Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

carbon kadro gerçekten çok fark ediyor mu? buyurun okuyun...

Konu, 'Bisiklet Seçimi' kısmında BFOkuru tarafından paylaşıldı.

  1. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.024
    Seviye:
    Başlıktaki gibi, buyurun okuyun....

    Belki de o kadar gerekli değildir....

    İngiltere’de yaşayan, Chesterfield’da bir anestezi uzmanı olan Dr. Jeremy Groves, British Medical Journal'da da yayımlanan çalışmasında karbon kadrolu bisiklet ile çelik alaşımlı bisiklet arasında kayda değer bir fark olmadığını söylüyor. Bilimsel verileri kullanarak yaptığı çalışmasında ulaştığı sonuçlar çok ilginç.

    Dr. Groves çalışmasında iki farklı bisiklet kullanmış: Karbon kadrolu bisiklet (9,5 kg) ve çelik alaşımlı bisiklet (13,5 kg). Çalışmasını ise Ocak 2010 ile Temmuz 2010 arasında periyodik olarak gerçekleştirmiş. Dr. Groves’in testinde seçtiği güzergâh toplam 43,5 km. Sheffield’ daki evinden Chesterfield Hastanesi’ne gidiş ve oradan tekrar geriye dönüş. Test boyunca yaptığı toplam mesafe, çelik alaşımlı bisikletinde 1342 km, karbon gövdeli bisikletinde ise 1144 km. Çalışmasının sonucuna göre iki bisiklet arasındaki toplam süre farkı 00:00:32 (saat:dakika:saniye). Dr. Groves testin sonundaki değerlendirmesinde, daha hafif bir bisikletin toplam sürede algılanabilir bir zaman farkı yaratmadığını söylüyor ve “Bisikletçilerin daha hafif bir bisiklet satın almaları yerine, kendi ağırlıklarını azaltmaları daha etkili bir sonuç yaratacaktır’’ diye ekliyor.

    [​IMG]
    Solda çelik, sağda karbon bisikletiyle Dr. Groves

    Dr. Groves çocukluğundan beri bisiklete hevesli olduğunu söylüyor. 70li yıllarda bir çocuk, 80li yıllarda öğrenci, 90larda genç bir doktorken, yerel ulaşımda önceliği hep bisiklet olmuş. Bir kaza sonucu bisikleti hurdaya dönünce, yenisini alamadığından, tekrar mecburi olarak “içten patlamalı” motorları kullanmaya başlamış. Bir kaç yıl sonra, yaşıtlarının baskısı, vücudunu zinde tutma isteği üzerine tekrar selesine dönmeye karar vermiş ve ikinci el çelik alaşımlı bir bisikleti 50 pounda almış, onarmış ve sağlamlaştırmış.

    Önceleri, nöbete kalmadığı altı ay boyunca, Sheffield’daki evinden çalıştığı Chesterfield’daki hastanesine 43,5 km’lik güzergâhta bisikletini kullanmaya başlamış. Sonraları, nöbete kalmalar başlayınca, 55 dakikalık evden hastaneye varış süresinin azaltılabilir miyim diye düşünmüş ve yeni bir bisiklet araştırmaya başlamış.

    Yeni bisiklet alma sürecinde fark ettiği en önemli husus ise şu olmuş: bisiklet dünyasında bisikletçilerin bilimsel verilere dayanarak çalışmaması. ‘’Öneride bulunanlardan hiç birisi, bir bisikletin diğerine göre nasıl daha etkili olacağını söylemiyor, sadece bir bisikletin diğerinden daha iyi olduğunu söylüyorlardı’’ diye ekliyor Dr. Groves. Satın alacağı bisikletin işine en yarayacak bisiklet olmasını isteyen Groves, İngiliz hükümetinin bisiklet kullanımı için sağladığı kolaylıkları incelemiş, ve iş güzergâhında kullanılan bisikletler için sağlanan, 1560$’a kadar çıkabilen vergi indiriminden yararlanmaya karar vermiş. Bu vergi avantajının hedefinin “temiz ulaşım ve çevre kirliliğini azaltma” olduğunu da belirtmemiz lazım. Fakat popüler basında çıkan habere göre, bu vergi avantajından yararlananların çoğu, bisikletlerini günlük ulaşım yerine hafta sonu boş zamanlarında, özellikle patika sürüşlerinde, kullanmayı tercih ediyorlarmış ve bu vergi avantajı insanları son teknoloji bisiklet almaya yöneltmiş. Dr. Groves araştırmaları sonucunda, önceki bisikletine göre daha hafif olan, tekerlekleri hafif ve ince, karbon kadrolu bir bisikleti 950 pounda almaya karar vermiş.

