Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ani'den Çıktık Yola! (Kars - II.Bölüm)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    20 Ağustos 2008 (Kars - II.Bölüm)

    “Ani’ye Varabilecek miyiz?”



    “Two, three, four” diye derinden bir ses geldi önce.

    “woo-hoo-oo,woo-hoo, woo-hoo-oo,woo-hoo” diye sesleniyor bir kadın yavaş yavaş yükselen bir ses tonuyla. İlk bir iki saniye duyuyor muyum, ne duyuyorum, nerdeyim, bu kadın da nerden çıktı diye düşündüm. Sonradan cep telefonumun alarm melodisini iki gün önce Black Horse And The Cherry Tree olarak değiştirdiğim aklıma geldi. Tabi ben bunu idrak edinceye kadar şarkı nakarata geldi.

    But I said
    "No, no, no, no-no-no", I said
    "No, no. You're not the one for me.
    No, no, no, no-no-no", I said
    "No, no, you're not the one for me." diye eşlik ettim gözlerim kapalı, sol ayağımın yataktan sarkmış sallanıp ritim tutarken.

    “Günaydın!” dedi uykulu ve ince bir ses tonu. İşte o zaman anladım evimde değil de Kars’ta misafir kaldığımız evin gelini Nurcan ile aynı odayı paylaştığımızı.

    Renkli parlak kumaşlarla kaplı yumuşacık yorganın altından çıkmak istemesem de tekrar çalacak olan alarmı kapatmayım diye uzağa bıraktığım cep telefonunu susturmak için saat 6Yı biraz geçe kalktım ayağa. Diğer odaya gidip baktığımda akşam ahkam kesen turdaşlarımın üzerinde pireler uçuştuğunu görüyorum. Sabahları erkek ile kadın sesi arasında çıkan borumsu sesime dayanmaları mümkün değil hele ki bir yandan da tartaklıyorsam “kalksanıza ya” diye.

    [​IMG]

    Güya kahvaltı yapmadan yola çıkacaktık. Serkan’a yengesi “hazır çay var” diyecek de o da bir yudum almadan çıkacak öyle mi! Mümkün değil zapt edemezsiniz, olay çıkarır. Mutfaktaki masa bal, peynir, zeytin derken donatılıyor biz de en yakınına oturuyoruz. Teyzemiz bizden de erken kalkmış erişte yapacağım diye. Hollanda’dan getirilen erişte kesme aleti de pek bir işlerine yaramış. “Vay be pratikliğe bak, bizim oralarda elde keserler” diye şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Dikme köyü benim çok hoşuma gitti. Tıpkı yabancı ülkelerin kasabalarındaki gibi. Ortada geniş bir yol, yolun sağlı sollu yanlarında ise sıralı beyaz evler var. İnanılmaz muntazam ve hoş duruyor. Evlerin arka tarafındaki tarlalar ise genellikle kendilerine ait.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Serkan “hazır gelmişken akrabaları da bir görelim” diyor. Yol boyunca ilerliyor, o muhabbet ederken ben selam verip aralara dalıyorum fotoğraf çekmek için.

    Kışın kar düştükten sonra yenen anlata anlata bitiremedikleri lezzetli kazlar.
    [​IMG]

    Saman yapmak için otlar yükleniyor.
    [​IMG]

    Genç ya da yaşlı! Hepsinin ortak noktası gözlerindeki ışıltı!
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    Ruslardan kalma yazılı taşlar evlerin arasında,
    [​IMG]

    Yine bir Rus icadı olan at tırmığı,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Akraba ziyaretleri yaparken tok olduğumuzu söylesek de her gittiğimiz evde mutlaka çay ve tandırda pişirilmiş sıcak ekmek ikram ediliyor. Serkan’ın sülaleyi günlerce dinlesek de hala çözümlediğimiz söylenemez. Artık bizim için amca yok kiminle tanışıyorsak dayı, teyze diye hitap ediyoruz.

    [​IMG]

    Yüce nimet kaymak ne de güzel yakışır balla. Geçen sene Artvin’de yaylalara çıkıp kaymak yiyemeden inmek çok oturmuştu içimize. Teyzelerden birinin evinde ikram edilen kaymak hepimizin gözünü döndürüyor, tok mok demeden sürüyoruz sıcak ekmeğin üstüne.

