Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Akut'a anlaşılmaz tavır

Konu, 'Şikayetim Var!' kısmında Soner Sarihan tarafından paylaşıldı.

  1. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.486
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Değerli arkadaşlar,
    Zirve dağcılık mail grubundan aldığım bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.
    Biraz uzun ama, gerekli duyarlılığı göstereceğinizi düşünüyorum. Kendim hiçbir yorum yapmıyorum. Yorum sizin.
    Teşekkürler.

    Ataruh

    XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

    Değerli arkadaşlarım,


    Aşağıda RTÜK'ün AKUT'un 45''lik kamu spotunun TV kanallarında
    yayınlanmasına
    izin vermemesi nedeniyle, yaptığımız basın duyurusunu bilginize sunmak
    istiyorum.



    Bu duyuruyu sizler de kendi iletişim kanallarınızla paylaşabilirsiniz.



    Sevgiler,



    Nasuh







    RTÜK'ÜN AKUT'A KARŞI ANLAŞILMAZ TAVRI



    Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün, AKUT'un büyük tecrübesi ve
    kanıtlanmış
    becerisine rağmen, AKUT ekiplerinin yurt dışındaki afetlere yollanması
    konusunda uyguladığı 3 yıllık ambargonun ardından, bu kez de bir başka
    Devlet kurumu olan RTÜK, benzeri bir hamle ile AKUT'a karşı duruşunu
    gösterdi.



    RTÜK'ün AKUT'un bağış toplamaya yönelik kamu spotunun yayınlanması
    iznini
    vermediği haberini aldığımız andan itibaren hepimizi şaşırtan ve
    endişelendiren bu durum hakkında ne yapmamız gerektiğini uzunca bir
    süre
    kararlaştıramadık. Koşulsuz bağlı olduğumuz ve uğruna göze
    alamayacağımız
    hiçbir fedakarlığın bulunmadığı Devlet'imizin kurumları,
    yöneticilerinin
    kişisel inisiyatifleri ile teker teker kendi konularında AKUT'a engel
    çıkarmaya başlarlarsa, bütün özverimize, gönüllü çabalarımıza ve
    milletimizin bize duyduğu en üst düzeydeki güvene rağmen, ülkemizde 10
    yıldır gururla ve güvenle sürdürdüğümüz çalışmalarımız büyük zarara
    uğrar ve
    kuruluş amacımızı yerine getiremez hale geliriz. Kısacası elimiz,
    kolumuz
    bağlanır, kanadımız kırılır. AKUT'un son 3 yılın verilerine
    baktığımızda
    gördüğümüz, yılda çözdüğü veya çözülmesine katkıda bulunduğu ortalama
    55
    acil durum ve kurtardığı yılda ortalama 83 insanın kimbilir kaçına
    ikinci
    bir yaşam şansı verebiliriz, kimbilir kaçı AKUT'a karşı uygulanan bu
    anlaşılmaz ambargolar yüzünden hayatını yitirmek zorunda kalır bunu
    düşünmek
    bile istemiyoruz.



    AKUT olarak, 15 Ocak 1999 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla aldığımız
    "Kamu Yararına Çalışan Dernek" statüsü ve 14 Mayıs 2004 tarihinde
    İçişleri
    Bakanlığı'ndan aldığımız ve düzenli olarak uzattığımız, Yardım Toplama
    Kanunu'nun 7. ve 10. maddeleri doğrultusunda Türkiye'nin her yerinde
    derneğimize yardım toplama izni uyarınca, gönüllü çabalarımızı
    artırarak
    sürdürebilmek amacıyla çeşitli iletişim kanallarını kullanarak bağış
    kampanyaları düzenliyoruz. Bunlara değişik zamanlarda ve ortamlarda
    rastlamışsınızdır. Örneğin bazı havaalanlarında, alışveriş
    merkezlerinde,
    sinema salonlarında AKUT'un bağış kutuları yerleştirilmiştir, veya
    AKUT'un
    2930'a yollanan olan kısa mesaj servisleri üzerinden yaptığı bağış
    toplama
    kampanyası 2 yıldır duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş
    televizyon
    kanallarının, sinema salonlarının ve radyoların desteği ile
    yayınlanmaktaydı.



