Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Artvin'i Keşfe Devam! (5. Bölüm)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    22 Ağustos 2007 Çarşamba ( Turun 8. Günü)

    Sabah 6’da zor da olsa çalan alarm sesiyle açıyoruz gözlerimizi…

    Ne var canım o saatte demeyin. Bir gün değil iki gün değil. Turun tam 8. günündeyiz. Bir – iki günü saymazsak her gece geç yatıp sabahları erken kalkmak zorunda kalıyoruz. Bu da belli zamandan sonra yorgunluk yaratmaya başlıyor. İnsan şöyle döne döne saat 11’e kadar uyumak istiyor.

    Görev adamı İso kalkar kalkmaz çayı demliyor. Artvin’den aldığımız erzaklar hala yanımızda. Hatila’da yemek nasip olmamıştı. Güzel bir sucuklu yumurta yapıyoruz. Hatila’dan alınan peyniri de çıkarıp yanına koyuyoruz. Allah soframızdan domates, salatalığı eksik etmesin. Onlarsız yavan gelir kahvaltı bana… Çok şükür bugün güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Kaç tane taze ekmek bitirdik ben bilmiyorum…

    Yola çıkmamız yine 9.30’u buldu. Hava oldukça sıcak. Hepimiz arka arkaya giderken, sıcağın ve rampaların etkisiyle aramızdaki mesafeler gittikçe açılıyor.
    [​IMG]

    Derviş ile İso önde ben ortada Serkan ile Murat da arkadan geliyor. Arkadakiler bir ara gecikince bari öndekileri yakalayım diye basıyorum. Evet basıyorum!!.. Çünkü bagajların çoğunu Borçka’da bıraktık. Yanımıza sadece 2 günlük kıyafet, tulum, mat, çadır gibi gerekli şeyleri aldık… Yani bagajlarımız oldukça rahatladı. Derviş’inki hariç. O antrenman olsun diye hepsini bağladı (psikopat şey nolucek hehehehe).

    Derviş, İso ve ben önde gidiyoruz. Hava inanılmaz sıcak. Su içe içe bir hal oldum. Bir de yayla da lazım olacak diye bot giydim, ayaklarım yanıyor hem de nasıl amanııın…

    Yollar toprak ve yol yapımı devam ediyor. İş makinelerini geçtikten sonra foto çekmek için duruyoruz bir yamaçta.
    [​IMG]

    Aşağıdan sesleniyorlar…
    - Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz…
    - Borçka! Aslında Artvin. Erzurum, Ankara da mümkündür haha (Onların da aklı karıştı bizim de heheheh. En iyisi aşağıya inmek…).
    - Gelin bir çayımızı için…
    - Tamam iniyoruz Abi…

    Daha geleli 10km. olmamıştı ki çay için üşenmeden bisikletleri taa aşağıya kadar taşımaya karar verdik. Arkadan gelen Derviş de köyde asırlık çınar ağacının olduğunu duymuş ‘ona bakmaya gidicem’ diyince ‘ee biz de iniyoruz zaten’ dedik ve hep birlikte aşağıya indik. Bisikletimi aşağıya indirmeme yardım eden İso’ya teşkkürler…

    Bizi davet eden abiye ‘bi çınara bakıp gelelim’ diyoruz. Ağaç gerçekten çok yüce. Bu fotoyu çekicem derken bu kadar geri gidebiliyorum. Isırganlar tarafından defalarca dalandım. İki hatta üç kere bakın. Ben anlamaz bu acıya değsin yahu hahahaha…
    [​IMG]

    Geri dönemiyoruz çünkü Alacaışıklı’da (eski adıyla Sanatis) çınar ağacının yanında evi bulunan Cemil Amca bizi bırakmıyor. Önce başlıyor çınarın hikayesini anlatmaya. İzleyelim bakalım neymiş ne değilmiş…



    Tütün dizen teyzeler dikkatimi çekiyor.
    [​IMG]

    Bu şekilde kurutuyorlar…
    [​IMG]

    Ben de yaparım canım, kolay iş diyorum hehe…
    [​IMG]

    Cemil Karabeyoğlu bizi çok sevdi biz de onu. (Ay çok naziksiniz efeeeeem)
    [​IMG]

