Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Anaa Tekerciler Geçiyo! **

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında öncütakım tarafından paylaşıldı.

  1. öncütakım

    öncütakım Üye

    Kayıt:
    2 Eylül 2007
    Mesajlar:
    59
    Beğeniler:
    162
    Şehir:
    adana
    Seviye:
    ** Tarafımdan 2008 yılında Linguistics dersi için hazırlamış olduğum "Adana ağzı" ile yazılmış bir bisiklet hikayesi. Bilgisayarımdaki dosyaları karıştırırken rastladım ve sizlerle paylaşmak istedim.
    Bilenler bilir, bisiklete Adana ve yöresinde teker denir, e öyle olunca bisikletçi de tekerci oluyor haliyle :D

    Yazıda standart kullanım dışındaki yazım şekilleri yerel kullanım olup bu doğrultuda olduğu gibi yazılmıştır.

    ------------------------------------

    ANAA TEKERCİLER GEÇİYO!

    Nerden düştü içime bu sevda bilmem. Emmoğlu dutturmuşuk bir teker (bisiklet) dürküsünü de durdurabilen beri gelsin… Çığırır dururum gayrı. Bir o darafa, bir bu darafa sütçü beygiri kimin dolanıp dururuk, az gelir ya gene. Anam “oğul boş işlerlen uğraşıp duracaana, tekerlen avel avel (boş boş) dolanıp duracaana işine gücüne baksan ya” deyi söylenip durur. Abo onu duyan da boş beleş adam sanacak beni ya neyse ağam. Daş gabağa değse de vay gabağın başına , gabak daşa değse de vay gabağın başına. Essahtan (gerçekten) da ne yapsak yaranamak… O misal biz gene teker binek eyidir dağda atı olan evde yorulmazmış kele bizimki de öyle…

    Aydınlı bir danış (tanıdık) var deha pazarın orda oturur. Orası da ala fıcırık boz duman (ortalık karmakarışık) ağam. Pazar yeri olduuna ne gelen belli ne giden... Sanırsın herkeş işini gücünü bırakmış da buraya gelmiş. Pazar da maaşallah silme (ağzına kadar) zebze meyve dolu. Banadura (domates), hıyar (salatalık), balcan (patlıcan) bilem var. Eskiden öyle miydi ya? Birinin aşeren hamile garısı, bacısı oldu mu urup (çeyrek) kilo bilem olsa kışın nerden bulaydık banadurayı bilmem neyi? Ne ise bre ağam, bıldır (geçen) sene gördüm bu bizim danışı, onun da tekeri varmış. Oğlana tekerlen gezek mi dediydim de su ganelinin ordan ağrı Seyhan’a gettiydik. Fırındak olmasına fırındak amma yaman oğlandır vesselam. Badana da yapar, bağlama da çalar, türkü de çığırır, gezmesini yemesini içmesini de bırakmaz, elinden türlü iş gelir, her telden çalar anlayacaan. El eli azdırır, yağmuru yel azdırır derdi ebem. İşte gadasını aldığım (başına bela gelmesin – [iyi dilek]), biz de birbirimize uyduk da vurduk gendimizi yollara gözünü sevdiğim bire bin veren bolluk memleketi Çukurova gazan biz gepçe olduk da tekerlen dolandık durduk gayrı.

    Garaisalı mıydı hele? He, gardaş aşortmenleri geyip Garaisalı’ya gettiydik bıldır sene tekerlen ilkin. Yol bilmek iz bilmek ama it linge gider deve lönge gider ikisi de konak yerine varır ya biz de kör topal gettik işte. Pisküüt, iki halka irişkin, banadura, soğan, 4 dene mis gibi kebap pidesini aldıydık yanımıza gatık deyi. Laylon torbaya koyduk bir güzel. Abari pambık darlaları ne güzel, hava ne güzel..! Mideye indirdik gözde pişmiş irişkini ağam dadı damağımızda galdı galmasına da içi bizi dışı seni yakar. Yandık gavrulduk su deyi… Yediğimiz içtiğimiz bize kalsın emmoğlu amma bir sakametlik çıkarttık(sakarlık etmek) biz de yolumuzdan olduk. Dopalak’tan girdik yola ağam babam Salbaş diye Emelcik’e çıkıvermişik! Hele o con dereyi (ekerbiçer) süren deyyüs gafamı bulandırdı da şaşırttı yolu! Ordan bir sıbyana sorduk yolu. O da ağam nerden geldiniz deyi sorduydu. Adana’dan dedim. “Neee Adana’dan bunlarlan mı geldiniz?” diye bastı vaveylayı! Koyun can derdinde kasap et derdinde ya biz yollara düştük gene ağam. Sen de 2 saat ben deyim 4 saat gettik tekerlen de gede gede akşama gader anca Güvenç’e getmişik. Garaisalı’yı nere götürmüşler kele? Sonra kenarda satlık tabelası olan evin yanında motorlu bir adam gördük. Allah bin kere razı olsun o motorlu adamcağızdan. Yardım istedik de sırtını dönmedi bizi Garaisalı’ya gader götürüverdi. Allah’ın adamı imiş, mert adammış vesselam para verdik de yolcusunuz size lazımdır şimdi dediydi de parayı almadıydı. Bakmaz kıçının samsağına, çıkar dağın yükseğine derler eskiler, velhasıl kelam gardaş kör topal arabaylan döndük Adana’ya.

