Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisiletin bile iyileştiremediği illet bir şey!

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında hüseyin ozan tarafından paylaşıldı.

  1. hüseyin ozan

    hüseyin ozan Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Nisan 2013
    Mesajlar:
    163
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Tükenmişlik sendromundan muzdaribim. spor yapmak ve bisiklet sürmek iyi gelir zannediyordum ama maalesef çok büyük bir etkisi olmadı.
    Yazı biraz uzun olacak önceden söyleyeyim ancak yinede buraya yazmak istedim.
    Şu an istanbulda bir üniversitenin fizik bölümünde okuyorum ve 3. yılım olmasına rağmen verdiğim ders sayısı 5 i geçmez.

    İstanbul'a Malatya'dan geldim üniversite için daha doğrusu koşarak, kaçarak geldim. çünkü Malatya bir öğrenci için zaten çok sıkıcı bir şehir bu da yetmiyormuş gibi bütün hayatım sorunlu bir ailede yetişerek geçti. ben de tek çare olarak üniversiteyi görüyordum neredeyse bütün öğrenciler gibi. bu aslında sistemin de bir dayatması tabi ki öğrenciyi üniversiteye hazırlamak için uydurulmuş tonlarca yalan ve dolan... neyse bu konu derin buraya girmeyeceğim.

    üniversiteyi kazandım geldim ama o 12 yılın ve son iki yılın birikmişliği, bıkkınlığı öylesine yük olmuştu ki omuzlarıma fizik bölümü gibi zor ve matematik isteyen bir bölümde bırakın bunları, klavyede ki x ve y leri bile görmeye tahammül edemiyordum. Üstelik bölümde ki hocalar bizden kapasitemizin üstünde performans beklediği için ve bizde başarısız olduğumuz için büyük çoğunluğumuz ilk dönem okulu bıraktı. bende ilk yıl hiçbir sınava girmedim evde oturup saatlerce bilgisayar oynadım. Ancak ne kadar oynarsam oynayayım bir türlü açlığımı gideremiyordum. öylesine bastırılmışım ki hevesimi alamıyordum bir türlü.

    tabi yaptığım en büyük hata ise annemi yanımda getirmek oldu. Sırf o kaotik aile ortamından uzaklaşsın kendine gelsin diye yanımda gelmesini istedim ancak değişen hiçbirşey olmadı. normalde her türlü işimi kendim yaparım ancak artık bir çay suyu koymak bile işkence haline gelmişti. Sürekli başınızda dikilip nereye gidiyorsun? neden ders çalışmıyorsun? geç kalma, sık sık beni ara haberdar et gibi koruyucu tepkilerle karşılaşınca görmeye başladım ki çok büyük bir hata yapmışım.

    yazacak şikayetlenecek tonlarca şey var aslında...
    okulda ki 3. yılım ve 6. dönemim. her dönemin başında bu sefer farklı olacak bu sefer başaracağım diye başlayıp vizelerden sonra çorabımı bile giyemeyecek hale geliyorum. kurduğum yelken kulübünü bile kapattım bu yüzden. tek bir arkadaşımla bile görüşmüyorum. yaptığım en son kurtuluş hamlesi bisiklet almak oldu. belki daha iyi olur diye düşünmüştüm ama çok büyük bir değişiklik olmadı hayatımda yine derslerden koptum. hayattan koptum vs vs. hatırlıyorum da daha 1 ay önce kütüphanede oturup 5 saat kesintisiz diferansiyel denklem çalışıyordum. oysa şimdi çıkarma işlemi bile yapacak gücüm yok. böyle daha ne kadar gidecek bilemiyorum.

    Ancak 5. dönemi 6 ya bağlayan yarıyıl tatilinde nesin matematik köyüne gidip geldim ve orada geçirdiğim 15 günün sonunda farkına vardım ki en büyük problem annemle birlikte yaşıyor olmammış. çünkü ben ne kadar kendimi değiştirirsem değiştireyim kapıdan içeriye girdiğimde son 21 yıllık sabitlik ve sıradanlık devam ediyor. bu nedenle bir üniversite öğrencisinin kesinlikle ailesinden uzakta okuması gerektiğine karar verdim. aksi takdirde hayatınızda değişen hiçbirşey olmuyor. bisiklet bile değiştiremiyor sizi... çünkü bu bir iki yıllık bir olay değil bütün hayatınız boyunca yaşadığınız ve içinize attığınız şeylerin fışkırma noktası artık. daha fazlasını kaldıramıyorsunuz. ve büyük çöküş başlıyor...
     
