Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Artvin'i Keşfe Devam! (4. Bölüm)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    20 Ağustos 2007 Pazartesi ( Turun 6. Günü)


    Bu sabah aramıza Murat da katılacak diye 6.30’da kalktık.
    [​IMG]

    İlk defa bu kadar çabuk hazırlandım diyebilirim. Her şeyimizi toparlayıp Murat’ın otogara gelmesini beklemeye başladık…
    [​IMG]

    7.00’da aramıza katılan Murat’ı da alıp sabah kahvaltısı için şehri dolanmaya başlıyoruz. Açılışı bir lokanta da çorba içerek yapıyoruz. Toplam 5 çeşit çorba pişirmişler, helal olsun.
    [​IMG]

    Baktık ki çorba yetmeyecek oradan çıkıp başka lokantaya yöneldik. Pizza usulü pide var sırada…
    [​IMG]

    Saat 9.00’da Atapark’tan çıktık. Geceden şarj olsun diye parkın bekçisinin bulunduğu yere telefonunu bırakan Derviş sabah olunca bir türlü koyduğu yerde bulamadı telefonu.

    Bugün ilk hedefimiz Kafkasör yaylasına tırmanmak. Ardından merkeze dönüp Hatila Yaylası’na gitmeyi düşünüyoruz. Madem ki Artvin’e dönücez boşuna eşyaları taşımayalım diyip bagajları Orman Genel Müdürlüğüne bırakıyoruz.
    [​IMG]

    Tırman tırman nereye kadar demeyin. Yolumuz fazla değil… 8km kadarmış…



    Hava muhteşem. Rampa çıkarken sıcak zorlasa da neşemiz yerinde. Ayşe Teyze elma getiriyor bahçesinden. Bir güzel de su içip, elimizi yüzümüzü yıkıyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Derviş’in peşine Temel adında bisikletli küçük bir çocuk takılıyor ‘abi ben de sizinle geleyim’ diye. Yol bilgisi çok iyi değil. Tehlikeli virajlara geldiğimizde hepimizi korkutuyor. Onu güvenli bir şekilde çıkarmak da indirmek de bize kalıyor. Aferin Temel haydi çooooğcuuum bas bas bas!
    [​IMG]

    İlk defa çok uzun olmadığıma sevindim…
    [​IMG]

    Yaylaya az bir yolumuz kaldığında belediye araçlarından birine otostop çekip Temel’i bindirip bindiremeyeceğimizi soruyoruz. Onunla bir kişi de binsin derken bi de ne görelim herkes kamyonun içinde hahahaha…

    Öğle sıcağında Kafkasör Yaylası'na varıyoruz.



    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve işte hayran olduğum makrolar…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Meşhur kuymak, (Burada yediğimiz hiç güzel değildi. İyi becerememişler.)
    [​IMG]

    Silor, (Bunu ilk defa tadıyorum. Değişik bir şey. Bunu da pek beğenemedik. Bir de şu azıcık şeye dünya para aldı fırsatçılar.)
    [​IMG]

    Göletler,
    [​IMG]

    Derviş’i suya atıyım derken o beni ıslattı…


    [​IMG]

    [​IMG]

    Tortum Canavarı yine yıkanıyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu yolda kim bisiklet sürmek istemez ki?
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Temel inerken topraktan kayıp maalesef düştü. Hemen ilk yardım çantasını çıkarıp pansumana başlıyorum. Biraz ağlar gibi oluyor ama biz, ’ iyisin bak bir şeyin yok sadece çizik, bunlar birkaç güne geçer’ diyince rahatlayıp susuyor.
    [​IMG]

    Fazla vakit kaybetmemek için hemen koyuluyoruz yola. Merkezde bir markete dalıp yaylada yemek için yanımıza bir çok şey alıyoruz. Saralle, zeytin, peynir… Derviş ile Serkan ise ‘şarapsız olmaz, yayla da keyif yapalım’ diyorlar. Derviş fotoları aktarmak için internet bulmaya gitti. Biz ise bagajlarımızı bağlamakla meşgulüz. Hatila için yola çıkmamız akşam 5’i buldu.

