Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ani'den Çıktık Yola! (Artvin – VII.Bölüm)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında KevSerSeri tarafından paylaşıldı.

  1. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    25 Ağustos 2008 (Artvin – VII.Bölüm)

    “Tur Bitmek Zorunda Mı?”


    Turumuzun yedinci gününe gözlerimizi açarken aramıza katılacak yeni bir dostun ekibe vereceği canlılık için heyecanlı bir bekleyiş vardı. Bıktık üç kişi birbirimize baka baka. Murat gelsin de azıcık da ona sataşalım diye yolunu gözlerken “ben indim, nerdesiniz?” dedi telefondaki ses.

    Eşyalarımızı çantalara tepip geçen seneki çorbacının yolunu tuttuk. Karnımızı fazla doyurmayalım Borçka’ya kadar pedallayacağız orada güzel bir kahvaltı yaparız dedik.
    [​IMG]

    Alelacele çorbaları içip yola çıktık.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Baraj çalışmaları,
    [​IMG]

    Livane Kalesi,
    [​IMG]

    Tünellerden geçerken baya zorlanıyoruz. Serkan "ben arkayı kolluyorum geçin" diyor. Tam “araç geliyor dikkat!” diye bağırırken fark etmeden kendisi korkuluklara çok yaklaşmış olacak ki barendi takılıp düşüyor. Yolculuğun başından beri oraya takma bir şey olur dediğim ablasının ödünç verdiği fotoğraf makinesi de cabası. Serkan’ın acil bir durumu var mı diye tünel çıkışında bekliyoruz. Bacağındaki sıyrıktan başka bir şeyi yok çok şükür şöyle bir pansuman yapıyoruz. Ancak oldukça korkmuş ki bunda da çok haklı. Allah korusun araçlardan biri çarpabilirdi.
    [​IMG]

    İlerideki tünellerden hayatta geçmem diyince iki tünel arasında otostop çekmek için uygun bir araç bekliyoruz. Kimisi dolu geçiyor kimisi ise göz ucuyla bakıp umursamadan. Neyse ki uzun uğraşlar sonucunda bir kamyon dolduruyoruz. Neyle dolu olduğunu bilmediğimiz ancak yakıt olmadığı belli olan tüplerle dolu kamyona düzgünce bisikletleri yerleştiriyoruz. Tüpler kayarsa ayağımız sıkışmasın biz de birlikte kayarız diye de üzerine oturuyoruz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Şansımıza kamyon da Borçka’ya gidiyor. Merkeze yakın bir yerde iniyoruz. İlk durağımız bir pastane. Yo yoo bu sefer yanıldınız. Bu sefer kendimiz için değil. Geçen sene bizi iki gün misafir eden Borçka’daki dostlarımızın ziyaretine elimiz boş gitmemek için bir şeyler alıyoruz. Kısa muhabbetin ardından yol bizi bekler diyerek ayrılıyoruz.
    [​IMG]

    Kahvaltı için belediye parkına gidip bir güzel yerleşiyoruz. Yo hayır olamaz! Karnım çok fena büküyor. “Allah seni kahretmesin Serkan çabuk bana tuvalet bul” diyorum. Biraz uzak ama çarşıya yetişiriz umarım. Gittik bir de ne görelim kapıları kilitliyorlarmış, dükkanların birinden anahtar istiyoruz. Serkan suçunu çok iyi biliyor. Dün “ye ye Kevser iyi gelir. İncirden de kayısıdan da oh bir de peşine mısır yiyip su içtin mi!” derse olacağı buydu. Akşamdan beri fena durumdayım. Yok mu bunun ortası! Neyse ki her duruma göre ilaç mevcut. Ecza çantamdan ilaç alıp içiyorum. Bir de desteklemek için marketten patates alıp bir fırından rica ediyorum durumu anlatarak patates közlemesi için. Sağ olsun beni kırmıyor. Bir de şeftali yiyorum.
    [​IMG]

    Bu arada İso çocuklarla muhabbet edip fotolarını çekiyor.
    [​IMG]

    Yol ayrımına kadar gidiyoruz. İso ile Murat ise bizden biraz daha öndeler.
    [​IMG]

