Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bir Dost! ..'

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Bir dost

    Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...
    "Nereden çıktın bu vakitte" dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan
    fırladığında;
    "Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...
    Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi
    köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin.
    ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına
    saklanabilmelisin.
    Kucaklamalı seni güvenli kolları,
    ...dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...
    En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin;
    gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
    Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış
    anlaşılmayacağını bilmeli.
    Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna
    girebilmeli.
    Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
    övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin,
    "hak ettim" diyebilmelisin.
    Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...
    Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş...
    Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
    Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş...

    * * *

    Böyle bir dostum var benim.
    Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız
    dertleşebildiğim.
    Kuşağımın en iyisiydi hilafsız...
    Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu...
    Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu... Ekmeğimizi ve acılarımızı
    bölüştük. Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük.
    Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk.
    Buluştuk geçenlerde...
    Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun:
    "- N'apıyorsun" diye sordum.
    "- Seyrediyorum" dedi; "çaresizce, öfkeyle, şaşkınlıkla ama sadece
    seyrediyorum".
    Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin, pespayelik yarışında ipi ilk
    göğüsleyenlerin zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti.
    İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü, kötülüğün ve yeteneksizliğin
    bunca ödüllendirildiği bir başka coğrafya var mıydı acaba?
    Okuldaki ideallerimizden, gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre; tozlu
    raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi...
    Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını
    boğmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi...
    Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde
    bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun
    farı olduğunu çok geç fark etmiştik.
    Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik.
    Krizde geçmişti bütün gençliğimiz; ve şimdi çocuklarımıza tek
    devredebildiğimiz, çok daha ağırlaşmış bir kriz...
    "- İşte" diye iç geçirdi kadim dostum,
    "...bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce..."

    * * *

    İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın...
    Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir
    salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli
    elleri...
    "Parkurun bütün zorluğuna rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları
    birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız" diyebilmeli...
    Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa,
    ama ümitvar bir yazıyı, yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından
    içeri atabilmeliyiz:
    "Bunu da aşacağız!
    İmza: Bir dost!.."

    candundar@superonline.com
     
    fangornents bunu beğendi.
  2. huseyinsak

    huseyinsak Aktif Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    178
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    Zeytinburnu, İstanbul
    Seviye:
    Abi bu Can Dündar'ın kitaplarından mı alıntı yoksa köşe yazılarındaki yazılardan mı?
     
  3. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Sevgili kardeşim cevabını şu similey'e tıklarsan bulacaksın..;) ilgin için teşekkür ederim..:)
     
  4. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Dostluğa dair Can Dündarın güzel bir yazısıdır.