Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Aklından neler geçiyor?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında lepidoptera tarafından paylaşıldı.

  1. lepidoptera

    lepidoptera Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Kasım 2007
    Mesajlar:
    461
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    Samsun
    Seviye:
    Akıllı hayvanlar bizlere icat etme, plan yapma, değerlendirme -ve hatta aldatma- becerilerimizde yalnız olmadığımızı söylüyor.

    1977'de Harvard'dan yeni mezun olan Irene Pepperberg çok cesur bir girişimde bulundu ve bir hayvanla konuşarak aklından neler geçtiğini öğrenmeye kalkıştı. Alex adını verdiği bir yaşındaki bir Afrika gri papağanını, İngiliz dilindeki sesleri çıkarmayı öğretmek amacıyla laboratuvarına götürdü. "İletişim kurmayı öğrenirse, ona dünyayı nasıl gördüğüne ilişkin sorular sorabilirim diye düşündüm."
    Pepperberg Alex'le diyalog kurmaya başladığında, bilim insanlarının çoğu hayvanların hiçbir düşünceye sahip olmadığına inanıyordu. Hayvanlar sadece birer makineydi; uyaranlara tepki göstermeye programlı, ama düşünemeyen ya da hissedemeyen robotlar... Evcil hayvan sahibi olup da bu görüşe katılacak insan yoktur. Bizler köpeklerimizin gözlerinde sevgiyi görür, ve elbette, Benek'in düşündüğünü ve hissettiğini biliriz. Ancak bu tür iddialar halen çok tartışmalı. İçgüdülerimiz bilim sayılmıyor ve insanın duygu ve düşüncelerini bir başka hayvana yansıtması hiç de zor değil. Peki, o halde, bir bilim insanı bir hayvanın düşünebildiğini -yani dünya hakkında bilgi sahibi olup ona göre davranabildiğini- nasıl kanıtlayabilir?
    Pepperberg, "Alex'le yaptığım çalışmalara başlamamın nedeni de bu" diyor. Onlarla ilk buluşmamda, Brandeis Üniversitesi'nde, Pepperberg'ün yük vagonu boyutlarındaki penceresiz laboratuvarında oturuyorlar -Pepperberg masasında, Alex de kafesinin üzerinde... Zemin gazetelerle kaplı, raflara renkli oyuncaklarla dolu sepetler tıkıştırılmış. İkisinin bir ekip olduğu açıkça görülüyor. Ve yaptıkları bu çalışma sayesinde, hayvanların düşünebildiği görüşü o kadar da mantıkdışı görünmüyor.
    Bazı beceriler, daha yüksek zihinsel yeteneklerin önemli göstergeleri sayılıyor: İyi bir hafıza, dilbilgisi ve simgeleri kavrama, öz farkındalık, başkalarının davranışlarının nedenlerini anlama, başkalarını taklit etme ve yaratıcılık... Araştırmacılar, zaman içinde gerçekleştirdikleri yaratıcı deneylerle bu yetenekleri başka hayvan türlerinde de belgeleyerek, bir yandan biz insanları farklı kıldığını düşündüğümüz noktaları yavaş yavaş ortadan kaldırırken bir yandan da bize kendi becerilerimizin kaynağına ilişkin bir kapı aralıyor. Çalıkargaları diğer çalıkargalarının hırsız olduğunu ve saklanan yiyeceklerin bozulabildiğini biliyor; koyunlar yüzleri tanıyabiliyor; şempanzeler, termit yuvalarını karıştırmak için çeşitli aletler ve hatta küçük memelileri avlamak için silah kullanıyor; yunuslar insanların hareketlerini taklit edebiliyor. Ve papağan Alex de şaşırtıcı derecede iyi bir konuşmacı çıkmış...
    "Alex araştırmaları"nın başlamasından 30 yıl sonra bile, Pepperberg ve -üyeleri zaman içinde değişen- bir asistanlar grubu Alex'e İngilizce dersi vermeye devam ediyor. Daha genç iki papağanın yanı sıra insanlar da Alex'in sürüsü işlevini görerek ona her papağanın arzu ettiği sosyal ortamı sağlıyor.
    Ne kadar küçük olursa olsun, her sürü gibi bu sürüde de dramatik olaylar eksik olmuyor. Alex diğer papağanların üzerinde baskı kuruyor, zaman zaman Pepperberg'e kızıyor, gruptaki diğer kadınlara ancak tahammül ediyor, bir erkek asistan ziyarete geldiğinde kendini kaybediyor. (Alex'in bana ne kadar mesafeli olduğunu gören Pepperberg, "Erkek olsaydın, şu an omzuna tünemiş, kulağına fıstık kusuyor olurdu," diyor.)
    Pepperberg, Alex'i Chicago'daki bir evcil hayvan dükkânından almış. Onu mağazada çalışan kişinin seçmesine izin vermiş; çünkü, daha sonra diğer bilim insanlarının, çalışmaları için bilerek diğerlerinden akıllı bir kuşu seçtiğini düşünmelerini istememiş. Alex'in beyninin ceviz içi kadar olması, çoğu araştırmacıya, Pepperberg'ün türlerarası iletişim çalışmasının boşa çıkacağını düşündürmüş.
    "Bazı insanlar böyle bir şeyi denediğim için bana deli demişti," diyor. "Bilim insanları, şempanzelerin -konuşamamalarına rağmen- daha iyi bir çalışma konusu olacağını düşünüyordu."
    Bugüne kadar şempanzelere, bonobolara ve gorillere bizlerle iletişim kurmaları için işaret dili ve simgeler öğretildi ve genellikle etkileyici sonuçlar elde edildi. Örneğin araştırmacılarıyla "konuşabilmek" için yanında simgeli iletişim tahtası taşıyan Kanzi adlı bonobo, düşüncelerini ifade etmek amacıyla simgelerden kombinasyonlar oluşturdu. Ama yine de bu, bir hayvanın başını kaldırıp size bakması ve ağzını açıp konuşmasıyla aynı şey değil...(Alıntı)
     