    Yeni bisikletinin eskisine oranla daha az rahat olmasına rağmen çok güzel olduğunu söylüyor Dr. Groves. Sürüş zamanlarında dramatik bir düşüş yaşamamış, fakat güneşli bir günde hastaneye 43 dakikada ulaşarak, en hızlı süresini yapmış. Yeni bisikletini aldıktan sonra çelik alaşımlı bisikletinin garajın tenha bir köşesinde epey beklediğini belirtiyor. Ta ki, yeni bisikletinin lastiği patlayana kadar... Yol saatini eski bisikletine takıp yola çıkan Dr. Groves, iş yerine ne kadar sürede varacağını ölçmüş, çıkan sonuç ise şaşırtıcı: 44 dakika. Dr Groves “ O an bir dakikalık farkın 900 pound edip etmeyeceğini düşündüm’’ diyor, ya da bunun bir şans eseri olduğunu belirtiyor. “Sadece bir seçenek vardı: bilimsel metotlarla test etmek.“ Dr. Groves tek dakikalık farkı görmezlikten gelmek yerine, test etmeye karar vermiş.

    Metotlar

    İki bisiklet de geleneksel düşük gidonlu yol bisikleti olarak tasarlanmış, birisi çelik alaşımlı kadrodan oluşurken, diğeri karbon kadroya sahip. (Tablo 1) İki bisiklette de eş donanım ve ışıklar kullanılmış. Ocak 2010 – Temmuz 2010 arası yapılan testte, hangi bisiklete bineceğine yazı-tura seçeneği karar vermiş. Gidiş-dönüş toplam 43,5 km’lik güzergâhta ölçümler Sigma BC906 yol bilgisayarı ile yapılmış, giyilen kıyafetler hava durumuna uygun olarak seçilmiş ve sürüş esnasında su taşınmamış.
    Güzergahın çoğunluğu şehir içi yollardan oluşuyor, bölünmüş yol mesafesi 1 km, köy yolu mesafesi ise 3 km, 100 metrelik de tarla geçişi bulunuyor. Gidiş - dönüş yolu boyunca toplam tırmanma mesafesi, 843 m. Ulaşım süreleri hesaplanmış ve bilgisayara kaydedilmiş.

    [​IMG]


    Değerler

    Altı aylık çalışma süresince, çelik alaşımlı bisikletle toplam yapılan seyahat 1302 km ölçülmüş, 30 sürüş yapılmış, karbon kadrolu bisiklet ile yapılan toplam seyahat ise 26 sürüş ile 1144 km. Çelik bisikletle yapılan sürüşte iki kez lastik patlamış, karbon kadrolu’da ise bir sürüş meslektaşının evine daveti yüzünden hesap dışı kalmış. (Tablo 2)

    [​IMG]

    İki bisikletle de ulaşılan en hızlı zaman rekoru 58 km/s. En yavaş ulaşım zamanı ise karbon bisiklette, etkili kar yağışı altında alınan süre gidiş dönüş toplam 2:03:20 (saat:dakika:saniye). En hızlı ulaşım süresi ise çelik bisiklette, 1:37:40. Çelik alaşımlı bisikletle ulaşılan ortalama ulaşım süresi 1:47:48, karbon bisiklette ise 1:48:21. İki bisiklet arasındaki ortalama süre farkı sadece 32 saniye.

