Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisiklet ve ben

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında Derya Keçeci tarafından paylaşıldı.

  1. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Yıl 1972,artık On yaşındayız.
    Mahallede bir bisiklet var olmasına var da,sahibi aksi mi aksi.Adamdan ayakkabısını iste versin,bisikletini isteme.Zaman zaman çaktırmadan gidonundan,sağından solundan tutuyor;iyi bir fırsat yakalarsak, çift taraflı kaldıracın üzerindeki bisikletin pedalını şöyle bir çevirip,tekerleğin dönme sesini dinliyoruz.Ömrü yerle aynı hizadaki pencerenin hemen ardında geçen pakize hanım teyze (Bisikletli Kamil Amca'nın Annesi) içeriden camı tıklatıp,işaret parmağıyla gözdağı veriyor...Uzaklaşıyoruz.
    Ne sarıyer stadında antrenman yapan Galatasaray takımı-Ki kimler yoktu o zamanlar,ayrı konu-ne mahalleler arası futbol,ne kız meselesi...Sadık'la birlikte tek derdimiz "Bisiklet" Geceleri rüyamda bisiklet sürüyorum.Bir keyifli ki,ergen rüyaları gibi, "Allahım hiç bitmesin" dedirtecek cinsten.Çocuk aklı,kimi zaman vakitsiz uyanmışsam,gözlerimi kapatıp kendimi bisikletin üzerinde hayal etmeye çalışıyorum ancak rüyanın keyfini alamadığımdan çabuk bırakıyorum peşini.
    Bugünün klasik otomobilleri durakta arz-ı endam ediyor.57 -62-63 ve 66 Chavroletler hala gelin gibi o yıllarda ancak gelin görün ki,millet durakta Murat 124'e denk gelmek için sırasını bir başkasına veriyor.Evet evet,yanlış duymadınız.Sarıyerden,şişli-Taksim'e 66 Chavrolet ile gitmektense 124 ü bekliyorlar.Yurdum insanının tuhaflıklarını o yıllarda anlamaya başlıyorum.Otomobil hayal değil Ütopya bizim için zira evde henüz buzdolabı bile yok.Televizyon vitrinlerde henüz.Bugünkü 3-5 memur maaşı desek yalan olmaz.
    Meşhur Sarıyer muhallebicisi tam evimizin karşısı.Hafta sonları Cüneyt Arkın'ından,Filiz Akın'a,kimler geliyor kimler...(Ben onu severdim)
    Hafta sonu yapacak iş yok.Bir top olsa da oynasak...Top var da,onun da sahibi kıl...Yav kardeşim hep böyle mi olur?Amcası ta! Amerikanya dan çocuğa top getirmiş,top...Baya meşin olanından...Üstünde şortla forma da mevcut,velakin çocuk kalede bile duramaz ammaa,topun hatırına forvet oynamakta.Sadık benim kafadan,veto ediyoruz ekibi.Meşin top biter elbet,ya patlar ya yırtılır,sonunda sahibi de tıpış tıpış aşşalara iner...
    Ulan Kamil amca,bak kapıda cillop gibi otomobilin var,yüzüne bakmazsın.Evet,gerçekten de o zamanki adı sular yolu caddesiydi,kocaman ve geniş.Yarım saatte bir araba ya geçer ya geçmez.Yarım saatte haftayım yaptığımız maç başına bir araba bile düşmediği olurdu.İşte o kadar kıymetliydi otomobil.Kıymetliydi ancak gel de onu Kamil amcaya anlat.
    Ellili yaşlarda,kuru zayıf ancak atletik yapılı asabi biriydi.Allahın işine karışılmaz ancak şimdi biz ellimizde olduğumuza göre,rahmet okumak yerinde olur.Otomobili çocukları yıkar temizlerdi(Nerede kirleniyorsa) Bisikleti ise her zaman kendisi.Daha sonraları bizim de taklit ederken pek çok kez yere kapaklandığımız,o durmaya yakın,ayağı diğer tarafa geçirerek az bir süre,bir pedal üzerinde gitme hareketi pek yakışırdı.
    Makaradan oyuncak araba yapmaya benzemez bu iş.Bisikletin yerini hiç bir şey tutmaz.Bisiklet hasreti de bizimle birlikte büyür de büyür...
    Yukarı mahallede bazı çocuklarda bisiklet olduğunu biliyoruz ancak mahalleler arası rekabet yoğun olduğundan pek oralarda gezinemiyoruz.İyi top oynuyorlar,bizden sayıca fazlalar ve üç beş tanesi de liseye gidiyor...
    E hadi Kamil amca,meletme bizi gayrı...