    Ancak anlaşılmaz bir nedenle, bütün büyük bankalarca AKUT'a tahsis
    edilen
    2930 numaralı hesap numaramızın ve yine bütün GSM operatörlerince
    AKUT'a
    tahsis edilmiş olan 2930'a kısa mesaj ile bağış toplama kampanyamızın,
    geçtiğimiz günlerde kutladığımız AKUT'un 10. Yılı vesilesiyle, yeniden
    kamuoyu ile paylaşılması isteğimize, RTÜK'ten garip bir yorumla red
    cevabı
    verildi.



    AKUT'un İçişleri Bakanlığı'ndan aldığı Türkiye'nin her yerinde bağış
    toplama
    iznine, Bakanlar Kurulu tarafından verilen "kamu yararına çalışan
    dernek"
    belgesine ve RTÜK İzleme ve Değerlendirme dairesinin; 06.03.2006 tarih
    ve
    5257 sayılı Evrak Akış ve Talimat Fişi ekindeki AKUT'un 03.03.2006
    tarih ve
    0820 sayılı yazısı ilgi notu ile;



    " AKUT- Arama ve Kurtarma Derneği, ilgi yazı ile Üst Kurulumuza
    başvurarak, tamamen gönüllü olarak yıllardır sürdürdükleri
    çalışmalarına
    kaynak yaratmak amacıyla bağış kampanyası başlattıklarını ifade ederek,
    hazırladıkları 45''lik kamu spotunun, ulusal yayın kuruluşlarında
    yayınlanması için Kurulumuzun karar almasını talep etmiştir.



    Hazırlanan spot film, yayın ilkeleri açısından incelenmiş olup,
    3984
    sayılı Kanun'a aykırı bir hususa rastlanmamıştır. Kamu yararına
    çalışmaları
    ile adını duyuran AKUT'un talebini takdirlerinize arz ederim."



    ifadesi ile RTÜK Başkanlık makamına olumlu görüş beyan etmesine rağmen,
    RTÜK'ün 15.03.2006 tarihli ve 2006/17 Toplantı No'lu oybirliği ile
    alındığı
    ifade edilen Karar 14'e göre; AKUT'un bağış toplama kampanyasını
    duyurmak
    amacı ile hazırlanan 45''lik kamu spotunun ulusal yayın kuruluşlarında
    yayınlanmasına izin verilmemiş, onun yerine içinde para toplamaya
    yönelik
    bilgiler bulunmayan, sırf tanıtım amaçlı yeni bir film talep edilmesine
    karar verilmiştir, şeklinde bir ifade ile RTÜK'ün 9 üyesinin oybirliği
    ile
    başvurumuzun reddedildiği tarafımıza bildirilmiştir.



    Bu kararı elimize aldığımız andan itibaren ne yapmamız gerektiğini
    düşünüyoruz. Sorumluluğu, 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş
    ve
    Yayınlar Hakkında Kanun'da açıkça belirtilmiş olan ve AKUT'un söz
    konusu
    kamu spotunun, RTÜK İzleme ve Değerlendirme Komitesi tarafından bu
    kanuna
    aykırı bir durumu içermediği RTÜK Başkanlık makamına yazılı olarak
    bildirilen 45''lik kamu spotumuzun yayınlanmasına, RTÜK'ün 9 kişiden
    oluşan
    kurul üyelerinin oybirliği ile red cevabı vermesi bizce üzerinde
    titizlikle
    düşünülmesi gereken bir konudur.



    Şu anda Türkiye'de bazı kanallarda hakim olan TV yayıncılığı anlayışını
    çoğumuz üzülerek hatta utanarak izliyoruz. Neredeyse 24 saat magazin,
    şiddet, özel hayatın en çirkin şekliyle afişe edilmesi, toplumumuzun
    değerlerine aykırı sayısız unsur bulunan yayınlar, yozlaşmış ve
    yozlaştıran
    bir anlayışla, hatta haber programı adı altında bile gün boyu bazı TV
    kanalları dolduruluyor. Yayın ilkeleri, 3984 Sayılı Radyo ve
    Televizyonların
    Kuruluş ve Yayınlar Hakkında Kanun'un 4. maddesinde açıkça belirtilmiş
    olan
    RTÜK'ün görevi, yetki ve sorumlulukları hakkında aşağıda bir kaç madde
    üzerinden size bilgi vermek istiyorum.