    Bisikletçinin ulaşımını etkileyen faktörler

    Yerçekimi

    İki bisiklet arasındaki ağırlık farkı 4 kg, bisikletçinin ağırlığı ise 76 kg. (Tablo 3) 843 metrelik tırmanış süresince harcanan enerji çelik alaşımlı bisiklette 740 kilojoule iken, karbon kadro bisiklette 706 kj. Fark, 34 kilojoule, yani % 5 lik bir fark oluşmuş.

    [​IMG]

    Dönüş Direnci

    İki bisiklet arasındaki dönüş direnci farkı 0.2 Newton. Çelik alaşımlı bisiklette bu farkı kapatmak için 1.2 watt lık bir güç harcamak gerektiği ifade ediliyor.

    Hava direnci (rüzgar)

    24 km/s hızla giden tur bisikletinde ( karbon ya da çelik kadro farketmez ) bisikleti götürmek için gereken enerji miktarı 170 watt.

    Kış ve Yaz Karşılaştırması

    Kış dönemi ( 20 Ocak – 19 Nisan ) ve yaz dönemi ( 21 Nisan – 22 Temmuz ) arasındaki ortalama fark 00:06:50 (Tablo 4)

    [​IMG]


    Karşılaştırmalar

    Sonuçlar gösteriyor ki, 43 km’lik sürüş güzergâhında, karbon kadrolu bisiklet ve çelik alaşımlı bisiklet arasında kayda değer bir zaman farkı çıkmamış. Ne kadar az ağırlık o kadar hızlı sürüş inanışı aslında sezgilere göre varılan bir karar gibi görünüyor. Dr. Groves bu farkın neden ortaya çıktığını araştırmış.

    Bisiklet ağırlığında %30luk bir azalma aslında ilk bakışta çok fazla gibi görünebilir, ama toplam değer olarak baktığımızda (bisikletçi + bisiklet) toplamda %4 lük bir azalma anlamına geliyor. Ağırlıktaki azalmanın yerçekimi, sürtünme, rüzgâr direnci ve ivmelenme kuvveti gibi bisikletçiye etki eden kuvvetlere karşı ne kadar işe yaradığını incelemek gerekiyor.

    Yerçekimi

    Hafif bisikletin en önemli avantajı tırmanış sırasında önemli kolaylık sağlaması. Çelik alaşımlı bisikleti kullanmak, tırmanırken ekstra %5lik bir enerji tüketimi demek, fakat toplamda ise daha az enerji demek, tırmanırken harcanan potansiyel yer çekimi enerjisi, inerken kinetik enerjiye dönüşüyor.

    Dönüş Direnci

    Asfalt zeminde sürtünmenin etkisi nispeten az, tekerin yüzeyle temas ettiği alana ve yan çeperine bağlı.İmalatçılar, her arka ve ön her iki tekerin de aynı dirence sahip olduğunu ifade ediyorlar.

    Direnç

    Direnç göz önünde bulundurulması gereken önemli faktörlerden biri. Ağırlıktan bağımsız ve hızın küpüyle orantılı bir değer. Çelik alaşımlı bisiklette sürtünmeyi aşmak için gereken güç sürtünmeyi aşmak için gerekenin tam yedi katı. Hızın artmasıyla üstel olarak artan direnç kuvveti, bisikletin hızını aksi yönde etkileyen önemli bir kuvvet olarak ölçülmüş.

    İvmelenme

    İvmelenme biraz daha karışık, ölçerken iki faktör ortaya çıkıyor, tekerleri döndürmek için gereken kuvvet ve bisikletin geri kalanı ile bisikletçiyi hızlandırmak için gereken kuvvet. Bunun için wikipedia’da ‘’bisiklet performansı’’ çalışması önemli bir kaynak. İnce kenarlı tekerler önemli bir avantaj sunuyorlar, ama sadece çok hızlanıp yavaşlayacağınız bir güzergahta gidiyorsanız, Dr. Groves’ın kullandığı güzergahta fazla bir etkisi olmamış.