    [​IMG]

    Anne nereye tay da peşinden oraya,
    [​IMG]

    Dayanamayıp ben de atlıyorum arabaya,
    [​IMG]

    [​IMG]

    Biz dönene kadar ekibi genişletmişler. Kolay gelsin hanımlar!
    [​IMG]

    [​IMG]

    Hatıra fotosu alıp 9’da yola çıkıyoruz. İyi ki erken kalkmışız 3 saattir köyün içinde dolanıyoruz diyoruz. Her şey için Turan Dayı ve ailesine çok teşekkür ediyoruz. Bizi çok güzel ağırladılar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yoldan fazla araç geçmiyor. Asfaltı da gayet düzgün. Merkeze doğru ilerliyoruz.
    [​IMG]

    Serkan patlat bir Kars türküsü de dinleyelim diyorum. Acıklı bir şey beklerken
    “Kağızman’a ısmarladım nargele nargele” diye başlayınca dayanamayıp hep birlikte başlıyoruz söylemeye.

    Kağızman’a ısmarladım nargele nargele,
    Gümüş kemer ince bele dar gele dar gele dar gele vay,
    Dar gele dar gele vay dar gele dar gele…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Meydanları çok ferah,
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Rusların zamanında kilise olarak kullanılan günümüzde ise camii olarak kullanılan Fethiye Camii,
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kars Kalesi,
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kars’a bir bakış,
    [​IMG]

    Şükürler olsun ki bu şehirde de dalgalanıyorsun gururunla, şanınla, onurunla.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tekrar merkeze iniyor ve erzak olarak bal ile meşhur Kars Kaşarı’ndan alıyoruz. Nasıl olsa ileride lazım olacak.
    [​IMG]

    Öğle yemeği için bir lokantaya oturup İskender sipariş ediyoruz. Ne kadar diye sorduğumuzda 4 lira diyorlar şaşırıp kalıyoruz. Hemen yorumlar başlıyor. Tabi büyükbaş hayvancılık var et ucuz oh ya ne güzel diye. Ancak tabaklar önümüze geldiğinde birbirimize bakıp gülüyoruz “neden 4 lira olduğu anlaşıldı” diyerek. Burada yediğimiz porsiyonun tam olarak yarısını görünce e aynı hesaba geliyor diyoruz. Gözümüz doymuyor midemizin aksine.

    Merkezden çıkınca hava kapatmaya başlıyor. Hava hafifçe atıştırmaya başlayınca kara kara düşünmeye başlıyoruz ne yapacağız diye. Ani sapağına geldiğimizde hava iyice kapatıyor. Burada da karasal iklim var. Kırkikindi yağmuruna yakalanıyoruz.

    Dümdüz bir ova ve yolda giden metal aksamlı bisikletçiler. Sonuç korkutucu olabilir. Yıldırım düşme tehlikesi tedirgin etmeye başlıyor. En çok da Serkan’ı. İso hala gidelim diyor. Ben ise kararsız kalıyorum. Arkama dönüp baktığımda gördüğüm manzara karşısında ise kesinlikle Serkan’a hak veriyorum.

    [​IMG]

    İlk gördüğümüz benzinliğe sığınıyoruz. Hava açarsa gideriz yoksa bugün buradayız diye sıkıntılı bir bekleyiş içerisine giriyoruz. Saat 3 ve önümüzde 42km yolumuz var. Petroldekilerle muhabbet ederken “geçen gün şuradaki direğe yıldırım düştü o da geldi panoyu patlattı, arkadaş yaralandı” diyince uygun bir araç gelirse otostop çekelim diyoruz. Görevli arkadaşla birlikte çay, kahve, bisküvi derken 1,5 saat zaman geçiriyoruz. Gideceğimiz taraf açıldı artık yola koyulabiliriz diyip 16:30’da yola çıkıyoruz. Artık zamanımız daha kısıtlı. Akşam olmadan Ani’ye varıp çadırları açmamız lazım.

