Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bisiklet Sevdası

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında cinosantancero tarafından paylaşıldı.

  1. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    Bisiklet ya da macera tutkusu ya da doğa sevgisi ne varsa aklınızda şiir, güzel söz, hikaye paylaşalım bu başlık altında...
     
  2. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    Baba Bana Bisiklet Al (Çocuk Şiiri)

    Sınıfımı geçtim bugün
    Baba bana bisiklet al
    Sevincimden uçtum bugün
    Baba bana bisiklet al

    Söz vermiştin geçen sene
    Buna şahit Fatma nine
    Mızıkçılık etme yine
    Baba bana bisiklet al

    Ali Dilki
    (www.antoloji.com' dan alıntı)
     
  3. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    haydi ama hikaye,şiir,fıkra... her şeyolur.içinde bisiklet geçsin yeter ki
     
  4. gurkankas

    gurkankas Onursal Üye

    Kayıt:
    20 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.655
    Beğeniler:
    1.393
    Şehir:
    Balıkesir/Merkez
    Seviye:
    arkadaşım bişeyeler yazmak kolay ama msn gibi anında cevap bekleme elbet birisi yazar bişey :in:
     
  5. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    başlığı açalı epey oluyor ondan yazmıştım
     
    gurkankas bunu beğendi.
  6. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    BİSİKLET

    dut dalından yaptığım,
    değnekten atım vardı.
    binince üzerine,
    rüzgâr gibi
    koşardı.

    bir de
    gemim vardı, kâğıttan
    açınca yelkenini,
    okyanuslar
    aşardı.

    ah!
    bir de
    bisikletim olsaydı...
    Mustafa Ökkeş EVREN
    (Gonca Dergisi'nden)
     
  7. cinosantancero

    cinosantancero Üye

    Kayıt:
    4 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    İZMİR,Marmaris
    Seviye:
    birazda tarih...(www.antoloji.com)

    İlk bisiklet' tanımlamasının tarih kitaplarında farklı isimlerle karşımıza çıktığını
    görüyoruz.
    Leonardo da Vinci'nin 1490'lı yıllara ait çalışmalarında bugünün bisikletine benzer bir çizime rastlanıyor. Ancak, sanatçının pek çok çizimi gibi, bu tasarım da gerçeğe dönüştürülmemiş. Bundan tam 300 yıl sonra, 1790'da, Fransız zanaatkar De Sivrac'ın geliştirdiği 'koşma makinesi' ortaya çıkıyor. 'Célérifére' olarak adlandırılan bu tasarım,
    iki tekerleğin bir direkle birleştiril-mesinden ibaret... 19. yüzyılın başlarında ise bisikletin kökeni olarak gösterilen, Alman Baron Karl von Drais'in 'koşma makinesi' ile karşılaşıyoruz.

    Drais'in 1817'de geliştirdiği, tümüyle ahşaptan imal edilen ve sonraları 'Draisienne' adıyla anılacak olan bu 'koşma makinesi', Fransız De Sivrac'ın makinesine çok benziyor. Ancak iki tasarımın arasında önemli bir fark var; Drais'in koşma makinesinde ön tekerlek sabit değil yönlendirilebilir... Bir ulaşım aracı olarak pek işlevsel olmayan
    'Draisienne' daha çok gençler için bir eğlence aracı olarak görülmüş. 1839 yılı, bisikletin evrimsel gelişimi için önem taşıyor. İskoç demirci Kirkpatrick Mac Millan, arka tekerleğe bağlanan ve döndüren krank düzenekli, pedallı ilk bisikleti geliştirmiş.

    Pek çok kaynakta bisikletin gerçek mucidi Mac Millan olarak gösterilse de bu tasarım İskoçya dışına pek çıkmamış. Bu yüzden, Fransız Pierre Michaux, 1850'li yıllarda geliştirdiği pedallı model sayesinde 'bisikletin babası' olarak biliniyor. 'Velocipéde' (velespit) olarak anılan bu modelde gövde ve jantlar tahtadan, tekerlek ise metalden imal edilmiş ve pedal doğrudan ön tekere bağlı. Pedal bir kez döndürüldüğünde ön tekerlek de bir kez dönüyor ve dolayısıyla 'Velocipéde' in hızı ön tekerleğin büyüklüğüne bağlı...

    'Velocipéde' bisikletin ticari anlamda ilk başarısıydı ancak bu tasarımın da bazı eksiklikleri bulunuyordu.

    Pedalın ön tekerleğe bağlı olma-sından ötürü verimli ve süratli bir sürüş elde edile-miyordu. İmalatçılar ve tasarımcılar daha uygun modeller için çeşitli geliş-tirmeler yaptılar. Bu çalışmalar İngiliz mühendis James Starley'in 1871'de geliştirdiği 'Peni-Çeyrek Peni'
    modelinde vücut buldu. İngiliz bozuk paraları peni ve çeyrek peni arsındaki boyut farkı göz önüne alınarak ön ve arka tekerlekler geliştirildi. Arka tekerleğin dört katı çapa sahip olan ön tekerleği, tüp şeklindeki yalın metal iskeletiyle ve kauçuk lastikleriyle 'Peni-Çeyrek Peni', bisiklet tasarımında hızlı ve verimli modellere giden yolda önemli bir aşamaydı. Ancak bisiklet tasarımı hala mükemmel değildi. Bisikletin bu yapısı binmeyi zor hale
    getiriyor aniden durma durumlarında kazalar meydana geliyordu.

    Lawson tarafından 1874'te geliştirilen 'güvenli bisiklet'te hareket bir dişli ve zincir takımı aracılığıyla arka tekerleğe aktarılarak, tekerlek çapları eşitlendi. Bu yeniliklere veteriner John B. Dunlop tarafından geliştirilen şişme lastikler eklenince önceki modellerin pabucu dama atıldı ve bisiklet bugünkü şekline neredeyse kavuşmuş oldu.

    Bundan sonraki adımlar vites sistemlerinin geliştirilmesi hatta otomatikleştirilmesi ve bisikletin ağırlığını azaltan malzemelerin kullanılması şeklinde oldu.

    Bugün önemli bir spor dalı olan bisiklet aynı zamanda çevre dostu bir ulaşım aracı.
    Yakıt sıkıntısı ve verimlilik gibi kavramların tasarımda önem kazandığı günümüzde, bisiklet süren bir insanın hareket eden tüm canlı ve makinelerden daha az enerji harcadığı saptandı. Teknoloji şaheseri bisiklet, yeri doldurulamayacak bir buluş olarak kalmaya devam ediyor.