    e) Yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine ve Türk aile
    yapısına
    aykırı olmaması.



    f) (Değişik:03/08/2002-4771/8) Özel hayatın gizliliğine saygılı
    olunması



    v) (Değişik : 03/08/2002-4771/8) Yayınların şiddet kullanımını
    özendirici
    veya ırkçı nefret duygularını kışkırtıcı nitelikte olmaması.



    z) Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlakî gelişimini
    zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve
    saatlerde
    yayınlanmaması.



    Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve RTÜK'ün kendisine kanunen verilen
    yetkilerini ve sorumluluğunu, yukarıya sadece 4 tanesini aldığım toplam
    23
    maddelik uyulması gereken yayın ilkeleri konusunda ne kadar yerine
    getirdiğini düşünerek, işi bu yayın ilkelerini korumak olan bir Devlet
    kurumunun gücünü, kendisini defalarca ispatlamış, hem de bu konuda
    Devlet'in
    her ikisi de RTÜK'ün üstünde bulunan kurumları tarafından (Bakanlar
    Kurulu
    ve İçişleri Bakanlığı) resmi olarak da kabul edilmiş bir sivil toplum
    örgütü
    üzerinde bu şekilde, hem de herhangi bir kanun maddesine dayandırmadan,
    tamamen keyfi olarak kullanması karşısında ne yapmamamız gerektiği
    konusunda
    bize akıl verin.



    Sivil Toplum Kuruluşları (STK) bildiğiniz gibi kaynağını hükümetlerden
    almayan ve hükümet eliyle yönlendirilmeyen, halkın aktif vatandaşlık
    bilinci
    ile kendi iç enerjisinden güç alarak, sosyal sorumluluk duygusu ile
    kamu
    yararı temalı belirli bir amaç için oluşturdukları yapılardır.
    Gerçekleştirdikleri bütün etkinliklerini finanse etmek için de çeşitli
    kaynaklar kullanırlar. Bu kaynakların en önemlisini de, özellikle
    Türkiye'de
    toplumun duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş yurttaşları ve
    kurumları oluşturur. Bu nedenle gönüllüğü büyük ve etkin bir güç olarak
    kullanabilen STK'lar ve hizmet ettikleri toplum arasında karşılıklı
    güvene,
    desteğe ve anlayışa dayalı bir işbirliği sözkonusudur.



    Bu işbirliğinin artarak her iki tarafın da daha büyük faydaya
    ulaşabileceği
    bir sinerji yaratabilmek için STK'lar ve hizmet ettikleri toplum
    arasındaki
    işbirliği, güven ve anlayışın sürekli olarak beslenmesi,
    güçlendirilmesi ve
    karşılıklı beklentilerin ne kadar karşılandığının kontrol edilmesi
    gerekir.



    RTÜK tarafından, TV kanalları aracılığı ile bağış toplama izninin
    AKUT'a
    verilmemesine rağmen, hepinizin izlediği gibi şu anda bile bazı STK'lar
    (KIZILAY, DENİZ FENERİ, TEMA, TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ, MİHDER, vb.)
    etkinliklerine kaynak yaratmak amacıyla etkin bir şekilde bu tür bağış
    toplama kampanyalarını TV kanallarının desteğiyle kamuoyuna
    duyurmaktadırlar, ki zaten doğru olan da budur. STK ve toplum elele
    verebilmelidir ki, herşeyi Devlet'ten bekleme anlayışından kurtularak,
    toplumun ihtiyaçlarının hiç değilse bir kısmı STK'ların desteğiyle
    karşılanabilsin ve hem toplumun refah düzeyinin artmasına birlikte
    katkıda
    bulunulsun, hem de son çözümlemede toplumu oluşturan katmanlar
    birbirlerinin
    sorunlarına karşı daha duyarlı ve çözüm üretme konusunda daha istekli
    olabilsinler.