    Sokakta geçirilmekte olan vakit Babamın dikkatini çekiyor ve sokak zamanları kısıtlanıyor.Artık evdeyiz.Kısa bir zaman sonra duvarda asılı duran Bağlamayla tanışıyoruz.Bu tanışıklık daha sonra Müzisyen olmamıza vesile olacak bir dizi olayın da başlangıcı aynı zamanda.
    Günler haftaları,haftalar ayları kovalıyor.İçimizdeki bisiklet özlemi,denize akan kızgın lav misali sönmekteyken,müzik aşkı hızla alevleniyor.Bir sene sonra düğünlerde çalabilecek kadar ilerliyor ve çevremizin aranan çocuğu oluyoruz.Okulda da mahallede de popüleritemiz var.O yıllar,her şeyin az olduğu yıllar.Sinema az,otomobil az,bisiklet az,eylence az,müzüsyen az,velhasıl kör eşeği saymazsak "Az bulunan herşey değerlidir" misali,biz de fasülyeden hayata dalıyoruz.
    Allahın yüzümüze gülmesi tam 2 yıl sonra Ankarada oluyor.Babamızın tayini Ankaraya çıktığından Yenimahalleye taşınıyoruz.Soğukla ilk tanışmamız o yıllar.Tam karşımızda bir elektrikçi,hemen dükkanın önünde de aynı Kamil amcanın bisikleti.Bir yumru midemin üzerine çöküyor.İster istemez ertesi gün çaktırmadan etrafında dolanıyorum.Adını unuttum (Ne ayıp) elektrikçinin.Gel bakalım delikanlı,diyor...Anlatıyorum,İstanbuldan gelme hikayesini...Konu bisiklete gelecek te,nasıl gelecek...Daha küçük yaşlarda,bakkal Nizamettin amcanın, dükkandaki gofretleri yemediğine şaşırmam gibi,adamın bisiklete ilgisizliğine hayret ediyorum.Bu hayretim konuşmanın sonunda "Bisiklete binmeyi biliyor musun?" sorusuyla,yrini derin bir üzüntüye bırakıyor.Serde delikanlılık var ya,ilgisizce dudak büküyorum..."İstediğin zaman binebilirsin" diyor.Yutkunup "Sağol" diyebiliyorum.
    Hadi bakalım,buradan yak...Bisiklet diye ölüyordun hani...Al,...Öfkeleniyorum...Delikanlılık ta bir yere kadar..."Bisklete binmeyi öğrenemedik"...
    ama iyi bağlama çalarım,desem yersiz olurdu.Elektrik işlerine de yatkınım,demenin ise hiç yeri değildi...Çok değerli bir insandı.İlk bisiklete bindiğimde böyle düşünmüştüm.
    O yılın sonunda çok garip bir olay yaşandı.Babam,sınıfımı geçersem bisiklet alacağını söylemişti ancak çok iyi hatırlarım,bu beni hiç mi hiç etkilememiş,hatta ikmale kalarak durumu hayli zora bile sokmuştum.Bu arada taşınma esnasında bağlama da zarar gördüğünden bir süredir müziksiz kalmıştım.Artık zaman zaman abartmamak kaydıyla,söz konusu bisiklete binebiliyordum ancak bağlama çalamıyor olmanınibisiklete binemiyor olmaktan farkı yoktu.
    Sene 1974;
    Babam sordu: "Bisiklet mi,bağlama mı?"
    "Bağlama" dedim,çok düşünmeden.O yol beni müzisyen,daha doğrusu iyi bir meslek sahibi yaptı.Takip eden yıllarda kendime ait bisikletlerim oldu.Bugün,bisikletlerim ve Çalgılarım şahsıma tahsis ettiğimodada yanyana yaşıyorlar.Hepsi benden hakettikleri saygıyı ve sevgiyi fazlasıyla görüyor.Ne zaman bisikletimi baştan aşağıya silsem ve temizlesem Sarıyerdeki Kamil amcayı hatırlarım ve çocukluğuma ait bisikletli rüyaları.
    Uzun yıllar profesyonel müzisyenlik yaptığım için,çok yoğun bir bisiklet yaşantım olmadı.Hoş 14-15 kiloluk pejo (yazılışını yazmayı sevmiyorum da ondan) ile Çok uzun şehirlerarası gitmişliklerim vardı ancak ben işin kaymağını hep yakında gerçekleşecek emekliliğe sakladım.
    Bir buçuk yılda,aralarında pek çok tatlı,yağlı ve alkollü katman olan 90 kilodan 76 kiloya geldim.Zaman zaman abartmadan da olsa sigara içmişliğim olsa da,bir yıl önce "Trak" diye bıraktım.Kullanmadığım her şeyi olduğu gibi,bisikletlerimi de ihtiyacı olan birilerine vererek kendime güzel bir şehir bisikleti aldım.Elli yaşımda,tüm görgüsüzlük haklarımı kullanarak,dünyanın dört bir yanından bisiklet aksesuarı satın aldım.Kim okur bilemem ancak,bu akşam içimden geldi ve işte bu satırları yazdım.
     
