Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Almanya - Düsseldorf'tan Köln'e

Konu, 'Yabancı bir ülkede şehirlerarası turlar' kısmında Koray Uzun tarafından paylaşıldı.

  1. Koray Uzun

    Koray Uzun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar,

    Fırsat buldukça blogumdaki yazıları buraya ekliyorum. Bu gezide kullandığımız bisiklet yolu isviçre fransa almanya'dan geçip hollanda'da rotterdam'da bitiyor. Bu ülkelerden güzel manzaralı bir tura çıkmak isteyenlerin tercih edebileceği bir yol.

    Rota hakkında daha fazla bilgi: http://www.rhinecycleroute.eu/
    Blog adresi:http://korayuzunyolda.blogspot.com

    Erasmus arkadaşlarımızın beraber bir şeyler yapalım demesi üzerine bu tura karar verdik. Hem yol yapmış sayılacak kadar uzun, hem yokuşsuz hem de trafiksiz bir rota seçtik. Düsseldorf'tan Köln'e kadar Rhine nehrinin kıyısından devam eden bisiklet yolunu kullanacaktık. Yolumuz yaklaşık 40km görünüyordu. Ekip şöyleydi: Ben, Danimarka'ya ve Lüksemburg'a beraber gittiğim arkadaşım İsmail, Merve, Fransız Marie, Rus Vitaly ve Endonezyalı Hendra. Hendra hariç herkes Erasmus Öğrencisi. Hendra da almanyada yüksek lisans yapmak istiyor o yüzden Almanca öğrenmeye gelmiş. Sabah Marie için Oğuz'un bisikletini ödünç almak üzere Oğuz'un yurdunda buluştuk. Başlangıç noktamız da burası oldu.


    [​IMG]
    Ekip: Soldan sağa: Ben, Merve, İsmail, Marie, Vitaly, Hendra



    Geçtiğimiz yol hemen hemen böyleydi. Almanlar Rhine nehri boyunca bisiklet yolu yapmışlar. Bu yolun bir kısmını kullandık.

    [​IMG]


    [HR][/HR]


    Yollar gayet düzgün. Şehirlerarası paten kayan insanlara rastlamak mümkün. Sık sık koşuya çıkanları da görmek mümkün.

    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]







    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]
    Bu fotoğrafı çektikten hemen sonra bir çift koşarak yanımızdan geçti. Hızımızdan utanıp biraz daha hızlandık.




    İlk molayı Monheim-Leverkusen arasında verdik. Hendra bisikletindeki problemler nedeniyle yorulmaya başlasa da hepimizin keyfi yerinde.

    [​IMG]



    [​IMG]



    Bisikletin vites sistemindeki arızayı Türk usulü çomakla kanırtarak hallettik.

    [​IMG]



    Leverkusen'den hemen önce bisiklet yolu köprüden karşıya geçiyor. Biz de geçiyoruz.

    [​IMG]



    Hendra da göründü ama bisikletin gitmediğini söylüyor. Yorgunluğuna verip ikinci molaya kadar motive etmeye çalışıyoruz.

    [​IMG]



    Devamında Hendra iyice yavaşladı. Merve ve Vitaly'de de yorgunluk belirtileri başlayınca ben kızları ve Vitaly'yi alıp yol üstündeki mc donalds'a gittim. 2-3km kadar yol olmasına rağmen Hendra ve İsmail 20dk kadar geç geldiler. Neşeli bir yemekten sonra tekrar yola çıktık. Ama Hendra gene arkada kaldı. Bisikletini kontrol ettiğimde arka tekeri havadayken çevirdiğimde bütün gücümle bastırmadıkça dönmediğini farkettim. Yolun da az kalmasına güvenerek antrenman olur diye kendi bisikletimi Hendra'ya verip onunkini ben aldım. Arkalarından zor bela yetiştiğim için bu arada fotoğraf çekme fırsatım olmadı.




    [​IMG]
    Uzun zaman sonra ilk defa Köln'e varınca fotoğraf çektim.



    Köln katedralinin önündeyiz. Bu katedralin yapımı 600 yıldan fazla sürmüş. Dünyadaki sayılı kiliselerden biriymiş. Burda daha detaylı bilgi var.

    [​IMG]


    Bisikletleri katedralin önüne bağlayıp şehirde biraz dolaşıyoruz.

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
    Köln etraftaki şehirlere göre biraz daha kalabalık. Sokaklar da daha renkli.



