Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisikletçilerin izlemesi gereken post-apokaliptik filmler.

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Eagle tarafından paylaşıldı.

  1. Eagle

    Eagle ...flew up into the sky

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.961
    Beğeniler:
    4.389
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Savaş
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Çevremizin, doğanın, hayvanların, insanların ve dünyanın geleceğiyle ilgili bazı konularda epey hassas olduğunuzu az çok biliyorum. Bisikletin aynı zamanda doğa dostu bir ulaşım ve spor aracı olduğunu düşünürsek, hepimiz hassasız demek olur bu konuda. Belki de hiç hassas değilsiniz yani elbet farklı olanlar da olabilir ama hemen hemen hepimiz film izlemeyi severiz. Hani bizim için film izlemek, hayatımızda kültür gibi bir şey haline gelmiştir lâkin herkesin bir film tarzı vardır. Mesela kimisi aşk, kimisi bilim kurgu, kimisi savaş, kimisi polisiye, kimisi hapishane, kimisi macera, kimisi de post-apokaliptik filmler sever. Ben post-apokaliptik filmlerin hastası biriyimdir. Tamam türleri böyle ayırdık ama post-apokaliptik filmler, bisikletçilerin izlediği filmlerde öncelikli olarak yer almalı diye düşünüyorum.

    Kim bilir bu konuda belki de yanılıyorumdur. Hani bisikletçilerin en sevdiği filmler, gerçekten de post-apokaliptik filmlerdir. Peki, hadi hep birlikte önerilerimizi ve paylaşımlarımızı bu konu altında yapalım. Bu arada bilmeyenler için söylüyorum post-apokaliptik, kıyamet sonrası kurgu demektir. Listeyi 1-2-3 diye sıralamıyorum karmaşık sıralıyorum bilginiz olsun.

    Son bir şey demek istiyorum. Son zamanlarda ne kadar dikkat ettiniz bilmiyorum ama post-apokaliptik filmlerin sayısı epey artmaya başladı. İsterseniz bu konuda tartışabiliriz. Gerçekten post-apokaliptik filmler neden artış gösteriyor? Bize bir mesaj mı veriyorlar? Sonunuz böyle olacak akıllı olun falan mı demek istiyorlar? Neyse konuya geçelim.

    thedivide.png

    The Divide (Mahşer Günü)
    Bu film son zamanlarda izlediğim güzel filmlerden birisidir. Filmin konusunu çok fazla spoiler vermeden kısaca ekleyeyim. Ülkeye nükleer atom bombası saldırısı yapılıyor ve bütün insanlık, ülke ve şehirler kısaca her şey yok oluyor. İşte o saldırı esnasında bir grup insan bir binanın bodrum katına inip oraya sığınıyorlar ve orada günlerce ve haftalarca yaşam mücadelesi sürdürüyorlar. Tabii bu süreçte sizi şaşırtacak şeyler de göreceksiniz. Bu arada film için +18 ekliyorum bazı sahnelerinden dolayı bilginiz olsun.


    28dayslater.png

    28 Gün Sonra (28 Days Later)
    Bu film aslında bütün virüslü zombili filmlerin başında gelir. Daha doğrusu 28 Gün Sonra isimli filmden sonra bu tür filmler artmıştır. Yanlış bir virüs salgını yüzünden çevreye ve dünyaya nasıl felaketler geleceği, insanlığın ne hale geleceği böyle filmlerle çok güzel anlatılır. Hatta dizileri bile var artık bilirsiniz. İşte bu filmde de bunu izleyeceksiniz. Aslında Resident Evil her ne kadar birinci sırada olsa da ben 28 Gün Sonra filmini de en az onun kadar başarılı buluyorum.


    thedayaftertomorrow.jpg

    Yarından Sonra (The Day After Tomorrow)
    Bu filmde dünyanın küresel ısınma sonucu ne hallere geleceğini, insanların nasıl hayatta kalmaya çalıştığını, tüketim kaynaklarının bu olaydan sonra ne kadar değerli olduğunu göreceksiniz. Baş rolde kim var dersiniz? Tabii ki General Kış! Yani acımasız soğuk havalar, karakış. Hepimizin bildiği üzere soğuğa yiğitlik olmaz. Bir ülke düşünün ki, ağzına kadar metrelerce kar dolsun ve sıcaklık -50'lere falan düşsün. Sonrasını siz düşünün artık.


    Vanishing On 7th Street.jpg

    Kıyamet Gecesi (Vanishing On 7th Street)
    Bir gün aniden bütün elektriklerin kesilmesi, bütün insanların elbiselerini bırakarak şehri terk etmesi ve hayatta sadece birkaç kişinin kalması ve yaşam mücadelesi. Alaca karanlığın içinde kalan insanlar, bir anda buhar olmışçasına arkalarında giysi ve takılarını bırakarak yok olup giderler. Şehirde hayatta kalan az önce vurguladığım son birkaç kişi, ellerinde geriye kalan son fenerlerle geceleri gölgelerden uzak durarak bir çıkış yolu aramaya başlar. Işığa doğru bilinçsizce hareket eden böcekler ve sinekleri iyi bilirsiniz. Bu konuda ne düşünürsünüz? Bir gün ya aynısını yaşarsak? Barda 12 yaşlarında James adında bir çocuk, barda mazotla çalışan bir jeneratör sayesinde karanlıkta kalmaktan kurtulur ve olaylar başlar.


    World War Z.png

    Dünya Savaşı Z (World War Z)
    İki kızı ve sevgili eşiyle mutlu bir hayat sürdüren bir aile babası bir gün yolda giderken arabaları trafikte aniden sıkışır ve yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark ederler. Bu esnada tehlike hızla yaklaşmaktadır ve sonra olaylar başlar. Bu zaman zarfında ailesini güvenli bir bölgeye yerleştiren Birleşmiş Milletler çalışanı olan Gerry, ikiye ayrılan dünyayı kurtarmak için dünyayı dolaşacak ve bunu yaparken hayli kısıtlı olan zamana karşı yarışacaktır. Brad Pitt'in hem başrolünü hem de yapımcılığını üstlendiği film, insanlar ve zombiler arasında yaşanan sıra dışı bir savaşı odağına alıyor. Ayrıca bu film, Max Brooks'un aynı adlı kitabından uyarlanmıştır.


    The Road 2009.jpg

    Yol 2009 (The Road 2009)
    Gelecekteki kıyamet günlerini anlatan bir kitabın uyarlaması olan filmdir. Amerika, kıyamet sonrası bir atmosferde adeta bir yangın yeri haline gelmiştir ve olaylar başlamıştır. Çok da uzak olmayan bir dünya geleceğinde büyük depremlerle başlayan felaketler dünyanın iklimini değiştirmiş, güneş kalın gri bulutların ardında kaybolmuş, buna bağlı olarak bitki ve bitkileri yiyerek beslenen hayvanların da artık sonu gelmiştir. İnsanlığın tükenişi de yavaş ve ızdıraplı bir can çekişme şeklinde olmakta olup, sona kalanların dünyasında yamyamlıkla şiddetlenen korkunç bir terör hüküm sürmektedir. Bir baba ve oğlu, "iyi insanlar"ın olduğu güney sahillerine doğru yol almıştır...

    ***

    Evet arkadaşlar bu kadar ekledim. Daha çok var ama kendimce iyi bulduklarımı sizlerle paylaştım. Yine, sizler de önerilerinizi bu konu altında yapabilirsiniz ama unutmayın, film türü post-apokaliptik olacak. Ayrıca, paylaştıklarımı yeni izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler diliyorum. Listede paylaştığım filmleri izleyebilirsiniz.
     
