Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bİsİklet ''yol''suzluk Kurbani

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında fatih gul tarafından paylaşıldı.

  1. fatih gul

    fatih gul Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    27 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    138
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Çevre kirliliği ve park sorununa karşı en pratik çözüm olan bisiklet kullanımı, son yıllarda Türkiye'de de artıyor. Bu artışta tüketim yaşının çocuklardan yetişkinlere doğru kayması etkili oluyor. Ancak şehir planlamamızda bisiklet yollarının olmaması, daha yaygın kullanımı engelliyor

    İlk keşfedildiği 17. yüzyılda daha çok zenginler tarafından kullanıldığı için Avrupalılar ona "züppe atı" diyorlardı. Osmanlı ülkesine girdiği 19. yüzyılda ise halk ona "cin atı" adını taktı ve bir türlü ısınamadı. Zaman geçtikçe dünyada en yaygın olarak kullanılan ulaşım araçları arasındaki yerini aldı, bisiklet. Yaklaşık bir milyar bisiklet pedalının döndüğü dünyamızda, bunun ancak yarısı kadar otomobil bulunuyor. Her yıl bir otomobile karşılık üç bisiklet üretiliyor. Sadece Asya'daki bisikletler, yeryüzündeki tüm otomobillerin taşıdığından daha fazla insan taşıyor.

    Çevre kirliliğinin had safhaya çıktığı büyükşehirlerde, bisiklet kullanımı bu soruna alternatif bir çözüm olarak önemli bir konumda. Motorlu araçlar çevreyi kirletiyor ve park sorunu ile gürültü kirliliğine yol açıyorlar. Çevreye saygılı olan bisiklet hem tüm bu olumsuzluklardan uzak, hem de insanların spor yapmasına da imkan sağlıyor. Bilmem fark ettiniz mi; Türkiye'de bisiklete binen insan sayısı her geçen gün artıyor. Eskinin çocuk aracı bugünlerde pek revaçta. Sadece kırsalda değil, büyükşehirlerde bile bisiklet, büyük bir güç savaşı veriyor. 1645 yılında gerçekleştirilen ilk bisiklet tasarımı Avrupa'da beklenen ilgiyi görmemişti. Fakat sonraları Avrupa'nın en çok kullanılan ulaşım aracı haline geldi. Türkler'in iki tekerlekli bu araçla ilk tanışması 1890 yılında Fenerbahçe Klubü vasıtasıyla oldu. Fenerbahçe Klubü 1912 yılında bu spor dalına bir branş olarak yer vererek, bisikletin üzerine Osmanlı'yı bindirmiş oldu. Ne var ki, Osmanlı'nın bisikleti kullanması hiç de kolay olmadı; çünkü bisiklet onların gözünde "cin atı"ydı.

    Cin atından çocuk oyuncağına

    Osmanlı'da günlük yaşama yerleşemeyen bisiklet kültürü, bu seyrini Türkiye Cumhuriyeti'nde de büyük oranda devam ettirdi. Oysa Türkiye, sahip olduğu nüfus oranı ve yapısı, doğa ve iklim koşulları itibariyle bisiklet kullanımına en elverişli ülkelerin başında yer alıyor. Nüfusunun yüzde 75'i kırk yaşın altında olan ülkemiz, bisiklet sektörünün hitap ettiği kitle yönüyle de büyük bir potansiyele sahip. Genç nüfusun çokluğu ekonomik olarak da Türkiye'yi gelecek vadeden bir pazar durumuna getiriyor.

    Batıda bisiklet pazarının hedef kitlesi, hiçbir zaman çocuklarla sınırlı kalmadı. Oysa ülkemizde bisiklet, yakın döneme kadar daha çok çocuklara hitap eden bir oyuncak biçiminde algılanıyordu. Bu nedenle üretim çocuklara yönelik olarak yapılıyordu. Çocukların bu ilgisi bisikletin sezonluk bir ürün haline gelmesine sebep oldu. Çünkü bisiklet en iyi karne hediyesiydi. Ne zaman ki ucuz ve sağlıklı bir ulaşım aracı olarak görülmeye başlandı, o zaman sezonluk bir ürün olmaktan da kurtuldu. Bisiklet ve Triatlon Federasyonu Başkanı Ömer Şahin de Türkiye'de bisiklet kullanımının her geçen gün arttığını belirterek şöyle konuşuyor: "Ülkemizde bisiklet çocuklarımız için bir oyuncak veya bir sınıf geçme hediyesi olmaktan çıkmıştır. Çocukların, babaların bir yaşam tarzı olmuştur. Ülkemizde yeni bir deyişle 7'den 70' e herkes bisiklete binmeye başlamıştır."

