Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

"Bisikletli Çocuk" Filmi Gösterime Girdi

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Bisikletli Gezgin tarafından paylaşıldı.

  1. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.262
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    [​IMG]

    Vizyon tarihi: 16 Aralık 2011
    Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne
    Oyuncular: Cécile de France, Thomas Doret, Jérémie Renier
    Orijinal adı: Le Gamin au vélo
    Tür:Dramatik komedi
    Süre: 87 dk
    Yapım yılı:2011

    Özet:
    Babasının bir yetimhaneye terk ettiği 12 yaşlarındaki Cyril'in hayatta tek bir amacı vardır, o da ne pahasına olursa olsun babasını bulmak. Babasını ararken tesadüfen kuaför salonu işleten Samantha ile tanışan Cyril, ondan koruyucu annesi olmasını ister. Babasına olan öfkesini Samantha ile geçirdiği haftasonlarında, kadının ona duyduğu sevgiyle dizginlemeye çalışan Cyril'in başı banliyö hayatıyla da derde girecektir...

    Belçikalı yapımcı, yönetmen ve senarist Dardenne kardeşlerin, insanın yüreğini burkan ve kendilerine Cannes'da En İyi Senaryo ödülünü getiren Lorna'nın Sessizliği (2008) filminden sonra imza attıkları son çalışma olan Bisikletli Çocuk, 2011 Cannes Film Festivali'nde de Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filmiyle Büyük Ödülü paylaştı. Dünya prömiyeri gene Cannes'da yapılan film eleştirmenlerde de tam not aldı. Başrollerde Thomas Doret ve Cécile De France'ın yer aldığı yapım Filmekimi 2011 programının da öne çıkanları arasındaydı.

    Film Eleştirisi

    Hani klişe bir tabir vardır, "yanı başındaki şeylerin değerini, onlar yok olmadığı sürece anlayamazsınız" diye. İşte BelçikalıLuc Dardenne ve Jean-Pierre Dardenne kardeşlerin, Bisikletli Çocuk (Le Gamin au vélo) filmi "Benim babam beni istemese ne yapardım?" sorusunu bütün ciddiyeti ile ortaya getirip, seyirciyi bu empatiyle baş başa bırakan bir film. Mayıs ayında 2011 Cannes Film Festivali'nde Nuri Bilge Ceylan'ın son ustalığı Bir Zamanlar Anadolu'da ile Büyük Ödülü paylaşmış olan film, gösterim tarihinin birkaç hafta erkene çekilmesiyle bu haftanın vizyon sürprizi oldu.

    İki ay önce Filmekimi kapsamında da meraklı festival seyircisiyle buluşan yapım, annesi zaten görünürde olmayan, kelimenin tam anlamıyla beş para bile etmeyen babasının da onu terk ettiği 12 yaşındaki Cyril'in öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Karşıdan baktığınızda bizim alışık olduğumuz tipik bir Yeşilçam dramı bekleyebilirsiniz. Fakat bu öykü Dardenne Kardeşler'in ustalıklı senaryosu ile başta Cyril'e kızmanızı, hatta bu kadar inatçı bir çocuktan nefret etmenizi sağlıyor; ardından da kasti gibi görünen her türlü zarar verici hareketinin aslında terk edilmişlikle başa çıkmaya çalışan yalnız bir çocuğun kendince çırpınışları olduğuna kanaat getiriyorsunuz.

    Zira oturduğunuz sinema koltuğundan kalkıp, Cyril'in tarafına geçmek biraz zaman alıyor. Kaldırması, kabullenmesi çok zor; biz büyük insanlar için bile reddedilmek ne kadar dayanılmazken Cyril'in koruyucu aile olmayı kabul eden Samantha'ya karşı davranışlarını kendisini seven, kollayan bir insana ihanet olarak değil de, kendisini sokağa atan yetişkinlerin düzeninden intikam almak gibi görmek gerekiyor. Zira Cyril'in her koşulda korumaya çalıştığı bisikletinden ve hayata karşı biriken öfkesinden başka elinde hiçbir şeyi yok. Tam da bu noktada Cyril'e bir yetişkin olarak kızmayı ve yüklenmeyi bırakıp, Samantha gibi ona sabır göstermek ve belki de sevgiye boğmak gerekiyor.

