Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisikletimle Türkiye Yollarında, 2. Etap, Antalya - Datça

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Ahmet Salih Özenir tarafından paylaşıldı.

  1. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    2.Etap ANTALYA - DATÇA

    8 Haziran 2010, Salı, 8. gün, Antalya – Olimpos

    Yola çıkar çıkmaz Bey Dağlarının heybetli görünümüne uyandım.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Yola çıktığımdan beri Siyah Bisikletime güzel almıyorum, hiç biriniz de hatırlatmıyorsunuz…
    [​IMG]

    Antalya Belediyesi de bisikletler için çalışmalar yapmış.
    [​IMG]

    Sevindirici çalışmalar bunlar ama yeterli değil tabii…
    [​IMG]

    Doğayı turizm için kullanmayı çok iyi biliyor Antalya.
    [​IMG]

    Adam olacaksa bu olsun…
    [​IMG]

    Geri dönüşüm çalışmalarını destekliyor buradaki belediyeler… Bu konteynır şehirler arası yoldaydı.
    [​IMG]

    Bulut mu bu dağların üstündekiler yoksa?..
    [​IMG]

    İzninizle “gabarimi” kontrol edeyim...
    [​IMG]

    Sırası ile, Orhan Büyükalp,
    [​IMG]

    Adnan Sezgin,
    [​IMG]

    ve Altan Ayağ tünelleri. Faydalı olmuş bu tüneller, rahatlamış trafik.
    [​IMG]

    Bu adam aç mı tok mu soranınız yok…
    [​IMG]

    Göynük kanyonu, çayı çok geniş ama kuru…
    [​IMG]

    Nasıl olay ama?...
    [​IMG]

    Göynük üstü bulutlar…
    [​IMG]

    Biri birinden ilginç tesisler.
    [​IMG]

    [​IMG]

    İş arkadaşım Taşali Çelik arayıp, bu yörede tanıdığı birkaç kişinin telefon ve adreslerini verdi, “Gerekirse ara.” diyerek. Sağ olsun.

    Hüzünlendim… Sanıyorum Karayolları çalışanıydı.
    [​IMG]

    Haksız mıyım ama, kremalı pasta gibi değil mi yollar…
    [​IMG]

    Phaselis kavşağında yağmurla karşılaştım ve sanıyorum önümde gidiyor…
    [​IMG]

    Nerden çıktı bu yokuş ya?..
    [​IMG]

    Ne şanslı dedeler var Olimpos’a giden…
    [​IMG]

    İnişinde
    [​IMG]

    manzara harikadır.
    [​IMG]

    Yolda gördüğüm bir hamam.
    [​IMG]

    Daha önce geldiğimde burada at gördüğümü hatırlamıyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    Hemen bir kamp aradım. Kaktüs’te kalmaya karar verdim ve yerleştim. İşletmecisi Alp Sezeralp enduro’cuymuş. Onlarda iki tekerci, bir yakınlık var tabii. Hemen porsiyonlara yansıdı bu yakınlık, sağ olsunlar. Olimpos’ta bütün tesisler yemeklidir, çadır bile kursanız öyledir. Gel keyfim olayı yani.
    [​IMG]

    Narenciye bahçesindeki ağaçların arasına yükseltiler yapmışlar çadırlar için.
    [​IMG]

    Milli Parkın kapısı aynı zamanda plajın kapısı. Plaja gitmek için de müze parası ödemek zorundasınız… Ve çok çok sıkı bir kontrol var…
    [​IMG]

    Dediğim gibi, müzeyi de gezerek
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    ve de buz gibi sularda ayaklarımı serinleterek
    [​IMG]

    [​IMG]

    plaja ulaştım.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Çok temiz ve serindir deniz Olimpos’ta.
    [​IMG]

    Plaj kilometrelerce uzanır, ilerde Chimera (Yanartaş) var. Taş yanar mı? Gidin de görün nasıl yanarmış…
    [​IMG]

    Vadinin içinden akan çay.
    [​IMG]

    Ne dersiniz içerlere girelim mi antik su kanalından yürüyerek?..
    [​IMG]

    Burayı 1 gün gezseniz, belki bitiremezsiniz…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Düştüğümde burkulan bileğimi soğuk suda rahatlattım.
    [​IMG]

    Kampta.
    [​IMG]

    Hiç bu kadar neşeli wc kapıları görmedim.
    [​IMG]

    Yemekten sonra biraz sohbet ettik Alp beyle.
    [​IMG]

    Geç olmadan da yattım.

    8. gün; hava: parçalı bulutlu mu desem güneşli mi desem…, tur süresi: 7:40, yol süresi: 5:59, yol: 90,8 km, toplam yol: 657,6 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/turkey/antalya/513127305941420120
     
  2. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    9 Haziran 2010, Çarşamba, 9. gün, Olimpos - Demre

    Gece serindi, polar tulumu örttüm üstüme. Olimpos’ta üşümek, ilginç.
    [​IMG]

    Alp bey vaat ettiği gibi tam besleyici kahvaltı hazırlatmış ve dedikleri yere bırakmışlardı. Karnımı doyurup
    [​IMG]

    Kaktüs Kamping’den ayrıldım.
    [​IMG]

    Foroğraf işi bu tur süresince hep sorun oldu bana. Bu aradaki 33 tane fotoğrafım daha kayboldu maalesef. (Makinem nasıl olduysa farklı karelere aynı numarayı verdi ve önce çektiklerimin üstüne kaydetti.)

    Neyse, iyi ki Tayyar beyin tavsiyesini dinlemişim. Yoksa sabah sabah 500 mt’lik bir tırmanış yapacaktım. Bu yol da yokuşlu fakat ormanın ve köylerin içinden geçerek Adrasan üzerinden geldim Mavikent’e. Belediye hoparlörleri sürekli o günkü sebze ve meyve fiyatlarını duyuruyordu. Evinde yatan bir hastayı, ev hanımını veya sokaktaki adamı neden ilgilendirsin ki bu fiyatlar?.. Tarif üzerine Kumluca’ya uğramadan, sahilden Finike yoluna çıktım.