  2. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Filmler güzel ancak şunu tartışmak daha mantıklı, doğamızı elimizle kendimiz yok ediyoruz. Üç adımlık yerlere otomobil ile gidiyoruz ve sonra spor salonlarına, sıkıcı ve boğucu ortamda aletlerle çalışmak için para ödüyoruz. Yetmiyor arkasından çok katlı binalar yapıp içinde balık istifi yaşıyoruz evet evet bütün bunları biz yapıyoruz. Sonra bazı kodamanlar,ensesi kalınlar paranın alacağı her şeyi temin ettikten sonra bir anda inzivaya, doğaya,yalnızlığa çekiliyorlar. Sonra saçma sapan festivaller düzenleyip "gezegeni tüketmeyelim" çağrısında bulunuyorlar. Kimsede çıkıp bunlara bir şey diyemiyor, kendin çal kendin oyna mukabilinden hem yiyorlar, hem tüketiyorlar, tüketecek bir şey kalmadığında tutup saçma sapan organizasyonlara kendileri masummuş gibi ibretlik ders vermeye kalkıyorlar.

    Arkadaş ne dertliymişim ben :)
     
  3. lealtad

    lealtad Onursal Üye

    Yaş:
    25
    Kayıt:
    23 Aralık 2014
    Mesajlar:
    1.515
    Beğeniler:
    1.471
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Hüseyin
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Distopyayı her zaman sevmişimdir. Dünyada her şey herkese yetecek kadar var. Fazlasıyla herşeye sahibiz. Bence tek sorun sahip olduğumuz şeyler. Sadece tek bi şeyden vazgeçmek zorundayız. Ego/Kibir. Dünya üzerinde herşey fazlasıyla olduğu gibi ego da fazlasıyla var. Sadece ondan vazgeçersek her şey çok daha iyi olur..
     
    Eroseros ve Deniz bunu beğendi.
  4. Deniz

    Deniz Üyeliği iptal edildi.

    Kayıt:
    18 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.354
    Beğeniler:
    3.721
    Şehir:
    Fahrettin Altay, İzmir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bunları da ben ekleyeyim :) Benim sevdiklerimden :)

    [​IMG]
     
    Cemil Dada, Kerem Özbayrak ve lealtad bunu beğendi.
  5. Kerem Özbayrak

    Kerem Özbayrak Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.103
    Beğeniler:
    2.305
    Şehir:
    iSTANBUL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Ek olarak

    MAD MAX 1-2-3

    madMax3.jpg

    War of the Worlds
    waroftheworlds2005_fr_1400x2100.jpg

    Melankoli - Melancholia (2011)(Çok az bir oranda sinema severin seveceği ve sıkılmadan izleyebileceği kısmen felaket içeren çok ağır tempolu bir filmdir.)
    melancholia.jpg

    I am Legend (2007)
    ben-efsaneyim-i-am-legend-1080p-altyazili-izle-175.jpg


     
    Eagle, Eroseros ve Deniz bunu beğendi.
  6. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Eagle, geziniyo, Eroseros ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  7. Kerem Özbayrak

    Kerem Özbayrak Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.103
    Beğeniler:
    2.305
    Şehir:
    iSTANBUL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @Atilla Gobel Maymunlar cehennemi gözümden kaçmış. Günümüzde ve 1970'lerde sadece popüler olanları değil çok bilinmeyen devam filmlerini de seyrettim.

    Eski seri:
    Yeni seri:
     
  8. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    @Kerem Özbayrak Eski yeni bende tüm serileri izlemiştim. Ciddi anlamda kurgusu saygıyı hak eden serilerden birisidir. Zombie ve türevlerinden pek âla bir kurgusu var.
     
    Hami Bulut ve Deniz bunu beğendi.
  9. Kerem Özbayrak

    Kerem Özbayrak Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.103
    Beğeniler:
    2.305
    Şehir:
    iSTANBUL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @Atilla Gobel Kesinlikle, çok başarılı bir seri. Günümüzde yapılanları da ben çok beğendim özellikle ilk film harikaydı. Gerisi gelecek umarım.
     
    Deniz bunu beğendi.
  10. Yağız Gökmen

    Yağız Gökmen sen kapatma ben seni areyceğim

    Kayıt:
    23 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    947
    Beğeniler:
    2.390
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Yağız GÖKMEN
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    harika konu :D selam distopya sevenler :)

    bende bu ara hayatta kalma belgesellerine sarmış durumdayım yukarıdaki filmlerin bir çoğunu izledim ve neredeyse hepsi favorim :) ama

    Distopya dendiği zaman benim için akan suların durduğu üstüne çokça araştırıp sürekli acaba olabilirmi diye sorgulatan tek bir film var oda matrix.

    yazasım geldi devam ediyorum :D

    maalesef genel olarak çok yüzeysel olarak anlaşılmış nolcekk yaa insanları makine lere bağlamışlar yaşıyorlar gibi görünse de çağımızda yaşanan yapay zeka ilerlemesinin gelebileceği son noktayı gösteriyor.

    yapay zeka ilerler ve insanlar için büyük tehlike olmaya başlar makinelerde insanları büyük tehdit olarak görmekte

    kısacası makine ve insan savaşı ortadır.insanlar makineleri yok etmek ister ama nasıl ?

    tek seçenek bir şekilde makinelerin enerjisini kesmek,makineler de cayır cayır güneş enerjisi kullanıyor insanlarda makinelerin güneşten enerji almalarını önlemek için bir şekilde dünyanın etrafını bulutlarla kaplıyorlar.

    ama güneş hem insanların hemde makinelerin yaşam kaynağı neyse insanlar zaten boka batmışız bari bunları da götürelim mantığında makinelerde insanlara bir teklif götürüyor

    sizi öldürmeyeceğiz ama sizde bizi öldürmeyeceksiniz ve sizi kendimize bağlayıp size hayal ettiğiniz hayatı yaşatacağız diyorlar ve buda MATRİX oluyor bir bilgisayar programı

    insanlarda kabul ediyor.

    ilk matrix te dünya güllük güllük gülistanlık borç yok üzüntü yok rampa yok :D acının hiç bir türlüsüne yer yok

    sonunda ilk yapılan matrix bu yüzden çöküyor.Sinematik matrix te bizim izlediğimiz 7.matrix aslında ve 1999 yılı dünya üzerindeki yaşanmış en iyi ve güzel yılın bu olduğuna karar veriliyor :)

    mesai bitti ilgi çekerse biraz daha devam ederim :)
     
    Cemil Dada, Hami Bulut, Eagle ve 1 kişi daha bunu beğendi.
    Son düzenleme: 2 Şubat 2016
  11. Morningstar

    Morningstar Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    26 Ocak 2016
    Mesajlar:
    436
    Beğeniler:
    534
    Adı:
    Oğuz T.
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Valla ben açıkcası''SKYNETİ''bekliyorum dört gözle insan oğlu kendini yok edecek bu kesin!! Ama bence madmax yada zombileşen dünya olmayacak kesinlikle eminim makinalar ve bilgisayarlar'la savaşacağız şimdiden cebimize giren ceplerin şu an geldiği nokta bundan bir milenyum sonra sizce hangi seviyelere gelir?? ben göremem o kesinde (umarımda görmem)
     
    Deniz bunu beğendi.
  12. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Terminatör serisinden hiç bahseden olmamış :)
     
    Eagle, Deniz ve Morningstar bunu beğendi.
  13. geziniyo

    geziniyo Üyeliği iptal edildi

    Kayıt:
    9 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    3.598
    Beğeniler:
    6.936
    Seviye:
  14. Kerem Özbayrak

    Kerem Özbayrak Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.103
    Beğeniler:
    2.305
    Şehir:
    iSTANBUL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Şu Terminator'e değinmeden de edemeyeceğim, Terminator 1 ve 2 bence muhteşemdi. Her iki filmin de kendine has farklı bir havası vardı. (2. filmin o dönem için çığır açtığını söyleyebilirim.) Daha sonralarda çekilen Arnould'lu serinin devamı olan tüm filmler bana göre efsaneyi bitirmek için yapılmış kötü filmlerdi. Bir ara Christian Bale'in baş rolde oynadığı Terminator Salvation filmi ile (Arnould 10 dakikalık da olsa gözükmüştür burada.) tekrar çıkışa geçti derken yeni bir film ile dibi boyladı bana göre. Böylece canım seriyi kafalarda ve ekranlarda bitirdiler. Tabi bunlar benim gençliğimden beri takip ettiğim film için yazabileceğim eleştiriler. Daha daha yeni nesiller son filmleri oldukça beğenmiştir :)

    890c4ed695f56769bb17000e74c27695.jpg
     
  15. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    @Kerem Özbayrak Katılıyorum, yeni nesil daha çok Açlık oyunları ve uyumsuz gibi türevleri seviyor. Ben ise bu iki türdeki filmleri hiç sevemedim. Bir nebze açlık oyunları fena sayılmaz ama bana göre hiç değil.
     
