Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ankara'da yaz bitti

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Ankara'da yaz bitti

    Başkentte yaz rehaveti sona erdi.
    Siyaset yağmuru çiselemeye başladı.
    Sağanağa dönüşmesi yakındır; çok yakın...
    Türkiye gerçekten kritik bir sonbahara giriyor.
    Üstelik bu, fırtınalı 2007'nin sadece "girizgâh faslı"...
    Asıl kıyamet, seneye kopacak.
    * * *
    Komuta kademesi dün değişti.
    Sırada Çankaya köşkü var.
    Ve tabii seçimler...

    Bu büyük kapışma arifesinde zirvede el enseler başladı bile...
    Yeni Genelkurmay Başkanı "Hesap soracağız" diyerek göreve başladı.
    Cumhurbaşkanı, hükümetin Lübnan'a asker gönderme kararına karşı olduğunu
    beyan etti.

    Meclis Başkanı "Cumhurbaşkanı'nın yetkisi yok" çıkışını yaptı.

    Görünen o ki, yaklaşan büyük kapışmanın ilk raundu Lübnan konusunda yaşanacak.
    * * *
    Hükümet, Lübnan'a asker yollama kararını dün açıkladı. Son karar Meclis'in...
    Neden bu ısrar?

    Burada dış politik kaygılardan çok iç politik hesapların izini sürmek yanlış olmaz.
    Avrupa Birliği konusu rafa kaldırıldı.

    Washington, Irak'a asker yollamayı reddeden 1 Mart tezkeresinden beri AKP'ye tavırlı...

    Erdoğan, kendisini Köşk'e taşıyacak seçimler öncesinde ne yapıp edip
    Amerika'nın desteğini yeniden kazanmak zorunda olduğunu hissediyor.

    Türk askerinin Lübnan'da boy göstermesinin Amerika ziyareti arifesinde
    Türkiye'ye ve kendisine prim yazacağına inanıyor.
    * * *
    Lakin Lübnan AKP hükümeti için zor bir sınav yeri...

    Çünkü Cumhurbaşkanı gibi kamuoyu da asker yollamaya karşı:

    Sezer'in ayaküstü 3 dakikalık bir konuşmada 3 kez telaffuz ettiği gibi, Lübnan
    müdahalesinin "başkalarının çıkarına" olacağına inanıyor.

    AKP Meclis grubu ve tabanı açısından daha da zor bir durum var ortada:

    Lübnan savaşında hepten prestij kaybeden Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı
    kararı, (Radikal 2'de Koray Çalışkan'ın dikkat çektiği gibi) savaşı durdurmaktan
    ziyade İsrail'in müdahalelerini meşrulaştırmaya yarayacak gibi görünüyor.

    Bu durumda Türk askeri, Amerika'ya yaranmak kaygısıyla, İsrail'e kalkan
    olacak, Hizbullah'la çatışma olasılığı yüksek bir "savaş gücü" içinde ateşe
    atılacak.

    Hizbullah üzerinden İran'la da çatışma anlamı taşıyacak böyle bir girişime,
    cuma çıkışlarında İsrail bayrağı yakan, Hizbullah yanlısı sloganlar atan mümin
    kitleler ve AKP tabanı tepki göstermeyecek mi?

    Meclis'te AKP'li milletvekilleri 1 Mart'takine benzer bir "kendini inkâr" durumuyla
    karşı karşıya kalmayacak mı?
    * * *
    Amerika, İsrail'le kol kola, uzun vadeli bir plan yapıyor Ortadoğu'da...

    Asıl hedefi İran ve Suriye olan kanlı bir plan...

    Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu plana alet olmamalı, 1 Mart kararlılığını
    sürdürmeli, Lübnan'a asker yollamamalıdır.

    Türkiye, bölgenin ve kendisinin çıkarları doğrultusunda aktif bir Ortadoğu
    politikası oluşturmalı, sivil-insani yardımla Lübnan halkının yardımına koşmalıdır.

    Zamanında "Afganistan'a asker göndermeye karşıyız, çünkü halkımız karşı"
    diyen Erdoğan, halkının aynı eğilimde olduğunu bilmelidir.

    Dileriz sonunda kendisi de halkımızın çizgisine gelir.


    Can Dündar
     
    hdeveci ve Admin bunu beğendi.