serkan beni cok iyi tanidigi icin sinirlerimin nasil alt ust oldugunun farkinda. Bir sinek icin aglayacak bi kiz degilim ancak sisliklerin inmesini beklemekten, surekli yaralari kasimaktan bir hal oldum. “Hacim onlar degil, o bir tane sinek ve sana kafayi takmis durumda.” O da bisikletini kenara birakiyor dusuyor o sinegin pesine. Iki - uc derken sonunda oldurmeyi basariyor. Bacagimda yanma hissi var ve oldukca sisti. Sonradan kontrol ettigimde greyfurt buyuklugunde bir kizariklik ve sislik goruyorum. Bunu bir sinegin yapabiliyor olmasi beni oldukca sasirtti. Yerliler bu sinege Por diyor. Ben neyim ki onun icin? Esegin, atin derisinden bile kan emebilen at sinegi dedikleri sinek iste buymus. Bizde tecrube ederek ogrendik. O cok kalin diyebileceginiz kot kumasin uzerinden bile cok rahat caninizi yakabiliyorlar. Bu tur bitene kadar her yerimde bunun gibi 5-6 tane buyuk izler olustu. Sisligin inmesi hemen hemen 2 haftayi alirken kizarikliklarin tamamen gecmesi de aylari aldi. Ha bu arada o bildiginiz sinekkovarlar falan bu evrim gecirmis yaratikta hicbir ise yaramiyor. Gidecek olanlara duyurulur. :)

    Biz sinekle cebellesirken Erkutlar coktan varmistir Zil Kale`ye. Kendimi toparlayip atliyorum bisikletin tepesine. Kaleyi uzaktan gordugumuzde oh be neyse ki cok kalmadi orada biraz dinlenir devam ederiz diyoruz. Bu arada iki hatira fotosu da almayi ihmal etmiyoruz. Serkan bu fotoya baktikca “ah be posu da gitti” zaten der. Bu foto onu son gorusumuz. Tek buldugumuz iniste heyecanlanip hizlaninca bisikletin arkasindna ucmus gitmis.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Gittigimizde Erkut ile Emre`yi kale yakininda ustalarla oturmus muhabbet ederken buluyoruz. Mataralari yenileyip kale`ye geciyoruz. Zil Kale tadilatta oldugu icin ziyaretcilere kapali. Allem edip kallem edip iceriye giriyoruz. Bizimle ayni zamanda gelen motorculari iceri almamislardi. Kalenin manzarasi gercekten harika.

    [​IMG]

    “ Hooop hoop tamam daha fazla gitme” uyarilarina ragmen ucurum kenarina oturup asagi izliyorum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Manzara buyuleyici. Yuzerken uzaga en uzaga gitme, daglarda en yukse cikma, ucurumda en uca gitme istegi. Ozgurluk hissi benim icin boyle bir sey.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Erkut az daha git derken “iyi bu iyi diye” one egiliyor. :)
    [​IMG]

    Daha gitmemiz gerek cok yol var o yuzden de fazla oyalanmadan ustalara tesekkur edip oradan ayriliyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Iste onumuzdeki gercek tablo. Gucumuz nereye kadar yeterse oraya gidicez. Bugun gune kotu basladik. Iyi kahvalti yapamamak ve caysizligin verdigi bir sikinti var hepimizde. Ayrica hava cok nemli ve sicak. Durdugumuz yerde sikinti basiyor.
    [​IMG]

    Hididi hididi ilerlerken sol tarafta gordugumuz bir tabela hepimizin yuzunu gulduruyor. Haydi bakalim pedallara asilalim 3km sonra guzel guzel molamizi veririz diyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ha simdi ha sonra nerede bu diye ilerlerken yanimiza bir kamyonet gelince bizim de niyetler aninda degisiyor.

    -Selamunaleykum.
    -Ve aleykumselam.
    -Abi ne tarafa gidiyorsunuz?
    -Cat`a gidiyoruz.
    -Karnimiz ac daha fazla ilerliyemiyoruz sicakta bizi de atar misin?

    dememizle aractan inmeleri bir oluyor.

