Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Artvin'den Sinop'a hem ilk hem de tek başına turum (17-31 Mayıs 2016)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında alinahit tarafından paylaşıldı.

  1. alinahit

    alinahit Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    8 Kasım 2015
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    207
    Şehir:
    Sakarya
    Adı:
    A.Nahit Çağ
    Seviye:
    Öncelikle konu açma kısıtından dolayı konuyu buraya açabiliyorum. Yetkili arkadaşlar sanırım konuyu taşıyacaktır ya da silecektir :) umarım konu taşınır. Sonrasında çok uzun bir yazı oldu. Okumaya üşenenler 2,5 dakikalık videoyu izleyebilirler.




    Bu tatil planımı yaptıktan sonra çok insana mahiyetini açıklamak hatta savunmak zorunda kaldım. En azından bunu yapmama gerek olmayan bir ortamda bunu anlatmak daha kolay olacak benim için. Kolay olacak diyorum ama maalesef yazı dilim çok iyi değildir. Bu yüzden şimdiden affınıza sığınıyorum.

    Fikir kafamda geçen yılın sonlarına doğru iyice yerini aldı. İlk aylar kimseye söylemedim “acaba vazgeçer miyim” diye. O zamandan beri bisiklet forumlarının ve bloglarının müdavimi olmuştum. Sabah akşam okuyor, araştırıyor bir şeyler öğrenmeye çalıyordum. Çok kafam karıştı o zamanlar. En sonunda bir arkadaşımla birlikte bir bisikletçiye girdikten sonra anladım ki “yüzme denizde öğrenilir.” Hiç aklımda olmayan bir model bisiklet aldım kendime. (sedona 325) Sonrasında anlayacaktım ki yaşadığım yerin etrafında yaptığım ısınma turları için ideal seçim olmuştu. Belki bu Karadeniz turu için net bir seçim değil; ama hiçbir mahsuru da yoktu. Sonuç olarak yaptığım seçimden memnunum. Ayrıca bu seçim bütçemde kocaman bir boşluk da sağlamış oldu.

    İlk önceleri Sakarya’dan başlayıp tamamen sahil yolundan Artvin’e gitmek vardı aklımda; fakat yaklaşık 1400 km’lik yolu yapmak için gereken zaman yoktu bende. Bu yüzden Sinop’tan başlayıp Artvin’e kadar 750 km ideal gibiydi. Sonra kamyoncu bir müşterim “Sinop’tan başlayacağına Artvin’den başla hem denizi sağına almış olursun” deyince rotayı ters yüz yaptım. Bu rotayı seçmemdeki en önemli gerekçe hayatında hiç Artvin’e gitmemiş bir Artvinli olmaktan sıkılmış olmam. Yoksa Türkiye’de bu kadar uzun mesafede engebenin en az olduğu rota olmasının etki yok(!)

    İlk zamanlar Artvin’den değil de Batum’dan başlamak istiyordum; fakat Trabzon’a bilet fiyatıyla Batum’a bilet fiyatı arasında 5 kat fark olunca bu fikirden de vazgeçtim.

    16 mayıs'ta bisikleti ve çantaları kolileyip Gürcistan giden tıra verdim. Zamanlama o kadar net olmuştu ki ertesi gün ben uçaktan indiğim vakitlerde benim bisikletin olduğu tır Trabzon’dan geçiyor olacaktı. Tam öyle olmadı ama ben uçaktan indikten sonra Rize’de benim tırcıyla buluşup Artvin’e geçtik. Biraz uçağın gecikmesi biraz yolda ufak sıkıntılar saati epey ilerletmişti. Bu yüzden sınırda değil benim mutlaka uğramam gereken Arhavi’de indim ve başladım. Akşam olmadan dedemin gençken ayrıldığı köye ulaştım orada bir gece kaldım ama yetmedi. Hem oradaki şimdiye kadar tanışmadığım akrabalar hem de doğanın güzelliği beni orada zorla tutmaya çalışsa da yolcu yolunda gerekti ve sabah oradan ayrıldım.