    Yüzüm hiç gülmüyor. Sürekli bir karın ağrısı ve zaman zaman mide bulantısı oluyor. Rengim iyice attı, daha fazla gidemeyeceğimi biliyorum. Serkancım canım yoldaşım montunu çıkarıp veriyor hiç düşünmeden. Öylece yatıyorum yol kenarına.
    [​IMG]

    Hiç de uygun bir araç geçmiyor. En son arkası boş bir araç geçerken benim hasta olduğumu ve gittikleri yere kadar bizi bırakıp bırakamayacaklarını soruyoruz. Karagöl yol ayrımına kadar gidiyorlarmış çok şükür. Derken Muratlara rastlıyoruz az ilerimizde. Vay şanslılar diyorlar yanlarından geçip gidiyoruz öylece.
    [​IMG]

    Biz şanslı ama onlar bizden daha da şanslı. Onların otostop çektiği araç Karagöl’e kadar getiriyor.
    [​IMG]

    Biz de Serkan ile iyi ki yol ayrımında inmişiz. Manzaranın tadını çıkarıp fotoğraf çekerek gideriz diyoruz. Karagöl buraya yaklaşık 6km. ve yolu hep rampa.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tabi bunların yol boyunca son fotoğraflarımız olduğunu kestiremedik.
    [​IMG]

    Yolda iri iri taşlar var. Hava çok sisli ve inanılmaz bunaltıcı. Sırılsıklam oldu sırtım terlemekten, yüzümden de su akıyor. Çok bunaldım ve iyice halsizleştim. İlk kez kaskı çıkartıp gidona asıyorum. Karagöl’e 500m kala inanılmaz bir kaza oluyor. Sanırım bugün uğursuz günümüzdeyiz. Vitesim birde, arkamda 35kg yük. Ön teker irice bir taşa gelince hem de yokuş yukarı çıkarken sola gideceğime sağa doğru kayıyorum. Birden spd’yi çıkaramayınca uçurumdan aşağı gidiyorum. Normalde çok soğukkanlı biriyimdir. Ancak o sırada nasıl korktuğumu ve aramızda 5m olan Serkan’a iki kere “ Serkan! Sekan!” diye bağırdığımı anlatamam. Evet, korktum! Hem de çok! Aşağısı olabildiğince uçurum ve ben nereye kadar gidip hangi ağaca çarpıp duracağımı bilmiyorum. Allah sevdiklerimin dualarını kabul etmiş olacak ki ilk kayaya çarparak durdum. Önce barendim ve ona takılı olan kaskımın sıkışması ile sonra da arkadaki yük sayesinde. Kayanın sivri ucu dizimi kesti attı. Düşmekten çok Serkan’ın “Kevser iyi misin?” derkenki soluk alıp verişi beni daha çok üzdü. Gerçekten çok korkmuştu benim adıma. Sanırım o da çok daha büyük bir sonuç bekliyordu. Kazadan sonra kana üşüşen sivrisinek ve kara sinekleri engellemek için selpak sarıp kayış bağladım. Pansuman yapabilirdim ancak bu acıya yol üzerinde katlanmak istemedim.

    Yoldan arabalar gelip geçerken Serkan,“bu memlekette hiç insan kalmadı mı? Niye kimse durmuyor?” diye söylenirken bir minibüs durdu.

    - Ben doktorum. Bakıyım dikişlik bir durum var mı?
    - O kadar derin değil, sanırım gerekmez.
    - Ankara’dan. Kevser! (doktorun yanındaki arkadaş)
    - Hı hı! Evet.

    Kazanın şokuyla muhabbete de dikkat edemedik. Ben Serkan benim hakkımda bir şeyler söyledi zannettim o da beni. Oysaki adamlar bizi tanıyormuş. Ama biz bunu kazanın şokuyla hemen anlayamadık ertesi gün dank etti kafamıza. Buradan takip ediyorlarsa kusurumuza bakmasınlar, bizi selamsız sabahsız biri gibi değerlendirmesinler. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

    Karagöl’ün tadını çıkarmaya çalışan Murat’ı telefonla arayıp derhal aşağı doğru koşmalarını, bisiklete binemediğimi söyledim.
    [​IMG]
    Sağ olsunlar hemen çıkıp geldiler. Onlar bisikleti götürürken ben de yürümeye başladım.

    Karagöl’e vardığımda pansuman zamanı geldi. Hayatımda hiç bu kadar güzel bir manzarada pansuman yapmamıştım. Geçen sene göremediğimiz ve bu sene bizi Artvin’e getiren yeşillikler arasında kalmış sisli gelin gerçekten de muhteşemdi.

    Manzaraya bakarak acımı hafifletmeye çalışıyordum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Önce oyulan kısımdaki taş ve yosun parçalarını çıkardım. Sonra deriyi küçük bir makasla kestim. Suyla güzelce yıkadım. Ve işte şimdi sıra en kötüsünde! Baticon sürmek.
    [​IMG][​IMG]

    Gözümden yaş geldi. Bacağım titremeye, ayağım hamsi gibi kıpraşmaya başladı. Antibakteriyel kremi de sürüp üzerini kapatıyorum.
    [​IMG][​IMG]

    Onlar güzel fotoğraflar çekerken ben de sırılsıklam olmuş üstümü değiştirmek için çantamdan bir şeyler almaya yöneldim.
    [​IMG]

    Ellerim titremeye başladı. Kaza şoku desem o anda olması gerekirdi. Baktım benek benek ve oldukça beyaz. Serkan’ın yanına iskeleye gidip “çok üşüyorum” dedim. Ellerime baktı “buz gibi olmuş” dedi. Yüzüme baktı “dudakların morarmış, ne oldu sana?” dedi.

    Ben de ne olduğunu bilmiyordum ve arada sırada gelen titreme beni korkutuyordu. Pansiyonun salon kısmına geçip sobanın yanına oturdum. Sürekli titriyordum. Şansıma o saatte orda olan çok şeker bir doktor geldi. Hafif bir muayeneden sonra karnımda bir sorun olup olmadığını sordu. Ben de sabahtan beri ishal olduğumu, midem bulandığı için de çok su içemediğimi söyledim. “Çok su kaybetmiş, hemen şekerli ılık limonlu su getirin” dedi. İçmekte bile zorlandım ellerimin titremesinden. Bir sürahiye yakın da tuzlu ayran içirdiler mineral kaybı için. Midem bulanıyor içmek istemiyordum ama zorla içirdiler. “Kızım gitme dersen bu akşam burada kalacağım” diyen doktorun iyiliğinin karşısında resmen ezildik. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.

    “Ben evde anneme böyle bakmıyorum. Kıymetimi bil! Emanetsin zaten elimde” dedi Serkan. Hakikaten de çok ilgilendi. Annem olsa böyle bakardı herhalde. Islanan çoraplarıma kadar değiştirip ayaklarımı ısıttı. Sürekli üstümü örttü ve kontrole geldi. Hatta elim kolum tutmazken masaj bile yaptı.
    [​IMG]

    Saatlerce ateşimi düşürmek için bandanamı ıslatıp alnıma koydu. Hakkını helal et kardeşim! Nasıl öderim bilmiyorum. Uyuyup uyandıkça “saat kaç oldu” diye soruyordum. İşte bir turcu ile yarışçının bariz farkı buydu. Biri bencil olmak zorundadır öteki yardımsever.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bahtsızlıklarla şansımız aynı karedeydi bugün. Bir çift gelmiş onlarda da bey olan doktormuş. Bu sefer görevi o devralıyor. Antibiyotik alman lazım hemen diyor. İşletme sahibinin kızı kendisine bir hafta önce dişi için verilen antibiyotiği vermeye kıyamıyor. Doktor “senin zaten geçmiştir. Bir taneyle bir şey olmaz hadi getir” diyince zorla kalkıyor.
    [​IMG]

    Ben yıllardır geçirmediğim şekilde en zorlu hastalığı geçiriyorum onlar ise benden minderi esirgiyor “kafanı o tarafa koyma minderler kaydı” diyerek. Pansiyon sahiplerinin umursamaz tavırları beni çileden çıkardı. Kalk da git der gibi bakmaya başladıklarında iyice rahatsız oldum. Kendime geldiğimde üzerimi güzelce giyinip dışarı çıktım.