  2. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Yalnız kal.
    Pc başında açlıktan ölebilecekken sana tost yapıcak biri olmasın.
    Hareket halinde olmak zorunda bırak kendini.
    Tükenmişliğin en güzel yanı bunun farkına farkmaktır.
    Artık tükenmişsen kaybedecek hiçbirşeyin yoktur,ama en ufak faaliyetinlede kazanabileceğin şeyler olabilir ;)

    Birde şu kitaba bak,yarıda bırakma sıkılsanda oku :

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Böyle_Buyurdu_Zerdüşt

    (Sana bu tavsiyeleri 8 yıldır yalnız yaşıyan biri olarak yazıyorum.)
     
    Osman Kıtay ve hüseyin ozan bunu beğendi.
  3. Tolga Çelebi

    Tolga Çelebi Culebrist

    Kayıt:
    2 Haziran 2013
    Mesajlar:
    2.652
    Beğeniler:
    3.892
    Şehir:
    Üsküdar / İstanbul
    Adı:
    Tolga Çelebi
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    Bence annelere ve annelerimize karşı yanlış düşünüyorsun. Anneler başımızın tacıdır evin rengidir çiçeğidir.
    Cennet annelerin ayakları altındadır demiş peygamberimiz.

    Bence biraz daha ılımlı ve olumlu yaklaş annene.
     
    M.A.Y. ve kadir karademir bunu beğendi.
  4. hüseyin ozan

    hüseyin ozan Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Nisan 2013
    Mesajlar:
    163
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Yarıda bıraktığım 60 tane kitaptan biriydi her ne kadar okumaktan büyük zevk alsam ve kendimi bulsamda nedense bırakmıştım sanırım biryerlerden başlamak için iyi bir seçim :)

    Zaten bir gözümden diğerine değişmem ama ciddi anlamda pskolojik baskı yapıyor.
     
  5. CandanC

    CandanC Onursal Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Nisan 2011
    Mesajlar:
    2.181
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    e o zaman hayatı baştan alalım sana... yeniden başla... olur mu??? ne vereyim abime?? )

    (yok efendim aileden uzak okunmalıymış, yok efendim yazacak şikayetlenecek tonlarca şey varmış... başkalarına akıl öğreteceğine veya şikayet edeceğine kendi durumunla yüzleş bence, olumlu kısımlara odaklan. kısacası, silkin ve kendine gel... daha 21 yaşındasın ve hayatı kaçırmış sayılmazsın, üstelik istanbul'larda okul kazanmışsın, üstelik iyi de bi bölüm, üstelik annen kalkmış peşinden gelmiş, üstelik yediğin önünde yemediğin arkanda... günde 1 saat bisiklete binsen, ertesi gün kıyafetlerini yıkanmış kurumuş bulursun...

    bak bi arkadaşım depresyona girmişti, günlük hareketlerini listeye yazması gerekiyodu... işte su içtim, şuna şunu dedim gibi... onu bile yazıcak hali yoktu... sen en azından 6 paragraf yazı döşeyebilicek haldesin...

    bilgisayar oyunlarıyla doymaya çalışmak -- veya bu bahaneye sığınmak -- ise... neyse... ben susıyım... giderek ağırlaşıcak sözlerim...
     
    kadir karademir ve enzo bunu beğendi.
  6. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.339
    Beğeniler:
    6.324
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Sevgili genç dostum bazen rahat batar insana, direk dalıyorum mevzuya ve daha kaç sene hazır para yiyeceksin. yani tohuma kaçana kadar bu böyle devam edecekmi. veya devam edeceğini mi sanıyorsun. Zaten okuduğun bölümden mezun olduğunda çook şanslı isen belki öğretmen olursun ama o bile şüpheli. Anneler başımızın tacıdır vesairedir ama bende böyle damar muhabbetler çevirebilirim ama bir erkek için annenin yetiştirmesi tehlikelidir. onun için memleketimin insanı dişil olur hemen başını koyacak bir omuz arayışına girer. Çocuğu annelerin, teyzelerin, halaların hamminnelerin tahakkümünden kurtarın. Ondan sonra elkızı tek başına o ne güvenle dünya turuna çıkıyor şaşkalozlukları. bizin memleketin çocukları annelerin kuzularıdır bu nedenle yaratıcı beyin olmaz olsa olsa zenaatçi çıkar. (hani diyorlarya bizden bilim adamı çıkmaz diye) Dostum sana erkek güzin abi olarak seslenmek isterimki seni bekleyen hayat gailesini kılcal damarlarına kadar hissedersen tükenmişlik kalmaz. tabi aileden variyetli olupta bunun kaymağını yemeyeceksen.
     