    Arhavi Çifte köprü:

    [​IMG]

    2. gün Çayeli’nde okul zamanı ev arkadaşım olan -kendisini 13 yıldır yüz yüze görmüyordum- arkadaşım beni bekliyordu. Ben geliyorum diye işinden izin almıştı. Bu yüzden erkenden yola koyulmam gerekiyordu ama yöre insanının samimiyetinden ayrılmak da zor oluyordu açıkçası. Saat 12 gibi arkadaşımla pazar'da buluştum. Arkadaşımın bir bisiklet geçmişini boş verin bisikleti bile yoktu. Beraber yaylalara çıkarız diye emanet bir bisiklet ayarlamış kendine. Ancak işini de sağlama almış yaylaya çıkmak için bir de araba ayarlamış. Bir arkadaşı bizi çat yaylasına bıraktı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Oradan elevit yaylasına çıkarız ve orada konaklarız diye plan yapmıştık ama çat yaylasında yola çıktıktan tam 60 (atmış) metre sonra benim arkadaş ''yok bu iş olmaz' deyince orada kaldık. Ben arkadaşıma ''lan bari 100 metreyi tamamlasaydın'' diye dalga geçerken başlayan sağanak yağmurla beraber ''o zaman burada da kalmayalım çayeli'ne gidelim'' dedik ve yola çıktık. Arabayla çıktığımız yokuşları bisikletle inmek inanılmaz keyifliydi. Sadece bizim emanet bisikletin fren pabuçları bitince eziyet halini almaya başladı. Arkadaşımdan biraz daha tecrübeli olduğum için bisikletleri değiştirdik. Hem çoluk çocuk sahibi adam başına bir şey gelsin istemem. Yolda zil kale’ye de uğradık. Çok güzel bir yere kale yapmışlar. Mutlaka görülmeli.

    Zil kale:

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol üstünde bir mekanda yemek yedik. Eskilerden yenilerden muhabbet derken iyice geç kaldık. Zaman çok hızlı yol alamıyorduk frensizlikten. Gece saat 23.00 gibi Çayeli’nde olabilmiştik ancak. Ertesi gün hiç bisikletle yol almadım. Arkadaşımda neticem ağrıyor deyince o günü arabayla gezmeye ayırdık. Ayder'e gitmek istemedik çünkü artık oranın bir yayla olmaktan çıkıp standart bir ilçeye dönüşmüş olduğuyla ilgili çok şey duymuştum. Bu yüzden başka bir yere gidelim dedik ve -sanki Ayder'den çok farklı bir hali varmış gibi- uzun göl’e gittik. Her yer cafe, otel ve dükkanlarla dolu bir yer olmuş. Affınıza sığınarak hiç beğenmedim. Arkadaşım ''madem seni buralar kesmedi vuralım yukarıya doğru gidebildiğimiz yere gidelim'' dedi ve vurduk yola. Harbiden karın yolu kapattığı noktaya kadar gittik. İnanılmaz güzellikte yerler gördüm, yaşadım.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    O gece de arkadaşımda kaldım. Ertesi sabah yola koyuldum 2 gündür arkadaşımı bana katılması için ikna etmeye çalışıyordum fakat poposunun ağrısının hala geçmediğinden dem vurup beni geçiştiriyordu. İlerleyen günlerde kendi ifadesiyle pişman olacaktı ya neyse. Sabah hiç de erken olmayan bir saatte yol koyuldum. Arkadaşımdan ayrılınca sadece yalnız kalmadım, ayrıca artık bir fotoğraf makinem de yoktu. Fotoğraf çekmeyi sevemedim bir türlü. Bu yüzden bu seyahatimde öyle bol bol kaliteli fotoğraflarım yok. Sadece evdekilerin ısrarlarıyla telefonla ve xiomi yi ile çektiğim fotoğraflar var. Şu an yurtdışında olan diğer bir ev arkadaşım Trabzon’da birilerine mutlaka uğramamı söyledi. Yeri gelmişken söylemeliyim bu iki arkadaşım liseyi beraber okumuşlar sonra üniversite zamanı hep beraber ev arkadaşı olmuştuk. Bu bilgi ileride işimize yarayacak. Arkadaşımın söylediği Araklı'da aktar İlhan Çebi'ye uğradım. Güzel bir insan daha tanımış oldum.

    [​IMG]