    Kerem Özbayrak bunu beğendi.
  16. Eagle

    Eagle ...flew up into the sky

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.961
    Beğeniler:
    4.389
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Savaş
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    @Deniz Tezcan @Kerem Özbayrak öncelikle önerileriniz için teşekkür ediyorum. Maymunlar Cehennemine bakacağım detaylı olarak. Tom Cruise demişken, kendisinin oynadığı şöyle bir film var:

    oblivion.png

    Oblivion filmini beğenmeyen çok var. Gerçi ben de pek beğenmedim fakat film boş zamanlarda kendini izletebilecek bir filmdir. Başındaki sözler de epey ilgi çekici. Daha sonra şunu düşündüm olası bir uzaylı istilası olursa, nasıl geri püskürtürüz? Nükleer silahları, uzaylıları geri püskürtmek için mi yapıyorlar? Hehe, böyle komik bir şey düşünmüştüm o esnada ama boş vakit olursa izlersiniz şayet izlemediyseniz.

    Size şu filmi de önereyim:

    San Andreas.jpg

    Evet San Andreas Fayı da güzeldir. Olası bir felaket boyutlara getirecek depremde neler yapılır? Neler yaparız? Bu filmlerin sayısı da epey arttı. Son yıllarda yaşanan deprem olaylarından dolayı böyle oluyor sanırım ama filmi beğendim.

    @Yağız Gökmen yazınız epey sürükleyici olmuş, devamını bekleriz. Nükleer silahlarla ilgili de yazsanız sevinirim. :) Ben şimdi biraz konuyu derinlere götürmek istiyorum hep birlikte yorumlarınızı ve sürükleyici yazılarınızı beklerim.

    Şimdi suâlim, sizce III. Dünya Savaşı çıkarsa çıkacak mı veya o savaş çoktan çıktı mı? Ayrıca doğa olaylarında aklıma şöyle bir şey geliyor şimdi konuyu biraz açacağım. Artık gezegenimizde birçok kaynak gün geçtikçe azalmaya başladı. Mesela orta doğudaki petrol 55 sene sonra bitecek. Petrolün bitmesi demek birçok şeyi de bereberinde getirecek demektir. Gezegenimiz artık bu kadar nüfusu kaldırmıyor. Sebebi de teknolojinin bu kadar artması ve tüketim çılgınlığının olağan üstü boyutlara gelmesi. Aslında III. Dünya Savaşı çoktan başladı ama şu an için silahlı çarpışmaya geçilmedi. Çünkü zihinsel kontrolle devam ediyor. Abuk subuk diziler, gereksiz yarışma programları, kitleleri sürükleyen futbol maçları, son model eşyaları alabilme arzusu, sadece ona odaklanmak, fazlasını istemek, rahat yaşama hırsı ve benzeri şeylerle zihinleri uyuşturuyorlar. Bu aşama bittiğinde silahlı çarpışma başlayacak. Depremler zaten her yeni bir gün yaşantımızdalar ama bu aşama bitince nükleer silahlarla toplu bir kıyım yapıp milyarlarca insanı buhar edecekler veya başka şekilde olacak. Bu filmlerin son zamanda artması, bunun bir nevi işaretçisi değil mi?

    Mesela petrol bittikten sonrasını düşünemiyorum. Neyle çalışacak bu kadar araç nasıl üretim sağlanacak? Plastik nasıl üretilecek? Haliyle başka sistemlere geçilmek istenecek ama yetersiz kalacak çünkü bu kadar nüfusu kaldırabilecek kaynak yok ve günden güne de azalıyor. İşte bunu dengelemek için toplu halde kıyım yapacaklar. Ben de bilmiyorum biz görecek miyiz ama bizden sonraki nesillerin işi zor. Hem de epey zor.

    Ayrıca bakınız:


    Ürkütücü ama değil mi? Nükleer silahlar harekete geçtiğinde, insanlık tarihe karışabilir. Şimdiden bolca yiyecek stoklayalım lazım olabilir hehe. Şaka bir yana şimdi nükleer konusuna geçelim. Nükleer silahlar yapmak şu anda yasak bildiğim kadarıyla ama nükleer silahları yapan ülkelerin neden böyle bir şey yaptığını okumuştum geçenlerde. Hani nükleer silahlar, nükleer silahı olmayan Türkiye, Yunanistan, Polonya gibi ülkeler için değil, tam tersi nükleer silahı olan ABD, Çin, Fransa, İngiltere, Kuzey Kore ve Rusya gibi ülkelerin birbirlerine nükleer silah atmamaları içinmiş böyle okumuştum. Ama yeri gelmişken size şu suâli yönelteyim sizce Türkiye de nükleer silahlar yapmalı mı? Kerem bey sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? Şimdi böyle filmler izleyen birisiniz yani bu tür film izleyenler bahsettiğim konulara mutlaka ilgi duyarlar ki, ilgili filmlerde bize hep bunlar anlatılıyor ve bu filmlerin sayısı iyice artıyor.

    Ayrıca, The Divide filminde şöyle bir sahne var bilmem fark ettiniz mi:

    thedivide-sahne.png

    Filmde illuminati... Adamlar artık "biz her yerdeyiz", "biz seni her yerde izliyoruz", "her yerde görüyoruz" mesajı veriyorlar ve artık bundan çekinmiyorlar. Çekinmedikleri gibi birçok alanda bunu ifşa etmeye devam ediyorlar benim tepkim çok olmuştu ama film güzeldi. Gerçi bu filmi beğenmeyen çok insan olsa da ben beğendim. İnsanların yalnız, yiyeceksiz vs. kaldığı zaman ne hale gelebileceklerini güzel anlatmışlar.

    @Atilla Gobel Terminatör serisinde en beğendiğim ikincisi olmuştu. Hatta senede bir kere falan mutlaka hala izlerim. Aslında türün en güzel örneklerinden biridir diye düşünürüm.
     
  17. Atilla G.

    Atilla G. Fırtına Getiren

    Kayıt:
    13 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1.812
    Beğeniler:
    4.246
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Caydırıcı güç olabilmek için nükleer silah üretilebilir ama çılgının biri çıkıp kullandığı zaman bütün dünyanın dengesi değişir. Medeniyetler yok olur, kısa zamanda. Bazı gelişmiş insanlar şimdiki toplumu ve medeniyetleri distopik olarak ifade ediyorlar ve hayatlarını medeniyetten uzak, doğayla baş başa geçirmeye çalışıyorlar. Bana göre ise dünya nüfusunun nükleer bir saldırıya maruz kalmasından sonra bunun tam tersi olacak. Dünya eğer ciddi bir savaş yaşarsa o zaman distopik ve tek bir devlet yapısı kurulacaktır. Bir nevi karanlık bir çağ geçirecektir dünya. Bunları kurgulamak kolay, zor olan ise böyle bir savaşın önüne geçebilmek.
     