    Finike.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çok erken geldim buraya. Biraz internet kullanayım dedim, fakat ne mümküm. Tam işlerimi bitirme aşamasına geliyorum elektrik kesiliyor. Yeni baştan, tekrar kesiliyor. Bu arada ev yemekleri yapan bir lokantada güzelce karnımı doyurdum.

    Biraz daha internetle uğraştıktan sonra yola koyuldum.
    [​IMG]

    Geride bıraktığım Finike.
    [​IMG]

    Nakış gibi işlenmiş yolu takip ederek
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Beymelek dalyanına vardım.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Hava oldukça sıcak, tükenen sularımı doldurdum.
    [​IMG]

    Dalyanın çevresini dolanır bu yol.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Demre girişindeki küçük bir oteli işleten, adlarını almayı ihmal ettiğim bu arkadaşlarla sohbet ettik, nerede çadır kurabileceğimi tarif ettiler bana.
    [​IMG]

    Yaz mevsimi olmasına rağmen yoğun bir yol çalışması var…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Noel Baba heykeli.
    [​IMG]

    Aziz Nikolaos müzesini ziyaret etmemek olmaz. Girişte bir de Müze Kart aldım, “yolum uzun nasıl olsa girerim müzelere” diye düşünerek…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yoğun ilgisi var turistlerin.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Artık çadırımı kursam fena olmaz. Şehirde kamp yeri yok, ancak sahilde istediğim yerde kurabilirmişim. Ben de gittim sahilin sağ ucundaki Taşdibi’nde bir kafe barın yanında kurdum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu köpekcik de benim güvenliğimi sağlamaktan sorumlu… Nasıl da gariban…
    [​IMG]

    Çadırımı köpeğime emanet etmenin gönül rahatlığı ile Demre’ye geri döndüm karnımı doğurmak için. İyi bir lokantada yemeğimi yedim ve yarın sabah için kahvaltılıklarımı satın aldım. Ayrıca polis merkezine uğrayarak kamp yaptığım yeri bildirdim.

    Akşam sahilde biraz uzanıp keyif yaptım...
    [​IMG]

    Yarın en sıkı yollardan biri daha bekliyor beni.

    9. gün; hava: güneşli, tur süresi: 8:50, yol süresi: 5:51, yol: 81,8 km, toplam yol: 739,4 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/tr/antalya/617127308135729705
     
  3. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    10 Haziran 2010, Perşembe, 10. gün, Demre – Eşen

    Demre, sabah erken bir saat.
    [​IMG]

    Ara sıra bardan gelen naralar haricinde gece çok rahat uyudum.

    Gezim boyunca bisikletimin en güvensiz olduğu geceydi.
    [​IMG]

    Zira bu iki canavara emanet etmiştim… Yine de içimde nedensiz ve tuhaf bir güvensizlik vardı…
    [​IMG]

    Bunun nedeni, canavarların birini görünce sipere yatması olmuş olabilir mi?.. Sanmam…
    [​IMG]

    Kaş yolu sıkıdır, hazırlığım tam olmalı.
    [​IMG]

    Kahvaltı üstü 13800, hazmı kolaylaştırır…
    [​IMG]

    Çevredeki antik kent kalıntıları ve Demre Kuş Cenneti.
    [​IMG]

    Kekova körfezindeki Çayağzı limanı.
    [​IMG]

    İniş yolunda frenleri tutuşmuş herhalde.
    [​IMG]

    Sura kenti kalıntıları.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Epey yükseldim, bakın Demre’ye.
    [​IMG]

    Fakat bir şey dikkatimi çekti, Demre’ye kadar neredeyse 5 dakikada bir gördüğüm, turist taşıyan otobüsler yok artık…

    Hava çok sıcak sularım dolu olmalı…
    [​IMG]

    Doğasına tam uyumlu bu eski ev Gürses’de.
    [​IMG]

    Likya’da Sura, Myra kavşağı.
    [​IMG]

    Ne zamandır hayvana hasret kalmıştım.
    [​IMG]

    Sizce postunu kuaförde yaptıran hangisi…
    [​IMG]

    Benjamin, karşılaştığım ikinci bisikletli. Hızla indiğim yokuşun sonundaydı. Yine bir şaşkınlık. Türk’e çok benziyordu, ben de Türkçe konuştum. Arkadaş Fransız’mış, Mısır’dan Ürdün’e geçmiş oradan uçakla İstanbul’a. Ve bisikletle Marmara, Ege, Akdeniz, Suriye ve Mısır’mış planı. Dağın yüksekliğini merak etti, “650 mt.” dedim. Biri birimize şans diledik ayrılırken.
    [​IMG]

    Batı Toroslar, manzara çok güzel. Yolun iri mucurlu olduğunu fark ettiniz mi?
    [​IMG]

    Yol üstünde iki obruk gördüm. Bu Davazlar yakınındaki.
    [​IMG]

    İçi ürükütücü, zifiri karanlık ve su dolu, flaş ancak bu kadar aydınlatabildi.
    [​IMG]

    Bu da diğeri.
    [​IMG]

    Lütfen kemerlerinizi bağlayın, iniyoruz Kaş’a... Kablolar yanıltmasın teleferikle değil, yoldan…
    [​IMG]

    Bu fotoğrafımı balayındaki bir çift çekti…
    [​IMG]

    Kaş.
    [​IMG]

    Yamaçlardan devam ediyoruz, kıyıdan kıyıdan…
    [​IMG]

    Manzara görülesi…
    [​IMG]

    Ve karşıma bu güzel plaj çıktı, zira fazla mı yüksekten bakıyorum, yoksa bana mı öyle geliyor?... Kaputaş plajı.
    [​IMG]

    Bu genç hayatların ödendiği
    [​IMG]

    meşhur Kaputaş geçidi.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Asfalt kulak memesi kıvamında, havayı tahmin edin…
    [​IMG]

    Güzel manzaralı sahil yolu beni Kalkan’a ulaştırdı.
    [​IMG]

    Eşen’de kamp yeri olmadığını bildiğimden “Kalkan’da mı kalsam acaba” diye düşünmeye başladım.