    Kış ve Yaz Karşılaştırması

    İki mevsim arasında, istatistiki olarak önemli farklılıklar ölçülmüş. Dr. Groves yaz kıyafeti olarak, sıkı tayt kullanmış, kış şartlarında kullandığı bol kıyafet ise direnç kuvvetini %30 artırmış. Kış mevsiminde, sürüş zamanını etkileyen diğer bir faktör ise kaza yapma endişesi olmuş. Dr. Groves yerler buzlu ya da hava yağışlı ise daha ihtiyatlı sürdüğünü belirtiyor.

    Trafik

    Bisiklet, ister karbon kadrolu, ister çelik alaşımlı olsun kavşaklarda ve ışıklarda durmak ya da yavaşlamak gerekmiş.

    Ne Yapmalıyız?

    Araştırmaya göre karbon kadro bisiklet sahibi olmak ile çelik alaşım bisiklet sahibi olmak arasında önemli bir fark göze çarpmıyor, bisiklet imalatçıları gerçekten önemli yararlar sağlıyorlar, bunların yadsınamayacağı bir gerçek ama her yeni ürünü satın almak yerine bulgulara dayanarak en iyi seçimi yapmak bizim için daha iyi sonuç verir. Dr. Groves karbon gövdeli bisiklet sahibi olmanın, daha az komforlu olmasına rağmen kendisini daha iyi hissettirdiğini söylüyor, güzel havalarda da karbon gövdeli bisikletini kullandığını söylüyor, ama çelik alaşımlı bisikletinin yerini alamayacağını belirtiyor, çünkü daha konforlu, daha değerli ve daha karakterli.

    Eğer karbon bisikletiniz çalınırsa yerine yenisini koymanız zor olabilir, buna harcayacağımız parayı daha iyi ışık ve daha iyi kıyafetlere harcamak daha mantıklı değil mi?,

    Alıntı:
    http://www.mtbtr.com/gezi_yayin/yayin.asp?kayitno=1313
     
  2. Uğur S.

    Uğur S. Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    4 Nisan 2014
    Mesajlar:
    1.897
    Beğeniler:
    2.103
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Abi güzel yazı. Sen sat o Cayo'yu o zaman. Baksana çok fark yokmuş zaten. Bilimsel olarak kanıtlamış adam.

    Ama insanın nefsi işte değil mi? :)
     
  3. Murat B.

    Murat B. Forum Trolü

    Kayıt:
    23 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.332
    Beğeniler:
    4.887
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Aynı testi bir de otomobil ile yapsın. 500 binlik Mercedes, 50 binlik Fiat'tan çabuk varıyor mu?
     
  4. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.024
    Seviye:
    insan şu yazıyı iki üç hafta önce görür değil mi? Murat Çömez 'in topladığı '89 bianchi ye müşteri olurduk :D

    Aslında böyle bir testi büyük bir araba dergisi 2 sene önce 1500km lik avrupa turunda yaptı.

    Lamborgini Murcialego VS Ford Focus 2.0 TDCI otomatik

    Kural hız limitleri olan yerlerde tüm kurallara uymak, limit olmayan yerlerde Allah ne verdiyse basmak.

    Sonuç: Ford Focus 20dk önce vardı. Çünkü daha az yakıt yaktığı için daha az durdu, daha yavaş gittiği için soför daha az yoruldu ve daha az mola ihtiyacı oldu....
     
  5. Cagkan Dur

    Cagkan Dur Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    434
    Beğeniler:
    99
    Şehir:
    Eskisehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    carbon kadronun durusu ihtisami bir baska benim gozumde
     
  6. Samet POLAT

    Samet POLAT Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    322
    Beğeniler:
    367
    Şehir:
    KOCAELİ
    Bisiklet:
    Eddy Merckx
    Seviye:
    Teşekkürler mtbtr, tesekkurler halil ibrahim. Güzel bir yazı olmuş. Çoğu arkadaşımız kendi kilosunu azaltmak yerine bisikletten gram gram azaltma derdinde. Sağlık açısından da kendi kilomuzdan vermemiz çok daha iyidir.
     
