Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

bir amerikan efsanesi

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Kudret Kurtcebe tarafından paylaşıldı.

  1. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.469
    Beğeniler:
    40.873
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    On dokuzuncu yüzyılda yaşamış Amerikan kızılderili lideri. Beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınmıştır.

    Hayatı (1829-1909)

    Geronimo (jur-ahn`’-moh) veya diğer adıyla Goyathlay olarak adlandırılan bölgede , günümüzde Yeni Meksika1829 yılında doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi. Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise Jerome derlerdi. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti. Sonora-Arispe’deki Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu. Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler arasında en çok saygı duyulan apacheler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu. Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman: tıp adamı – şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entellektüel bir lider olmasını sağlamıştı. Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.

    Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı. Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett, dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikayesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.” Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da öldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü. Öldükten sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka tarafına gömülmüştü fakat ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi. Çünkü o bir efsaneydi ve efsaneler ölmezdi.

    Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill – Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı dağlardadır.


    [​IMG]

    sağ baştaki geronimo dur

    severim apaçileri
     
    Hasan Kuru, krankmili, sertel ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  2. sado

    sado Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    738
    Beğeniler:
    1.645
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Tatanka Yotanka'dan sonra şimdi de Geronimo:D
     
    cedrick41 ve Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  3. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.469
    Beğeniler:
    40.873
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    o kadar şef varki tatanka yotanka- oturan boğa demek
    ve kızıl bulut
    bunların içinde en savaşcı en gözü kara son direnişci goyatlay meksikalıların dediğini kendiside kabul etmemiştir yani geronimo adını öyle hissediyorum belkide lakabını sevmiştir geronimo ama goyatlay daha güzel
    oturan boğanın sonu kötü bitti kızılderili polisleri tarafından hemde kendi ulusunun insanları tarafından öldürüldü gözü çıkarıldı asla amerikalıları vede avrupalıları affetmiyeceğim bu sözüm kendi kendini eleştiren batılılar için geçerli değil bunlardan biri rudolf kaiser dir onun kitabı tanrı taşta uyuru okudum
    evet o kitabı devirdim hristiyanlarla kızılderililerin farklı bir biçimde dünyaya bakışlarını irdeliyordu okunması gereken bir kitap birde kızılderli bilgeliği o kitapta çok güzel ve kızılderili tarihini anlatan kalbimi vatanıma gömün
    beni etkiledi o kızılderili tarihini herkesin ibretle okuması daha doğrusu bütün ulusların ibretle okuması gereken bir kitaptır bir ulusu orda topla tüfekle kahpece yok ettiler ve bunun adınada amerikan tarihi dediler general custer ın şanlı ölümü herkesin ibretle öğrenmesi gereken bir olaydır bütün amerikan bayrağı altında olan kızılderili köylerine ateş açılmayacağına dair anlaşma yapmış bir generalin bir gecede kara kazanın kabilesini yok etmesine ne buyrulur
    evet akabinde siyuların arapahoların ve çeyenlerin gazabına uğraması
    mavi tepede kıstırılan custer ın bütün askerleri öldürülür oturan boğa özellikle general custer ın sona bırakılmasını ister
    ve en son kurşunlar ve oklar hedefini bulur bu gününün amerikan tarihinde
    custer -okunuşu kastır- dan kahraman diye bahsedlir ama ne kahraman
    papuçlarımın kahramanı
     
  4. Aybars Öge Sürücü

    Aybars Öge Sürücü Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.548
    Beğeniler:
    1.509
    Şehir:
    Izmir / Istanbul
    Seviye:
    Amerikalılar her ulusa bir soykırım yapıştırır beğenmiyorsa; ama ne kendi tarihlerinden bahsederler kanlı ve zalim toprak öykülerinden, ne de "Dünya'nın Jandarması" olmaktan vazgeçerler.

