Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisikletçilere (aklıma gelen) Kısa bilgiler 2 (Arşiv)

Konu, 'Bisiklet Püfleri' kısmında Gürsel A. tarafından paylaşıldı.

  1. Gürsel A.

    Gürsel A. Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.403
    Beğeniler:
    2.248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    1- Genel inanışın aksine "sele ve gidonun aynı yükseklikte olması
    gerekir" diye bir kural yoktur. Bu inanış dağ bisikletinin olmadığı
    yıllardaki bisikletlerden ( büyük kadrolu bisikletler devrinden)
    kalmadır. Günümüz bisikletleri eskilere göre oldukça küçük kadrolara
    sahiptir. Bu durumda sele ve gidonun aynı yükseklikte olması
    beklenemez. Gidon düzlemi sportif bisikletlerde en az 10 cm, konfor
    bisikletlerinde 5-10 cm sele düzleminden aşağıdadır. Günümüz yol
    bisikletlerinde bile artık gidon seleden aşağıdadır. Eğer srtınız
    yere 45 derece açı yapıyorsa bu sportif sürüş için iyidir. Bu
    pozisyon vücut ağırlığının gidon ve seleye dağılmasına yardımcı olur
    ve olası "sele " rahatsızlıklarının önüne geçer.

    2- "Lastikleri beton üzerinde bıraktım, havaları kaçtı " lafı koca
    bir hurafedir.. Beton ( veya herneyse) lastiğin havasını nasıl
    emer??? Buna inananların aklına şaşarım. Bisikleti ister tavana
    asın, ister suya batırın iç lastiklerin havası ille de bir süre
    sonra kaçar..Bu süre lastiğin kalitesine, eskiliğine göre
    değişebilir. İç lastikler derimiz gibi gözeneklidir.Bu gözeneklerden
    hava kaçar.. (ama suya batırılan bir lastikte bu kaçışı
    göremezsiniz) Bir de yarış için yapılmış bazı özel latex iç
    lastikler patlamaya dayanıklıdır, çok esnektir ama bir kaç günde
    hava kaçırırlar..

    3- Dükkana gelen çocukların sorduğu " erimeyen dış lastik" diye bir
    şey yoktur. Bu maddenin doğasına aykırıdır.. Böyle bir şey
    keşfedilseydi dünyanın düzeni değişirdi..Sadece aşınma süreleri
    farklı olabilir. Siz 50 dolarlık en "baba" bir lastiği, frenlere
    asılıp asfalt üzerinde 10 m. kaydırınca bir anda o lastiği 5-6 ayda
    aşınacağı kadar aşındırmış olursunuz.

    4- En hafif bisiklet ille de "şu malzemeden yapılır" diye bir kural
    yoktur..Malzemelerin ağırlıklarıyla dayanıklılıkları farklı
    kavramlardır. Yani alüminyum hafiftir ama çelik kadar sağlam
    değildir. Sağlam olması için daha fazla malzeme kullanılır bu da
    ağırlığı arttırır.Bu yüzden iyi bir CROMO bisikletle orta kalite alu
    bir bisiklet arasında anormal ağırlık farkı yoktur.. Bunun önüne
    geçmenin bir yolu boru çapını arttırmaktır. Çap artınca aynı
    miktarda malzeme daha sağlam olur..O yüzden çoğu alu kadroların
    borularının "oversize" olmasının nedeni budur.