  7. Ömer İlker

    Ömer İlker Kıdemli Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2013
    Mesajlar:
    229
    Beğeniler:
    110
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Şükretmeyi denesen. Bence yok "tükenmişlik sendromu" yok "depresyon". Bunlar hikaye. Toplumumuzda empoze edilip yozlaştırılmaya çalışılıyoruz. Ne olursa olsun, anneler candır. Öf bile denmez. Şükretmeyi dene.
     
  8. Haluk Eke

    Haluk Eke Aktif Üye

    Yaş:
    67
    Kayıt:
    19 Şubat 2014
    Mesajlar:
    145
    Beğeniler:
    269
    Şehir:
    Muğla/Datça
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Yaşım gereği anne-baba'nın neslini temsilen söyleyebilirim ki, en zor şey çocuk yetiştirmektir. Yaşam ile barışık bir insan, yetiştirilmesi sırasında en az hata yapılmış insandır.
    Doğadaki bütün canlılar gibi insan da erginliğe eriştikten sonra yaşamını kendi başına sürdürmek zorundadır. Anne babanın belli bir yaştan sonra genç insan için yaşam desteği bitmelidir. Aksi halde bağımlılık denilen nevrotik durum ortaya çıkar. Aşırı sevgi ve çocuk üzerinde aşırı koruyucu, himayeci tutum bunun en önemli etkenidir. Bağımlılığı ortadan kaldırmanın da tek yolu, çocuk eğitiminde ona kendi başına ayaklara üstünde durabilme yeteniği kazandırılmasıdır. Eğer bu yapılmamışsa psikolojik destek almak en doğru yaklaşım olmalı.
    Annenizi yanınıza almanızın ona olan sevginizden çok, ona olan bağımlılığınızdan kaynaklanabileceğini düşünüyorum. Unutmayın, sevgi ayrı şeydir, bağımlılık ayrı şeydir. Bu konuda Erich Fromm ve Engin Geçtan'nın kitaplarına bakmanızı tavsiye derim.
     
    _constantine_, hüseyin ozan ve CandanC bunu beğendi.
  9. CandanC

    CandanC Onursal Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Nisan 2011
    Mesajlar:
    2.181
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    duble olmuş -- sildim
     
  10. CandanC

    CandanC Onursal Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Nisan 2011
    Mesajlar:
    2.181
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    öf denir anneye ya... anne çocuk kavga edebilir... anne üstüne vazife olmayan şeylere karışabilir... ha çocuk da bunun karşılığında kendi hayatını, kendi isteklerini savunabilir. ki yapmalıdır. bazen sesin ayarı da kaçabilir... ailesiyle çatışmayan bi genç düşünemiyorum ben şahsen... ama bu kavgalara kaptırıp hayatı koyveremek lazım, sırf asilik olsun inat olsun diye geleceği harcamamak lazım... nitekim takışma, genç kendi için iyi olanı ailesinden daha iyi bildiği için yaşanmalı... aileye karşılığında bi'şeyler sunabilmek lazım... "bak böyle yaptım ama şunda da başarılı oldum", "istediğim hayatı yaşıyorum, geleceğimi/sağlığımı tehlikeye atmıyorum" gibi şeyler söyleyebilmeli/gösterebilmeli... vs. vs....

    neyse arkadaşım bi an önce karar ver... bölüm mü değiştiricen bu bölümde devam mı edicen... ama şunu unutma, ne yaparsan yap, neye karar verirsen ver... illaki zaman ayırman, illaki çalışman lazım.... bunun molası, dinlenmesi yok... hayat bu... en fazla 1-2 hafta dinlenirsin, sonra yeni denizlere yelken açarsın... o kadar..
     