    Yol çok güzel. Rampa da tırmansak bisikletler sanki akıyor. Turistlik bir yer olduğu için yatırım yapılmış anlaşılan. Hava oldukça serinledi bu yüzden rampaları daha kolay tırmanıyoruz. Yolun neredeyse yarısı tatlı bir tırmanışa sahip. Toplamda 247m. Tırmanıyorsunuz, insanı yormuyor. Sonlara doğru iniş daha fazla ve insanı rahatlatıyor. Ancak o güzel dediğimiz yolda halen çalışmalar var henüz tamamlanmamış. Yolun yarısında sağ tarafta bulunan tepeden Subatan Köyü’ne kadar yaklaşık 10km kadar iniş var. Ondan sonra da yol hafif düzleşiyor.

    Tırmanırken bir an gözümün önünden geride bıraktığım evim, dostlarım, sevdiklerim geçiyor. Hafif bir özlem duygusu sarıyor ancak tamamen sarmalamasına ve hakimiyeti ele geçirmesine izin vermiyorum. Güç bende! Dönüp etrafa bakıyorum. Yolun yarısına yakın bir yerde büyük bir tepe var. Orayı kendime referans alıyorum. Amacım oraya varmak. Gözümü tepeden kısa süreliğine ayırıyor etrafa bakınıyor yeniden oraya odaklanıyorum. Yağmurun sebep olduğu toprak kokusu yeniden sinyaller yolluyor beynime. Tertemiz havadan derin bir nefes alıyorum gerçekten soluduğumu hissederek. Huzur kaplıyor içimi. Evet! Yolda olmaktan, Kars’ta bulunmaktan, sarının her tonunu ve arada beliren yeşilliklerden, tur arkadaşlarımdan, muhabbetlerden, insanlarından, kısaca her halimden memnundum. Öyleyse kıymetini bilip daha çok tadını çıkarmalıydım.

    [​IMG]

    Serkan bizi sürekli kandırıyor. Şu dağı aşınca geldik, şu virajı dönünce oradayız diye. Ancak kendinin de pek hatırladığı söylenemez. Küçükken gelmiş buraya.

    Zor da olsa saat 19’da Ocaklı köyündeyiz.
    [​IMG]

    Ani harabelerine varmış olmanın sevinciyle Kale’nin girişine kadar ilerliyoruz. Ziyaret saati çoktan bitmiş zaten devam etse de karanlıkta nasıl gezilebilir. Şimdi kamp atmak için en uygun yeri bulmak lazım!

    Kale girişine gelmeden hemen önce sol tarafta değişik bir yapı görüyoruz. Okul mu? Zannetmem. Otel mi? Evet olabilir. “En iyisi gidip soralım.” Orta yaşlı bir bay ve gençler bahçesinde voleybol oynuyor. Gençlik kampı mı acaba diye düşünüyoruz. Sonradan Mimar Sinan üniversitesinde hoca olduğunu öğrendiğimiz Yaşar Bey ile olan diyaloğumuzu aktarıyorum.

    Biz: Selam
    Yaşar Bey: Merhaba
    (Etraftan ne ilgi var ne merak. Selamı bile zorla veriyorlar. Herkesin burnu bir karış havada. Anlam veremiyoruz.)
    Kevser: Pardon bir şey soracaktım. Otel mi burası?
    Yaşar Bey: Hayır, değil.
    Kevser: Ne peki?
    Yaşar Bey: Burası kazı çalışması yapanlara ait bir yer.
    Kevser: Biz de kalabiliyor muyuz?
    Yaşar Bey: Hayır, mümkün değil.
    Serkan: Kamp kurabileceğimiz uygun bir yer gösterir misiniz?
    Kevser: Bahçeye atabilir miyiz mesela?
    Yaşar Bey: Buraya olmaz da şu duvarın arkasına atabilirsiniz. (Eliyle bahçenin de dışarısını işaret ederek.)
    Kevser: Kars’tan geliyoruz aslında Ankara’dan. Yardımcı olamaz mısınız?
    Yaşar Bey: Burada yer yok Kars’a geri döneceksiniz o zaman.
    Kevser: Hımm! Muhtarın evi nerede biliyor musunuz?
    Yaşar Bey: Hayır muhtarı falan tanımıyorum ben.
    Kevser: Peki iyi akşamlar.