    Sağ olsun ilhan kardeşim bir küçük kavanoz bal ve biraz da incirle uğurladı beni. Bu ikramlar ilerleyen günlerde çok işime yaradı. Oradan çıkıp araklıyı bitirip bir yerlerde kamp kurmayı planlıyordum. Araklı tünelini geçince sağ tarafta plajda çadır kurabilirim diye düşündüm. Orada küçük bir kulübe vardı. Selam vermeden iş yapmayayım diye düşünerek derdimi söyledim oradaki arkadaşlara. Daha sonradan adının hakkı olduğunu öğrendiğim adam bana baya bir mesafeli davranıyor ve açıkçası pek muhatap olmuyordu; lakin çay ikram etmekten de geri kalmadı. Çay içerken klasik turcu muhabbeti olan ''deli misin'' tarzı sohbetlerden sonra laf döndü dolaştı benim araklı da uğradığım ilhan Çebi’ye geldi. Hakkı o benim liseden arkadaşım deyince film koptu. O zaman benim ev arkadaşlarım da senin arkadaşların dedim. Harbiden de öyleydi ve bunlar liseden sonra 20 yıldır hiç görüşmemişler. Lafların üzerine tesadüf Çayeli’ndeki arkadaşım aradı. Telefonu hakkı açtı başladılar muhabbete bizimki buna kopya vermiş de kopya çeken dersi geçerken kopya veren kalmış falan filan... Bunlar bir yarım saat muhabbet ettiler. Yurt dışındakini de aradık ama ulaşamadık. Ondan sonra o mesafeli, soğuk adam gitti başka bir adam geldi. Hemen kasaptan köfte aldırdı. İki dakikada oracıkta hemen onları pişirdi. Karnımı bir güzel doyurdu. İzzet ikram hiç bitmedi gece bitene kadar. Gece giderken de dükkanın anahtarlarını bana bıraktı çadır madır uğraşma burada kal dedi. Buzdolabı emrine amade deyip gitti. Bu arada sabah erken vakitte kepçe gelip oralarda bir yerleri düzeltecekmiş. Sabah ben hakkı gelmeden kepçenin başında nereleri düzeltmesi gerektiği anlatıyordum.

    Kepçeyle işimiz bitince ben müsaade alarak oradan ayrıldım. Her ne kadar kahvaltı için bekle dedilerse de sizin işiniz çok yolcu yolunda diyerek oradan ayrıldım. İşte fotoğraf konusunda çok yandığım noktalardan biri de burası oldu. Bu güzel insanla bir fotoğraf almadan oradan ayrılmıştım. Hedefimde Eynesil civarları vardı ama o gün Vakfıkebir’de kalmaya karar verdim. Geceleri uyku düzenimin bozukluğundan erken uyuyamıyor dolayısıyla erken kalkamıyordum. Böyle olunca havanın kararma saati olan 19.30 civarlarına kadar fazla yol alamıyordum. Çok da önemli değildi benim için. Kendime turun sonuyla ilgili bir mesafe hedefi koymamıştım. Sadece zaman sınırım vardı. Onu da istersem 1-2 gün esnetebilirdim. Bu yüzden istediğim noktada duruyor ya da devam ediyordum. Gece limanda kamp kurdum ama tek başına çadırda insan çok sıkılıyor. Neredeyse her gece bir kitap bitirecek hale geldim. Gündüz tek olmak ne kadar avantajlı olsa da gece o kadar can sıkıcı.

    Vakfıkebir’den sonra Giresun’a doğru yola çıktım. Bu noktada bu rotanın neden batıdan doğuya doğru değil de doğudan batıya doğru yapılmasından yana olduğumu anlatmam gerek. Öncelikle denizi sağınıza almak büyük avantaj. Sonrasında tünel geçişlerinde sahil tarafında kaçışlar var ancak diğer tarafta böyle bir imkan yok. Tüm tur boyunca sadece araklı ve yenikent tünelinden geçmek zorunda kaldım.
    Görele girişinde benim çok sevdiğim bir Ahmet Kaya şarkısı olan yüreğim kanıyordan dizeler karşıladı beni

    [​IMG]

    Ben orada oturup turun ender fotoğraf çekmelerinden birini yaparken, turda denk geldiğim ender bisikletçilerden Gökhan’a denk geldim. O da hem antrenmanını hem de ufak bir keşif turundaymış ve Trabzon’dan geliyormuş.

    [​IMG]

    Sağ olsun kısıtlı vaktinden ayırıp benimle oturdu. Çayımı da ısmarladı. Daha ne olsun. O da forumu kullanıyormuş; ama nickini almadım. Artık buradan buluşuruz. Gökhan devam etti. Ben birkaç ihtiyacımı karşılamak için Görele’de biraz geçirmek üzere kaldım. Tirebolu’da bisikletin birkaç eksiği tamamlamak için bisikletçi ararken şimdiye kadar gördüğüm tek hanım bisikletçiyi orada gördüm. Sağ olsun çok yardımcı oldu. Tirebolu da çok güzel yermiş orada kalmak istedim ama saat daha çok erkendi ve devam ettim. Espiye’ye geldiğim vakit yağmur bulutları iyice kendini göstermişti. Ben yavaş yavaş kamp yeri bulmam gerektiğini düşünürken uluburun camping diye bir tabela gördüm ve daldım. Çadır kurmak için 40 lira istediler. Hiç uğraşamazdım kalmaya karar verdim. Manzara da güzeldi.