    Hu huuuw yuzumuze vuran ruzgar oldukca serinletti. Fotolardan da anlasilacagi uzere cay ve kahvalti bulabilme umuduyla herkesin yuzu guluyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    Cat`taki alabalik tesisinde bizi indiriyorlar. Tesekkur edip ayriliyoruz. Bulundugumuz yerde pansiyon goruyoruz ancak simdi bizi burada opmesinler diye ilerleyelim bakalim neler varmis diyerek basiyoruz pedallara.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Nihayet bir isletme ile karsilasiyoruz. Sadece bir market bulduk zannederken meger burasi da Cancik Otel diye bir yere aitmis. Once kahvalti ne kadar diye soruyoruz. Kisi basi 10 lira diyor. Kasadaki paraya bakip hesap yapiyoruz. “O zaman bize iki kahvalti ortaya da bi kuymak 4 de duble cay” diyerek siparisi veriyoruz.
    [​IMG]

    Cay superdi ama hararetimizi kesmeye yetmedi. Biz en iyisi bi de karpuz alalim dedik. Marketteki amcam cok komik. Amca bu ne kadar diye sordugunuzda bi gozunu aciyor otekini kapatiyor bi elinizdekine bi size bakip fiyat soyluyor. 1.75 yok 2 olmadi 3. Gonlunden ne gecerse abisine kadar gelmese de durum bundan ibaretti. :))

    Yanimiza oturan gruptaki teyzelerle genclerle muhabbet ediyoruz.
    [​IMG]

    Bi turlu sabit duramiyorum, cunku vucut isimi henuz indirebilmis degilim. Bu boyle olmayacak diyip buz gibi cesmenin altinda basimi isliyorum. Oh bee rahatladim. Hava biraz serinleyene kadar buradan cikmamaya karar veriyoruz.

    Karpuzu alip buz gibi suyun icine birakiyoruz. “Serkan iyice yerlestir, bak karpuz giderse seni mahvederim” diyince etrafini taslarla ceviriyor. Su buz gibi cok guzel. Ama gunesin altinda omuzlarim ve kollarin fisir fisir oldu diye golgeye kacmak zorunda kaliyorum.
    [​IMG]

    Serkan da dereye girmeyi tercih ediyor.
    [​IMG]

    Karnimiz tok, sirtimiz pek bir de golgeyi bulunca uyku kacinilmaz oluyor. Hele ki sabaha kadar uyuyamadigim dusunulurse. Gunes kremini yogurt gibi surmeme ragmen kollarimin acisi ve isisi rahatsiz ediyor. Ruzgar yiyim diye en cok esen yere uzaniyorum, yanibasima da Emre. Erkut bacaklarini guneste kendisini golgede birakacak bir yer secmis. Sortla dereye girdigi dusunulurse kurutabilmek icin mantikli. Ortalikta dolasip fotograf cekebildigine gore Serkan gece iyi uyumus. :))

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu da uykudan yeni uyanmis huysuz Erkut. :)
    [​IMG]

    Sineklerden sakinmaktan tedirgin oldum. Ne kadar uyudum bilmiyorum ama bir tanesi tarafindan isirilip uyanincaya kadar uyku cok iyi geldi. Kalkinca soyle bi dogruluyorum. Karsimda Serkan. “Gunaydin hanimefendi.” “Ne kadar uyudum?” diye sorunca “ohooo” diyor. Ama saat yalan soylemez. :) O sirada isiriklara bakiyim derken sol ayak bilegimin yumurta kadar sistigini fark ediyorum. “Anaa buraya ne zaman ne oldu?” Bu sene bende bi ugursuzluktur gidiyor, surekli bi yerimde ariza cikiyor. “Serkan suna bi baksana” diyince tur cantasindan ilkyardim seti de cikariliyor. Bir adet merhem ve bandaj is gorecektir diyoruz. Allah razi olsun hem merhemi suruyor hem de ovup sariyor. Serkan bana hic kiyamaz, kardesi gibi sever sagolsun. Teyzelerin de bu durum dikkatlerinden kacmamis olacak ki biz suya karpuzu almaya gittigimiz de hemen Erkut ile dedikodu yapmislar. Erkut`un dedigine gore teyzem once agiz aramis “Serkan da cok iyi cocuk, cikiyor mu onlar?” diye. “Yok teyze onlar cok iyi arkadas, kankalar yani” diye aciklama yaparken hepimiz size bakiyorduk. O sirada Serkan ile suya girdiniz, oyle bi guldun ki “n`oluyo lan bunlar yoksa bizi mi yiyor?” dedim diyor. :)) Tabi Erkut bunlari teyzeler gittikten sonra anlatiyor. Iyi de orada olsan sen de kopardin. Serkan hem sudan tirsiyor, hem soguk diye bagiriyor, hem de karpuz gitmesin diye kendini ileri atiyordu. Az kalsin kendisi gidiyordu dedim.