    Gezintinin sonunda bir kafeye oturuyoruz. Hendra Kölsch birasına kavuşuyor. Kölsch Köln'e özel açık renkli bir bira çeşidi. (Daha fazla bilgi.) Hendra'nın birasıyla beraber turumuz da bitiyor. Bisikletleri trene atıp Düsseldorf'a dönüyoruz.

    [​IMG]
     
    tekkir ve sabihavni bunu beğendi.
  2. ahmetcan44

    ahmetcan44 Onursal Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2013
    Mesajlar:
    2.450
    Beğeniler:
    1.214
    Şehir:
    Sakarya
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Çok güzel görüntüler. Teşekkürler fakat şehirlerarası yolda dahi hiçbirinizin kask kullanmaması garip. Dikkat etmek lazım.
     
  3. Koray Uzun

    Koray Uzun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    275
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Kask fetişinden kurtulmak gerek. İnsanların bisiklete ısınmasını da engelliyor bu durum. Bisikleti prosedürlere bağlamanın bir anlamı yok. Ki Almanya gibi prosedür manyağı bir ülkede kaskla ilgili bir düzenleme yok. Ama geceleri polis ışığınızın lümenini bile ölçüyor. Ordan hesap edin ne kadar ciddiye aldıklarını.

    Benim 6 ay boyunca gözlemlediğim sadece araziye girenler ve yarış antrenmanları yapanlar takıyor kask. Şehir içinde binlerce bisiklet kullanan var bir tanesinde kask yok.

    Zaten şehirlerarası bir yolda olmadığımız da çok açık fotoğraflarda.

    Özetle google aşağıdaki gibi olsaydı kimse kullanmazdı. Bu turda da herkes kask takacak olsa bu tur yapılmazdı. Bisiklet de uzay aracı değil sonuçta. Biraz rahat bırakın da insanlar kullansın.
    [​IMG]
     
  4. Caner Kartalgöz

    Caner Kartalgöz Aktif Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    172
    Beğeniler:
    83
    Şehir:
    ADANA
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Öncelikle turunuz çok güzel tebrikler,
    Kask konusuna gelecek olursak benim görüşüm Almanya'da bisiklet için ayrılmış farklı bir yolda ilerlerken neredeyse tüm sürücülerin saygı gösterdiği bir durumda ve sürpriz çukurların, tümseklerin ve rögar kapaklarının sizi ucurmadıgı durumları göz önüne alacak olursak kask takmadan normal bir sürüş yapabilirsiniz downhill veya benzeri durumlarda elbette gerekecektir. Yine garanticiyim güvenlik ön planda olsun derseniz takabilirsiniz de ama..

    Türkiye'de 50 tonluk tır sürücüsünün sırf sizinle eğlenmek için arka tekerinize dokundurmaya çalıştığı bir ülkede yaşıyorsanız, rögar kapakları sanki motorsikletleri (elektrikliler ince tekerlere sahip oluyor) ve bisikletleri özellikle bakalım nasıl ucacaklar diye koyulmuş bir ülkede yaşıyorsanız, tüm taşıt sürücülerinin özellikle bisikletlilere bir düşman, terörist gibi davrandıkları ve ters yönden gelenlerin, kaldırımlara park edenlerin sizi sollayıp sağınızdaki sokağa 60-70 ile girmeye çalışan sürücülerin oldugu, neredeyse çukursuz tümseksiz bir yolun olmadıgı ve arabasının kapısını açarken arkasına bile bakmayan sürücülerin oldugu bir ülkede yaşıyorsanız kesinlikle kask kullanmanız hayatınızı kurtaracaktır...

    Diğer turlarınızı da bekliyoruz Koray bey

    kazasız turlar...

    Düzenleme: Bu arada bayan arkadaşınız ile Türkiye'de turlar yaptığınızda bulundugum ve yaşadıgım şehirler için söylüyorum %90 ihtimalle trafik tartışması yaşarsınız veya arabayla 15-20 cm yakınından 'hava atmak' suretiyle 70-80 kmh ile geçen sürücülerin arkasından bağırıp durursunuz..
     
  5. murat atay

    murat atay Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    491
    Beğeniler:
    632
    Şehir:
    izmir/istanbul
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    O Gaffel Kölsch olayı resmen bitirdi beni :) Ne güzel bir biradır o öyle..canım çekmedi dersem yalan olur.
     
  6. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    72
    Seviye:
    Türkiye gibi hiç bir yol standartının olmadığı ve trafik kurallarına asla uyulmayan bir ülkede" kask çok gerekli değil "demek çok tehlikeli bir tavsiye bence muhakkak takılmalı kanunlarda yazması da gerekmiyor o kadar kırılmış kask gördüm ki o yüzden bu tavsiyenize maalesef katılamayacağım:(((((