    Gerçekten de bisiklet herkesin kullanabileceği, kısa mesafedeki en hızlı ve saygın bir araç. 15 yıldır bisiklet kullanan arkeoloji mezunu esnaf Gürsel Akay, şehir içindeki en güvenli ulaşım aracı olduğu için bisikleti tercih ettiğini belirtiyor. Yıllarca İkitelli-Şişli arasını bisikletle gidip geldiğini, insanların kendisine gıbta ile baktığını, artık bisiklete binmenin kendisi için bir yaşam tarzı olduğunu ifade ediyor, Akay. Son zamanlardaki artışa rağmen, ülkemizde bisiklet kullanım oranı Avrupa ve Doğu ülkelerine nazaran düşük düzeyde. Bugün Avrupa ülkelerinde yüzde 15 oranında olan bisiklet kullanımı, Uzakdoğu ülkelerinde, yüzde 60'a çıkıyor. Ülkemizde bisiklet kullanım oranı ise, halen yüzde 5 oranında. Ancak bu oranın geçmiş yıllara göre 3 kat arttığı istatisliklerle ortaya çıkıyor. Ülkemizde bisiklete karşı oluşan ilgi dağ bisikletinin keşfi ve bu bisikletlerin dağlardan düz yollara inmesiyle başladı. Vitesli bisikletlerin piyasaya sürülmesi bu ilgiyi artırdı; çünkü vitesli bisikletler hem hız hem de engebeli yollarda kullanım kolaylığı sağlıyor. Bu kolaylık sebebiyle artık bayanlar da rahatlıkla bisiklete binebiliyorlar. Hedef kitlenin büyümesi üretici firmaların tasarım konusunda yeni atılımlar yapmasını sağladı. Yeni tasarımlar satış alanını genişletti, bisikleti galerilerden, beyaz eşya mağazalarına kadar satılır bir mal durumuna getirdi.

    Alt yapımız yetersiz

    Bisikletin daha yaygın kullanımını etkileyen en büyük problem ise, bu alandaki alt yapı yetersizliği. Bu düşünceye ek olarak sadece ülkemiz için geçerli olan ve bisiklet kullanımını etkileyen bir diğer unsur trafik güvencesinin olmayışı, otomobil ve kamyon sürücülerinin bisikleti bir araç olarak kabul etmeyişi. Ülkemizde bir dönem bisiklet ehliyeti uygulamasıyla trafikte araç olarak kabul edilen bisiklet, bu uygulamanın kaldırılmasıyla artık bir araç olarak kabul edilmiyor, dolayısıyla sürücüsü de hak ettiği saygıyı görmüyor.

    İstanbul'da gerçekleştirdiği bisiklet organizasyonlarıyla tanınan Yeşil Bisiklet bu konudaki tek firma. Firma yetkilisi Yusuf Kartar, bisiklet kullanımının hala düşük düzeyde olduğunu, bunun sebebinin ise böyle bir kültür anlayışımızın olmamasından kaynaklandığını belirtiyor. Kartar, bisiklet kullanımını etkileyen diğer bir unsuru ise, bisiklet kullanım alanlarının yeterli düzeyde olmaması olarak değerlendiriyor. Siteler haricinde sadece Maltepe-Bostancı arasında bir bisiklet yolu bulunduğunu fakat kullanıcıların da bu yolu bisiklet dışındaki araçların işgallerinden dolayı gerektiğince kullanamadıklarını belirtiyor, Kartar. Ülkemizin en büyük bisiklet üreticilerinden Bisan firması yetkilisi Erol Güldiken de 'Türkiye'de bisiklete olan talebin yeterli düzeyde olmayışının en önemli sebebinin alt yapı eksikliği' olduğunu belirttikten sonra, "Bu konuda firma olarak büyükşehir belediyelerini bisiklet yolları yapmaya teşvik ediyoruz" diyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. yetkilisi Bekir Yunus Uçar ise, bisiklet yolları ile ilgili belediye olarak aktif bir çalışmalarının bulunmadığını kabul ediyor. Ancak Uçar, 'vatandaşın böyle bir talebinin olmadığını' da iddia ediyor. Uçar, bisiklet yollarının dışında halkın futbol, basketbol ve voleybola daha fazla ilgi gösterdiğini, belediyeden de bu alanda çalışmalar istendiğini ifade ediyor. Uçar, böyle bir talebin bugüne kadar sadece İstanbul Bahçelievler Belediyesi tarafından geldiğini, kendilerinin de buraya kısa da olsa özel bir bisiklet parkuru yaptıklarını kaydediyor.

    Üretici firmalar ve belediye yetkililerinin bu zıt açıklamaları, aslında Türkiye'de bir bisiklet kullanım kültürünün oturmadığının açık delili. Çevre kirliliği ve trafik gibi büyükşehirlerin iki önemli problemine etkin bir çözüm olan bisikletin, bizde de Avrupa veya Uzakdoğu ülkeleri gibi yerleşmesi daha çok zaman alacak gibi. Almanya'nın sadece Münih şehrinde 3 milyon bisiklet kullanıcısı bulunurken, Türkiye toplamının bu rakama ancak ulaşabilmesi bu konuda henüz çok yetersiz olduğumuzun delili. Ancak, halkımızın bisiklet kullanımına gereken ilgiyi göstermesi bu alanda yapılacak alt yapı ve tanıtım çalışmalarına bağlı. Görünen o ki, bu kullanım oranı her şeye rağmen artma eğiliminde ve bütün olumsuzluklara rağmen de artacak.



    Doç.Dr.İ.Hamit Hancı
     
  2. fatih gul

    fatih gul Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    27 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    138
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    güncel :)
     
  3. fatih gul

    fatih gul Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    27 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    138
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    zamana rağmen güncel :)
     
    Ali Menemen bunu beğendi.
  4. Doğu Biçer

    Doğu Biçer Kıdemli Üye

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    29 Eylül 2010
    Mesajlar:
    211
    Beğeniler:
    190
    Şehir:
    Mersin
    Seviye:
    Güzel Bir Yazı Önemli Yerlere Değinilmiş Teşekkürler..
     
    fatih gul, Yunus YILMAZ ve Cem Şentin bunu beğendi.