    Karpuzu da kesip mis gibi sofraya koyuyoruz. Ne kadar sicak soguk sey varsa tukettik soguk sulara da girdik ama neden hala benim hararetim dusmuyor. Sanirim cok fena sicak carpti. Bu gidisle biz burada kalicaz en iyisi oda fiyatlarini soralim diyoruz. 45`ten aciyor amcam agzini. Yuh! Otelin adi Cancik ya “buradan bi cancik olmaz” biz en iyisi yola devam edelim musait bir yer bulunca kamp atariz diyoruz.
    [​IMG]

    O sirada marketin onunde duran kirmizi kamyonet hepimizin gozunde simsekler caktirdi. Erkut`un askere yetismesi gerekecek Emre`nin de sayili izni var. Rotayi dusunuyoruz Cat`tan sonra Elevit, Trovit, Palovit, Amlakit. Biz buraya 3-4 gunde gideriz. En iyisi geziyi hizlandiralim ve daha cok yer gorelim diye dusunuyoruz. Once abilerin alisverislerini yapmasini bekledik. Avini gozetleyen kaplan gibi sinsice bekliyoruz. “Serkan git bi sor bakalim nereye gidiyorlarmis?” diyorum ama pesinde de ben. Hani o kadar erkek varken bana laf dusmez “bacim sen kenara cekil falan” ayagi. Amlakit`e gideceklerini soyluyorlar. Gozlerimiz daha mi cok parliyor ne? Aracta 3 kisi var. Amlakit Yaylasi`na kum, cimento ve boya goturuyorlarmis. Yukumuz agir, alamayiz diye bizi geri ceviriyorlar. Tamam abi sagolasin diyor Serkan. “Cekil surdan” deyip atliyorum hemen soforun camina dogru. Hani kaplan gibi gitmistim ya su an bir minnostan farkim yok. “Ama amca yaaa benim ayagim sakat acayip sismis, zaten gunes de carpti, arkadas da askere yetisecek. Ne olur sanki bizi de atsaniz? Kamyonetin masallahi var o kadar seyi tasiyor bizi mi alamicak?” deyince adam once ayak bilegime bakiyor, sonra gozlerime. Ben hala Shrek`teki kedi gibi bakiyorum kaslarim dusmus, gozlerim bugulu. “Iyi tamam hadi yukleyin o zaman” diye yakiyor bir cigara. Oraya buraya attigimiz esek olusu bisikletleri hemencecik getiriyoruz. Bizim cocuklarin da masallahi var. Sevincten midir nedir “hik” bile demeden kaldirip yukluyorlar. Serkan aracin on tarafina yakin dururken biz de arkasindaki cimento torbalarina oturuyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kamyonet her hoplattiginda “haaay” diye dusuyorum semsert torbalarin ustune. Yola cikmadan once kafami islatmistim, halen de kurumus degil. Ruzgar estikce once hosuma gidiyor, sonra uyususyor. Amanin buz gibi oldu yeter diye kapsonu cekiyorum kafaya. Bir salla iki salla uc salla... Bir koy gec, bir yayla gec...

    -Arkadaslar acilen durmamiz lazim.
    -Ne oldu len yine?
    -O kadar karpuz yedik su ictik e bunlarin bi sekilde cikmasi gerekiyor.
    -Az sabret Kevser.
    -Yaw ne sabri, daha cok yolumuz var.

    Birinci viraj, ikinci viraj, ucuncu viraj…

    -Ya valla durmamiz lazim, dayanamicam ben.
    -Bisi olmaz bisi olmaz.
    -Ya gerizekalilar suratima bakin kipkirmizi oldum.
    -Gunestendir o.
    -Ya bu araci durdurursunuz ya da hemen simdi suracikta ben bu cimentoyu kararim.
    -Biz senin kollarindan tutup asagi sallayalim, nasil olsa arkada kimse yok. Puhahah
    -Hee oldu canim. Cabuk durdurun sunu.