  2. mustafa apçin

    mustafa apçin Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Kasım 2011
    Mesajlar:
    144
    Beğeniler:
    88
    Şehir:
    mersin
    Seviye:
    Olaylar biraz daha detaylandırılsa kısa hikayelerin bulunduğu bir kitaba ismini verecek, orta sayfalarda yer alan bir hikaye olabilir bu yazı.
    Muhteşem. Okumadım, izledim sanki.
    Ellerinize sağlık .
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  3. SALİH TUNÇKIRAN

    SALİH TUNÇKIRAN Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Şubat 2011
    Mesajlar:
    227
    Beğeniler:
    137
    Şehir:
    MERSİN
    Seviye:
    güzelbir yazıydı derya bey. herkesin mutlaka unutamadığı anlar vardır. bir yandan yazınızı okurken bir yandanda çocukluğum geçiyordu gözlerimin önünden. beni taaaa o günlere götürdünüz. bisiklet aşkı bir başka..
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  4. Onur Şenel

    Onur Şenel Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2008
    Mesajlar:
    153
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    ellerine sağlık Derya Abi çok hoş bir yazı olmuş
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  5. Ali YILDIRICI

    Ali YILDIRICI Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Ekim 2011
    Mesajlar:
    378
    Beğeniler:
    358
    Şehir:
    ISTANBUL
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    elinize emeğinize sağlık çok hoş bir yazı olmus hakkaten kısa hikaye kitabından bir hikaye okuyormus gibi okudum insallah bisiklet sevginiz hic bitmez ben 26 yasındayım babamda 56 yasında oda hala benle beraber bisiklete biniyor hatta uzun yıllar spor yaptıgıı ve halada devam ettigi icin benden daha iyi kondisyonu var cok hosuma gidiyor bu sizide tebrik ederim oyuzden hala bitmeyen bisiklet sevdanız icin insallah hic bitmez

    saygılar
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  6. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.262
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Derya Bey çok güzel bir yazı olmuş... Geçmişte büyükerimizin anlattıklarına sizin yazdıklarınızıda ekleyince bugün ne kadar da "şanslı" bir anlamda da "şanssız" olduğumu tekrar gördüm. Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  7. halil fatih akbaş