    Daha sonra iki asırlık konaklarını gezdiriyorlar bize…Üst katta taştan oyularak şekil verilmiş bir şömine vardı.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Kışlık mısırları da hazır. Bahçeleri de çok sevimli…
    [​IMG]

    Yan taraftaki akrabaları da çok sempatik. Teyzem bize hemen ayran yapıp getirdi. Nasıl içim yanmış nasıl. Cemil Amca kendi ayranını da bana veriyor. 3 bardak falan içtim galiba. Peynir, kavun derken yine öğle yemeğini aradan çıkarmış olduk. Taze fındıklar da cabası… Kesenize bereket amcacım…
    [​IMG]

    Derviş ile aramız ne oldu merak ediyorsunuz değil mi?
    Fotodan da anlaşıldığı üzre havamız yerinde… Ancak sadece gerek oldukça konuşuyoruz (n’apıyım içimde atamadığım bir kırgınlık var hala…)
    [​IMG]

    Saate bir bakıyoruz… Amanın iki saatimizi burada geçirmişiz yemekti, muhabbetti derken. ‘Hemen yola çıkmamız lazım. Diğer arkadaşlar bizi çoktan geçmiştir, onları yakalamamız gerek’ diyip oradan ayrılıyoruz…

    Bu arada Murat ile Serkan sıcağın etkisiyle mayışıp Köy Konağı’nda oturup araç beklemeye başlamışlar…
    [​IMG]

    Biz de onlara yetişmek için bir kamyon durdurup bisikletleri yükledik. Hadi yine şanslı günümüzdeyiz.

    Biraz gitikten sonra bir de ne görelim! Bizimkiler önde bir kamyonette sallana sallana gidiyor.
    Hop hişt pişt derken durduruyoruz. Yakaladık sizi derken onlar bizim fotomuzu çekiyor biz de onların… (Bu arada Serkan ile Murat’ın yaşadığı bisküvi macerası var. Serkan’ın ağzından dinlemelisiniz. İlahi bir kudret onlara yardım etmiş…)
    [​IMG]

    [​IMG]

    Balcı Köyü’nün muhtarının oğlu Uğur da bizimle aynı kamyonetteydi…
    [​IMG]

    Muhteşem yollardan geçiyoruz…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Yine virajları alırken yüreğimiz ağzımıza geliyor… Beyazsu’nun hop hop hoplatan yolları ve komik diyaloglar için linke tıklayınız… (altı kere denememe rağmen bu videoyu bir türlü youtuba atamadım, ama yılmadım...)

    [​IMG]

    Video’da duyduğunuz gibi bugün Beyazsu’yu görüp Macahel’e geçme hayallerimiz var. Bize 50 km denilen tırmanış haritada 70km görünüyor. Otostop çekmeseymişiz biz bu yolu iki günde de zor çıkarmışız. Şükürler olsun yine her tarafımızdan bal damlıyor…(Macahel’e geçişimiz biraz sorunlu olacak. Hem de bugün değil yarın değil tam iki gün sonra.)

    [​IMG]

    [​IMG]

    Farukcum al bizi bi çek diyoruz. Şaşkınlığına geliyor hehe…
    [​IMG]

    İşte videoyu çekerken oturduğum yer. Araç salladıkça yandaki demirlere vurup durdum. Vurduğum yerler sopa yemiş gibi morardı ama kimin umurunda. O zamanki eğlenceye değdi doğrusu… (Burası Balcı Yaylası)
    [​IMG]

    Şapkalı küçük bir kız çocuğu (sağda) ile deve (solda) karşılaşırsa nasıl olur! Bakalım bulutlara dikkatlice. Fark edebildiniz mi?..
    [​IMG]

    Şimdiden büyülelendik. Beyazsu’ya çok var mı daha diye düşünmekteyiz… Şimdi de Karaca Yaylası’ndayız…
    [​IMG]

    Bulutların şeklini görünce aklıma muhteşem bir poz geliyor. ‘Derviş ben üflicem, hadi benim elimi bi ayarlat’ diyorum… O da güzelce çekiyor sağ olsun. Ellerine sağlık…
    İşte odama poster yapmayı düşündüğüm o meşhur foto…
    [​IMG]