    5-Titanium bisikletlerin pahalı olmasının nedeni malzemeyi
    (titaniumu) işlemenin zorluğundandır. Kesilmesi, kaynak yapılması
    çok zordur. Ayrıca üretimde yüksek miktarlarda fire verilir. Tüm
    bunlar fiyatı arttırır.Titanium malzemesi bisikletler için ideal
    malzemelerden biridir..Hafif ve sağlamdır..Metal yorgunluğu çok
    azdır.Paslanmaz, boya istemez..(Ama pahalıdır işte!!ör: sadece kadro
    1000-2000 USD)
    6- Castello Titanio modeli bisikletin kadrosu "Titanium" değil,
    demirdir..(Titan lafı mitolojideki "Titan"lardan gelir: Uranos ve
    Gaia'dan doğan 6 erkek çocukların hepsine verilen isimdir. Ayrı
    ayrı isimleri de vardır garibanların..6 kıza da "Titanides"
    denir."Dev" anlamına gelir)

    7-Seri üretimi yapılmış en hafif bisikletin kadrosu demirdendi. Evet
    yalnış okumadınız..Yıllar önce Almanya'da üretilen Nöll marka ön
    amortisörlü bisikletin kadrosu CROMOLY'idi ve 8,5 Kg.
    civarındaydı.. Sonraki yıl üretimden kalktı. Fakat şu da bir
    gerçektir ki bu ağırlıkta bir bisiklet ancak 40-50 Kg.'lık bir
    biniciye uygun olabilir. 70-80 Kg.'lık birisi bu kadar hafif bir
    bisiklete bindiğinde kadro her yöne esner (belki de kırılır) ve
    oldukça enerji kaybettirir..Günümüzde 10-11 Kg. hafif, 11-14 Kg.
    orta, 15 Kg. üstü ağır kabul edilir. Tabi bu 10 Kg.'lık bisiklet ön-
    arka amortisörlüyse "süper hafif" kabul edilir. Ağırlık fiyatı çok
    etkiler..Fiyat artışı ağırlığa (hafifliğe) göre logaritmik artar. 15
    Kg.'lık bir bisikleti 300 milyona, 13,5 Kg'lığı 600-700 milyona, 11
    Kg.'lığı 4 milyara, 10 Kg.'ın altındaki ni 8 milyara alabilirsiniz.
    (rakamlar geneldir, özel koşullar olabilir). Yani 15 kiloluk bir
    bisikletiniz varsa ve bunu 4 Kg. (%36) hafifletmek isterseniz 4
    milyar harcamanız gerekebilir..(Kilosu 1 milyar hehehe..zaten
    yapmazsınız, bunu örnek olarak verdim!!.Bakalım bu rakamlar 3 sene
    sonra ne olacak)

    8-"Shimano marka" bisiklet yoktur..Shimano sadece bisiklet donanımı,
    balık oltası ve kayak fiksasyonu üreten dev bir Japon
    firmasıdır..Ama bir çok ülkede de fabrikası vardır.Sadece ARGE'ye
    milyonlarca dolar harcarlar..Piyasadaki "Shimano Marka "
    bisikletler "Made in Topkapı" dır.

    9-Destekli bisiklet taytı edinin..(fiyatlar düştü) Ama bu taytlar iç
    çamaşırsız giyilir.("auuuvvv!!" duyar gibiyim :=) ) Külotla
    bunları kullanmanın anlamı yoktur.Çamaşırdaki ekler, dikiş yerleri
    uzun süre binince tahriş edebilir..Bazen tayt bile bu tahrişi
    engellemeyebilir..Bunun için "gerekli yerlere" vazelin sürmek iyi
    gelir..(sonra "pad"i nasıl temizlersiniz bilemem ) Bebek pudrası da
    önerilebilir..

    10-Kışın destekli taytın üstüne desteksiz uzun tayt giymek en
    iyisidir..Üst taraf biraz daha sıcak kalır. Çok özel durumlar hariç
    rüzgarlık/yağmurluk pantolon giymek gerekmez. Bunlar genelde tayt
    gibi sıkı giysiler olmadığı için rahatsızlık verebilir. Her
    pedalda "haşır huşur" sesi dinlersiniz. Bunlar ayrıca ayna dişliye
    takılma eğilimindedirler..Bir de Gore-Tex benzeri bir pantalonunuz
    varsa takıldığında cep (!) (pardon can) yakar. Ama bu sizde var ve
    de rahat ediyorsanız giymeye devam edin tabi..