    halil fatih akbaş Bisikletkolik

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    8 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    292
    Şehir:
    Darıca/KOCAELİ
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    bizim sıkıntımız bence şu: Birini seversin ulaşamazsın o aşka dönüşür ya işte bizim durumumuzu tarif eden kilit cümle bence bu..Ne enteresandır ki bende daha 12 yaşımdayken pejo bisikletim vardı ki benimkisi 14-15 kilodan fazlaydı. Hergün o bisikleti bozar yeniden yapardım. Off canım sıkıldı hadi bisikletimi kurcalayatyım derdim hep nasıl bir psikolojiyse..Babamın tamir dükkanındaki ekipmanlarla bisikletime stop lambası bile yapmıştım.. Dinamoya çift ön far takarak belkide çocukluğumun en sükse hareketini yapmıştım bbamla beraber..Çok zor dönemler geçirdik, geçiriyoruz Derya Abi'nin cğmleleri yeterince anlatıyor zaten zorlukları..Ulaşması zor olunca bisiklet aşka döndü hepimizde.Başka ülkelerde ulaşım aracıyken bizde aşk oldu buğazımıza düğümlenen cümleler oldu ahhhh ulannn oldu.....Derya Abi yazın harikaydı teşekkürler
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  8. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Okuyup mesaj ileten herkese de bizden sevgi ve saygılar.Bisikletin bizim kuşak için ne anlama geldiğini ,özellikle gençlere anlatmak,yaşıtlarımda da küçük bir nostalji yaratmak istedim.Sevgiyle kalın.
     
  9. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Derya abi yazını sabah erken saatlerde işe gitmeden okudum sadece teşekkür ile yetindim şimdi yazayım.Çok güzel anlatmışsın sanatçı kişilik devreye girmiş.Bende 3 ay önce jant seti (rs10)alabilmek için bağlamamı satmıştım aklıma o geldi :) (25 yaşında bir heves aldım bence yeterli bir seviyeye getirdim fakat artık zaman ayıramadıgımdan hak etmediğimi düşünerek öğrenci bir kardeşime değerinin çok altında sattım) Sonra ilk bisikletim sünnet hediyem pinokyom geldi :) (yıl 1981) Alman kontra bisikletim beldesan cobram (5 vites dile kolay :) ) jant tellerine taktığımız boncuklar gidona takılan rüzgar gülleri eski iç lastikten leğen eşliğinde yapılan yamalar :) teker göbeklerine takılan süsler :) kırık pedalın miliyle aylarca bisiklete binmek ( o yıllarda sağlam pedal bulmak zordu pedal kırılır mili üzerinde binmeye devam edilirdi ) turu bilmem kaç kuruştan futbol sahası etrafında 3 tur bisiklete binmek :) Duygu yüklü her yazı insanda etkiler bırakıyor.Paylaşımın için teşkkürler.
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  10. Mutlu Onur ÖZDEMİR

    Mutlu Onur ÖZDEMİR Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Aralık 2011
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    43
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    Benim babam da bisiklet meraklısı e,tabi beni hiç sormayın doğuştan gelen bi sevdam var Ocak 2012 de !lk' defa profesyonel bi bisiklet adlım desem görgüsüzlüğe girer mi bilmem ama :) babam,arkadaşlarına bisikletin ne değerli şey olduğunu göstermiştir babamdan bahsetmemin sebebi bizde de ailece bisiklet sevdası var ve ilk amartisörlü bisikleti sürdüğünde diğer bisikletlerden 10 misli daha eğlenceli olduğunu söyler hep ama söylediğiniz gibi o zamanlarda bu tarz hem sağlığa yararlı hem az masraflı (diğer taşıtlara kıyasla) ; hem de eğlenceli şeylere sahip olmak zordu babam da ilk defa dağ bisikletine 30 yaşındayen binmiş :) Ç:) o zamanlara kıyasla biz çok şanslıyız bu arada yazınızdan hiç bahsetmedim çok güzel olmuş ellerinize sağlık :) :)
     
    Derya Keçeci bunu beğendi.
  11. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Konunun sonuna ekleyemedim.Bir sohbet esnasında tesadüfen Annemden öğrendim.4-5 yaşlarında Heybeliada'da oturduğumuz yıllar,bir bisiklet çarpmış bana.Gerçi ben hatırlamıyorum ama ilginç.Aşıyı o zaman mı aldık ne?