Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ben ne dediğimi biliyor muyum?

Konu, 'İstanbul Anadolu' kısmında G. Sipahi tarafından paylaşıldı.

  1. G. Sipahi

    G. Sipahi Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    20
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    İstanbul Anadolu
    Seviye:
    Aslında en son söylenecek şeyi en başında söyledim, sizleri ve kendimi yormamak için...
    Anlatacak o kadar çok şey, soracak o kadar çok soru var ki, hangisini nereye yazacağımı, nereden başlayacağımı bilemedim. Şimdiden olacakların farkındayım, bu yazı tam anlamıyla bir çorba olacak. Muhtemelen bu yazı ilerledikçe siz de "sen ne diyorsun kardeş?", "yanlış bölümde yazıyorsun" diyeceğiniz içindir ki, şimdiden cevaplıyorum: "Ben ne dediğimi biliyor muyum?"

    Bu arada uyarmadı da demeyin; bu yazıyı okumak size hiç bir şey kazandırmayacak. Çekirdek çitlemek gibi bir şey... Çok vakit alır ama elde var sıfır. Sonra bana kızmayın bunca satırdır ne yazdın, ana fikir nedir demeyin... Zira ben ne dediğimi biliyor muyum?

    Onküsurlu yaşlarımdaydım, Bulgaristan'dan gelen muhacirler, yanlarında getirdikleri bisikletleri Edirne Tren Gar'ında satarlardı. Oradan alınma, turuncu renkli, katlanır bir Bankah'tı ilk bisikletim. Gerçi okunuşu Balkan'mış lakin ben o zamanlar gördüğümü okurdum. Bankah'tı benim bisikletim; hem de kontra pedal! Ayna yapılarından olsa gerek, çok da hızlıydı kerata. Muadil bisiklet olan Pinokyo'ya tozunu attırırdı. Mecazi anlamda değil, gerçekten de tozunu attırırdı; zira o dönemde asfalt masfalt hak getire...

    Gel zaman git zaman, dünyanın kirlenmesiyle aynı hızda büyüdük. Üniversiteyi kazandığımda kendisinden ayrıldığım bisikletimin çalındığını, ilk final dönemi sonrasında eve dönüşümde öğrendim. Babamın dükkanının önünden çalmışlar.
    İstanbul'a geri geldiğimde, Bianchi Aspid alabilmek için para biriktirmeye başladım ve geçen zaman göreceli olmak kaydıyla, -kısa veya uzun- bir süre sonra ilk amortisörlü bisikletime kavuştum. Bisikleti sahilyoluyla Karaköy'den Fındıkzade'ye getirmesi iyiydi de; evin önünde bisikletin önünü kaldırdığımda ön lastiğin yerde sabit kaldığını görüp sadece maşanın havalandığını farketmek oldukça kötüydü. Hele bir de çatalın üstüne iniş vardı ki... İlk masraf o zaman çıkmıştı işte: yeni bir maşa. Hazır yeri gelmişken, vidaları sıkma zahmetine girmeyen sevgili satıcı abiyi tekrar yadetmekte bir sakınca görmüyorum. Zaten sigaraya başlamam da aşağı yukarı aynı döneme denk gelir. Ama bunlar birbiriyle bağımsız olaylar olsalar gerek...

    Bisikletimle bütünleşmem de aşağı yukarı aynı döneme rastlıyor zaten. Vardiyalı ve part time çalıştığım havaalanına gidiş gelişlerimi şenlendiren bir ulaşım aracı olmuştu artık Aspid'im. Kah sabahın altısında, kah akşamın onbirinde, kah gecenin ikisinde, Fındıkzade-Yeşilköy-Fındıkzade arasında gidip geliyordum. Kask denen şeyden haberim yoktu o zamanlar, eldiven olarak da eczaneden aldığım elastik bandajı sarıyordum ellerime... "Bizim oğlan deli" yakıştırmasına hak kazanmam ise bu sayede olmadı. Keşan-Yayla arasındaki 28 km.lik yolu bisikletimle gittikten sonra annem ve komşuları (ayrılmaz bir ekiptir kendileri) "ah be kızanım, minibüsün saatini mi bilmiyordun?", "yol paracıın mı yoktu?" tadında sorular sormaya başlayınca; "bizim oğlan deli" yakıştırmasının en kestirme yol olduğuna karar vermiştim. Makus talihime boyun eğip, deliliği kabullenmiştim.