    Serkan beni görünce çok şaşırdı.
    [​IMG]

    “Ben orada kalmam. Çadırda muratla sen kenarlara yat beni de ortaya alın. O zaman sıcacık olur. Gıcık oldum ben bunlara” diye ikna ettim.

    Üzgünüm arkadaşlar. Geçen sene de kamp ateşi yakıp keyif yapma hayallerimiz suya düşmüştü bu sene de böyle oldu ama elimde olmayan nedenlerden dolayı. Serkan,” bir daha şarap almayacağım. Ne zaman alsam bir şey oluyor” diyerek suçu şaraba yükledi.
    [​IMG]

    Bugün doğru düzgün bisiklete binemediğimiz gibi turumuzun da en kötü gününü yaşadık ekipçe. En çok da ben etkilendim. Yarın turun devam edip etmeyeceği belli değil. “İyileşemezsem size turu haram etmem ben atlar Ankara’ya dönerim hoş bu halde de nasıl dönerim” bilemiyorum dedim. Onlar da “hele bir dur bakalım, sabah olsun” dediler.

    “Sabah ola hayrola” diyerek tulumumun içine girip koza gibi yattım.

    Tur Bilgileri:

    Artvin – Borçka – Karagöl

    Yapılan Toplam Yol: 20,24km
    Toplam Süre: 2:13
    Ortalama Harcama: 15,00
     
  2. Şahin Bulut

    Şahin Bulut Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    729
    Beğeniler:
    327
    Şehir:
    Üsküdar
    Seviye:
    Ablacım gerçekten büyük kaza atlatmışsın.Ama herşeye rağmen Karagöl'ü görmeye değer herhalde.

    Tüm ekibin ayağına sağlık.
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  3. Tolga Gürgün

    Tolga Gürgün Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.724
    Beğeniler:
    2.371
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Büyük geçmiş olsun Kevser'cim . Paylaşım için teşekkürler .

    Selamlar,
    Tolga Gürgün
     
    KevSerSeri bunu beğendi.
  4. serself

    serself Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Şubat 2007
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    ankara
    Seviye:

    Bunlar işin şakası tabii.Ne yani aynı şey bana olsa sen bakmayacakmısın:)

    Yüreğinden bir şeyler katarak turu anlatmak diye işte buna denir.Yüreğine emeğine sağlık canım arkadaşım
    Sayende yaptığımız turu başından sonuna kadar tekrar tekrar yaşıyorum.İyiki varsın,iyiki varsınız.
    Yaşasın pedal kardeşliği

    Bu arada seneye kısmet olurda yine uzun bir tur yaparsak yine şarap alıcam.Ateş yakıp başında şarap
    yudumlamak ne kadar zor bi şeymiş yaw:) bi türlü yapamadık gitti:)
     
    Serkan Çoban ve KevSerSeri bunu beğendi.
  5. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Geçmiş olsun. Hem de çok geçmiş olsun. Mide probleminin yanında bir de kaza yaşadığınız için. -ki yazıklarınızdan çok ucuz atlattığınızı anlıyorum-

    Ama turunuz gerçekten çok güzel. Çok imrendim. Çok da bilgilendim.

    Tekrar geçmiş olsun.

    (Bundan sonra) Kazasız turlar.

    five
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  6. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Kevser abla geçmiş olsun. Hiç olmayacak yerden kaza çıkmış doğrusu. Hayatımızda öyle tehlikelerin yanından hiç farketmeden defalarca geçiyoruz ki, ama bazen yerinde duran saatli bombanın patlaması bize denk gelebiliyor. Dediğin gibi verilmiş sadakanız varmış. Büyük geçmiş olsun. Hem midenin bozulması, hemde kaza cidden kabus gibi olsa gerek.Allah korusun bide doktorlara raslamasaydınız. Herhalde gününüzün kahramanı Serkan abi ve doktorlardır.Heleki o size ilk müdehalede bulunan ve sizi tanıyan doktor kısmını okuyunca şaşırmadım desem yalan olur. Türkiye tanıyoru seni ablacım :D

    Umarım geçirdiğiniz geçireceğiniz en kötü tur günü bu olur ve daha kötüsü başınıza gelmemesini diliyorum.

    Ordu'dan selamlar ;)
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  7. denizcinesim

    denizcinesim Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    100
    Beğeniler:
    105
    Şehir:
    BİTLİS-TATVAN
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    arkadaşlar geziniz bi kaç aksaklık dışında güzel olmuş. ankarada ki tanışmızlığımıza çok memnun oldum. inş bizim buralara yani tatvanada beklerim. sizinle pedallamak güzel olur. görüşmek üzere.
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  8. Mertcan Özmen

    Mertcan Özmen Aktif Üye

    Kayıt:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    158
    Beğeniler:
    67
    Şehir:
    Ankara/Çayyolu
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    geçmiş olsun aksiliklere rağmen yinede zevkli bir tur olmuş
    paylaşım için teşekkür ederim...
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  9. ahmetdogan

    ahmetdogan Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Marin
    Seviye:
    tadıyla tuzuyla yine güzel bir turu tamamlamışsınız...;)
    kevser abla ve pedal grubu tesekkürler
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  10. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    960
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    ne harika insanlarsınız siz yahu :)
    büyük geçmiş olsun bu arada
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.
  11. Mhmt_EMR

    Mhmt_EMR Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    384
    Beğeniler:
    243
    Şehir:
    istanbul - Pendik
    Bisiklet:
    Tern
    Seviye:
    Bu olmadı işte :( Güzel gidiyordunuz, biz de aah ah diyorduk fotoğraflara, yazılarınıza... Çok büyük geçmiş olsun, bu kadarla geçmiş olsun...
     
    KevSerSeri ve serself bunu beğendi.
  12. noktalivirgul

    noktalivirgul Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Aralık 2005
    Mesajlar:
    441
    Beğeniler:
    254
    Şehir:
    ISTANBUL
    Seviye:
    geçmiş olsun kevser, ben doktorun yanındaki arkadaş,biz de hem sağlık taraması hem de tatil için maçahele gidiyorduk. kendine dikkat et.
     
  13. KevSerSeri

    KevSerSeri Bisikletkolik

    Kayıt:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    3.532
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Selam,

    Ama hangi doktor? :D O gün gökten doktor yağdı şükürler olsun.

    Arabayla duran siz miydiniz?

    Yoksa Şeker tombiş bi doktor vardı. O mu?

    Bir de bir çift vardı. Onlarla mıydınız?

    Sonuçta hangisi olursanız olun bir şekilde yardımınız dokunduğu kesin. Dağın başında böyle iyi insanlara rastladığım için çok şanslıyım. Her şey için yeniden teşekkürler...

    (Arabadaki doktorlaysanız kusura bakmayın. İnanın anlamadık biz olayı. Bizi tanıyormuşsunuz! Keşke deseydiniz internet falan diye o zaman durumu çakardık... )

    Kendinize çok iyi bakın... Hşç...
     
    Serkan Çoban bunu beğendi.
  14. noktalivirgul

    noktalivirgul Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Aralık 2005
    Mesajlar:
    441
    Beğeniler:
    254
    Şehir:
    ISTANBUL
    Seviye:
    biz arabayla duran doktorlardık :) kusur filan yok biz turcuyuz :)
     
  15. serself

    serself Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Şubat 2007
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    Yardımınız için bende teşekkür etmek istiyorum.Olayın şokundan bende konuşmaların üzerinde pek durmadım.Jeton düştüğünde ise siz çoktan gitmiştiniz.Olsun böyle bir olay vesilesiylede olsa karşılaşmak güzeldi.
    Tekrar karşılaşmak dileği ile.Ama buna benzer bi olayla olmaz umarım:)
     
    Serkan Çoban ve KevSerSeri bunu beğendi.
  16. Serkan Çoban

    Serkan Çoban Forum Bağımlısı

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    7 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    731
    Beğeniler:
    1.097
    Şehir:
    Çanakkale/Yenice
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Arkadaşlar, turlarınızı keyifle takip ederken bu bölümde oldukça üzüldüm, ikinize de geçmiş olsun ve çok şükür ki bu kadarla atlatmışsınız..

    Dediğiniz gibi hem üzücü hem de şanslı bir gün olmuş sizler için; doktor arkadaşlara da burdan teşekkürler :)

    Sağlıcakla kalın [​IMG]
     
    serself ve KevSerSeri bunu beğendi.