    [​IMG]

    İyi ki de kalmışım. Okuldan yeni mezun olmuş ve dünya turuna çıkmış iki alman motorcuyla tanıştım orada. Neredeyse sabaha kadar onlarla oturup eğlendik. Biraz onların zulasından biraz benim zulamdan yedik içtik. Arada orada çalışan izzet ağabey katıldı bize o da kendi dolabından ikramda bulundu bize. Muhabbet çok güzeldi de orayı işleten adamın almanlardan 30 lira aldığını öğrendiğimde biraz bozulmakla beraber nedense çok şaşırmadım. Fırsatçı bir adam olduğu her halinden belliydi zaten. Gece biz otururken arkadaşları geldi onlarla içtiler falan. Arabesk müzik gümbür gümbür. Uzun lafın kısası orayı pek tavsiye etmiyorum. Tabii yine hiç fotoğraf yok. Aslında çocuklarla bir video çekmiştim ama kamera fotoğraf modundaymış. Video da yalan oldu yani. Zaten bu hatayı ilerleyen günlerde çokça yapacaktım. Bir de oradan ayrılırken termosumu orada bırakmışım.

    Sabah oradan çıktım ama Giresun’a varınca yağmur başladı. Giresun kalesini yağmur altında gezmek zorunda kaldım. Orada bir kafede tam 3 saat oturup yağmurun dinmesini bekledim. Dinmedi. O geceyi Giresun’da serenti otelde geçirdim. Ucuz ve temiz bir yerdi. Üstelik şehrin merkezinde.

    Sabah tekrar yola koyuldum. Maalesef Giresun’u hakkıyla gezemeden ayrılmıştım. Orduya kadar kısa molalarla yol aldım. Ordu sahili bu ana kadar gördüğüm. Gerçekten kullanıma açık en güzel ve en büyük sahildi. Tabii daha samsun sahilini görmemiştim. Ordu da sahilde kamera ile çekim yaptıktan sonra monopodu orada unutup devam ettim. Ordu merkezde baktım teleferik var ve Boztepe’ye çıkıyor. Tabii ki bisikletimle almadılar. Ben de bisikleti bir cafeye emanet edip oldukça tedirgin bir arkadaşla bindim teleferiğe.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Saat ilerliyordu bu yüzden yol alma vaktiydi. Ordudan çıkıp perşembeye doğru yola çıktım. Bu noktada Ordu-Samsun arası Nefise Akçelik tünelinden kaçmak için eski sahil yolunu kullandım. Ne kadar da iyi etmişim muhteşem manzaralar ve harika bir yol vardı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Buralarda kamp atmalıydım. Denize sıfır yarım bırakılmış bir inaşata çadır kurmak için inşaatın komşusuna sordum. Kurabileceğimi ama inşaat 15 yıldır öylece durduğu için yolunun çalılarla ve dikenlerle kaplı olduğu söylediler. Yani benim için oraya ulaşım çok zordu. Bu noktada köylülerden sadık ağabey devreye girdi. ‘’seni daha güzel bir yere götüreceğim’’ deyip kendi bisikletini alıp bana yol gösterdi. Meğer bir babaevleri varmış. İçi boş kimse kalmıyor. ‘’Evin içinde kalabilirsin’’ dedi; ama manzarayı görünce içine değil hemen önüne çadır attım.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sabah yine hiç de erken olmayan bir saatte yola çıktım. Hava ve yol harikaydı ben de keyfini çıkarta çıkarta, aheste aheste yol alıyordum. O kadar keyfim yerindeydi ki kahvaltıyı hiç aramadan baya bir devam ettim. Çaytepe köyü Sarayburnu mevkiinde saklı bahçe diye mekanda kahvaltı yaptım ki müthişti. Oranın işletmecisi Adem Bey ile oturup sohbet ettik. Not olarak dursun gece kamp için gelenlerden yemek dışında bir ücret almıyorlarmış. Telefonu da not olarak dursun: 0452 527 53 15 Oradan sonra Yason burnu tabelasını görünce daldım içeriye. Yason kilisesini de görmüş oldum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yolda müthiş manzaraları artık es geçiyordum. 50 km boyunca her yer manzara. Her 100 metrede bir durup fotoğraf çekecek halim yoktu. Üstelik Artvin’den bu yana kısa kısa da olsa ilk defa yokuşlar vardı önümde. Saklıbahçedekiler bu yokuşların bittiği yerde pelitdibi diye bir mekandan bahsettiler orada mutlaka çay içmemi tavsiye ettiler. Ben de tavsiyeye uygun oraya kadar hiçbir yerde durmadım; ama inanın her mekanda dursanız hepsinin manzarası harika. Bu mekanın özelliği en yukarıda olması. Yoksa çayın da pek tazesine denk gelmedik.