    Tüm bu tablo, 1995 yılında ilk arabam olan yeşil tospaayı almamla bozuldu. İkinci plana atılmayı kabullenemeyen bisikletim, bir akşam kilitli bulunduğu ağaçtan kurtularak kaçtı. Gerçi arkadaşlarım onun çalındığını iddia ediyorlar ama ben onun ikinci olmayı kabullenemediği için evden kaçtığına inanıyorum. Çok gururluydu kendisi çook. Hatta bu yüzden "bizim oğlan zırdeli"liğe bile terfi etmeyi göze almıştım.

    Ne diyorduk; Aspid'im evden kaçtıktan sonra bir daha üzerine başka bisiklet koklayamadım. Ta ki 2001-2004 yılları arasında ağabeyimin bisikletine geçici olarak el koyuncaya kadar. Yoğun sigara kullanımına, 6 senelik verilen araya ve o bisikletin inanılmaz hantallığına bağlı olarak eski tempoma çıkamadığımı farkettim ve kısa turlarla günü kurtarıcı gezintiler yaptım. Ama sonuçta ısınamadım işte... O da bana ısınamamış olacak ki, eski sahibine geri döndü. Gerçi bu konuda, Bursa'da oturan ağabeyim "zorla gelip aldık bisikleti, utanmasan hiç vermeyecektin lan ne yüzsüzsün" dese de, ben bisikletin eski sahibini özlediği için geri döndüğünü düşünüyorum. Evet evet kesinlikle öyle...

    Eeee, "yaş gelip geçiyor, evlenmek lazım" dedik, gönlümüzü kaptırdığımız bir dilberle hayatımız birleştirdik 2007 senesinde. Kendisine sorduğum ilk sorulardan birisi bisikletle arasının nasıl olduğuydu. Çok usta değilmiş... Tek başına da gezilmez ki şimdi evin hanımı evde beklerken... Tüh beee'ydi... Hay Allah'tı... Ben öğreteyim'di... Ya düşersem'di... Birer bisiklet alalım'dı... Önce borçlarımız bitsin'di...
    Yıl oldu 2009. Borçlarımız bitmedi. Aksine Ağustos ayında ailemize katılacak olan Çınar Bebek'imiz masraflarımızı daha da artıracak belki... Belki mi dedim ben? Belkisi yok ki bu işin... Bir adet Cannondale fiyatına vitessiz, pedalsız bebek arabası aldınız mı siz hiç? Bir hidrolik disk seti parasına, sadece plastik ve bidiğiniz kumaşın eşsiz kombinasyonuyla oluşturulmuş araba koltuğu gördünüz mü rafta?
    Masraflar tabii ki artacak.

    Ama ne oldu biliyor musunuz? 1991 yılında başlamış olduğum ve 18 sene boyunca aralıksız içtiğim sigarayı 04.06.2009 tarihinde bıraktım (14 güne tekabül ediyor). Hazır sigarayı bırakmışken, ciğerlerimi en kolay ve en kısa sürede nasıl temizleyebilirim diye sordum kendi kendime... Ama sesli değil, sessizce sordum, çünkü artık "zırdeli" sıfatını daha fazla taşımak istemiyordum üzerimde. Aklıma tabii ki bisiklet geldi. Hem işe giderken yakıttan tasarruf, hem ciğer açma, hem de fazla yağların daha da artmasını engelleme. Üçü birarada. Şu anda her gün sigara alırmış gibi parasını kenara koyuyorum. Şimdiden 70 tl, sağ cebimden alınıp sol cebime transfer oldu bile. Bu transfer, sizin de tahmin ettiğiniz gibi bisikletin bonsevisi için biriktirdiğim para.

