Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Akşamları evde ne yapıyorsunuz?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Akşamları evde ne yapıyorsunuz?

    Divana uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz, yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz?

    Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz ?

    İki türlü hayat var:

    1. Yaşanan hayat,
    2. Seyredilen hayat,

    Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayatı sadece seyrediyorsunuz ! Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Akşamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
    "Pek çoğu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz" diyorsanız, durup bir düşünün lütfen; dünyaya birkaç kez daha geleceğinize mi inanıyorsunuz? Böyle bir şey olsaydı, şimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek şimdiki kadar acı sonuçlar doğurmayabilirdi belki. Ne çare ki sadece bir hayatımız var. Bu da maalesef, çok kısa. Ortalama altmış yılın
    yirmi yılı uykuda geçiyor. Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eğitim, vesaire...

    Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaşanacak bir şey kalmaz.

    Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir! Çünkü televizyon izleyen kişi hayatta değildir, zira hiçbir şey yapmamakta, hiçbir değer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaşamamak sayılır.

    Ne mi yapmalı?..

    1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin: Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüştüğünüzü, sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiğinizi, nikah şahitlerinizi, düğününüzü anlatın çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın.

    2. Gezin: Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaşmaktır. Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taş sektirme yarışına girin. Sonra da güneşin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. (İnanın televizyon seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir)

    Ormanda hep birlikte yürüyün, ağaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öğretin. (Ama bilin ki hayat öğrenmek ve öğretmekten ibaret değildir. Dinlenmek, eğlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır). Çocuklarınızla ilişkilerinizde asla öğretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaşlık etmek dünyanın en keyifli işidir.

    3. Akraba ve komşularla ilgi bağı kurun: Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin. Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın. Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın. Bilirsiniz, "Komşu komşunun külüne muhtaçtır."

    4. Oturup uzaktaki aile bireylerine mektup yazın. Biliyor musunuz mektup yazmak insanı çok rahatlatır. Mektup yazarken, her aile bireyinden (başta çocuklar olmak üzere) birkaç cümle isteyin. Yani mektubu ailece yazın. Ama çocuklarınızın cümlelerini beğenmezden gelmeyin.

    5. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın.. (Konferans, seminer, sergi, doğru sinema ve tiyatro) Hayatınızı biraz olsun renklendirecek başka şeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Bir şeyi çok isterseniz, Allah sebebini hak eder ve çok istediğiniz şeye ulaşırsınız. "Olmaz ki" diye düşünüp taleplerinizi ertelerseniz, hiçbir yere ulaşamazsınız.

    Aile bağlarının güçlenmesi, paylaşacak şeylerin çokluğuyla mümkündür. Ne kadar çok şey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır.

    Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz. Her gün bir şeyler yaşamalı ve bunları deftere geçirerek geleceğe tarih düşürmelisiniz.

    Bugün öyle bir hayat yaşayın ki, yarına da kalsın. Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun.

    Ayrıca unutmayın ki;
    Hayatı biriktiremezsiniz; ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz.

    Şimdi artık cevap verin:
    Akşamları ne yapıyorsunuz?..
    Yaşıyor musunuz, yoksa seyrediyor musunuz?
     
    otec, cihan aksoy ve ilgin bunu beğendi.
  2. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.487
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Mesaja cevap verdiğim şu saat başlı başına bir cevap olabilir mi acaba ? Bu saatte kalkmış, çok uzun süre önce halletmem gereken bir dert olan ingilizce çalışıyorum. ( dert değil , olsun ) Sebebi ise, en azından çevre ülkelere doğru uzatmayı düşüdüğüm bisiklet turları yapmak. Özellikle avrupalı bisikletçilerin hedefi olan Mısır mesela. Nasuh Mahruki nin kitaplarında bahsettiği; Torunlara hikayeler bölümünü biraz geliştirmek için.
    :) Bu ara CNBC-e dizilerine bayılıyorum :)
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  3. ilgin

    ilgin Üye

    Kayıt:
    6 Aralık 2004
    Mesajlar:
    66
    Beğeniler:
    12
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Çocukluğumdan beri televizyona düşgün bir insan olmadım.. Hatta öyle bir zaman geliyor ki bir arkadaşım televizyon hakkında birşey söylediğinde farkediyorum aylardır televizyona bakmadığımı...
    Ama uzun zaman izlemedikten sonra televizyon başına geçip birşeylere bakmak
    keyifli olabiliyor...
    Benim hayatım yaşanan bir hayat..
    Televizyonun eseri değilim...