    [​IMG]

    Burada da kamp yeri yokmuş, ama “Limanda çadır kurabilirsiniz.” dediler. Ben de dik bir yokuşla çıktığım otogarda, bir hanımın işlettiği restoranda, çok güzel ev yemeği yiyip, beni Kaş yakınlarında gören kişilerle sohbet ettikten sonra, oyalanmadan Eşen’e varmak için yola çıktım.
    [​IMG]

    Muğla’ya giriyorum dağları ardımda bırakarak.
    [​IMG]

    Eşen yolunda.
    [​IMG]

    Lütfen dikkate alalım…
    [​IMG]

    Eşen Jandarma Komutanlığından ilçede kamp yeri olmadığı gibi otel de olmadığını öğrendim. Ancak bana çadır kurabileceğim bir benzinciyi tarif ettiler. Nöbetçi astsubayla biraz sohbet edip ikram ettiği çayı içtikten sonra tarif ettikleri adrese yöneldim.

    O ara yağmur atıştırmaya başladı, hava çok bunaltıcı olmuştu zaten.
    [​IMG]

    Eşen’in bereketli tarlaları.
    [​IMG]

    Meva Petrolde, çadır kurmama gerek olmadığını, üst kattaki kullanılmayan salonu kullanabileceğimi söylediler. Çok memnun oldum, iki büyük sırayı birleştirerek yatağımı yaptım ve rahat bir gece geçirdim.

    Günlük temizlik işleri tamam.
    [​IMG]

    Buraları göstermek için çektiğim 8 tane fotoğrafım daha yok oldu… Çok can sıkıcı olmaya başladı…

    Yatacağım katın altındaki Erol Lokantasını bir aile işletiyor. Çok cana yakın, hoş sohbet insanlar. Yemekleri hem çok leziz hem de inanılmayacak kadar hesaplı. Bir de fırınları var, pide türü şeyler yapıyorlar. Fotoğraf çekildik birlikte, güya gönderecektim, o da yok oldu ve çok da ayıp oldu…

    Her ne kadar odada kalsam da güvenliğime önem veririm... Lokantanın arka kapısındaki bu yırtıcı köpekle bir anlaşma yaptık…
    [​IMG]

    Ters ters bakmasından anlaşmanın pek hoşuna gitmediğini anladım... Çok vahşi pek kızdırmaya gelmez…
    [​IMG]

    Yeni anlaşmamıza göre beni korumak için yabancıları ısırmayacak, sadece yalayacak…
    [​IMG]

    Harika bir yerde yatıyorum, hava da çok güzel esiyor.

    Yarın ki planım Göcek’e varmak.

    10. gün; hava: Güneşlimsi bulutlu, tur süresi: 12:00, yol süresi: 8:52, yol: 115,6 km, toplam yol: 855 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/tr/antalya/292127308268850085
     
  4. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    11 Haziran 2010, Cuma, 11. gün, Eşen - Göcek

    Benzinliğin karşısı çamlık, biçer döverlerini park edenlerin çadırlarıydı ordakiler.
    [​IMG]

    Eşen’in güzelleri…
    [​IMG]

    Kahvaltımı istasyonun sebil çayıyla ve satılan taptaze simitlerle yaptım.
    [​IMG]

    Çok hoşuma gitti burada sabah.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol güzel, fakat çok iri mıcırlı, sarsıntıya sebep oluyor…
    [​IMG]

    Sağ kulağıma taktığım kulaklık henüz bozulmamış.
    [​IMG]

    Bu güzel ormandan mı geçecem?
    [​IMG]

    Şu işe bak, sanıyorum birinin arabasından yanlışlıkla düşmüş…
    [​IMG]

    Ne yanlışlığı kardeşim, amcam resmen çevre zararlısı…
    [​IMG]

    Yarısını yola kaptırmış… Alaçat’da.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bakkal Bilal beyle sohbet ederken sütle bisküvilerimi yedim. Köylünün bile artık hazır süt, tavuk aldığından şikayet ediyor, “Biz böyle değildik” derken…

    Yeni tesis edilmiş bu orman… Uğurlu yolunda.
    [​IMG]

    Derken Fethiye.
    [​IMG]

    3-4 saatimi şehrin çevre mahallesinin birinde internete ayırdım. Aldığım flaş adaptörü de işe yaramıyor, pek çok kafe usb bağlantısını kapatmış makinelerde… Fazla da geç kalmadan, bir lokantada ev yemekleri yiyip sahile indim. Arkada, dağa işlenmiş Likya Kaya Mezarları.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Deniz çarşaf gibi, hava da çok basık… Yaprak kıpırdamıyor…
    [​IMG]

    Şehitler Anıtı.
    [​IMG]

    Marinası.
    [​IMG]

    Tema Vakfı’nın burada temsilciliği olduğunu unutmuşum, zira onlar da aramadılar beni. Neyse ki son anda fark ettim hatayı, temsilci Okyay beyle telefonla görüştük. Şehitler Anıtı önünde çekildiğim fotoğrafı ona göndermemle sorunu çözmeye karar verdik. Tabii bu görüşme trafiği yaklaşık 1 saat daha şehirde oyalanmama neden oldu.