    Git git yol bitmiyor. Hava kararmaya başadı, yağmur da yağdı yağacak. Bizimkiler kontrol noktasında duruyor. Ben de nasıl olsa bana yetişirler diye basıyorum pedallara.
    [​IMG]

    Nerede kaldı bunlar yahu. Neyse biraz oyalanıyım bari diye başlıyorum foto çekmeye…
    [​IMG]

    İyi ki durmuşum. Bizimkiler hava karardı kamp yeri de bulamayız diye kontrol noktasının bahçesinde kamp kurmaya karar vermiş. Beni yakalasın diye de peşimden İso’yu yollamışlar. Ya orada durmasaydım. Garibim İso da ben de dönüşte haşat olmuştuk çünkü hep rampaydı dönüş yolu…

    Çantaları açalım haydi bakalım, akşam yemeği için de ateş yakar sucukları pişiririz diye hayaller kurmaya başlamıştık ki yoldan geçen bir kamyon hayallerimizi altüst etti. Bizimkiler hemen ıslık çalıp durdurdu. Bir koşturmaca bir heyecan.
    - Abi nereye?
    - Hatila’ya
    - Abi arka boşsa bizim bisikletleri de atabilir miyiz?
    - Tamam atın bakalım…
    - Ehhe ohho ihhi yuppi şuppi…

    Allah razı olsun Nurettin Abi. Sen olmasan biz o yollarda telef olurduk. Kamyonla 2,5 saatte tırmandığımız bu yolu biz kaç günde tırmanırdık Allah bilir…

    Açılan eşyalar toplandı, bisikletler hazırlandı. Bazen üşengeçlik yaptığıma seviniyorum. İyi ki hiçbir şeyi çıkarmamışım dedim bir kez daha… (İlki Karagöl’deydi hani çingeneler yüzünden mekan değiştirmek zorunda kalmıştık.) Kontrol noktasında Hatila Milli Park Sahası olduğu için T.C. kimlik numaralarımız alındı ve yaylaya geçmemize öyle izin verildi.

    Yollar inanılmaz tehlikeli. Kamyon virajı alamazsa öldük biz bittik diye söylenip duruyoruz.
    [​IMG]

    Ah bu yerliler bize hep yanlış bilgi veriyorlar. Gidin çocuklar gidin çok güzel. Yahu başımıza ne geliyorsa ‘abi buralarda gezilecek nereler var?’ demekten geldi. Hava iyice karardı, yollar çok dar, aşağısı uçurum. Korku filmlerini aratmayacak sesler geliyor ormanın derinliklerinden. Akarsunun soğuğu vurdukça tüylerimiz diken diken oluyor. Kamyonun hoplatması halt etmiş yüreğimizin hoplaması yanında. Tek seferde virajı alamayan kamyon geri geri gidip manevra yapmaya çalıştıkça yüreğimiz ağzımıza geliyor aşağıya düşücez diye öyle ki Derviş ve Murat birkaç sefer bacaklarını kasadan dışarı çıkarıp atlamaya hazırlandı… Hatila Vadisi nasıl bir yer tam olarak göremedik karanlıkta. Kısmetse dönüşte tadını çıkarıcaz.

    21.30’da ormancıların kaldığı barakaya varıyoruz. Ben yavaştan tırsma belirtileri gösteriyorum.
    Yaklaşık 15 erkek bir de ben… Amanın diyorum Derviş benimle dalga geçmeye başlıyor, ‘sen İso ile evliyim de bari’ diye. Ben olaya değil şahısa takıldım yalnız. ‘Niye İso ya niye İso da başkası değil’ diye hahaha. Neyse ki hepsi çok iyi niyetli. Tanıdıkça, muhabbet ettikçe aklımdaki düşünceler dağılıyor.

