Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

“Bakalım Nereye Kadar Gidebileceğim” Bisiklet Turu : İstanbul-Gazipaşa 4. gün

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında five tarafından paylaşıldı.

  1. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    4. Gün Kütahya - Afyonkarahisar

    Kütahya’dan çıkış artık standart çıkış saati olan 09:30 civarıydı. Kalk, kahvaltı yap, bir önceki akşam dağıttığın bagajı toparla derken o vakitleri buluyordum. Tabi yolun düz karakterde olmasını da etkisi vardı bunda. Fark ettim ki Kütahya, Afyon hattında, daha doğrusu Anadolu’nun ortasında 1.000 metre civarında bir yükseklikteydim. Bu turun bir faydası da bunu fark etmiş olmam oldu. Eğim kontrolü yaparken yüksekliklerin de farkında oluyordunuz.
    Kütahya-Afyonkarahisar arası, arabayla tatil dönemlerinde sıkça geçtiğim ve açıkçası sıkıcı bulduğum bir yoldu. Bisikletle daha sıkıcı olmasını bekliyordum. Fazla da farklı olmadı. Asfalt kalitesi yüksekti ama çevre pek bir manzara sunmuyordu. Kütahya’dan sonra da yükselmeye başlıyor sonra da düz devam ediyordunuz Afyon’a. Ama hava önceki günlere göre iyi sinyaller vermiyordu. Accuweather’ın telefon uygulamasında hava durumunu takip ediyordum ve saatlik tahmin kısmına da mutlaka göz atıyordum. Yağmurlu görünen gün içinde hangi saatlerden daha yüksek olasılıkla yağmur yağacağına dikkat edip o saatler yaklaştığında daha tedbirli olmaya çalışıyor. İlerlemeye devam etmek yerine sığınabileceğim yerleri göz önünde tutuyordum.
    Hava iyice kapayıp yağmur atıştırmaya başladığında üzerime rüzgarlık-yağmurluk karışımı kıyafetimi giyip biraz daha ilerledim. Sonra da ilk gördüğüm benzinliğe daldım. Dışarıda kimse yoktu. Aslında benzinlik de çalışıyor görünmüyordu. Üzeri kapalı olan kısımda durup yan yana duran iki boş sandalyeden birine oturdum. Yağmur şiddetini arttırdı. Bu sırada dışarıya bir genç çıktı. Merhabalaştık. Bana klasik soruları sordu. Nereden geliyorum, nereye gidiyorum ? Nasıl yapıyorum ? vs. Ben de ona sordum, adını, işin… Adı Oğuzhan’mış. Çobanmış. ‘E bırakmışsın hayvanları’ dedim. ‘Bir şey olmaz.’ dedi. Muz ikram ettim. Önce istemedi. ‘Sen eksik kalma.’ dedi. Israr ettim, ‘Bende var daha.’ dedim. Kabul etti. Bu arada elektrik olmadığı için istasyonun çalışmadığını öğrendim. ‘Jeneratör yok mu ?’ diye sordum içeriden dışarı çıkıp benimle sohbete gelen diğer gençlere. Sipariş verildiğini ama henüz gelmediğini söylediler. Oğuzhan’a da takılıyorlardı arada hayvanları başıboş bıraktı diye. Artık yağmur hafifledi, yola çıkabilirim diye düşünürken bir yandan da sohbete devam ediyordum. Sonunda Oğuzhan kendinden beklenen bombayı patlattı :
    - Abi sen ne güzel Türkçe konuşuyorsun.
    - Çok mu güzel Türkçe konuşuyorum ?
    - Evet abi çok güzel konuşuyorsun.
    - Türk olabilir miyim sence ?
    - Evet abi olabilirsin.
    - Eee Türküm zaten.
    - Türk müsün abi ?
    Oğuzhan benimle bu kadar sohbet etmiş ama Türkçesi çok iyi olan bir yabancı olarak… :)