    Baktim bunlardan hayir yok Serkan`a sesleniyorum. “Serkan ben cok fenayim. Araci durdurman lazim. Ne olur bi ihtiyac molasi verelim.” Serkan cama dogru egilerek abilerden rica ediyor. Arac durur durmaz atiyorum kendimi asagi ve basliyorum kosmaya. Yok burasi olmaz bi goren olur, yok surada isirgan otu var (o hatayi bir kez yaptim daha da yapmam), yok burda tas var sinek var derken buldugum 4. yere gittim. Kamyonete bir donusum var ki sormayin. Yuzumdeki “oh be dunya varmis” ifadesi herkes tarafindan anlasilmistir. Ha anlasilmadiysa diye ben tabi yine tekrarladim. 

     
  2. #2
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Elevit Koyu, nufus belirsiz. :)
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bisikletler de sarsintidan oldukca etkilendi ve bir tanesinin fren kolu Erkut`un sirti ile butunlesmis durumda. Emre ile ben kenarda oldugumuz icin sansliyiz sanirim. :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    Trovit Yaylasi,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Gune damgasini vuran ilk olayimiz malumunuz Por denilen at sinegiydi. Ikincisi ise “Vercenik vakasi” oldu. Cat`tayken Serkan ile haritaya bakip Vercenik Dagi ne tarafa dusuyor ne kadar uzakta, acaba oraya da mi gitsek diye plan yapiyorduk. Yok su yol bu yol diye bir turlu uzlasamadik. Kamyonetteyken de Serkan viraj dondukce “bakin arkadaslar Vercenik” diye bize bir dag gosteriyor. Arac dondukce onun da basi donuyor olacak ki tekrar dondugumuzde Vercenik diye baska bir dagi gosteriyor. “He hee Serkan onlarin hepsi Vercenik” demeye basladik. Hatta kendi cektigi videolarda da surekli Vercenik`ten bahsetmis. “Bak Hacim karsidaki Vercenik”. “Yok yaw Serkan orasi Kackarlara benziyor.” En son bombayi ise surada patlatti. Palovit`ten sonra durdugumuzda arkamizda gormus oldugunuz ise Vecenik diye kayit yapmis. Yanimiza gelen minubusteki adam ise etrafi tanitirken onun Kackarlar oldugunu soyleyince “Hadi yaa orasi Kackarlar mi?” diye sasirinca ben kahkahayi patlatiyorum. Allah sizi inandirsin o gunden sonra Serkan`in adi Vercenik Serkan olarak degisti. Ne zaman bir sey anlatsa biz inanmasak ya da dogru cikmasa kisaca “Vercenik” diyoruz. :))

    Kackarlar,
    [​IMG]

    Ardimizdan yavas yavas bizi takip eden sis etrafi sarmaya basladi. Bu yuzden hava da oldukca serinledi. Aaa oooo hooo diye manzaranin saskinligi icerisinde fotograf cekmeye calisiyoruz. Bir ara durup tepede mermi atip, tulum calanlari bile izliyoruz.
    [​IMG]

    “Haa burasi demek Trovit`mis himm Palovit`e cikis da amma sertmis. Amlakit ne kadar uzakta acaba? Ahanda adam durdu, ya bizi burada indirirse? Amlakit daha cok var mi acaba? Yolun sonu neresi?” diye merak dolu sorulari birbirimize yoneltip enteresan ve komik cevaplarla gulmekten oluyoruz.

    Palovit Yaylasi,
    [​IMG]

    “Ne isiniz var burada?” der gibi bakmamis mi? :))
    [​IMG]
    Bu bendeki en uzaga gitme, yolun bittigi yeri gorme, ulkenin sinirlarina dayanma gibi arzular yuzunden umarim bir gun basimizi yakmam. E Palovit`te kaliriz o zaman diyenlere hayir bugun Amlakit`e varmaliyiz, olmadi itekleriz ama gideriz diyorum. Neyseki korktugumuz basimiza gelmedi ve sofor yola devam etti.

    [​IMG]