    [​IMG]

    Yaşanacak bir yer Fethiye.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu güzel yolda ilerlerken bir yandan Okyay beyin söylediği, misafir edecekleri yerin tabelasını görmeye çalışıyorum, öte yandan yoğun bir telefon trafiği ile ilgileniyorum. Nedense bugün telefon durmuyor…
    [​IMG]

    Marmaris Tema Vakfı temsilcisi Nurcan hanımı aradım, yarın orada olacağımı bildirdim.

    Havanın derdi anlaşıldı…
    [​IMG]

    Metris geçidi.
    [​IMG]

    Yağmur şiddetini artırınca, ben de önüme çıkan bir kır lokantasının brandası altına sığındım. Buyur edip yedikleri salatalığa ortak ettiler.
    [​IMG]

    Telefon, yağmur derken Yanıklar kasabasını geçmiş İnlice köyüne gelmişim… “İnlice dediniz değil mi?” E burası arkadaşım Taşali’in bana mesajla bildirdiği adreslerden biri, hani “Aklında olsun yolculuk hali.”… O kişiyi yani Ömer Kundakçı amcayı sordum. Sağımda oturan lokanta sahibinin akrabasıymış, tarif ettiği kahveye gittim ve telefonla aradım kendisini. Hemen geldi arabasıyla. Tanıştık, gezimden bahsettim, mümkünse köylerinde çadır kurmak istediğimi söyleyince “Merak etme bir şeyler ayarlarız.” dedi. O önde ben arkada yakın bir yerdeki bahçeli evlerine gittik. Teyzeyle tanıştırdı beni, çadıra gerek olmadığını evin müsait olduğunu, misafirleri olabileceğimi söylediler. Seve seve kabul ettim bu cana yakın insanların teklifini. Akşam, öğretmen olan oğulları geldi, sohbet ettik. Yarın yapacağım sürüşün zorluğunu bildiğimden, izin isteyerek erken yattım. Sağ olsunlar çok rahat ettirdiler beni.

    11. gün; hava: Güneşliydi yağmurlandı, tur süresi: 11:45, yol süresi: 4:38, yol: 71,1 km, toplam yol: 926 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/tr/mu%u011fla/964127308343879069
     
  5. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    12 Haziran 2010, Cumartesi, 12. gün, Göcek – Marmaris

    Gece uyandığımda yağmur yağıyordu, “Acaba sabah nasıl olacak?” diye düşünürken tekrar dalmışım.

    Sabah, gökyüzü cam gibi tertemiz fakat hava serin.

    Ömer amca erkenden kalmış, uyanmamı bekliyormuş. Hemen kahvaltıyı hazırlamaya başladı, zorla yardımımı kabul ettirebildim.
    [​IMG]

    Gerçek köy yumurtası, XXL. Her şey kendi bahçelerinden, hayvanlarından.
    [​IMG]

    Harbiden dinlenmişim, gözlerim şiş şiş…
    [​IMG]

    Köy dediğin böyle olacak, deli edecek yeşili.
    [​IMG]

    İçinde sular akacak.
    [​IMG]

    Göcek üçbeş kilometre ötedeymiş.
    [​IMG]

    Ağzımdan buğu çıktığını göremediniz ama biliyorsunuz? Haziran ortası buğu…
    [​IMG]

    Göcek.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yat marangozları var sağda solda.
    [​IMG]

    Ben de büyüyünce bu amcalar gibi sürecem bisikletimi…
    [​IMG]

    Bayıldım buraya…
    [​IMG]

    Maden işçisi…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu kuçu, sahibi “giriş” kapısından girince, “çıkış” kapısına koşan kuçu…
    [​IMG]

    “Tünele bisikletle girilmez” tabelasını görmeden girdiğimi “sandığım” 926 mt’lik Göcek Tüneli…
    [​IMG]

    Tünelde gerildiğimi kim söyledi size…
    [​IMG]

    İlk defa geçişin ücretli olduğu ve içinde uçak motoru gibi dev motorların çalıştığı ve dayanılması zor bir uğultunun olduğu ve bisikletle girdiğim için güvenliğe buyur edildiğim tüneldi bu... Bisikletle girmek yasakmış, ancak turnikeler Dalaman tarafında olduğu için beni çıkışta durdurabildiler… “Bir daha bisikletle girmeyin.” dedi amcalar.

    Burada da yollar genişletiliyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Kızı üniversite sınavına girmiş olan bir hanım tarafından sıkılmış, taze portakal suyundan güç aldım, serinledim.
    [​IMG]

    Elleriyle ağaçların altındaki otları yolan bir belediye işçisine, “İşini o kadar iyi yapıyorsun ki, eminim en az o kadar iyi fotoğraf çekersin…” deyince şaşırdı… Haksızmıymışım?
    [​IMG]

    Sokaklarında çok güzel
    [​IMG]

    yapılarını gördüm Köyceğiz’in…
    [​IMG]

    [​IMG]

    1935’e tarihlenmiş.
    [​IMG]

    Kent merkezindeki Kaunos Aslanı. 1965’de bir kaçak kazıdan sonra ele geçirilmiş.
    [​IMG]

    Serin gölgeli çınarların altındaki bu parkın yanında yedim ev yemeğimi.
    [​IMG]

    Tema Vakfı Marmaris temsilcisi Nurcan hanımla görüştük, tahminen 5 gibi orada olacağımı bildirdim.

    Evdeki Şaşkın’ımızı hatırlattı bana ortağım…
    [​IMG]

    Sahile de inelim.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Güzel şehir vesselam…
    [​IMG]

    [​IMG]

    İyi ama bu güzel bahçelerin arasından geçen yol, beni bekliyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Gördüğüm ilk İzmir tabelasını size gururla sunarım.
    [​IMG]

    Buysa yılkı…
    [​IMG]

    Arkadaşlar yıllardır kandırmışlar bizi… Yeşilçam burdaymış…
    [​IMG]

    Nedense bu tabela beni çok mutlu etmiş…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Sakar rampasını bilmeyen var mı? Şu karşı dağda iki çizgi var ya, ağaçsız hani, işte oradan çıkıyorsunuz ağır ağır…
    [​IMG]

    Bu bölge çok rüzgarlı, rüzgar da sıkıntı yaratıyor.