    Arabalarda bile disk fren kullanılmıyorken bıraktığım bisiklet teknolojisinde, gördüğüm gelişmeler dudaklarımı uçuklattı. Gerçi arkadaşlarım, sigarayı bırakınca ilk dört haftada ağızda aftlar görülmesinin normal olduğunu söylüyorlar ama ben bunun bisikletlerdeki teknolojik gelişmelerin bünyede yol açtığı uçuklar olduğundan eminim.

    Şu anda da her şeyde olduğu gibi, açgözlülük gitgelleri yaşıyorum. 400 tl bütçe ile çıktığım yolda, "osu da olsun", "busu da olsun", "şu da süppermiş", "e olmuşken o niye olmasın" eklentilerim nedeniyle, 800 liralara ulaştığımı gördüm. Sonra kendime reset attım. "Olum! Yükseltilebilir özellikte asgari özellikler" diye telkin ettim kendimi... Yine Kron XC500, Sedona Borla, Amoeba Hussar'a döndüm... Ya da dönemedim, çünkü Amoeba pahalı geliyordu. Bak gene karıştı araya Hussar... "Alamam abicim seniiii, pahalısın sen. Çık aradaaan". İşte ben bu ikilemleri, üçlemleri, hatta bazen dörtlemleri ha bire yaşıyorum bir haftadır. Şöyle gökten zembille bir bisiklet inse, cebimden bisikletin ederi kadar para eksilse, ben de deli gibi "o mu" "bu mu" "şu mu" "onun şusu var" "bunun busu var" sorularıyla kafayı yemekten kurtulsam...

    Sonra, bir konu açsam tanışma/Anadolu yakası bölümüne;
    "Ben Çekmeköy'deyim, yakında bisiklet alacağım, Dudullu OSB'deki işime gidip geleceğim" desem; tanışsam komşularımla...
    Bir konu açsam bisiklet seçimi bölümüne;
    "hangisi alayım" diye sorsam...
    Bir konu açsam İkinci el bölümüne;
    "arıyorum" diye yalvarsam...
    Bir konu açsam tanışma bölümüne;
    hiçbir şey anlatmasam; sadece "ben geldim" desem...

    Ben de aranıza gelsem...
     
  2. mahir aslan

    mahir aslan Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğeniler:
    80
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    bende sana hoşgeldin desemm dursam burda böyle açsam kollarımııı :)
    abi süpersin hiç sıkılmadan ve çok keyifle okudum mesajını umarım isteklerine biran önce kavuşursun özellikle çınar bebeğe :) herşeyin hayırlısını dilerim kardeşim :)
     
    emre azer, çirkin ve G. Sipahi bunu beğendi.
  3. globaldriver

    globaldriver Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2008
    Mesajlar:
    376
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    Dubai
    Adı:
    Ugur Bilgili
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Foruma hoşgeldiniz. Bende Sultanbeyli'deyim arasıra Çekmeköy-Madenlere geliyorum.
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  4. çağda ş

    çağda ş Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    126
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Leman okuyormuş gibi hissettim. :)
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  5. G. Sipahi

    G. Sipahi Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    20
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    İstanbul Anadolu
    Seviye:
    Teşekkür ederim, amin, ve hatta darısı başına :)



    Hoşbuldum.
    İlginç bir tesadüf var ki; biz de Çekmeköy-Çamlıktayız ve arasıra Sultanbeyli'ye geliyorum. En kısa zamanda tanışıp görüşmek dileğiyle...

    Bu iyi bi'şeyse teşekkür ederim :) Değilse de teşekkür ederim :) Her halükarda teşekkür ederim :)
     
  6. globaldriver

    globaldriver Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2008
    Mesajlar:
    376
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    Dubai
    Adı:
    Ugur Bilgili
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Görüşürüz tabi abi, bisiklet olarakta Madenlerdeki salıpazarının orada Kron bayisi var, Aydın abi o sana hem satış hemde servis olarak yardımcı olur.
     