    Buradan mukemmel bir dag bisikleti yaris parkuru cikar ben size soyleyim. Cat`tan Amlakit`e 25km yol var ama oyle boyle degil. 25km yolu sanirim 2 - 2,5 saatte kamyonetle ciktik. Yuksuz bisikletlerle bir gunde cikilir cikilmasina da piliniz biter. Neyseki Amlakit`e varinca tepede bir yerde kamyonet duruyor. Soforun yaninda basindan beri pek hoslasmadigimiz adam imali bir sekilde “ e atarsiniz 3-5 sakal” diyor. Ben ne demek istedigini anlamayinca Serkan`a soruyorum. “Hacim para istiyor” diyor. Bindigimiz andan beri aramizda konustugumuz konu da buydu. “Adam ya bizden para isterse ne dicez? Kisi basi 5 tas catlasa 10 lira verebiliriz. Zaten buraya ne kadar mazot gider ki?” Ortak kasadan paralari cikarirken arkami donuyorum ayip olmasin diye. Parayi uzattigim sirada sofor “yok yahu para falan istemez, biz sizi bunun icin mi getirdik” diyor. “Valla abi ne bileyim arkadasin oyle diyince biz de hazirladik, zaten cok paramiz yok kisitli butceyle yola ciktik. Allah razi olsun bizi buraya kadar getirdin ama hakkindir bari 20 lirasini al” diyorum. Kabul etmeyince helallesmek icin bizim cocuklar birer birer cimento torbalarini asagiya indirip diziyor. Daglarin arasindan suzulerek ustumuze dogru gelen sise kapildim izliyorum. Neyse siz indiredurun ben de bir iki foto cekeyim diyip sariliyorum SLR`a.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Isimiz bittiginde sagdan mi gidelim soldan mi diye kararsiz kaliyoruz. Her iki dagin yamacinda da evler var. Sag tarafta kahve var diyince rotamiz da belli oluyor.
    [​IMG]

    Hava kararmak uzere once cadirlari kuracak bir duzluk bulmaya calisalim diyoruz. Cok gecmeden kahvenin hemen dibindeki hafif egimli yere cadirlari kuruyoruz. Allah`im Emre`nin titizligi beni deli edecek. Adam yine camasir yikmaya gitmis yahu. Neymis cantasinda neden kirli giysi tasisinmis ya lazim olursaymis. Ben bayanim onun kadar takmiyorum. Dagdayiz kardesim bosver camasiri sen doganin tadini cikartmaya bak.

    Hava serinleyince ustumuze polarlari takiyoruz. E simdi aksama ne yiyecegiz? Kahve`ye gidiyoruz ne var ne yok diye.

    -Abi ne var yiyecek?
    -Balik var, alabalik.
    -Vallaha mi? Hani su kirmizi beneklilerden mi?
    -He ondan.

    Buzluktan cikariyorlar, baliklar don. Diyoruz o cozulene kadar biz de iyice acikmis oluruz. Kac gundur sulu yemek yiyemiyoruz. Oranin sahibinin esi cok tatli bir bayan, kendisi aslinda ogretmen. Yazlari yaylaya geliyorlarmis. Sagolsun bizler icin corba yapabilecegini soyluyor. Menumuz super; corba, balik, salata, cay vs. Acaba doymaz miyiz karbonhidrat olsun diye Erkut`un gazina bi paket de makarna soyluyoruz. Tabi bana cok geliyor ama bu Erkut`un icinde kurt mu var ne bana misin demiyor. :))

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sonra cikiyoruz disariya. Serkan ile Emre rakiyla Erkutla ben cayla demleniyoruz. Demlendikce yeni turkuler patlatiyorlar. Cok guzel bu Karadeniz`in dokusu, turkuleri, havasi her seyi. Cennetten bir kose adeta.

    [​IMG]

    [​IMG]

    O sirada karsimda Erkut gozlerini kismis uzakta bir noktaya odaklaniyor.

    -Ne oldu be, nereye bakiyorsun?
    -Himm aslan mi, ne o cadirlarin yanindaki sey?
    -Ne bileyim karanlik.

    Yanina vardigimizda kocaman bir kopele karsilasiyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Sen cadirlarin yanina git. Erkutun cantasini ac, icinden poseti cikart, poseti delmeden bagini ac ve icindeki tamamen ambalajli sucugu cikarip afiyetle ye. Aferin sana kopeciiik. 3 yildir turlarda yanimizda tasiyip da bir turlu yaylada ates yakip pisiremedigimiz sucuk olayi bu sene de boylece yalan oluyor. Bi dahakine Sucuk`a Sadakat Turu duzenlicem. “Yaw ayip vallaha ayip sana, biz o sucugu tam 4 kisi yicektik” diye soylenirken o coktan yarisini bitirmisti bile. Neyse takdir ettim ama hayvani. Hicbir seyi parcalamadan akillica amacina ulasmis. Ha biri mi acip da verdi acaba diye etrafa cok bakindik ama bizden baska kimse de civarda yoktu. Neyse canim o da onun nasibiymis. Biz onu tee Ardesen`den beri yani 4 gundur tasiyorduk bi tek ona yanariz. Afiyet bal seker olsun diyelim ve bugunu de burada bitirelim. Ha bundan sonra dis fircalama, uyuma asamalari vs. Cok rahatim, artik uyuyabilirim deyip daliyorum. Ta ki arada sirada yabani hayvanlari kacirmak icin atilan maytaplari duyana kadar. Uyuyorum patlayinca uyaniyorum tekrar uyuyorum. Buna da sukur en azindan uyuyabildim diyebiliyorum. Ertesi gun gorusmek umuduyla hosca kalin efendim. :)) .by