    Gürsel AKAY
     
  2. doğuş

    doğuş Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    37
    Şehir:
    Istanbul, Küçükyalı
    Seviye:
    destekli tayt'ları bundan 4-5 ay evveline kadar iç çama$ırıyla giyiyordum, ta ki Gürsel Abi söyleyene kadar, gerçektende tahri$ ediyordu... Gerçekten çok can yakıyordu ama kimseye söyleyemiyordum tabi :)
     
  3. typhoon

    typhoon Yeni Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    33
    Beğeniler:
    1
    Seviye:
    yapma yaa, abi bizde çamaşırla giyiyoduk :eek:
    e tabi kimseye soramıyosun böyle bir şeyi :04:
     
  4. ugurluaymurat

    ugurluaymurat Misafir

    bilgiler için teşekkürler.
    hangi sürelerde kullanım için tayt gerkli?
     
  5. specialagent

    specialagent Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Eylül 2004
    Mesajlar:
    562
    Beğeniler:
    389
    Şehir:
    İSTANBUL
    Seviye:
    bisiklete binerken aslında tayt kullanımını süre gözetmeden hatta mevsim bile gözetmeden alışkanlık haline getirmek en sağlıklısı diye düşünüyorum...
     
  6. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    tayt hiç kullanmadım ama çok coll yapıyo adamı
     
  7. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    abi kapri nasıl olurr yaaa.
     
  8. kaangun

    kaangun Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Nisan 2005
    Mesajlar:
    117
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    ehe, geçen gün gittim padli tayt aldım bi tane, daha giymedim, Ankara'da nasıl olacak bakalım taytla.. pek bi dikkat çekecekmiş gibi bir his var içimde, umarım öyle olmaz :rolleyes:
     
  9. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    hayırlı olsun taytlı bi foto mu gönderirsin artık.. :D:D:D
     
  10. soguto

    soguto Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    0
    Teşekkürler, bu arada, bisiklet kıyafetini en hesaplı nedelerden buluruz? (istanbul için)
     
  11. soguto

    soguto Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    0
    tayt vs yani
     
  12. duyguny

    duyguny Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Mart 2005
    Mesajlar:
    596
    Beğeniler:
    128
    Şehir:
    Bostancı
    Seviye:
    Bende taytı ilk aldığımda 1 garip geldi sonradan anladımki büyük almışım büyük diye içliğin üstüne taytı giyiyordum meğerse arada hiç1 malzeme olmaması gerekiyormuş gerçekten uzun süre bisiklet üstünde kalındığında ciddi rahatsızlıklar hissediyordum hele önceden jel selem yokken...
    ayrıca konfor isteyen arkadaşlara jel sele kılıflarınıda tavsiye ederim
    yeşilde denemiştim acaip rahat....
     
  13. Tuğrul

    Tuğrul Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.753
    Beğeniler:
    1.318
    Şehir:
    Suadiye
    Seviye:
    www.yesilbisiklet.com
     
  14. jr.koala

    jr.koala Yeni Üye

    Kayıt:
    21 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    İstanbul-İzmir-Kütahya
    Bisiklet:
    Salcano
    Hem tarih hem bisiklet bilgisi çok iyi... :in:
     
  15. duyguny

    duyguny Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Mart 2005
    Mesajlar:
    596
    Beğeniler:
    128
    Şehir:
    Bostancı
    Seviye:
    e boşuna değil yani... gürsel abi bu.... :cool:
     
  16. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Abicim verdiğin bilgiler için çok sağol. Çok yararlı bilgiler bunlar. Çoğunu bilmiyodum mesela. Tayt konusuna gelince Erzincan'da giyebileceğimi zannetmiyorum. Erzincan'da capri giydiğimde bile bi acayip bakıyolar. Ve gerçekten şahit oldum Capriyle dolaşırken arkamda yaşlı amcalar har vurup harman savuruyolardı. Demedikleri kalmadı. Onun için Muğla'ya döndüğümde alıcam taytı. Sevgiler....
     