    Hami Bulut, Deniz ve Yağız Gökmen bunu beğendi.
  18. Yağız Gökmen

    Yağız Gökmen sen kapatma ben seni areyceğim

    Kayıt:
    23 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    947
    Beğeniler:
    2.390
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Yağız GÖKMEN
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    @Eagle çok teşekkür ederim matrix hakkında devam edeceğim bir kaç birşeyler daha eklenebilir :) nükleer yazısı içinde ayrıca teşekkürler :) gerçekten bu kadar üstüne gelir dün akşam okumuştum alttaki yazıyı biraz uzun ama gerçekten olası bir nükleer saldırı da çokça az olan yaşama şansımızı artırabilecek bir yazı ( ALINTIDIR ) yazan arkadaşın ellerine sağlık

    kurtulsaniz bile olaydan 40 yil sonra kanserden olmeyeceginizin garantisi tabii ki yok, ama ola ki nukleer bir savas cikti bulundugunuz sehrin de hakki kalmasin diye rusya - iran - pakistan - fransa - ingiltere - kuzey kore - cin ve tabii ki abd veya bombasi olan bir terorist grup hedef aldi, iste o patlamadan (eger mumkunse) sag nasil cikacaginizi soyluyorum. cikamayabilirsiniz de, zira bunlar hep nasip kismet isi. ama sansiniz 10% yukselecekse ben yine de yazayim.

    oncelikle ne kadar hazirlikliyiz?

    nukleer silahlar dunyada her devletin 1945'ten beri nasil g.tu kurtaririz diye ustune cok kafa yordugu seyler oldugu icin biri oradan dugmeye bastigi zaman burada cart diye patlayan seyler degiller. delivery platform dedikleri o nukleer savas basligini size ulastiracak bir tur alet gerekiyor. ya fuzenin ucuna baslik olarak takiyorlar (ismi bu yuzden savas basligi) ya da ucaktan bomba olarak atiyorlar. siz bu yaziyi cankiri'nin ilcesinden okuyorsaniz kafaniza denizaltidan atilan bir slbm dusme ihtimali olmadigindan yaziyi komple es gecebilirsiniz. bilecik cankiri corum bayburt gibi yerlere kim niye atom bombasi atsin zaten. yakinlarinizda muhtemel bir askeri hedef varsa hazirlikli olmakta fayda var.

    neyse delivery dedik. en bilinen metod nukleer fuze saldirisi oldugu icin oradan baslayalim. kitalararasi bir nukleer fuzenin rampadan ayrilisi ve hedefe isabeti arasindaki ortalama sure 16 dakikadir. 29 nato ulkesinden birindeyiz var sayalim, fuzeler yola cikar cikmaz nato'nun rca 474l erken uyari radarlari tarafindan hemen kalkislari saptanacaktir. atiyorum ilk saldiri'yi yapan da rusya olsun, mobil topol-m bataryalari fuzeleri attiginda uyari sinyalleri alinmaya baslanacak, ve ilk fuze atmosferde iyonosfer tabakasina eristiginde fuzenin tipi, gittigi yon ve %65 olasilikla hedefini ilk 4 dakikada ogrenmis olacagiz. bunu bize bildiren sistemlerimiz var nato olarak. bu 16 dakikalik ortalama surede devletler seviyesinde kimin ne yapacagi nasil tepki verecegi en ince detaylarina kadar hesaplanmis. ama halk ne yapacak? fuzeler havadayken bu gececek 12 dakikada herseyinizi koruyamazsiniz ama caninizi korumak icin sartlar musaitse cok yeterli bir sure. halka bu gibi durumlarda ilk haber veren genellikle medya oluyor. ingiltere fransa abd gibi ulkelerde halkin da televizyon radyo vs sistemlerinde bazi otomasyon ozellikleri var. misal siz dizi izlerken fuzeler yola ciktiysa cat diye televizyon yayini kesiliyor. ekran kapkaranlik oluyor acil durum otomasyon sistemi devreye giriyor. tek bir elden butun bir ulkedeki her radyo ve tv acil bir durum oldugunu haber veriyor ve acilen siginaga gitmenizi istiyor. turkiye'de bundan sorumlu olan kurum sivil savunma genel mudurlugu. bildigim kadariyla boyle bir sistemleri var. isler halde degilse de tum kanallarin onceden planlanmis bir ortak template yayini var. sirenler calmaya basladiginda zaten anlayacaksiniz mevzuyu. bu onceden haber verilme senaryosunda haber alamayip birden beyaz isik gormus hirosimali japonlara nazaran cok cok cok daha sansli oldugunuzu aklinizda tutun. yasama sansiniz baya bi yukseldi onceden haber almaniz sayesinde. bu saldiri senaryosunda :

    * daha onceden boyle bir sey olsa ben ne yapardim nereye giderdim diye dusunmus olun. aile babasiysaniz falan bir zahmet dusunun zaten. olay aninda panigi azaltir aglayan cocugunuzun yaninda dusunmek plan yapmak zorunda kalmayin. evet cok uzak bir ihtimal ama gun gelir ihtiyaciniz olur.

    * evet su anda yasadiginiz sehre bir nukleer fuze geldigini ogrendiniz. uzun guzel bir hayatla aranizda artik 3 adet engel bulunuyor. nedir bunlar a-) patlamadan sag cikacaksiniz, b-) isidan sag cikacaksiniz ve c-) radyasyondan kurtulacaksiniz

    * eger siginaginiz varsa (ne mutlu size, ulkenin %90inda yok) kilidini falan acmak zorunda kalacaksiniz. onden bildiginiz bir yere koymus olun. eger giriste sikinti yoksa durumun mahiyetine gore iceride gunler ve haftalarca kalabilirsiniz. o yuzden iceride yiyecek ve su olmasi yasama sansinizi artirir. su ozellikle daha sonra temizlenmek zorunda kalacaginiz icin de onemli. esiniz dostunuz siginaga giderken siz maksimum bes dakikada ne kadar dayanikli yiyecek varsa bir cop torbasina doldurup goturuyorsunuz. unutmayin, nato talimnamelerinde siginaklara en cok depolanan yiyecek snickers'dir. az yer tutar, cok enerji verir. o tip seyler lazim daha cok.

    * eger siginaginiz yoksa bodrumunuz insallah vardir. tepenize apartman da cokse bodrum katlari ilk kolonlar oldugundan sizi hayata baglayabilir. siginaga ne goturecekseniz bodruma goturun. isik el lambasi falan bunlara da cok ihtiyaciniz olacak. cep telefonu sistemleri, telefon hatlari ve internet sebekeleri patlayacagindan sizi disari baglayacak sey bir el radyosu olabilir. pilli ufak bir tane alin bulunsun.

    * bodrumunuz da siginaginiz da yoksa, cok guzel. evin en ortasinda camlardan en uzak bir yere cokun, ucak dusmesine karsi kafanizi nasil koruyorsaniz ayni sekilde bekleyeceksiniz.

    * acik alandaysaniz. cok buyuk tehlikedesiniz. o isik cigerinizi delip gecmeden siper bulup yatin. minik otoyol kopruleri alti, kanalizasyonlar, yol kenari su kanallari bulun bir sey. buyuk kopruler viyadukler basiniza cokecegi icin cok da yaklasmayin.

