Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Aerobik eşik ve laktat eşiği çalışmalarının önemi

Konu, 'Bahadır Gürel' kısmında Bahadır Gürel tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Bisiklet antrenman programı öneren kaynaklarda aerobik eşik ve laktat eşiği (anaerobik eşik) çalışmalarına özellikle yer verilir. Peki bu iki antrenman türü neden bu kadar önemlidir?

    Aslında vücudumuzun gelişmesi açısından iki önemli mekanizmayı çalıştırdığı için önemlidir, desem çok anlaşılmaz bir açıklama yapmış olurum.

    Olayı hem yakıt kullanımı hem de kaslar açısından değerlendirirsem sanırım çok daha kolay anlaşılacaktır.

    Aerobik eşiği AeT ile, laktat eşiğini de LT ile gösterirsem (bazı kaynaklarda LT yerine anaerobik eşik kısaltması olarak AnT kullanılır);

    AeT: Rahat nefes aldığımız nabız bölgemizin üst sınırıdır diyebilirim. Bu bölgedeyken yanımızdaki kişiyle rahatça konuşabiliriz. Yani AeT'nin üstüne çıktığmızda nefes alışverişi hızlanmaya başlar, bu da konuşmamızdaki akıcılığa etki eder. Rahat nefes aldığımız bir bölge olduğundan, maksimum oksijen alıp yağ yakımı için kullanabiliriz. Aslında bu bölge vücudumuzdaki yağları enerjiye dönüştürüp pedala kuvvet olarak iletmemizde rol oynuyor. Peki kaslar açısından durum nedir?

    İki tür kasımız var: Type I (slow-twicth denilen yavaş kasılan kas) ve Type II (fast-twitch denilen hızlı kasılan kas). Bariz bir örnek verirsem; karın ve bel bölgemizdeki kaslar Type I kaslardır, hızlı hareket ettirmeye gelmez sakatlarız. Type I kaslar uzun mesafede dayanıklılık için kullanılan kaslardır (maratoncuları aklınıza getirin). Çok güç üretmezler ama en önemli özelliği zorluğa uzun süre dayanabilmeleridir. Type II kaslar kısa mesafe yüksek tempo için kullanılan kaslardır (100 metre koşucularını aklınıza getirin). Çok güç üretirler ama Type I'e oranla çok daha kısa sürede yorgun düşerler.

    Aslında Type II kaslar yukarıda anlattığım durumdan biraz daha karışık. İkiye ayrılıyor: Type IIa ve Type IIb. Type IIb saf güç kasları olup, kısa sürede yorgun düşmeye eğilimlidir, ebeveynlerimizden miras olup sonradan eğitimle değiştiremiyoruz. Type IIa ise biraz daha farklı. Öncelikle eğitimle görevini değiştirebiliyoruz. Yani Type I'e destek olması için güçlü slow-twitch kas özelliğine dönüşebilir veya Type IIb'ye destek olması için fast-twitch kas özelliğine dönüşebilir.

    LT: Nefes alışımızın hızlı olduğu, konuşabildiğimiz ancak kelimelerde gecikme olan bir nabız bölgesidir. Tahmin edeceğiniz gibi, rahat nefes alamadığımızdan ve aldığımız oksijeni yağ yakımı için kullanamadığımızdan, bu nabızdayken enerji kaynağı olarak kaslardaki ve damarlardaki glikojeni yakıt olarak kullanırız. Bu aynı zamanda laktat üretimi demek olup, bu eşikteyken üretilen laktat kanda birikmez çünkü karaciğer bu atığı tekrar enerji kullanım mekanizmasına dahil eder. Laktatın kanda olması beyine de yorgunluk sinyali gönderir. Bu nedenle bu eşiğin üstüne çıkılması kandaki laktat oranını arttıracağından yorgunlukla başedemez duruma geliriz. Bu eşikteyken Type I kasların katkısı çok az olur. Asıl işi Type II kaslar gerçekleştirir. İşte burada Type IIa kasları nasıl eğittiğimiz önem kazanır.