    Tema Vakfı temsilcisi Nurcan hanımdan kalabileceğim bir kamp olmadığını öğrenince, uygun bir pansiyon veya otel ayarlamalarını rica ettim.

    Okaliptüslü yol… Bence büyülü yol…
    [​IMG]

    Ağaçlar o kadar yaşlı ki… Gövdeleri en az 2 buçuk Ahmet…
    [​IMG]

    Marmaris yolunu 31 yıl önce Babamın bizi getirdiği zamandan hatırlıyorum. O zaman yol dar ve keskin virajlıydı, gerildiğimizi hatırlıyorum.

    Yol genişlemiş ve meğer çok da güzel bir orman içindeymiş. Hava çok sıcak, arabalarında olup da göz göze geldiğim herkes “Delilik bu senin yaptığın aslanım.” bakışı atıyor… Ağaçların biraz gölgesinden yararlanmaya çalıştım.

    Bu güzel yolda iki kez lastiğim patladı. Önce arka lastiğim patladı. Benzin istasyonuna kadar şişirerek idare ettim, orda yama yaptım yola çıktım. Sonra da arka lastiğim patladı. Bu kez dış lastiği çok daha iyi kontrol ettim, içi de yedekle değiştirdim ve oyalanmadan yola devam ettim. Bunlar ilk iki lastik patlamalarım.

    Tema Vakfı temsilcisine biraz gecikmeli gelebiceğimi bildirdim. Yarın da Marmaris’te kalacağımdan, basınla görüşmeyi yarına bırakmanın daha uygun olacağına karar verdik.

    Hey heyyy işte Marmaris… Yine söylüyorum teller yanıltmasın, teleferik yok buralarda. Pike yapacam…
    [​IMG]

    Ama önce bir pozumu alayım.
    [​IMG]

    Karayolları, dağın diğer tarafına bizleri düşünmeden yaptığı yolun hatasını affetmemiz için, işte bu gördüğünüz 4800 mt’lik [​IMG]

    hem de %10’luk büyük ikramiyeyi sunmuş.
    [​IMG]

    Belediyenin sporcu otelinde yer ayırmışlar, hesaplıymış da.

    Şehir içi bulvarda bizleri bekleyen tehlike… Telefonla konuşurken battım.
    [​IMG]

    Otele yerleşmem sorun oldu nedense, müdürün gelmesini beklememi istediler. Ne beklemesi amcacım verin anahtarımı çıkayım odama… Yerleştikten sonra yakın bir lokantada doyurdum karnımı.

    Geziye çıkarken Zirve Dağcılıktan Nail beye burada olacağım günü bildirmiştim, sanıyorum organize olamadılar, şimdi de geldiğimi bildirdim. İsterse yarın ki basınla buluşmaya gelebileceğini söyledim.

    Akşam yemekten sonra, biraz yürüyüş yaptım sahilde.
    [​IMG]

    [​IMG]

    12. gün; hava: Güneşli, tur süresi: 9:30, yol süresi: 8:0, yol: 115,9 km, toplam yol: 1042 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/tr/mu%u011fla/738127308404730427
     
  6. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    13 Haziran 2010, Pazar, 13. gün, Marmaris – Datça

    Marmaris, gezimin en kötü durağı oldu benim için. Otelde klima çalışmıyordu, yetmiyormuş gibi kaldığım oda, barların olduğu sokağa bakıyordu. Sıcak ve dumçıstak sesleri arasında uyumaya çalıştıysam da 2 buçuğa kadar beceremedim. Sabahın ışımasıyla dikildim ayağa. Sinirim çok bozuk ve hiç dinlenememiş haldeyim. Kalmak istemedim daha fazla, hemen topladım eşyalarımı.
    [​IMG]

    Demiştim ben size “Büyüyünce ben de böyle sürecem bisikletimi.” diye…
    [​IMG]

    Erken daha, gezineyim bari…
    [​IMG]

    Çoraplarım kurumamıştı, kapalı çarşıdan çorap aldım.
    [​IMG]

    Biraz oyalandım ki zaman geçsin, basınla buluşmayı öne aldırmak için Tema Vakfı emsilcisini arayacağım. Zira kendi de şehir dışındaymış.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Plaja inmeye başladı insanlar.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Tema Vakfı temsilcisi basınla görüşmenin saatinin değiştirilemeyeceğini söyleyince, mecburen 11’e kadar beklemek zorunda kaldım.

    Otele dönüşte bir bisikletçi aradım ve zor bela buldum bir tane. Gayet turistik fiyattan yedek iç lastik aldım yanıma.

    Bu arada Marmaris Bisiklet Topluluğundan Sıtkı Hasdemir ve Zirve Dağcılıktan Nail bey geldiler, tanıştık. Gece yaşadığım sıkıntıdan bahsedince, Nail bey “Bizim bahçede de kurabilirdiniz çadırınızı.” dedi... Zirve Dağcılık’ın bir flamasını hediye etti Nail bey.
    [​IMG]

    Gelen sadece bir televizyon ekibiydi, neden değiştirilemedi saat anlayabilmiş değilim…
    [​IMG]

    Basın buluşmaları turun can sıkıcı yanı biliyorsunuz. Sorun, termin.

