Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Alıp başımı gidesim var...

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Ahmetgitar tarafından paylaşıldı.

  1. Ahmetgitar

    Ahmetgitar Bisikletkolik

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    13 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    1.051
    Beğeniler:
    4.693
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Ahmet
    Seviye:
    Bazen öyle büyüyor ki içimde şehrin kasveti, biriken olayların yıkımıyla.

    Ortam seninle savaşır, yılgınlıkla karşı çıkarsın onlarla, önce hırsız patronunla savaşırsın, atılırsın tabi işinden gücünden, çünkü ahlaksız kabul etmez dik duranı ortamında. Hep sürdürmek ister rezilliklerini maaş verdiğinden,hiçbir karşı çıkış görmeden.

    Hakkını aramak istersin, ararsın da ama sonuçlanmaz kısa zamanda, çünkü olağandır artık yaşadığın yerde hırsızlıklar.

    Hakkını arayanlar değil, boyun eğenlerdir yaz mevsiminin buruk tadını çıkaranlar, patrona, haksızlığa, ceplerine giren hırsız elinden okşanma dürtüsüyle keyif alanlar; sen dik durduğun için işinden olurken, zorbaya ses etmeyen yüzlerce arkadaşının tatil fotoğraflarına bakarsın.
    İçin sıkışır, vicdanın sıkışır, hayatın gerilir. Yakın çevren akıl verir sana; Ses ettin de ne oldu bak işsiz kaldın! derler hem de hiç utanmadan, çünkü içselleşmiştir haksızlıklar.

    Kaygı duyarsın, parasızlıktan değil elbette; çünkü uğursuza boyun eğmeden karnını doyuracak para zaten bulunur- ama toplumdan kaygı duyarsın. Hırsızların eğitim üzerine yaptıkları iki yüzlü teorilerini alkışlayan öğretmenlerin çocuklara neler öğretebileceğinden, kendi dik duramayan öğretmenin haksızlıklara karşı söyleyecek sözleri olan öğrencileri nasıl yetiştireceklerinden kaygı duyarsın. Çıldırmamak için biraz kapatırsın gözlerinin perdesini-oysa açacak yerde, sonuna kadar.

    Sonra sıcağı hissedersin, biraz güneşin güzel yüzünden biraz da ekolojinin anasının ağlatılmasından dolayı içini huzursuz eden sıcağı. Hiçbir şey yapmak istemezsin, yoksunluktan değil ama, yapılacak şeylerin yapılmaya değer olmadığını bildiğin için.

    Güzel insanları artık çevrende değil de eskilerde, ölülerde, ölülerin yapıtlarında aramaya başlarsın; her dara düştüğünde yaptığın gibi. Bach'ın ezgileri, Marquez'in duyguları, daha yenilerden Kundera'nın aşklarında. Güvercinle konuşmak istersin çok zaman, uçmayı öğrenmek istersin. Kedilerin nasıl mırıldandığını merak edersin, zen huzurunu nasıl yakalayabildiklerini, ne geçmiş ne de gelecek, nasıl olup da tam burada olduklarını düşünürsün.

    Tam burada bu anda olmak istersin ama tam bu anda yine yoktur bir şey.

    Sonra kabuğuna sığamazsın iç sıkıntından. Kaçmak istersin. Plansız, programsız, cesurca ama biraz da cesaretin bile olmadığı kör bir cesaretle.

    Yollara bakarsın, şu taraf Afyon, şu taraf Konya; sokağa çık ve sür. Yorulduğun yere kadar devam et, hangi yol seni çağırırsa oraya doğru sür.

    Hiç harcama yapma ama hiç. Paran olmadığı için değil, paranın olmadığı çağlarda da insanların yaşayabildiğini bildiğin için; ömrünü harcamışsın bu zaman kadar çoğunlukla boşa, daha ne kalmış ki harcayacak?