    Kış döneminde AeT antrenmanları yaptığımızda (yani uzun mesafe düşük tempo) Type I'in yanısıra asıl Type IIa kaslarımıza dayanıklılık özelliğini kazandırıyoruz. Bu mutlaka AeT antrenmanı olmalı. Örneğin Zone 1 antrenmanı Type IIa kasları çalıştırmaz. İlerleyen dönemde de LT antrenmanları yaparak Type IIa kaslarımızın kazandığı dayanıklılık özelliğini kullanarak en az bir saat boyunca LT nabız bölgesinde bisiklet sürebilmeyi öğreniriz (1). Neden 1 saat? Çünkü bir gün önce depoladığımız maksimum karbonhidrat depolarımız LT eşiğindeyken en fazla 1 saat yakıt sağlar. Elitlerde bu süre 1.5 saate çıkabiliyor. Bu nedenle LT eşiğinde sürerken suyun yanısıra sıvı karbonhidrat almak gerekiyor ki kan şekerinin düşmesine karşı önlem alalım.

    Kısaca Type I ve Type IIb kaslarımızın daha çok genetik olduğunu bunlarda yetersizliğimiz varsa bunun hesabını ailemize sormamız gerektiğini, bunun dışında yapabileceğimiz en iyi şeyin Type IIa kaslarımıza ne öğretebiliyorsak o kadar başarı elde edebileceğimizi bilmemizdir.

    (1) Bu öğretme işi gerçekten ilginç. Motor nöron sistemimiz bir özelliği öğrendiği zaman bunu gerektiği zaman hatırlayıp kullanabiliyor. Aslında güçlü insanların başarısının arkasında yatan şey saf kas kütlesi değil, motor nöronların bir dirençle karşılaştığında ne kadar fazla siniri doğru noktalarda devreye sokabildiğiyle ilgili.
     
    sccetin, Aspirin, NKurtuldu ve 36 kişi daha bunu beğendi.
  2. ozgurgokalp

    ozgurgokalp Kıdemli Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    293
    Beğeniler:
    460
    Şehir:
    Fethiye/MUĞLA
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Sizin her yazınızı gördüğümle heyecanla okuyorum. Teşekkürler.
     
    emrah9700 ve Bahadır Gürel bunu beğendi.
  3. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Ben teşekkür ederim, işe yaryorsa ne güzel.
     
  4. enqinHLC

    enqinHLC Demir Atlı Süvari

    Yaş:
    24
    Kayıt:
    13 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    1.077
    Beğeniler:
    1.826
    Şehir:
    İzmir / İstanbul
    Adı:
    Engin
    Bisiklet:
    Beldesan
    Seviye:
    Bahadır bey, spor salonunda çalışırken antrenörüm bisiklette çok uzun süre vakit geçirdiğim için ayakla ilgili antreman yaptırmıyordu. Birkaç dakika hafif tempoyla pedallamak bile istesem günlük kotanı doldurmuşsun emin ol ayaklarında laktat birikmesini istemezsin diyordu. Şimdi çok daha iyi anladım demek istediğini. Aydınlattığınız için teşekkürler.

    Not: Bir yerde yanlışlık mı olmuş yoksa ben mi anlayamadım bilmiyorum. Aşağıdaki satırda parantez içinde belirttiğiniz "bazı kaynaklarda LT yerine anaerobik eşik kısaltması olarak AnT kullanılır" bu cümlede sanırım "LT" yerine "AeT" kullanılması gerekiyordu.

     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  5. emrah9700

    emrah9700 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    954
    Beğeniler:
    421
    Şehir:
    nevşehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    @Bahadır Gürel bey geçenlerde antrenmanımın birinde dikkatimi çeken iki durum oldu birincisi nefes alırken maskemi ağzımı kapatacak şekilde çekdiğimde düşük nabız düşük tempo üretebiliyordum, ama maskeyi açınca biraz sonra kendimi tempom yükselmiş şekilde sürüş yaparken buluyordum..


    diğeri ise hava soğuk olmasına rağmen suluğumdaki sudan her içtiğimde yine yorgunluk belirtisi kaybolup tempom artıyordu, suyun kalorisi olmadığından farkedilir bir enerji vereceğine olanak veremeyip, bir kaç kez daha su içerek devam etdiğimde yine sonucun aynı olduğunu gördüm..



    Bu iki durumun açıklaması sizce nedir..
     
    Bahadır Gürel ve enqinHLC bunu beğendi.
    Son düzenleme: 6 Ocak 2016
  6. Kkazim

    Kkazim Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    10 Mart 2008
    Mesajlar:
    783
    Beğeniler:
    651
    Şehir:
    Bolu
    Seviye:
    Joe Friel - Common But Confusing Training Terms

    Bir yanlışılık yok sanırım.
    Linkte Anaerobic Threshold (AnT) ile Lactate Threshold'un bezer olduğu sadece bilimsel manada ölçümlerinin farklı olduğundan bahsediliyor. Birinde oksijen tüketimine bakılıyor, diğerinde kandaki laktat değerine bakılıyor diyor. Aerobic Threshold (AeT) için ise yaklaşık LT nabzının yaklaşık 30 düşüğü olduğundan bahsetmiş.
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  7. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Kas çalışmalarına başlamadan önce teadmill'de yüksek tempo koştuğumda veya spin bike'ta yüksek dirençte kullandığımda laktat biriktiğinden devamındaki antrenman zor geçiyor. Bu nedenle ısınma sürecinde bisikleti veya koşuyu AeT'de tutmak daha iyi. Antrenörün tespiti doğru sanırım. Ben de spor salonunda deneyerek gördüm.

    Diğer konu şöyle:

    AeT terimi aerobik eşik için kullanılıyor (AEobic Threshold), AnT ise anaerobik eşik için kullanılıyor (ANaerobic Threshold). Laktat eşiğinin bir diğer karşılığı anaerobik eşik. AnT'yle LT aslında aynı şeyden bahsediyor.
     
    öylebirbaktıydım bunu beğendi.
  8. enqinHLC

    enqinHLC Demir Atlı Süvari

    Yaş:
    24
    Kayıt:
    13 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    1.077
    Beğeniler:
    1.826
    Şehir:
    İzmir / İstanbul
    Adı:
    Engin
    Bisiklet:
    Beldesan
    Seviye:
    @Bahadır Gürel terimleri tam anlayamamışım şimdi anlamış oldum. Teşekkürler. :)
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  9. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Rüya yorumcusu gibi olmak istemem tabii. Sadece tahmin yapayım:

    Suyun kalorisi yok ama çok önemli bir katkısı var. Soğuk havalarda damarlar büzüşüyor, bu nedenle kan dolaşımı efektif olmuyor ve kalbin daha zorlanmasına neden oluyor. Sıvı alımı bu etkiyi azalttığı için olabilir. Friel'ın bir kitabında görmüştüm; bildiğimden değil.
     
    öylebirbaktıydım bunu beğendi.
  10. emrah9700

    emrah9700 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    954
    Beğeniler:
    421
    Şehir:
    nevşehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    @Bahadır Gürel Bende durumu ciğerlere ve kaslara oksijen ve su göndermenin vücudun yüksek tempoda çalışması için gerekli ihtiyacı karşılamasına yardımcı olduğuna yoruyorum, ama tam olarak bu işleyişe ne şekilde yardımcı olduğunu tabii bilmiyorum..