    Bu izin eğer bundan sonra hiçbir STK'ya verilmeyecekse, o zaman daha
    büyük
    bir sorunla karşı karşıyayız, çünkü RTÜK'ün bu kararı sadece AKUT'u
    değil,
    Türkiye'de yıllardır büyük bir özveri ile çalışan ve toplumdaki pek çok
    önemli boşluğu dolduran bütün STK'ları da olumsuz olarak
    etkileyecektir.
    Toplumu ile aralarındaki organik bağı kopartılan hiçbir

    STK verimli olamaz, kendisini ifade edemez, kendisini toplumuna kabul
    ettiremez ve eskisi kadar etkin ve başarılı çalışamaz. Eğer RTÜK
    yöneticileri, Türkiye'de STK'ların en önemli gelir kaynağı olan, son
    derece
    etkin bir tanıtım aracı olan TV kanalları üzerinden bu tür bağış
    toplama
    kampanyalarını bundan sonra tamamen yasaklamaya karar verdiyse, durum
    son
    derece tehlikelidir ve mutlaka önlem alınması gerekir. Yok eğer sorun
    sadece
    AKUT'a dönük bir kararsa; biz kendi hakkımızı hukuki yollardan aramak
    üzere,
    Ankara 5. İdare Mahkemesi, 2006/1007 Esas Numarası ile, RTÜK'ün bu
    uygulamasından dolayı, AKUT'un aldığı bağışlarda büyük azalma olacağı
    ve bu
    durumun da bütün çalışmalarımızı olumsuz etkileyeceği düşüncesi ve 10
    yıllık
    birikim sonucunda kamuoyu tarafından AKUT'un üzerinde olduğu kabul
    edilen,
    tamamen gönüllülük ve karşılıksız yardımseverlik ilkeleri ile
    gerçekleştirdiğimiz sorumluluklarımızı yerine getiremeyeceğimiz
    endişesiyle
    dava açmış bulunmaktayız.



    Bu nedenle, RTÜK'ün bu kararından zarar görecek olan, Türkiye'nin etkin
    ve
    güçlü, başarılı ve üretken, sorumluluk sahibi sivil toplum örgütlerini;
    kendimizi hizmet etmekle yükümlü saydığımız milletimizle aramızdaki,
    yıllar
    içerisinde büyük zorluklar ve fedakarlıklar sonucunda oluşturulmuş
    güvene
    dayalı işbirliğinin kopartılmasının engellenmesi ve haklarımızın hep
    birlikte hukuki yollarla aranması için dayanışmaya davet ediyoruz.



    Değerli okuyucu bütün bunlara rağmen ülkemize ve ülkemizin yüce ruhlu
    insanına olan inancımızı ve sevgimizi bir an bile yitirmeden gönüllü ve
    karşılıksız olarak kendimize seçtiğimiz yolda vatanımız için,
    milletimiz
    için mücadele etmeye devam edeceğimizi ve ne olursa olsun
    kararlılığımızı
    asla yitirmeyeceğimizi bu vesile ile bir kez daha ifade eder, geleceğin
    çağdaş Türkiye'sinin inşası için ne gerekiyorsa yapmaya hazır
    olduğumuzu
    bilmenizi isteriz.



    Saygılarımızla,







    AKUT Arama Kurtarma
     
  2. semrta

    semrta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    624
    Beğeniler:
    539
    Şehir:
    kadıköy
    Seviye:
    bir sivil toplum kuruluşu için gerçekten üzücü bir haber
    devletin başındakilerinin ne düşünerek bunu yaptığını tahmin etmeyeceğim..
    ancak ortada 2 sonuç var ki;
    1.si eğer sadece akut için yapılan birşey ise mahkemeye vermekten başka yapılabilecek birşey yok gibi çünkü düşünce farklılığından dolayı kafasına göre istenilen sivil toplum kuruluşuna destek verilemez..
    2. si eğer denildiği gibi bütün sivil toplum kuruluşlarına bu uygulanacak ve de bütün herşey devletin eline bırakılacaksa memleketin vay haline..
    99 depreminde akut un yaptıkları ve de ülke dışında olan depremlerde diğer ülkelere giderek gelecek afetler için destek toplanıldığı unutulmuş gibi gözüküyr..