    Biliyorsun artık, her şey sahte, yolda gördüğün otomobiller, el yordamıyla kisch şekilde düzenlenmiş çevre, çirkin oteller, sahte kibarlık, sahte selamlaşma. Her şey öyle sahte ki, insanlar sadece zor durumlarda gerçekleri görür, gerçek hallerine bürünür.

    Ses çıkaran ya da çıkaramayan o zaman belli olur. İyi insanlar olup olmadığımız iyiliğe ihtiyaç duyulan yerde belli olur, doğrular canımızı yakacaksa dahi oraya yürüme cesaretidir gerçekten doğru olup olmadığımızı anlamak.

    Evet nerede kalmıştık?

    Güçlü olup olmamak değil, doğru olup olmamak mesele; insan olup olmamak mesele, doğal olup olmamak mesele.

    Yüceltmeden ya da yücelmeden, sıraya girmeden, birlik içinde ve hep birlikte.

    Eğer doğal çevre yok olduysa, senin insan olarak huzurla yaşayacak çevren yok olduysa o zaman git başını alıp bir yerlere. Sadece büyüdüğü için büyüyen yaban çiçeklerine bak, adının sinek olduğunu bile bilmeden masumca güzel yavrularını yumurtlamak isteyen sineği gör, milyonlarca tesadüfün bir araya gelmesiyle karşılaştığın arıya bak! Akan suyu dinle, köpekleri sev, yaşlı teyzeye el salla. Bacaklarının, kollarının güneşte kızarmasını izle, çocukken hayal ettiğin gibi bir arabanın direksiyonunda oturduğunu hayal et, öyle bak gidona, dönen tekerin gölgesini izle. Suyunu iç keyifle, doğal ağacın kurtlu meyvesini ye, kurtlara sadece senin ve onların duyacağı sessiz bir selam vererek yap bunu.

    Kaç, hiç durmadan kaç, arkana bile bakmadan, yavaş yavaş ama insanı yorgunluktan, dahası yaşama kıvancı ve varoluşuyla soluksuz bırakan nefesinin sesini fon müziğiymişçesine duyumsadığın hayatının filminde huzurla ilerleyerek.

    BİTTİ...


    Bu anlamsız; başı ve sonu bir yere varmayan yazıyı buraya kadar okuma zahmetine giren herkese teşekkür edebilirim sadece, başka verecek bir şeyim yok çünkü.

    Ama çok içten ve doğal teşekkürdür bu.

    Teşekkür ederim...
     
  2. Candan Biberci

    Candan Biberci GökBörü

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Kasım 2015
    Mesajlar:
    2.160
    Beğeniler:
    9.690
    Şehir:
    Bursa
    Adı:
    Candan Biberci
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Herkesin hislerine tercüman olmuşsun..
    Bu hayat koşullarında hayalleri gerçeğe dönüştürmek..işte en zor olanda bu..
     
    Son düzenleme: 9 Temmuz 2016
  3. Togursamsun

    Togursamsun Kıdemli Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    20 Ekim 2015
    Mesajlar:
    210
    Beğeniler:
    225
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Emin
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    Korkular Cumhuriyeti.Ölmekten korkuyoruz, bunu anlıyorum da yaşamaktan da korkuyoruz.Hiçbirimiz özgür değiliz, parasal düzenin köleleriyiz, bizi korkutmadan bu kölelik düzenini sürdüremezler.Allah dan korkuyoruz, babadan , öğretmenden, polisten ,jandarmadan , patrondan , aç kalmaktan, vb.
     
    7haiku, notforheaven, Speker ve 6 kişi daha bunu beğendi.
  4. Ömer Murat

    Ömer Murat Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Şubat 2016
    Mesajlar:
    2.197
    Beğeniler:
    6.309
    Şehir:
    Antalya - İstanbul
    Seviye:
    @Ahmetgitar Az biraz cesaret gerektiren durum kanımca. Karar vermek ve cesaret etmek lazım sadece, yaşam felsefenizle ilgili bir şey yani. Yoksa durup düşününce, hesap kitap işlerine başlayınca başa dönüyor her şey. Olduğumuz yerde duruyoruz sadece yani, nereye kadar bekleyeceğiz bakalım "gelip gelmemesi hiç bir şeyi değiştirmeyecek olan Godot'yu", selamlar.
     