    Sebep damarların büzüşmesini azaltma olmayabilir, çünkü içtiğim su termal olmayan matarayla aşırı derece soğmuşdu..
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
    Son düzenleme: 6 Ocak 2016
  11. enqinHLC

    enqinHLC Demir Atlı Süvari

    Yaş:
    24
    Kayıt:
    13 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    1.077
    Beğeniler:
    1.826
    Şehir:
    İzmir / İstanbul
    Adı:
    Engin
    Bisiklet:
    Beldesan
    Seviye:
    @emrah9700 Suyun tüketiminde vücudun toparlanmasıyla ilgili aklıma oksijenden başka sebep gelemiyor. :)
     
    Bahadır Gürel ve emrah9700 bunu beğendi.
  12. Sefa coskun

    Sefa coskun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    293
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Suyun oyle bir etkisi oldugunu dusunmuyorum. Bahsettiginiz seyler anlik fakat agzinizdan ictiginiz suyun damarlara gecmesi icin enazindan 1-2 saat gerekir. Sizinkinin psikolojik oldugunu dusunuyorum.
     
  13. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Soğuk havanın damarları daralttığıyla ilgili açıklamalar var ancak içilen suyun ne kadar etkili olduğunu bulamadım. Dediğim gibi aklımda kalanı yazmıştım. Aslında çok soğuk havada benim spor yapmam da mantıklı değil çünkü damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda bu risk artıyor. Damar sertleşmesi olmayan sağlıklı bireylerde dahi damarların büzüşmesinden dolayı kalbin zorlandığını, anlık ve geçici krizler yaşanabildiğini okuduğum kaynaklar var. İşin özü çok soğuk havalarda kalbi zorlamamak lazım. Laktat eşiği antrenmanı yapılması soğuk havada hatalı olur bunun yerine Zone 2 çalışması yapmak daha mantıklı.

    Cold Weather Affects Your Heart & Circulatory System | UPMC HealthBeat

    upload_2016-1-6_19-7-16.png
     
    öylebirbaktıydım bunu beğendi.
  14. Sefa coskun

    Sefa coskun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    293
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Dediginiz seyin dusuk riskli oldugunu dusunuyorum. Riskli olmayan( ailede erken yas kalp krizi, konjenital kalp hastaligi, bayilma, kalp kapak hastaligi gibi) herhangi bir risk olusturacagini dusunmuyorum.

    Hatta bazi sicakliklara kadar, damarlarimiz daralmaz tam tersine genisler, genisleyip daha fazla kan gitmesi icin, sogukla kizarmamizin sebebi budur.
     
  15. emrah9700

    emrah9700 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    954
    Beğeniler:
    421
    Şehir:
    nevşehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    EN ALT SATIRDA AÇIKLANMIŞ
    %4-5 lik sıvı kaybı performansı %20- %30 azaltabilmektedir..

    kugjök.jpg mymg.jpg
     
    Son düzenleme: 6 Ocak 2016
  16. Sefa coskun

    Sefa coskun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    293
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Yapilan bir arastirma gosterin lutfen bana magazinel diyetisyen sayfalarindan alinti yapmayin, 1 saatlik aerobik antrenmanda nekadarlik bir sivi kaybi oluyor kaldiki sivi kaybinin cozumu var, hangi sporda? Nasil yapilan bir sporda? Bende bu alanda calistigim icin soyluyorum siz hangisini tercih ederseniz artik. Sonuc olarak herhangi bir temelde yatan kalp rahatsizliginiz yok ise sogukla ilgili bir sikinti cekeneceginizi dusunmuyorum.
     
  17. emrah9700

    emrah9700 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    954
    Beğeniler:
    421
    Şehir:
    nevşehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    @Sefa coskun

    http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/17/1587/17185.pdf

    araştırmaların kaynaklarının hepsi konunun en altında verilmiştir..



    konunun 6.sayfasından alıntı
    4. KAYBEDİLEN SIVININ PERFORMANS ÜZERİNE ETKİLERİ VE YERİNE KONMASI Vücutta oluşan sıvı kaybı beraberinde organizmada şu değişimleri meydana getirmektedir.

