Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Akdeniz sahilleri gezisi 4. ve 5. gün (Adrasan Olympos Phaselis, sonrası Antalya)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında D. Oğuz tarafından paylaşıldı.

  1. D. Oğuz

    D. Oğuz gezgindt olarak bilirler."di"

    Kayıt:
    26 Mart 2014
    Mesajlar:
    311
    Beğeniler:
    607
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Evet herkese selamlar, yapmış olduğum gezinin 4. ve 5. Gün yazısı ile tekrar aranızdayım.
    En son nerede kalmıştık?

    Finike'de iftar çadırına tüneyip, daha sonra sahilde yatmaya gitmiştik. :D

    İşte ondan sonra neler oldu, neler bitti, size aktarmaya çalışacağım.

    Hava serin, ama rüzgar yok. Buralara yakışmayan cinsten. Serin, rüzgarlı hava da nedir haziran ortasında? Üşüdüm valla. Karnım da aç. Erzağım bitmiş, neyse yolda alırım artık diyerek çıkıyorum yola. Az ileride de benzinlik varmış fakat karşıya geçiş ileriden, araç gibi davranıp U dönüşü yaptıktan sonra giriyorum, erzağımı alıyorum. Yeşil ördek gibi dalıyorum göle, aman ne gölü, yola.

    Kumluca'ya varır varmaz Mavikent sapağından çıkıyorum. Diyorum yeter, bugün de yeşillerin arasından gideceğim. Bol bol deniz manzarası izleyeceğim. Çamların, kayınların kokusuyla dolduracağım ciğerlerimi. Dün de yanında çadır kurduğum aile beni Karaöz'e, oradan da tabelaları takip ederek Gelidonya'ya gitmemi söylemişti.
    DSC_0359.JPG DSC_0360.JPG DSC_0361.JPG

    Ama ben ne yaptım, Karaöz'e 1 km kala iki genç arkadaşla karşılaştım, selam verip kısa bir muhabbetten sonra sözde Gelidonya'ya gidecektim.

    Yolu kaybettim. Gidiyorum gidiyorum bitmiyor, diyorum nerede bu fener, sapağı... Dağ yoluna saptım yanlışlıkla, 35 kilo yükle emin olun o yolu tekrar inmek istemiyorsunuz. Dağ yolundan fenere bir iniş buldum fakat bisikleti bırakıp bulunduğum konumdan 6 kilometre içeri girmek biraz sıkıntılı geldi.
    Neyse, Gelidonya Feneri'ni görmeden geçtim gittim, dağ yolunda kaybolma macerasını askerliğini memleketimde (Edirne/Uzunköprü) yapmış birisiyle karşılaşarak sona erdiriyorum. :)

    Dağ yollarının güzel manzarası eşliğinde Çavuşköy'e geliyorum. Habire lastiğim iniyor, şişiriyorum, gene iniyor. Lastikçi arıyorum, fakat o da kapalı. İdare ettiği yere kadar kafasıyla sahile inen yolda durup eczaneye giriyorum. Sosis ve burun spreyi aldıktan sonra eczane sahibi olan bayanın da bisiklet kullandığını görüyorum, içeride muhafaza ediyor bisikletini.

    Alışverişimi yaptıktan sonra tekrar içeri döndüm, bisikleti eczanenin önüne bırakmak konusunda ufak bir ricada bulundum. Sağolsun kırmadı beni, ben de kişisel eşyalarımı alıp sahile otostop çektim :D
    Sonra bir güzel gittim yüzdüm. Deniz de dalgalıydı, biraz korka korka yüzdüm.
    DSC_0363.JPG
    Sonra çıktım dönüşte de eczaneye kadar tekrar otostop çektim. Tekrar eczaneye dönüyorum ve dinlenmek için müsaade istiyorum. O arada muhabbete başlıyoruz, benim gibi gelenlerin çok olduğunu, kampçıların da sürekli geldiğini söylüyordu. Benim için altın değerinde olan birkaç tavsiyeden sonra, böyle güzel bir insanı tanımanın vermiş olduğu mutlulukla kendisine esenlikler diliyor, tekrar görüşmek üzere diyerek yola koyuluyorum. Sıra Olympos'da.

    Adrasan ile Olympos arasında 10 kilometre olduğunu görünce birden mutlu oluyorum ama arka tekerimin havasının kaçtığı gibi kaçıyor mutlululuğum. Bir patlak daha.
    Yanımdan geçen motorize gençler selam verip duruyorlar, yardım lazım mı diye soruyorlar. Sağolsunlar. Hemen halledip tekrar yola koyulmuştum. Onlar Olympos'tan dönerken tekrar karşılaşıyor, birbirimize selam veriyoruz. Az ilerledikten sonra 3 tane bisikletçi ile karşılaşıyorum. Onlara da bir selam çakıyor ve devam ediyorum aşağıya doğru.