  5. Kuzey Ege

    Kuzey Ege Single Speed

    Kayıt:
    30 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    2.156
    Beğeniler:
    5.178
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Insanoglu olarak fazlayiz bu dunyaya, gereksisiz, su guzel gezegenin sirtinda bir kamburuz, sisteme bulasan bir virus gibi surekli dengesini bozmaya calisiyoruz dunyanin.
    Birbirimizi öldürüyoruz, birbirimizi asagiliyoruz, kendimiz dahil hicbirseyi sevmiyoruz.
    Biz bu denge faktoru uzerine kurulmus guzel gezegeni asla hak etmiyoruz.
    Biz tamamen yok olmadan bu dunyada asla mutluluk olmayacak.
     
  6. Volkan AYAZ

    Volkan AYAZ Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2011
    Mesajlar:
    137
    Beğeniler:
    312
    Şehir:
    İstanbul/Şişli-Kağıthane
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Ya da dünyayı tamamen yok etmeden, biz mutlu olmayacağız.
     
    Cemil Dada ve Kuzey Ege bunu beğendi.
  7. yakubi

    yakubi Kıdemli Üye

    Kayıt:
    9 Ocak 2015
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    970
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    sevgili ahmet bey
    sözlerim kendimce tespitler yorumlar ve eleştiri olarak görülebilecek ifadeler içerecek.

    "alıp başını gitmek" bir "masal"a kaçma isteği. insanın kaçma isteği her zaman bulunduğu şartların kötü ve tahammül edlemez oluşundan mı kaynaklıdır? bence her zaman değil. "alıp başını gitmek" genellikle romantik kökenli bir düşünüm ürünüdür. bu düşüncenin altında yatan da genellikle şartların tahammül edilemez oluşundan daha çok insanın bilinmeyeni ve gelecekteki belirsizliği umutla bekleyişiyle ilgilidir.

    umarım sözlerim karışık görünmüyordur. eğer öyleyse bu ifade etmekteki eksikliğimden olmalı.

    şayet sözlerinizdeki -bana göre çok da önemli sayılmayabilecek olan- modern yaşamın bunalımlarından bahsetmek yanında marquez'in Kundera veya Bach gibi isimler anılmamış olsaydı bu cümleleri yazma gereği duymazdım.
    denilebilir ki Kundera veya Bukowski benzeri isimler de modern yaşamın bunalımlarından bahsetmiş neden benim bu konulardan bahsetmiş olmam önemsiz görünmüş olabilir ki ? yerinde bir soru olur ama burda cevap bu gönderinin sınırlarını zorlar.

    bisikletinizi alıp onunla ankaraya dönüş turunuzu okurken ruhunuzdaki "sıkışmışlık" kendini belli ediyordu. bu "sıkışmışlık" kötü değil bana göre. hatta sizin bach ile marquez ile kundera ile bağ kurmanıza aracı olacaksa bu "sıkışmışlık"ın olumlu birşey olduğu bile düşünülebilir;
    en azından bütün dünyada patlayan bombalara duyarsız olmadığımız,
    bütün dünyada kandırılmışlardan birisi olmamaya çalıştığımız,
    bütün dünyada açlık ve sömürünün acısını unutmadığımız,
    batının doymak bilmeyen kan emicileri ile doğunun sefaletini cahilliğini görebildiğimiz gibi anlamlara gelir.

    bisiklet sadece bisiklet değil.
    selamlar.
     
  8. 1dost

    1dost Yazıyor...