    Mekandan çıktıktan sonra bayır aşağıya öyle bir saldım ki soluğu Fatsa da aldım. Fatsa’da video kameranın kartındaki görüntüleri flashbelleğe almak için bir internet cafe’ baya bir vakit geçirdim. Bazı videoları youtube’ye yüklerim diye düşünüyordum ama youtube hesabımı açmak için gelmesi gereken kısa mesaj avea’nın çekmemesi yüzünden gelemedi. Hiç upload yapamadan oradan ayrıldım. Dışarı çıkınca anladım ki fena yağmur geliyor. Telefonu internet için kullanamıyordum; çünkü internet bağlantısı sıfırdı. Çok küfre girdim bu avea yüzünden. Çayeli'ndeki arkadaşımı aradım Fatsa’da ya da Ünye’de kalacak bir yer bul diye. O sırada koca 14 gün boyunca ikinci kez bir bisikletçiye denk geldim. Ergün Bey Fatsa’da görev yapan bir öğretmenmiş ve iki arkadaşıyla beraber yeni yeni başlamışlar. Onlar da sağ olsun kalacak yer için bir iki yere danıştılar ve haber beklemeye başladık. Bu sırada da sürmeye devam ediyorduk. O sırada haber geldi Çayeli’nden Ünye öğretmenevinden yer ayrılmış benim için. Ergün Bey ve arkadaşlarına teşekkür edip yağmur başlamadan Ünye varmak için yola vurdum ama karşıdan esen rüzgar yüzünden 11 km’lik yolu 1 saatte anca alabildim. Geceyi Ünye öğretmenevinde geçirdim. Not olarak dursun gecelik 35 lira. Sabah sahilde kahvaltı yaptım. Artık biraz yol almam gerek düşüncesiyle daha hızlı pedallamaya başladım. Çok fazla durmak istemiyordum akşama en azından Samsun’da olabilmeliydim. Fakat etraf o kadar da hızlı yol almama müsaade etmiyordu. Ben de ne yapayım: yayılıyorum çimenlere

    [​IMG]

    Akşam hava kararmadan hemen önce yağmur bulutları kendini göstermeye başlayınca yine otelde kalmaya karar verdim hem akşama kupa finali var. Maçı rahat seyrederim düşüncesiyle Samsun merkeze gelemeden Canik’te Kuloğlu otele yerleştim. Süper çalışanları var. Resmen kral muamelesi gördüm. Yazı çok uzun oluyor farkındayım. Biraz kısa geçmekte fayda var. Samsun’da Bandırma vapuru ve kurtuluş iskelesini gezdim. Ayrıca sahilde amozon köyü de görülmeye değer.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol üzerinde ondokuzmayıs’tan (engiz’den) içeriye Kızılırmak deltasına girdim. Müthiş bir yer. Özellikle bisikletle yolculuk çok daha güzel oldu. Harika manzaralar vardı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Burası da gece konakladığım kuş gözetleme kulesi içerisi biraz! esiyor ama manzarası harika.

    [​IMG]

    Bu taraflara gelecek turculara deltayı gezmelerini ciddi tavsiye ederim. Yol bir noktaya kadar asfalt. Sonrası tamamen beton yol. Son derece ıssız ve güzel. Ben orada bisiklet sürerken inanılmaz keyif aldım. Bir de ertesi sabah fırtına olmayaydı iyiydi. Deltada ilk gün ne kadar keyifliyse ikinci gün bir o kadar eziyetliydi. Kısa kesmek istiyorum ama deltada karşılaştığım güzel insan Kiraz Erciyas Yavuz’dan bahsetmem gerek. Kendisini orada bana çok yardımcı oldu, müteşekkirim.

    Deltadaki fırtına da çok yoruldum ve ıslandım bu yüzden Bafra’ya varır varmaz konaklamak için otel aradım. Yayla oteli varmış hal caddesinde benzinliğin hemen yanında ucuz diye herkes orayı söyledi. Oteli buldum ama adı evim oteldi. Geceliği 25 lira. Güzel ama internet arızası sebebiyle orada kalamadım. O gün bana mutlaka internet lazımdı. Ulan avea...