    Koskoca kıtaya bir tek kızılderililer mi fazlaydı? Toprak ta kaynaklar da hepsine yeterdi ama gözü yemez Avrupalı'nın o korkuyla yaşamaya...
     
    felis911, cedrick41 ve Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  5. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.469
    Beğeniler:
    40.873
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:

    evet doğru çok doğru
    bir lafım var severim tüm uluslar sabıkalıdır sabıkasız ulus yoktur onun için
    hepimiz bütün dünya insanları geçmişte yaptıklarımızdan dolayı birbirimizden özür dilemeliyiz almanlar yahudilerden ingilizler hintlilerden japonlar çinlilerden savaşta ölmüş onca masum bebelerin yaşlı ihtiyarların suçu neydi atom bombasını nagasakiye ve hiroşimaya atanlar hiç düşünmediler aşağıda kundaktaki japon bebeğiciğini bu kadar zalimlik ne için
    biz diyoruz ki dünya insanları savaşcı politikalarından bir an önce vaz geçsinler
    hiç kimse bir başkasının topraklarının zenginliklerini sömürmesin evet şimdi hemen bütün dünyayı eşitçe ve hakça paylaşalım
     
    cedrick41 bunu beğendi.
  6. Ahmet Bolgi

    Ahmet Bolgi Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    813
    Şehir:
    Çayyolu- Yaşamkent/ANKARA
    Seviye:
    konuşurken hep böyle deniyor herkes barışçı kesiliyor ama son yapılan seçim sonuçlarına bakıldığında dünyada radikaller ve aşırı uçlar yükselişte.

    insanoğlunun içindeki BEN olduğu sürece barış içinde bir dünya imkansız görünüyor. aslında amerikayı yeniden keşfetmeyede gerek yok. Atatür' teşhis ve tedaviyi 100 sene önce koymuş. " yurtta sulh dünyada sulh" bunu derkende Hatay'ın bağımsızlığı gündeme geldiğinde başta Fransızlar olmak üzere dünyaya " bana çizmelerimi yeniden giydirmeyin" demiştir.

    sözün özü; eğer barış istiyorsan sana saygı duyulmasını sağlayacak güce sahip olmalısın gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse askeri.
     
    Kudret Kurtcebe ve cedrick41 bunu beğendi.
  7. cedrick41

    cedrick41 Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.168
    Beğeniler:
    1.565
    Şehir:
    izmit-merkez
    Seviye:
    Amerikamı silahını bırakacak :D
    Benim cici silahımı seyredin,hemen her evde bir silah var ve kapılar kilitli
    oysa yukarıda kanada var ne silahı adamlarda kapı kilitleme bile yok amerika kendinden korkuyor sen kızılderilileri öldür zenci beyaz ırkçı yaklaşım yap dünyada karıştırmadığın halt kalmasın japonlarla papaz ol almanlara savaşa gir vietnam ırak ı karıştır tatbikatta türk savaş gemisi muavenete yanlışlıkla oldu diye füze gönder ırakta askerimizin başına çuval geçir irana müslüman devletlere kafa tut ermenilerin yanında dur kendinden küçük ülkeleri sömürmeye çalış kendi çıkarların doğrultusunda sonrada amerika büyük ülke aç kapılarını insan al her milletten kapıda insan seç sen giremezsin diye böyle oluncada benim cici silahım lan ülke bozuntusu senin bir ortak benliğin yok bir vietnam savaşın,ırak savaşın,kuzey güney savaşı birde pearl harbor baskını varmı ortak tarih hep filimler bunun üzerine çevrilmiştir kanunlar polis direk silah kullanır hepsi çelik yelek giyer türkiyede görülmüşmü her polisin çelik yelek giydiği amerikada 50 milyon kişi sokaklarda yaşıyor özgürlükler ülkesi bumu özgürlük bumu efsane benim cici silahım:boese157:
     
    Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  8. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.469
    Beğeniler:
    40.873
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:

    doğru teşhis bravo
    evet bir kere oy kullandım rahmetli ecevite oy verdim ben 70 lerde oy kullanmadım şimdi bana kızacaksınız ama vermedim işte
    neyse ego çok doğru insanın içgüdüleri egoya dayanıyor yada şöyle diyelim egomuzu yenemiyoruz evet gene doğru bir teşhis ne kadar karşı da olsak dünya vahşi bir orman bu ormanda ne yazıkki silahınız güçlü olmalı ne kadar da tasvip etmesemde -aslında tabi tasvip etmiyorum silahlı ve sınırları olan bir dünyayı -ama gel gelelim kazın ayağı öyle değil malesef evet bu ülke nükleer silahlara sahip olsa ne amerika nede rusya bize tepeden bakabilir nede avrupa birliği biz masaya eşit şartlarda otururuz
     
  9. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.469
    Beğeniler:
    40.873
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    dostum evet seyrettim benim cici silahımı birde fahrenhayt 9-11 ide maykıl mor -türkçe yazdım -
    rothschild kim diye girdim intrernete vay anasını bir de ne göreyim
    200 yıldır dünya tarihini yazmış bu aile mayer rothschild bir alman yahudisi
    ve oğulları- beş oğlu dünyanın en büyük bankerleri oluyor ve savaşları finansa ederek devletlerden güçlü hale geliyorlar ibretle okudum
    bunlar savaş tacirleri aynı zamanda bir çok petrol şirketlerini finanse etmişler ben ce bu rothschild ları incelemek gerekiyor

    aşağıda internetten aldığım satırlar var çok ilginç tarih baştan anlaşılmalı

    .Mayer Amschel Rothschild (23 Şubat 1744 – 19 Eylül 1812), Almanya doğumlu Yahudi girişimci ve iş adamıdır.