    Kayıt:
    11 Nisan 2014
    Mesajlar:
    968
    Beğeniler:
    930
    Şehir:
    40
    Bisiklet:
    Lapierre
    Seviye:
    Özel veya kamu sektoru farketmiyor iş yerinde herkes farkli sekillerde sorun yasarlar. Sizin yaşadiklariniz da tam detayi bilmesekte üzücü. Ama inanin benzer sorunlari cogu insan yasiyor. Dilerim bu kotu gorunen olay size hayirli olarak geri dônsün. Ha bu arada sakin kaybolmayin Müge Anlı sizi bulur yoksa.:)
     
    Cemil Dada ve Ahmetgitar bunu beğendi.
    Son düzenleme: 8 Temmuz 2016
  9. SOZUAK

    SOZUAK Forum Demirbaşı

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    30 Nisan 2016
    Mesajlar:
    522
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Barış SÖZÜAK
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    O duyguları bende çok yaşadım. Olması gerekeni söylediğim için istenmeyen adam çok oldum ama işini de iyi yapan olduğumdan mecbur kaldılar çoğu zaman. Gerek yanlışları yüzüne vurmak adına patronlara söylediklerim gerek haksızlığa uğradığını düşündüğüm arkadaşıma destek olmak için istifayı bastığım da oldu, onun için istifayı bastığım arkadaşımın bana sırtını döndüğünü de gördüm, onun hakkında doğru olduklarını da. Yeri geldi kendimi ifade etmek adına lafla adam da dövdüm amirmiş, patronmuş, müdürmüş düşünmeden
    Ama bunların bana katkısı da çok oldu. Adam tanımayı öğrendim. Gerektiğinde konuşmayı hem de gerektiği zaman gereken kişilerle mücadele etmeyi, sonraya ertelememeyi, biriktirip patlamamayı öğrendim.
    Ne yalan söyleyeyim bir süredir dikkatimi çekiyorsunuz profil resminizle. Sempatik, içten, cana yakın ve samimi bir görünüşünüz var. Naif bir insansınız belli. Çok sevdiğim ve eskiden aynı şirkette beraber çalıştığımız bir arkadaşıma çok benziyorsunuz. O da sizin gibi sebeplerden bırakıp gitti, imkanı vardı Almanya'ya yerleşti. Bu kalitesizlik, bu sürünün ters dönmesi ile öne geçen uyuz keçilerin çoğalması gibi sebeplerden.
    Ben derim ki değerli insanı özellikle değersiz insanlar aslında çok çabuk fark ederler ve onda kendilerinde olmayanı görüp kıskanır, çekemez, çelmelemeye çalışırlar. Patronların da bir kısmı kıroyum ama para bende havasındadır. 25 yıllık çalışma hayatımda 2 sene çalışma fırsatım olan ve beni arkamdan vuran onun için istifa ettiğim arkadaşla çalıştığım bir şirketin sahibi dışında düzgün adam göremedim. Ben servis müdürü iken o şirketin sahibi olan adam gibi insan, bana soru soracağı zaman odama gelir ve öğrenmek istediklerini öğrenip giderdi. Diğerleri ise ayağına adam çağırmayı sever.
    Siz kendinize değer vermezseniz başkası hiç vermez. Değerli olan sizsiniz boşverin değersiz olup size değer biçmeye çalışanları. Siz siz olmaya devam edin, elbette güneş doğacak bir gün bu vatana yada en azından size. Ne demişler her gecenin bir gündüzü var.
     
  10. Ahmetgitar

    Ahmetgitar Bisikletkolik

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    13 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    1.051
    Beğeniler:
    4.693
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Ahmet
    Seviye:
    Herkese teşekkürler arkadaşlar,

    @SOZUAK aslında mesele iş değil, kurum yapılanlardan dolayı gazetelere falan çıktı - kötü oldu onlar için. Ben de mahkeme sonucu hakkımı alacağım, öyle görünüyor. Hatta olayın içinde olanlar-bilenler, etik değerlerden taviz vermediğim ve bunun için her şeyi göze aldığım için iş teklifinde bulundular. Birini kabul ettim tekliflerden, yeni eğitim öğretim yılında yeni bir okulda olacağım... Konu sapmasın diye (sapacak bir konu da yok ama) bunla ilgili detay vermiyorum, boşverelim gitsin. (Bu mesajda kendimi de övmüş gibi oldum, özür dilerim).