    Makro manyağı olacak kadar imkan var burada…
    [​IMG]

    Karaca’daki köylüler…
    [​IMG]

    Köylüler ve biz…
    [​IMG]


    Rakım gittikçe artıyor. Beyazsu’ya yaklaştık… Aşağı taraftan sisler üzerimize hızla ilerliyor…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Yaklaşıp foto çekene kadar sislerin içinde kalıyoruz…
    [​IMG]

    Oy dumanlar dumanlar hep dağlari sardunuz diye başlıyorum türkü çığırmaya…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ağzımız açık kaldı. Büyülendik adeta…
    [​IMG]

    Halen kar var Karçal Dağ’larında…
    [​IMG]

    ‘Hooop oynama teyze’ diyorum ama mıncıklıyorlar ordan burdan.. Buldular tabi fıstık gibi kızı hahahaha…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Zigzaglara bakın… İşte geldiğimiz yollar…
    [​IMG]

    Beyazsu’ya gelen bir tur ekibiyle karşılaşıyoruz…
    [​IMG]

    Tur rehberi Derviş’in arkadaşı çıkıyor. Derviş civar hakkında bilgi alırken ben de etraftakilerle muhabbet ediyorum. Derken birisi ‘Kevser’ diye sesleniyor… Alla alla burada kim beni bilsin derken, Deniz (yanlış hatırlamıyorsam) adında bir bayan çıkıyor grubun içinden. Daha önce bizimle turlamış 6 Mayıs Organizasyonunda… Ben de simasını hatırlıyorum o öyle diyince… Buradan sevgilerimizi iletiyorum kendisine. (Çektiğimiz hatıra fotosunu da eklerse memnun oluruz. Ben o telaşla unutmuşum…)

    Ne yapalım ne edelim, nereye kamp atalım derken uçuruma yakın bir yerde sarı bir çadır görüyoruz…
    Kimler gelmiş bizden başka diye tanışmaya gidiyoruz. Üç arkadaş İzmir’den kalkıp gelmişler. Yarın Yıldız Gölü’ne tırmanacaklarını söylüyorlar… Onlar tırmanır da biz tırmanamaz mıyız… Treking ekibindekiler de gölü çok methedince yarın biz de oraya tırmanalım diyoruz. E tabi bisikletsiz…

    İso, Uğur’un (muhtarın oğlu) bizi çaya davet ettiğini hatırlatıyor. ‘Haydi o zaman diyip iniyoruz yeniden Balcı Yaylası’na. Balcı’nın minnacık bir barajı varmış. Sadece akşamları elektrik oluyormuş o da belirli saarler arasında. Evde elektriğin gelmesini beklerken yayılıyoruz koltuklara. Hava kararıyor, karardıkça içim geçiyor ve dalıyorum. Birden ‘aboo yağmur yağıyor’ sesiyle yerimden fırlıyorum. Kaç dakika uyudum, ben kimin, neredeyim, bir an kopuyorum. Anlayacağınız algıda mallık yaşıyorum… Kendime gelir gelmez dışarı fırlıyorum ne var diye. Bakıyorum bizimkiler bisikletleri evin odunluğuna taşımaya başlamış. Ay sağolun valla çocuklar, hiç halim yoktu dışarı çıkmaya…

    Bu arada Uğur’un ninesi bize çok değişik yöresel bir akşam yemeği hazırlıyor. Bilin bakalım yemekte ne var. Mıhlama ve yine siron (silor).. Bu siron nasıl bir şeyse her yediğimizde farklı bir tat alıyoruz (tarhananın çeşit çeşit olması gibi bir şey)…Ellerine sağlık teyzecim her şey çok güzel olmuş…
    [​IMG]

    Serkan: Çok sağolun her şey için. Ellerinize sağlık. Biz aslında çaya gelmiştik…
    Kevs: Çakaaaal. Ne demek istiyorsun sen şimdi. Aslında çaya gelmiştik. Yemeği yedik ama çay nerede kaldı mı!
    Herkes: Puhahahahahhahahah
    Serkan: Yok canım çay için gelmiştik yemek beklemiyorduk anlamında demek istedim,
    Kevs: Hadi hadi yeme bizi. Arkadaş çay hastasıdır da biraz hahaha…


