Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Baba-oğul olmak (Tüm babalara)...

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Değerli arkadaşlar; Haşmet Babaoğlundan güzel bir baba oğul yazısı...
    yazının içinde geçen isimlerden bağımsız düşünüldüğünde çoğumuzun
    kendimizden bir şeyler bulabileceği....

    Sanırım en iyi babalar anlar...

    Tüm babaların okuması dileğiyle...

    ***

    Orhan Pamuk ve baba-oğul olmak

    Babalarıyla aralarına mesafe koyarak çocukluktan çıkar oğullar.

    Babayla benzerlikleri koparıp atmaya dayalı bir süreçtir bu.

    Zordur. Yorucudur.

    Hatta çoğu zaman gürültülü patırtılıdır.

    Bazen ciddi biçimde sancılıdır.

    Dışardan bakanlarca kimi zaman haylazlık veya otoriteye isyan gibi algılanır;
    kimi zaman içe kapanıklık olarak.

    Ama yoktur başka yolu...

    “Babasının oğlu” olmaktan “adam” olmaya; ruhun kısa pantolonu çıkartıp
    atmasının başka yolu yoktur.

    İçin için severek, için için kızarak, çatışarak, saklanarak, kimi zaman kalp
    kırmanın eşiğinde, kimi zaman gizli bir teslimiyetle geçilir bu yoldan.

    Kimlik, kişilik, ilgiler, meraklar, iş...

    Bunların hepsi, hep ya alttan alta ya da açıktan açığa babayla didişerek-
    çekişerek seçilir.

    Oğul başardığında bilincinin derinlerinde bir yerde şöyle fısıldar: “Bak baba, ille
    de senin dediğini yapmak gerekmiyormuş! Bak baba, görüyor musun ille de
    sana benzemek gerekmiyormuş!”

    Yıllar geçer. Çoluk çocuğa karışılır.

    Belki “baba”dan kaçar gibi tedirgin ve gizli bir inatla baba olmaktan da kaçınılır.

    Fakat her erkek için sonunda o an gelir, kapı çalınır.

    Kapıda babanızın ruhu vardır.

    Kafası hafif yana doğru eğiktir.

    Bakar ve şaşıp kalırsınız.

    Meğer ne kadar da birbirinize benzermişsiniz!

    Bakar ve titrersiniz.

    Meğer nasıl da birbirinizi anlar, birbiriniz gibi davranır, hissedermişsiniz!

    İşte bu an erkeğin olgunluk çağının başlangıcıdır.

    Her erkek babasından uzaklaşarak, hatta onu ara ara “hafifseyerek” büyür.

    Ama olgunlaşma, büyümeden başkadır.

    Her erkek babasını anlayarak; onu yalnız baba olarak değil, onun bir erkek
    olarak da değerini kavrayarak olgunlaşır.

    ***

    Orhan Pamuk’un Nobel konuşması içerdiği edebi ve kültürel zenginlik açısından
    gerçekten çok çarpıcıydı. Ancak bana kalırsa bu konuşmanın erkekler için
    apayrı bir özelliği ve anlamı vardı.

    Şöyle...

    İnşaat mühendisi, IBM’de, Koç grubu’nda, Petkim’de ve çeşitli bankalarda
    yöneticilik yapan Gündüz Pamuk ölümünden iki yıl önce ünlü yazar oğulunun
    yazıhanesine gelir. Elinde bir bavul vardır.

    Bavulun içinde de el yazmaları, defterler, şiirler, öykü denemeleri vardı.

    Ölümümden sonra açıp bir bak bakalım, demişti oğluna baba Pamuk; işe yarar
    bir şey var mı içlerinde...

    Orhan Pamuk’un konuşması okuyan-dinleyen kim varsa, anlıyordu ki, Baba
    Pamuk o bavula büyük sırrını koyup getirmişti.

    Sır... Dışardan bakınca asla görünmeyen oğulla baba arasındaki derin
    ortaklıktı...