  7. G. Sipahi

    G. Sipahi Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    20
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    İstanbul Anadolu
    Seviye:
    Aydın Abi ile dün görüştüm. Kron bayisi olmasına rağmen; elinde Kron 500 kalmadığı için, yenisini getirmek yerine Sedona Borla vermek istedi. Emrivaki yapmaya çalışıyor olması bende biraz negatif etki uyandırdı. O yüzden kendisi ile ilişkilerimi, sinirim geçene kadar askıya almaya karar verdim. Gerçi onun bundan haberi yok :)
    Madenler Durağının OSB tarafında okulun arkasındaki bisikletçiyle de görüştüm. O da Sedona bayisi ama hem Kron hem de Sedona için Aydın Abi'den daha uygun fiyatlar verdi. Kafam iyice karıştı, başladığım yere döndüm, elde var sıfır :)
     
  8. globaldriver

    globaldriver Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2008
    Mesajlar:
    376
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    Dubai
    Adı:
    Ugur Bilgili
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bende forum sponsorlarından e-bisiklet' ten, Sedat abiden aldım istersen birde onu ara sor. Ücretsiz kargo ile kapına kadar gönderir. Sonra Sirkecide Efor bisiklet var ora ile de görüşebilirsin.
     
  9. ermanatasoy

    ermanatasoy Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    614
    Beğeniler:
    816
    Şehir:
    İstanbul/Bakırköy
    Seviye:
    Sayın Sipahi mesajınızı büyük bir keyifle okudum.. ve bisiklete olan hayranlığınızada hayran oldum.. çınar bebekte şimdiden sağlıklı sıhatli analı babalı büyüsün, vatanına milletine hayırlı bir evlat olsun inşallah...

    oldukça çok pedallı günlerde önce sizin sonra eşinizin olsun :)

    saygılar...
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  10. Serdar TEBER

    Serdar TEBER Bisikletkolik

    Kayıt:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.215
    Beğeniler:
    1.366
    Şehir:
    Ankara, Antalya
    Seviye:
    Foruma hoş geldiniz. Hiç sıkılmadan, keyifle okudum anlatımınızı. Ne güzel anlatmışsınız hemen hemen hepimizin benzerlerini yaşadığı olayları. Bu forumu bulana kadar ben de, çocukluk aşkım olan bisikletin sadece çocukken binilen bir araç olduğuna ikna olmuştum. Şimdi her gün tam teçhizat yollardayım :D

    Çınar bebek ailenize mutluluk katsın, analı babalı büyüsün. Onun gelişinin şerefine bu aralar yapılabilecek en iyi şeyi yapıp sigarayı bırakmışsınız, tebrikler. O ayırdığınız bütçeyle ne bisikletler alınır merak etmeyin, sadece sabır :)
    Aramıza tekrar hoşgeldiniz.
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  11. destina korucu

    destina korucu Yeni Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    Ne şeker bir üslup böyle! Yazar falan mısınız yoksa? Bakalım konu nereye gidecek diye merakla okudum... Güzel Türkçe gördüm mü dayanamam okurum zaten. Ben de yeniyim ama hoşgeldiniz diyebilecek kadar eski sayılırım. Çınar bebek de hoşgeldi tabii...
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  12. Tolga Can Sabah

    Tolga Can Sabah Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    224
    Beğeniler:
    117
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    her şeyden önce sigarayı bırakıp parası ile bisiklet alma cesaretiniz için tebrik ederim ayrıca çok okuyan, kitap edebiyat kurdu olan biri değilim hatta bazen nefret ederim bu ikiliden ama nedense büyük bir zevkle okudum yazınızı yetenek işte ! sizinkide
    ama bir şeyi unutmayın bir aileniz var yakında gelicek olan çınar bebek var ben sizin yerinizde olsan bisikletimde o mu olsun bumu olsun o model şurası burasıdan önce kendime güzel bir kask ayarlardım alıp bir köşede veya gidonun önünde duracak bir kask değil ihtiyacım olduğunda kafamda olucak bir kask seçerdim !!!
    iyi forumlar
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  13. Kenan ARPAÇ