    Gece ormancıların barakasında yediğimiz akşam yemeği. Hepimizin tipi kaymış durumda… Fotoda sakallı olan (Erhan) İso ile kanka oluyor. ‘Hey Mayk’ diye sesleniyorlar birbirlerine hahahaha. Erhan hiç üşenmeden güzel bir salata hazırlayıp getirdi. Sağ olsunlar her şeyimizle çok ilgilendiler. Ellerine sağlık…
    [​IMG]

    O akşam Serkan Taşdelen’in CnnTürk’e çıkacağını duyuyoruz. Haydi o zaman hep birlikte izleyelim röportajını. Ancak orman içşileri sabah 5’de kalkacakları için erken yatacaklarını söyleyince biz de rahatsızlık vermemek için iyi geceler diyip çekiliyoruz kenara.

    Ormanda kenar mı olurmuş canım demeyin. Ayılardan tırsınca kamyonun kasasına çadır kurmnaya karar veriyoruz. (Hatila Vadisi zengin bir fauna içermektedir. Bu fauna içerisinde en çok rastlanan türler; ayı, domuz, tilki, porsuk, yaban keçisi, sansar, atmaca, kartal, çakal, dağ horozu, Hopa engereği, alabalıktır.) Tomruklardan dökülen ağaç parçalarını süpürmeye başlıyor Serkan eline bir süpürge alıp. Ellerine dağlık arkadaşım. Sayende güzel bir uyku çektik. Bu arada kamyon kasanına çadır kuran turcular olarak da tarihe geçtik sanırım hahahaha…

    O gece yarım saat boyunca ıslık çaldı Serkan yıldızları izleyerek. Ben ilk 5 dakikasına şahit oldum. Mışıl mışıl uyumuşum. Derviş yıldızları izleyerek uyuyacağını söylerek yine dışarıda yatmayı seçti (dağ adamı işte). İso’nun çadırı da taa ileri itekledik horlamasını duymayalım diye hahhaa.

    Sabah kalktığımızda nasıl bir manzara ile karşılaşacağımızı çok merak ediyoruz şu an zifiri karanlık. Etrafı bırakın burnumuzun dibini zor görüyoruz…

    Sabah ola hayrola…
    Yarın görüşmek üzre hoşça kalın efeeem…
     
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    21 Ağustos 2007 Salı ( Turun 7. Günü)


    Sabah 5.45’de kalkınca kendimizi erkenci zannettik. Ancak orman işçileri bizden önce kalkmış, üstüne bir de kahvaltı yapmış, ağaç kesmek için yola çıkmışlar.

    Sabah kahktığımızda sürpriz oldu hepimize gördüklerimiz…
    [​IMG]

    Manzaraya bir bakın. Daha yükseği, daha özgürü, daha ötesi var mı…
    [​IMG]

    Günlük 80ytl veriyorlarmış. Aslında hiç fena değil. İki gün çalışsak bir hafta daha gezeriz diyoruz… (İşçilerin barakası)
    [​IMG]

    Ve işte kamyon kasasındaki çadırı toplama çabalarımız…
    [​IMG]

    [​IMG]

    Sabah kahvaltımız. Çok şükür bu sabah da doyduk… Ellerine sağlık ustamızın.
    [​IMG]

    Flaş flaş flaş Derviş soyundu! Ama odunculuğa… Enerjiyi aldı tabi harcayacak yer arıyor.
    [​IMG]

    Muhteşem yayla yolları…
    [​IMG]

    Gelahora yaylasına tırmanmaya başladık. Onlar bisikletle, ben yüklü bagajla üşendiğim için tabanla…
    [​IMG]

    Son yıllarda bir böcek türü dadanmış ormana. Yakalamank için çok yere tuzaklar kurulmuş ancak çok da başarılı olduğu söylenemez. Ağaçları kurutmuş, mahvetmiş. İşte bu ağaçlar kesilerek yükleniyor kamyonlara… (O böcek bu böcük mü bilemiyorum ama ben gördüm çektim.)
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yaylaya çıkınca bir baraka daha görüyoruz. Hacı Cafer Amca çay ikram ediyor. Biz de yanımızda bulunan eti cinleri çıkarıp koyuyoruz ortaya. Hacı Amca ailesi ile birlikte yazın yaylaya odun kesmeye geliyormuş. Muhabbet açılmışken Derviş yayla peyniri kaçmaz diyince bir kilo satın alıyoruz.
    [​IMG]

    Muhabbet koyu, benim bisiklet aşağıda. Herkesten önce ayrılıyorum yayladan ve manzaranın tadını çıkararak, video çekerek iniyorum aşağıya… Tanıtalım bakalım Hatyila’yı…



    Akşam kamyonla tırmandığımız yolları gündüz gözüyle inmek muhteşem. Dağlarda bir metrekarelik çıplak yer görmek mümkün değil. Yeşil ötesi. Ağzımız açık iniyoruz yollardan…

    Bu foto herkes için normal ama benim için değil! (Bunu çekebilmek için kafanı çeksene Derviş dediğimde bir yanlış anlaşılma yüzünden tartıştığımız yer. Sorun yaşamadınız mı diyenlere basit bir örnek. Bir hafta daha yolumuz var diye söyleyeceğimi diyip susuyor ve alttan alıyorum. Sorunsuz tur olmaz önemli olan bunları aşabilmek… Benim gibi agresif biri bile alttan alabiliyormuş bunu da öğrenmiş olduk.)
    [​IMG]

    [​IMG]

    18km kadar iniş var. Fren sıkmaktan ellerimiz acıdı. Jantlar soğusun diye sürekli molalar versek de o kadar çok ısınmış ki Murat’ın iç lastik incelip dikey bir şekilde açılıyor…
    [​IMG]

    Hatila Köyü’ne varmamız öğleni buluyor.
    [​IMG]

    İnişten sonra tırmanışa geçtik yeniden…
    [​IMG]

    Hava oldukça güneşli. Susuzluktan ölmek üzereyim…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Saatler 2’yi gösterdiğinde yol üzerinde bir ev görüyoruz. Teyze mataralara su doldurabilir miyiz diye giriyoruz… Hiç bu kadar büyük çekirge görmemiştim…
    [​IMG]

    Selahattin Amca ve eşi inanılmaz insanlar. Amcam bahçesinden koca bir bağ üzüm getiriyor.
    [​IMG]

    Teyzem 5 dakikada yeni pişmiş üzerinde tereyağ eritilmiş sıcacık ekmekler getiriyor. Peşine salatalık, domates, üzüm derken inanılmaz bir öğlen yemeği yiyoruz. Selahattin Amcaların evine 16 yıldır ilk defa elektrik gelmiş. Ustalar için pişirilen ekmekten biz de nasiplenmiş olduk… Allah razı olsun kendilerinden… Keselerine bereket…
    [​IMG]

    Bunlar da torunları,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Haydi şu iki canlı arasındaki 7 farkı bulalım. Ortaklarını ben söyleyim diğerlerini siz bulun.
    1- İkisinin de bakışı aynı,
    2- İkisi de kıllı kıpırlı,
    3- Belki cinsiyetleri (kediciğe bakmadım hahaha)
    4- İkisinin de mutluluğu yüzünden okunuyor.
    5- İkisi de poz vermiş hehehe…
    [​IMG]

    3 gibi yola koyuluyoruz. Artvin’e varmamız 4’ü buluyor. Alıştığımız Atapark’a gidiyoruz. 1,5 saat kadar dinlenip kendimize geldikten sonra Borçka’ya gitmek için yola koluyoruz.

    Sinirler biraz gergin. Benim yüzüm gülmeyince tüm ekibinki asıldı. O yüzden bundan sonra pek foto çekmek gelmemiş içimizden.

    Artvin Barajı…
    [​IMG]

    Yol uzun, hava kararıyor. Dizim mi cortlamış, yüküm mü ağırmış, sürekli tünelden mi geçiyormuşuz, mıcırlar tehlikeli miymiş umrumda değil. Tek bir amacım var. Bir an önce Borçka’ya varmak. Basıyorum pedala canımın yandığına bakmadan. Bakıyorum fark çok açılıyor bari diyorum bir iki foto daha çekiyim oyalanıyım…
    [​IMG]

    Ekip tamalandıktan sonra İso ile Dervişe siz gidin biz arkadan geliriz diyoruz. Asılıyoruz pedallara iki gruba ayrılarak. Hava iyice kararıyor, tehlikye atmak istemediğimiz için Borçka’ya 10km. kala otostop çekmeye karar veriyoruz. Baya bir araç bekliyoruz. Nihayet bir araç duruyor. Bizi alan abinin otostopçularla ilgili kötü bir anısı olmasına rağmen ‘sizi görünce kıyamadım, alıyım dedim’ diyor. (Daha önce aldığı otostopçulardan biri araçdaki eşyalardan birini götürmüş.)

    Merkeze varır varmaz banklara oturup bizimkileri beklemeye başladık.
    Onlar gelir gelmez de çadır kuracak yer aramaya… Toplamda 67km yol yaptık. Rakım ise çok düşük -112m- bu yüzden havası baya bunaltıcı… Durduğumuz yerde terliyoruz…

    Oto yıkamada Nedim ve Casur Abiler ile tanışıyoruz. Oto yıkamanın dükkan kısmında kalabileceğimizi söylüyorlar. Kaç gündür yıkanmıyorum! Üç belki de dört. Nedim Abi ‘Hoca Hanım siz evimize buyrun kızımla yolu göstersin, banyonuzu yapın’ demesin mi. Amanın nasıl seviniyorum… Banyodan kaç dakikada çıktım bilmiyorum. Saçım düğümlenmiş. Bir avuç krem sürmeme rağmen yine çok zor açtım. Abi çok sağolasın yeniden doğmuş gibi oldum valla…

    Akşam 10’da yemek yiyebiliyoruz. Nedim Abi’nin eşi ve diğer teyzeler bir anda soframızı donatıyor. Menü de yine Siron var. Bu sefer tadını beğeniyoruz (hani ilkini Kafkasörde denemiş ve memnun kalmamıştık). Çok iyi ve gözü tok insanlar. Çayımızı da muhabbetler eşliğinde içince keyfimiz yerine geliyor. O sıra İsa Abi ile tanışıyoruz. Bize Beyazsu Yaylasını öneriyor… Başımıza geleceklerden habersiz yaaa diyerek dinlemeye başlıyoruz can kulağıyla inşallah yolu Hatila’ya benzemez diye içimizden geçirerek... Sanırım yarınki rota belli oldu. Hedef Beyazsu…

    Çadırları kurmaya yeltenmiyoruz bile. Ancak benim için herkesin ayağıyla bastığı yere yatmak çok daha zor. Matın üstünde kalmayacağımı ağzımı, saçımı başımı yerlere süreceğimden emin olduğum için. Önce yere gazete seriyorum. Kafamın geleceği yere de temiz naylonlar… Gerek yok desler de ben yine matımı açıp tulumumu çıkardım. Hava sıcak ama sarılmadan uyuyamıyorum ki. Madem turda sarılacak başka kız yok ben de tulumumu kucaklayım diyorum hahaha… Uyumamız gece 12’yi buldu. Yorucu bir günün daha sonuna geldik…

    Sabaha durumlar ne olacak bakalım…
    Kevser ile Derviş’in arası düzelecek mi?
    Grubun gerilimi azalacak mı?
    Yeni günde ekibi neler bekliyor olacak?
    Siz nasıl merak ediyorsanız biz de başımıza geleceklerden habersiz heyecanla bekliyorduk yeni günü…

    Sabah ola hayrola diyelim her zamanki gibi…
     
  3. oktay tiryakioğlu

    oktay tiryakioğlu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    ESKİŞEHİR
    Seviye:
    resimlerin ve anlatımın için teşekkürler kevser. sayende artvine gitmiş kadar oldum. devamı nezaman gelecek :( çok heyecanlı bi yerde kalmış :(
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  4. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Oleeey 4. bölüm gelmiş :)

    Büyük bir keyifle seyrettim videonuzu.Benim tavisyem bi doğa sporları programı yapmanız.Tutacağına inanıyorum.Hani bir zamanlar Adrenalin diye bi program vardı direk aklıma o geldi... Gezinin sanki bisikletforum için yapılmış bir program gibi olmuş.Videolar,resimler ve anlatım tam anlamıyla mükemmel.İç çekip duruyorum.Ahhh bi gün bende böyle turlara çıkabilecekmiyim diye :ci: Eminim sizde şimdiden başlamışsınızdır.''Heygidi günler'' diyip iç çekmeye :)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  5. msconfig

    msconfig Bisikletkolik

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.129
    Beğeniler:
    819
    Şehir:
    ist
    Seviye:
    artik uzun uzun yorum yazmicam
    bisey bulamiyorum soylenecek gercekten cok super anlatim ve resimler
    cok ic gecirdim nazar degmez insallah :)
    kuymak ve siron (bizdede "ziron" derler) cekti cnm :D hirrr cok kotusunuz ya hehe

    tesekkurler hepsi icin, gorusmek dilegi ile hoscakalin ;)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  6. selfpower

    selfpower Kıdemli Üye

    Kayıt:
    8 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    izmit
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    kuymağı becerememişler hakikatende şekilden anlaşılıyor peynirimi iyi değildi acaba,bizimkilerin sabah kahvaltılarında kuymak eksik olmaz,artvin in bir simgesi oldu,yollara gelince artvin hopadan ardanuç a gidicez ben daha 7 yaşındayım otobüste benim anlamadığım dillerde konuşan bi sürü insan sanırım gürcüce :) yollar taşlı sağ tarafımız ucurum ben tabi koltuğu sıkmakdan ellerime ağrılar girdi ama yinede artvin çok güzel,şu okul bitsede bi görmeye gitsem :) heeeeee gezi için bişilerde deyim unuutuk yaw,geziniz çok güzel denilecek bişi bulamıyorum ama hemşerilerim sizi turist sandıki paranızı çok almış :p
     
  7. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Valla ben de hep bisikletle bir gezi programı yapmak istiyorum. Yıllardır aklımı kurcalıyor bu fikir ancak henüz bağlantıya geçmedim kimseyle... İnşallah o da olur da sporumuz yaygınlaşır...

    Ayrıca aynen dediğin gibi fotoları yüklerken, yazılarını düzenlerken vay beaaah demekten kendimi alamıyorum. Anı anına yaşıyor, gözümde canlandırıp iç çekiyorum... :D

    Artvin'in hop hop hoplatan yolları ve bahsettiğin uçurumları cidden inanılmaz. İlerleyen bölümlerde bununla ilgili bir video yer alacak. O zaman herkes ne demek istediğimizi daha iyi anlayacak... hşç..
     
  8. Fatih Buzgan

    Fatih Buzgan Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.579
    Beğeniler:
    3.217
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Hiç gitmediğim bir yeri bu kadar iyi anlatım, bol bol net ve içinden mutluluk okunan fotoğraflar ile tanıdım.Ayrıca forumumuzda uzun süredir gördüğüm en hoş fotoğrafları çekmişsin Kevser'cim tebrik ederim.
    Uzun yolda kalabalık olunca zevk bir başka oluyor.Bir de yolda karşılaştıklarınız sizdeki gibi böylesine yardımsever, misafirperver olunca işte o zaman diyorsunuz ki bizim ülkemiz zengin olmasa bile insanının gönlü zengin.İşte bu insanlarla bizim sırtımız yere gelmez.
    Hep dalından, hep doğal yiyeceklerle beslenmişsiniz, bu da turunuza faydalı olarak geri dönmüş :)
    O sabah kalktığınızda çektiğin gökyüzü, orman için yollarında iki tarafı ağaçlı patikalarda renkli bisikletlerle uyumunuz hepsi göze hitap ediyor ve herkesi oralara davet ediyor.
    Tebrik ediyorum ve paylaşımın için teşekkür ediyorum.
     
  9. dilek bulut

    dilek bulut Yeni Üye

    Kayıt:
    20 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    22
    Beğeniler:
    73
    Şehir:
    muğla
    Seviye:
    Kevsercim öyle güzel anlatmışsın ki
    fotoğraflar zaten olağanüstü
    en kısa zamanda artvin pedallarımın altında organizasyonu yapmalıyız:))
    çok iştah kabartıcı çoook...
    gökovada görüşmek üzere
     
  10. Ahmet ERTAN

    Ahmet ERTAN Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.115
    Beğeniler:
    759
    Şehir:
    bursa-rize
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Bu gezi ve paylaşımlar için çok teşekkür ederim.doga ,yayla ve fotolar bir harika.Siz gezerken bende zevk aldım bir karadenizli olarak Ayaklarıza sağlık hoşçakalın .........
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  11. rahmankarataş

    rahmankarataş Bisikletkolik

    Kayıt:
    12 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.049
    Beğeniler:
    748
    Şehir:
    greek and tr
    Seviye:
    Gruba selam
    valla harikasınız
    ozenmedim degilim hani yani
    bu güzel kareleri uzun uzun goz nuru doktugun yazılarla suslemenden dolayı seni kutluyorum..

    Selamlar
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Yorum yazıp kendi dikkatimi kendim bozmak istemiyorum.. Müsadenizle ben tekrar birinci sayfaya dönüp fotolara ve videolara dalmak istiyorum...
    Harika bir paylaşım, ayakta alkışlıyorum, yeşillikler ve yiyecekler (kuymak vs) içinde kayboldum sanki..
    :winkenlux :winkenlux :winkenlux :) :) :)
     
  13. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Hepinizin ellerine ve ayaklarına sağlık. Bu kadar güzel bir coğrafya ancak bu kadar güzel anlatılır. Herşey o kadar güzel ki anlatamam. Ufak tefek tartışmalar tabiki olacak. Yolun vermiş olduğu strestendir aldırma. Gelecek bölümü bekliyorum. Kesin barışmışsındır. :)

    Tüm gruba selamlar...

    Sevgiler...
     
  14. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Beğenmene çok sevindim... Uğraştığıma değmiş demek...

    Selam Dilek Abla...

    Öyle bir organizasyon gerçekleştirmeye kalksak inan adı Artvin Pedallarımın Üstünde olurdu. O kadar yüksek yani heheheheheh... :D

    Görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın efeeeem...

    Mesut Abi siz fotolara bakarken büyüleniyorsunuz. Bir de bizim surat ifademizi gözünüzde canlandırın. Her geçen gün sanki daha yeşil daha güzeldi. En ızdıraplı geçen günde bile ağzımız açık doğaya hayran kalarak izledik etrafı... ;)

    Elbette ki öyle. Kimse kimseye kin gütmüyor. Yorgunluğun ve farklı beklentilerin etkisiyle yanlış anlaşılmalar ve kırgınlıklar olabiliyor. Her zaman söylediğim gibi önemli olan bunları aşabilmek... ;) :in: