Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bir bisiklet hikayesi, Çocukluk hayalleri..

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında FelixTheCat tarafından paylaşıldı.

  1. FelixTheCat

    FelixTheCat Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    625
    Beğeniler:
    533
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Chicago'da üretilen Schwinn bisikletleri, her çocuğun rüyasını süslerdi. 1895 yılında, bir Alman göçmen Ignaz Schwinn tarafından üretilen bisikletlerin çoğu da çocukların hayallerinde kalırdı. Son derece pahalı bu bisikletleri yoksul ailelerin oturduğu semtlerin sokaklarında görmek olanaksızdı. 1942 yılının 17 Ocak günü, tabelacı Marsellus'un bir oğlu gelir dünyaya. Çocuğa Cassius adı koyulur. Marsellus kılı kırk yararak kazanmaktadır geçim parasını. Çok geçmeden, Schwinn bisikletleri Cassius'un da hayal dünyasındaki tahtına oturur. Tabelacı Marsellus, 12 yaşına giren oğluna aldığı armağan ile evlerinin bulunduğu sokağa girdiğinde, çocuklar da ardına takılır. Çünkü, Cassius'un armağanı bir Schwinn bisikletidir! Kentucky'de, yoksulların yaşadığı semtte bir Schwinn bisikletinin ömrü çok olamaz. Cassius'u karakolda gözyaşları içinde görürüz! Bisikletinin çalındığını anlattığı polis memuru Joe Martin'e şunları söyler, hıçkırıklara boğularak: "Eğer o hırsızı yakalarsam kimse elimden alamayacak. Onu sabaha kadar kırbaçlayacağım!" Martin, çocuğun hayatını değiştirecek bir teklif sunar: "Bak evlat, benim bir boks salonum var. Oraya git ve boks öğren. Hırsızı yakalayınca da kırbaçlamak yerine bir güzel pataklarsın." 1960'da, Roma Olimpiyatları'na katılacak ABD boks takımı seçmelerinde görürüz, 18 yaşındaki Cassius'u. Olimpiyat takımına seçilse de buna sevinemez. Çünkü, Cassius uçaktan çok ama çok korkmaktadır. Hayatının bu en önemli spor organizasyonuna katılmak istese de uçak korkusu onu nakavt eder ve takımdan çekilir. Ne var ki, onun dünyanın en iyi boksörü olacağına inanan antrenörleri sabah akşam dil dökerler kapısında. Sonunda Cassius, uçağa binmeye ikna edilir. Ama bir şartı vardır!.. ABD boks takımını Roma'ya götüren uçakta tüm sporcuları koltuklarını arkaya yatırmış görürüz. İçlerinde biri var ki uçağa bindiği ilk andaki gibi dimdik oturmakta ve kaskatı kesilmiş şekilde ileriye bakmaktadır. Şartı gerçekleşen Cassius'tur elbette bu yolcunun adı. Genç boksörün sırtında uçağa binmek için ortaya sürdüğü şart, yani paraşüt takılıdır! Roma'dan altın madalyayla dönen Cassius, 1964'te hayatının en önemli maçlarından birine daha çıkar. Rakibi, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Sony Liston'dur. Bu maçı da kazanan Cassius Clay, 1975'te Müslüman olmaya karar verir ve adını Muhammet Ali olarak değiştirir!. Bir Amerikan askeri olarak Vietnam'a gitmeye karşı çıkan Muhammet Ali'nin elinden unvanı alınarak hapse atıldığında yer yerinden oynar. Protestolar karşısında çaresiz kalan Amerika, geri adım atmak zorunda kalır. Bu olay, dünya barışı adına Muhammet Ali'nin kazandığı en önemli maçtır. Ne yazık ki, onun bu tavrını Amerika'nın Irak işgali sırasında anımsayan çok azdır. Kentucky'nin bir kenar semtinden Schwinn marka o bisikleti çalan hırsız, 12 yaşındaki Cassius'a dünya ağır siklet boks şampiyonluğunun yolunu açtığını elbette bilemezdi. Günümüzde yapılan hırsızlıklar, kimleri, nerelere taşıyor dersiniz!? Zamanınızı çalmadığıma inanarak son sözü hırsızların en büyüğü Al Capon'a veriyorum: "Çocukluğumda Tanrı'ya her gece bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Baktım böyle olmuyor, ben de tuttum bir bisiklet çaldım ve geceleri Tanrı'ya beni affetmesi için dua etmeye başladım!"

    Sunay Akın
     
  2. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.457
    Beğeniler:
    40.867
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    o bir siyahtı ,rengi kara
    afrikadan ataları geldi
    hemde ayaklarına zincir bağlandı
    kara derililer para ile satıldı,
    köle idiler
    pamuk tarlalarında acı ile dolu hayatlarında şarkılar söylediler
    blues böyle doğdu ,
    acı çekmekten doğdu blues müziği,
    pamuk tarlalarında karın tokluğuna çalışan derisi siyah insanlar ,
    abd nin karanlık yılları idi.
    martin luther king çıktı ortaya haykırdı
    insanlar hür doğarlar hür ölürler
    fazla yaşamadı ,
    sonra malcom x geldi
    oda fazla yaşamadı ,
    new orleansta sokaklarda çalan siyah derili insanlar jazz 'ın ilk temsilcileri oldular
    jazz ,karmaşık seslerin uyumu ,
    ve bir trompet ustası miles davis
    haykırdı ,
    derimin renginden ötürü istediğim lokantada yemek yiyemiyorum,
    nice siyahlar geldi jazz müziğinde
    charlie parker,
    stanley clarke
    dizzy gillispie
    billy cobham
    vs vs
    baskette -maratonda 100 metrede siyah ve hep siyah

    derisi tunç renginden olanlar ise bu kıtanın gerçek sahipleri idi,batı uygarlığını hiç mi hiç anlamamışlar idi
    ne kültürünü anladılar ne de ekonomilerini
    dolarları ısınmak için yaktılar
    onlar kimmiydi
    apaçiler
    komançiler
    siyular
    arapaholar
    dakotalar
    vs vs
    abd
    abartılmış bir uygarlığın temsilcisi,,
     
  3. ERTUNGA

    ERTUNGA Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    602
    Beğeniler:
    515
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    I have a dream.......
     
    Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  4. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.457
    Beğeniler:
    40.867
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:

    evet evet
    bir düşüm var dedi martin luther king ,ve tabi kennedy o da idealist idi ,ama yaşatmadılar ,
     
  5. ERTUNGA

    ERTUNGA Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    602
    Beğeniler:
    515
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Kudret abi çok derin konular JFK ve MLK bu işlerin arkasında kimi ararsan var .....Neyse MLK o meşhur konuşmasını müsadenle yazıyorum...... I have a dream that one day this nation will rise up and live out the true meaning of its creed: "we hold these truths to be self-evident: that all men are created equal."

    I have a dream that one day on the red hills of georgia the sons of former slaves and the sons of former slave owners will be able to sit down together at the table of brotherhood.

    I have a dream that one day even the state of mississippi, a state sweltering with the heat of injustice, sweltering with the heat of oppression, will be transformed into an oasis of freedom and justice.

    I have a dream that my four little children will one day live in a nation where they will not be judged by the color of their skin but by the content of their character.

    I have a dream today.

    I have a dream that one day, down in alabama, with its vicious racists, with its governor having his lips dripping with the words of interposition and nullification; one day right there in alabama, little black boys and black girls will be able to join hands with little white boys and white girls as sisters and brothers.

    I have a dream today.

    I have a dream that one day every valley shall be exalted, every hill and mountain shall be made low, the rough places will be made plain, and the crooked places will be made straight, and the glory of the lord shall be revealed, and all flesh shall see it together......Çevirisi :....evet… bir hayalim var benim…

    gün gelecek, bu ulus ayağa kalkacak ve kendi inanç değerlerini tam anlamıyla yaşayacak. şu husus apaçık ortadadır ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.



    bir hayalim var benim!…



    gün gelecek, bir zamanlar köle olanların evlatlarıyla yine bir zamanlar köle sahiplerinin evlatları, georgia’nın kızıl tepelerinde, birlikte kardeşlik sofrasına oturabilecekler…



    bir hayalim var benim…



    gün gelecek, mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların ateşiyle bunalmış olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek…



    bir hayalim var benim…



    gün gelecek, dört büyük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar…



    bugün bir hayalim var benim…



    gün gelecek, alabama eyaleti, şirret ırkçıları ile, ağzından hep müdahale ve yasaklar yönünde sözler dökülen valisi ile, o eyalet bile, minicik siyah erkek ve kız çocuklarının, minicik beyaz erkek ve kız çocukları ile, kardeşçe el ele tutuşabilecekleri bir yer olacaktır…



    bugün bir hayalim var benim…



    evet, bir hayalim var…! gün gelecek, özgürlüğümüzün önünde birer engel olan bütün vadiler yükselecek, bütün dağlar eğilecek, engebeli yerler hizaya gelecek ve allah’ın yüce şanı yeryüzüne inecek ve bütün canlılar bunu hep birlikte göreceğiz.
     
  6. FelixTheCat

    FelixTheCat Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    625
    Beğeniler:
    533
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Yaşamın dini,dili, ırkı, rengi olmaz!
     
  7. Ali Ceylan

    Ali Ceylan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    2 Nisan 2013
    Mesajlar:
    460
    Beğeniler:
    93
    Şehir:
    İstanbul/Esenler
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Vay be :).Bizim polislerimiz bisiklet lafını duyunca takmaz bile bisikleti çalınanları.
     
  8. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.457
    Beğeniler:
    40.867
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:

    benimde bir hayalim var ,,
    tüm dünya insanlarının arabın rusun amerikalısının çinlinin afrikalının ve japonun,moğolun ,avrupalısının ve türkün ve tüm dünyada yaşayan etnik grupların samiyenlerin vs vs
    ve tüm dini etnik grupların budistlerin hristiyanların hinduların müslümanların yahudilerin tüm dünyayı eşitçe ve hakça paylaşmaları ,
    ama 5000 yıllık insanlık tarihi boyunca hep savaş hep savaş
    bu gezegen bir savaş gezegeni ,
    başka bir gezegene gidecek halimizde yok ,
    ilk insan ilkel insan hemcinsini su meselesi yüzünden öldürdü,
    bir suyu paylaşamadılar,
    homo sapiensler ile kro magnonlar çarpıştı homosapiensler gelişmiş mızrakları ile işi bitirdiler
    1 milyon yıl öncesi hikaye bu ise ,
    değişen ne ?????????????????????
    insanın gelişmemiş bi yaratık olduğumu ortaya çıkar ,
    aklını kullanan, ama farklı dilden konuşana asla acımayan bir varlıkmı söz konusu ,
    bence öyle ,
    5000 yıllık bilanço çok ağır milyonlarca insan savaşlarda öldü ,
    ne için ,
    komşusunun değerli topraklarını ele geçirmek için asla paylaşıma gitmedi
    bundan sonrada yüksek bir bilince insanlığın yükseleceğini zannetmiyorum
    eskiden homosapienslerde mızraklar var idi şimdi teknoloji harikası savaş araç ve gereçleri
    değişen
    hiç bişey ,,
     
    ERTUNGA bunu beğendi.