  7. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    20km ortalama hizla ise gidip gelecekse MTB ile de ayni surelerde gider, tur bisikleti ile de...
    Bu testi her okudugumda baska bir sacmalik goruyorum.

    ekleme;
    Biraz daha acayim demek istedigimi.

    Belli performans seviyelerine kadar butun bisikletler aynidir. 2 teker, belki vites. Pedal cevirirsin gider. Bu kadar basit.

    Adamin bisikletleri kullandigi sartlar, celik bisikleti zorlayacak sartlar bile degil. Muhtemelen market bisikleti ile de ayni zamanda bitirilecek bir rota.

    Herhangi bir performans kaygisi tasimiyor. Adam sakin sakin ise gidip geliyor.
    Bu durumda, karbon bisikleti one cikaracak bir sart olmadigi icin, sureler de ayni cikiyor.
    Ne zaman adam 40km rotayi 1 saate yakin almaya baslar, o zaman karbon bisikletin farkini gorur.
     
  8. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.802
    Beğeniler:
    3.785
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Her zaman söylerim aynı türden bisikletler arasındaki farklar cüziyken fiyatları arasındaki farklar devasa olabiliyor. Dolayısıyla kabaca söylersek 5000 euroluk bisikletle 5000 TL'lik bisiklet arasında hız kazanımı açısından büyük bir fark yok aslında.
    Daha önce paylaşılan bir test örneği vereyim. Tam 24 farklı kadro hız açısından test ediliyor. Bunların 12 tanesi aero yol kadrosu 12 tanesi ise normal yol kadrosu. Aynı binici 4 saat 19 dakikalık yolu farklı kadrolarla hangi hızlarla yapmış görülüyor. Aralarındaki maksimum fark: 4:17:11 diğeri ise 4:19:42
    [​IMG]
    Buradan şöyle bir sonuç çıkarabiliriz. Bir yarışçı için küçük farklar yarış kazandırabilir. Ancak bu işi hobi veya spor amaçlı yapan biri için büyük paralar ödeyip en iyi(!) olanın peşine düşmeye gerek yok aslında.
     
  9. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.024
    Seviye:
    valla şöyle söyleyim;

    öncelikle yazı benim değil, yayınladım sadece....

    giant rapid 3, alüminyum, 11,5 kg ile 22km ortalama ile gittiğim yolu
    http://www.strava.com/activities/179951334

    focus cayo ile bugün 25km ortalama ile gittim.
    http://www.strava.com/activities/183625582

    ayna kolda ikisi da en büyük 52 kullanıyor, ruble zaten ikisinde de aynıydı, gianta sonradan taktığım tiagra rubleyi focusa aktardım

    ama değişkenler var tabi ki:
    ilkinde tektim, ikincide grup ile sürdük, haliyle grup daha fark ediyor.

    tabi bir de yeni bisiklet olmasının gazı da var :D

    sonuçta özetle şunu söyleyeyim.
    Gökhan Toros'un dediği gibi uzun mesafede fark gözle görünür olmaz, uzun yol tamamen kişinin dayanıklılığı ile alakalı bir durum; karbonun asıl farkı tümsek atlarken rahatlığı, anlık hızlanmalarda daha çabuk tepki vermesi, daha rahat yokuş performansı sunması gibi anlık durumlar....
     
  10. Erhan.Ö

    Erhan.Ö Üye

    Kayıt:
    22 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    71
    Beğeniler:
    33
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Biraz saçma olmuş. Sakin bir tempo ile ev-iş arasında kullanılarak karşılaştırma yapmak ne kadar sağlıklı olabilir?
    Bir de sürücü ağırlığı ile bisikletin ağırlığı arasında doğrusal ilişki kurmak pek mantıklı değil. 15kg bir bisikleti 10kg a düşürmekle sürücünün 5 kilo zayıflaması aynı etkiyi yapıyor olamaz.
     