    Bafra’dan çıkıp Gerze’ye doğru yol aldım. Bu arada programımı doldurmuş ilave günlerden yiyordum. Artık Gerze son konaklamam olacaktı. Ertesi gün Sinop’tan otobüsle Sakarya’ya dönecektim. Gerze’de Kızılırmak deltasında tanıştığım öğretmen arkadaş İsrafil’e verdiğim söz üzerine onu aradım ve buluştuk. Çayımızı içtik. Verdim gazı ona da. Yakında bisikletini alırsa şaşırmam. O gece son gece diye ve iyice temizlenip paklanayım diye Gerze otelinde kaldım. Ucuz ve temizdi. (50tl kahvaltı dahil)

    Sinop’a doğru yola çıkınca seyahatimin en ciddi yokuşlarıyla tanıştım. 2 haftanın yorgunluğuyla yokuşlar birleşince baya zorlandım. 40 km’lik yolu 4 saatte alabildim. Sinop’a vardığımda yine kan ter içersindeydim. Binebileceğim ilk otobüs sadece bir saat sonra kalkacakmış. Bir gece daha uzatalım dedim. Hem Sinop’u gezerim hem de ertesi gün Meral Akşener’in mitingi için şehre gelecek eski dostlar varmış, onları görürüm diye düşündüm. Geceyi reis otel’de geçirdim. Sanırım şehirdeki en ucuz ve temiz otellerden biriydi. Bisiklet dostu çalışanları da var. Ertesi gün Erfelek şelalesine giderim diyordum ama üşendim. Günün tamamını Sinop’ta geçirdim. Cezaevini, topçu kışlasını falan gezindim. Sinop da diğer doğu Karadeniz şehirleri gibi güzel şehirmiş.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Uzunca bir yazı oldu buraya kadar sabırla okuduysanız teşekkür ederim. Mutlaka söylemem gereken eğer bu yazıyı benzer fikri hayata geçirmek için okuduysanız –ki yapmadan önce yapabilir miyim diye böyle çok okudum- hiç durmayın. Ben yaptıysam herkes yapabilir. Zaman ayırmak kişiye özel bir durum. Onun için bir şey söyleyemem; ancak diğer etkenler; performans, kamp olayı vb. çekinceler için: hayatında hiç kamp kurmamış, yaşı kırka yaklaşmış, günde 1,5 paket sigara içen ve hayatında halı saha dışında sporla uğraşmamış ben yaptıysam ve yaparken çok zorlanmadıysam herkes yapar. Bütçe meselesi için de çok endişelenmeyin. 8-10 günlük böyle bir tur için 5 bin liralık bisiklete ya da 4 yüz liralık heybelere çok ihtiyacınız yok. İmkan varsa en iyi ekipmanları kullanın yoksa 80 liralık heybeye çöp poşetini sarınca o da su geçirmez oluyor. Bu iş imkan işi değil insan işi.

    Her insan hayatında bir kere bile olsa böyle bir serüvene dalmalı. Ben bunu tek seferde bırakacağımı hiç zannetmiyorum; ama sen çekinceleri olan arkadaşım: hiç durma yola çık.

    Bu da seyahatin 2,5 dakikalık bir videosu:



    Burada youtube hesabımda ham videolar bol bol var. İsterseniz onları da izleyebilirsiniz.
     

    Ekli Dosyalar:

  2. drmstf

    drmstf Yeni Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    25 Mayıs 2015
    Mesajlar:
    16
    Beğeniler:
    19
    Şehir:
    Kayseri
    Adı:
    Mustafa
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Hocam mükemmel bir tur olmuş. Geniş bir zamanda uzun uzun okuyacağım. Insallah bir gün bize de nasip olur. Iyi pedallamalar..
     
    alinahit bunu beğendi.
  3. vizeli gezgin

    vizeli gezgin Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    15 Şubat 2016
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    256
    Şehir:
    kirklareli
    Adı:
    abdullah
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Evet ayagina yuregine saglik..bende okuyanlardanim..ama sen bayagi detaylandirmissin ben o kadar yazamadim..neyse evet farkli guzergahlardaymisiz ben aslen giresun-bulancakliyim keske haberimiz olsaydi sahilseydi bizim ev. Neyse yuotube felan iyi olmus turunu begendim acaba karadeniz turu mu yapsam diyorum ama benim hayalim 2 sene sonra kaldigim yerden yapmak fethiye-hatay samandag
     
    SerkanNamazcı ve alinahit bunu beğendi.
  4. anotherbrick

    anotherbrick Yeni Üye

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    21 Mart 2016
    Mesajlar:
    26
    Beğeniler:
    49
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Saban Tankus
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Çok güzel bir tur olmuş tebrik ediyorum ilgiyle okudum.