    Kenan ARPAÇ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    277
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Hoşgeldin herşey iyi olur umarım =)(
     
    G. Sipahi bunu beğendi.
  14. G. Sipahi

    G. Sipahi Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Haziran 2009
    Mesajlar:
    20
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    İstanbul Anadolu
    Seviye:
    Yazımı okuyan, yazıma teşekkür eden, yazımı beğenmiş olan, yazar olma ihtimalimi gündeme taşıyarak beni onore eden, müstakbel oğlumuz için güzel temennilerde bulunan, cevaplayamadığım özel mesajlarla yol gösteren, kask kafalı olmam gerekliliğini hatırlatan herkese çok teşekkür ederim.

    peki bendeniz ne yaptı bu arada diye soracak olursanız, sabah işe geldi, bir gazla "haydi abbas, bugün tamam" diye yola çıktı ve alacağı bisikletin marka/modeline karar vermek üzere internet ekıspulorırını açtı.

    Delirium diye bir şey duydunuz mu a dostlar? Hani akut organik beyin yetmezliği diye tanımlanan bir nörolojik bozukluk... Az kaldı, yakında oraya doğru gidiyorum koşaradım.

    Bir insan, her incelediği bisiklet için, "diğerlerini boşver, bunu aliim ben" der mi hiç? Aramızda kalsın ama ben diyen birini tanıyorum. Hem de o kadar kararsız ki bu kişi, en sonunda bir bisikletçiye gidip, gözlerini kapayıp, sağ el işaret parmağını bisiklet durduğu tahmin edilen yere doğrultup "portakalı soydum başucuma koydum, ben bir yalan uydurdum, duma duma dum, kırmızı mum, gidon boğazı zoom" deme gafletinde bulunmasına ramak kalmış bir kararsızlık mertebesine ulaşmış. Yoksa ulaşmamış mı? Karar veremedim bak şimdi... Ulaşmıştır belki. Belki de o kadar deliryum olmamıştır, kimbilir... Halbuki nesi zor ki karar vermenin... Ben olsam çoktaan karar vermiştim... Yani vermiştim herhalde...

    Şimdi merakla beklenen ana geldik; İnternetten gelen oyların bisikletlere göre dağılımı sonucunda, bugünkü sıralama şu şekilde oluştu:
    Sabah 09:00 - 11:00 arasında sürpriz bir şekilde ortaya çıkıp bir boy farkla öne geçen Geotech Ascent, 693 tl civarındaki fiyat seviyesi nedeniyle, Alivio donanımına rağmen tutunamayıp ikinci seansta düşüşe geçti.
    11:01 - 12:00 arasında gelen bir telefonla Haziran ayı tüketici fiyat verileri açıklanan Ameoba Hussar, 555 dolara tekabül eden ve 800 tl peşin olarak deklare edilen fiyatı nedeniyle tüm listelerden, hard disklerden, hafızalardan silinmiştir. Yemişim acerasını hahayt. Şift deleyt, onaylıyor muyum, evet...

    Öğle arasında yenilen karnıyarık biraz yağlı olmuştu ama sineye çektik, yoğurtla destekleyip yedik çok şükür.