    Ondan sona Misis’e gettik bizim bu Aydınlıynan. İflah olmazmışık biz gayri anam dediydi. Doğru demiş bre babam, iflah olmadık getti. Gomşunun oğlu Mehmet de biz gonuştukça öykenip durduydu biznen. “Hade tekerlen gidinsene Mersin’e Antakya’ya” dediydi. Sonra hadi beraber gidek Misis’e dedi. Armudu daşladın elmayı daşladın da lailahe illallaha mı başladın ulan Mehmet dedik kele. Bir cenabet adam bu Mehmet, maşallah dediği yedi gün yaşar ağam evden ocaktan ırak olsun. Çıktık yola abo rüzgardan göz gözü görmez, arıza bitmez, yol dükenmez… O gün ölmesek daha çok yaşarık dedik bizim Aydınlıynan. Hışımız çıktı emmoğlu. Şükürler olsun gırık çıkık olmadan, canımıza zarar gelmeden ordan da döndük. Bir gaza olsa sınıkçıyı (kırık-çıkıkçı), ezzaneyi nerden bulak? Allah yüzümüze baktı.

    Kim çıkarttıysa bir Aladağ lafı peyda oldu gardaş ne olduğunu bilemek, baktık ki gene yoldayık tekerlen. Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi ağam… Tekerlen Toroslara tırmanmak bizim nemize kele? Hırpolar araba mı kalmadı goca memlekette deel mi? Amma falafos (yalama) olmuş makine gibi bildiğini okur dururuk. Lafa söze gelmeyik. Meydan yaylasına varınca ağam bunca zahmete değdi dedik. Mis kimin orman kebabını yeyince gan geldi can geldi de keyfimiz yerine geldi essahtan. Adanalı kebap kafalı demişler kebap yerik kendimizden geçerik emmoğlu. Zabahına yayladan dönerkene bayır aşşaa salınca tekerleri çabucak indik yazıya(ova). İndik de tek parça olduğuma şükür edek şimdi. Bayır aşşaa inerkene senin bu gardaşın depe daklak oldu da bu fırındak Aydınlı garşıdan garşıdan gahgahayı basıverdi. Zumzuğu hak etti lakin zumzuğu vuracak dermanın var mı diye sorsan ya! Sorma bre babam yüzüm gözüm kan revan amma Allahtan gırık çıkık yok… Ne ise o yol da bitti gitti gardaş.

    Boş durmaya gelmeyik emmoğlu. Aydınlının aklına düşmüş benim de aklıma yattı bindik tekere düştük yola gene. “Hemşerim yolculuk nire?” deyi sormak yok mu gardaş? Bu sefer Hatay’a gidek dedik. Cırlazmak olmaz yolda kesin kararlıyık gidecek yani… Yolda gıllik çocukların “Anaaa tekerciler geçiyo!” deyi bağırış çağırışlarına gülüp geçtik. Bizim gomşunun oğlu hani şu cenabet Mehmet’e dedik de güççük dilini yutacaktı bre babam. Allahtan gelmedi o adamın basmadığı yerde kalmış bereket ciğerim napak? Onu yanımızda götürek de başımıza bela mı alak? Velhasılı gece gittik gündüz gittik dere tepe düz gittik de sağ salim vardık Antakya’ya iki günde benim babam. Dadı hala damağımda yoldan geçerkene Aydınlıynan yediğimiz İskenderun dönerinin Antakya künefesinin… Ah hemşerim nerden hatırlattın bunları bana şimcik? Nasıl oturak şimdi, nasıl yerimizde durak? Yollar çağırır, dağlar çağırır beni de buna dayanacak dermanı nerden bulak? Yazın sıcağın annında bici biciyi, kışın soğuğunda acılı şalgamı içtik mi kimse tutamaz gayrı bizi… Bir de yanına acılı 1,5 çektik mi bir günün beyliği beylik gardaş. Bicimizi yerik, şalgamımızı içerik kebabımızı da eksik etmeyik. Velhasıl kelam bizden has keyif ehli bulaman. Diyek sana. Bu kadar yolu tekerlen gitmeye can mı dayanır diyon da emmoğlu bu Adanalıya hadi hakkını da verek bir de bizim deliganlı Aydınlıya da yol mu dayanır?

    Abdullah PEKEL, 2008
     
  2. Haşim Okyay

    Haşim Okyay Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.246
    Beğeniler:
    4.692
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Hehe. Ağzınıza sağlık. Yalnız, başlıkta geçen " geçiyo " değil de, " geçüyür " olmalıymış sanki. :rolleyes:

    İrişkin* Adana'da sucuğa irişkin derler. Sonra, iki halka olarak poşete giren ne diye sormayın. :)
     
    öncütakım bunu beğendi.
  3. TurgutRiis

    TurgutRiis Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Nisan 2010
    Mesajlar:
    208
    Beğeniler:
    267
    Şehir:
    İstanbul Anadolu
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    her ne kadar Trabzonlu olsamda.. ülkemin her şivesi ayrı güzel ya .. emğinize sağlık
     
    öncütakım bunu beğendi.
  4. öncütakım

    öncütakım Üye

    Kayıt:
    2 Eylül 2007
    Mesajlar:
    59
    Beğeniler:
    162
    Şehir:
    adana
    Seviye:
    Hakkaten de öyle orda "İstanbul" etkisini hissettirmiş gibi... :D