    Çadırı bahçeye mi kursak acaba diye düşünürken Uğur ‘hayatta bırakmam, bu gece burada misafirim olun,’ diyor. Valla Uğurcum bizim çocukların kafasını kırarım seni kırmam (bu yağmurda, soğukta) ne yalan söyleyim heheheheh… Allah razı olsun bizi evlerinde yedirip içiren, kalmamıza izin veren bu aileden…

    Bu sırada eve bir amca geliyor. Çaylarımızı yudumlarken muhabbetin tadına varıyoruz… Arada sırada Gürcüce konuşuyorlar, anlamıyoruz. Buna en çok bozulan da Murat oluyor. Yaw ne diyorsunuz biz anlamıyoruz diye. Kötü bir niyetleri yok… Nine ve amca eski toprak olduğu için Gürcüce daha rahat konuşuyorlar hepsi bu…

    Amca: Siz şimdi nerede kalıyorsunuz?
    Serkan: Çadırımız var abi..
    Kevs: Hepimizin tulumları var. Sarılıp yatıyoruz işte…
    Amca: Hepinizin!!!! O kadar tulumu ne yapacaksınız!
    Başta bir an anlam veremiyorum. Bir saniye sonra…
    Kevs: Haaa amca bu çalınan tulumdan değil. Bizim yorganların adı da tulum…. Hahah

    Böyle yanlış anlaşılmalar olabiliyor. Adamcağız anlamadı tabi bu kadar kişi 5 tane tulumu nasıl taşır? Niye taşır? Taşır da niye sarılır? Sarılınca ısıtır mı? Manyak mı bu çocuklar? Ben en iyisi kaçıp canımı kuratırıyım… E biz de tabi onun neyi anlamadığını anlamadık. Bize göre de kendi açıklamamız gayet netti hahahah…

    Valla arkadaşlar biz de şaşkınız bugünkü şansımıza. Birimizde bi bal var ama kimde? Henüz çözebilmiş değiliz. Kamyonete rastlamasaydık iki günde zor çıkardık bu yaylaya. Bir de nerede kamp atacaktık ormanın derinliklerinde in yok cin yok. Ayılara yem olurduk. Ayrıca ne zaman başımızı bir yere soksak yağmur yağıyor… Hiç tutulmadık öyle dışarıda şakır şakır.. (Şekil 1-a; Yavuzların Sıfır Yokoluş’a pedal çevirdiklerinde ıslandıkları gibi heheheheh)

    Ha bu bal bizi nereye kadar korur! Adı üstünde Balcı Köyü, çıkınca işiniz biter diyorsanız görücez bakalım hahahahah. Ay n’oluyor bana bugün ayoool. Yazarken kendimden geçtim. Eeee iki hafta gezer bir ayda yazamazsan, olayları yeniden yaşayınca böyle kafayı yersin işte…

    Yattıktan beş saniye sonra…
    İso uyur. Gürlemeye başlar.

    Kevs: Şşş İso, İso.. Uyudun mu len?
    Murat: İsooo, İsmaiiiiil…
    Kevs: Ya ne çabuk uyudu bu..
    Murat: Numara yapıyor yaa…
    Kevs: İso cevap ver yoksa ayağımı ağzına sokucam…


    Ayak yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır… Yok! İso da tık yok! Hakikaten uyumuş.. (Sarsıyorum)
    Kevs: Yan dön İso, horluyorsun yine…


    İso bir ara yerden kalkıp kanepelerden birine geçmiş. Serkan da diğer kanepede yatıyor. Murat ile ikimiz yerde tulumlardayız. Derviş de yandaki odada yataklardan birinde. (Ohhh şanslı canavar n’olucak)

    Gece uyurken Murat’ın ağzına sağlam bir dirsek koymuşum hahahah.
    E tabi o da bana karşılık vermiş. Ama ben bunu ertesi gün öğrendim tabi nasıl derin uyuduysam onu bile hissetmedim hahahah…

    Yarın süper yerlere gidicez…
    Muhteşem şeyler görücez…
    Bir kez daha ağzımız açık kalacak…
    Neyse efeeeem sağlıcakla kalınız…
    Hoşça kalın…
     
  2. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.219
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Sabahın bu saatinde çok iyi geldi...