  17. Gürsel A.

    Gürsel A. Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.403
    Beğeniler:
    2.248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Selam Doğacı..
    Tayt üstüne bol eşofman altı giyilebilir.. Hiç olmazsa taytın yararını görürsün..
    Biz de turlarda köylere girerken tayt üstüne şort vb. giyiyorduk..

    Eşofman: Fransızcadan(échauffer : ısıtmak-ısınmak fiili. échauffement (aynen eşofman okunur) ısınma demek..
    Bu arada şoför Fransızca "chauffeur"den gelir. (aynen şoför okunur) Isıtan-ısıtıcı anlamındadır.. Trenler kömürle giderken kazana kömür atan, dolayısıyla trenin yol almasını sağlayan kişiye denirdi..

    Selamlar
     
    umut arslan bunu beğendi.
  18. ymgirgic

    ymgirgic Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Ocak 2006
    Mesajlar:
    101
    Beğeniler:
    126
    Şehir:
    Konya civarı...
    Seviye:
    ustam;
    selamlar, saygılar..
    konuyla alakası yok ama terminoloji kültürünüze valla bayılıyorum.. ömrüm terim ezberlemekle geçti ama sizin bu anlattıklarınızı hiç öğretmediler bize.. sizi dinledikten sonra nerdeyse "insanın eşofman giyip tren süresi geliyor"
    en içten saygılar, hürmetler..

    neyse şaka bir yana:
    önemli not: şahsen ben bisiklet sürerken iğneden ipliğe giydiğim herşeyi iç çamaşır, orta kat, dış kat giysilerim, çoraplar, eldiven, papak, ayakkabı kılıfı vd..., Sayın Gürsel Bey'in önerileri doğrultusunda seçtim ve aynı zamanda kendisinden temin ettim.. kışın -20 derecede de dışarı çıkıp bisiklet sürdüm, yazın da sürecem.. ve kış boyu(maşşallah bana) grip nezle bile olmadım.. (inanmayan kendisine sorabilir)
    anlayana sivri sinek saz.. anlamayana kaban, palto, çizme, odun kömür az..
    saygılar..
     
  19. Gürsel A.

    Gürsel A. Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.403
    Beğeniler:
    2.248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Selam "Ironman"..Öncelikle teşekkürler..Tavsiyelerim işe yarıyorsa ne mutlu bana...
    Valla bu yazdıklarım hep doğaçlama oluyor..Genel olarak bildiğim her şeyi çevremdekilerle paylaşma isteği olunca o anda yazıda geçen (veya aklıma gelen) bir kelimenin kökenini anlatmak ve de okuyanların bundan zevk aldığını görmek gerçekten hoşuma gidiyor..Bazen de o ana kadar kurmadığım bağlantılar yazma anında ortaya çıkıveriyor..Tabii tüm bunlar Fransızca, İngilizce,çat pat Almanca, çok az Latince, Eski Yunanca ve Arkeolojiyle harmanlanınca bir sentez ortaya çıkıyor..Lisede okuduğumuz Fransızca fen derslerinin de bunda etkisi büyük..

    Okullarıma, tüm öğretmenlerime, aileme, arkadaşlarıma, benimle en ufak bir "kontağı" olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum arkadaşlar.

    "Diğer konulara" atladık kusura bakmayın.. Bol pedallı günler..
     
  20. oguzatagan

    oguzatagan Yeni Üye

    Kayıt:
    11 Nisan 2006
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    0
    Seviye:
    bence bu beton saçmalıgı :) gerçekten saçmalık bence betonda veya hernerdeyse hava kaçma olayı deil o mesele bence soguktan havanın basıncı azalıyo ve lastik inmiş gibi görünüyor benim fikrim bu arkadaşlar