    -Toplam plazma hacminde düşme
    -Vücut iç ısısında artış (rektal ısı)
    -Kalp atım hızında artış
    -Kalp dakika volumünde azalma

    Sıvı kaybı dolayısıyla kas dokuya giden kan akımındaki değişimler besin dağılımını düşürebilmekte, metabolik atıkların uzaklaştırılmasını yavaşlatmakta ve hücresel metabolizmayı değiştirmektedir (32). Vücut ağırlığındaki %2’lik dehidrasyonun, 1.500 m, 5.000 m ve 10.000 m mesafelerdeki koşu hızına etkisinin incelendiği çalışmada, 1.500 m’de ortalama koşu hızının % 3 oranında azaldığı, 5.000 m ve 10.000 m’de bu oranın % 6’nın üzerine çıktığı tespit edilmiştir (33). Vücut sıvı miktarındaki minimal değişimler bile (% 1-2) dayanıklılık performansına zarar verebilmektedir




    KAYNAKLAR 1. Hawley, J., Burke L. “Peak Performance Training And Nutritional Strategies For Sport”, Part 3, P 283- 291,1998. 2. Oppliger, R.A., Bartok, C. “Hydration Testing of Athletes”, Sports Med, 32 ( 15 ) 952- 971, 2002. 3. Sawka, M.N., Montaın, S.J., Latzka, W.A. “ Hydration Effects on Thermoregulation And Performance in The Heat”, Comp Biochem Physiol A Mol Integr Physiol, Apr;128(4):679–90, 2001. 4. Shirreffs, S.M, Armstrong, L.E, Cheuvront, S.N. “Fluid And Electrolyte Needs for Preparation and Recovery from Training And Competition”, Journal of Sports Sciences, 22, 57–63, 2004. 5. Sawka, M.N, Cheuvront, S.N, Carter, R. “Human Water Needs”, Nutrition Reviews, 63 ( 6 ) 30–39, 2005. 6. Kavouras, S.A. “Assessing Hydration Status”, Curr Opin Clin Nutr Metab Care, Sep;5(5):519–24, 2002. 7. Duvillard, V.S.P. Braun, W.A , Melissa, M, Beneke, R, and Leithäuser, R. “Fluids And Hydration in Prolonged Endurance Performance”, Nutrition, 20 ( 7 ) 651–656, 2004. 8. Valentine, V. “The Importance of Salt in The Athlete's Diet”, Curr Sports Med Rep, 6:237-240,2007. 9. Baysal, A. “Beslenme”, 7. Baskı, Hatipoğlu Yayınevi, Ankara, S:103–107, 1997. 10. Born, S. “Electrolyte Replenishment”, Cli Sport Med, 18 ( 3 ):513- 24, 1999. 11. Shirreffs, S.M, Sawka, M.N, Stone, M. “Water And Electrolyte Needs for Football Training And Match-Play”. J Sports Sci. Jul;24(7):699-707, 2006. 12. Armstrong, E.L. “Hydration Assessment Techniques”, Nutrition Reviews, 63 ( 6 ) 40–54, 2005. 13. Shirreffs, S.M. “Markers of Hydration Status”, J Sports Med Phys Fitness, 2000 Mar;40(1):80–4, 2000. 14. Maughan, R.J. “Impact of Mild Dehydration on Wellness and on Exercise Performance”, Euro. J. Clin Nutr, Supply 2, S19-S23, 2003. 15. Latzka, W.A., Montain, S.J. “Water And Electrolyte Requirements For Exercise”, Clin Sports Med, 18(3): P. 513–24,1999. 16. Sharp, R.L.” Role Of Sodium in Fluid Homeostasis With Exercise”, J Am Coll Nutr, Vol. 25, No. 3, 231s–239s, 2006. 17. Sawka, M.N, Burke, L.M, Eichner, E.R, Maughan, R .J, Montain, S. J, Stachenfeld, N .S. “Exercise and fluid replacement.” American College of Sports Medicine, Med Sci Sports Exerc, Volume 39 - Issue 2 - pp 377-390,2007 18. Rehrer, N.J. “Fluid and Electrolyte Balance in Ultra- Endurance Sport, Sports Med, 31(10 ) 701–715, 2001. 19. Casa, J.D, Clarkson, M.P, Roberts, O.W. “American College of Sports Medicine Roundtable on Hydration and Physical Activity: Consensus Statements”, Curr Sports Med Rep, 4:115–127,2005. 20. Reimers, K, Ruud, J. “Essentials of Strength Training And Conditioning, 2 Rd, Creighton University, Omaha, Nebraska, Chapter 12, P:246–249, 2000. 21. Burke, M.L. “Nutritional Needs For Exercise in The Heat”, Comp Biochem Physiol Part A 128, 735–748, 2001. 22. Maughan, R.J, Leiper, J.B, Shirreffs, S.M. “Rehydration And Recovery After Exercise”, Sports Science Exchange, 9 (3 ),1996. 23. Bilzon, J.L, Murphy, J.L, Allsopp, A.J, Wootton, S.A, Williams, C. “Influence of Glucose Ingestion by Humans During Recovery From Exercise On Substrate Utilisation During Subsequent Exercise in A Warm Environment”, Eur J Appl Physiol, Aug;87(4– 5):318–26, 2002. 24. Ozgünen KT, Kurdak SS, Maughan RJ, Zeren C, Korkmaz S, Yazici Z, Ersöz G, Shirreffs SM, Binnet MS, Dvorak J. “Effect of hot environmental conditions on physical activity patterns and temperature response of football players” Scand J Med Sci Sports, Oct;20 Suppl 3:140-7. 2010. 25. Maughan, RJ, Merson, SJ., Broad, NP, & Shirreffs, SM.(2004). “Fluid and Electrolyte intake And Loss in Elite Soccer Players During Training”. Int J Sport Nutr Exerc Metab, 14, 333 – 346, 2004.
     
    öylebirbaktıydım bunu beğendi.
  18. Sefa coskun

    Sefa coskun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    293
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Benim dehidratasyonun performans ve saglik uzerine olumsuz etkisi olmadigini savundugumu nereden cikardiniz? Sivi tuketiminize dikkat etmezseniz tabiki performansiniz dusecektir. Sizin bahsettiginiz suyu iciyorum performansim artiyor diyorsunuz ozaman durmadan su icin? Sizinki tamamen psikolojik diyorum ve dedigimin arkasindayim. Bazi profesyonel sporcularin suyu icmeyip sadece su ile agzini calkalayip tukurduklerinde daha iyi hissettiklerini ve performanslarinda artis gozlendigini belirttiklerini okumustum. Sizin sorunuza boyle cevap verebilirim. Tekrar belirtiyorum benim karsi ciktigim sizin her su ictigimde performansim artiyor demeniz onun psikolojik oldugunu soyluyorum.
     
  19. emrah9700

    emrah9700 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    954
    Beğeniler:
    421
    Şehir:
    nevşehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    @Sefa coskun
     
  20. Sefa coskun

    Sefa coskun Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    293
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Tekrar tekrar okudum ben yanlis anladim mi diye baktim fakat her ictigimde yine yorgunluk belirtisi koybolup tempo artiyordu'' iki seceneginiz var , ya benim anladigim gibi sordunuz, her yudumda performansim nasil artis gosterebiliyor dediniz, ki mantikli olan soru bu ve ben de fikrimi belirttim psikolojik dedim. Eger ki sizin sundugunuz makalelerdede gosterilen hidrasyonun performans artisini sorduysaniz eger cok komik ve ilk okul cocugunun bile bilebilecegi birsey sormussunuz su iciyorum neden performansim artiyor, ki performansiniz artmiyor goreceli olarak dususu yavaslatiyorsunuz, su icerek ekstra birsey koymuyorsunuz kaybinizi kapatiyorsunuz.
    Not: amacinizin bilimsel bir tartisma ya da bu konusmayi ogrenme icgudunuzle yapmadiginizi dusunuyorum. Forumda kirlilikten baska birsey olusmadigini dusunuyorum ve zaman kaybi oldugu icin burada cevap yazmayi birakiyorum. Iyi geceler herkese