  11. atta

    atta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    775
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    -
    Seviye:
    Bence biraz daha sakin yaklaşmalıyız sayın bisikletforum üyeleri, eğer tetiği çekerseniz mermi de mutlaka namludan çıkar. Biraz daha ılımlı yaklaşmalısınız bence, hani kendini başkasının yerine koyarak düşünmek dediğimiz şeyi yaparak... Ben Ozan abimizi anlıyorum, çünkü aile ortamı, şehir (Yozgat Malatyandan da beter o ayrı) her şeyimiz aynı sayılır. Bende üniversiteye gidince kurtulacağına inananlardanım, hatta biliyorum diyeyim. Her neyse, sadede gelirsek Ozan abimiz içini dökmüş, bu insanların yemek su gibi bir temel ihtiyacıdır bence, daha doğrusu idrar yapmak gibi bir ihtiyacıdır, eğer fazla beklerse mesanesi, diğerinde ise beyni patlar. O yüzden pek eleştirmeyelim, herkes komando yürekli doğmuyor, yavaş yavaş. Ve benim de içimi dökmeye ihtiyacım var!

    Bu arada, eğer annenin ve babanın yanlış olduğunu biliyorsan onları dinlememe hakkın var.
     
    hüseyin ozan bunu beğendi.
  12. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Kendine bir kız arkadaş edin.
     
    Ahmet F.ELBİR bunu beğendi.
  13. Ahmet SARI

    Ahmet SARI Kıdemli Üye

    Kayıt:
    18 Kasım 2012
    Mesajlar:
    329
    Beğeniler:
    291
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Ozan kardeşim, etrafımdaki eş-dosttan yazdıklarını duymuş olsam soracağım ilk şey "maneviyat namına en son ne zaman bir şeyler yaptın" olurdu.

    Bu durum seni ne kadar ilgilendirir bilmiyorum ama aradığın güç içinde içinde:cool:
     
    atta, Ömer İlker ve H.Genç bunu beğendi.
  14. hakan64

    hakan64 Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2014
    Mesajlar:
    1.208
    Beğeniler:
    655
    Şehir:
    -
    Adı:
    hakan
    Seviye:
    aileden uzakta üniversite okumak kurtuluş gibi gözükebilir. ama maddi durumunuz kötüyse ailenizi mumla arasınız
     
  15. Ahmet F.ELBİR

    Ahmet F.ELBİR Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    471
    Beğeniler:
    127
    Şehir:
    İstanbul / Fatih
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    en iyi tavsiyeyi benden önce bi arkadaş yapmış zaten, manita yap kendine
     
  16. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    "Gitmek" insanın doğasında vardır:Vakti geldiğinde gidilir.Kanatlarındaki tüyler bedenini taşıyabilecek kadar güçlendiğinde-ki bunu denemeden anlayamazsın-uçup gidersin özgür kuşlar gibi.Gitmek terketmek değildiir.Gitmek,bir daha asla dönmemek değildir.Gitmek,tek başına yaşamda var olabilmenin en doğal yoludur.Gitmek,gittiğin yerde zamanı,parayı,toplumsal ya da dinsel tabuları hiçe saymak değil,tek başına da tıpkı anne ya da Babanın evindeymiş gibi yaşayabilme erdemini gösterip gösteremeyeceğini sınamanın tek yoludur.

    Üniversitede okurken üç dört arkadaştık.Siyasi fikirlerimiz farklı,yetişme tarzlarımız farklı,yaşama bakışlarımız farklı Dört genç olarak-ki Mehmed beş vakit namaz kılardı-kapı komşumuz olan tüm aileleri bir kez olsun rahatsız etmeden üç dört yıl geçirdik.

    Zor yıllardı elbette.Bugün kitapçılarda rahatlıkla bulabileceğiniz ama o yıllarda başınızı derde sokacak kitaplarım vardı.Bir gün polis baskını yapıldı ve Mehmed o kitaplarımı kendi seccadesinin altında sakladı.

    İşte böyle arkadaşlar edinebilmenin,dostluğun anlamını gerçekten de öğrenebilmenin bir yoludur "Gitmek".Sen de git özgür bir kuş gibi.Vakti geldiğinde dönersin bizim gibi.Biz de gittik hepimiz okulları bitirip evlendik ve kendi evimizin babası olduk.Ama ne köyümüzü,ne Babamızı ne de dedemizi unuttuk.

    İşte böyle.
     