    hatta yüzüne bile bakmıyorum :)
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  4. gugus

    gugus Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Mart 2006
    Mesajlar:
    256
    Beğeniler:
    178
    Şehir:
    Turkiye
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Evet, ortalama olarak haftanin 6 gunu evden cikmam ( sakin asosyal oldugumu dusunmeyin :) ).. Televizyon aliskanligim yok. Cnbc-e de pazar gunleri uc dizim var. ama onlari da kaciriyorum..:boese157: televizyon bagimlisi olmamak mukemmel.. Sabahlari kahvaltimi yaparkende bi saat falan jetix izliyorum. Birazda ana haber! Surekli forumda olani biteni takiip ediyorum. Firtina oncesi sessizlik yani :eek: :rolleyes: Bi sure oncesine kadarda arkadaslarla ortak bi'sey yapmis olmak icin haftasonu konserlerinden sonra Beyoglu'na Dorock'a gidiyorduk. Eglenmis ve sinerji yaratmis olmak icin.. :Skull-175 Bu siralar dersten baska bi'sey yapmiyorum. Ama sorarsaniz.. ne yapacagim.. Bisiklet'i yasayacagim.:D
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  5. _bluessy_

    _bluessy_ Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2006
    Mesajlar:
    160
    Beğeniler:
    81
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    valla ben ya deliler gibi dans ediyorum ya da oturup bişiler çiziyorum...ama hiperaktifliğimden dolayı oturduğum pek söylenemez...sonunda da zaten bayılarak uyuyorum :D Bu arada televizyonu sadece (eğer ki bayılarak uyumadıysam) yatağıma uzanıp uykuya dalmak için açıyorum o zamanlarda da cnbc-e izliyorum...
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  6. beverly

    beverly Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Nisan 2006
    Mesajlar:
    434
    Beğeniler:
    307
    Şehir:
    bursa
    Seviye:
    nerdeyse hic tv izleyecek vaktim olmuyo.cok fazla hobim var+okul ve isim cok fazla zamanimi aliyo.aksamlari genelde bilgisayar basida geciriyorum.
     
  7. tayfur

    tayfur Onursal Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.635
    Beğeniler:
    1.028
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    ben çok fazla televizyon izliyorum. öncelikle 4 tane haber kanalını izliyorum: CNN Turk, TGRT Haber, CNN International, BBC World. Dunyadan haberdar olduktan sonra biraz Discovery izliyorum ama onun tadı pek kalmadı. Extreme Sports TV ve Eurosport'da izliyorum. Eurosport dünyanın bütün büyük yol yarışlarını veriyor. Hiç MTB vermiyor ama olsun. CNBC-e az izliyorum ama onu da izliyorum. Bir de Digiturk'un kanalı Dizimax'deki dizileri izliyorum.

    Televizyonun dışınde en büyük hobim Wikipedia. http://en.wikipedia.org a girip konular arasında sörf yapıyorum. Genelde psikoloji ve psikiyatriyle alakalı konulardan çalışıyorum ama diğer tıp dalları, farklı biyoloji dalları, elektronik ve tarihten de konuları inceliyorum.

    Günde en az 3 saat kitap okumaya çalışıyorum.

    Kalan vakitte de ders çalışıyorum. :D
     
  8. Admin

    Admin Yönetim Kurulu

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.035
    Beğeniler:
    3.680
    Seviye:
    bana gülmeyin.evdeki tv nin nasıl açılıp kapandığını bile bilmem desem yeri var.o kadar uzağım ki tv hadisesinden.sürekli seyahat vakit bulduğum heryer de akşamları internete bağlanabileceğim bir yer arayışı.site problemleri,teknik destek hizmetleri maillere bak derken zaten her gece yatmam 2-3 ü buluyor.

    fakat müzikle aram o kadar da kötü sayılmaz:)

    sevgilerimle.
     
  9. _bluessy_

    _bluessy_ Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2006
    Mesajlar:
    160
    Beğeniler:
    81
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Aaa evet ben unuttum =) nasıl unuturum müziği...o kadar normal ve olması gereken bişi ki evde bulunduğum süre boyunca müziğin açık olması onu ekstra bir aktivite olarak yazmamışım..Eve geldiğim ilk saniye müzik açılır hem de sonuna kadar bir sesle (çünkü bence müzik dinlemek ciddi bir iştir ve müzik fonda kalabilecek bişi değildir ya hakkını vererek dinlersin ya kaparsın) ve uyuduğum ana kadarda açık kalır. Bu hayatımın her anı böyleydi en önemli sınavlara hazırlanırken de gümbür gümbür müzikle çalışırıdım uyurken de (zaten bebekken kolonların arasında uyutuyorlarmış beni ve bu nedenle sessiz ortamları pek sevmem:D)Tv gibi değil müzik setinden müzik dinlemek..Özgürsündür sürekli bir yere kilitlenip bakmak zorunda değilsindir kısacası ruhun özgürdür. Bu nedenle o müziğin sesi sanırım ben oldukça açık olucak :D
     
  10. Admin

    Admin Yönetim Kurulu

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.035
    Beğeniler:
    3.680
    Seviye:
    bende müzikle ilgili biriki noktaya değineyim o zaman.:)

    yeni bir albümü aldığımda pek sıcak gelmez bana nedense.hayal kırıklığına uğrarım.fakat sonraki 2.-3. dinleyişlerde daha bir sarar beni.Algıda mı bir kusur var nedir bilemiyorum:)

    bu arada evet bende kaliteli cihazlarda müzik dinlemeyi severim.bilhassa sağlam kolonları olan güçlü cd playerlarda.ve mümkünse akustik ortamlarda:)