    İnsanın hayatı sorguladığı dönemler yaşaması olağan. Duygularımın yaşananlar sebebiyle hassaslaşması, bundan dolayı hayat arkadaşımla da yollarımı ayırmam tuz biber oldu. Beni buralara bağlayan şeyler teker teker kayboluyor. Diğer yandan hep aklımın bir yerlerinde olan dünyanın başka bir yerinde yaşama fikri de yavaş yavaş somutlaşacak gibi. Ama gidilecek yer okyanusun öte tarafında bir Güney Amerika ülkesi. Yani her şeyden o kadar uzak ki. Ailenden, ayrılsan da halen sevdiğin insandan, evinden. Düşünecek o kadar şey var ki.
    Ülkenin tuhaf durumu, insanların tuhaf durumu. Hiçbir şeye karşı umudumu yitirmek istemiyorum. Kendimce huzurluyum aslında, hayattan keyif alacak o kadar çok şeyim var ki. Başta müzik ve kitaplar elbette. Diğer yandan bisiklet de beni inanılmaz mütevazi bir hayata hazırladı, para harcamadan keyifle vakit geçirebiliyorum dışarıda. Yani tabiri caizse çok ama çok zenginim mecazi olsa da. Yani umutsuzluk kendim için değil, çevrem için.

    @yakubi Olayı asla kişiselleştirmek de istemem; insanların savaşlarla, açlıkla, şiddetle boğuştuğu bir dünyada bireysel huzursuzlukları gündeme getirmek bana şımarıkça gelir. Yani bilmiyorum ki, kelimeler de tam yerli yerine sıralanmıyor. Gevezelik belki de en iyisi. Anlamsızca yazmak da. Böylelikle doğaçlama yaparken güzel eserlerin çıkması gibi hepbirlikte bir şeyler çıkartabiliriz sanki, güzelliğe dair.

    @Candan Biberci turlarınız beni heyecanlandırıyor. Kolay değil o kadar yolu tek seferde almak. Ben de birkaç güne sanırım Ankara-Didim yapacağım, konuyu açtıktan hemen sonra abim davet etti yazlığa.

    Kısaca sevgili dostlar, bisiklet, özellikle de uzun yolda bisiklet sürmek, düşünmenin keyfini yaşamak adına en güzel şey. Gitmek için değil, sadece sürmek için bile olsa yeter.
     
  11. İbooo23

    İbooo23 Yeni Üye

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    10 Ocak 2016
    Mesajlar:
    8
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    izmir
    Adı:
    ibrahimD
    Bisiklet:
    Whistle
    Alıp başımızı gidelim de Ahmet,
    Aklımız kalıyor geride
    Aklımızı almış
    Bu hız bu çağ,
    Bu sistem dedikleri
    Faşist korkunç yutak...
    Ve kalbimiz de kalıyor
    Başımızla bu hileli
    Bu dayanılmaz rüyanın
    Labirentli sonlarında.
    Ellerimiz pedallarımızsa
    Kanat çırpalım hep beraber rüzgar'a
    Ve başımız bisiklete binsin
    Aklımız türlü uçurumların
    Falezlerinde bir top gibi
    Yuvarlansın en derinlerine
    Hiçbirşey hissetmeksizin ...
     
  12. SOZUAK

    SOZUAK Forum Demirbaşı

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    30 Nisan 2016
    Mesajlar:
    522
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Barış SÖZÜAK
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Meseleye iş açısından değil insan açısından baktım hep. Dediklerinize katılıyorum. Ben de çok yaşadım o ikilemleri, yurtdışını da düşünmüştüm ama cesaret edemedim oysaki yabancılarla çok mesai yapmışlığım oldu işlerim gereği. Hayırlı bir seçim yaparsınız umarım. Yaşadıklarınız için üzüldüm keşke hayat hep güzel olsa hani derler ya olmayacak duaya amin denmez, bende demiyorum hatta öyle dua bile etmiyorum. Herşey insanlar için. Dilerim kısa sürede atlatır istediğiniz gibi bir hayata daha da yaklaşırsınız. Bu ay zor ama önümüzdeki ya içinde sizinle yada sizin de olduğunuz bir grupla bisiklete binelim tanışır konuşuruz, ne dersiniz!
     