    * saklandiniz ve 12 dakika gecti. patlamanin ilk once sesi veya gumburtusu gelmeyecek. isigi gelecek. gozu kor eden, gunesten yuzlerce kat parlak flas gibi bir isik. ortalik bir anda gun isigindan daha parlak olacak, bu da demektir ki iste bombaniz patladi hayirli olsun. bu esnada ciglik atmak aglamak sizlanmak size pek yaramayacagindan yapmaniz gereken en onemli is : saymak. sayi sayacaksiniz. bu korkutucu beyazlik ne kadar suruyor. bu cok cok onemli bir sey. cunku flash'in persistence rating'inden bombanin ne kadar guclu oldugunu anlayabilirsiniz. bu da bundan sonra ne yapabileceginizi planlamak icin size guzel bir istihbarat verir. mesela hirosima'da atilan 20 kilotonluk atom bombasi 2 bucuk saniye bir beyazlik yapmisti. gunumuzun taktik nukleer silahlari 20-120 kiloton arasinda oldugundan 3 ila 7 saniye arasi bir flas bekleyebilirsiniz. ayni sekilde gunumuzde 20 kilotonluk bir saldiri ya iran gibi nukleer teknolojisi olmayan bir ulkeden ya da bir terorist gruptan gelebilecegi icin bunlarda hayatta kalmak daha olasi. ama 250 kilotonluk rus standart ss-n-17 veya 22 gibi basliklar 10 saniye kadar parlakligini surdurecektir. cinin standart kitalar arasi basliklari 1 megatondur, 20 saniye boyunca gozunuzu acamazsiniz. atilan 2 megatonluk bir hidrojen bombasiysa 30 saniye boyunca kor edici parlaklik surmeye devam eder. 25 megatonluk sehirleri haritadan silen hidrojen bombalarinda bu sure 45 saniyedir. 25 megatondan daha buyuk bir yield ise feasible sayilmaz. ruslar tsar bomba ile 50 megaton yaptilar ve 1.5 dakika bu flash surdu ama envantere girmedi.

    * soylemek abes ama yine de soylemek lazim. o isiga bakmayin. isigin geldigi yone bile bakmayin. isigin merkezine bir an bile bakarsaniz gecici kor olursunuz. 5 saniyeden uzun sure bakarsaniz daimi kor bile olabilirsiniz, retinal dokularinizi buyuk aciyla yakar. o flas yogun bir gamma isigi bombardimanidir. isigin vucudunuza degdigi her saniye (uzakliginiza da bagli olarak) kanser riskini 10un katlarinda artiran bir seydir. bir nukleer silahin enerjisinin onemli bir yuzdesi bu isikla gamma isini olarak discharge edilir. yani o isik henuz ortamdayken birakin isigi izlemeyi, girdiginiz delikten cikmayin bile. 1950'lerdeki brutal nukleer testler sirasinda bu isiga bakan insanlar 100 mil oteden bile derilerinin cok isindigini, dillerinde metal tadi olustugunu rapor etmislerdir. uzak durun.

    * daha onceden sehrinizde hedef olabilecek askeri bir ussun varligi ve sizin bu hedefe olan uzakligi bilmeniz cok hayat kurtaran bir sey olabilir. ornegin incirlik ussu bir nukleer exchange sirasinda ilk gidecek yerlerdendir. zira orasi da nukleer bir depodur. termonukleer b61 bombalari yeralti vaultlarinda saklaniyor. ankara'daki bakanliklar, kuvvet komutanliklari, izmir sirinyer nato, istanbul maslak nrdt-c, ordu komutanliklari, taktik ve onleme hava usleri, merzifon, bandirma, saha komutanliklari bunlar ise olasi hedeflerdir. adana seyhan, elazig keban, urfa ataturk barajlari, tupras petkim gibi sentetik yag tesisleri, sinop izmir ve mersin limanlari bunlar ulkenin belini kiracak muhtemel hedeflerdir. yukaridaki tabloyu bulundugunuz sehirdeki hedef olabilecek en yakindaki yapiyla eslestirince sizin tehlikeye ne kadar uzak oldugunuz ortaya cikar. en kucuk atom bombasi olan 20 kiloton orneginden gidersek, daha cok zarar vermesi icin yere dusmeden 600 metre irtifada patlatilan bu bomba 1.6 kilometre gibi bir alani daire olarak (en kalin betondan bile yapilmis olsa) tuzla buz edecek. 2.4 km'de sok dalgasi yikici etkisini yitirmis olacaktir. patlama noktasina 4.5 kilometrede ise buyuk yanginlar gozlemlenecektir. buna mukabil atilan fuze 20 kilotonluk degil 1 megatonluk standard bir rus stratejik savas basligi olsaydi bu buyuk yanginlarin capi merkeze tam 19 kilometre olacakti. yani o parlaklik 20 saniye suruyorsa patlama merkezinden 20 km uzakta olmaniz gerek ki evinizden yuruyerek cikmak icin bir sansiniz olsun.

    * patlamanin ne kadar uzakta oldugunu kestiremiyorsunuz. isigin suresinden kuvvetini hesapladiniz ama ne kadar yakinda patladi bu bomba? onun da hesabi su sekilde. eger isigin baslamasindan sonra patlamanin sesi 24 saniyede geldiyse, 5 mil / 8km uzaktasiniz.

    24s - 8km
    47s - 16km
    71s - 24km
    95s - 32km
    119s - 40km
    142s - 48km
    166s - 56km
    190s - 64km

    atom bombasi patlamalari 100 km'den rahatlikla duyulur. hidrojen bombasi sok dalgasi ise dunyayi dolasir. 100km uzakta insanlar yere duser. oyle hesaplayin.

    * isiktan sonra korkutucu olan kisim geliyor. blast. nukleer bir saldirinin en korkulan tarafi budur.

    * blast bir sok dalgasidir. en minimal patlayicidan en buyuk termonukleer silaha kadar yikici olan hersey yikiciliklarini blast etkisine borcludurlar. patlamanin merkez noktasindan disari dogru onune cikan herseyi yikarak, demir celik beton tahta tas hicbirsey dinlemeyen gucten bir sok dalgasi bekleyeceksiniz. bu dalga sesten hizli hareket edecegi icin geldigini de duymayacaksiniz. geldiginde de kulaklari sagir edecek kadar gurultulu olacak. patlamanin merkezine yakinlik burada hayatta kalma oraninizi direkt olarak etkiliyor. 2 kilometreden az bir mesafe varsa en kucuk atom silahlarinda bile bir siginaga girmeden o evden sag cikmaniz zor. ev ahsapsa, kerpictense, bir konteynersa, prefabrik malzemeden uretilmisse cok cok daha zor. ilk iki kilometrede isik etkisi henuz surerken icinde bulundugunuz eve devasa bir yumrukla vurulmus gibi olacak. agaclar koklerinden sokulup 1 kilometre havada ucacaklar. arabalar takla ata ata yollarda suruklenecek. evin icindeyseniz ilk once camlar patlayacak ve bir sarapnel gibi evin icini dolasip ayakta dolanan biri varsa agir yaralayacaklar. ardindan blast inner core eve ulastigi zaman duvarlar koselerinden sokulup blast istikametinde evin kalanini gocerterek ilerleyecekler. catilar ucacak ve ev one arkaya sallanip yanmaya baslayacak. ortamdaki sicaklik 1000 derecenin uzerinde cikmis olacak cunku. boyle bir ortamda evin icinde olmak istemezsiniz.

    * ha unutmadan, blast cok kuvvetli oldugundan ve patlama sirasinda ortamdaki butun havayi da patlama merkezinden ejekte ettiginden bir de return blast kavramimiz var. patlama merkezinde olusan hava boslugu emme etkisi yapacagindan daha sonra disaridan patlama merkezine dogru blastin geri dondugunu goreceksiniz. bu ilkine gore daha zayif bir dalga olacak ama ilk blast etkisine yikilmayan evler ve agaclari da bu yikacak. o yuzden aha blast gecti hemen kacmaliyim diyerek darwin odullerine oynamayin. bekleyeceksiniz.