  17. enzo

    enzo Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    287
    Beğeniler:
    160
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Enes Çatal
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Atalarımız aylaklık ve rahat batmış derdi eskiden :) Her şey kendi elinde dostum, zor şartlar altında asgari ücret alıp günde 13-14 saat çalışan insanlar tükenmiyorlarken(tükenmeye zamanları kalmıyor çünkü, insanoğlu hayat üçgeninde önce temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor -Maslow Teorisiydi yanlış hatırlamıyorsam-), anladığım kadarıyla geçim sıkıntın yok ve ailen de gerekli desteği yapıyor; bir noktada problem de bu, sen kendi görevlerini yapmadığın için (şu vaziyette 1. görevin okulun oluyor) boşluğa düşüyorsun. Senin bu yaşta karamsarlığa düşmene diyecek bir şey bulamadım. Olay net, uğraşı olmadığında insan boş yaşamaya başladığında dediğin durumlar oluşuyor, hataların büyük çoğunluğu sende gibi duruyor... (Forumdaki arkadaşlık ortamına göre yorum yaptım, sonuçta sen de derdini açmışsın bizlere, dost acı söyler). Anneni de özgürlüğünü kısıtlayan biri gibi görme, onlar her zaman iyiliğimizi düşünürler...
     
    Ömer İlker, hüseyin ozan ve CandanC bunu beğendi.
  18. berkay onaylıı

    berkay onaylıı Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Eylül 2013
    Mesajlar:
    165
    Beğeniler:
    145
    Şehir:
    Adana
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    kapitalist sisteme kurban olacaksan oku özgür olacaksan istediğini sevdiğini yap ya değilse 10 bin TL de alsan asgari ücret de alsan emir almaktan hoşlanmıyorsan o para seni mutlu etmeyecektir. kocaman adamsın ne diyelim sana şimdi burada da mı biz yönlendirelim. ÇIK GİT NE YAPMAK İSTİYORSAN ONU YAP KARDEŞİM YAŞAYACAĞIN 80 90 SENE eline baston alınca keşke şunu da yapsaydım dememek için yap gitsin. ama hiç bir şeye zarar vermeden kız mı ayarlamak istiyorsun git derdini anlat de ki ben kafayı yedim de :D tokat da ye. hocalar hoşuna mı gitmiyor. karşı çık bağır çağır. hoşuna gitmeyen kim varsa annen de dahil ahlak kuralları çerçevesinde ona da bağır çağır. köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme ayı de hatta mal de :D doğruyu söyle iki yüzlü olma. Din bile değişebilirsin. benim gibi ateist ol tanrıya da karşı çık. cemaatçiler den dayak da ye :D ya değilse öl bizi de çağır beleşten kıymalı yiyelim :D kıymadan çalmayın. namaza gelmem ona göre
     
  19. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Annenin seni yönlendirmekten başka uğraşı yok, ona arkadaşlar ve uğraşacak şeyler vermelisin. O kadar yoğun olmalı ki, senin nefes alıp veriyor olmanın ötesinde bir şeyi merak edip karışamamalı. Biliyorum şu an belki de imkansız olan bir şey öneriyorum, ama bu azimle belki bir yolunu bulursun diye düşünüyorum.

    Sosyalleşmek ve hayatına bir anlam katabilmek için gösterdiğin çeşitli çabalar olmuş, fakat özgür kalamadığın için bunlar da yarıda kalmış. Gerekirse eve sadece yatmaya gidip (o da annen uyuduktan sonra), sabah yine erkenden çıkıp gideceğin ve bütün gün yoğun bir temponun içinde olacağın bir hayat düzeni kurmalısın kendine. Bisikletini de hem ulaşım amaçlı olarak, hem de sürekli ihtiyacın olacak eşyalarını yanında taşımak için kullanabilirsin.

    Aslında asıl ihtiyacın olan şey; kendi düzenini kurabileceğin, seninle aynı kafada insanlarla bir arada yaşayabileceğin bir ev. Fakat şimdiki koşullarda bu da imkansız. Bir gün o imkanlara kavuşabilmen dileğiyle...
     
    hüseyin ozan bunu beğendi.
  20. OnurA

    OnurA Üye

    Kayıt:
    8 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    97
    Beğeniler:
    73
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bence hocam bir doktora görün.Hiçbir şey çaresiz değildir.
     
    hüseyin ozan bunu beğendi.