    Dün yemek yediğim lokantadan memnun ayrılmıştım. Öğlen yemeğimi de orda yiyip hemen yola çıktım. Güya planım 2 gün kalmaktı Marmaris’te… Sağlık olsun…
    [​IMG]

    Hava nasıl tahmin edin…
    [​IMG]

    Dağ başında bir tekne atölyesi.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Körfezde gezinenler.
    [​IMG]

    Çubucak Orman Kampı. “Şöyle bir gezebilir miyim?” diye sordum kapıdaki amcama, “15 dakikayı aşarsa ücret alırım.” demez mi… “Hayırlı işler…”
    [​IMG]

    Dağ çok güzel çam ve kekik kokuyor…
    [​IMG]

    Yılkı atını bilirim ama, eşeği mi oluyor bunlar?..
    [​IMG]

    Çok da meraklılar…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Ama olmaz ki, herkes teknesini alıp buraya gelmiş… Saydım 12 tane.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Datça’nın eski yolu daha güzelmiş dediklerine göre.
    [​IMG]

    Valla keserler sizi böyle sahipsiz sahipsiz…
    [​IMG]

    Takdim edeyim efendim 2. denizim “Ege”.
    [​IMG]

    Yani Balıkaşıran’dayım.
    [​IMG]
    [​IMG]

    Balıkaaşıran… Ben de bittim suyum da bitti… Zaten çok yorgun ve öğlen güneşinde çıktım yola, üstüne Balıkaşıran hiç iyi gelmedi doğrusu… Üstelik sabah öyle sinir yapınca, magnezyum tabletimi içmeyi de unuttum. Tabii bunu rampada sağ bacağıma kramp girmeye başlayınca anladım ama, iş işten geçmişti. Hemen içtim tableti, fakat o etkisini gösterinceye kadar ben zirveye varmıştım bile…
    [​IMG]

    İşin kötüsü Marmaris’ten çıktığımdan beri ne bir bakkal ne de büfe… Heybeyi bir yoklayayım… Antalya’da aldıklarımda kırıntılar… İlaç bunlar ilaç…
    [​IMG]

    Marmaris’e doğru bakarken Balıkaşıran’ın solu Ege, sağı Akdeniz.
    [​IMG]

    İlk su kaynağı Soğuksu, o da sırtı aşınca… Niye yolun yanına yapmaz sınız ki şu çeşmeyi, bittim diyorum anlamıyor musunuz?...
    [​IMG]

    [​IMG]

    Artık düzdeyim.
    [​IMG]

    Burası da Aktur kamping’in girişi. Datça’ya uzak olmasa kalacaktım, uluslararası standartta bir yer.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Karaincir’de
    [​IMG]

    Özil kamping’e yerleştim. Tadilatta olsa da, amcam benden uluslararası tarifeye göre para almakta bir sakınca görmedi… Sağ olsun telefonumu da ücretsiz şarj edebileceğimi müjdeledi. Bu kampta bom boş…
    [​IMG]

    Hemen denize girdim, biraz kendime geldim.

    Akşam yandaki sitenin kır lokantasında yemeğimi yedim. Kampçı amca bu lokantaya gitmeme gerek olmadığını düşünüyor.
    [​IMG]

    Tavaları meşhurmuş.
    [​IMG]

    Denizi ve sakinliği çok beğendim, hep yaşlı insanlar var burada, huzue evi gibi…Yarın da burada kalacağım fazladan, Marmaris’i telafi etmeliyim…

    13. gün; hava: Güneşli, tur süresi: 6:00, yol süresi: 5:30, yol: 65,7 km, toplam yol: 1108 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/ride/turkey/mugla/238128682196418350
     
  7. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    14 Haziran 2010, Pazartesi, 14. gün, Datça

    Harika bir geceydi, disko yok klima yok… Hem ne kliması Datça rüzgarıyla meşhurmuş.

    Yandaki site Karaincir Özil.
    [​IMG]

    Dün yemek konusunu kampçı amcayla anlaştık. Bana köy kahvaltısı hazırlayacaklar sabah, öğlen ve akşam da istediğim yemeği pişirecek hanımı. Sebzeler doğal, bahçelerinden.
    [​IMG]

    Çadırımın manzarası. Garip bir durum var burda, Berlin Duvarı gibi kampı ortadan bölmüşler, yarısı Unicef’in kampı oluyormuş.
    [​IMG]

    Kendimi attım suya… Ve bu ağacın gölgesinde geçirdim bütün günümü… Dinlendim… Yynı gölgeye yerleşen Vakkas bey ve ailesiyle sohbet ettik, yan masadan olayları falan.
    [​IMG]

    Bir tekne geldi, demirledi.
    [​IMG]

    Ardından biri daha.
    [​IMG]

    ben gölgelenirken
    [​IMG]

    Liman olmuş bizim deniz… Bu arada dudağımın uçukladığını fark ettim, güneşten korunamıyorum ki…
    [​IMG]

    Öğlen yemeği evlerinin bahçesinde. Ev yemeği gibisi var mı… Ellerinize sağlık.
    [​IMG]

    Üstteki fotoğrafta otururken bu güzel bisikletin kimin olduğunu sordum. Çalışan genç elemanınmış. Lastiği inik, süremiyormuş.
    [​IMG]

    Gerekli olan bir pompa, “Buyur kardeşim”.
    [​IMG]

    Çamaşırlarımı da sağ olsunlar evde yıkadılar.
    [​IMG]

    Yemekten sonra biraz oyalandım. Bisikleti de elden geçirdim.
    [​IMG]

    Anlaşılan çok kalmışım burada…
    [​IMG]

    Dedim ya doğal ortam…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Çok iyi dinlendim burada, yarın erkenden Datça’ya gidip ordan gemiyle Bodrum’a geçeceğim…

    14. gün; hava: Güneşli, bisikletsiz gün.
     