    Veda ederken havaya güvenemediğim için bundan sonraki benzinliklerin yerini sordum. En yakını 1 km. sonraki 15. Km.’deymiş. Yola çıktım ama yağmur tam da bitmemişti. Biraz pedal çevirdikten sonra yağmurunun ikinci bir sorti yapacağını görüp 1 km. sonraki benzinliğe girdim. Dışarıda bir masa vardı üstü kapalı bölümün altında. Merhabalaştıktan sonra yine sohbete başladık. İstasyon sahibi olduğunu düşündüğüm abimiz nereli olduğumu sordu klasik olarak. ‘Bende yer çok.’ dedim. ‘Samsun’da doğdum. İstanbul’da yaşıyorum. Ailem Tokat-Zileli. Ankara’da okudum. Bolu’da çalıştım.’ Ben de kendisine sordum nereli olduğunu. Şırnak’lıymış.
    - ‘Şırnak nere Afyon nere ?’ dedim.
    - ‘Samsun nere İstanbul nere ?’ dedi.
    Hiçbir şey diyemedim üzerine. Ekmek parası kazanmanın insanı yaşadığı yerden nerelere sürüklediğinin en kısa ifadesiydi söylediği…
    Ben istasyona girdiğimde iyice şiddetlenen yağmur yaklaşık 1 saatlik bir sürenin sonunda neredeyse kesilir duruma gelmişti. Daha da önümde yol vardı. Vedalaşıp yolda çıktım. Afyon’a gelmeden önceki oteller bölgesini geçip merkeze doğru ilerledim. Bir iki otele bakıp en merkezdeki birini seçip orada kalmaya karar verdim. Duş alıp yemek için dışarı çıktım. Biraz turlamak istedim merkezinde Afyon’un. Çok uzun yıllar önce kalmıştık ama tabi ki hatırlamıyordum. Arabayla geldiğimde kalesine uğramalıyım notunu aldım kendime. Odaya dönüp ertesi gün daha önce hiç geçemediğim bir yol olan Akşehir tarafının yolunu inceleyip uyudum.



    4. gün :
    Çıkış : 09:40
    Varış : 17:30
    Mesafe : 96,16 km
    Yolda geçen süre : 5:07 s
    Ortalama hız : 18,74 km/s
    Maksimum hız : 63,64 km/s
    Ortalama eğim – çıkış : %2
    Maksimum eğim - çıkış : %8
    Ortalama eğim – iniş : %-2
    Maksimum eğim - iniş : %-9


    Kütahya - Afyon
    [​IMG]
    .
    Kısa tırmanışlara ‘kaymak asfalt’ yardımcı oluyor.
    [​IMG]
    .
    Oğuzhan’la sohbet…
    [​IMG]
    .
    [​IMG]
    …ve Afyonkarahisar’ın girişindeyim.
    [​IMG]
    .
    Afyon’un simgesi meydandaki heykel.
    [​IMG]
     
  2. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    ayaklarınıza sağlık...
     
    five bunu beğendi.
  3. miraculous

    miraculous Yeni Üye

    Kayıt:
    9 Aralık 2007
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    Midland, TX
    Seviye:
    Oğuzhan iyiydi :)
     
    five bunu beğendi.
  4. Ahmet ERTAN

    Ahmet ERTAN Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.115
    Beğeniler:
    759
    Şehir:
    bursa-rize
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    hayırlı yolculuklar .......... güzellikleri görmeye devam...
     
    five bunu beğendi.
  5. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Aslında oğuzhan' a "İngilizim. Türkçeyi Edirne' den sınırı geçip buraya gelene kadar 1 haftada öğrendim" deseydin tepkisi ne olurdu merak ettim.
     
    five bunu beğendi.
  6. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.262
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Ayaklarınıza sağlık... Turunuzu severek okuduk... Teşekkür ederiz... :alkis:
     
    five bunu beğendi.