Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Amerikalıların Kafatasının İçinde Ne Var

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Mustafa KILIÇ tarafından paylaşıldı.

  1. Mustafa KILIÇ

    Mustafa KILIÇ Kıdemli Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2004
    Mesajlar:
    242
    Beğeniler:
    362
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Mustafa Sedat KILIÇ
    Seviye:
    Bir arkadaştan gelen maili paylaşayım istedim ;

    Amerikalıların Kafatasının İçinde Ne Var
    En son başıma gelen hadiseden başlayayım. Dün (2 Ekim Cumartesi)
    sabah 9`da, AT&T adlı dünyaca meşhur telefon firmasından
    aradılar. "Bize üye olmak ister misiniz?" dediler. (Burada telefon
    şirketini kendin belirliyorsun, Türkiye`deki gibi tek şirketin yani
    Türk Telekom`un tekeli yok) Ben, "Türkiye`yi aramanın dakikası
    kaça?" dedim, telefondaki "45 cent" dedi. "Ben, 10 dakikalık
    görüşmeyi 2$`a yapıyorum" dedim. "İyi ya, bizimkisi 2$ değil 45
    cent" dedi. "Bak kardeşim, ben 2$`a 10 dakikalık görüşme yapıyorum,
    anlatamadım mı" dedim. Bana "O zaman dakikasına kaç para
    veriyorsunuz?" demez mi? Kendi kendime "Al işte, sabah sabah bir
    gerizakalı Amerikalı daha" dedim. Kendisine kibarca izah ettim: "10
    dakika 2$`sa dakikası 20 cent yapar" dedim. Telefondaki
    beyinsiz "Mümkün değil bu kadar ucuza olamaz, siz işlem hatası
    yapmışsınızdır" dedi. Kendi kendime "Sen beni Amerikalı mı zannettin
    ki, 2$`i 10`a bölerken işlem hatası yapayım" dedim ve sabah sabah
    günaha girmemek için "Kardeşim, !
    sağol , ben sizin şirkete üye olmayacağım" dedim ve kapattım.

    Geçenlerde Mc Donalds`da 3.01$ tutan borcumu ödemek için 5$ verdim,
    1 cent daha verdim. Herif, önce 5$`dan ne kadar para üstü vermesi
    gerektiğini hesap makinesi ile hesapladı, önce hesap makinesinin
    gösterdiği 1.99$`i bana bir sürü bozukluk olarak geri verdi, sonra 1
    cent daha verdi. Ben "Niye bu kadar bozukluk veriyorsun, direk 2$
    kağıt para versene" dedim. Kuş beyinli, bu sefer 5.01`den 3.01`i
    çıkardı ve hesap makinesinde 2 rakamını görünce bendeki parayı alıp,
    2$ verdi. Şimdiye kadar hiçbir mağazada, kasiyerlerin bozuk para
    ödemek zorunda kaldıklarında bir miktar daha isteyip, bütün para
    geri çevirebildiklerini görmedim. Mesela hesap 15.25$ tutsa ve siz
    20 $ verseniz, size 4 tane 1`lik, 3 tane 25 centlik verirler.
    Hiçbirisi 1 tane 25 cent alıp, tek bir 5 dolarlık geri çevirmeyi
    düşünemez / hesap edemez.

    Büyük bir mağazanın girişine ve raflarına şu uyarıyı asmışlardı:
    "Mağazamızda gizli kamera sistemi vardır." Daha sonra şunu eklemeyi
    ihmal etmemişler, malum bu yazıyı okuyan Amerikalılar "Bana ne, ben
    zaten buraya gizli kamera sistemi almaya gelmedim" diyebilir
    diye. "Gizli kamera sistemi sayesinde, yapılan hırsızlıkları tespit
    edebiliyor ve mahkeme önünde delil olarak gösterebiliyoruz."

    Bir bankanın ATM kartı müracaat formunda şu paragrafın altını
    imzalamanızı istiyorlar :
    "5 haneli banka şifremi sayılardan ve harflerden oluşturacağıma,
    şifrenin tamamında aynı rakamı veya harfi kullanmayacağıma, Q ile
    0`ı, 2 ile Z`yi birbirine karıştirmayacağıma..... söz veririm"
    Anlaşılan bankaya gelen birçok şifre probleminde bunları birbiri
    yerine kullanıp da unutan o kadar çok insan vardı ki bu paragrafı
    eklemeye lüzum görmüşler.

    Şu olayı da bir arkadaştan duydum, gerçek olduğunu söyledi :
    Kadının, biri evine yeni bir mikrodalga fırın almış. Kadının, bir de
    çok sevdiği bir kedisi varmış. Birgün kadının, kediyi yıkaması
    gerekmiş. Tabi kediyi yıkadıktan sonra bir de kurutmak lazım. Aklına
    bu işi çabucak halledebileceği parlak(!) bir fikir gelmiş. Islak
    kediyi alıp, mikrodalganın içine koymuş. Tabi zavallı kedi,
    mikrodalganın kapağı tekrar açıldığında ölü bir şekilde fırının
    içinde boyluca yatıyormuş. Bu durum karşısında kadın, sevgili
    kedisini kaybetmenin intikamını almak için mikrodalga üreticisi
    firmanın aleyhinde yüklü bir tazminat davası açmış. Mahkemenin
    kararı ise şu:
    Üretici firma, fırının kullanma kılavuzunda "içinde kedinizi
    kurutmayınız" yazmadığı için suçludur ve istenen tazminatı ödemekle
    yükümlüdür.

    Şu hadiseleri hepiniz duymuşsunuzdur :
    CD sürücüler Japonya`da üretilip Amerikan piyasasına ilk girdiğinde
    Amerikalılar`in "Şu Japonlar ne pratik insanlar, kolaylık olsun diye
    bilgisayarlara 'mug holder' (seramikten yapılan büyük bardaklar ki
    Amerikalılar kahve ve çorba içmek için çok kullanırlar) ilave
    etmişler" diyerek bir çok CD sürücünün 'tray' (CD sürücünün CD-ROM
    koymak için dışarıya çıkan kısmı, CD tepsisi) kısmını içi dolu ağır
    bardakları koymak suretiyle kırdıklarını; bilgisayarda "Press any
    key to continue" yazısı çıkınca fellik fellik klavyede 'any' yazılı
    tuşu aradıklarını duymayan yoktur.
    İşin tuhafı, galiba Amerikalılar`da salak olduklarının farkında.
    Birgün Elektromanyetik dersinde çocuklara soru çözerken "Biz, bu
    dersi 2. sınıfta alıyoruz" dedim (burada son sınıfta okutuluyor).
    Çocuğun biri daha evvel Türklerle kalmış, onları o kadar zeki bulmuş
    ki, bana "Ortaokul iki de mi, lise iki de mi?" diye sordu. Ben
    de "İlkokul ikide" diyecektim de çocukların geri zekalılığını
    yüzlerine vurmak gibi olmasın diye "Üniversite iki" dedim.

    Hepinize sevgilerimle...
     
  2. fangornents

    fangornents Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    126
    Beğeniler:
    93
    Şehir:
    gültepe / istanbul
    Seviye:
    :( Maalesef bunların doğru olduğuna dair çok güçlü bir inancım var. (Bu inancın nedenlerinden biride; amerikalıların zekaları üzerine, yine amerikalıların çektiği bir belgeseldi)
     
  3. eYa

    eYa Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.297
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    Eskişehir & Didim
    Seviye:
    Garip ama gerçek galiba :D