  8. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    15 Haziran 2010, Salı, 15. gün, Datça

    Erkenden çıktım yola.
    [​IMG]

    Hiç bu kadar korkuncunu görmemiştim, kargalar bile güler buna…
    [​IMG]

    Aramızda daima mesafe olmalı…
    [​IMG]

    Datça rüzgarıyla meşhur demiştim size…
    [​IMG]

    Uygun olan yerlere inşa etmişler.
    [​IMG]

    Türbinlerin uçak ışıkları çok güzel görülüyordu gece uzaktan.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Datça eskiden beri rüzgarı kullanmış… Kızlan köyü civarı.
    [​IMG]

    Hayatımda ilk defa yel değirmeni görüyorum, çoğu harap ama çok güzeller.
    [​IMG]

    Biri onarılıp kafe yapılmış. Tabii kapalı bu saatte.
    [​IMG]

    Kahvaltılık almak için Datça’ya girdim. Kaldırımda oturup yedim aldıklarımı.
    [​IMG]

    Karaköy limanına yaklaşıyorum ama gemiyi göremiyorum, gemi bu, görülemeyecek kadar küçük olamaz ki… Olsa olsa rötar yapmıştır, gelmek üzeredir yani…

    Heyhat, görevli genç hanımdan o gün gemi olmadığını öğrendim.
    [​IMG]

    Sezon açılmamış… Nasıl olur yaa…
    [​IMG]

    Yolcu gemisi yok, kosterin önünde poz vereyim bari… Arkadan iki bisikletli mi geçiyor ne? [​IMG]

    Uzaktan bir ses geliyordu üstüme alınmadım. Birazdan o bisikletlilerden biri yanıma geldi ve çaya davet etti beni. Çok memnun oldum can sıkıntıma iyi gelebilir diye. Tanıştık, Mehmet Mutluoğlu (mavi forma) ve Faruk Dinç. Çok hoş bir tanışma ve sohbet. Ben gezimden, geminin olmamasından, onlarda kendilerinden ve yaptıkları turlardan bahsettiler.
    [​IMG]

    Bu kuçu da uslu uslu bizi dinledi…
    [​IMG]

    “Ahmet burada yapacak bir şey yok, hadi gel Datça’ya, kahvaltı yapalım.” dediler, gittik.
    [​IMG]

    Faruk ağabeyin yat limanına bakan
    [​IMG]

    güzel manzaralı
    [​IMG]

    lokantasında,
    [​IMG]

    güzel bir kahvaltı yaptık, sohbet ettik. Faruk ağabeyin eşi de katıldı sonradan.
    [​IMG]

    Sonra Mehmet ağabey ile, şehir içindeki kalacağım kamp yerine gittik. Belki bir daha görüşemeyiz diye böyle de veda pozu verdik.
    [​IMG]

    Uluslararası iyi bir kamp, oldukça kesaplı, laf aramızda dün ve önceki gün, tadilattaki o kampa da aynı parayı vermiştim…
    [​IMG]

    Kampa bakar mısınız? İnsanın bisikletiyle gidip kamp yapası geliyor dimi?..
    [​IMG]

    İyi kamplarda ilk gözüme çarpan ne oluyor biliyor musunuz? Size kamp kuracağınız yeri tarif etmiyorlar… Dilediğiniz yer sizindir…
    [​IMG]

    Sonra çarşıya gittim biraz internet kullanmaya.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Mehmet ağabey ayrılırken, “Ahmet istersen gelir seni alır yarımadayı gezdiririm.” demişti. İstemek ne demek çok memnun olurum, hani canım sıkkın ya gemi yok diye… Bir 2 saat sonra aradı, “Geliyoruz seni alıp gezdireceğiz.” Eşi ile arabayla gelip aldılar beni.

    Kuşadası Tema Vakfı Temsilcisi Nimet Demir hanım aradı ve programım hakkında bilgi aldı. Burada gemi olmaması nedeniyle fazladan bir gün kaldığımı, bunu telafi etmek için Didim’e uğramaktan vazgeçtiğimi, Aydın’la devam edeceğimi söyleyince 17 Haziran günü Kuşadası’nda olup olamayacağımı sordu. 18’inde olacağımı söyleyince “17’sinde burada olursanız özel bir program hazırlayacağız.” dedi. Aydın’ı programıma bir şekilde almıştım ama nedense pek uğramak istemiyordum. Bu bahaneyle “Olur, 17’sinde sizin orada olurum, fakat Aydın Tema Vakfı temsilciliğinin de programı olduğunu biliyorum, eğer onlarla siz konuşur durumu izah ederseniz memnumiyetle.” dedim.

    Şehrin üstüne çıktık önce. Kampı gördünüz değil mi? Acı gölün sağında, okaliptüsler saklıyor onu.
    [​IMG]

    Dosdoğru eski Datça’ya.

    Dükkanlarına pek bakmadan ilerledik
    [​IMG]

    sokaklarının.
    [​IMG]

    Okuduk dizelerini.
    [​IMG]

    Pek çok yapı
    [​IMG]

    aslını koruyarak
    [​IMG]

    yeniden hayat vermiş buraya.
    [​IMG]

    Bize seslendikleri
    [​IMG]

    sokaklarda
    [​IMG]

    gördüm
    [​IMG]

    güzellerini
    [​IMG]

    ve yeniden ihtişamına kavuşan yapılarını.
    [​IMG]

    Elbette burası Eski Datça… Unutmamış Can Baba’yı… Çaylarımızı onun uğradığı kahvede yudumladık, sıcak nefis keklerimizle birlikte…
    [​IMG]

    E bitti mi gezme?.. N’ayırmış, daha gezeceğimiz çok yerler varmış… Mehmet ağabeyler benden gönüllüler gezmeye, ara sıra geliyorlarmış Hayıtbükü’ne.
    [​IMG]

    Nimet hanım Aydın Tema Vakfı temsilcisine durumu izah ettiğini, onların da Kuşadası’ndaki programa dahil olacaklarını bildirdi. Yani Didim ve Aydın programımdan çıkış oldular.