    Daha önce motosikletle benzer turlar yaptım bu yaz aynı hat üzerinde bisikletle tur yapmayı düşünüyorum.
    Benim çekincem köpekler. Bu konuda herhangi bir sorun yaşadınız mı?
     
    Rayko, Aenescan ve alinahit bunu beğendi.
  5. alinahit

    alinahit Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    8 Kasım 2015
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    207
    Şehir:
    Sakarya
    Adı:
    A.Nahit Çağ
    Seviye:
    vizeli gezgin bunu beğendi.
  6. karaz

    karaz Üye

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    5 Kasım 2015
    Mesajlar:
    75
    Beğeniler:
    64
    Şehir:
    Ç.KALE/Gelibolu
    Adı:
    İbrahim
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Yine harika bir tur yazısı ve fotolar,kıskanmamak elde değil.
    Ayaklarına ve nefesine sağlık,paylaşım için teşekkürler.(Gitmeden ,görmeden olmayacak bu iş)
     
    alinahit bunu beğendi.
  7. Ömer Murat

    Ömer Murat Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Şubat 2016
    Mesajlar:
    2.183
    Beğeniler:
    6.222
    Şehir:
    Antalya - İstanbul
    Seviye:
    @alinahit Tek kelimeyle şahane :harika: Sürekli bir yazı uzadı diye tutturmuşsunuz, ancak bu kadar tur yazısı okuduktan sonra sizde bilirsiniz ki anlatım keyifli olunca tur yazıları uzun falan gelmiyor bisikletlilere. Keşke kısa kesmeden daha da uzatsaymışsınız. Ben gerçekten yaptığınız tura, rotaya, doğaya, fotoğraflara bayıldım, keşke videonuz da daha uzun olsaymış. Cennet gibi yerleri gezmişsiniz, görsel şölen gibi. Forumdaki samimi, keyifle okunacak, imrenilesi tur yazıları arasına girmiştir eminim paylaşımınız, ve artık forumda tur yapmanız ve paylaşmanız beklenecek kanımca. Bir ara termos, monopod falan derken turu bisikletle tamamlayamacağınızı düşündüm ama turun keyifli halleri her şeyden daha ön plan yazınızda, aynen hissettiğiniz gibi :) Ayağınıza sağlık, paylaşım için teşekkürler, kazasız belasız nice turlarınız olsun :tskler:
     
    Rayko ve alinahit bunu beğendi.
  8. Aenescan

    Aenescan Aktif Üye

    Yaş:
    22
    Kayıt:
    22 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    124
    Beğeniler:
    56
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Abdullah
    Seviye:
    @alinahit şahane olmuş. Henüz okuyamadım. Ama sinopluyum ve taktir ettim. Bize de nasip olur inşallah
     
    alinahit bunu beğendi.
  9. hashus1099

    hashus1099 Deprem Dede

    Kayıt:
    13 Haziran 2011
    Mesajlar:
    635
    Beğeniler:
    1.363
    Şehir:
    istanbul/beşiktaş
    Adı:
    hashus1099
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    şahane olmuş. arhavi'yi görmek de ayrıca mest etti beni. : )) çifte köprü'ye gelmişken muhlama yemeden gelmeseydiniz, çok güzeldir oradaki tesiste yapılan muhlama.
     
    alinahit bunu beğendi.
  10. Gökhan Taflan

    Gökhan Taflan Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Eylül 2013
    Mesajlar:
    179
    Beğeniler:
    245
    Şehir:
    Marmaris
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Bu kadar kısa bir zamanda hazırlanıp yola çıkmak herkesin cesaret edebileceği bir şey değil. Bunun için de ayrıca kutlamak gerek. Keşke vakit bulup uzun soluklu bir tur da ben yapabilsem. Bisikletçiye hasret şehrimiz bizim Trabzon Bisiklet Topluluğu sayesinde bir nebze bu hasreti giderse de sizin gibi yolcuları görmek bizi fazlaca sevindiriyor. Keşke geniş bir vakitte karşılaşıp daha fazla sohbet etme fırsatı bulsaydık. Tekrar yolunuz düşerse mutlaka haberim olsun...
     
    demir.demiray ve alinahit bunu beğendi.
  11. Yusufclp

    Yusufclp Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    736
    Beğeniler:
    945
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    Mükemmel tur ve mükemmel fotoğraflar. Bu güzel manzaraların arasına 1-2 tane de Fatsadan fotoğraf sıkıştırsaydınız mükemmel ötesi olurdu. Ayağınıza sağlık.
     
    alinahit bunu beğendi.
  12. bisiklethobimiz

    bisiklethobimiz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    21 Kasım 2015
    Mesajlar:
    157
    Beğeniler:
    427
    Şehir:
    antalya
    Adı:
    Coskun ortacakiroglu
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Tebrikler. Keyifle okudum. Verdiğiniz bilgiler benim içinde bayagi faydali oldu. Bu ay içinde sarp sınır kapısından baslayip Kapıkule. Çanakkale. Izmir 2500 km.lik bisiklet turuna başlayacağım. Allah utandirmasin. Tekrar Tebrikler.
     