    Bu saygısızca tavırlar karşısında sinirler gerildi, kaşlar çatıldı. Koskoca köye bizi sığdıramadı da Kars’a dönmemizi söylüyor saygısız, görgüden ve nezaketten yoksun adam. Sanki daha önce kazı çalışmasına hiç şahit olmadık! Hangisinde devlet otel yapıp da buyurun burada kalın diyor? Köyden birilerine muhtarı sormaya karar verdik. Karanlıkta önümüzü zar zor görüyoruz. Dışarıda acayip bir rüzgar var ve bir an önce kalacağımız yeri ayarlamamız gerekiyor.

    Muhtarın evine vardığımızda gelini ile eşi çıkıyor kapıya.

    Kevser: Selamünaleyküm teyze! Muhtar yok mu?
    Teyze: Ne yapacaksınız yavrum muhtarı?
    Kevser: Teyze biz Kars’tan geliyoruz. Aslında Ankara’dan çıktık yola. Hava karardı ve ortada kaldık. Bize çadır kurabileceğimiz uygun bir yer gösterir misiniz?
    Teyze: Muhtar yok yavrum tarlaya gitti. İçeri buyurun, bizde kalın bu gece.
    Kevser: Yok teyzecim sağ olasın, biz sizi rahatsız etmeyelim.
    Teyze: Öyle şey mi olurmuş hele bir içeri geçin.


    O sırada bir bey geliyor. Serkan Karslıyım diye muhabbet ederken, “sen de mi gagalanın ortasına yemin edenlerdensin” diye bir cümle kuruyor ve gülüşüyorlar. Biz de tepkiler “ne ne ne? O ne?” şeklinde oluyor. Gagala ortasında delik bulunan tandırda pişirilen bir çeşit ekmekmiş. Sofradayken gagayalı ortaya koyup boşluğa parmağını basarak yemin ederim derlermiş yalan yere yemin edecekleri zaman. Bir şey daha öğrenmiş olmanın ve farklı bir kültüre şahit olmanın sevincini yaşıyoruz.

    Bisikletlerimizi duvara yaslayıp içeri gidiyoruz. Çoraplarımız toz toprak içinde kaldığı için utancımızdan ayaklarımızı yıkayıp çorap değiştirmek istediğimizi iletiyorum. Buyurun diyip banyonun yolunu gösteriyorlar. Teyze de gelini de çok cana yakın, harika insanlar. O kadar doğal ve cana yakınlar ki ağzımız açık dinliyoruz. Onlar da bizim anlattıklarımızı dinlerken gözlerinin içi parlıyor. Daha sonradan eve muhtarın kızı, oğlu da giriyor. Evde bir de bebeğimiz var geline ait. Acıkmışlardır diyip karşıki evde hemen yemek pişirmişler biz sofra kurulduğunda haberdar oluyoruz. Çaşır otu diye değişik bir şey deniyorum. Yeşil soğanın haşlanmışı gibi bir görüntüsü var. Tadı hafif ekşi ve acımsı. “Amanın” diyip alışkındır diye Serkan’a veriyorum. Gülüyorlar suratımı ekşitmeme.
    [​IMG]

    Geç saatte eve muhtar ve büyük oğlu da geliyor. Bir muhabbet bir çay, bir muhabbet bir çay derken gece yarısı oluyor. Sanki kendi evimizdeymişiz gibi bizi rahat ettiriyorlar. Ne kadar bizim tulumlarımız var yerde yatarız dediysek de bir türlü ikna edemedik yatak yorgan açarken. Çekyatın üstüne bir de yorgan serip yatak yapmışlar rahat edelim diye. Bu kadar iyiliğin karşısında eziliyoruz ve keşke gelmeseydik, çok zahmet verdik diye düşünüyoruz.