    Tur Bilgileri

    28 Temmuz 2010 Carsamba

    Senyuva - Cat - Amlakit

    Toplam Yol: 51km (15km civari bisikletle asilabildi.)
    Trovit - Palovit Gecidi: 2756m
    Senyuva - Amlakit Irtifa Farki: 2010 - 490 = 1520 m

    (Her 200 m `de sicakligin 1 derece dustugu dusunulurse bu da serinlememizin sebebini aciklar :) Oh be! )
     
  3. CaRviLLE

    CaRviLLE Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Eylül 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    136
    Şehir:
    Kocaeli
    Adı:
    Kerim
    Seviye:
    Çok güzel bir tur olmuş bizimle paylaştığınız için teşekkürler yalnız... O nasıl alabalık öyle ya kızamık geçirmiş gibi kırmızı benekli ?:eek:
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  4. Kadir AYINTAP

    Kadir AYINTAP Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Kasım 2009
    Mesajlar:
    910
    Beğeniler:
    2.781
    Şehir:
    İstanbul Maltepe
    Adı:
    Kadir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Oldukca maceralı harika bir gezi olmuş.. yolun yarısını kamyonetin kasasında cıkıp rüzgarı yüzünüzde hissetmek müthiş bir duygu olsa gerek :D Dağların arasındaki ZİLKALE
    Rize ili Çamlıhemşin ilçe merkezinin 15.km. güneyinde, Fırtına Deresi Vadisi’ne hâkim noktada, deniz seviyesinden 750 m. yükseklikte, kıyıdan da 40 km. içeride olağanüstü bir konumda. tadilatta olupta içeri girmek büyük başarı :) kaleden dışarıya bakmak o manzara, paha biçilemez doğukaradenizin tabiat güzelliği bambaşka.
    Kaçkarlarda ise bulutların üzerine cıkmak, yayla manzaraları büyüleyici. birde o kırmızı benekli alabalık tam bir şifa :) size afiyet olsun :) birde kimse kimsenin kısmetini yiyemez :D sen kilometrelerce o güzelim sucuğu taşı :D hani hep deriz ya kime niyet kime kısmet, işte o söz bu olsa gerek :D
    Ellerinize ayaklarınıza sağlık, bizi doğu karadenizin güzelliklerine getiren bu güzel paylaşım için teşekkürler. sağlıcakla kalın...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  5. H.ibrahim Erdemir

    H.ibrahim Erdemir Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2011
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    119
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    1- At sineğine karşı verdiğiniz mücadele ve o sıcakta yaşattığı sıkıntı hiç çekilmez doğrusu. Ama ısırdığı yeri şişirmesi beni biraz düşündürdü. Benide bir börtü böcük ısırınca hemen şişiyorum :)

    2- Aslan parçasının sucuğu götürmesine bayıldım :D koçum benim helal olsun.

    3- Paylaşım için teşekkür ederim, teşvik ediyor bu tarz geziler. inşallah yıllık iznimde bende kendimi yollara atacağım
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  6. recep24ank

    recep24ank Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    12 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.136
    Beğeniler:
    2.338
    Şehir:
    Sakarya Adapazarı
    Adı:
    Recep Eşref ÇINAR
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    gerçektende çok eğlenceli bir tur olmuş. manzaralar ve bol oksijen üstüne güzelde bir uyku çekmişsiniz. daha ne olsun
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  7. Frédéric LAPOİNTE

    Frédéric LAPOİNTE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    593
    Beğeniler:
    1.518
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Paylasim için çoooook tesekkurler.
    10 yil once basladigim ama yorgunluktan bitiremedigim turu sayenizde gordum.
    COK YASA KARADENIZ.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  8. #8
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Iste o kırmızı benekli alabalık hakiki dere alabalığı oluyor, öyle çiftlik falan değil. Tadı ise tarif edilemez ancak yaşanır. :)
     
  9. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    352
    Beğeniler:
    551
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Haziran'ın ikinci yarısı bende Kaçkar dağlarına bir gezi yapmayı planlıyorum.Şu anda takip edeceğim rotayı planlıyorum. Hatta hava şartları müsait olursa zirveye kadar çıkmayı düşünüyorum. Geziniz benim için oldukça faydalı oldu. Burada anlattıklarınız dışında bilhassa rota konusunda tavsiye edebileceğiniz başka şeyler varsa bildirirseniz çok makbule geçer.
     