  11. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Aslinda demek istedigim bu degil.
    Belli efor seviyelerine kadar kadrolar ya da bisikletler arasindaki farki sure olarak goremezsiniz.
    Ne zaman belli bir performansin ustune cikarsiniz, o zaman bisiklet size yetmemeye baslar. Bunun nedeni guc aktariminin duzgun olmamasi, bisikletin esnemesi, agir olmasi nedeniyle ayni performans icin daha cok guc istemesi vs'dir.
    Bu ufak detaylar, ozellikle uzun suruslerde birikerek surenin degismesine neden oluyor. Her yokusta, %10 fazla guc harcarsaniz, 80km sonra yorulmaya baslarsiniz. Ust uste binen eforlar yipraticidir.

    Bu testte gorulen 20km/saat ortalamali surus, celik kadronun limitleri icinde. Bisiklete uygulanan herhangi asiri bir kuvvet yok. Klasik ulasim surusu.
    Boyle bir durumda, karbon kadronun celikten one cikabilecegi bir ortam yok. Sonucta bisiklet sizin pedal cevirdiginiz kadar gidiyor.

    Biraz daha bariz bir ornek.
    Ayni yokusu 200W gibi bir guc uygulayarak cikiyorsunuz. Celik kadro toplamda %5 daha agir oldugu icin, sure de %5 gibi bir oranda degisir. Bu guc seviyesinde celik kadro esnemez. Ayni yokusu 500W gibi bir degerle cikmaya basladiginiz zaman, celik kadro esnemeden dolayi gucu iyi aktaramayacak, bunun sonucunda aradaki fark daha yuksek olacak.
    2000W'lik sprint atiyorsunuz diyelim. Bu sefer aldiginiz 2000 liralik karbon kadro da, 5000 liralik kadro karsisinda geri kalmaya baslayacak. Ama atiyorum 1000W seviyesine kadar 2 kadro arasinda bir fark goremeyeceksiniz.

    Agirlik konusu da bir diger konu.
    Ayni 10 dakikalik yokusta, 1kg agir bisiklet belki 15 saniye daha yavas kalacak.
    Bu da; ayni yokusu, ayni bisikletle, ayni agirlikta tirmandiginizda, cikan 2 surenin farkindan daha az olacak. Sonucta her seferinde ayni performansi veremiyorsunuz.
    Yani ortada gozlemlenebilecek bir fark yok toplam surede.

    Fakat ciktiginiz grup antrenmaninda, o 15 saniyeleri kapatmak icin harcadiginiz ekstra eforlar biriktigi zaman hafif bisikletin farkini goreceksiniz.
     
  12. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.024
    Seviye:
    İşte adam da diyor ki: "Benim gibi avaraj bir adama ne gerek karbon kadro, ben o kadar performanslı sürmüyorum"

    Dolayısı ile bu yazdığın adamın anlatmak istediği ufak bir detayı destekliyor.
     
  13. Özgür R

    Özgür R Karanlık Taraf

    Kayıt:
    17 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.112
    Beğeniler:
    3.202
    Şehir:
    Aydın
    Seviye:
    Benim naçizane fikrim bir pro yarışçının bir günde yaptığı yolu ortalama bir haftada yapabilen (150-200 km) ve gene çoğunlukla yarış amacıyla bu işi yapan insanlar adına geliştirilen karbon kadro veya başka aero teknolojik ilerlemeleri kendi adına yapılıyormuş sanan, 5-10 kg kilo fazlalığı bulunan ve gene kondüsyonu yetersiz genel çoğunluk için her yeni gelişmeyi almaya çalışmak tıpkı telefon sektöründe milleti sanki mecburmuş gibi yeni modellere yönlendirmek gibi bir satış pazarlama stratejisidr.

