Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bu devirde böyle zulüm görülmedi!

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında stratus tarafından paylaşıldı.

  1. stratus

    stratus Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    523
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    ist.
    Seviye:
    İZMİRLİLERE ARSENİK ZULMÜ
    İzmir'in bazı ilçelerinde, içme suyundaki arsenik değerinin standartların bir miktar üzerinde çıkmasıyla endişeye kapılan halk su kuyruklarına düştü.

    İzmir'de, Karşıyaka ve Bornova İlçelerinde, içme suyundaki arsenik değerinin standartların üzerinde çıkmasıyla endişeye kapılan halkın, kentteki İzbeton'a ait memba satış istasyonlarına akın etmesi, uzun kuyruklara neden oldu.

    Ellerindeki bidon ve damacanalarla, sabahın erken saatlerinden itibaren yaklaşık 1 kilometreden fazla kuyruk oluşturan vatandaşlar, yaşadıkları mağduriyete isyan etti. Teknoloji çağında bu şekilde çeşmeye ulaşabilmek için saatlerce bekleyen İzmirliler, hem fiyatının ucuz olması, hem de arsenikten korktukları için bu eziyete katlanmak zorunda olduklarını dile getirdi.

    Türkiye'nin 3'üncü büyük şehri İzmir'de, sıcakların artması, yağışların azalmasıyla başlayan susuzluk alarmının kentte yaşattığı endişe, içme suyundaki arsenik değerinin yüksek çıkmasıyla günden güne artmaya başladı.Evlerindeki ve işyerlerindeki musluklardan su içmekten, yemek yapmaktan korkan İzmirliler de çareyi, belediyenin kaynak suyu istasyonlarında aramaya başladı. Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı denetimlerde, bu istasyonlarda satılan suda arsenik bulunmadığına ilişkin yaptığı açıklama da, vatandaşın endişesini azalttı.

    İzmirlilerin, rağbet gösterdiği Karşıyaka'daki 3, Bornova'daki 5, belediye şirketi İzbeton'a ait memba suyu satış istasyonunun önünde oluşturdukları kuyrukların boyu da günden güne uzamaya başladı. Pazartesi günleri hariç her gün, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte harekete geçen İzmirliler, ellerindeki bidon ve damacanalarla, istasyonlar önünde oluşturdukları, 1 kilometreden fazla kuyruklarda sıranın kendisine gelmesini beklemeye başladı. Kuyruğun uzaması, kaynaklardan gelen sudaki azalma da, bazen kavgalar yaşanmasına, bazen de baygınlık geçirilmesine neden oldu.

    BİDONLAR HAVAYA

    Yıllardır litresi 5 kuruştan satıldığı için ucuz bulunup talep gören istasyonların önünde son günlerde çileye dönüşen bu durum, artık vatandaşların tepkisine neden olmaya başladı. Saatlerce, 35-40 derece sıcaklığın altında çeşmeye ulaşabilmek ve en fazla 40 litre su alabilmek için kuyruğa giren vatandaşlar, ellerindeki bidonları havaya kaldırıp tepkilerini dile getirdi.

    Yetkililer ise istasyonlardaki satışların arttığını, günde yaklaşık 600 tona yakın su satıldığını belirtti. Kuyrukta bekleyenlerden emekli öğretmen Şehriban Özyurtlu, "Ülkemiz ileri gideceğine daha da geri gidiyor. Arsenik korkusu yüzünden su kuyruklarında ömrümüz tükeniyor. Bu çağda bu kuyruk, gerçekten trajikomik" diyerek tepkisini dile getirdi. Ürgün Tekdemir ise, "Hem ucuz, hem de temiz olduğu için buradan su alıyoruz" dedi.

    Yamanlar dağından borularla satış istasyonlarına getirilen menbaa suyu ile 20 litrelik bir bidon 1 YTL'ye dolarken, piyasada damacana menbaa suları 4.5-5.5 YTL arasında satılıyor.

    alıntı
     
    ZekiAlper, hacı ve gokhancan bunu beğendi.
  2. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Melih gökçek tarafından ankaradaki halkımız kobay olarak kullanılmış bunun akabinde 3000 den fazla ishal vakası görülmüştü.

    Arsenik gerçekten tehlikeli bir ametal. Zehirli olmasının yanında etkisi uzun zamanda ortaya cıkıyor.

    Kızılırmak suyundaki değeri olması gereken değerin 12-13 katıydı.

    Bunlar çok üzücü durumlar. Özellikle ankara halkı icin üzülüyordum. Simdi bi de izmir halkı sorun yaşamaya başladı. Arsenik oranını bilmek lazım. Şimdi dunya standartlarında kabul gören bir arsenik oranı vardır.

    Ama ankaradaki öyle böyle değildi resmen pis suydu yani .

    saygılar.
     
  3. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Buda olayın ankara boyutu.

    KIZILIRMAK SUYU İÇME İÇİN SAĞLIKLI DEĞİLDİR

    >MAKALELER

    Yayına Giriş Tarihi: 21.08.2007
    Güncellenme Zamanı: 22.08.2007 14:51:30
    Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ



    KIZILIRMAK SUYU İÇME İÇİN SAĞLIKLI DEĞİLDİR





    Dr. Niyazi TARHAN



    (Jeoloji Yük. Müh)





    Kızılırmak nehrinin beslenme havzası Orta Anadolu‘dur. Kızılırmak nehri İmranlı-Zara/Sivas dolaylarından doğar, Orta Anadolu‘da bir yay çizdikten sonra Samsun‘un Bafra deltasında Karadenize dökülür.



    Jeolojik açıdan Orta Anadolu‘da ofiyolit, granitoyid, metamorfik kayalar (Kırşehir ve Akdağ masifleri), tuz-jips-anhidrit içerikli Tersiyer yaşlı birimler ile Neojen yaşlı volkanik tüflerin yaygın yüzeylenimleri vardır. Granit ve metamorfik kayalar; ağır metal, polimetalik-sülfür ve radyoaktif mineralleri içermektedir. Söz konusu kayalar içerisinde tarihi çağlarda kurşun-çinko aramaları yapılmış galeriler vardır. MTA Genel Müdürlüğü 1987 yılında Hacıbektaş-Gülşehir dolaylarında radyoaktif mineral aramaları yapmıştır. Hacıbektaş ilçesine bağlı Aktaş köyünde radyoaktif minerallerce zengin bir alana uranyum sondajı yapılmıştır. Bu sondaj yeri Kızılırmak nehrine yaklaşık 10 km uzaktadır. Bu gün bile aynı bölgede radyoaktif mineral aramaları yapılmaktadır. Kanser vakalarının yaygın olduğu Karaburna köyü ve Tuzköyü Kızılırmak nehrinin yakın kıyılarında yer alırlar. Özellikle Aktaş, Karaburna ve Gümüşkent yerleşim birimleri radyoaktif ve sülfür minerallerce zengin granit ve metamorfik formasyonların üzerinde yer alırlar. Tuzköyü/Gülşehir ve Sivas havzasında yaygınca yüzeyleyen tuz-jips-anhidrit içerikli Oligo.-Miyosen yaşlı birimlerin sulfat içeriği zengindir. Ayrıca, stronsuyum minerali (SrSO4) içerirler. Orta Anadolu‘da yüzeyleyen Tersiyer yaşlı birimler kırıntılarını tabanlarında ve çevresinde yüzeyleyen polimetalik, sülfür ve radyoaktif mineral içerikli Kırşehir-Akdağmadeni metamorfik ve granitlerinden almıştır. Erciyes volkanı (Kayseri) ve Acıgöl kalderasından (Nevşehir) püskürmeyle çıkmış Neojen yaşlı tüflerin Orta Anadolu‘da yaygın yüzeylenimleri vardır. Bu tüflerin bölgede akciğer kanserine neden olan ince lifimsi-çubuksu mineraller içerdikleri bilinmektedir. Ayrıca, bölgede içme sularından dolayı mide ve bağırsak kanserlerinin ve gen bozunması sonucu oluşan cücelik ve kas erimesi gibi hastalıklarının yaygın olduğu da bilinmektedir. Şayet, bölgede geniş bir halk sağlığı taraması yapıldığında durumun ciddiyeti daha da ortaya çıkacağından eminim.

    Sonuç olarak; Kızılırmak nehri ve onun beslenme havzası polimetalik-sülfür, radyoaktif, tuz-jips-anhidrit mineraller içeren formasyanlardan yerüstü ve yeraltı sularla süzülerek, kansorejen ve gen bozunumuna neden olan sülfür, ağır metal ve radyoaktif mineralerce kirlenmektedir. Ayrıca, Neojen tüflerinden süzülen sular akçiğer kanserine neden olan ince-iğnemsi mikrolitleri içine alarak toplanma havzasına taşırlar. Gözle görülmeyen bu ignemsi çubuklar suda hep asılı katı parçacıklar durumda kalırlar. Bunları içeren sular içme olarak alındığında bu sefer mide ve iç organlarda kanserleşmeye neden olabilirler.

    SONUÇLAR

    1986-1987 yıllarında Orta Anadolu‘da yapılan jeolojik çalışma sırasında bazı içme sularının sağlıklı olmadığı kansorojen ve radyoaktif mineraller içeren formasyonlardan geçtiği gözlemlenmiştir. Bazı içmecelerin sularına ilişkin olarak doktor raporuna göre temiz olduğu vurgulanmıştır (Örğ. Gümüşkent/Salanda içmecesi). Oysa, bazı içmecelerin suları bakterilojik olarak kirli olmayabilir, ancak kimyasal olarak canlı organizma yaşamını tehdit edici kimyasal kirlilik içerebilirler. Bu tür sularda herhangi bir organizmanın veya bakterinin yaşama ve üreme şansı yoktur. Bu nedenle, bölgedeki suların kimyasal analizlerinin yapılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı‘na 29. 01. 1992 tarihli ve 029 kayıt numaralı dilekçe ile başvuruda bulunmuştum.

    Kızılırmak nehri ve onu besleyen su havzasında yüzeyleyen kaya birimlerinin içerdiği minerallerden dolayı içme suyu olarak kullanılması halk sağlığı için yararlı olmayacağı kanısındayım.

    Eğer bu su Ankara‘ya getirilmek isteniliyorsa park, bahçe sulamalarında ve sanayide kullanılmalıdır. Bu da ek bir alt yapı sistemi maliyetini doğuracaktır. Mutlaka bu su yine 5-6 defa farklı arıtma sistemlerinden geçirilmelidir. Bazı sülfatlı bileşikler gübre sanayinde kullanılabilir.

    Kızılırmak suyunun Ankara‘ya getirilmesi bu nehrin geçtiği alanlarda ve Bafra deltasındaki ekolojik dengeyi bozacak ve çevre kirlenmesine neden olunacaktır.

    Kızılırmak nehrin suyundan içmeden ziyade, sulama ve üzerinde kurulan santrallerden elektrik üretmek amacıyla yararlanılmalıdır.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı‘nın Bolu-Gerede suyunun pahalıya mal olacağı için Kızılırmak suyundan yararlanılmaya gidildiğini ifade etmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü, Bolu-Gerede suyu Kızılırmak suyundan daha temiz olduğu bir gerçektir. Oysa ki, ilk bakışta maliyeti daha ucuz olan Kızılırmak suyu içerdiği zararlı mineral ve kimyasal kirlenme nedeniyle uzun vadede kullanıldığında, halk sağlığını olumsuz yönde etkileyecek olup, sağlık giderlerini ve maliyetlerini artıracaktır. Ayrıca suların kimyasal temizlenmesi çok zor ve pahalı bir işlemdir. İleri teknoloji gereklidir. Halk sağlığı da buna eklendiğinde görüldüğü gibi başlangıçta çok pahalı olan temiz Bolu-Gerede suyunun uzun vadede Kızılırmak suyuna oranla çok çok daha ucuza geleceği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca doğru planlama ve iyi bir güzergahının seçilmesiyle Bolu-Gerede suyunun maliyeti öngörülenden daha ucuza gerçekleşebileceği kanısındayım. Gerede suyunun bugüne değin getirilmemeyişi, olasılıkla bazı kurumlar arasındaki öncelik uzlaşmamazlığından kaynaklanmaktadır (örğ. Yuvacık barajı maliyetinin çok çok üzerine yapılmıştır).

    Tüfler içerisinde gözle görülmeyen ignemsi katı parçacıklar havaya karıştıkları zaman, havada uzun süre asılı dururlar. Bu havanın solunumu sırasında katı parçacıklar akciğerlere girp, ok gibi saplanırlar. Zamanla saplandığı yer ve çevresindeki hücreleri öldürüp kansere neden olurlar. Benzer şekilde tüflerden süzülen yer altı ve yer üstü suların bünyesine aldıkları bu küçük katı parçacık içerikli sular içildiğinde, bu sefer mide ve diğer iç organlarda tahribat ve kanser oluşumuna neden olabilirler. Ayrıca, kimyasal olarak kükürtce/sülfür ve sulfatca zengin olan kızılırmak suyu, içme suyu olarak kullanıldığında canlıların bünyesinde ağır tahribatlara, telafisi mümkün olmayan hastalıklara neden olabilir. Kanser oluşumunun yanı sıra, gen bozunumu sonucu oluşan cücelik, kas erimesi, el ve ayak parmak sayılarındaki artış, hastalıklı ve deli bir toplum oluşumuna neden olunabilir. Orta Anadolu‘da bu tür hastalıklara maruz kalmış bir çok insan vardır. Bu hastalıklar tanrının kendilerine bir gazabı olarak niteledikleri için, gizli tutulmaktadır. Son zamanlarda bu bölgeden diğer yerlere göç olması bu amansız hastalıklardan az nebzede olsa uzak kalınmıştır. Çünkü, (SO4)-2 sulfat kökü (-2) değerlikli anyon iyonu şeklinde bulunur. (+) değerli katyon iyonları ile (-) değerlikli anyon iyonları birbirleriyle birleşerek duraylı bileşik ve mineralleri oluşturarak nötür durumuna geçerek duraylaşırlar. Bu nedenle, (-2) değerlikli sulfat anyonuna, (+2) değerlikli katyonlar ve elementler bağlanırlar. (-2) değerlikli sulfat iyonu; Ba, K, Cu, Pb, Sn, Pb, Zn, Cd, Na, Ca, Sr, Mg... gibi bir çok (+) değerlikli katyon iyonu ile bağlanarak kimyasal bileşikler yapar. Şayet, suda çözülmüş bu tür elementlerin atom, molekül ve iyonları varsa!. Örneğin, Barit (BaSO4) ağır ve radyoaktif bir mineraldir. Bakır sulfat (CuSO4) isal ve zehirlenmelere neden olunmaktadır. Hangi tür mineral, bileşik ve çözeltilerin tıbbi açıdan ve kimyasal etkileri ilgili uzmanlarca değerlendirilmelidir. Sülfür/kükürt (S-2) ve sülfat kökü (SO4)-2 olan anyon iyonlarıyla katyon iyonları birleşerek birçok zararlı kimyasal bileşiği sunmak mümkündür. Sulfat, Orta Anadolu‘nun tuzlu-jipsli-anhidritli evaporit çökellerinde, diğer radyoaktif, polimetalik-ağır metal ve kükürt Orta Anadolu‘nunun metamorfik ve granitik kayalarında bolca bulunur. Bu minerallari içeren kayalar da kızılırmak nehri ve onun beslenme havzasında vardır...

    Bu ülkede halkın vergileriyle yapılan yatırımlarda verimliliği, kaliteyi artırmak, yapılan işlerin doğruluğunu test etmek ve yapımını hızlandırmak için bir çeşit otokontrol görevini yapacak bir bilimsel kurulun onayına ve denetimine tabi tutulursa yapılan işlerde maksimum derecede verim alınabilir. Bu şekilde hem yatırımlarda yapılan olası hortumlanmanın önüne geçilir ve hem de kamu yararına doğru bir yatırım yapılmış olunur. Bu bilimsel kurulda; Türkiye Mimar ve Mühendisler Odalar Birliği bünyesindeki her mesleki odanın yönetim veya uygun görülen 1-2 kişilik tayin edilmiş üyelerinden seçilmelidir. Bu şekilde oluşturulmuş bilimsel bir kurula ulusal düzeydeki büyük projeler sunulmalıdır. Gerek bunların doğruluğu ve gerekse tahmini maliyetlerine ilişkin onay alındıktan sonra, ilgili kurumlar veya idari yetkililer tarafından uygulanmaya sokulması ülke açısından daha yararlı olacağı kanısındayım...



    Sonuç olarak; çağımızda bilim ve teknoloji kamu yararına kullanılarak kalkınılır. Bilim adamları neredeyse bir yıl önce Marmara ve Orta Anadolu‘da kuraklığın etkileri had safhaya çıkacağını çok ciddi bir şekilde dile getirmişlerdi. İlgili kurumlar bunu dikkate alıp görevlerini yapmaları gerekirdi... Bunun için ordalar ve bunun için maaş alıyorlar ama yapmadılar... Kolay çözümü, Kızılırmak nehrinin sülfürlü (kükürtlü) ve sulfatlı sularında buldular.... Tüm Ankara‘lılara sağlıklı bir gelecek ve yaşam dilerim... 21. 08. 2007
     
    oyaa bunu beğendi.
  4. stratus

    stratus Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    523
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    ist.
    Seviye:
    Kimsenin avukatı değilim ama yiğitin hakkını da vermek gerekir;Ankara'nın suyu gayet temizdir ve arsenik oranının da dünya standartlarının çok çok altında olduğunu devletin kendi kurumları tespit etmiştir.
    Melih Gökçek de kendisini bu yolla karalamak isteyenlere de belgeleriyle bunu ispatlamış,ondan sonra da kimi çevreler birden sessizliğe bürünmüşlerdir.

    Ne var ki aynı bilinçli kampanya İzmir için geçerli olmamış,bu vahim gerçek de Melih Gökçek vesilesiyle ortaya çıkmıştır,yani O demese İzmirlilerin ruhu bile duymayacaktı arsenikli su içtiklerini...

    Onun vesilesiyle yıllarca zehir içtiklerini öğreniyorlar ama Ankara suyuna verilen tepkiler sözkonusu İzmir olunca nedense yok denecek kadar az;ben tüm bu olup bitenleri çok manidar buluyorum...
     
  5. stratus

    stratus Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    523
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    ist.
    Seviye:
    Bu kanıt rapor,gökhancan a ithaf edilir:

    HIFZISIHHA ENSTİTÜSÜ RAPORUNU AÇIKLADI

    Kızılırmak suyunda son rapor
    Hıfzısıhha Enstitüsü, Kızılırmak suyu ile ilgili raporunu açıkladı.

    Hıfzısıhha Merkezi sudaki arsenik miktarının AB standartlarının çok altında olduğunu açıkladı.

    Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Mustafa Ertek, Ankara'nın içme suyu analiz raporlarını açıkladığı basın toplantısında ''Ankara'nın içme suyunun AB standartlarına göre içilebilir durumdadır'' dedi.

    Ankara içme suyunun AB normlarına uygun olduğunu söyleyen Ertek, İvedik'ten şehre verilen suyun içilebilir olduğunu açıkladı.


    samanyoluhaber.com

    İzmir macerası için de;

    http://www.samanyoluhaber.com/haber-107198.html
    http://www.samanyoluhaber.com/haber-109209.html
    http://www.samanyoluhaber.com/haber-109540.html
    http://www.samanyoluhaber.com/haber-109912.html
    http://www.samanyoluhaber.com/haber-110114.html
     
  6. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Açıkçası bu konuda devletin kurumlarına pek guvenmiyorum.

    izmir içinde üzgünüm dostum.

    benim sorunum sizinle değil kimse ile değil. Ama Ankaranın halini bilen bilir o gunlerde.

    Üstelik ankaranın her yanı köprülü kavşak ve Park Bahçe olmuş durumda. Belediyenin borcu milyar dolarlara yaklaşmış. Bu tarz sorunların hiç yaşanmaması gerekir.

    Ayrıca haberler de farklı anlatım dilleri mevcut eğer kafalarda en kücük soru işareti oluşacaksa güvenmemektede haklıyız.

    Benim ülkemin resmi kurumları bana guven vermeli....!

    http://www.objektifhaber.com/yeni/objhab/default.aspx?id=2O33O101800

    http://www.ntvmsnbc.com/news/449660.asp ODTÜ ye göre durum özeti.

    http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=882842&Date=11.06.2008&CategoryID=77

    http://www.yalincakkultur.org/index.php?option=com_content&task=view&id=143&lang=tr&Itemid=28

    http://yildizhaber.org/news/24018.html

    Bu arada bravo samanyolu tv' nin yayın organı gibisiniz.

    saygılar.
     
  7. stratus

    stratus Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    523
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    ist.
    Seviye:
    Devlete güvenmiyorsunuz da hangi kurumu senet alıyorsunuz merak ediyorum ve o kuruma da güvenmenizi sağlayan durum nedir merak ettim doğrusu...

    Doğru haber nerdeyse hemen onu kaparım,demek ki verdiğim linklerdeymiş...

    Başka link olsa bu sefer onu verirdim..
     
  8. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Ben guvenmiyorum devletin her kurumu şaibelerle dolu şu an.

    Kadrolaşma başını aldı gitti. Malesef bir 50 sene daha herhalde güven vermicek bu t.c devleti.

    Ülkenin en batısı ile en doğusu arasındaki farkı görebiliyosanız anlıcaksınız zaten.
     
  9. mehmetbaris87

    mehmetbaris87 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    Beşiktaş, İstanbul
    Seviye:
    bence haber kaynaklarınızda biraz çeşitliliğe ihtiyacınız var, gerçi bunu yaparken de çok zorlanacağınızı sanmıyorum.. ne de olsa 2 gün önce tüccar olanlar şimdi medya şirketleri satın alıyor

    ölmüşük de habarımız yok..
     
    Barış Kılınç bunu beğendi.
  10. stratus

    stratus Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    523
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    ist.
    Seviye:
    Yalan haberin normal ve moda olduğu ve bu şekilde lanse edilmeye çalışıldığı bu zamanda böyle birşey mümkün değildir ve de cesaret de ister,ben halimden memnunun;darısı yalan haberden kandırılanların başına!
     
  11. mehmetbaris87

    mehmetbaris87 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    Beşiktaş, İstanbul
    Seviye:
    amin.......