    Çok dar bir yarımadaya sıkışmış dağların, ormanları arasındaki yollar bizi, Akvaryum Koyu’na,
    [​IMG]

    sonra da Palamutbükü’ne götürdü. Şu tekneden kayıkla gelen kişiler, dalgaların düştüğü yere kurulmuş mükellef masalarında, henüz yemeğe başlamışlardı ki, ardı ardına gelen yavru tsunami dalgaları masa ayaklarının yarısına ulaşınca, amcamlar bir telaşla masadan kaçıp, masayı birazcık daha yükseğe taşıdılar laf aramızda… Yusuf’cuklar uçuştu birden…
    [​IMG]

    Bütün bunlara bu gözler de şahit oldu…
    [​IMG]

    Mehmet ağabey ve eşi Canan hanım bana yarımada rehberliği yaparak, hiç aklımda olmadığı şekilde bir Datça günü yaşattılar, sağ olun var olun…

    Gecesi.
    [​IMG]

    Yarın, gemi var… mıdır acaba?.. Var dediler ya… Ya fırtına çıkarsa, deniz dalgalı olursa?...

    Bisikletimle Türkiye Yollarında’nın 2. etabı da geride kaldı bugün. Sıcakların yavaş yavaş hissedildiği, zaman zaman da yağmurlu günlerle Akdeniz’den Ege’ye geçtim. Ancak önümüzdeki haftanın son 20-30 yılın en sıcak günleri olacağı bildiriliyor, bu biraz sorun olacak gibi.

    Tema Vakfı’nın 2 yerdeki temsilcileri ile buluşamasak da telefonla görüştük, 1 yerde gazeteciler ile bisiklet ve doğa topluluğu temsilcileri ile görüştük.

    15. gün; hava: Güneşli, tur süresi: 4:00, yol süresi: 2:48, yol: 41,2 km, toplam yol: 1149 km.

    Harita: http://www.mapmyfitness.com/route/tr/datca/158128681780196929
     
  9. Frédéric LAPOİNTE

    Frédéric LAPOİNTE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    593
    Beğeniler:
    1.518
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Mükemmel gezi, mükemmel fotoğraflar.
    Tebrikler.
     
  10. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    merhaba ahmet bey;gene çok nefis bir tur gerçekleştirmişsiniz.inanın bana insan resimlere bakmaya ve makaleleri okumaya doyamıyor.ayaklarınıza sağlık...
     
    Turgay Ak ve Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  11. mustafa kemal güler

    mustafa kemal güler Kıdemli Üye

    Kayıt:
    19 Ekim 2009
    Mesajlar:
    393
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    bandırma/ankara
    Seviye:
    Geziniz tek kelimeyle muhteşem,yerinizde olmayı ne kadar istiyorum tarif edemem Datçaya çok küçükken gittim ve hep hayalim oraya bisikletle gitmek oranın yerli halkı derdi; Marmaris Datça arası 540 viraz var yaaa bilirmisin:D))) gerçi yol yapılmamıştı o zaman,turunuzu sanki kendim yaşıyomuş gibi takip ettim marmariste çok canınızı sıkmışlar ülkemizde ne zaman bisikletli insanlara saygı duycaklar ve sığıntı olarak görmekten vazgeçecekler anlamıyorum emeğinize bileğinize sağlık iyiki sizin gibi insanlar var tüm sıkıntılarımı unuttum birden şu fotoğraflara bakarken..gerçekten teşekkür ederim...
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  12. anlgelen_

    anlgelen_ Yeni Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    20 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    30
    Seviye:
    çok güzel bir tur tebrikler, aynı rotayı bu yaz arabayla geçtim bende :) tabi bisikletle ne kadar keyifli olacagını tahmin edebiliyorum,ayrıca fotograflar harika bakmaya doyamadım :)
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  13. heng

    heng Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    502
    Beğeniler:
    304
    Şehir:
    ANKARA-Yenimahalle
    Seviye:
    ayakkalarına sağlık abi çok uzzun zaman geçti ama yine hatırlatayım istedim fotoğrafların bazılarının görülmediği konusunda üzülmüşsünüz xp işletim sistemi ara sıra fotoğraf görüntülemeyebiliyor bunun için size önerim windows 7 ortamında görüntülemeniz sizin için iii olacağına inanıyorum benimde başıma çok geldi...


    Saygılarımla...
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  14. aliöğretmen

    aliöğretmen Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Eylül 2010
    Mesajlar:
    114
    Beğeniler:
    205
    Şehir:
    BURSA-ŞIRNAK
    Seviye:
    Ne tur olmuş ama! Paylaşım için teşekkürler.
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  15. Kadir Özen

    Kadir Özen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    227
    Beğeniler:
    104
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    umarım bir gün bende böyle bir tura çıkabilirim. ama önümde gitmem gereken baya bi yoll var..
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  16. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Çok teşekkürler, beğendiğinize memnun oldum.
     
  17. Cool_uzak

    Cool_uzak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    8 Aralık 2008
    Mesajlar:
    545
    Beğeniler:
    672
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Tatlı bir yorgunluk yaşıyorum. Ben hala bu bölgelere çeşitli nedenlerden ötürü gidemedim. Umarım bir gün.. Turlarınız ilgi ile takip ediyorum. ... Kolay gelsin. :)
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  18. ayhan b

    ayhan b Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    122
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    istanbul-küçükyalı
    Seviye:
    gercekten harıka olmus ,
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  19. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Sağ olun Göksun bey, çok memnun oldum bu derece beğenmenize... Cesaret verdiniz... :in:
     
  20. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Ben teşekkür ederim Mustafa Kemal bey. Datça, yolu çok güzeldi, Balıkaşıran rampasını unutmam mümkün değil... Tur boyunca suyumun bittiği tek yer... Size orayı yaşatabilmek keyif verdi bana, sağ olun. :in: