Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Artvin'i Keşfe Çıktık! (2. Bölüm)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    16 Ağustos 2007 Perşembe (Turun 2. Günü)


    Erken kalkan erken yol alır diyip sabah 6'da alarm sesiyle açtık gözlerimizi... Bugün hedefimiz Tortum'dan Yusufeli'ne varmak. Bakalım başarabilecek miyiz?!.

    Derviş gece 'o vadiyi gündüz gözüyle görmek lazım' diyip duruyordu. Sabah Serkan ile eşyaları toplamaya çalışırken Derviş ile İso indiğimiz vadiyi görmeye gittiler. İso kamyona tutunup çıkmış tepeye kadar. Dervişi ise bir sürü köpek kovalamış... Ee ne çabuk gidip geldiniz? Hani İso nerede? gibi sorular sorduk. Ya gittim geldim işte ne olacak dedi. Beyefendi bize hiiiiç köpeklerden falan bahsetmedi tabi. Biz onu İso'dan öğrendik hahahahah...

    Erken kalkmasına kalktık ama kahvaltıya oturmamız 8'i buldu. Kavaltımızda yok yok. Petroldeki restorandan taze ekmek ile domates, salatalı, zeytini de temin edince olay tamamlandı. Biz lavaş yicez diyenlerin hepsi niyeyse benim çıtır, taze ekmeğime atladı. 'Yahu ben ona saralle sürecektim ne çabuk bitirdiniz...' Güzel muhabbetler eşliğinde yudumladık çaylarımızı. Yola çıktığımızda saatler 9'u gösteriyordu iyi ki 6'da kalktık hahahaha...
    [​IMG]

    Yola çıkalı henüz yarım saat olmuştu ki meyve ağaçlarına dalan İso'yu arı soktu. İso 'ula ula ula' diye efekt yaparken hemşire Kevser pozisyonuna geçtim hemen. O arının iğnesini cımbızla çıkarırken ben de böcek sokmasına karşı alerji hapını çıkarıp verdim.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Ardahan-Erzurum-Artvin yol ayrımındaki çeşmede bir su molası verdik. Yol içşilerinden Necip Dayı sağ olsun bize çay ikram etti.
    [​IMG]

    Haydi kalkalım artık derken bu sefer de Serkan'ı arı soktu. Üzerinde ve bisikletinde yeterince parlak rengi barındıran Kevser anında olay yerini terk etmeyi seçti...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Saat 11.30 da Jandarmanın önünde durduk. Kimlik numaralarımızı ve gideceğimiz güzergahı haber verdik işi sağlama almak için. Bu sefer de erler çay getirdi. Hadi bakalım bunu da içelim ne de olsa Erzurum'dayız dedik.
    Karakoldayken yaşlı bir amca bisikletiyle yanımıza geldi. Yazık yalnızlıktan canı sıkılmış. Ben de sizinle Tortum Şelalesi'ne gelicem diye tutturdu. Yahu yol uzun sıcakta başına bir şey gelir diye korktuk.
    [​IMG]

    İşte amcanın bisikleti Derviş denerken...
    [​IMG]

    Yine sıcak kurak yollara vurduk kendimizi.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Ay anam vay diye stabilize yoldan giderken Derviş birden bi arabanın önüne atladı. Herhalde bir şey soracak derken abi yukarı bizi de çıkarır mısınız dedi. Vadide yola yuvarlanan taşlardan oldukça korkmuş. Beynimizin pekmezini akıtmayım diyip ben de onunla birlikte atladım partnera. İso ile Serkan da otostop çekip gelsin diye bekliyoruz...

    Etrafta sığınacak en ufak gölge yok. Biz de şelale ayrımında elektrik idaresine gittik. Bekle bekle ne gelen var ne giden. Sağ olsun abiler bize soğuk kavun ikram etti yedik. Arada bir yola çıkıp bakıyorum ama nafile... İyice merak etmeye başladık bizimkileri, telefonları da kapalı...

    Yaklaşık bir saat sonra bizimkiler geldi... Neymiş adamın biri 'şurayı çıktıktan sonra yol kolay' demiş, bizimkiler de gaza gelip haydi çıkalım demişler... Yokuşu çıkmalarının en güzel tarafı ise bizim duramadığımız göl kıyısında çektikleri fotolar...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Nihayet 13.50'de Tortum Şelalesi'ne varıyoruz...
    [​IMG]

    [​IMG]
    Yaklaşık 2 saat burada zaman geçirdik.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    E benim mayo yukarıda çantada kim gidip alacak. Taytla atlayım dedim ama etraf jaws dolu. Tayt da pedli oldu mu zor kuruyaca diyip vazgeçiyorum girmekten. Dizime kadar sıvayıp o taş senin bu kaya benim oynuyorum işte... Foto çekiyorum bol bol...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bizim çocuklar yandım anam diyip kendilerini serin sulara attı.
    [​IMG]

    İşte uzun zamandır merak edilen Tortum Canavarı...
    [​IMG]

    Tortum Canavarı'ndan beklenmedik pozlar hahahah..
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Karnımız da iyice acıktı. Etrafta Yedigöller diye bir yer varmış. Orada alabalık tesisi var diyince boşverin burada yemeyi haydi gidelim diyip basıyoruz pedallara...
     
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Saat 16.00'da Yedigöllere varıyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Tortum'dan Uzundere'ye kadar 20km.lik yol çalışması var. O gözümüzü korkutan yokuş ise 2 km.ye yakın çok değil.

    Yalancı Cennet diye bir yere geldik. Yahu hem bu kadar küçük, hem bu kadar sevimli bir göl olamaz. Rengi turkuaza çalıyor. 'Yaaa ne olur, bugün burada kamp atalım, sabah göle karşı uyanalım, gitmeyelim bir yere diye' mızmızlanmaya başlıyorum...
    [​IMG]

    Tam kafamızı tesise sokuyoruz yağmur başlıyor. Uzun zamandır yağmur yüzü görmeyen görgüsüz Ankaralılar olarak ağzımız açık izliyoruz bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru. Hatta ben bir ara coşup yağmurda geziniyorum...
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gümüşçü Alabalık Tesisi - Uluğbağ Köyü/Uzundere/Erzurum
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu cins köpeği görünce Derviş 'anaaa Tortum İti' diyince hepimiz koptuk...
    [​IMG]

    Balıklar küçük ama hesaplı. Tanesi 3 ytl diye duyunca alıyoruz adam başı 3 tane.
    Çok leziz. Gölü mü izlesem, balığı mı, yoksa balık yerken gölü mü? Bir türlü karar veremiyorum hahahha... Tatlı da olsa süper olacaktı derken dün Erzurum'dan aldığımız kadayıf dolmalar geliyor aklımıza...
    [​IMG]

    2 saati de burada geçirdikten sonra Derviş 'Yusufeline bu akşam varmalıyız' diyor. Ben hala gölde kalma taraftarıyım. Neyse ki yağmur durdu...
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çoruh'un kıyısından vadi içinde ilerliyoruz...
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Peşimizden koşan çocuklara Derviş Abileri kırmızı kalem hediye ediyor...
    [​IMG]

    Yolda Hello diyenlerden geçilmiyor...
    Bir ara teyzenin biri uzağından geçerken 'Çok güzelsin çoook' diye bağırdı.
    Ben de peşine 'selaaaam sağ ol' diyince Türk olduğumu anlayan amcalar teyzeler koptu...

    Etraf baya karardı. Işıklarımızı açtık devam ediyoruz. Nerede bu Yusufeli yaw, daha gelmedik mi? Kıçımız ağrıdı saatlerdir oturmaktan...
    [​IMG]

    Nihayet 20.10'da varıyoruz. Hemen merkezinde dolanıp bir çay bahçesine oturuyoruz. Ayaklarımız şişmiş. Hemen ayakkabıları çıkarıp uzatır pozisyona geçiyoruz. Merkeze gelmiş olmanın sevinci ile herkes telefonunu açıp rapor vermeye başlıyor sevdiklerine.

    21.30'da Green Peace Kamp alanına çadırımızı kuruyoruz.

    Yaşasın sıcak suuuuu ve duş imkanı... Sonunda düğüm olan kıvırcık saçlarımı açabilicem...

    Saat 11.30'u gösterdiğinde bizimkiler ton balığı ve bir kaç konserve açıyor. Öğlen sağlam yediğimiz için acıkmadım diyip ben yatmayı seçiyorum. Onlar da zaten çok acıkmamış. O kadar abartmışız ki kumanya olayını, garibim İso'nun yükü azalsın diye yiyorlarmış...

    Toplamda 98km. ile iyi yol yaptık bugün.
    Haydi bize iyi geceler, tatlı rüyalar...
    Malum sabah yine erken kalkıcaz...
     
  3. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    17 Ağustos 2007 Cuma (Turun 3. günü)


    Dün çay bahçesinde etraf hakkında bilgi toplayan Derviş siz nasılsa geç hazırlanıyorsunuz ben Kilise'yi görmeye gidiyorum diyip yola çıktı. (Sanırım kaleye gitmiş)

    Biz de bu arada çadırları, tulumları toplayıp hazırlandık...

    Sabah 8.30'da Çoruh Nehri kıyısında yaptığımız kahvaltının tadı hala damağımda. Neyse ki gittiğimiz yerlerde domates, salatalık ve olmazsa olmazım zeytini bulabiliyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yine yola çıkmamız 9'u buldu.
    [​IMG]

    Yol gayet düzgün, bastıkça basası geliyor insanın.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Raftingciler yolda. Bu mevsimde çok heyecan yaşayamazlar ama olsun denemek lazım. Bu gezide bize nasip olmadı. İnşallah seneye...
    [​IMG]

    [​IMG]

    Kapı'ya dikkat edin...
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gün geçmiyor ki her yerde çay molası vermeyelim. Ama bu seferkini hak ettik. Baya yol yapmışız... Narlık'taki köylülerle Artvin Barajı için burayı boşaltacakları hakkında muhabbet ediyoruz...
    [​IMG]

    Oturduğumuz yerden en aşağı 1-1,5 saatte kalkıyoruz...
    [​IMG]

    [​IMG]

    İso ile Derviş'i beklerken çektiğimiz videoya bi göz atalım...



    Derviş'de acayip bir göz var. Adamın meyve sensörü her zaman açık.
    Nerede güzel bir incir ağazı var, börtlek (böğürtlen) var hemen görüyor. E hep bizden önde gittiği için de en çok onun vakti oluyro yemeye...
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Biz Türk'üz kardeşim Türk demekle olmayacak... İso'daki bayrağı taktık benim bagaja.

    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    Artvin-Şavşat-Ardanuç yol ayrımından Ardanuç'a doğru ilerliyoruz. Fazladan 6km. kadar daha yapıp Cehennem Deresi Kanyonu'nu görmeye gidiyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kanyon'a giden yol harika. İzleyin bakalım beğenecek misiniz?



    İşte Kanyon'un içi.. Saatlerimiz 16'yı gösteriyor.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Kanyon'u gezerken yağmur atıştırmaya başlıyor... Bekle bekle canımız sıkılıyor. Biz de ne kadar ıslanabiliriz ki diyip yollara vuruyoruz kendimizi.

    Baktık yağmur iyice coştu biz de bir evin odunluğuna atlıyoruz. Çitlerin ardındna içeri sesleniyoruz. Bir bayan çıkıyor. 'Teyze bakar mısın? Biraz su alabilir miyiz?' diyorum. Teyzenin gözleri büyümüş merakla bize bakıyor. Üzerimizde yağmurluklar kafada kask garipsedi tabi kadın. Bahçelerindeki köpek de sürekli bize havlıyor. Evden vazgeçtik bahçeye bile davet edilmeyince karşıdaki boş evin çatısının altına sığındık. Anladık ki tek başımızayız. Kamp ocağını ve İso'nun taa Ankara'dan beri bagajında taşıdığı makarnayı çıkardık. Derviş önce bize çorba yaptı, sonra da makarna. Ellerine sağlık arkadaşım...
    [​IMG]


    Ekmeksiz nasıl doyucaz derken İso ekmek istemeye gidiyor. Biz de zuladan ton balıklarını çıkarıyoruz. Sonradan bize acımış olmalılar ki üzüm ve domates yolluyorlar.
    [​IMG]

    Bir ara burada jandarma çok gezer diye uyarı bile alıyoruz. Biz de 'keşke jandarma gelse de bizi Şavşat'a kadar götürse, bu yağmur durmadıkça yola çıkamayız,' diye yorumlar yapıyoruz. Teyzemiz neyse ki sonradan bir açıklama yapıyor. Ev çok kalabalık, misafirlerimiz var. Yoksa sizi içeri davet ederdik diyince neyse ki insanlık ölmemiş diyip içimize serin sular serpiyoruz...

    Karnımızı doyurduk. Nihayet eski enerjimize kavuştuk. Hazır yapmurun şiddeti de azalmışken çıkalım yola yoksa burada kalıcaz diyip Artvin-Şavşat yol ayrımına doğru pedal basıyoruz.

    Hava iyice karardı. Vadi ürkütücü. Yukarıdan kopup yola düşen taşlar gözümüzü korkutuyor. Öyleyse Şavşat'a kadar otostop çekelim diyip yol kenarına diziliyoruz inci gibi... Çoğunlukla bu yörelerde pikap tarzı araçlar kullanılıyor. Mutlaka birisi alır diye ümit ediyoruz. Ancak Erzurum tarafından gelen araçlar Artvin'e. Artvin'den gelenler Ardanuç'a ya da Erzurum'a dönüyor. Yahu yok mu hiç Şavşat'a giden. Hava iyice kararıyor. Bisikletteki ışığı alıp yolda dikkat çekmek için sallamaya başlıyorum. Neyse ki bi pikat durdu. Ouuuw içi tıka basa insan dolu. Acaba arkaya da bizi alırlar mı derken Derviş ile benim bisikleti yüklüyoruz. Serkan 'siz gidin biz de peşinize buluruz bir tane' diyip bizi uğurluyor...

    İyi ki kafamda kask var. Artvinliler hızlı şoför. Nasıl virajlara gidip çıkıyorlar hem de o taş düşen yollarda hayret doğrusu. Her salladığında kafamı bisikletin gidonuna tak tuk vuruyorum. Kask aynam sonunda dayanamayıp düşüyor. Gözümdeki lens kurumasın diye fazla yola bakamıyorum. Derviş ise gözlerini açmış efektler yapıp bağırarak bir akarsuya bir vadiye bakıyor. Gözlerinden gelen yaşlar mutluluktan mı rüzgardan mı tartışılır. Valla ben ağlasam kesinlikle mutluluktan olurdu. Bu karanlıkta 50km.lik bir tırmanışı hayatta yapamazdık. Biraz ilerleyip ileride bir yerde kamp atardık kesin. Allah razı olsun bizi Şavşat'a götüren bu iyi niyetli insanlardan...

    Islanmışlığın üzerine bir de rüzgarı yiyince titremeye başlıyorum. Isınmam mümkün değil. Neyseki arabadakiler merkeze yakın bir yerde inince hemen öne geçiyorum. Ohhh mis gibi kalorifer yanıyor. Kedi gibi mayıştım valla.

    Arabadan çıkınca kalacak veya kamp atacak yer aramaya başlıyoruz. O sıra bir turist geliyor yanımıza. İtalyanmış kendisi. 'Türk müsünüz?' diyor. 'Evet' diyince şaşkınlıkla bakıyor. Meğerse dün o da Yusufeli'ndeymiş. Bizi görmüş. Nerden geldiniz, nereleri gezeceksiniz, diğer arkadaşlarınız nerede gibi sorular sorular soruyor. Kısa muhabbetten sonra dalıyoruz bir çorbacıya. Imhhh paça çorbası da güzelmiş hani yani...

    Acaba Serkan ile İso ne yaptı bulabildiler mi araç diye düşünürken ilk çorbalarımızı içiyoruz. Benim titremem geçmeyince döner ocağını yakıyorlar. Geçip önüne bir güzel ellerimi ısıtıyorum. E sıcaklığı korumak lazım. Derviş'in montu da çalıyorum. Bizden 10dk. sonra Serkanlar geliyor. Yahu üstü kapalı ekmek arabasında gelmişler sıcak sıcak. Çok kıskandım valla ne yalan söyleyim...
    [​IMG]

    Çorbacıdan çıkıp, yukarıya doğru tırmanıyoruz. Bir lokanta gördük e hadi o zaman çay içelim diyip duruyoruz.

    Kapıdaki köpeği severken cilve yapıyor. Tamam hadi kalk diyoruz köpek aynı pozisyonda ayaklar havada kaldı. Anaaa kalksana hişt pişt derken galiba sevgimle felç ettim hayvanı diyorum.
    [​IMG]

    Dışarı da kadınlar oturuyor. Lokanta işletmecisi kadın. İçlerinden biri sahibi gibi yattım mı kalkmayı bilmez milletin önünden diyor. Anlam veremeyip giriyorum içeri.

    Meğerse burası nataşaların yeriymiş hahahahaha. Bizim çocuklar 'Kevser anlamadın mı?' diyor. 'Yooo, hiç o gözle bakmadım' diyorum kopuyorlar hahaha...

    Biz en iyisi kaçalım buradan diyip Cami avlusuna giriyoruz hahaha. Cami'nin odunluğuna kamp atmamız gece 11'i buluyor.

    Şaka maka bugün de 99km. yol yapmışız... Rakım ise 1580...

    Dişlerimizi fırçalayıp bir güzel yatıyoruz.
    [​IMG]

    Gece mışıl mışıl uyurken hışır hışır ses duyup uyanıyorum. Çadırın etrafında dolanan ayak sesleri iyice tedirgin ediyor. Derviş'i sarsıyorum sessizce, 'Derviş kalk, uyan. Bak dışarıda birisi geziniyor. Şşşş bak dinle.' bekliyorum ki bir fermuar açılsın ya da bir ses olsun heen dışarı fırlayalım. Derviş gözünü açıp kafasını kaldırıyor saniye geçmeden pat diye yatıyor. Haydaaaa bi de erkek olacaklar başımıza... Çadırın içinde hafifçe kalkıp dikkatlice dışarıyı dinlemeye çalışıyorum...

    Olayı sabah bizimkilere anlattım. Yaw meğerse bizim İso'ymuş gece dolanan. İnsan bi ses verir ama değil mi benim diye. Tulumunu evden çıkmadan 15 dk. önce arayıp bulamayan akıllı İso gece üşür. Çantasından başka giysiler çıkarmak için kalkmış, botlarını falan almış. Hayret bir şey yaaa insanı boşuna tedirgin ediyorlar. Tövbe tövbee...
     
  4. semrta

    semrta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    624
    Beğeniler:
    539
    Şehir:
    kadıköy
    Seviye:
    yaaaa :(((( ne iyi yapmışsınız oyle...

    çok kıskandım ya :( :) fotolar ve gezdiginiz yerler cok guzel..kevser hanım sizin ses tonunuz da çok ciciymiş :)

    sevgiler ekibinize ve size..
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  5. Lütfü Çolak

    Lütfü Çolak Bisikletkolik

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.904
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    İso, Derviş, tam teşekküllü kameraman Serkan ve sunucu Kevser.
    "Kevser Firarda" programı yapsanız raiting rekorları kırar diyorum, başkada bir şey demiyorum.

    Yaşayın, varolun.
    :winkenlux :winkenlux :winkenlux :winkenlux :winkenlux :winkenlux
    Hep gidip görmek istediğim bu güzellikleri bizlerle paylaştığınız için teşekkürler...

    3.Bölümü merakla bekleyeceğim...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  6. soneryen

    soneryen Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.505
    Beğeniler:
    2.473
    Şehir:
    Bahçeşehir-Esenkent
    Adı:
    Soner
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Resimler, şelaleler, dereler, atmosfer mükemmel. Bir anda kapıldım, gözlerim daldı gitti. Sizi yürekten tebrik ediyorum. Paylaşımlar ve anlatım için teşekkürler. ..
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  7. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Oy oy oy bunlar ne ki. Siz bir de sonraki günleri görün. Bölüm sayısı arttıkça yeşile, doğaya, suya doyacaksınız... :eek:

    Vakit buldukça hazırlamaya çalışıyorum...
     
  8. msconfig

    msconfig Bisikletkolik

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.129
    Beğeniler:
    819
    Şehir:
    ist
    Seviye:
    cok guzel ya
    cok hemde
    cok sevimli yerler
    cok canim cekti
    cok cok cok off :)
    buralara gitmem lazim benimde (ekip duyurulur)

    resimler ve anlatim v.s hepsi icin tesekkurederim sirin insanlar... :)
     
  9. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Tüm ekibi tebrik ediyorum.
    Çok güzel yerlerde çok güzel bir ekiple gerçekten güzel bir geziyapmışsınız..

    Sizin yerinizde olmak istemezdim Kevser hocam. Türkiyede gezecek yeriniz kalmadı artık, bitirdiniz.. Çok sıkıcı bir durum.. Dünyaya açılmak durumundasınız.. :)
     
  10. Ediz Tevfik Özgan

    Ediz Tevfik Özgan Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.143
    Beğeniler:
    1.069
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    Ne tatlı doğa harikası,dostluk timsali bir gezi böyle teşekkür ve tebrikler.
     
  11. Nedret Günaydın

    Nedret Günaydın Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    4.654
    Beğeniler:
    3.754
    Şehir:
    Avrupa Yakası
    Seviye:
    sabah sabah tekrar okudum gezi notlarınızı,içim yine kıpır kıpır oldu:p .canım çalışmak istemiyorrrrrr:boese157:
     
  12. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Kevser merhaba,

    Seni kıskanmamak elde değil.Çok güzel bir gezi olmuş,paylaşımın ve birbirinden güzel fotoğrafların için teşekkür ederim.Geziye katılan tüm ekibe selamlar...
     
  13. rahmankarataş

    rahmankarataş Bisikletkolik

    Kayıt:
    12 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.049
    Beğeniler:
    748
    Şehir:
    greek and tr
    Seviye:
    selam
    e artık seneye artvin yolu sayenizde
    gözükdü.
    gercekden özenilecek bir tur yapmışsınız
    teşekkürler..
    bu arada kackara giden arkadaşdan haber
    aldınızmı?
    selamlar...
     
  14. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Kalmaz mı hiç Mesut Abi. Seneye Hatay'dan başlayıp Güneydoğu'ya doğru gidicez inşallah. Bu tarihi, kültürü görmemiz gerekiyor doğal güzelliklerin yanısıra...

    Amma ve lakin dünyaya açılmak fikri de çok cazip geliyor. İnşallah ileride onu da yapabiliriz... Sevgilerimle hşç...

    Selam Rahman...

    Derviş Kaçkarlar'a gidemedi yahu. Oradayken hava üç gün yağışlı olacak demişler o da vazgeçip Ankara'ya dönmüş... hşç...
     
  15. candede

    candede Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.095
    Beğeniler:
    1.088
    Şehir:
    DÜŞ BAHÇESİ
    Seviye:
    Yine büyük bir keyifle sunumun ikinci bölümünü araladım.Anlattığınız kadar heyecan dolu ve bir o kadar da renkli geçmiş.Daha güzel projelere imza atmanızı canı gönülden diliyorum.İsmail'e Murat'a sana ve diğer arkadaşlarımıza kucaklar dolusu selam.
    Güzel günlerde buluşmak dileği ile...

    Yüreğim ve Sevgimle.
     
    heng bunu beğendi.
  16. sbs

    sbs Yeni Üye

    Kayıt:
    4 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    140
    Şehir:
    Bremen
    Seviye:
    Bu güzel gezileri yapabilmek için bol bol turşu mu yemek gerekiyor acep. Sayenizde yorulmadan, ıslanmadan çok yerleri görmüş olduk. Elinize, ayağınıza sağlık.
     
  17. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Yeşillik görmek istiyorum :)
     
  18. sadeceA

    sadeceA Aktif Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    122
    Beğeniler:
    101
    Şehir:
    İstanbul-Fenerbahçe
    Seviye:
    Selam olsun bisiklet kardeşliğine...
    arkadaşlar ,yolculuğunuzu merakla gıpta ederek izliyorum ,çooook özeniyorum ...sizlere teşekkürleeerrr , teşekkürleeer, yüreğinize pedalınıza sağlık.sevgilerimle...
     
  19. sevinur

    sevinur Yeni Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2006
    Mesajlar:
    26
    Beğeniler:
    28
    Şehir:
    germany
    Seviye:
    Merhabalar, Sevgiler, Kevser!!
    Tek kelimeyle tebrik ediyorum hepinizi. Fotoğrafları izlerken bu güzellikler karşısında en az sizler kadar heyecanlandım, içim titredi, ve sizde gerçekten güzel manzaraları seçip şıplamışsınız.
    Ayrıca senin için, videolarından olsun, yazımlarından olsun güzel bir öz güveninin var olduğunu söylemek istiyorum. hayatı içine sindirdiğin her halinden belli. Dostalrın yanında da olsa cesaretinden dolayı da seni tebrik ediyorum.
    Hayatı içinden geldiği gibi yaşayan ve bu yaşadıklarını da insanlarla paylaşan insanlar hayatı tatma anlamında kesinlikle diğerlerinden öndeler.

    sevgi ve selamlarmla
     
  20. oktay tiryakioğlu

    oktay tiryakioğlu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    ESKİŞEHİR
    Seviye:
    yorumların ve emeklerin için çok teşekkürler kevser, çok güzel bir işe imza atıyorsunuz. bir gün bizede nasip olur inşallah...3. bölümü dört gözle bekliyorum...