  2. erhan_yıldız

    erhan_yıldız Yeni Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    eyüp/ist.
    Arkadaşlar bence uzun yazılan yazılar genelde okunmuyo
     
    hız ve Burak Taha bunu beğendi.
  3. Burak Taha

    Burak Taha Kıdemli Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2007
    Mesajlar:
    258
    Beğeniler:
    150
    Şehir:
    İstanbul/ALİBEYKÖY
    Seviye:

    Söylediklerine katılmıyorum..Forumumuzda bence açılan bi konuyu okumadan geçen yok..İyi forumlar
     
    lepidoptera ve Nevzat KÖSEOĞLU bunu beğendi.
  4. lepidoptera

    lepidoptera Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Kasım 2007
    Mesajlar:
    461
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    Samsun
    Seviye:
    Ayrıca şunuda eklemek isterim.Forumumuzun amacı tabi benim gibi düşünenler için bilgilerimizi,ilginç haberleri paylaşarak kendimize birşeyler katmak.Ben yazılanların boş şeyler olduğunu düşünmüyorum.Okuyalım öğrenelim bence..
     
    Nevzat KÖSEOĞLU ve Burak Taha bunu beğendi.
  5. Burak Taha

    Burak Taha Kıdemli Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2007
    Mesajlar:
    258
    Beğeniler:
    150
    Şehir:
    İstanbul/ALİBEYKÖY
    Seviye:
    Doğru söylüyosunuz..Son derece katılıyorum..:in:
     
    lepidoptera bunu beğendi.
  6. Serdar TEBER

    Serdar TEBER Bisikletkolik

    Kayıt:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.215
    Beğeniler:
    1.366
    Şehir:
    Ankara, Antalya
    Seviye:
    Bence de güzel bir yazı. Keyifle okudum. Paylaşım için teşekkürler...
     
    lepidoptera bunu beğendi.
  7. lepidoptera

    lepidoptera Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Kasım 2007
    Mesajlar:
    461
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    Samsun
    Seviye:
  8. Şahin Bulut

    Şahin Bulut Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    729
    Beğeniler:
    327
    Şehir:
    Üsküdar
    Seviye:
    valla uzun muzun dinlemez okurdum ama sınava gitmem lazın.....nasipse sonra
     
    lepidoptera bunu beğendi.
  9. spatuna

    spatuna Yeni Üye

    Kayıt:
    1 Mart 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Bence güzel ve farklı bir başlık olmuş.

    Ayrıca belirmek isterim ki bir belgeselde bir kuş türünün dal parçasının uç kısmını sivrilterek alet haline dönüştürdüğünü ve yerde bulunan bir ağaç kovuğundan bu yaptığı aleti kullanarak bir tür canlı avladığını(kurtçuk gibi) ve bunu bir başka yavru kuşunda izleyerek denediğini izlemiştim.

    Bende hayvanların duygu ve düşünce sahibi olduğuna inananlardanım. Daha fazla yorum yapmasam iyi olur.

    Bay papağan çok şanslı ki şuan benim gibi: "Ulan yarınki sınavda ben ne poh(afedersiniz) yiyeceğim" diye düşünmüyor. Bir yandan da çok şanssız ki; dünya üzerinde hakim konumda olan insanlar tarafından onun ve diğer canlıların neredeyse yaşama hakkı yokmuş muamelesine maruz kalıyor, bu hayvanların sadece onlar için "yaratılmış" varlıklar olarak görülmesi gibi homosentrik bir dünya görüşünün sonucu durumuna düşüyorlar. Ve aynı zamanda insanların onları doğal ortamlarından koparıp alması ve değerli yaşamlarını küçük bir demir parçası içinde geçirmeye mahkum etmesi gibi pek çok -benim gözümde- kötü muamele ile karşı karşıya kalıyorlar.

    Söylemek istediğim şey çok ancak burada keseyim. Çok uzatmayayım ki uzun yazı okumaktan sıkılan arkadaşlar da yazımı okuyabilsin.

    Bence papağının aklından:" Pepperberg arkadaşım,sen ne yaparsan yap benim aklımdan geçenleri öğrenemeyeceksin." geçiyordu dersem, papağanın insandan üstün bir durumda olduğunu söylemiş gibi olurum ama kimse bunun gerçek olduğunu düşünmez. Ancak "Ajan Köpekler" adlı çizgi filmde, insanın üretimi olan söz gibi: "Hangimiz gerçeği biliyoruz ki?"

    Hoşçakalın,

    Bay Kaplumbağa
     
    lepidoptera bunu beğendi.