    Öğleden sonra, yine başladığım nokta olan borla mı kron mu borla mı kron mu borla mı kron mu diye düşünmekle geçti. ING İmes'ten müşteri temsilcimiz Bora Bey'in gelişi de tam bu zaman dilimi içinde olduğundan kelli, kendisine "Nasılsın Borla?" diye sormuşluğum da vardır.
    En sonunda dayanamadım, açtım Aydın Abi'ye telefonu, dedim "ben XC500 alıcam. Kaç para?" Dedi ki "590 tl, 6 taksit". "peşin ne olur" dedim. Dedi "yüzde on düşerim". "Açera takar mısın üstüne" dedim? "Asera takamam" dedi. ben de Türkçemle niye dalga geçtiğini sordum. Cevap vermedi. E dedim kendi kendime, beşyüzdoksan ona vereceğime borlaya 550 veririrm dedim. Sonra dedim ki; 40 lira fark için mi iki saattir kafa ütülüyosun lam lavuk dedim. Yok dedim sonra kendim kendime, parasında değilim, hem kron'un modeli daha estetik geliyor gözüme dedim hem bana bi'daha lavuk deme dedim. Sonra kendi kendim kendime dedi ki, kasma o zaman, git al dedi. Ama diğer kendim dedi ki, peki ya kazık yiyorsam dedi.
    Tam o esnada eşim aradı, kaçta çıkıyosun dedi. Birazdan dedim.
    Gelirken limon alır mısın demiş, ben de hangi şimonodan alayım diye sordum. derim demem kimo no?
    Siz de hiç kızmayın, en yukarıda yazıyor; "Ben ne dediğimi biliyor muyum" yazıyor.
    Yazının başında da beynim sulandı demiştim zaten.
    Ben içimi döktüm rahatladım, Allah okuyandan razı olsun.
    Şimdi gidip Cuma akşamı biramı içip beynimi formatlayacağım.
    Yarın kaldığım yerden devam ederim nasıl olsa...

    Yarın kaldığım yeri unutmayayım diye kendi kendime ipucu:
    borla mı kron mu borla mı kron mu haşim işcan mı sirkeci mi çekmeköy mü borla mı kron mu borla mı kron mu borla mı kron mu?
     
  15. krankmili

    krankmili Onursal Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    2.997
    Seviye:
    Bir gün evde otururken google'a bisiklet yazdım. İlk çıkan 4-5 sayfaya tıkladım. Kaçkar ismi hoşuma gitti,adresi tespit ettim. Gittim, yeni bisikletler hakkında hiç bir şey bilmediğim halde, satıcının anlattıklarını can kulağıyla dinleyerek öğrendim. Anlamadığım şeyleri sordum, iki fren tipi arasındaki farkı sordum, ön amortisör neye yarar dedim, buna niye aynakol demişler dedim, absürd sorular da sordum.
    İstediğim özelliklere karar verdim, takım taklavat shimano olacaktı, hidrolik disk fren alacaktım, dağ bisikleti olmamalıydı (yıllarca şehirde dağ bisikleti kullanmıştım, gerek yoktu) şehir bisikleti olmalıydı.
    Saydığım özelliklerin hepsini birarada içeren bisikleti aldım ve çıktım. Toplam yarım saat sürdü.
     
  16. globaldriver

    globaldriver Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2008
    Mesajlar:
    376
    Beğeniler:
    349
    Şehir:
    Dubai
    Adı:
    Ugur Bilgili
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Hayırlı olsun, peki ne aldınız?
     
  17. OkanAyaz

    OkanAyaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2007
    Mesajlar:
    211
    Beğeniler:
    246
    Şehir:
    İstanbul , Ümraniye
    Seviye:
    Hayırlı olsun. İyi bir seçim yapmışsınız. Bisiklet seçme macerası bittiğine göre eğlenceli yazılarınızdan mahrum mu kalacağız şimdi? :)
     
  18. destina korucu

    destina korucu Yeni Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    45
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    yoo hayır, bisiklet macerası biten G. Akpınar... Biz hala G.Sipahi'nin macerasının sonunu bekliyor olacağız :)
     
    fecredall bunu beğendi.
  19. krankmili

    krankmili Onursal Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.636
    Beğeniler:
    2.997
    Seviye:
    Giant x sport 2 disc aldim. Memnunum .
     
  20. OkanAyaz

    OkanAyaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2007
    Mesajlar:
    211
    Beğeniler:
    246
    Şehir:
    İstanbul , Ümraniye
    Seviye:
    Haklısınız "G." ları karıştırmışım. Ben de merakla bekliyorum.