    O kadar içilen çayın ardına uykum kaçıyor. Serkan ile İso’ya laf atıp duruyorum. Günün değerlendirmesini yapıyoruz. Biri üniversitede hoca olmuş ama insanlıktan nasibini alamamış anlayışsız bir insan, öteki ise Türkiye’nin her yerine gitmiş eskiden kamyon şoförü şimdi ise Ocaklı Köyü muhtarı ve onun ailesi. İçtenliğe, karşılamaya, yapılanlara bakıyoruz arada dağlar kadar fark var. Davut Kara ve ailesine teşekkürlerimizi iletip bir kez daha Allah razı olsun diyoruz.

    En son saati sorduğumda 3:30’du. Uyumam 4ü bulmuştur herhalde. Sabah nasıl kalkacağım diye düşünürken uyuyakalmışım.

    Yol Bilgileri:

    Dikme-Kars-Ocaklı Köyü (Ani Harabeleri)

    Yapılan Toplam Yol: 72 km (Yol ayrımından sonra Ani’ye 42km. yol var.)
    Toplam Tırmanış: 347m
    Toplam Süre: 4 saat
    Max hız: 79km/h
    Avr: 17.31km/h
    Gün Ortalaması: 13,5 ytl
     
    heng, Halil Atalay, evelent ve 33 kişi daha bunu beğendi.
  3. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Selamlar arkadaşlar,

    İşte ikinci gün ve harikasınız. İnanın okurken gözlerim yaşardı. Heyecanlandım birden. Bu kadar güzel bir yer, bu kadar güzel bir grup ve muhteşem fotoğraflar. Ahh ahh ve keşke demekten başka bişey gelmiyor elimden.

    Sevgili Yoldaşım sana gelince,
    Gezgin'in gözü her yerde aynı kareyi görür... Neden mi işte örnekler; Bendeki fotoğrafları ne sen gördün, ne de ben sana git oradan şurayı çek dedim. Ne kadar güzel tesadüf...

    2008 Senin fotoğrafın;
    [​IMG]
    2007 benim fotoğrafım;
    [​IMG]

    2008 Senin fotoğrafın;
    [​IMG]
    2007 benim fotoğrafım;
    [​IMG]

    2008 Senin fotoğrafın;
    [​IMG]
    2007 benim fotoğrafım;
    [​IMG]

    Yaşasın pedal kardeşliği, yaşaşın gezginlik...
    Ömür el verdikçe Pedalla'maya devam...

    Sevgiler....
     
  4. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Hakikaten Serkan ne güzel yakalamışsın. Bakmak değil gezgin gözüyle görmek demek ki bizimkisi. Bu arada aynı şeylerin dikkatimizi çekmesi hakikaten enteresan. Tek farkı sen biraz daha serin mevsimde geçmişsin etraf daha yeşil. ;)
     
  5. Serkan Çoban

    Serkan Çoban Forum Bağımlısı

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    7 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    731
    Beğeniler:
    1.097
    Şehir:
    Çanakkale/Yenice
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Paylaşınız için ne kadar teşekkür etsem azdır! Harika resimler ve içten, samimi, sıcacık bir anlatım:) Zevkle her satırını okudum.

    Yalnız "Mimar Sinan Üniversitesi'nde Hoca(!) olduğunu öğrendiğiniz Yaşar Bey"e olan sitemimi iletmek istiyorum. Yazılarınızı güzel güzel okurken onun bu küstah tavrı beni hayli sinirlendirdi! Ama hemen ardından gelen "Ocaklı Köyü muhtarı Davut Kara ve ailesi"nin o içten, Türk insanına yakışır karşılaması ve misafirperverliği karşısında tekrar keyiflendim:)

    Pedal basan ayaklarınız, bu yazıları yazan elleriniz dert görmesin.
    Sevgiler:)
     