    Bu kadar güzel ve eğlenceli grupta olmak için ne yapmazdım ki Türkiye Turumdan başka :D

    Gerçekten o kadar özendim ki bağlasan durmam. Gökova dönüşünü Erzincan'a kadar bisikletim ile yapıcam kafaya koydum. :rolleyes: Sabahın bu saatinde, bu kadar mı doğa,yol,dağ çeker insanın canı? Kevser bunun hesabını sorarım sana.:boese157:

    Paylaşım için çok çok teşekkür ederim. Grupta ki tüm arkadaşlarada teşekkür ederim. Hepiniz ayrı ayrı harikasınız. ;)

    Sevgiler...
     
  3. oktay tiryakioğlu

    oktay tiryakioğlu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    ESKİŞEHİR
    Seviye:
    valla söylenecek birşey yokki bu resimlere ve anlatıma... iyiki varsınız... teşekkürler hepinize....
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  4. soneryen

    soneryen Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.628
    Beğeniler:
    2.579
    Şehir:
    Bahçeşehir-Esenkent
    Adı:
    Soner
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Gerçekten çok güzel yerler, çok güzel manzaralar, o bulut üfleme resmide çok hoşuma gitti :) sayenizde dağlar, bayırlar, yaylalar görme imkanı bulduk. Bacaklarınıza sağlık, paylaşım için çok çok teşekkürler.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  5. rahmankarataş

    rahmankarataş Bisikletkolik

    Kayıt:
    12 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.049
    Beğeniler:
    748
    Şehir:
    greek and tr
    Seviye:
    kevser yine yıkılıyo geziniz
    teşekkürler ...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  6. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.624
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Hocam sizin yerinizde olmak istemezdim. !!!:eek:


    Yani;
    Türkiyede görmediğiniz yer gezmediğiniz şehir kalmadı... Artık gideceğimiz yer kalmadı diye sıkılmıyormusunuz?:rolleyes:

    Güzel gezi ve güzel paylaşım için çok teşekkürler. :)
     
  7. naz34

    naz34 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    844
    Beğeniler:
    1.298
    Şehir:
    Pendik, İstanbul
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Sevgili Kevser ,
    Her zamanki gibi esprili anlatımın ve güzel fotoğraflarınla gözümüzü, gönlümüzü hoş ettin.. Dağları, bulutları,ovaları, yayları bize gezdirdin.:)
    Senin de, gezideki diğer arkadaşların da , pedal basan ayaklarınız dert görmesin..
    Güzellikler içinde kal..
     
  8. Fatih Buzgan

    Fatih Buzgan Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.579
    Beğeniler:
    3.241
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    İşte bisikletten zevk alan bir kız ve arkadaşları.Hani Türkiye'de hiç mi bisikletçi, turcu kız göremeyeceğiz diyenlere cevap.Her turundaki renklilik bunda da görülüyor.
    Tabi karadenizin canlılığı, yeşili ve yüksek rakımlarının da etkisi var.
    Makrocu senii :)
    Tırtılı bile yakalamış :) Tebrikler, teşekkürler.
     
  9. BuRroM

    BuRroM Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    697
    Beğeniler:
    233
    Şehir:
    ANKARA
    Seviye:
    Sonunda! :)

    5. bölümü sabırsızlıkla bekliyordum:D Tekrar bol bol tebrik ediyorum.. Kıskançlıktan da çatlıyorum... Üstüne bir de Gökova kıskançlığı.. Oofff gel sınav geell....
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  10. #10
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Merak etme Serkan Muğla'da acısını çıkarıcaz... Ne kaldı ki şunun şurasında...

    Ya Mesut Abi bi şey sorucam . Sen izin mi alamıyorsun yoksa çok mu yoğun bir dönemdesin de bizimle Muğla'ya gelemiyorsun... :(

    Ya ben senin de gelebilmeni çok istiyorum ki forumdaki herkes aynı düşüncededir... :)


    Tabi ki ekibim olmasa ben hiç bir şey yapamazdım. Ne tek başıma dağlara gitmeye cesaret edebilirdim ne de gitsem doğa ile baş edebilirdim.

