Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Büyüklere Hikayeler..

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında günkut tarafından paylaşıldı.

  1. günkut

    günkut Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    401
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    GİYSİLER (Halil Cibran)

    Birgün Güzellik ve Çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar.Ve dediler,''Haydi,denize girelim.''
    Ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler.Ve bir süre sonra ,Çirkinlik kıyıya dönüp güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti.
    Ve güzellik de denizden çıktı; ve kendi giysilerini bulamadı;ama çıplak olmak utandırıyordu onu;çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü.Ve yoluna devam etti Güzellik.
    O gün bu gündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır.
    Ancak içlerinden Güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki,giysilerine bakmaksızın tanırlar onu.Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki,giysi onu gözlerinden gizleyemez.
     
  2. apocahpto

    apocahpto Kıdemli Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    249
    Beğeniler:
    188
    Şehir:
    sarıyer
    Seviye:
    çok anlamlı bir yazı günkut agbi paylaştıgın için teşekkür ederim...
     
    günkut bunu beğendi.
  3. günkut

    günkut Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    401
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    KENDİNİ BİLİŞ

    Ve bir adam şöyle dedi: "Bize kendini bilişden bahset."
    Ve o cevap verdi:
    "Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir.
    Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.
    Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz.
    Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz.
    Ve böyle de olması gerekir.
    Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli ve çağıldayarak denize doğru koşmalı;
    Ve o zaman, sonsuz derinliğinizin hazineleri gözlerinizin önüne serilecektir.
    Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın;
    Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın.
    Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.
    'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.
    'Ruha giden yolu buldum' değil,
    'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin.
    Çünkü ruh, her yolda yürür.
    Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;
    ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.
    Ruh, sayısız taç yaprakları olan
    bir lotus çiçeği gibi açılır."
     
    apocahpto bunu beğendi.
  4. günkut

    günkut Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    401
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Doğru söylüyorsun ama nereye koyacağımı bulamadım en azından ''beslenmek''konusuna uygun olur diye düşündüm.Akıl sağlığı açısından düşünceleri de beslemek lazım diye düşündüm:)
     
  5. İLKER TAŞ

    İLKER TAŞ SPECİALİZED. S-WORKS M5 HARDTRAİLL ALL......

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    10 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.955
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    İLKER
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    güzel bir anlatım
     
    günkut bunu beğendi.
  6. günkut

    günkut Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    401
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Konuşma
    Ve bir öğrenci, 'Bize konuşmadan bahset' dedi.

    Ve o cevap verdi:

    'Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle
    barış içinde olmayı terkedersiniz;

    Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda,
    dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız.

    Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur.

    Ve konuşmalarınızın çoğunda,
    düşünce yarı yarıya katledilir;
    Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir;
    kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz.

    Aranızda bazıları,
    yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;
    Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak
    kendilerini gözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar.

    Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve
    önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı
    bir gerçeği ifşa edebilirler.

    Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır,
    ama onu kelimelerle dile getirmezler.

    Böylelerinin sinelerinde ruh,
    ritmik bir sessizlik içinde dinlenir.

    Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun
    dudaklarınıza doğru hareket etmesini
    ve dilinizi yönetmesini sağlayın.

    Sesinizin içindeki sesin, onun kulağının
    içindeki kulağa seslenmesine izin verin;
    Çünkü onun ruhu, sizin kalbinizin
    gerçeğini saklıyacaktır;

    Tıpkı kadeh boşalıp, rengi unutulsa bile,
    şarabın tadının ağızda kalması gibi...'
    Halil Cibran
     
  7. günkut

    günkut Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    401
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    DOSTUM
    Dostum, ben göründüğüm gibi değilim. Görüntü, kuşandığım bir giysidir ancak –beni senin kuşkularından ve seni benim ihmallerimden koruyacak dikkatle dokunmuş bir giysi.
    İçimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik konağında oturur ve sonsuza kadar orada kalacak, anlaşılmadan, yaklaşılmadan.
    Ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim –çünkü sözlerim senin düşüncelerinden ve yaptıklarım gerçekleşmiş umutlarından başka bir şey değil.
    Sen, “Rüzgar doğuya doğru esecek,” dediğinde, ben “Evet, doğuya doğru esecek,” diyeceğim; çünkü aklımın rüzgarda değil de denizde olduğunu bilmeni istemem.
    Denize dair düşüncelerimi ne anlayabilirsin, ne de anlamanı isterim.
    Seninle gün olan, dostum, benimle gecedir: tepelerin üstünde dans eden öğle vakti ve vadileri aşan mor gölge hakkında konuştuğum zaman bile. Çünkü sen ne benim karanlığımın şarkılarını işitebilirsin, ne de yıldızlara karşı çırptığım kanatlarımı görebilirsin –ve ben de senin işitmeni ya da görmeni hiç istemem. Geceyle yalnız olmak isterim.
    Sen kendi cennetine çıkarken ben kendi cehennemime düşerim –sen köprüsün uçurumun karşısından bana. “Eşim, yoldaşım, “ diye seslendiğin zaman da sana karşıdan, “Yoldaşım, eşim,” diye seslenirim –çünkü cehennemimi görmeni istemem. Alev senin görünümünü yakmak ve duman burun deliklerini doldurmak ister. Ve ben cehennemimi senin oraya gelmeni istemeyecek kadar çok severim. Cehennemde tek başıma kalmak isterim.
    Sen Gerçek’i, Güzellik’i ve Doğruluk’u seversin ve ben senin hatırın için bunları sevmenin iyi ve uygun olduğunu söylerim. Fakat içimden senin sevgine gülüp geçerim. Yine de gülüşümü görmeni istemem. Tek başıma gülmek isterim.
    Dostum, sen iyisin, dikkatlisin, akıllısın; hatta sen mükemmelsin –ve ben de seninle akıllıca ve dikkatli konuşurum. Ve ben yine de deliyim. Fakat deliliğimi gizlerim. Tek başıma deli olmak isterim.
    Dostum, sen benim dostum değilsin, fakat bunu sana nasıl anlatabilirim? Benim yolum senin yolun değil, yine de birlikte, el ele yürüyoruz.
    Halil Cibran