Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bir anııı okuyalımm...

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında Önder Özdoğan tarafından paylaşıldı.

  1. Önder Özdoğan

    Önder Özdoğan Onursal Üye

    Kayıt:
    25 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.329
    Beğeniler:
    1.290
    Seviye:
    BİSİKLET

    Liseyi bitirdiğimde boyum 1.54 cm.di. Evet gırgır geçmiyorum. Bakmayın şımdi 1.80 olduğuma.O yılları anımsayınca hala yaşadığım karabasanlar aklıma geliyor. Yere bakardım. Yer burnumun dibinde. Nah şurada duruyor. Bir kızın yanına gidip arkadaşlık teklif filan edemezdim. Yanlış hatırlamıyorsam Türkiyede kızların boy ortalaması o yıllarda 1.60 dı. Şimdi bu sınır sanırım biraz yükseldi. Neyse durum ortada işte kızların ortalamasından daha aşağıda boya sahip olduğumdan sorunlu olup çıkmıştım. Pertevniyal Lisesi son sınıfını okuyorum. Ne yapayım diye kara kara düşünürken aklıma beden eğitimi öğretmenim Metin ERKUŞ'a danışmak geldi. Kendisini ağabey gibi yakın hissettiğimden derdimi ona açmaya karar verdim. Beni dinledikten sonra şöyle bıyık altından güldüğünü anımsar gibiyim. Neyse canım şimdi yazarken zaten ben de gülüyorum halime. Bana dedi ki: "Memet... Ya basketbol oyna, ya da bisiklete bin. Basketbol neyse de bisiklet konusunda biraz şaşırdığımı görünce de ilave etti. Senin yaşındakilerde boyu uzatır. Boy 25 yaşına kadar uzayabilir. Ama unutma; Otobüse yetişmek için koşmak spor değildir. Bir çalışmanın spor olması için düzenli yapılması gerekir."

    1970 lerin başı. O zamanlar henüz "Beyaz Gölge" dizisi televizyonlardan yayınlanmadığından öyle her okulun bahçesinde veya köşe başlarında basket potası yok. Yok ama bizim kömürlükte babamın abime aldığı ama onun bir heves kullanıp daha sonra bozulunca bir köşeye bıraktığı Polonya malı Zapka marka bisiklet var. Ben onu alıp bir güzel tamir ettikten sonra başladım pedal basmaya. Mevsim yaz ve biz o zamanlar Fatih'te oturuyoruz. Hocanın dediği gibi başladım çalışmaya. Saat 4 veya 5 civarında atlıyorum bisikletin selesine, Saraçhane, Aksaray, Yenikapı, Sahil yolundan Ataköy yapıp bir meyva suyu içtikten sonra gerisin geri dönüyorum. (Meyva suyu dedim de sırası gelmişken ilave edeyim. Düzenli uyku ve dengeli beslenmek de önemli. Mesela yatarken bir bardak süt içmenin büyüme hormonunu tetiklediğini duydum. Meyva sebze ve protein düzenli alınmalı. Hazır internettesiniz bu boy uzamasına beslemenin etkilerini biraz araştırıverin. www.google.com.tr ne güne duruyor? ) Hava şartları elverdiği günlerde ben bunu 3 sene yaptım. Sonuç: Bildiğiniz gibi. 1.80 boy ama bisikletten dolayı sadece bacaklarım(1.10 cm.) ve kollarımın boyu uzamış oldu.


    Hayatımın en güzel yılları o yıllardı diyebilirim. Öncelikle boyumun giderek uzaması moralimi yerine getirmişti. Sahil yolunda bisiklet çalışırken diğer bisikletli kişilerle tanışıp yeni arkadaşlar ediniyorken doğal olarak bunların arasında kızlarında olması çalışmanın sürekliliği konusunda itici bir etken oldu. Arkadaş gurubumuzla birlikte hafta sonları uzak mesafelere de pedal basıyorduk. O zamanlar yeni yeni parlamaya veya diğer bir deyişle beton yığını haline gelmeye başlayan Kumburgaz'a veya Şile'ye geziler düzenliyorduk. Güney'e bir gezi yapalım dedik ama bir türlü gerçekleşmedi. Hala yanarım gitmediğimize. En uzak gittiğim mesafe Tekirdağ'dır. O zamanlar bisiklet olarak en tanınmış marka Pejo. Ortada ne Şimano vitesler var. Ne de Dağ bisikletleri. Aslında şu dağ bisikletleri hakkında bir iki söz söylemek gerekir. Bilen bilmeyen alıp kullanıyor. Veya çocuklarımıza alıp veriyoruz. Ama tekerlek lastikleri toprak zeminlere uygun yapıldığından asfalt zeminlerde sürtünmeyi arttırdığından gençleri gereksiz yere yormaktan başka bir işe yaramaz. Onun için tekerlek seçimini iyi yapmalı ve gençleri uyarmalıyız derim. Son olarak şunu söyleyebilirim ki; Bisiklet bedendeki pekçok kas gurubunu çalıştırması açısından iyi bir spor olduğu gibi refleksleri arttırıcı özelliğini ile de beyni sürekli çalıştırmasını gözardı etmememeliyiz. Çocuğunuzun boyunun uzaması için buluğ çağından önce ve hemen bitiminde düzenli olarak çalışmasını önerebilirim. Ama öncelikle Metin ERKUŞ öğretmenin sözünü unutmayalım. "Otobüse yetişmek için koşmak spor değildir."

    saygılarımla....
     
  2. Murat CER

    Murat CER Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.072
    Beğeniler:
    1.264
    Seviye:
    anlatım için teşekkürler...

    konu taşınmıştır.
    ;)
     
  3. Barbaros

    Barbaros Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Eylül 2004
    Mesajlar:
    612
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Güzel bir yazı teşekkür ederiz paylaştığın için :)