    Ahmetgitar bunu beğendi.
  13. hasanyumrukaya

    hasanyumrukaya Yeni Üye

    Yaş:
    24
    Kayıt:
    4 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    KÜTAHYA
    Adı:
    HASAN HÜSEYİN YUMRUKAYA
    Bisiklet:
    Bianchi
    ahhh ahhh
     
  14. cihangir

    cihangir Aktif Üye

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    19 Haziran 2015
    Mesajlar:
    165
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    Cihangir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    ... ve şu parça duyulur önce inceden sonradan sonraya netleşerek: " Çek git bebeğim uzaklaraaaa çek giiihihihitttt topla valizini bavulunu çeeehhehekkk giiittt" :D:D:koptum::koptum: Yaw işin şakası yazılanı çok beğenerek okudum hatta duygulandım. Ama sonradan herkesin melankoliğe bağlaması güldürdü. :D

    Edit: Ahanda bu da klibi :D :D



    3:18 den sonrasına dikkat... :D
     
    nonsteril ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  15. n500

    n500 Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    24 Kasım 2015
    Mesajlar:
    122
    Beğeniler:
    97
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Takip :D
     
    Ahmetgitar bunu beğendi.
  16. oktayakgoz

    oktayakgoz Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    746
    Beğeniler:
    525
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    insanoglu sanirim kendisi icin neyin iyi oldugunu bilmiyor. dunya gelistikce insan mutsuzlasiyor.

    cocuklarim olmasaydi insanin olmadigi bir dagda kendime yeni bir hayat kurardim. sistem nasil bir sistemse bir sekilde yakaliyor. kacamiyorsunuz
     
    Ahmetgitar bunu beğendi.
  17. bforummurat

    bforummurat Kıdemli Üye

    Kayıt:
    24 Kasım 2015
    Mesajlar:
    224
    Beğeniler:
    258
    Şehir:
    yok
    Adı:
    Arif
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    başını al git abi evet ama geri gel, sevdiklerini unutma onlar sensiz yapamazlar
     
    Ahmetgitar bunu beğendi.
  18. Hamit.Ç

    Hamit.Ç Onursal Üye

    Kayıt:
    18 Eylül 2015
    Mesajlar:
    1.502
    Beğeniler:
    1.804
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    :)
    Seviye:
    Külliyen yanlışsinız Ahmet bey külliyen.
    Sanki bu gidişi siz gibiler mi değiştirecek?
    Bu Dünya aptala ve salla başını al maaşını diyenlere cennet imiş.sen,ben ve o bizler hep yanlızlığı yaşamaya mahkumuz bu kafayla.
    İnsanlar koyun gibidir boyunduruğu sever ama sende, bende ve onda ise asilik var.bu kadar kalabalık bu pozisyondan zevk alıyorsa üsdadım bizde bir arıza var.buna yürekten inanmaya başladim.

     
    Makula 06, egesengun ve Ahmetgitar bunu beğendi.
  19. Ahmetgitar

    Ahmetgitar Bisikletkolik

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    13 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    1.051
    Beğeniler:
    4.693
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Ahmet
    Seviye:
    Arkadaşlar merhaba,
    Sabah altıda yola çıktım, şu an 247km geride kaldı, Afyon'dayım...
    Detaylar gelecek. İstikamet Didim...
     
    Fahrrad, Haluk U., nonsteril ve 6 kişi daha bunu beğendi.
  20. 1dost

    1dost Yazıyor...

    Kayıt:
    11 Nisan 2014
    Mesajlar:
    968
    Beğeniler:
    930
    Şehir:
    40
    Bisiklet:
    Lapierre
    Seviye:
    Ahmetgitar bunu beğendi.