    Modern bankacılığın ve küresel ekonominin kurucularından kabul edilir. Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur. Almanya'da ufak tefek bankerlik işleriyle başlamıştır.Daha sonra İngiltere'ye göç eden Mayer Amschel Rothschild 5 oğlunuda Londra, Paris, Frankfurt, Napoli ve Viyana'ya göndermiştir. Bankerlikle temeli atılan Hanedanlığın bu sayede inanılmaz bir bilgi ağı oluşmuştur. Savaş ticaretleri ve ün kazanmaları ise Napolyon'un İngiltere ile yaptığı Waterloo savaşı ile başladı. Waterloo savaşında İngiltere'ye mal kaçıran ve birlikleri finanse eden Nathen Mayer Rothschild,bu dönemde bir yandan savaşı finanse ederken diğer yandan da hükümetlere yüksek faizle borç veriyordu. Waterloo savaşı'nın sona ermesini ve Napolyon'un kaybettiği haberini kurdukları geniş istihbarat ağı sayesinde ilk olarak Rothschild'ler öğrendi. Nathen Mayer Londra borsasında elinde bulunan bütün hisseleri satmaya başladı. Bu da Napolyon'un savaşı kazandığı izlemi doğurdu. Diğer herkes de Nathen Mayer Rothschild'i izleyerek hisselerini satmaya başladı. Nathen bir yandan da bu hisseleri toplattı. Ertesi gün Napolyon'un savaşı kaybettiği haberi geldi. Rothschild'ler bu bilgi sayesinde bir gecede büyük bir servet elde etti. Ayrıca Nathen Mayer kardeşleri sayesinde İspanya'da bulunan İngiliz ordusunu finanse etmek amacıyla Fransa'dan altında taşıdı. Bu çabaları Nathen Mayer Rothschild'e İngiliz hazinesinin temsilcisi unvanı kazandırdı. Ayrıca bu sayede Rothschild ailesi üyeleri İngiliz meclisine girmiş ve Baron unvanı almıştır. Savaşın sonunda ise Rothschild ailesi Fransa'ya borç vermeye başlamıştı. Avrupa'da bir çok hükümeti borçla haraca bağlayan Rothschild Hanedanlığı Afyon Savaşları sayesinde Uzakdoğu ile tanıştı. Bu dönemde Çin'de afyon ticareti yapan İngiliz tüccarlar Çin İmparatorluğu ile ters düşmelerinin ardından İngiliz Kraliyetinin desteğini almak için Rothschild'lere başvurmuşlardı. İngiliz Kraliyetini ikna etmeyi başaran Lord Rothschild Afyon Savaş'nıda finanse etmeye söz verdi. Çin'in mağlubiyeti ile biten savaşın ardından Rothschild ailesi, İngiliz hakimiyetine geçen Hong Kong'un kontrolünüde yardımlarının karşılığı olarak aldı. Burda kurdukları HSBC Bank (Hong Kong Shangai Bank Corporation) sadece Rothschild'lerin para baronluğunun dünya üzerinde tescillenmesini sağlamamış aynı zamanda afyon ticareti de Rothschild'lerin tekeline geçmiştir. 19.Yüzyıl Rothschildler için çok yoğun geçmiştir. Almanya'da sanayi devrimi sonrası SİEMENS, AEG, BOSCH gibi bir çok şirketin kuruluşunu finanse etmiştir. Ayrıca bir yandan da Amerika kıtasına geçerek altın uğruna yerli katliamlarında önemli rol oynamıştır. Amerika kıtasının yeraltı zengiklerini keşfeden Rothschildler ilgilerini altın ve diğer madenlere kanalize ettiler. Osmanlı topraklarının çözülmeye başlamasıyla birlikte Rothschild'ler iki koldan Ortadoğu'ya sızmaya başladılar. Bir kolunu Irak'ın oluşturduğu sızmanın en önemli nedeni Mezopotamya'daki zengin petrol kaynakları oluşturuyordu. BP ve ROYAL DUTCH SHELL ile Irak pazarına girdiler. Diğeri ise bölgenin güneyinde siyonizm'i siyasal ağırlık merkezi haline getirerek sızmaya başladılar. Filistin topraklarının Osmanlı'dan ayrılmasıyla harekete geçen Lord Rothschild İngiliz