    KevSerSeri ve AydınGünaydın bunu beğendi.
  6. AydınGünaydın

    AydınGünaydın Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.131
    Beğeniler:
    1.516
    Şehir:
    Erzurum(Aşkale)
    Seviye:
    selam geziyi okudukça tek kelimesini atlamadan merakla takip ettim anlatıma söylenecek söz yok aynı seyler fotolar içinde geçerli. ama o ... adam ile aranızdaki diyaloğ sinirlendirdi beni :boese157: :boese157:
    kars insanı çok yardım sever ani harabelerine giderken bir köy vardı adını hatırlamıyorum ama çok yardımcı olmuşlardı bize. muhtarın ailesinin sizinle ilgilenmesi gibi bu arada muhtara bizde buradan tsk ederiz size yardımcı oldukları için :winkenlux .ani haraberelerin girişinda sağ tarafta bir bakkal vardı o da yardım sever biriydi şimdi ne alemde bilmiyorum...
    neyse böyle geziler yayınladıkça beni koltuğumdan kaldırıp oraları kendi gözümle gezmiş duygusunu uyandırıyorasunuz paylaşımınız için tskler arkadaşlar...:in:
    saygılar
     
    Serkan Çoban ve KevSerSeri bunu beğendi.
  7. bisikletseven

    bisikletseven Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.040
    Beğeniler:
    1.817
    Şehir:
    Ordu----Artvin
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:

    paylaşımınız için teşükkürlerimi bir kere daha yineleyeyim ama bir de diyeceğım var şimdi kevser hanım bu olay bana bir sözü hatırlattı "KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİR" Mustafa Kemal ATATÜRK!!!!!!!
    başka da bir şey demiyorum.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  8. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    843
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    Kevserciğim Yolculuğunuzun ikinci gününüde okudum ve seyrettim.
    İşte Uzun Yol Bisikletçiliği bu işte. Her an güzel yerler, anılar ve güzel Türk insanları Ahh. Kaymak üstüne bal vede ceviz işte benim menüm. Yemede yanında yat derler ya..

    Haydi bastırın yol daha çok,insanlar ve güzellikler sizleri bekliyor.

    Bizde yazı ve fotoğraflarınızı. Sağlıklı yolculuklar..
     
    Önder Özdoğan ve KevSerSeri bunu beğendi.
  9. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Selam Kevser abla, Saat alarmini anlatım üslubun yine kopardı beni :D Sen fotoğraf çekmişssin birbirinizden habersizde olsa hep aynı kareleri yakalamışsınız.Artık bize de oralardan geçmek nasip olursa bol bol Dejavu görmek kalır. (yaa sanki ben burayı daha önceden bi yerde görmüştüm :D) Bu arada aklıma bişey geldi.Hemen hemen her turunuzu emek harcayıp yayınlıyorsun. Bunları teker teker pdf dosyası halinde arşivinde tur günlüğü özeti gibi saklaman ileriki zamanlarda senin için çok güzel bir çalışma olacağını düşünüyorum ;) Yeni bölümleri beklemeye devam... (Bu arada ''Ani'' nin anlamının bir anda olarak değil yerleşim birimi adı olduğğunu daha yeni anladım :D )
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  10. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Necati Abicim ellerine sağlık yorumun için. Sizleri mutlu edebildiysem, yeni yerler tanıtabildiysem ne mutlu bana...

    Merak etme tur yazılarım garantide pdf formatında olmasa da. Tahmin ettiğinden daha düzenli çalışan biriyim her ne kadar yolda teknik dışında çok ayrıntılı not tutmayıp çoğunu beynime kazısam da... :D

    Ayrıca Allah canını almasın emi diyorum. O kadar Ani Harabeleri dedim ondada mı anlamaıdn... :D
     
    bisikletcanavari bunu beğendi.
  11. Onur Kahraman

    Onur Kahraman Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.448
    Beğeniler:
    987
    Şehir:
    EU
    Seviye:
    kevser abla çok güzel tur olmuş.sizin grup çok iyi,yardımlaşma herşeyden önce sizde.başarılar;)
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  12. lord

    lord Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    vallahi bakarken gozlerim yasardi. memleketim oldugundan mi acaba:D tebrikler....
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  13. murty

    murty Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğeniler:
    1.227
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Ablacim agliycam birazdan ben oralara tam olarak 9.000 km uzaktayim ama ocakta gelmeyi planliyorum boyle aniden cikmasanizda once bole soylesenizde bizde katilsak olmazmi :D
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  14. Ceyhun Pekuz

    Ceyhun Pekuz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    202
    Beğeniler:
    136
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Fotoğrafların hepsi çok güzel ama özellikle bu fotoğrafı çok beğendim.
    Çocuğun gülümsemesi, kıyafetleri, elindeki dal, çok beğendim işte :)

    [​IMG]
    Teşekkürler.
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  15. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Rica ederiz. Bu foto ekipten İso'nun yakaladığı bir ayrıntı.
     
  16. Ahmet Mumcu

    Ahmet Mumcu Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2005
    Mesajlar:
    348
    Beğeniler:
    1.114
    Şehir:
    Bostanci
    Seviye:
    Kevseeeeeer,
    Bitmek tukenmek bilmeyen enerjinle bu gidisle Turkiye'de gitmedigin yer kalmayacak. Super resimler, ozentiden uzak gercek bir yasam.
    Tesekkurler hepinize.
    Ahmet
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  17. basri

    basri Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    29 Eylül 2006
    Mesajlar:
    493
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Merhaba,

    Gezi, anlatım ve fotoğraflar çok güzel, birçok kişinin kolay kolay gidemeyeceği yerleri net bir şekilde izliyoruz, teşekkürler.

    Misafirperverlik konusunda Türk halkının üzerine yoktur aslında ama işte bazen "Yaşar" gibi "üniversiteli odunlar" çıkabiliyor. Sonunda bisikletçi ne yapar eder sıcak bir yuva ve dost bulur. Bu evrensel, denenmiş bir gerçektir, nitekim siz de güzelce ağırlanmışsınız.

    Bacaklarınız kuvvetli, pedallarınız döner olsun...
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  18. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Merhaba Ahmet Abi,

    Soruyorlar; Kevser dağlarda, ıssız yerlerde kız başına ne işin var? "Evinde otursana" diye yorumlar yapıyorlar. "Evliya Çelebi de evinde oturmuş olsaydı geçmişte bir maymunun daldan dala atlayarak Anadolu'yu gezdiğini Türkiye'nin ağaçlarla kaplı olduğunu, sert kışlarda insanların ağaçları kese kese ormanları bitirdiğini nerden bilecektik!" diyorum.

    İzin versinler ben de elimden geldiğince Kevser Çelebi olayım. Çektiğimiz fotoğraflar, yaşadıklarımız senin de dediğin gibi gerçek bir yaşam. Sadece kendim için değil tüm gezginlerin elindekiler için konuşmak gerekirse fotoğraflar, yaşananlar hepsi nadide bir kanıt olacak ileride. İnsanlar internetten bakıp "vay be" önceden böyle miymiş diyecekler.

    Bir de senin gibi dünyayı gezip bir tık uzağımıza koyan insanlar var tabi. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Darısı başımıza...

    Başlangıçta bizim de gözümüzü korkutanlar oldu "Doğu'da terör var, gitmeyin" diye. Ankara'da yok mu? Ya da İstanbul'da. Ulus'ta, Güngören'de bomba patladılar mı? Ha silahla karşına çıkıp seni vurmuş ya da hiç bir şeyden habersiz sokakta yürürken gelmiş canını almış. Terörün hangisi iyi ki? Ya da caddelerde yürürken, araba kullanırken ölme riskimin daha çok olduğundan bahsediyorum aileme deli oluyorlar. :rolleyes:

    Sonumuzu düşünerek adım atmaya kalkarsak hiç bir şekilde ilerleyemeyeceğimizi düşünüyorum. Gerçi ailemden gelen baskılar git gide artıyor ama hayırlısı diyelim. İnşallah beni hayattaki en büyük zevkimden mahrum bırakmazlar.
     
  19. mamili25

    mamili25 Üye

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    94
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    mersin
    Seviye:
    gercektende harıka bı tur çok guzel dı fotoğraflar bende doğıluyum erzurumlu o fotoğraflardan gercekten cok etkılendım
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  20. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.007
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Merhaba,
    Güzel fotoğraflarla harika anlatımınız bir arada olunca tabiri caizse "tadından yenmedi".

    Güzel turunuzu çok da güzel aktarmışsınız bizlere.

    Çok teşekkürler.

    Kazasız turlar

    five
     
    KevSerSeri bunu beğendi.