Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Cembio Bisikletimsi

Konu, 'Bisikletlerimizin Fotoğrafları' kısmında U BoRa tarafından paylaşıldı.

  1. U BoRa

    U BoRa Kaptan

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    2 Ekim 2014
    Mesajlar:
    184
    Beğeniler:
    230
    Şehir:
    Tekirdağ
    Seviye:
    Öncelikle herkese tekrardan merhaba.

    Elimdeki Cembio’nun modelini hatırlamadığım yaklaşık 10-15 yıllık bi bisiklet. Küçükken babamın ‘aldık işte bin de kapa çeneni’ diye aldığı saçma sapan bi şey. O zamanlar 1-2 sene bindim, sonra bi attık bodruma atış o atış. Geçen sene abim bi iddia sonucu çıkardı bisikleti tekrar gün yüzüne. Dişli dağ bisikleti lastikleri zaten çok berbattı, onları düz yol lastiğiyle değiştirdi. Selesi sert plastik üzerine 2-3 mm kalınlığında bi süngerden oluşuyordu, onu da baya baya rahat bi seleyle değiştirdi. Pedal bastığın zaman gücün yarısını ortadaki amortisör sömürüyor diyerek bir de ortadaki boşluğa düz bir boru kaynattı, böylelikle amortisörü iptal etmiş olduk. Yalnız arka dişlinin oradaki vites mekanizmasının üzerinden 2 tane vida çalmış motora takmak için, ben de evde buldum 2 tane uydurdum ama pek bi işe yaramıyor açıkçası, hem biri düşmüş bile. Her neyse, ben üniversiteyi bitirip Haziran sonunda Tekirdağ’a döndüğümde bulduğum bisiklet şöyle bi şeydi, ortadaki amortisörün arka tarafındaki kaynaklı kısım görülebiliyor;

    [​IMG]

    Şu tekerleklerim;
    [​IMG]

    Şu da çok çok çok rahat selem;
    [​IMG]

    Geldiğim ilk zamanlar planım motosiklet ehliyeti alıp 150’lik falan ufak bi motora binmekti. O yüzden bisiklet beni işe götürsün getirsin yeter diyerek ufaktan eli yüzünü toplayıp binerim dedim. 2 haftada 5 kere falan arka lastiği patlatınca epey bi hevesim kaçtı tabi. Sonunda yeni bi şambrel aldım ve jantın da içine bi 4-5 tur kadar elektrik bandı sardık, böylelikle problem hallolmuş oldu. O günden beri 1 kere patladı, onda da diken girmiş, yapacak bi şey yok.

    Bu şekilde bi kaç hafta geçirdim bisiklet tepesinde ve sonra maddi imkanlarım da pek elverişli olmadığı için motosiklet ehliyeti rafa kalktı bi süreliğine. Ben de dedim bari şu bisikleti binilecek hale getireyim. İnsan şöyle basitten başlar değil mi? Zincir yağlayayım, lastikleri şişireyim, frenleri düzelteyim falan der, yok, mühendis çıktık ya illa en karmaşıktan başlayacağız.

    Nitekim vites ayarları ve jant göbekleriyle başladım. Yukarıda da bahsettiğim gibi arkadaki mekanizma için vida buldum, çok saçma sapan durdu ve hiç bi işe yaramadı ama olsun, sonunda öndeki 3 ve arkadaki 6 dişlinin yarısından fazlası kullanılamazken sadece arkadaki en ufak dişli kullanılamıyor şu an. Gerçi bunun bi sebebi de vites değiştirmeye yarayan zımbırtılar (değiştirici gibi bi şeydir muhtemelen ama tam adını bilmiyorum) çok kötü durumda. Lastik kaplamaların içi sıyrılmış iyice, haliyle çok ciddi kuvvet uygulamak gerekiyor.

    [​IMG]

    Viteslerle uğraşırken baktım ki zincir yağsız, abime sordum o da hiç yağlamamış. Yani alındığı günden beri yağlanmamış bir zincir vardı üstünde. Ben de o gün hem geç olmasından hem de yorulduğumdan ötürü temizlemekle uğraşmadım, direkt abimin motor yağından azar azar kullanarak zinciri yağladım.

    Bisiklet giderken bi çıtırtı geliyordu, hızlandıkça artıyordu, olsa olsa jant göbeklerindeki bilyelerle alakası vardır dedim ve söktüm. Düşündüğüm gibiymiş, ön de arka da felaket durumdaydı. Bilyelerin üzerindeki ve yuvalardaki kirli yağ birikintilerini gazla bi güzel temizledim.

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Toplarken de sanayiden aldığım bi parça gres yağıyla yağladım bilyeleri ve mili. Ancak nasıl berbat bir işçilik sergilediysem bisikletin gerekli gereksiz her yerine yağ bulaştırdığım için 1 hafta falan sürekli yağ temizledim. Pantolonumun popo kısmında bile gres lekesi olmuş, paçaları da zinciri yağlarken gösterdiğim üstün işçilik sayesinde kapkara yaptım zaten :) Yalnız neyse ki bisikletle uzun mesafeler yapmıyorum, çünkü jantları tutan somunlar da yağdan nasibini aldığı için 2-3 km’de yaklaşık bi çeyrek tur kadar gevşiyordu. Temizlik uzun sürdü, cebimde sürekli ufak bi anahtarla gezdim bi süre, sonunda vidaları ve somunları yağdan arındırdım, bir de mavi sprey boyayla boyadım. Hem görüntü oldu hem de kalmışsa üzerindeki yağ artık tehlike arz etmiyor.

    [​IMG]

    Bu şekilde uzun süredir kullanıyordum ama aklımda hep bi bisikletle uğraşma, bi yerlerini temizleme, sökme, takma gibi fikirler var tabi. Nihayet bu Pazar dedim adam akıllı bi yıkayayım, bi temizleyip yağlayayım. Araba yıkarken kullandığım sünger ve Bim’den aldığım 1,5 liralık sıvı sabunla giriştim bisiklete. Öncesinde zinciri, dişlileri ve tüm vites mekanizmasını bi güzel gaz ve diş fırçasıyla temizledim. Resmen çamur olmuş ve kalıp şeklinde parçalar döküldü sistemin üzerinden. Ellerim fena kirli olduğu için temizlerken fotoğraf çekemedim ama önceden çekilmiş durumun vehametini gösteren 2 fotoğraf;

    [​IMG]
    [​IMG]

    WD-40’ da girdi işin içine, en sonunda zinciri çıplak elle ellediğim zaman elde en ufak yağ lekesi bırakmayacak hale gelene kadar temizledim.
    [​IMG]

    Sonuç;
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Abim sağolsun evde her çeşit zincir yağı mevcut, ancak motosiklet zincir yağları bi süre sonra macun gibi oluyor diye azar azar sıktım bisikletin zincirine. Üstüne de yine motor yağından azar azar sürdüm ama pişman oldum. Motor yağı da çok toz topluyor, bi dahaki sefere kullanmayacağım.

    [​IMG]

    Bu arada temizlikten önce zaten kullanılmayan amortisör ve kullanmayı hiç sevmediğim ayaklığı da söktüm. Tırmanışlar için özel işlemler bunlar :)

    [​IMG]
    [​IMG]

    Son olarak en ufak bi doğru yanı olmayan frenlere el attım. Toplam 4 pabucun sadece 1 tanesi idare eder durumdaydı. 2 tanesi direkt koflamış. Pabuçları tutan zımbırtılar da (muhtemelen pabuç kolu gibi bi adı vardır onu da bilemiyorum) fren sıkıldığı zaman geri açılmıyordu. Yani bi kere fren yapınca freni bıraktığım halde bisiklet kendi çapında fren yapmaya devam ediyordu. Her seferinde elimle uzanıp manuel olarak açtırmak zorunda kalıyordum. Hatta bazen yokuş yukarı giderken durup ön freni açıyordum. Zaten kullanmıyorum bi de saçma sapan fren yapıyor kendince.

    Bakınca bile anlaşılıyor, görüntü net ofsayt;
    [​IMG]
    [​IMG]

    Yeni pabuç alsam mı diye düşündüm ancak yeni pabuç alsam bu sefer daha kötü olacak bisikletin gidişi, böyle en azından pabuç janta sürtünse de özelliğini yitirdiği için büyük ölçüde fazla tutmuyor, kaliteli bi pabuç daha çok tutacak fren yapmazken. Bir de o pabuçları tutan kolları sökünce ayar delikleri olduğunu fark ettim. Hepsi ortadaki delikteydi, en üsttekine geçirdim ben de hepsini, şimdi biraz daha iyi durumda frenler. En azından ayaklarımı yere koymadan durdurabiliyorum artık bisikleti :)

    [​IMG]

    Son dokunuşları yaparken aklıma geldi, pedallarda sağa sola çok ufak bi sallantı var. Sökmek için ne gibi bi alet gerekir diye bakayım dedim, civataların üstüne plastik kapak yapmışlar. Açtım baktım, kapatmak için kapağa bi vurdum çatladı. Tüyü dikerek günü kapatmış oldum :)

    [​IMG]