    * patlama merkezine 8 kilometreden yakin degilseniz, bu blast dalgalari uzerinizden (saklandiginiz yerden) yine kamyon gibi gececek. ama buyuk ihtimalle orada sag cikabilirsiniz. sizi olen insanlara gore daha zor bir sinav bekliyor olacak. zira artik nukleer saldiri sonrasi ortamdan cikma gibi bir yukumlulugunuz var. isik ve blast gectigi icin artik onunuzde hayatla ilgili iki engel bulunuyor. yanginlar ve radyasyon.

    * eger eviniz blast sirasinda yikilmadiysa ve cayir cayir yanmaya baslamadiysa (mahallenizde ciddi bir yangin basladiysa sizinki de yandi kabul edebilirsiniz) radyasyondan su asamada guvendesiniz. bir sonraki asamayi planlamaya gecebilirsiniz. oncelikle blast gectigi anda disari bir goz atip ilk gozleminizi yapmaniz gerekiyor. isigin kesilip blastin dondugu zaman mantar bulutunun kesin seklini aldigi zamanlara denk gelecek bu yuzden bombanin tam olarak nerede patlatildigini anlamak icin mantar bulutuna bir goz atmaniz gerek. eger mantarin boynu sapkasina oranla cok inceyse (veya 30 kiloton alti silahlarda boynu kesik kesik veya eksikse, yere degmiyorsa) bombaniz cok yikici zarar vermesi icin havada patlatilmistir. yani airburst'tur. buna karsin mantarin sapkasi cok koyu renkte ve/veya mantarin boynu sapkaya orantili olarak kalinsa silah yerde patlamistir. o sapkanin icindeki koyu renk bombanin sizin yerlesim yerinizden kaldirdigi toz toprak ve beton parcalaridir. bu parcalar patlama sirasinda deli gibi radyoaktif hale geldiginden o toz ve toprak olumle es anlamlidir. yerde patlatilan nukleer bombalar en kirli en radyasyon tasiyici kategoride oldugundan ve daha sonraki asamalarda sonraki planlamanizi cok etkileyeceginden ona da dikkat cekecegim. bu asamada eger havada patlatilmis bir silahtan soz ediyorsak, terorist saldirisi ihtimalini defterden silebiliriz cunku onlarin havadan silah gonderecek sistemleri bulunmuyor.

    * mantar bulutuna baktiniz, simdi ogrenmeniz gereken sey ruzgar yonu ve hizi. ortamda ruzgar yonunu gosterecek bir cisim ayakta kaldiysa onlara bakarak yonu ve hizi saptamaya calisin. disari cikip parmaginizi yalayip falan havaya dikmeyin. cep telefonu hava durumu servisinden o gunku duruma bakabilirsiniz. patlama sonrasi havaya yayilan toz ve toprak asiri radyoaktif oldugundan bunlarin uzerinize konmasi, yuzunuze gozunuze yapismasi ve daha da felaket olarak bu tozu yutmaniz birkac haftaya kadar olebileceginiz kadar buyuk bir tehdit yaratiyor. zira o tozlar artik gamma isini yayiyorlar. eger o tozu icinize cektiyseniz, tozlu dudaklarinizi yaladiysaniz falan o tozlar sizin midenizde, nefes ve yemek borunuzda gamma yaninda artik alfa ve beta isimasi da yapmaya baslayacaktir. gayri ihtiyari sokakta kusmaya baslayan insanlar gorduyseniz iste onlar bu olumcul hatayi yapan kimselerdir. temizlenmek icin su gereksiniminden bahsetmistim. yerde patlatilan bir nukleer baslikla havaya kalkan toz bu asamadan sonra serpinti yapacak. yani fallout olacak. bu fallout settle olana kadar birkac gun gecinceye kadar siginakta kalmaniz icap ediyor. disari ciktiysaniz elbiselerinizi siginagin disinda cikartip su ve sabunla diger insanlardan uzak bir yerde temizlenmeniz gerekiyor. cok alakasiz ve mucizevi ama su ve sabunun radyoaktif materyalleri temizleyen bir ozelligi var. disariyla bu asamada temas eden herkesi temizleyin, temizlenmeye ikna edin, siginakta boyle bir durumda tozlu elbiseleriyle gezen ve sizi dinlemeyen olursa gidip bayiltana kadar dovun. ardindan soyup temizleyin ve esyalarini disari atin. yediginiz yiyecege falan o tozun bulastigini dusunmek istemiyorum yani. bir felaket senaryosu olur. diger taraftan siginaga iste bu yuzden konserve ve paketli snickers depoladiniz. nukleer tozdan temizleme derdi yok. tekrar parantez acarsak, serpinti yapan tozun icinde alfa beta ve gamma isimasi yapan radyoaktif parcalar var. alfa bir kagit veya deri tarafindan bloke edilebiliyor, yutmadiginiz surece sikinti yok. beta derinizde yogun gunes yaniklarina benzeyen izler birakabiliyor. gamma ise sizi delip gectigi gibi sizden sonra 20 santim kalinliginda kursun bir duvari da delebiliyor. temizlenerek bu parcalari bedeninizden uzak tutmus olacaksiniz

    * mantar bulutu gozlemi yaptiginiz zaman eger dolduramamissaniz su doldurmak icin uygun bir zamandir. boruda kalan sular henuz radyoaktif degildir. en fazla isinmistir. gelecek gunlerde bu temiz suya cok ihtiyaciniz olacagi icin su sebekesi is gormeyi surdurdugu muddetce evdeki her bidonu her siseyi her saksiyi suyla doldurup siginaga goturun. eger ruzgar buluttan sizin yerlesiminize dogru cok hizli bir sekilde geliyorsa daha sonra temizlenmeniz gerekebilir.

    * siginagin iceri toz girebilecek pencereleri vs varsa bunlari islak bezlerle kapatin.

    * cok fazla su depolayamadiysaniz siginaktaki insan sayisi basina gunluk su limiti koyacaksiniz. bu dagitilacak suyun basina da guvenilir birini vereceksiniz. hayatta kalma minimum miktari olan 10 gunluk 3 litre su ve uzeri degerlerde paylasim yapin. eger bu sure oncesinde su biterse fallout 1 senaryosuna hosgeldiniz. en guvenilir ve is bilen adam olarak vaulta su bulmaya disari siz cikacaksiniz. bu hikayenin de sonu bellidir biraz. suyu sizi dinlemeden harcayan biri olursa da siddet uygulamaktan cekinmeyin. iztirar hali diye bir olgu var. insan hayati kurtarmak icin oyle seyler yapilabilir. siginakta herkesin hayatini tehlikeye atan insanlari oldurseniz bile ceza almayabilirsiniz ama bu kadar ekstrem islere girmeden kalan her yolu en azindan deneyin. eger su bulmak mumkun degilse ve suyunuz azaliyorsa exodus zamani gelmistir. orada artik duramazsiniz. cikmak ve daha guvenli suya erisimi olan bir yer bulana kadar post apokaliptik dunyayi arsinlamak zorundasiniz. gecmis olsun.

    * suyunuz da var siginaginiz da yiyeceginiz de. o durumda iceride kalacagiz. iceriye tum hava girislerini kesin. tum pencereler siki sikiya kapali etraflarina bez sarili, nbc korumasindan yoksun tum klimalar sogutucular kapali olacak. iceri toz girmesine musade etmemeliyiz.

    * buraya kadar geldiyseniz, arabaniz da varsa cikip calisip calismadigini kontrol etmeniz gerekli olabilir. patlama noktasina uzaktaysaniz araba da sag kaldiysa sizi ulkenin guvenli iclerine bir iki gun sonra goturmek icin cok kullanisli olabilir kendisi. fallout yani serpinti henuz ulasmadan disari tum yuzunuzu kapatarak, bir gaz maskesiyle veya en kotu toz maskesiyle cikin. iceri girdiginizde tum vucudunuzu su ve sabunla yikayin. tozlu elbiseleri de yokedin.

