Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

alkış seyircinin en büyük silahıdır

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında sertel tarafından paylaşıldı.

  1. sertel

    sertel Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Mart 2009
    Mesajlar:
    107
    Beğeniler:
    127
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    selamlar
    zaman ayırır oyunlara gideriz
    ve bu oyunlara belirli düşünceler içinde yada öylesine zaman geçirmek için gideriz
    oyunu izleriz
    ve sonunda kapısından çıkınca tiyatronun
    beğenmedim, anlamadım , sıkıldım vs vs vs
    gibi tepkilerimizi dillendiririz
    hiç anlamadığım mevzu şudur
    neden tepkilerimizi aklışlarken vermeyiz
    sahnedekine yönetmene eksikliğini duyduğumuz
    şeyi neden söylemeyiz alkışlarımızla
    ve neden bize yani izleyene ait olan alanı tepki verme hakkımızı kullanmayız
    bunu anlamadım...
    bizim vergilerimizle çalışan bu kurumları kollamak gitmesekte uzaktan izlemek
    insanlık görevimizdir
    konu ile ilgili düşüncelerinizi merak ediyorum
    saygılarımla
     
    ZekiAlper ve gatila bunu beğendi.
  2. Ogez

    Ogez Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    194
    Şehir:
    İstanbul/Kadıköy
    Seviye:
    Kesinlikle Çok Doğru Bir Tespit...Seyircinin En büyük Silahının Alkış Olduğu Gerçekten Doğru.Mesela bir komedi tiyatrosunda Sahneye Koyulan Oyun Komik Değilse Espriler Güldürücü Değilse Alkışlanmaması Lazım...Bu Yazar Açısındanda İyidir Bence.Aynı Oyun Üzerinde Biraz Daha Fazla Durup Güzelleştirir Oyunu.İzlemeye Daha Değer Hale Çevirir.Bunun Yararıda Seyircilerin Tekrar Kendilerine Olur.Dolaylı Olarakta Yazarı Ve Oyuncuları Etkiler.

    Böyle Bir Konuya Değinmeniz Güzel Olmuş Sertel Abi:)Teşekkürler:)İyi Günler
     
    sertel bunu beğendi.
  3. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    962
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    Biz henüz rönesansı, reformu, aydınlanmayı yaşayamamış bir toplumuz.
    2009 yılında hala bilimi sansürleriz.
    Sanatla pek ilgilenmeyiz. Dünya tiyatro gününde (27 mart) her yerleşim merkezinde en az bir oyun sergilenmesi beklentisine girmeyiz. Nitekim 45.000 nüfuslu Çerkezköy'de öyle bir etkinlik olmayacak maalesef.

    Toplum sanattan uzak olunca... evet bazen sanatçılar da sanatı "kutsal" bir mevkiye taşıyorlar ve eleştiriye kapatıyorlar. Dediğiniz gibi, nasıl ki herhangi bir fonksiyonel ürünü beğenmeme hakkına sahipsek, hatta memnun olmadığımız bir ürün hakkında üreticiye/satıcıya çok sert geri bildirimler yapıyorsak... Bir sanat eserini de beğenmeme ve bunu bildirme hakkına sahibiz. Hatta "bu sanat dahi olmamış bence" bile diyebiliriz.

    Ben kendi adıma, ortada bir çaba varsa, kötü de olsa önce takdir etmeyi tercih ederim. Çünkü yığınlar kıraathanelerde, futbolda, Tv başında ömür geçirirken, birileri çıkıp bir oyun çalışmıştır, sergilemiştir... Sonuç kötü de olsa bu emek önce takdir edilmeli. Ondan sonra eleştirimizi yöneltiriz, o ayrı. Alkışlarken yeterince güçlü olmayız veya ayağa kalkmayız gibi... Hatta saygı gösterilecek bir emek bile olmuyor bazen, tamamen ticari düşünüldüğü belli oluyor. Onlara da hakettiği tepkiyi göstermek gerek elbet.

    Tabi bir de parantez açmak gerek. Bir restoranda yenilen akşam yemeğinin lezzeti konusunda nispeten yakın görüşler olurken, bir sanat eseri hakkında herkesin görüşünün çok farklı olacağı unutulmamalı. Bizim anlamamış olmamız veya beğenmemiş olmamız, gerçekten kötü olduğu anlamına gelmeyebilir.

    güzel başlık. paylaşıma devam
     
    Ogez ve sertel bunu beğendi.
  4. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.907
    Beğeniler:
    1.651
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Hak edene hakkını anında vermek gerekir. Bu da alkışlarımızı yeri, zamanı ve dozajıyla alakalıdır. Tabiki tepkimizi geç vermemeliyiz..
     
    sertel bunu beğendi.
  5. sertel

    sertel Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Mart 2009
    Mesajlar:
    107
    Beğeniler:
    127
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    bu başlığı burda açmamın en büyük sebebi kardeşlerim
    bisiklet kullanan kişilerin duyarlı olduğuna inanmamdır
    çünkü kullandığımız bu gereç mekaniktir
    ve bize hayatın araba gibi çizgi film olduğunu göstermesine izin vermez
    canlı ve hakiki olduğunu hata halinde yaralanabileceğimizi gösterir.
    bir ülke gelişimini sanatı ile gösterir
    sanatçısını ülke insanları kendileri belirler
    şu durumda bizler seçimlerimizle popüler olanı sanatçımız ilan etmiş durumdayız
    beni siz yarattınız diyeni alkışlar durumdayız
    bizi öveni düşünmeden kardeş dost zannederiz
    yazık
    dayanamadığım tek şey haklarını bilmeyen ve kullanmayan insan tipi
    ve bunu unutup dolandırıldım , bu nebiçim film bu ne biçim sanat diyenler
    bu gün geldiğimiz noktada dinlediğimiz müzikler belli
    oynadığımız şenolamız, kolbastı oldu
    sanatçılarımız tvlerde reklemlarda
    ağız tatlarımız değişti
    ilişkilerimiz ilişki biçimlerimiz değişti
    ticaret anlayışımız değişti
    bunları bize tatlı yolla dillendiren sanatımız başka tellerde dem vuruyor
    ve her şey hepimizin gözü önünde oluyor
    üzüntü içindeyim
    sevgili gatila 27 mart'ta çerkezköyde bir oyun sahnelenemiyorsa bu üzüntü verici
    haklısın biz daha renaissance'yi yaşayamadık ki ötesine geçelim
    daha biz ortaçağın temeli din olan yapısına henüz geçtik
    onu bi yaşayalım
    ondan sonra belki oda olur nedersin
    ağız tadı konusunda evet aynı yöreyi paylaşanlar yaklaşık aynı tatları kabul ederler
    ve aynı oyunu dahi izleseler aynı sonuca varamazlar
    doğrusun varmasınlarda zaten hepsinin ayrı ayrı bir sonuç çıkarması bile önemli
    çünkü gelecekte seçici olmalarını sağlayacak bu bize
    ve işte o zaman yolda giden bisikletliyi çizgifilm kahramanı sanmayacaklar
    çarpınca ayağa kalkabilen...

    saygı ve sevgimle
     
    42FY bunu beğendi.