    Onu mezara götürmeye içi el vermemişti besbelli.

    Sanki şöyle diyordu: Sen resmi, yazıyı çiziyi seviyordun; cemiyet hayatından
    çok kitapların dünyasına yakındın. İş hayatının mecburiyetlerinden çok
    gönlünün özgürlüklerine kapıldın gittin.

    Bense hesap kitapların, iş ve cemiyet hayatının adamıydım. İçimdeki şair olma
    arzusuyla yanıp tutuşan genci sen hiç bilmedin; Paris’te otel odalarında iş
    raporları tutuğumu sanıyordun belki, oysa edebi denemeler, küçük öyküler
    karalıyordum...

    O bavulun içinde oğulla babanın aynı arzularla yandığının kanıtları vardı.

    Ve sanırım şöyle demek istemişti baba Pamuk: “Belki fark etmedin, belki fark
    edilmedi ama ben seni hep anladım, şimdi beni anlama sırası sende oğlum!”

    ***

    Bu bir dairedir.

    Oğul olarak başlarsınız, babadan kopar erkek olursunuz ve gün gelir, döner
    tekrar oğullukla buluşur, babayla kucaklaşırsınız.

    Daire kapandığında başlar olgunluk çağı.

    Ve her erkek bilir; asıl ödül “baba” dandır; onun kalbindeki onay ve yüzündeki
    gururdur.

    O yüzden işte...

    Orhan Pamuk’un Nobel konuşması Babaya teşekkür konuşmasıydı.

    İnsanı iliklerine kadar ürperten güzelliği oradaydı.


    Haşmet Babaoğlu
     
    Hüseyin Suda ve gizer bunu beğendi.
  2. TheflyingfalcononTEM

    TheflyingfalcononTEM Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2006
    Mesajlar:
    193
    Beğeniler:
    223
    Şehir:
    İstanbul - Balmumcu
    Seviye:
    Orhan Pamuk konusunda hala içimden atamadığım şüpheli burukluklarla
    boğuşurken, buradaki paylaşımınız için size teşekkür ederim Derya Bey..
    Orada çok önemli birşey vardı, günümüz gençleri için..
    Bir de buradan açıklık getirelim..
    Babaları hayatta olan bütün gençler, sonraki pişmanlıklar bir yarar getirmiyor, şu anda babanızın kalbi sizin için çarparken, kıymetini bilin..
    Gidin kuvvetle bir sarılın ona, öpün..Kelimelerle söyleyemeseniz bile, o sizin sevginizi gözlerinizden anlayacaktır, inanın bana..:)
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  3. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Burukluk konusuna bende katılıyorum size; baştada belirttiğim gibi isimlerden
    bağımsız düşünüldüğünde kendimizden birşeyler bulabileceğimiz bir yazı olduğu
    için paylaşmak istedim. bende iki yetişkin oğlu olan bir bababa olarak sizin
    söylediklerinize tüm kalbimle katılıyorum. Babalarımıza, daha doğrusu tüm
    sevdilerimize; onları sevdiğimizi söyleyelim. öpelim yanaklarından, göreceksiniz
    içiniz rahatlayacak huzur bulacaksınız. bunu yapmak için beklemeyelim yarın
    çok geç olabilir. hayat çok kısa, insanlar kuş gibi. bugün var yarın yok. ne
    kadar yaşayacağımızı da bilmiyoruz.. bunun için Allahla kontratımızda yok.
    yorumunuz ve katkılarınız için gönülden sevgiler.. sağolun.
     
  4. gizer

    gizer Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    28 Kasım 2006
    Mesajlar:
    414
    Beğeniler:
    172
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Çok güzeldi. Teşekkürler...
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  5. t-genc

    t-genc Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Haziran 2006
    Mesajlar:
    715
    Beğeniler:
    440
    Şehir:
    etiler/istanbul
    Seviye:
    ben bir oğul olarak çok beğendim.sunum için teşekkürler