    * geldik serpintiye. patlama noktasina 20 kilometre uzakliktaysaniz. ruzgar da bulundugunuz yere 10km/h hizinda esiyorsa. nukleer serpinti bulundugunuz yere 2 saat sonra varacaktir. bu kesin degil zira ruzgar ve hava sartlarina bagli olarak arti eksi bir iki saate kadar yolu var denebiliyor. o yuzden serpinti varana kadar boyle bir vaktiniz varsa arabaniz da calisiyorsa herkesi doldurup kacin oradan. eger yaptiginiz tahminler serpintinin gelmek uzere oldugunu veya gectigini soyluyorsa bu cok problemli periyodu siginakta iciniz icinizi yerken gecireceksiniz. disari cikmak olumdur. turkiyede kimsede oldugunu gormedim ama geiger sayaciniz falan varsa -ki niye olsun- bu esnada ilk tiktiklarinizi almaya baslayacaksiniz. geiger sayaci -->asiri<-- hassas bir cihazdir. siz bilmiyorsunuz ama bir sehre verilen suyun debisini olcmek icin de kendisi kullanilir. neden diye merak eden yesillendirsin. konuya donecek olursak havadaki bir zerre cesium137 bile geiger sayacini trak trak otturmeye yettigi icin hafif dalgalanmalar sizi panikletmesin. sokaktaki veya duvarin ardindaki yuksek degerleri aliyor okuyor olabilir.

    * bombanin gucu ve turu de serpintiyi cok etkileyecek olgulardir. 20 kilotonluk hirosima ayarinda bir bombanin etrafindaki serpinti bulutu 6-7 kilometre kadar genistir. 25 megatonluk sehir katili bombalar ise 70 kilometrelik bir alana olumcul nukleer serpinti yapar. yukaridaki hesaplamaya gore 20 kilotonluk bombada 2 saat olan serpintiye hazirlik sureniz 25 megatonluk bomba karsisinda 21 dakikadir. iste bir atom saldirisi karsisinda yapabileceginiz en onemli karar ani budur. serpintiyi evde siginakta mi karsilamaliyim yoksa tum tehlikeyi goze alip arabayla basip gitmeli miyim? karar sizin. isigin suresi, bombanin gucu, mantarin sekli, mantarin rengi bunlara bakarak kararin dogrulugunu etkileyebilirsiniz. ne yaparsaniz yapin, nukleer serpinti altinda acikta durmayin. basiniza neler gelebilecegini bosuna yazmadik okuyun (bkz: radyasyon zehirlenmesi). serpintiden kacma senaryolarinda en iyi cozum genellikle yoktur. kotuyle daha kotu arasinda secim yapmak zorunda kalirsiniz. ne yaparsaniz yapin siginagin en derin yerinde bile normal bir insanin birkac kati radyasyona maruz kalacaksiniz. hamile kadinlar icin dusukle sonuclanan zor surecler anlamina gelebilir. eger siginak bana gore degil serpintiden kacarim diyorsaniz arabanizin olmasi bir zorunluluk. yuruyerek kosarak nukleer serpintiden kacabilirsiniz ama radyasyon zehirlenmesi ve kanserden kacamayacaksiniz. kotuyle en kotu arasinda secim yaparken kotuyu secebilecek kadar olgun davranin.

    * arabayla serpinti gelmeden kacacaksaniz 20 kilotonluk hirosima ayarinda bir bomba icin 150 kilometre kadar uzaga gitmelisiniz ki guvende olabilin. 1 megatonluk bir bombanin tam guvenlilik capi ise 450-500 km kadardir. yani ankara'ya bir megatonluk bir rus ss19 fuzesi dusse ve havada degil yerde patlasa, adanaya kadar arabayla non stop uzamaniz gerekecektir. yolda neyle karsilasacaginiz mechul olabilir, trafik kilitlenmis olabilir, benzin istasyonlari yagmalanmis olabilir, esiniz vs hamiledir acil ilkyardima ihtiyac duyabilirsiniz. bunlari yola cikmadan babam degil siz dusuneceksiniz.

    * yine arabayla olay yerinden uzaklasiyorsaniz ruzgar yonunu hesap edin. ruzgar patlama merkezinden size dogru esiyorsa ruzgari 90 derece yanlamasina alarak yandan fiymaya calisin. yani auta degil taca cikmaya calisin cunku nukleer serpinti beklediginizden de hizli hareket ediyor olabilir. az biraz zaman kazanmis olabilirsiniz. ruzgar baska yonlere dogru esiyorsa bomba patlama merkezinin tam aksi yone tam gaz gidiyorsunuz. arkaniza bile bakmayin. serpintiyi sifir hasarla kapatmanin metodu arabayla ondan kacmaktir ama tabii bu da eger yapabilirseniz olur, yollar bossa, yolda basiniza baska bir sey gelmezse, bulut size erismezse vs vs. ankaradan cikip yolda konyaya da bomba dustugunu ogrenip iki fallout arasinda sandvic olmak gibi surprizleri de elimine ediyoruz bu senaryoda. yani kacmak o derece zor bir karardir. korkuyor musunuz? gitmeyin. yapamayacaginizi mi dusunuyorsunuz? gitmeyin. yolda trafik veya baska bir bomba olma ihtimali mi var. gitmeyin. kacmak zor bir questtir. kalirsaniz aldiginiz radyasyon dozunu azaltmanin yollari yine vardir.

    * siginakta kalmayi sectiniz diyelim. radyasyondan nasil korunacaksiniz. cok zor degil. zira radyasyon bir pil gibidir. patlama esnasinda masif bir enerji bosalimi ile calismaya baslar ve zaman gectikce gucu duser. patlamadan sonra belli bir sure beklemisseniz zayif bir pil haline gelir. su anki cernobil santralinin de hali bir yerde budur. 1986'daki radyasyon degerleri ile bu gunku degerler arasinda oldukca fazla bir fark vardir. ama radyasyonun bildigimiz pillerden farki radyasyon decay grafiginin bir turev olmasi. yani bir pil cat diye biterken radyasyonun enerjisi stabil olarak azaliyor. 25 yil gibi bir sure radyoaktiflesmis parcaciklar zayif ama farkedilebilir bir enerji yaymaya devam ediyor. icindeki radyoaktif maddenin yari omru suresince oluyor bu. mesela polonyum210 184 gun boyunca radyoaktif kaliyor, cesium137, 30 yil boyunca kaliyor, strontium90 28 yil boyunca kaliyor. uranium 235 ise cok stabil oldugundan 703 milyon yil radyoaktif kaliyor. atom bombasi atilmis bir yerde bu sekilde radyasyon asla sifir olamiyor. ama hirosima'da bugun gayet normal bir yasam oldugu icin o degerlerdeki radyasyon da kisa vadede insan hayatini etkilemiyor diyebiliriz.