    Belki şöyle bir örnek daha açıklayıcı olur: Halı sahada maç yapıyorsunuz fakat kullandığınız top 2014 dünya kupası için üretilmiş pro top.(şut çekince sağa sola giden, kaleciyi şaşırtan verilmek istenen falsoyu hakkıyla yerine getiren vs) Fakat gel gör ki halı saha da sizin attığınız şut zaten halı sahanın dışına yada zaten taca falan gidiyor :)

    Söylemek istediğim karbon alınmaz alınmamalı değil herkes ihtiyacına göre aradaki fiyat farkını gözetip buna karar vermelidir.
     
  14. chnkrmz

    chnkrmz cimi cimi qua qua

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    16 Şubat 2014
    Mesajlar:
    6.074
    Beğeniler:
    6.454
    Şehir:
    54karya
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    sürerken fark olmayabilir
    ama asıl fark şurda olur.

    bisikleti süremeyeceğin yerde sırtına alıp 300 - 500 metre yürümek.

    ozaman kesinlikle karbon daha iyi derlerdi :D
     
  15. KaanG

    KaanG Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    712
    Beğeniler:
    1.056
    Şehir:
    Istanbul Maslak
    Bisiklet:
    KTM
    Seviye:
    Şöyle de bir fark var, karbon bisikletler genelde komponentler açısından da daha kaliteli oluyor. Bu da daha keyifli ve akıcı bir sürüş demek. Ayrıca iyi, hafif ve de güzel görünen bir bisiklet, insanı daha çok binmeye teşvik ediyor.
     
  16. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
  17. emrahozkan

    emrahozkan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    741
    Beğeniler:
    1.299
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    Evliyim, birbuçuk yaşında bir kızım var, kızım ne kadar izin verirse o kadar bisiklete biniyorum, özel sektörde çalışıyorum, büyük şehirde yaşıyorum.

    Dolayısıyla benim gibi birisine herhangi bir bisiklet yeter, bisiklete binecek vakit yok... Ayrıca çelik kadrolar bana hep daha sade ve güzel geliyorlar... Benim gibi az binenlere karbon maşadan ötesi gereksiz, gerçekten hakkını verenlere lafımız yok.
     
  18. tuna karahan

    tuna karahan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    14 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    393
    Beğeniler:
    264
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    çelik kadroyu bile zorlamayan bir güçte karbon kadro farkını nasıl çıkaracak. daha yeni bizzat test ettim ağırlık olayını. sadece ön jantı (gerçi jant ağırlığının etkisi daha yüksek) değiştirdim 200 gr daha hafif bir jant taktım. son 7-8 sürüşte sürekli 4 dk da tırmandığım yokuşu 3 dk 30 sn de çıktım.

    http://www.strava.com/activities/181287638 şu eski jantla son tur. atatürk blv. sektör.
    http://www.strava.com/activities/182463396/ şu da yeni ile ilk tur. aralarında iki gün var sadece.
     
  19. akifberkant

    akifberkant Bisikletkolik

    Kayıt:
    3 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    1.169
    Şehir:
    -Kırklareli-İstanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    Bu makale daha önce de forumda paylaşılmış, aşağı yukarı aynı şekilde tartışmalar olmuştu. Benim fikrim de karbon kadronun asıl farkı karbonun verdiği tepkidir. Sözgelimi, boş bir alu kadronun arka çatalına parmak ucunuzla vurun, titreşecektir, çınnn gibi ses çıkaracaktır. Ama karbon titreşmez, '' tok'' diye bir ses çıkarır, darbeyi emer. Bu da başta değindiğim gibi, karbonun verdiği tepki ve darbe emiciliğidir. Mesela tümsekten geçerken verdiği tepki gibi.

    Bunun dışında ne kadar hafif ve iyi bisikletiniz olursa olsun, iş kullanıcıya; kullanıcı performansına dayanır. Mesela dünya çapındaki bir yarışçı, 15 kg lik çelik hatta su borusu kadrolu bir bisiklet alsın, bende de 9 kg karbon bir bisiklet olsun. 150 km lik yarışa çıkalım. Sonuç belli değil mi?
     
  20. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Belli. Öteki adam kazanır :D