hükümetine baskı uygulayarak Balfour Deklerasyonu 'nu yayınlatmayı başardı. Ayrıca diğer tarafdan da Filistin topraklarının satın alınması için 2 milyon Sterlinlik bir fon oluşturdu. Böylece Filistin topraklarının en verimli yerleri Yahudilerin eline geçmiş oldu. Ayrıca 2.Dünya savaşında Rothschild'in parası HİTLER'e sermaye olmuştur. I.Dünya Savaşından sonra ekonomik anlamda adeta yerle bir olan Almanya'nın yeniden inşasıda Amerika'lı finans çevrilerine ihale edildi. Başta J.P Morgan olmak üzere Rothschild'lerin Amerika'daki uzantıları olan finans kurumları önce " Dawes planı " sonrada "young planı" ile 1924 yılından sonra Almanya'yı adeta paraya boğdu. Böylece Hitler 'in inanılmaz yükselişine zemin hazırladı. Hitler'in savaştan önceki yıllarda inanılmaz savunma harcamaları ve büyüyen askeri gücü Rothschild hanedanlığının yardımı ve onayıyla oluşturuldu. Amerikalı tarihçi Anthony C. Sutton 'un "Wall Street ve and the Rise of Hitler" adlı kitabında bu denetimi özetlerken Amerikalı finans kuruluşlarının sadece Almanya'nın yeniden yapılanması için değil bilinçli bir şekilde Hitler ve onunla birlikte yeni bir canavarın doğuşunuda sağladıkları iddaa ediliyor. Ayrıca başka kişiler tarafından bu sayede İsrail'in kuruluşuna bir zemin hazırlandığı, Afrika'da ise elmaslar için iç savaşları desteklediği iddaları vardır. Cecil Rhodes öldükten sonra vasiyeti incelendiğinde de Beers elmaslarını çocuklarına değil, Hanedana bağışladığı görülmüştür. Rothschild ailesi son 200 yıldır, dünyanın en zengin ve nüfuzlu ailesidir. Tek başına birkaç büyük devlet kadar güçlü olduğu iddia edilebilir. 2007 yılında, servetleri 6-7 trilyon dolar, kontrol ettikleri para ise 12-14 trilyon dolar olarak tahmin edilmektedir. İngiliz merkez bankasını yaklaşık 80 yıl boyunca yönetmişlerdir. HSBC Bank, Royal Bank of Scotland, Banco Santander, J.P.Morgan-Chase, De Beers, Rio Tinto, Ing Group ve Avıva en çok tanınan ve bilinen şirketleridir. Rockefeller ailesinin kurulmasını finanse etmiş, bu sayede de halen Citigroup,Standart Oil, Exxon-Mobil, Chevron gibi şirketleri de dolaylı olarak kontrol etmektedirler. Dünya elmas ticaretinin %90'ı, altın ticaretinin % 40'ı, kömür-bakır-uranyum-aluminyum ticaretinin de % 15'i bu aile tarafından yapılmaktadır. 2001 yılında kapanmış olan Osmanlı Bankası ile 2000 yılında Fransız devletine sattıkları BNP Paribas' ın da kurucuları ve sahipleridir. Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.Aile işaretinin üstünde bulunan yazı tıpkı illuminati ve masonik derneklerde olduğu gibi ordo ab chao ( kaostan gelen düzen) 'dir.
     
    emre yılmaz ve cedrick41 bunu beğendi.
  10. cedrick41

    cedrick41 Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.168
    Beğeniler:
    1.565
    Şehir:
    izmit-merkez
    Seviye:
    evet kudret abi resmen sömürgemenlik
     
    Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  11. emre yılmaz

    emre yılmaz Üye

    Kayıt:
    22 Mart 2009
    Mesajlar:
    59
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    buna bir de ek olarak şu linke göz atmanızı öneririm
    HTML:
    http://menkibeler.blogspot.com/2008/05/kresellemenin-madencilikteki-amiral.html
     
    Kudret Kurtcebe ve cedrick41 bunu beğendi.