    Bisikletin son hali şu an bu;
    [​IMG]

    Bundan sonra yapacağım 2 şey var birbirine bağlı olarak planladığım. Bisikleti boyamayı düşünüyorum sprey boyayla. Bunun için de her yerini söküp zımparalamam lazım. O sırada da sökmüşken jantları eve çıkarıp akort ayarı yapacağım. Maksat boş durmamış olmak, bi şeyler öğrenebilmek. Daha sonra da ön maşayı sökmeyi, amortisörün yağlarını falan değiştirmeyi düşünüyorum. Bu arada bir de LED ampüller kullanarak ön ve arkaya far yapacağım evde. Üniversitedeki ev arkadaşlarımdan biri Elektrik Elektronik Mühendisliği okurken bu LED işleriyle epey bi haşır neşir olduğu için onunla konuştum, hallederiz dedi. Mesela öne normal yanan beyaz bi far ve gerekli durumlarda karşıdan gelene uyarı maksatlı ekstradan bir far düşünüyorum. Arkaya da normalde yanıp sönen ama fren sıktığımda sürekli yanacak kırmızı renkli bi stop lambası düşünüyorum. Denny gibi sinyal falan da yaparım belki hızımı alırsam :) Para bulduğumda da 800-1000 TL civarlarında bi şehir bisikleti alıp acılarıma son vermeyi planlıyorum. Hatta 1,95 boyla 18”lik bisiklete binerek yarattığım görüntü kirliliğini de yok edip Tekirdağ halkına da hizmet etmiş olacağım.

    Şimdilik bu kadar, uzunca yazmışım epey ama sabredip sonuna kadar okursanız gördüğünüz yanlışlıkları veya şu şekilde yapsan daha kolay ve verimli olur dediğiniz şeyleri söylerseniz çok sevinirim. Herkese iyi günler dilerim…
     
  2. Fanonn

    Fanonn düz üye

    Kayıt:
    6 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    289
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    KTM
    Seviye:
    Sayın U Bora, öncelikle bisikletin basit hatta sizin deyişinizle "saçma sapan" olmasına takılmadan eldeki imkanları kullanarak bu bisiklete binmeniz ve üzerinde uğraşmanızı takdirle karşıladığımı aktarmak istedim.
    Bisiklete binmek için orta-büyük bütçeler, illa ki son model bisikletler, son sistem komponentler gerekmez. Sizin mesajınız bunu bir kez daha hatırlatmalı bisikletseverlere bence.
    Bisiklete binmek isteyenler, eğer bütçeleri elvermiyorsa eski çelik kadrolu ikinci el hatta kimbilir kaçıncı el bisikletlere yönelebilirler. Hatta imkanları geniş olanlar bile 70'li, 80'li yılların hala unutulmayan modellerini alıp restore ederek göz alıcı bisikletlere sahip olabilirler. Ben de eskinin estetik modellerini bugünün modellerinin çoğuna tercih ediyorum doğrusu.

    Bu arada, bisikletin her yerini yapmaya, ayarlamaya çalışmanıza saygı duyuyorum, ama güvenli sürüş için çok önemli olan fren sistemini gerekirse bir bisikletçiden yardım alarak yenilemenizde fayda var. Lastikleri de bu arada yenileseniz daha iyi olur.
    Kolaylıklar dilerim.
    Sevgiler, saygılar.
     
    U BoRa bunu beğendi.
  3. Doğukan ÜLKER

    Doğukan ÜLKER Yeni Üye

    Kayıt:
    10 Haziran 2013
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    bursa
    Bisiklet:
    Bianchi
    Tek kelimeyle helal olsun. Bundan önce benimde böyle bir deneyimim olmuştu. Sizi çok iyi anlıyorum çünkü bisiklet nekadar yıllanmış olursa sonradan canlandırınca acayip zevkli oluyor.(BENİM İÇİN ÖYLE :p ) Hatta şimdi eski bir yarış bisikleti toplamaya başladım.Yalnız o bant lekesi yanılmıyosam o biraz kötü olmuş.Onun çözümüde bende;
    Bir sağlık ocağına gidip pamukla biraz alkol döktürüp orayı bastırarak silebilirsiniz yada kolonya ile de aynı işi yapabilirsiniz.
    İyi pedallamalar...
     
    U BoRa bunu beğendi.
  4. Ali Öz

    Ali Öz Yeni Üye

    Yaş:
    13
    Kayıt:
    8 Ekim 2016
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Balıkesir
    Adı:
    Ali Öz
    Bisiklet:
    Bianchi
    Benimde Şambrelim çok. Patlıyordu Sizin Önerinizi deneyeceğim