  10. Emre Gözütok

    Emre Gözütok Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Aralık 2010
    Mesajlar:
    741
    Beğeniler:
    202
    Şehir:
    4.Levent-İSTANBUL
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Gerçekten imrenmemek elde değil. Beni Karadeniz'e teşvik ediyosunuz :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  11. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.355
    Beğeniler:
    1.504
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Karadenizde uzun yıllar kalan birisi olarak, herkese şiddetle tavsiye ederim. Birşekilde gidip görünüz, Karadenizin yeşilini.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. #12
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Amac o zaten, ne guzel…
     
    Emre Gözütok bunu beğendi.
  13. sadık1964

    sadık1964 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Şubat 2009
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    473
    Şehir:
    konya
    Seviye:
    Şahane bir tur olmuş paylaşım için teşekkürler
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  14. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    Güzel ülkemizi GEZ GÖR ANLAT İşte bisikletlinin anayasası.
    Yine macera,yine zorluklar ama pişmanlık asla yok ve yeni tur planları.
    Şu sineği kontrol kontrol ettinizmi? garanti erkekti.Şaka yapıyorum bana kızma canım arkadaşım.Ben bazı turlarda yolda seyir halinde iken küçük sineklerle mücadele etmişimdir ama sizinki bambaşka.
    Kevserciğim bu güzeller güzeli yolculuğu bizlere güzel anlatımın,ve fotoğraflarına teşekkürler ederim. Sanki sizlerle bende beraberdim.Sevgilerimle..
     
  15. edea72

    edea72 Üye

    Kayıt:
    21 Mart 2010
    Mesajlar:
    73
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    konya
    Seviye:
    hak etmişsiniz kırmızı benekliyi. çok güzel bir tur. pedalınıza sağlık
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  16. Emirhan Kaya

    Emirhan Kaya Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Aralık 2010
    Mesajlar:
    303
    Beğeniler:
    154
    Şehir:
    Çorlu
    Seviye:
    çok güzel bir tur ya helal olsun ne diyeyim çok imrendim. Bol pedallar kazasız :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  17. M.Nuri TEKE

    M.Nuri TEKE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Aralık 2010
    Mesajlar:
    440
    Beğeniler:
    721
    Şehir:
    ANTALYA
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Süper bir tur..herşey var. Tebrikler, kıskanmamak elde değil. başarılarınızın devamını dilerim. Paylaşım içinde teşekkürler.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  18. mete ışık

    mete ışık Üye

    Kayıt:
    20 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    69
    Beğeniler:
    40
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bir tur ancak bu kadar güzel yaşanabilir tbrkler bizimle paylaştığınız için ayıca tskr
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  19. Genç Osman Bircan

    Genç Osman Bircan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    486
    Beğeniler:
    703
    Şehir:
    MALATYA
    Seviye:
    Turun her günü gibi 5. günde harika geçmiş Por sineğinin gazabına uğramışsınız geçmiş olsun, Kevser hanım kamyonet işine el atmanız çok iyi olmuş,eeee arkadaşlarda çimentolara el atmış,ellerine sağlık :) Zilkale öyle böyle bir güzellik değil harika bir yermiş.O kırmızı benekli alabalıktan tatmayı ne çok isterdim afiyet olsun,herkes nasibin yer derler ya taşı taşı keyfine varamadan hayvan mideye indirsin :) Vercenik Serkan'a ve tüm ekibe Malatya Bisiklet Topluluğundan çok çok selamlar, tur günlerini okudukça bisikleti ve başımı alıp uzun mu uzun pedallayasım geliyor.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  20. #20
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Vercenik de Vercenik diye diye bir hal olduk. O yuzden bu sene de Vercenik`i kesfe ciktik. Bu yazi dizisinden sonra insallah onu da yazmaya baslayacagim. Sevgiler…
     
    Genç Osman Bircan bunu beğendi.