    * radyasyon doz hesaplamasinda 7 kurali vardir. nukleer patlama sirasinda ortalama 1000 rad/s gibi buldozer gibi bir radyasyon varken bu 7nin katlari nispetinde 10 uzeri n eksi 1 bir deger kaybeder. cok karisik oldu soyle bir ornek verirsek, ankaranin gobeginde diyelim nukleer patlama oldu ve ilk radyasyon degerlerini 1000 rad/s okuyoruz. 7 saat sonra bu degerler 100 rad/saniyeye dusecektir. 7x7* saat sonra 10rad/s olacaktir. 343 saat sonra 1 rad/s seviyesine inecektir. iste sizin siginakta beklemeniz gereken sure buradan gelmektedir. patlama noktasina olan uzakliginiz da burada dogrudan bir etki yapar ve merkeze cok uzaksaniz disarida okuyacaginiz ilk degerler de dusuk olacaktir. ama diyelim eger atilan cok cok kirli israil yapisi bir notron bombasiysa aldiginiz radyasyon degerleri oyle astronomik seviyelerde olacaktir ki o falloutu hicbir siginakta bekleyerek bitiremezsiniz. oyle bir zaman yoktur cunku, 30 yil siginakta beklenilmez. o tip durumlar icin yapilan siginaklar icin (bkz: fallout shelter)

    * eger patlama merkezine yakinsaniz ve siginakta yuksek miktarda radyasyon okumasi yapiyorsaniz acilen bu konuda bir seyler yapmak zorundasiniz. disari cikamazsiniz cunku oradaki radyasyon 100 kata kadar daha fazladir. bu durumda iceriye kalkan yapmak durumundasiniz. saatte 100 rad bir radyasyon kaynagi ile araniza 1 santimlik bir kursun plaka koyarsaniz plakanin diger ucunda alacaginiz deger 1/2 yani 50 rad / saattir. agir metaller ozellikle kursun radyasyon soguran bir yapida oldugu icin bunlarin arkasina gecerek total dozu dusurebilirsiniz. 1 santimetre, kursun plaka icin yarilama olcusudur. 2 santimlik bir kursun plaka arkasinda alacaginiz deger 1/4 olacaktir. yani saatte 25 rad ile hayatta kalma sansiniz artirilabilir. kursun radyasyonu en efektif soguran metaldir. ancak diger yapi malzemeleri de enerji sogurur, bu yarilama oranlari ise soyledir :

    kursun : 1 cm
    celik : 2.4 cm
    beton : 6.1 cm
    toprak : 9.5 cm
    su : 20 cm
    tahta : 30 cm
    hava : 152 metre

    * (bkz: radyasyon zehirlenmesi) basliginda anlattim ama tekrar yazayim. aldiginiz total doz radyasyonu maksimum 100 rem seviyesine indirmek zorundasiniz. rem aldiginiz radyasyon dozudur ve 1 saat suresince 100 rad bir radyasyon kaynagina maruz kalmissaniz 100rem dozunda radyasyon almissiniz demektir. ne yaparsaniz yapin radyasyona maruz kalacaksiniz, disarida atom bombasi patlamis. sadece alacaginiz doz degerlerini olabildigi kadar asagi cekebilirsiniz. cevrenizde kusan derisinde yaniklar olusan inleyen sizlayan insanlar olacak bunlara yardim daprussian blue , iyot tabletleri gibi spesifik evde bulunmasi zor ilaclarla saglandigindan moralman kendinize hakim olmaniz gerek.

    * siginakta olmaniz iceriye toz girmemesi falan muhim ancak icerisi hala deli gibi gama radyasyonuna maruz kaliyor dedik. siginagin icinde de kendinize guvenli alanlar yaratabilirsiniz. siginagin kosesine metal dolaplardan masalardan bir korugan yapip icine girmeniz girmemenizden daha sagliklidir. vaktiniz oldukca etrafinizdaki materyalleri bu yiginin ustune dizerek tam bir korugan yapabilirsiniz. bodrumdaki kalin kitaplar tuglalar demir plakalar. hersey kendini koruyacagina sizi korusun.

    * nereye sicacaklar sorunsali. bu da oyle hic kolay olmayan zurnanin zirt dedigi bir yer. ama karsilasacaksiniz. tuvalete gitmek klozete oturmak icin cayir cayir gama isimasi olan ust kata mi gideceksiniz? hayir siginakta kalip cop torbasina sicacaksiniz sonra bunun agzini baglayip bir yerde tutacaksiniz. disarisi bu asamada hala olum arkadaslar. atom saldirisindan sag cikmis buraya kadar hayatta kalmissiniz bi de boktan sebeplerle olmeyin. zaten siginakta iki haftadan uzun kalmak cok beklenilen bir durum degildir.

    * iki hafta dedik. siginakta iki haftalik yiyeceginiz var mi? yok. o zaman kisa periyodlarla siginak disina cikip evin icinden yiyecek getirmek durumundasiniz. elektrik altyapisi patladigi icin dolapta ne var ne yoksa bozulmus olabileceginden konserveler yine ilk tercihiniz. siginaktan az guvenli bolgeye disari cikis sureniz patlamadan bes gun sonra maksimum 1 dakikadir. altinci gun 1 dakika 20 saniyedir. boyle kisa araliklarla disarida yapabileceginiz seyleri yapin. gidip oh disardayim cicekleri sulayayim derseniz siginaga yaniklarla donebilirsiniz. veya donemeden kusmaya baslayabilirsiniz. unutmadan yiyebileceginiz seyler kalin ve duz derili meyveler olabilir. muz mesela radyasyondan cok etkilenen bir meyve degildir kolay yikanir ve soyulunca korkmadan yersiniz. ama marulu temizleyecegim derken su harcamak var, temizleyemeyip radyoaktif toz yemek var. en iyisi hic bulasmayin. gelecek hafta yersiniz maruldur brokolidir, dunyada kaldiysa tabi.
     
    Hami Bulut ve Kerem Özbayrak bunu beğendi.
  19. Kerem Özbayrak

    Kerem Özbayrak Bisikletkolik

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.103
    Beğeniler:
    2.305
    Şehir:
    iSTANBUL
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @Eagle Konu çok geniş ve derin. Biraz karışık gidebilirim :). Petrol konusu dediğiniz gibi kaynağı sonsuz ya da dünyayı 100'lerce yıl daha idare edecek düzeyde değil ancak ben petrole alternatif enerji kaynaklarının aslında çoktan bulunduğunu ve özellikle insanlığın kullanımına sunulmadığını düşünüyorum. Düşünsenize petrol tüm dünya güç dengelerin bir anda altüst edecek bir madde. Petrole sahip olan ya da petrole sahip olana sahip olan (bkz. batı) her türlü idare etme gücünü elinde tutabiliyor. Amaç fayda, iyilik olsa hepimizin altında suyla çalışan arabalar olurdu.

    3. Dünya savaşının ben de çıktığını düşünüyorum. Algı olarak bizler hep tarih kitaplarında yer aldığı gibi olayların sanki bir anda olduğunu, savaşların bir anda geliştiğini sanıyoruz. Aslında kitaplarda okuduğumuz savaşlar, olaylar antlaşmalar arasında, tarihte hep uzun yıllar vardır ki biz kitapta 3 sayfada okuyup geçeriz. Kısaca bu süreç başladı. Ortam kızışıyor. Savaşlar artık top tüfek yerine içten bölme, birbirine düşürme, ardından adam devirip oraya demokrasi getirme şeklide gelişiyor. Bu da yetmezse süper füzelerle darmadağın ediliyor. Yüzeyde yaşayan enkaz haline gelmiş insanlık için de son derece yüksek teknoloji ile donatılmış askeri güç devreye giriyor. Bunların ilerde yaşanacağından kendimce şüphe duymuyorum.
     
    Hami Bulut, Deniz ve Atilla G. bunu beğendi.
    Son düzenleme: 3 Şubat 2016
  20. mariokaldato

    mariokaldato Özlem, Yün don ve epılpay

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    1 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    3.706
    Beğeniler:
    8.194
    Şehir:
    Bursa
    Adı:
    Raşit Cumhur Çakın
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Dunya savasi z on numaraydi. Her daim hastasi kalacagim film ise " Yarindan sonra" dir. Yalniz dondurucu soguktan kosarak kacmalari asiri salakcaydi :D
     
    Yusuf !!WOW!! bunu beğendi.