    Gelmeden önce Kadir'in Ağaç Evleri'ne gitmek yönünde bir tavsiye almıştım fakat dedim yok, merkeze doğru devam ederim saat daha buçuk, çok vaktim var.

    Olympos antik kentine girer girmez bir kafeye girdim hemen, karnım aç. Bir güzel karnımı doyurduktan sonra evi aradım, çektiğim fotoğrafları attım. Onlar da biz senden bu kadar şey beklemiyorduk diye garipsediler biraz. Neyse ki eskiye göre daha iyiler, artık destekliyorlardı, mekan tavsiyelerinde bulunuyorlardı.
    DSC_0366.JPG DSC_0367.JPG DSC_0370.JPG DSC_0371.JPG DSC_0382.JPG DSC_0389.JPG DSC_0391.JPG Adsız.jpg

    Antik kentin içinden ilerlerken dere kenarından ilerliyorsunuz, sonra denizle birleşiyor. Bir yandan tatlı, bir yandan tuzlu su gelmekte, tabi çok ufak bir alanda. :)

    Ama o da ne?
    Duş göremiyorum.

    Bu da benim moralimi bozdu biraz. Olympos'a gittik de yüzmedik demeyelim diye, giriyorum denize. Eşyalarımı da bir aileye güvenip emanet ediyorum. Sağolsunlar onlar da.Yüzüp çıkıyor, fotoğraf çekiyorum sağı solu. Doğası çok hoş buranın. Aslında 22 kilometrelik Adrasan-Olimpos Likya Yolu yürüyüş parkurunu yürümek isterdim. Çok ama çok güzel manzaralar yakalayacağım bir yürüyüş olurdu, hatta Gelidonya Feneri'ne gitmememin asıl nedeni, bu güzergaha bir gün yürümek için dönmek istediğim için. :) Yürüyüşü yapınca uygun bölümde onu da paylaşacağım.
    Bir bisikletle yokuş çıkmaktan daha zor ne var derlerse, onlara yüklü dişsiz lastikli bisikleti kumda götürmeye çalışmak derim. Olympos sahilden Çıralı'ya çıkmak tam anlamıyla işkenceydi. Neyse ki bir şekilde başardım Çıralı'ya çıkmayı.

    Çıralı'da su ve gıda takviyesinden sonra geceyi Yanartaş'da geçirmeyi düşündüm fakat yine vazgeçtim. Gelidonya feneri ile eder iki, buraya da geleceğim tekrar.

    Şahin Tepesi'ne tırmanıyorum yavaştan, Çıralı çıkışında güzel bir yokuş. Tam tarzan misali çıkıyorum yokuşu. :D Ağır ağır orman içinden devam ediyorum, sonunda bitiyor ve önümde 200 küsür kilometre yokuş yok, bunu bilmek bile iyi hissettiriyor.

    Yokuşu çıkarken çok oyalanmışım ben ya, saat beş olmuş dedim ben ne yapacağım şimdi, neyse. Hızlıca Tekirova'ya inip geziyorum, tekrar bir gıda takviyesi, bir yandan Beldibi'de bulunan arkadaşımı arıyorum fakat orada değilmiş, oteller bölgesi olunca kalmak pek cazip gelmiyor. DSC_0394.JPG DSC_0395.JPG

    Buradan ilerleyince Phaselis sapağını görüyorum, fakat saat 6:35, kapanmak üzere. Hızlıca göreyim diye görevlilerden rica ediyor, direk giriyorum içeri. Yeni evlenen çiftlerin çoğu burada fotoğraf çekilmeye geliyorlar, ee doğa harikası bir yer olunca, haliyle geliyor insanlar :) Keşke yüzme bilseydim demiyorum bu sefer, keşke vaktim olsaydı. Ukraynalı bir çiftten rica ediyorum, 1-2 poz çekiyorlar :) Bir de Tahtalı Dağı'na çalışan teleferiğe almadılar beni, öyle bir sorun da yaşadım. :D Eğer olsaydı, geceyi Tahtalı'da geçirme niyetim de vardı, olmadı. Sağlık olsun.
    DSC_0398.JPG DSC_0399.JPG DSC_0400.JPG DSC_0401.JPG DSC_0404.JPG DSC_0407.JPG
    DSC_0396.JPG

    Beldibi çıkışında bir motosiklette sorun olduğunu görüp duruyorum, onlara 12-13 anahtar temin ettikten sonra (fren vidasının sıkılması gerekiyormuş) tekrar yoluma devam, bu sefer aydınlatmalarımı da takıyorum. İlk defa tünelden geçeceğim, heyecan var.

    DSC_0411.JPG
    Tünele girdim, bir yandan korku da var, neyse ki sağ salim geçiyorum tünelleri. Balıktan dönen iki kişiyle karşılaşıyoruz Sarısu'ya 5 km kala, ben devam ediyorum, tabelada fotoğraf alıp tekrar bekliyorum onları.
    DSC_0442.JPG

    Çok geçmeden geliyorlar, bir yandan muhabbet ederek yürümeye devam ediyoruz.
    2 kilometre kadar yürüdükten sonra bir benzinlikte su alıyoruz, orada da vedalaşıyoruz, ben sahil yolundan etrafı izleye izleye Kaleiçi'ne doğru devam ediyorum.

    Saat 11'de arkadaşım Türkay geliyor, beraber onun evin yolunu tutuyoruz, benim bisiklet haşat. Ben gelmeden evvel bisikletin sorunlarını anlatmış, randevu ayarlamış, ben sadece gittim verdim bisikleti, çok teşekkür ediyorum kendisine tekrar, çok güzel ağırladı beni ailesiyle beraber.

    Bundan sonraki gün, bisiklet bakımda olduğu için Antalya/Merkez'de arkadaşlarımla görüşerek geçirdim.
    DSC_0444.JPG DSC_0447.JPG DSC_0448.JPG DSC_0460.JPG DSC_0461.JPG DSC_0462.JPG DSC_0463.JPG DSC_0464.JPG DSC_0467.JPG DSC_0468.JPG DSC_0469.JPG DSC_0472.JPG

    Geçen sene her iki şelaleye'de gittiğim için direk Kaleiçi'nde ve Konyaaltı'nda vakit geçirdik. Lise arkadaşlarım beni yalnız bırakmadı. :) Dört gün arka arkaya bisiklet sürmenin yorgunluğu da var haliyle... Pek bir şey yapamadım anlayacağınız. Güzelce dinlenerek geçirdim günü, arkadaşım akşam işten gelince de doya doya muhabbet ettik. Ama güzel insanlarla muhabbetin tadına doyum olmuyor. Yapacak bir şey yok, ertesi gün Alanya'da iftara davetliyim, yolculuk oraya.

    Bu da Türkay ile gitmeden önceki hatıra fotoğrafımız.

    DSC_0476.JPG

    Gelecek yazıda görüşmek dileğiyle. Esenlikle kalın.
     

    Ekli Dosyalar:

  2. dkelleci

    dkelleci Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    27 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    88
    Şehir:
    Kadirli
    Adı:
    Doğan Kelleci
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Zevkle ve imrenerek okuyorum yazdıklarınızı. Eminim yazdıklarınızdan daha da keyifli geçmiştir.
     
    D. Oğuz bunu beğendi.
  3. Tayfun Sezer

    Tayfun Sezer Kıdemli Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    11 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    279
    Beğeniler:
    384
    Şehir:
    Diyarbakır
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    İnsanların bisiklet ile yapılan yolculukları garipsemesinin en büyük nedeni;bisikleti öyle uzun bir yolculuk yapabilecek bir taşıt olarak görmemelerinden kaynaklanıyor (genel olarak). Fakat yapılabildiğini görünce de hoşlarına gidiyor. Ne demiş şair "İnsanların ön yargılarını yıkmak, atomu parçalamaktan daha zormuş" Bu gezi yazınız da bir harika.
     
    D. Oğuz bunu beğendi.
  4. D. Oğuz

    D. Oğuz gezgindt olarak bilirler."di"

    Kayıt:
    26 Mart 2014
    Mesajlar:
    311
    Beğeniler:
    607
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    En az yazdıklarım kadar keyifliydi, daha iyilerini siz yaparsınız inşallah. :)

    Önyargılar olmasa aslında yollar daha da kolaylaşır bizim için. Zor malesef, en azından zaman geçmesi gerek.

    Beğendiğinize sevindim. :)
     
    Tayfun Sezer bunu beğendi.
  5. cky4434

    cky4434 Yeni Üye

    Yaş:
    19
    Kayıt:
    13 Eylül 2015
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Enes
    Ameliyat sebebiyle bisiklet sporuna ara verdim. Ocak 2016'da görüşmek üzere. yazmıssınızzz geçmiş olsun
     
    D. Oğuz bunu beğendi.
  6. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    tek kelime ile harika bir tur olmuş.
    ayaklarınıza sağlık...
     
    D. Oğuz bunu beğendi.