    Rifat Demir, H.T ve alinahit bunu beğendi.
  13. H.T

    H.T Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    11 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    893
    Beğeniler:
    1.841
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Hasan
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Haberim olsaydı bafrada evimde kalabilirdiniz.Bafra pidesi ve kaymaklı lokum yedirmeden salmazdım
     
  14. alinahit

    alinahit Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    8 Kasım 2015
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    207
    Şehir:
    Sakarya
    Adı:
    A.Nahit Çağ
    Seviye:
    @hashus1099 yedim hocam. üstelik uzaktan akrabaymışız oradakilerle

    @Gökhan Taflan hocam tekrar merhaba. teşekkür ederim güzel sözleriniz için. tekrar gelmek konusunda ben sıramı savdım gelme sırası sizde

    @bisiklethobimiz eminim harika bir tur olacaktır. sormak istediğiniz ilave sorular olursa her zaman yardımcı olmak isterim. ayrıca tur güzergahında benim önümden geçeceksiniz. irtibatta kalalım lütfen.

    @H.T çok teşekkür ederim; ama bafraya girdiğimde halimi görseydiniz değil evde ağırlamak bafraya bile sokmazdınız. kaymaklı lokumdan kimse bahsetmedi ama pideyi gömdüm :)
     
    H.T ve bisiklethobimiz bunu beğendi.
  15. bisiklethobimiz

    bisiklethobimiz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    21 Kasım 2015
    Mesajlar:
    157
    Beğeniler:
    427
    Şehir:
    antalya
    Adı:
    Coskun ortacakiroglu
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    @alinahit Bu guzergahtaki en taze haberler. Benim için çok iyi oldu. Kızılırmak Deltasi. Ordu Sahılı. Teşekkürler.
     
    alinahit bunu beğendi.
  16. H.T

    H.T Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    11 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    893
    Beğeniler:
    1.841
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Hasan
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    @alinahit Petrolde su tutar öyle sokardık usta ayıpsın:) Bir dahaki sefere de onu yersiniz inşallah. Ayaklarınıza sağlık.
     
    alinahit bunu beğendi.
  17. OsmaniyeRehber

    OsmaniyeRehber Forum Bağımlısı

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    3 Mart 2015
    Mesajlar:
    670
    Beğeniler:
    675
    Şehir:
    Osmaniye
    Adı:
    ibrahim
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Tebrikler harika bir tur deneyimi olmuş.Bir sonraki turunuz da bol fotoğraf isteriz :islik:
     
    alinahit bunu beğendi.
  18. celikzeki

    celikzeki Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    108
    Beğeniler:
    76
    Şehir:
    İstanbul.
    Seviye:
    @alinahit tebrikler! Haftaya bende bandırma/fetiye turunu pedallayacağım. Çekincelerim var ama bu yazı okuyunca heyecanlandım, biran önce başlamalıyım! yazı için yüreğine sağlık. Karadeniz turu da çok güzel olur, zil kaleye gitmişliğim var yaylaları mükemmel. Umarım ilerde bisikletle de kısmet olur.
     
    alinahit bunu beğendi.
  19. AydınGünaydın

    AydınGünaydın Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.131
    Beğeniler:
    1.516
    Şehir:
    Erzurum(Aşkale)
    Seviye:
    Anlatım diliniz gayet akıcı ve sıkılmadan okudum. Çok hoş bir tur gerçekleştirmişsin. Videolari sonraya bıraktim. Emeğinize sağlık. Keyifli günler.

    SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    Yusufclp ve alinahit bunu beğendi.
  20. Veysel Clouser

    Veysel Clouser Aktif Üye

    Kayıt:
    11 Haziran 2013
    Mesajlar:
    107
    Beğeniler:
    78
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    V.Clouser
    Seviye:
    @alinahit Elinize ruhunuza sağlık. Dikkatle ve zevkle okudum. Turların devamı gelirse mutlaka paylaşın.
     
    alinahit bunu beğendi.