    Bu noktada karakterlerin inandırıcılıkları açısından küçük oyuncu, şeytan Cyril Thomas Doret'nin ve ‘melek' Samantha rolünde Cécile de France'in oyunculukları tam puan alıyor. İki zıt kutupta ama performansın tutarlı gittiği oyunculuklarla film seyirciyi içine almayı başarıyor.

    Öykü anlatımında zaman zaman tempo ağırlaşsa ve sonlara doğru bazı sahneler fazladan uzatılmış gibi dursa da, yönetmenler gidişatı merak etmenizi sağlayacak bir hikaye kurgusuyla ilerliyor. Özellikle Samantha'nın her dilde "Pes artık!" dedirtecek sabrı, seyircinin ilgisini ayakta tutan en önemli unsur kanımca. Bu karakterin "ebevyen dayanıklılığı" açısından, Kevin Hakkında Konuşmalıyız (We Need to Talk About Kevin) filminde Tilda Swinton'ın oyunculukta döktürdüğü Eva karakteri ile benzeştiğini de söyleyebiliriz. Gerçi çocuklar açısından baktığımızda Kevin'in içine şeytan kaçtığını rahatlıkla ifade edebilirken, Cyril'in çevresinin sürüklediği koşullardan dolayı kısa süreliğine de olsa ‘kötülüğü' seçtiğini kabul etmek gerekiyor. İnsanın yüreğine taş bağlayıp denize atmakta usta olan Dardenne Kardeşlerin bu filmle anlatmak istedikleri belki de bu olabilir: hayata karşı 1-0 kaybetsen de kötülüğü ya da iyiliği seçmek hala senin elinde... Hayatın kendisi zaten bu kadar ‘film-noir'ken, biraz Pollyanna olmanın da zararı yok hani...

    Sonuç olarak önümüzde evrensel bir terk edilmişliği, derli toplu bir anlatım diliyle karşımıza koyan, üstelik Cannes tasdikli bir yapım var ve sizden tek beklentisi 87 dakika boyunca biraz empati ve sabır. Bisikletli Çocuk Avrupa sinemasını seven ve beyazperdede bu hafta dram seyretmek isteyenler için sinemalarda...

    Oynadığı Salonlar
    Cinebonus Astoria / İstanbul-Avrupa
    Cinebonus G-Mall / İstanbul-Avrupa
    Cinebonus Kanyon / İstanbul-Avrupa
    Cinebonus Marmara Forum / İstanbul-Avrupa
    Cinebonus Meydan / İstanbul-Anadolu
    Prestige Galleria / İstanbul-Avrupa

    Kaynak: www.beyazperde.com
     
  2. Mehmet Sinan Güvenç

    Mehmet Sinan Güvenç Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    38
    Beğeniler:
    23
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    İzlediğim en iyi filmlerden biridir. Fakat film eleştirisindeki Cyril'i önce sevmeyip, kızacağımıza ama sonra yumuşayacağımızı söylüyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Cyril'e kızmak için ancak dar görüşlü olmak lazım. Bu eleştiriyi yazan her kimse Samantha'ya "Pes Artık" demesi bu dar görüşün bir ifadesi gibi... Şu eleştiriyi göz ardı ederek filmi izlemek en doğru olandır.
     
    Mustafa ÖZKARA bunu beğendi.
  3. no_education

    no_education Kıdemli Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    230
    Beğeniler:
    74
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Merak ettim şimdi. Sinemada bulabileceğimi sanmıyorum filmi evde izleyeyim en kısa zamanda:)
     
  4. Okan Örs

    Okan Örs Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    5 Şubat 2011
    Mesajlar:
    429
    Beğeniler:
    499
    Şehir:
    Ayvalık
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    D smartta festival filmleri kanalında sık olmasa da dönüyor.Başından yakalayabilsem benimde listemde...
     
  5. Emre İlgar

    Emre İlgar Yeni Üye

    Kayıt:
    27 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze
    Seviye:
    Film fena değil ama ''Bisiklet'' le ilgili bir şeyler arıyorsanız yanlış yerdesiniz demektir.
     
    ilker ates bunu beğendi.