    Yaşasın dayanışma, yaşasın ekip ruhu... :D

    Ne demek Fatih vakit ayırıp okuduğun, hatta cevap yazdığın için ben teşekkür ederim... :) :D
     
  11. Nedret Günaydın

    Nedret Günaydın Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    4.654
    Beğeniler:
    3.755
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    ohh ohhh yine süper bir anlatımla aldın götürdün bizi oralara:vroam: .kıskandım valla
    devamınıda isterizzzzz:winkenlux
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    Oh be negüzel tur, ne güzel BİSİKLET SEVGİSİ, ne güzel TÜRKİYE'M, ne güzel arkadaşlık dayanışması vede neee güzeeel Kevser kardeşimizin mizahi anlatımı fotoğrafları. Teşekkürler eline, gözüne, diline vede ayaklarına.
    Ne kadar pedal bastınız bilemedik ama görünesi yerlere (BisiKamyon la) çıkıp bizlere de anlattığın için teşekkürler, teşekkürler.

    Sizlerle olabilmek için Gökova'yı iple çekiyorum. Sevgilerim size ve bütün BİSİKLET SEVENLERE.

    Önce MUĞLA'da buradan pedalla GÖKOVA'da buluşmak üzere..
     
  13. #13
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:

    Necati Amca sorma yaa ben de çok heyecanlıyım forumdan tanıdığımız, sürekli gezilerini takip ettiğimiz çok farklı insanlarla karşılaşacağımız ve birlikte pedallayacağımız için. Seninle tanışmak muhabbet etmek de çok zevkli olacaktır eminim. Görüşmek dileğile esen kalasın... hşç..
     
  14. burgazz

    burgazz Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    23 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    929
    Beğeniler:
    368
    Şehir:
    Istanbul / Çapa
    Seviye:
    yaw su resmıne bayıldım ya sunu orjınal boyutuyla bı yere atsanda wallpaper yapsak.oralara gıtmıs kadar olsak:(
     
  15. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.379
    Seviye:
    [​IMG]

    Lamba cini mübarek :D

    Artık hep aynı sözleri tekerrü ediyorum. Çok güzel yerler, manyak bir anlatım.

    RAmazan Bayramı'nıda ailemden ve memleketimden uzak geçirdiğim şu günlerde ila. gibi geldi valla :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  16. #16
    KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Merhaba...
    Hangi fotoyu istediğinizi özel msjla belirtirseniz e-posta adresinize yollayabilirim ehhe... :D
     
  17. heng

    heng Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    502
    Beğeniler:
    304
    Şehir:
    ANKARA-Yenimahalle
    Seviye:
    ya kevs gerçekten süper bu foto yaaa ben de bayıldım...alahattinin kevsi....
     
  18. exacbachay

    exacbachay Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Aralık 2006
    Mesajlar:
    251
    Beğeniler:
    44
    Şehir:
    ANKARA
    Seviye:
    Livaneyi bilirmisiniz? '' Aşka ve taşa hükmeden taşa toprak,topraağa ekmek eken. Mavi gülüşlü insanların yurdu Livane. İşte oralıyım ben, işte oralı. ''
    Bence Artvini en güzel anlatan BAYAR ŞAHİN in '' Rüzgar '' albümündeki ''
    '' Livaneyi Bilirmisiniz. '' parçası.(Fotoğrafları daha iyi hissetmenizi sağlıyacaktır:) Artvine gitmek isteyenlere şiddetle öneririm bu albümü ve diğer albümleri. Ha bide yaylalardan aşşağu yiihuuuhuuuuu diye bağırmayı :) Aslında pek tebrik edilecek bişey yapmadık sadece '' Bisikamyonla '' Yaylalara çıktık :rolleyes: Yorumlarınız ve teşekkürleriniz için ayrı ayrı Teşekkürler. Hoşçakalın.
     
  19. alamet_05

    alamet_05 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    291
    Beğeniler:
    60
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    kevser abla müthişsiniz........ adana tarafına gelecek olursanız katılmak isterim (adabna boyunca):).......